Yeni askerlik sistemi nasıl olacak?
Prof. Dr. Kemal Üçüncü

2025 yılında dünyayı ne bekliyor

Prof. Dr. Kemal Üçüncü

 
18 Eylül 2018 Salı 12:27 
Yorum YapYazdır
 
 

İyi bir karar bilgiye dayanır, rakamlara değil [Platon]

Son okuduğum kitapların etkisiyle mi? sıcaklardan mı bilemiyorum. Son zamanlarda uzun metrajlı kâbuslar görüyorum. Bu uzun kâbusların birinde “ismi dana kafa” olan bedeni insan, kafası dana suretinde antropomorf bir varlıkla dünya ve ülkemiz meselelerini tartışıyoruz. Daha doğrusu “gavede” o bana musallat oluyor. En gizli bilgiler, gizemli yorumlar, gavede yapılır. Suikast senaryoları, “görüyorum yakında çok kötü şeyler olacak” hezeyanları hep gaveden çıkar. Bizimkinin  kullandığı beylik laflar var medeniyet inşası [inşaatın her türünü çok seviyor] noktasında, Rabbim [Allah/Tanrı lafzı terkedildi bizim gavede. Rabbim zamanın ruhuna içkin bir sinyal sıfat]. Dün akşam Suriye meselesini tartıştık yine. Bazen bizim büyük tv’lerinstratecikleri mi konuşuyor diye tereddüt ediyorum rüyada. Beyimizin Suriye konusundakifikirleri karmakarışık.Ümmet rüyaları görüyor.Sert şiirler okuyor.Sübhanekeyi “ve cennesenaük” ile birlikte ama illa da tecvide uygun peltek s’yi ısrarla vurgulayarak okuyor.NevOsmanilik düşleri var, arada kamacı sloganlar atıyor.Büyük telefon, yelek, nargile, çıplak giyilen ayakkabılar, Rus nihilist sakalı, güveç, imamesi uzun ahşap ince tespih, büyük taşlı yüzükle bu konuları halledebileceğini sanıyor. Siyasileri örnek gösteriyor.Arada bana sorular yöneltiyor: Hocam Suriye’de durum ne olur diye sordu:

Nasıl anlatalım? Stratforun önümüzdeki 10 yıl raporunu okuyanlar için sürpriz bir durumun olmadığını esas kapışmanın Geniş Karadeniz ve Hazar havzasında olacağını ne kadar söylesem boş. Kafasını Mezopotamya gaydeleriyle bozmuş durumda.

Ben de Suriye’de Esad haricide ülkeyi bir arada tek parça olarak tutabilecek bir siyasi ve toplumsal formasyonun“maalesef/maatteessüf“ olmadığını bunu da bütün dünyanın kabul ettiğini söyledim.Aksi takdirde Suriye dağıldığında boşalacak alanı jeopolitik olarak İsrail’in dolduracağını nasıl öngeremezsiniz?Bu bütün uluslararası strateji kuruluşlarının ortak tespiti dedim. Ağzı açık aval aval baktı.Suriye’nin Moskova ve Astana, Tahran zirvelerindeki mutabakatlarda isabetle belirtilen normalleşmesi ve toprak bütünlüğüne kavuşması kararları doğrudur. “Burada ısrar etmek Türkiye’ye tehdit üretmeyecek tedbirlerin alınması şartını dikte etme şansını bize veriri ki Türkiye açısından en makul pozisyondur”. Aksi şekilde ısrar edilirse Rusya’nın YPG ile bir ara çözüm varyasyonuna varmak zorunda kalacağını bu oyun için el vermemek gerektiğini söyledim. Bizimki pişti kafasıyla poker oynuyor.

Suriye’de tehdidin bir bütün olarak Türkiye ,İran, Rusya ve ark planda Çin’e yönelik olduğunu ama sorunun yansımalarını en sıcak hissedecek olanın biz olduğumuzu söyledim. Atlantikli bütün çözümlerin bizim için kabul edilemez çerçeveler sunduğunu nezaketle ama kararlılık ve ciddiyetle reddedilmesi gerektiğini Rusya’nın Doğu Akdeniz’de kalabilmesi için kukla devletin dolayısyla İsrail’in Kuzey Suriye kantonları ile Rus üslerine güç projeksiyonu ve tehdit yansıtmamasının bir mecburiyet olduğunu bu açıdan Türkiye ve Rusya’nın aynı mevziye mahkum olduğunu anlattım. Bu durum Doğu Akdeniz gaz rezervlerindeki saflaşma için de aynen geçerlidir. Rusya ve Türkiye beraber hareket etmezse iki kaybeden olacakları açıktır. AB doğrudan Akdeniz gazına erişirse Rusya devasa gaz rezervlerini kime satacak?

Siz Rusya’nın yeni stratejik savunma konseptinin Rusçasını okudunuz mu? dedim bu sene palamut çok bol dedi, Lavrov’un makalelerini sordum, elime gül yağı döktü, Gerasimov doktrini dedim, kuru erik ikram edip açık çay içer misin? diyerek konuyu değiştirdi.

Mail yoluyla pek çok okur bana bu konudaki görüşlerimi soruyorlar hem de onlara bir cevap olsun.

Hazar’dan Akdeniz’e kadar olan sınırımızın hemen ötesindeki ülkelerde 45 milyon Şia Türk nüfusu yaşadığını, Türkiye’nin laik demokratik yapısının bütün Ortadoğu ve Batı Asya’ya örnek olduğunu bu paradigmadan otoriter Asyalı Prezidental konsepte taşmanın sakıncalarını Ortadoğu Türklüğünün tarihsel konumunu ve varlığını bu coğrafyanın envanterini ilişki ve çelişkilerini bilmeden emekli paşalarımız, büyükelçilerimiz, siyasilerimiz, Google bilgileriyle akademisyenlerimiz doğaçlamanın dibine vurmuş durumda. Bunların bir emekli yarenliği olarak zararı yok lakin aynı bilgi düzeyi “raison d’etre” olunca işin rengi değişiyor.

Defalarca konferanslarımda anlattım yazdım yine anlatayım:

“Soğuk savaş sonrası dönemde Afro Avrasya alanındaki güvenlik mimarisi temelden sarsılarak yeni dinamikler etrafında şekillenmeye başlamıştır. Soğuk savaş dönemindeki statüko Türkiye için büyük ölçüde öngörülebilir bir çerçeve sunuyordu. Oysaki soğuk savaş dönemi sonrasında Türkiye’nin her anlamda öncelikleri, etkileyen ve etkilenen dinamikleri değişmiştir. Bu yeni durumu öngören ve kuşatan bir Grand strateji maalesef ki üretilememiştir. Kör kasabalı ideolojilerle, mahfeldedikosunu veya Dışişleri bürokratlarının küçük sohbetlerini aşmayacak bir takım aktivitelerle bugüne gelinmiştir.

Kadim Türk ontoloji anlayışı tarih boyunca Semitik kültür, Mezopotamya kültürel kanonuyla her seviyede çatışmıştır. Türkleri İslamiyet’ten sonra Batıni tasavvuf hareketleriyle bu çatışmayı Mezopotamya varlık anlayışını büyük ölçüde lağvederek eski Türk varlık anlayışını getirerek aşmışlardır.

Bugün bu çatışma, uyumsuzluk zirvededir, toplumsal ve siyasal semptomları farklı olarak tezahür ettiği için temel mesele fark edilemiyor. Türklük XXI. yüzyılda kendine yeni bir perspektif oluşturuyor. Bunu bütün coğrafyalardaki kök paradigmaya yeniden dönüş ve yorumlama arayışı [ yeni bir ontoloji ve epistemoloji kurma] arayışı olarak görüyoruz. Müstakil bir konudur uzatmayalım.

2025 yılından itibaren Asya Bloğunun toplam üretimi Atlantik bloğunu geçecektir. Bu yeni bir siyasal sistem örgütlenmesi, güç paylaşımı, güç ilişkileri matrisini ve mimarisini zorunlu kılar. Asya bloğundan siyasi askeri ve ekonomik olarak baktığınızda en önemli güç Çin olarak belirmektedir.  ABD Çin’in yükselişini engellemek için ucuz, sürekli ve güvenli enerjiye erişimini kontrol altına almak istemektedir. Afrika operasyonlarıyla Çin’in bu yönelimi ve imkânı engellenmiştir. Pasifik Çin için aşılamayacak bir duvar gibidir. Yegâne alternatif Orta Asya, Hazar, Sibirya Havzasıdır. Bu alan kontrol edilirse Çin’in alternatif olma özelliği seçenek dışı kalacaktır. Çin’in Batıya genişlemesi aynı zamanda Rusya ve Türk dünyası için de tehdittirBu alan kontrol edilirse keza AB üzerindeki ABD velayeti süreklilik kazanacak, Rusya Uralların doğusundaki nüfusunun azlığı sebebiyle sınırlandırılabilecektir. Rusya’nın Uralların doğusundaki nüfusu 25 milyon ve milyonlarca kilometrekarelik bir alan insansız bir coğrafya gibi. Bu anlamda Türkiye ve Rusya’nın keza Batının örtüştüğü durumlar söz konusudur.

 Suriye’deki gelişmeleri bu büyük resme bağlı olarak okuyamadığımız zaman hiçbir doğru sonuç ve tahlile varamayız. Suriye ve Irak’ta direnen bir bütün olarak Avrasya güçleridir. Suriye ve Irak’ta Atlantik güçleri kazandığı zaman gerçekten de Fukuyama’nın tarihin sonu kehaneti bir an için gerçekleşir. Konu bu denli önemlidir. Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti, kukla İsrail doğar koridor Akdeniz’e inerse Artık Rusya Doğu Akdeniz’de kalamaz. İran ve Türkiye artık bundan sonraki cephe haline gelir. ABD Hazar havzasına etkili bir biçimde güç projeksiyonu imkân ve kabiliyeti kazanır. Rusya Suriye’ye müdahale ettiği zaman ilk füzeleri hemen Suriye’deki üslerinden değil Hazar’dan atarak “burada hazır şekilde seni bekliyorum hazırım” mesajı verdi. Tabi ki tarih ve stratejiyi yemek tarifi gibi okuyan siyaset ve erkân-ı devlet bundan bir şey anlamazTürkiye’nin Suriye politikası en başından itibaren ağır bilgi kusurları ile yürütüldü, sahanın envanteri, ilişki ve çelişkileri bilinmiyordu.Saflaşmanın ekseni dahi uzun süre kestirilemedi. Türkiye Rusya’nın bölgedeki çıkarları tarihi ve jeoplitik mecburiyetler gereği çakıştığı halde provokasyonlarla iki ülke karşı karşıya getirildi.

Türkiye'nin coğrafi konumu, toplam millî güç unsurları, tarihsel ilişki ve ittifakları, kültür havzası ile olan dinamikleri, reel politik durumu tekil ve tek boyutlu bir dış politika uygulamasına engeldir. Siyasi partilerin hiç birinin bu konuda bilimsel temelli bilgiye dayalı bir yaklaşımı, projeleri ve teklifleri yok. Herkes doğaçlama, yardırma, çayhane sohbeti kıvamında gündelik laflarla zevahiri kurtarma derdinde. Türkiye maalesef üniversitelerinde sivil akademilerinde stratejik akıl ve bilgi üretemiyor. Üreten az sayıdaki mecralar ve merkezler, basit sade suya tirit, kasaba partizan duyguları ile tarafgir bürokratlarca dikkate alınmıyor. "Yani hem fakir hem... Ki büyük!" derler Karadeniz’de, bilmiyorum, eksiğim, bilgiye ihtiyacım var ama yine  de  sormuyorum, aşağı koymuyorlar.

Bu konuda yapılmış onlarca yayın ve çalışma var konuşulanlara bakınca ekiplerin bunların varlığından haberdar olmadığını görüp sadece üzülmek geliyor elimizden.

Yeleğiniz yoksa allâme de olsanız  itibarınız yok.

O yüzden sağ ayağımızla radyodan hafif açık kemençenin gaydesineritm tutmak dışında elden bir şey gelmez.

Bir de gönüllü NATO açan ve provakatörleri görevlileri var [her partideler en çaylakları bir yerde kümelenmiş]. Asya dediğinizde Rusya’ya mı gidiyoruz , Çin’e mi diyerek az sayıdaki beyin hücreleriyle güya alternatif perspektifleri tahfif ediyorlar, onlara verilebilecek en kestirme cevap şudur [1923-1938 Atatürk’ün bölge eksenli dış politikasına, Atatürk’e gidiyoruz] olmalıdır.

Elimde olsa 20 bin kitaplık bir kütüphanesi boğazlı kazağı, şöminesi, şarapları olmayan, masada yetişmemiş, sohbet masasında kuru erik açık çay içen insanların jeopolitik, strateji ve tarih felsefesi gibi konularda fikir beyan etmelerini yasaklarım buradaki kamu menfaati çok büyüktür. Tavuk döneri yiyen Suriye anlatmaya stüdyoya koşuyor. Jeopolitik ve stratejik kavramları, teorileri, tarihi ,coğrafyayı bilmiyor. Google bilgileri ile papatya falı açıyorlar.

Keşke bu işin dönüşü, telafisi ve şakası olmadığını anlatabilecek imkânımız olsa.

 
18 Eylül 2018 Salı 12:27 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
21
13
6
2
45
2
Galatasaray
22
12
6
4
42
3
Beşiktaş
22
11
6
5
39
4
Malatyaspor
22
9
7
6
34
5
Konyaspor
22
8
10
4
34
6
Trabzonspor
22
9
6
7
33
7
Sivasspor
22
8
7
7
31
8
Kasımpaşa
22
9
2
11
29
9
Antalyaspor
21
8
5
8
29
10
Alanyaspor
22
8
4
10
28
11
Kayserispor
22
7
7
8
28
12
Çaykur Rizespor
22
5
10
7
25
13
Göztepe
22
8
1
13
25
14
Bursaspor
22
4
12
6
24
15
Fenerbahçe
22
5
9
8
24
16
Ankaragücü
22
7
3
12
24
17
Erzurum BB
22
4
9
9
21
18
Akhisar Bld.Spor
22
4
6
12
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102628323440
 
On Numara
18.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08091315171819273031363942454756596164767780
 
Sayısal Loto
16.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071122303744
 
Şans Topu
13.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081517253014
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:44
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık