Türkiye’nin onurunu ‘mahvettiniz’!

Ana Sayfa » Medya Kritik » Nurcularla Işıkçıların birbiriyle zıt ve ortak özellikleri

Nurcularla Işıkçıların birbiriyle zıt ve ortak özellikleri

Nurcular, bıyıklarını “Badem bıyığı” diye bilinen kısa kesim bırakırken, Işıkçıların bıyıkları üstten kesim “Fırça bıyık” tabir edilen şekildedir.

 
9 Ağustos 2018 Perşembe 23:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Nurcularla Işıkçıların birbiriyle zıt ve ortak özellikleri

İlahiyatçı Nazif Ay'ın Odatv'deki yazısı:

İki ayrı cemaat, iki ayrı İslamcı grup.

Birbirine çok benzese de, birbirine muarız ve birbirini iten iki ayrı İslamcı örgüt.

İsimleri aydınlığa çağırır gibi, ama karanlığa boğulmuş iki ayrı muzır yapı.

İsimlerinin gereğini yapıp, amblemi ampul olan siyasal partiye yanaşan ve ondan nemalanan iki ayrı ama iki aynı menfaat oluşumu.

İnsanların çoğu kez birini diğeriyle karıştırabildiği bu iki cemaati tanımaya ne dersiniz? Karşılaştırmalı ve iki grubun kendine özel bilgilerini vurgulamalı, ama oldukça da anlaşılır dille, Nurcuları ve Işıkçıları tanıtacağım.

NURCULUK VE IŞIKÇILIĞIN ORTAK VE BİRBİRLERİNE ZIT ÖZELLİKLERİ

Nurculuğun kurucusu Said Nursi’dir.

Işıkçılık ise Nakşibendilik tarikatının Kaşgâri tekkesi koluna ait olup, şeyh Abdülhakim Arvasi tarafından temelleri atılmıştır ama onu gün yüzüne çıkaran Hüseyin Hilmi Işık tarafından kurulmuştur. Kürt kökenli iki liderin, yani Said Nursi ile Abdülhakim Arvasi’nin arasında büyük nefret ve düşmanlık vardı. Said Nursi, kitaplarından bir kısmını Abdülhakim’e yollamış, Abdülhakim ise onları yırtıp atmıştır. Bu duruma hiddetlenen Said Nursi onu tehdit eden sözlerle eleştirmiştir.

Nurcuların ana kitapları, Said Nursi’nin Allah’ın kendisine ilham olarak yazdırdığını iddia ettiği Risale-i Nur Külliyatı’dır. Işıkçılar ana kitabı ise Hüseyin Hilmi Işık’ın yazdığı Seadet-i Ebediyye’dir. Her iki kitap da ağır ve ağdalı ifadeler kullandığından dolayı sıkıcıdır, üstelik kanıtlamaya çalıştıkları konularda gereksiz agresif çıkışlarda bıktırıcıdır.

İki cemaat de Sünnilik iddiasındadır, ancak Nurculukta Şia etkileri, hatta Ebced/ cifr hesaplamaları dolayısıyla Kabalacı İbni Arabicilik, yani Yahudi ezoterizminin izleri görülür.

Nurculuk da Işıkçılık da Nakşibendiliğin Halidiye ekolünden gelir ki bu ekolden Recep Erdoğan, Necmettin Erbakan, Turgut Özal ile Özal ailesinin siyaseten müntesip oldukları İskenderpaşa Cemaati, Cübbeli Ahmet’in dahil olduğu İsmailağa Cemaati, Süleymancılar gibi İslamcı gruplar da gelmektedir.

Nurculuk ve Işıkçılar, Amerika’ya sıkı sıkıya bağlıdırlar. Nurculardan Amerika’ya ilk kez Risale-i Nurları, o zamanlar muvazzaf asker olan ve bugün Timaş’ın kurucusu diye bilinen Ömer Okçu, diğer en bilinen adıyla ve Minyeli Abdullah’ın yazarı Hekimoğlu İsmail’dir. İlerleyen süreçte Amerika’nın dünya gemisinde kaptan olduğunu dile getiren Fethullah Gülen, Pensilvanya’daki Cizvit Papazlarının yerleşkesi üzerine Mehdilik otağını kurmuştur.

Işıkçılar ise önceleri milli özellikteymiş görüntüsü sergileseler de, Enver Ören zamanındaki açılım ile tamamen Batı kültürüne has aktiviteleri gazetelerine ve televizyonlarına taşımışlar, ayrıca kurdukları TGRT’yi Ören’in veliahtı Mücahit Ören vasıtasıyla Amerikalı medya devi Murdoch’a devretmişlerdir.

Suudi Arabistan’daki Vehhabi mezhebine her iki cemaat de muhalif gözükse de, Said Nursi’nin yıllarca gizlenen Vehhabilik Risalesi’nde vehhabiliği radikallik boyutunda kabul edenlere bile bir müsamaha bakışı varken, Işıkçılar bu mezhep bağlılarına “Rafizi (Din yıkıcısı)” şeklinde sert yorumlarla yaklaşmaktadır.

Işıkçıların içindeki diğer mezheplere tahammülsüzlük bazen başlarına bela olarak dönmüştür. Örneğin, Türkiye Gazetesi’nde yazan ve bir zamanlar AKP’nin kurucularından Nevzat Yalçıntaş’ın, Turgut Özal iktidarı zamanında Suudi Arabistan’da idama mahkum edilen bir Türk’ü kurtarması için arabulucu yapılma düşüncesi yukarıda verdiğim Vehhabi düşmanlığının merkezi konumundaki Işıkçıların içinde yer almasından dolayı sonuçsuz kalmıştı. Bu arada söyleyeyim, Recep Erdoğan’ın gelini Reyhan Uzuner, yani Berat Erdoğan’ın eşi, Nevzat Yalçıntaş’ın eşi tarafından kurulan Şefkat Koleji’nin mezunlarındandır.

Said Nursi’nin en önemli vurgusu “İhlas” düsturudur. Nurculuğun ortak söyleminde “İhlas” sözcüğü bir nevi alamet-i farikadır. Işıkçılar, Nurculuktan ithal ürün gibi bu sözcüğü kapitallerine güç kattıkları holdinglerine bir alem (özel işaret) olarak kullanmıştır. İhlas ile halisane(!) dindar sermayesi celp edilmiştir.

Nurcular her ne kadar Mehmet Akif Ersoy’a saygılarını belirtseler ve şair Necip Fazıl Kısakürek’in Said Nursi’nin elini öpmesine methiyeler sunsalar da, İslamcılar arasında gizemli bir “milli şair aslında kimdir?” kapışmasında taraf tutmamışlardır. Fakat Işıkçılar, Necip Fazıl’ı, efsanevi şeyhleri Abdülhakim’in müridi olduğundan dolayı ve şeyhlerine ait iki kitabı sadeleştirerek yayınladığı için Mehmet Akif’ten daha önemli görürler, hatta Akif’i şiirlerindeki bazı ifadelerden dolayı dalalet içinde olduğuna inanırlar. Mesela, Mehmet Akif’in Çanakkale Şiriindeki “Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi” sözüyle, peygamberin arkadaşlarının üstünlüğünü tenzil ettiğini ve ehli sünnet görüşünden çıktığını iddia ederler. Ayrıca onun Muhammed Abduh ve Cemaleddin Efgâni gibi marjinal düşünceli İslamcılarla aynı görüşte olduğunu ve bu yüzden Mısır’a gittiğini ileri sürerler.

Işıkçılar, evet, Necip Fazıl’ı öne çıkarırlar ama onu, lüks ve züppe yaşantısından ötürü de pek fazla sevmezler. Aralarında anlatılan bir olay vardır; bir gün Abdülhakim Arvasi’ye Necip Fazıl’ın serkeşliğinden şikayet ederler. Şeyh de onlara “Biz ilim gemisiyiz, Necip de o geminin helasıdır” demiş. Bu söz Necip Fazıl’a iletildiğinde, o da ellerini açıp “Şükürler olsun, demek ki beni tuvalet olarak bile olsa ilim gemisine almış” diye karşılık vermiş.

Recep Tayyip Erdoğan, İskenderpaşa’ya siyaset geleneğiyle bağlı olsa da, İdeolocya kitabında “Kindar dindar” parolasıyla ideal İslamcılığı dillendirdiği ve bugünkü Başkanlık sistemini Başyücelik diye hayallerde canlandırdığı için onun asıl meşrep üstadı “Işıkçılar Cemaatinin Necip Fazıl”ıdır. Ve size, aldığım bir duyumu haber vereyim, İstanbul’da 29 Ekim 2018’de açılacak yeni havalimanının adının “Necip Fazıl Kısakürek Havaalanı” olması planlanıyormuş.

NURCULAR GİBİ, IŞIKÇILAR DA TÜRK ORDUSU İÇİNE ELEMANLARINI SOKMUŞLARDIR

Nurcularda ve Işıkçılarda, daha doğrusu tüm tarikatlarda “Peygamber soyundan gelenlere” özel statü verilmesi genel kuraldır. Tarikat veya cemaat liderlerinin “Seyyid, Şerif, Arvas” olma ihtimali her zaman dillendirilir. Bu yüzden Adnan Oktar bile kendisinin Mehdiliğini ispat etmek amacıyla Adnan adının Mehdi’nin Muhammed adına denk düştüğünü ileri sürer ve kendisinin de Hz. Muhammed’in torunlarından olduğu savını tekrarlardı. Işıkçıların, şimdiki İslamcıların teorisyeni olan Ahmet Arvasi’yi Türkiye Gazetesi’nde bayraklaştırmalarının sırrı işte bu “Peygamber soyuna ait kılma” projesidir. Ahmet Arvasi, BBP’nin Türk-İslam sentezinin fikir babasıdır ama Muhsin Yazıcıoğlu ile yakınlarının tarikatı ise Menzil’dir.

Nurculukta Mehdi olma tutkusu ön plandadır. Işıkçılarda bu derece bir manevi liderlik ilkesi yoktur. Hayali liderlikle meşgul olacağına, her dönemde iktidarların yanaşmalığına oynayan Işıkçılar için maddiyat daha değerlidir. Bu tespitim, “Nurculuk kapitalist düşüncede mütavazıdır” anlamı çıkartılmasın, çünkü tüm cemaat yapılanmalarının esas gayesi dünyevi avantajları yakalamak, yani parasal muktedirlikte zirvelere çıkmaktır. “Bir hırka bir lokma” felsefesi, cemaatlerin mürit avında güzel bir sahte slogan ve romantik dinci söylemidir.

Nurcularda Amerika’ya risaleleri götüren muvazzaf subayın Ömer Okçu olduğunu vermiştim. Nurcularda, özellikle Fethullahçılarda ordu içine cemaatçi milisleri yerleştirme hastalığının nedeni Said Nursi’nin Şualar adlı kitabındaki, Atatürk’e ve milli kahramanlar ile milli olan tüm değerlere saldırdığı 5. Şua bölümüdür. Orada “Kahraman ordu, dizginini onun (Atatürk’ün) elinden kurtarıyor” sözüyle, sadece İslam deccalı diye tanıttığı Atatürk’ü hedefine koymamış, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin deccalın elinden kurtarılması gereken bir kurum olduğunu söylemiştir. Durumdan vazife çıkaran Nurcular, Fethullahçı kanadı araç olarak kullanarak TSK’ya sızmışlar ve başımıza 15 Temmuz’da bela diye yağmışlardır.

Nurcular gibi, Işıkçılar da cemaat kurucusu Emekli Albay Hüseyin Hilmi Işık’ın yoğun çabalarıyla Türk ordusu içine elemanlarını sokmuşlardır. “15 Temmuz’da bize Fetö diye özetlenen darbeci hainlerin içinde Işıkçılaın oranı ne kadardı?” şeklinde bir soruyu şimdiye kadar hiç kimse sormamıştır. Ben 1981 yılında Eyüp İmam Hatip okulunda lise bölümünde öğrenciyken Işıkçıların kitaplarının vapurlarda, trenlerde ve Harem Otogarında satarken yanımıza akşamleyin, Askeri okullarda öğretmenlik yapan Işıkçılara mensup rütbeli subaylar gelir, bizimle yan yana kitap satarlardı.

Atatürk konusunda iki cemaatte de görüş birliği vardır. Işıkçılarda aşırı ölçüde Atatürk aleyhtarlığı söylemi görülmez, ihtiyaten seslendirilmez ama onu sevmedikleri noktası gerçektir. Nurcular ise Atatürk’ü değil sevmek, onu sevenlerin ve onun taktığı şapkayı takanların bile kâfir olduklarını ileri sürerler. Atatürkçüler onlar için, küfredilmesi, hakaret edilmesi, lanet edilmesi ve iftira edilmesi gereken mahluklardır.

“BADEM BIYIĞI” VE “FIRÇA BIYIK”

Nurcular, kendisine Van’da bir medrese kurdurmadığı ve onu tımarhaneye attırdığı için II. Abdülhamit’e diş bilerler. Işıkçılar ise “Ulu Hakan” sıfatıyla ve Atatürk’e alternatif olduğu düşüncesiyle Abdülhamit’i adeta kutsarlar.

Klasik anlamda iki cemaatin bağlılarında da bıyık bırakmak vazgeçilmezdir. Ancak Nurcular, bıyıklarını “Badem bıyığı” diye bilinen kısa kesim bırakırken, Işıkçıların bıyıkları üstten kesim “Fırça bıyık” tabir edilen şekildedir.

İki cemaat de “Teberrük” adı altında nesnelere kutsallık veren fetişçi anlayışı temsil ederler. Hocalarının giydiği giysi, su içtiği kap veya ne bileyim, burnunu sümkürdüğü mendil onlar için mübareklik arz eder.

Nurculardan bir kısmı üstatları Said Nursi gibi bekar (mücerred) kalıp dershane adı verdikleri cemaat evlerinde (Fethullahçılarda bu evlerin adı “Işık evleri”dir) sabit kalırlar ki buna “Vakıf olma” denir. Işıkçılarda ise evlenmeye sünnet olarak bakılır ve bekarlık pek tercih edilmez.

Işıkçıların yayın organı Türkiye Gazetesi’dir ama Nurcuların illa da Yeni Asya Gazetesi değildir. Bu gazeteyi Said Nursi’nin talebelerinden Zübeyir Gündüzalp kurmuş olsa bile, Mehmet Kutlular ile diğer nurcu gruplar arasında belli konu veya metotlarda farklılıklar bulunur.

İki cemaatin espri anlayışı gerçekten oldukça kalitesizdir. Özlü söz kullanarak ve basit deyimleri güya şakalaşma kalıbına sokarak mizah üretirler. Nurcuların, “Çantacı Necmi” adındaki bir kişiyi cemaatlerine özel meddah niteliğiyle meşhur etmelerinin en önemli nedeni, sıkıcı kitap okuma ortamını biraz olsun gevşetmek içindi. Işıkçıların mizah anlayışında ise üst yönetici konumundakilerin aşağısındaki garibanlara el kol hareketiyle ve hakir görerek vurmaları, şamar atmaları yaygındır. Bu ifadelerimin abartı olmadığını bilhassa vurgulamak isterim.

İki cemaat de Türk ulusuna sahte iltifatlar gönderip övse de, Ehli Sünnet inancı diye formülize ettikleri Arap milliyetçiliğine dayalı dinî itikatları sebebiyle aslında gayrı milli hüviyetine sahiptirler.

Nurcular, Fetö darbe girişimi tecrübesinden ötürü artık AKP’nin gözünden düşmüş, onların yerine Işıkçılar aday olma hevesinde görünseler de, yakın gelecekte bu organizasyonlar dahil tüm İslamcı yapılara Recep Tayyip Erdoğan tarafından ya esaslı bir tırpan gelecektir ya da tamamen lağv edilip defterleri dürülecektir. Üzerinden henüz bir ay bile geçmeden, “İslamcılar Arası Kutsal Savaş Başladı” adlı yazımda haber verdiğim gibi, Haydar Baş cemaatine darbe vurulduğunu hatırlatırım.

 
9 Ağustos 2018 Perşembe 23:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Mustafa Önsel
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.
1580 - İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.
1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.
1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.
1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.
1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.
1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.
1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.
1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.
1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.
1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.
1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.
1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.
1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.
1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.
1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.
1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.
1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.
1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.
1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.
1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.
1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.
1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.
1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.
1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.
1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.
1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.
1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.
1980 - Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi; 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler direnişe geçti.
1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.
1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.
1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.
1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.
1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.
1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.
1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.
1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.
1997 - Amerika Birleşik Devletleri senatosu, Madeleine Albright'ın ülkenin ilk kadın dışişleri bakanı olarak atanmasını onayladı.
2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi.
2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.
2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.
2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.
2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.
2007 - Bolu Tüneli'nin sağ tüpü açıldı.
871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı vikingler anglosaksonları ( Anglosakson kralı:Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
5
2
38
2
Galatasaray
18
9
5
4
32
3
Malatyaspor
18
9
5
4
32
4
Kasımpaşa
18
9
2
7
29
5
Trabzonspor
18
8
5
5
29
6
Beşiktaş
18
8
5
5
29
7
Konyaspor
18
7
7
4
28
8
Antalyaspor
18
8
4
6
28
9
Sivasspor
18
6
6
6
24
10
Bursaspor
18
4
10
4
22
11
Göztepe
18
7
1
10
22
12
Alanyaspor
18
6
3
9
21
13
Kayserispor
18
5
5
8
20
14
Ankaragücü
18
6
2
10
20
15
Fenerbahçe
18
3
8
7
17
16
Akhisar Bld.Spor
18
4
5
9
17
17
Erzurum BB
18
3
7
8
16
18
Çaykur Rizespor
18
2
9
7
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010238404252
 
On Numara
21.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu03041416222431353940414345495156617273777980
 
Sayısal Loto
19.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu082024252837
 
Şans Topu
16.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu091218202301
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:16
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:07
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık