Askeri hastaneler geri mi geliyor?

Odatv'den Müesser Yıldız'ın konuya ilişkin çok ilgi çeken yazısı

Askeri hastaneler geri mi geliyor?

15 Temmuz darbe teşebbüsünden sadece 5 gün sonra yine bir gece yarısı KHK'sıyla, GATA ve askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı ile kuruluşu henüz YÖK tarafından bile onaylanmamış 1 yıllık Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne bağlandı. 

Asıl o günlerde “Beka” sorunumuz had safhadaydı. Şehitler, gaziler geliyordu.

Öyle ki, komutanlar, “İki cephede savaşıyoruz... Ölüm kalım savaşı veriliyor”diyordu. 

Gidişatı gören hemen herkes, “Yapmayın, etmeyin” uyarısında bulundu.

Ama dinleyen kim? Apar topar devir yapıldı... Yüzlerce yıllık birikim dağıldı... Tecrübeli personel ayrıldı... Verilen sözlere rağmen birçok hak kaybı yaşandı vs.

Önce dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ çıktı, askeri hastanelerin devrini eleştirenlere şu karşılığı verdi:

 

“GATA’da sadece 5 harp cerrahı var. İki de askeri psikiyatr bulunuyor. Niye yetiştirmemişler kimseyi? Çünkü muayenehanede iş göremiyorlar. Orada resmen imparatorluk kurmuşlar. Konuşturmasınlar şimdi beni. Kaşınırlarsa anlatırım.” 

Nihayetinde Erdoğan, 14 Ekim 2016'da Konya'da bu tartışmaları şu sözlerle noktaladı: 

“Mesele sağlık hizmetinin verilmesi değil mi? Ben sağlık hizmetini nereden alıyorsam, aynı şekilde şimdi de GATA da sağlık hizmetini Sağlık Bakanlığımıza bağlı olan doktorlarımız verecek. At binenin, kılıç kuşananındır. Artık biz bu adımları atmaya mecburuz.”

O KHK, Kasım 2016'da Meclis'te kanunlaştı ve konu kapandı.

Sadece şehit haberi geldiğinde, askeri hastanelerin önemi hatırlanıp, “Acaba”soruları kafaları ve yürekleri kemirdi, o kadar. 

Zira Gerek Doğu-Güneydoğu, gerekse Suriye sınırına askeri cerrahiyi bilmeyen doktor ve sağlık personelinin gönderildiği, çoğunun da gitmek istemediği konuşuluyordu.

ZORLA GÖNDERDİLER ZORLA DÖNDÜRÜYORLAR

Ne mi oldu? Hemen anlatalım.

Milli Savunma Bakanlığı'nın, GATA ve askeri hastanelerin devriyle ilgili kanuna geçici bir madde eklenmesi için teklif hazırladığı ortaya çıktı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan teklifte, yükümlülük süresini tamamlamış veya tamamlamamış olsun Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne devredilen subay, astsubay ile sözleşmeli subay ve astsubayların Milli Savunma Bakanlığı'na devredilip, yeniden muvazzaf olmaları öngörülüyor. 

Teklife göre, Milli Savunma Bakanlığı'nca 5 kişiden oluşturulacak bir komisyon istihbarat, disiplin ve meslek safahatı itibarıyla bu dönüşlere karar verecek ve dönenler TSK'nın hizmet ihtiyacı kapsamında belirlenen kadro, sınıf ve branşta istihdam edilecek. Ayrıca yine Komisyon tarafından belirlenen branşlarda uzmanlık eğitiminde bulunanlar, Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına subay olarak eğitimlerine devam edecekler.

“Dönenler” dediğimize bakmayın; Zira teklif, dönüşleri mecburi kılıyor.

Mesela, TSK Personel Kanunu kapsamında yükümlülük süresini tamamlamadan, Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne devredilen tabip sınıfı subaylardan yeniden göreve çağrılanlar, yasal mazeret olmaksızın atandıkları kadrolara 1 ay içinde katılmadıkları takdirde, kalan yükümlülük süresince doktorluk yapamayacak.

Ayrıca haklarında Askeri Ceza Kanunu hükümleri uygulanacak.  

Keza, TSK Personel Kanunu'ndaki özlük ve mali haklardan yararlanamayıp, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olacaklar.

Teklifte, Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilen sağlık personeli dışındaki subay ve astsubaylarla ilgili de düzenleme var. Bunlardan istekli olanlar Milli Savunma Bakanlığı kadrolarına geçirilerek, özlük haklarını aldıkları rütbelerle yeniden subay/astsubay yapılırken, isteği dışında MSB'ye devredilenlerden yasal bir mazeret sunmaksızın 1 ay içinde katılış yapmayanlara TSK Personel Kanunu'ndaki özlük ve mali haklar verilmeyecek. 

GATA ve askeri hastanelerden, Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olanlar, yani sivil personele gelince; Bunlardan sadece istekli olanlar bütçe sınırlamalarına tabi tutulmaksızın Milli Savunma Bakanlığı'na geçebilecek.

Teklifin sonunda şöyle bir hüküm de yer alıyor:

“Bu maddenin uygulanması nedeniyle geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.”

Tüm bunların anlamını özetlersek;

Tabir-i caizse zorla gönderildiler... Şimdi dönmeleri mecburi kılınıyor... Ama geçen süreçle ilgili de “Herhangi bir hak talebinde bulunamazlar” deniliyor!

2.5 YIL SONRA GELEN İTİRAF 

Sözkonusu teklifin gerekçesi ise adeta bir itiraf niteliğinde. Bakın hatadan dönüş çabası nasıl izah ediliyor: 

“Türk Silahlı Kuvvetlerince icra edilen harekâtlar kapsamında muharebe sahasında muharip unsurlarla birlikte askeri sağlık personeli de görev yapmaktadır. Harekâtın seyri açısından muharip unsurlarla birlikte hareket eden diğer unsurların da aynı savaş yeteneğine sahip olması gerekmektedir. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'ne harekât alanında sağlık hizmeti veren hastanelerdeki uzman tabipler de muharebe yaralanmalarına karşı tecrübeli, 24 saat esasına göre görev yapabilen, gerektiğinde muharebe hattındaki yaralıya stabilizasyon cerrahisi uygulayabilecek nitelikte olmalıdır. Bu kapsamda özellikle harekât alanında kurulan seyyar cerrahisi hastaneler ile sınır ötesinde kurulan cerrahi seyyar sağlık teşkilleri için askeri vasfa sahip uzman tabip personel ihtiyacı bulunmaktadır. Hali hazırda TSK'da büyük çoğunluğu emeklilik hakkını elde etmiş her an ayrılabilecek durumda 26 cerrahi branşlı uzman tabip görev yapmaktadır.”

Devamında uzun uzun Devletin sağlık hizmeti verme yükümlülüğünün anlatılıp,“İnsanın en temel hakkı sağlıklı yaşam ve bunun sürdürülmesidir” denilen gerekçe, şu cümleyle bitiyor:

“Teklif ile TSK'nın harekât ve hizmet ihtiyacı kapsamında tecrübeli hekim ve sağlık personelinin temini amaçlanmaktadır.”

Bu noktaya gelinmesinin sebebi/sebepleri; 

Hasta garantisi verilen şehir hastanelerinin birer birer faaliyete geçmesi midir,

Sahra hastanelerine yetişmiş personel bulunamaması mıdır,

“Bir gece ansızın gidilmesi” düşünülen Suriye harekâtı mıdır, bilmiyoruz.

Her şeye rağmen “Geç de olsa hatadan dönmek erdemdir” dedikten sonra bari şu kadarcığını soralım:

“O vakitler sizi kim kandırdı?”



5 Mart 2019 Salı 16:51

http://www.viratrabzon.com/haber/askeri-hastaneler-geri-mi-geliyor-54389.html