Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Siyaset » Hukukçuların tepkisi artıyor

Hukukçuların tepkisi artıyor

31 Mart Seçimleri sonrası İstanbul Barosu ve TBB'den sonra Ankara Barosu da açıklama yaptı. Açıklamada "Seçimin sonucu bir an önce kesinleştirilmeli, ulusun iradesini yok sayan ve hatta değersizleştiren ifadelere artık derhal son verilmelidir" denildi. Ayrıca AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "13-14 bin oy farkla kimsenin kazandım havasına girmeye hakkı yok" sözlerinin de kabul edilemez olduğu belirtildi.

 
10 Nisan 2019 Çarşamba 13:02 
Yorum YapYazdır
 
 
Hukukçuların tepkisi artıyor

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerine tepki gösterilen açıklamada "Basına yansıyan haberlerde kolluğun, görevi olmamasına rağmen adeta “seçmen avına” çıkmış olması, “13 - 14 bin oyla seçim kazanılmaz” ya da “kamu vicdanını rahatlatmak için seçimin tekrarlanabileceği” gibi seçimi geçersiz kılmaya çabalayan ifadeler karar verecek olan bağımsız yargı organı YSK’yı etkileme ve hatta tahakküm altına alma girişimidir ve kabul edilemez." ifadeleri yer aldı.

Ankara Barosu Başkanlığı'ndan yapılan açıklama şu şekilde:

31 Mart Seçimleri ile birlikte ülkece içine girdiğimiz süreç tüm kamuoyunun bilgisi dâhilindedir.

Ankara Barosu’nun yerel ve genel seçimler ile referandumlarda seçim güvenliğinin sağlanması için yüzlerce avukatıyla birlikte canla başla çalışması, neredeyse bir teamül halini almıştır. Bu çabamız, seçimlerin her türlü şaibeden uzak yapılması ve sonuçlandırılması noktasındaki bağımsız kurumsal duruşumuzun en büyük ispatıdır. Tam da bu sebeple, seçimden bu yana geçen süreçte yapılan itirazları bir vatandaş ve bir hukukçu olarak izliyoruz.

Ancak bugün itibariyle seçimlerden tam 10 gün geçmiştir ve tüm Türkiye, ulusun iradesinin yok sayılmaya çalışıldığı sistematik bir çabayı 10 gündür dehşetle izlemektedir. Seçimden önce sandık güvenliğinin tamamen sağlandığına yönelik bizzat iktidar partisi kurmaylarının söylemleri, seçim sonrasındaki eylemleriyle taban tabana zıttır. Bu durumda, aynı kişilerce seçimlerde şaibe yapıldığının iştahlı savunusu, bir taraftan da 10 gün önceki güven söylemlerinin yanında düşündürücü, düşündürücü olduğu kadar yok sayılmaya çalışılan gerçeği bizzat ifşa eden bir niteliktedir. Zira F. Roosevelt’in dediği gibi; “Politikada hiçbir şey kazayla olmaz. Olmuşsa, öyle planlanmıştır.”.

Bu durumda; seçim sonrası süreçte YSK’nın içtihatlarının iller arasında farklı uygulanması, kolluk güçleri tarafından kapı kapı gezilerek seçmen kütüğü kontrolü adı altında işlem yapılması, açıklamalarla YSK’yı etkileme girişimleri nedeniyle bu açıklamayı yapmak, Avukatlık Kanunu 95. maddesi gereğince hem hakkımız hem de artık bizim büyük sorumluluğumuzdur.

Anayasa’nın 79. maddesinde seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Seçim öncesinde 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen ve kesinleşen seçmen kütüklerine ilişkin seçim sonrası ortaya atılan iddiaların hukuki bir değeri bulunmamaktadır. Kaldı ki, bizzat Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’nın basına yaptığı açıklamada sahte seçmen kütüğü iddialarının asılsız olduğu seçim öncesinde belirtilmiştir. Tüm bunların üzerine seçimden sonra kesinleşmiş seçmen kütüklerinin kolluk tarafından İstanbul Büyükçekmece’de “kapı kapı gezilerek” kontrol edilmesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Yasal dayanak olmadan ulus iradesinin yok sayılma çabaları ise tarihten ve belleklerimizden silinmeyecektir. Çünkü oy vermek, bir “ses çıkarma hakkı”dır ve tam 10 gündür sesimiz kısılmaya, ses tellerimiz elimizden alınmaya çalışılmaktadır.

Biz hukukçular ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak tam 10 gündür demokrasinin varlık sebebi olan seçimlerin bağımsız yargı organlarına bırakılmış olmasının ve bağımsız yargının nasıl yaşamsal bir ihtiyaç olduğunun önemini bir kez daha anlamış bulunuyoruz. Seçim Hukuku, belli başlı kuralların yanı sıra Yüksek Seçim Kurulu’nun oluşturduğu içtihatlarla ilerlemekte iken, bugün gelinen noktada, YSK’nın içtihatlarının bazı illerde farklı, İstanbul’da farklı uygulandığı öngörülemez bir lütuf sistemine dönüşmüştür.

Seçim sonuçlarıyla ilgili nihai kararı verecek olan YSK’dır. Ancak basına yansıyan haberlerde kolluğun, görevi olmamasına rağmen adeta “seçmen avına” çıkmış olması, “13 - 14 bin oyla seçim kazanılmaz” ya da “kamu vicdanını rahatlatmak için seçimin tekrarlanabileceği” gibi seçimi geçersiz kılmaya çabalayan ifadeler karar verecek olan bağımsız yargı organı YSK’yı etkileme ve hatta tahakküm altına alma girişimidir ve kabul edilemez. Pek tabii ki seçime giren her partinin itiraz hakkı bulunmakta, itirazların değerlendirilmesi de kanun ve içtihat hükümleri ile sınırlı olmakta ise de Yüksek Seçim Kurulu’nu baskı altına almaya çalışan ifade ve girişimlerin itiraz hakkı kapsamında olmadığı açıktır.

Üzülerek belirtmek zorundayız ki; Anayasa’ya göre demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu yapısı, uzun zamandır tartışılır hale gelmiş olsa da bu tartışma, 31 Mart seçim sonrası süreçle maalesef ki hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tamamlanmıştır. Artık hiçbir tartışma yoktur ki, toplum iradesinin karşısına ve hatta üzerine bir kişinin iradesi getirilmeye çalışılmaktadır. Bunun en büyük delili ise “13-14 bin” oy farkından az olan yerlerde yapılan ve reddedilen her itiraz ile bugün artık 10 Nisan olmasına rağmen sonlandırılmamakta ısrar edilen kaotik belirsizliktir.

Ankara Barosu olarak sesimizin kısılma çabalarını kabul etmediğimizi tüm kamuoyu önünde bir kez daha tekrarlıyoruz. Hukukun üstünlüğünün sağlanması için, demokratik hakkını kullanan ”ulusun iradesi” üstün tutulmalı, seçimin sonucu bir an önce kesinleştirilmeli, ulusun iradesini yok sayan ve hatta değersizleştiren ifadelere artık derhal son verilmelidir.

 
 
10 Nisan 2019 Çarşamba 13:02 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1851 - Amerikan gazetesi New York Times yayımlanmaya başlandı.
1921 - Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılmasının ardından Atatürk, Ankara'ya döndü.
1922 - Erdek ve Biga'nın kurtuluşu.
1923 - Hindistan Ulusal Kongresi, sivil itaatsizlik kampanyası başlattı.
1932 - Türkçe Ezan Ezan Türkçe okundu.
1934 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Milletler Cemiyeti'ne girdi.
1937 - Nyon Antlaşması, TBMM'de kabul edildi.
1956 - Efes'te 1926'dan beri sürdürülen arkeolojik kazılarda, Prytaneion adı verilen bölümde, dünyaca ünlü Artemis heykeli gün ışığına çıkarıldı.
1961 - Yassıada mahkumları Kayseri Cezaevi'ne nakledildi.
1962 - Kıbrıs'ta Rauf Denktaş'a suikast girişiminde bulunuldu.
1970 - 8 aydır tutuklu öğrenci liderleri Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin tahliye edildiler.
1971 - Türkiye Güzeli Filiz Vural, Avrupa Güzeli seçildi.
1972 - Münih Olimpiyatları'nda kanlı gün
1974 - CHP-MSP koalisyonu bozuldu. Bülent Ecevit, başbakanlıktan istifa etti.
1978 - ABD Başkanı Jimmy Carter öncülüğünde, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin barış anlaşması imzaladılar.
1981 - Fransa'da idam cezası kaldırıldı.
1997 - 89 ülke kara mayınlarının yasaklanması antlaşmasını onayladı. Amerika Birleşik Devletleri metne imza atmayı reddetti.
2000 - İsrail hükümeti, Filistin ile sürdürdüğü barış görüşmelerini durdurduğunu açıkladı.
2005 - Afganistan'da 1969'dan bu yana ilk parlamento seçimleri yapıldı.
2007 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk yurtdışı ziyaretini KKTC'ye yaptı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
12.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu072238395354
 
On Numara
16.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04061115262932354445475256586163657172747677
 
Sayısal Loto
14.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010612151926
 
Şans Topu
11.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu060819273404
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:14
  • Güneş05:56
  • Öğlen12:27
  • İkindi15:56
  • Akşam18:35
  • Yatsı20:05
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık