Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Siyaset » Eski yardımcısı Erdoğan'ın seçimi kaybedeceğini iddia etti

Eski yardımcısı Erdoğan'ın seçimi kaybedeceğini iddia etti

AKP’nin kurucu üyelerinden, Erdoğan'ın ekonomiden sorumlu eski başbakan yardımcısı, eski milletvekili Abdüllatif Şener 24 Haziran seçimlerine giden süreci, ekonomideki gidişatı ve cumhurbaşkanı adaylarını değerlendirdi.

 
17 Mayıs 2018 Perşembe 18:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Eski yardımcısı Erdoğan'ın seçimi kaybedeceğini iddia etti

Türkiye ekonomisinin çok kötü durumda olduğunu ifade eden Şener, milli paranın değer kaybetmesinin ekonominin barometresi olduğunu söyleyerek; “Milli paranın değer kaybetmesi demek uluslararası ticarette, ekonomik ilişkilerde rekabet edemiyorsunuz, ihracattan çok daha fazlasını ithal ediyorsunuz, bunun neticesinde milli geliriniz gerekli düzeye çıkamıyor ve diğer ekonomik göstergeleriniz de bozuluyor demektir.” dedi.

Ekonomideki bu durumun 24 Haziran seçimlerine yansıyacağının altını çizen Şener, Politikyol’dan Pelin Teymur’a verdiği röpotajında; ekonomideki sıkışıklığın bütün vatandaşlara yansıyacağını bu durumun da Erdoğan'ın seçimi kaybetmesine neden olacağını söyledi.

Doların yükselişiyle beraber ekonomide ciddi bir kriz söz konusu. Sizce ekonominin gidişatı ne yönde olacak ve bu durumun seçime etkisi nasıl olacak?

Açıkça görüyoruz ekonomi uzunca bir süredir Türkiye'de kötü yönetiliyor. Ekonomiyi kurallara göre yönetmesini bilmeyen, gerekli önlemleri almasını bilmeyen, Türk ekonomisinin dinamiklerini harekete geçiremeyen bir iktidardan söz ediyoruz. Düşünebiliyor musunuz sürekli milli para değer kaybediyor. Bu durum ekonominin barometresi gibidir, ekonominin nereye gittiğini gösterir. Küresel rekabet gücünü kaybettiğini gösterir ekonominin. Milli paranın değer kaybetmesi demek uluslararası ticarette, ekonomik ilişkilerde rekabet edemiyorsunuz, ihracattan çok daha fazlasını ithal ediyorsunuz, bunun neticesinde milli geliriniz gerekli düzeye çıkamıyor ve diğer ekonomik göstergeleriniz de bozuluyor demektir. Gerçekten Türkiye ekonomisi böyle bir noktada. Son dönemlerde de bildiğiniz gibi bir taraftan cari açığın artması, bir taraftan dış borçların artması nedeniyle dış açıkta büyük problemler ortaya çıktı.

1 yıl içerisinde 220 milyar dolar bulmak zorunda Türkiye. Bunu bulamadığı takdirde bu krizdir ve bütün sektörleri derinden etkileyen sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Şu anda sıcak para bulma sıkıntısı var mı?


Zaten Türkiye'de cari açık döviz sıkıntısına yol açıyor ve bu nedenle de dolar sürekli yükseliyor. Yabancı parayı bir mal gibi düşünebilirsiniz. Bir mal piyasada kıt hale gelirse, yani talep arzdan fazla hale gelirse, o malın fiyatı yükselir. Döviz de öyledir. Dövize çok ihtiyacınız var. Neden? Dış borcunuz çok, dış borç ödemeniz var. Ayrıca ithalat fazlanız var. İthalatı karşılayabilmeniz için de dövize ihtiyacınız var. Türkiye'nin döviz talebi o kadar yüksek ki bunu karşılamakta zorluk çektiği için dövizin değeri sürekli artıyor. Bu dış dengeden kaynaklanan bir hadisedir ve sürdürülemez bir şeydir. Belli bir noktaya geldiği zaman bütün göstergeleri topyekun bozacak şekilde patlar. Yani ülke krize doğru gidiyor. Bana kalırsa zaten krize giden ekonomiyi gördüler onun için hemen 24 Haziran gibi çok erken tarihte seçim kararı aldılar. Seçimi kazandıktan sonra kriz çıkarsa “Önümüzde 4-5 yıl var, toparlarız, millet batırdığı parayı, işyerini, çektiği acıyı unutur.” diye düşündüler. Bütün taktik bundan ibaret.

AKP seçimi kazansa bile yönetilemez bir tablo olduğu söyleniyor. Bu nedenle tekrar bir seçimin gündeme gelebileceği konuşuluyor.

Seçim sonrası biliyorsunuz Türkiye'de rejim değişmiş oluyor. 16 Nisan referandumunun bazı maddeleri yürürlüğe girmişti, seçim sonrası diğerleri de girecek. Başbakanlık kalkacak, cumhurbaşkanı hükümetini kuracak. Cumhurbaşkanının kuracağı hükümet, eski parlamenter sistemdeki hükümete benzemeyecek. O hükümette yetkili tek bir kişi olacak o da cumhurbaşkanı. Bakan denilen kişiler parlamenter demokrasideki bakanlar kadar etkili ve güçlü olamayacak. Onlar sadece cumhurbaşkanının hükümetinde, cumhurbaşkanının değişik konulara bakan sekreterleri gibi olacaklar. Böyle bir ortamda hükümet üzerindeki parlamento denetimi de ortadan kalkacak. Parlamenter demokraside hükümet kurulduğu zaman Meclis'ten güven oyu alamazsa hükümet kurulamaz. Ancak cumhurbaşkanının kuracağı hükümetin güven oyuna ihtiyacı yoktur. Hükümeti kurdum bitti diyecek. Parlamenter demokraside Meclis bir bakana gensoru verdiği zaman, düşürdüğü zaman o bakan artık bakanlık yapamazdı. Şimdi Meclis'in bir bakanı düşürme yetkisi olmayacak. Meclis, hükümete güvensizlik oyu verdiği zaman hükümet değişirdi şimdi Meclis'in o yetkisi de olmayacak. Hatta bir milletvekilinin Meclis kürsüsünden bir bakana soru sorma hakkı da olmayacak. Dolayısıyla 24 Haziran'dan sonra kazanan cumhurbaşkanının hükümeti Türkiye'yi yanlış idare ettiğinde, Türkiye'yi kuzeyiyle, güneyiyle, doğusuyla, batısıyla ülkeyi savaşa soksa, her gün her mahalleye bin tane cenaze gelse bu hükümeti değiştirecek bir mekanizma sistemin içerisinde yoktur.


İstikrar diyorlar ya bunların istikrarı böyle bir istikrar. Dolayısıyla ben ekonomi çok kötü duruma gelecek, hükümet düşecek diye bir şey beklemiyorum. Ne pahasına olursa olsun Tayyip Erdoğan, Türkiye ekonomik krizden dolayı mahvı perişan olsa bile, işsizlik ayyuka çıksa, iş adamları batsa, çiftçi açlık sınırının altına düşse bile iktidarı bırakmaz. Onun için önemli olan iktidarda kalmaktadır. Böyle kötü bir ekonomik tablo ortaya çıkarsa zamana oynayacaktır. Seçimi bir kere aldım, cumhurbaşkanı oldum, Meclis benimle uğraşamaz diye zamana yayacaktır. Ekonomi bir kere dip yaptıktan sonra, vatandaş da bu ekonomiye alıştıktan sonra yavaş yavaş toparlanmaya başlayacaktır. Üç-dört sene içerisinde belli bir noktaya gelecektir. Ondan sonra da yeni nokta yeni seçim olacaktır. O yüzden bu seçimler ölüm kalım meselesi. Ülke ya var olacak ya yok olacak. Türkiye'nin normalleşmeye ihtiyacı var. Normalleşmenin bir tek yolu vardır; kendini çok yetkili görüp hiç sorumlu görmeyen bu iktidar yapısının değişmesidir.

Ekonomideki bu durum seçimden önce etkisini gösterir mi?

Şu anda etkisini göstermeye başladı zaten. Önümüzde 40 güne yakın bir süre var. Ve bu süre çok zor geçeceğe benziyor. Mesela dolar 4 TL ike 4,50 TL oldu. Neresinden bakarsanız bakın korkunç bir artış var. İthalat yapan tüccar dışarıdan yüksek dövizle getirdiği malı içerde kaça satacak? Zaten kar marjları düşmüşken bu sefer iç piyasada bu ürünleri satma zorluğuna düşecek. Bütün sektörler can çekişecektir. Fabrikalar pahalı maliyetler yüzünden ürün satamayacaktır, bu fabrikalar iflas edecektir, kapanacaktır. Artık insanlar ticaret yapmayacaktır. Esnaf dükkanının kirasını ödeyemeyecektir. Bütün gelir grupları sıkışacaktır. Bu sıkışıklık elbette iktidarda olanların algısını vatandaş gözünde sürekli bozacaktır. Bu durum da oya yansıyacaktır. Öyle zannediyorum ki neticede Sayın Erdoğan seçimi kaybedecektir.

Erdoğan'ın “Milletimiz tamam derse kenara çekiliriz” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Yaptığı açıklamaya ben çok önem vermiyorum. Kaybederse ne olur? Ben bir çoklarının zannettiği gibi köşesine çekileceğini ya da yurt dışına gideceğini sanmıyorum. O elinde tuttuklarıyla mücadeleye devam eder. Yani Meclis'te partisi var ve onun genel başkanı. Onu bir güç olarak elinde tutacaktır ve mücadelesine devam edecektir.

Meclis çoğunluğu muhalefete geçecek mi sizce?

Evet bence geçecek. Cumhurbaşkanlığı seçimleri henüz ortada olsa bile, şu anki siyasi tablodan görünen şey, muhalefetin seçimlerde Meclis'te çoğunluğu sağlayacağı yönündedir.

HDP barajı geçecek mi?

HDP'nin barajı çok rahat geçeceğini düşünüyorum. Ama HDP'nin herhangi bir kazaya uğramamak için çok çalışması gerektiğini de düşünüyorum.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Adayların hepsine baktığımızda hepsinin kendi seçmen kitlesi olduğunu görüyoruz. İlk turda herkesin kendi seçmen kitlesine hitap edecektir. Cumhurbaşkanı seçiminde belirleyici olan ikinci turdur. Erdoğan ikinci tura kalacaktır onun dışında ya Meral Akşener ya da Muharrem İnce ikinci tura kalabilir diye bakıyorum. Ancak çok sürpriz yaparsa Demirtaş da ikinci tura kalabilir. Olmaz olmaz diye bir şey söyleyemeyelim. Bu takdirde ikinci tur önemli hale gelecektir. Genel olarak Türkiye'ye hitap eden, her kesimden oy olan, hatta AKP'deki Tayyip Erdoğan'ın arkasındaki mutsuz seçmenden de oy alabilecek bir adayın ikinci turda olması önemliydi. Bu açıdan analiz edildiğinde ben sorunlar olduğunu görüyorum.

Yani öyle bir aday profiline ulaşılamadı mı sizce?

Evet bence ulaşılamadı ama her şeye rağmen içinde yaşadığımız koşullar Erdoğan'ın kaybedeceği bir seçime gireceğimiz umudunu canlı tutuyor.

Son olarak gündemdeki İsrail meselesini nasıl değerlendiriyorsunuz? AKP dışarıda ve içeride farklı tavır mı sergiliyor?


Sayın Erdoğan, ABD ile stratejik ortak olduğunu defalarca söylemiştir. Bu çok önemli bir hadise. Ortadoğu'daki politikalarda ABD ile stratejik ortak iseniz siz aynı zamanda İsrail ile de stratejik ortaksınız demektir. Bakın daha önce PYD'nin sınır güvenlik birimi oluşturması ile ilgili ABD tarafından yapılan bir açıklama üzerine, ABD'ye yönelik olarak çok yüksek tonda eleştiriler yaptı Sayın Erdoğan ve hükümeti. ABD'ye dünya kadar söz söyledi sonra Afrin'e girdik. Sonra arkasından Trump'ın o dönemki Dışişleri Bakanı Tillerson geldi, onunla 3,5 saat baş başa görüşme yapıldı. İçeri tercüman bile alınmadı. Ne konuştular kimse bilmiyor. Arkasından yine Amerika'ya kızdığı bir dönemde ABD ile stratejik ortak olduğunu teyit etti. İsrail ile anlaşmaların iptal edilmemesi, gerçek anlamda İsrail'i rahatsız edecek hiçbir politikanın ortaya konulmaması, Mavi Marmara anlaşmasında İsrail'in bütün tezlerinin kabul edilmesi ve Suriye politikasında İsrail stratejilerine uygun bir politika izlenmesine bakıldığında Sayın Erdoğan'ın ABD ve İsrail ile stratejik ortaklığını sürdürdüğü görülmektedir.

 
17 Mayıs 2018 Perşembe 18:39 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1575 - Padişah III. Murat'ın görevlendirdiği Müneccimbaşı Takiyüddin Efendi'nin öncülüğünde kurulan İstanbul Rasathanesi, açıldı. Rasathane, devrin Şeyhülislamı tarafından 1580'de yıktırıldı. Araştırmacılar, rasathanenin Galatasaray Lisesi civarında kuruldu
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu. Bu atılımın öncüsü, 1866'da kadın hareketini başlatan Kate Sheppard idi.
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışmasını yasaklandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Alman kuvvetleri Kiev'i işgal etti.
1944 - Finlandiya ile Sovyetler Birliği ateşkes imzaladı.
1951 - Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.
1955 - Arjantin Cumhurbaşkanı Juan Peron, askeri darbeyle devrildi ve Paraguay'a sürüldü.
1970 - Türk Hava Yollarının Antalya adlı uçağı Isparta yakınlarında düştü: 154 kişi öldü.
1979 - TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
1982 - İsveç'te seçimleri Sosyal Demokratlar kazandı; Olof Palme başbakan oldu.
1985 - Meksika'nın başkenti Meksiko'da meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde, 10.000 ila 40.000 kişi hayatını kaybetti.
1987 - 10. Akdeniz Oyunlarında Serbest Güreş Milli Takımı, 6 altın, 1 gümüş madalya ile takım halinde şampiyon oldu.
2002 - Tel Aviv'de bir otobüse düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail tankları yeniden Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat`ın Ramallah'taki karargahına girdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
12.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu072238395354
 
On Numara
16.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04061115262932354445475256586163657172747677
 
Sayısal Loto
18.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu091115273049
 
Şans Topu
18.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101423273010
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:14
  • Güneş05:56
  • Öğlen12:27
  • İkindi15:56
  • Akşam18:35
  • Yatsı20:05
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık