Rusya uçağı düşüreni açıkladı, şok bir notu da ekledi
A. Şefik Mollamehmetoğlu

24 Haziran’da neyi oylayacağız? Oy vermeden bir düşün!

A. Şefik Mollamehmetoğlu
ahmet-sefik@hotmail.com

 
11 Haziran 2018 Pazartesi 09:13 
Yorum YapYazdır
 
 

 

KARANLIK BİR OTOKRASİ

Türkiye 24 Haziran’da tarihinin en önemli seçimini yapacak. Anayasa referandumuyla şikeli biçimde kabul edilen değişiklikle Türkiye demokrasiyi terk ederek ‘tek adam sistemi’ne geçti. Bu seçimlerde Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın kazanması halinde otokrasi, bütün karanlığıyla ülkenin üzerine çökecek.

Aslında ülke bir süredir tek adam sistemiyle yönetiliyor. Memleketteki her şey bir kişinin talimatlarına bakıyor. Bunun memleketi getirdiği yer ise ortada.

Demokrasi ve hukukun askıya alındığı (hatta ortadan kaldırıldığı), ülkenin bizzat yönetim tarafından dışlayıcı-ötekileştirici politikalarla ikiye bölündüğü, farklı olanın hain ve terörist damgası yediği, muhalif olmanın her türlü baskı ve zulmü göze almak ve aç kalmakla eşdeğer hale geldiği, ekonominin uçuruma yuvarlandığı, dışarıda memleketin yalnızlaştığı, herkesle kavgalı olduğu, yanlış politikalarla ülkenin her türlü saldırı ve tehditle karşı karşıya bırakıldığı, eğitimden adalete her alanda her şeyin birbirine karıştırıldığı, kimsenin geleceğini net göremediği bir ülke.

Türkiye halkı, halkoylamasıyla girdiği bu karanlık dehlizden çıkmak için muhalefete mi destek verecek, yoksa bu kabusu onaylayacak mı?

Türkiye demokratik parlamenter sisteme dönmeli. Ancak geçmişin karanlıklarını da silmeli. Çok daha özgürlükçü, demokrat, gelişmiş bir hukuk sistemi, yeniden inşa edilmiş, üreten ve adil bölüşen çağdaş bir devlet; içeride kardeşçe kucaklaşmış ve bütünlüğünü sağlamış, dışarıda barışı esas alan ve herkesle konuşabilen bir Türkiye mümkün.

NE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ? BUNU OKUMALISIN

Erdoğan’ın kazanması halinde Türkiye nasıl bir yer olacak? 

. Cumhuriyetin kurucu iradesine, anayasamıza göre egemenlik millete verilmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet-halk egemenliği, demokrasi içerisinde hür seçimlerle oluşacak meclis aracılığıyla kullanır. Bunun adı ‘’parlamenter sistem’’dir.

Anayasa değişikliği ile, ‘’millet-halk iradesine dayalı demokratik parlamenter sistem’’ ortadan kaldırılarak, adına ‘’Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi’’ denilen, ancak bugün dünyada hiçbir gelişmiş demokratik ülkede eşi benzeri bulunmayan bir ‘’tek adam yönetimi’’ getirildi.

DÜNYADA DURUM NE?

Dünyada, ‘’en gelişmiş, en kalkınmış, yaşam standardı en yüksek, demokrasi ve hukuk standardı bakımında en ileri ülkeler’’, bir iki istisna dışında ‘’demokratik parlamenter sistem’’le yönetiliyor. Üstelik bir kısmı da Türkiye’de öcü gibi gösterilen koalisyonlarla!  

En gelişmiş ilk 20 içine giren ABD’deki sistemde ise Başkan, senato ve yargı tarafından denetime tabidir. Senatoyu feshetme yetkisi yok. Güçlü bir kuvvetler ayrılığı sistemi var.

Dünya sıralamasında ‘’en geri kalmış, en yoksul, en istikrarsız ve güvensiz ülkeler’’in hemen tamamı, ‘’başkanlık’’ ya da benzeri ‘’tek adam yönetimleri’’ne sahip.

EGEMENLİĞİN 3 TEMEL DAYANAĞI

Bütün demokratik ülkelerde egemenliğin üç temel kaynağı vardır. Yasama(meclis), yürütme (hükümet) ve yargı (adalet ve hukuk sistemi). Bu üç temel güç-kuvvet birbirini denetler, böylece demokratik sistem ayakta durur. Her gücün yetkisi bellidir. Buna demokrasinin çimentosu olan örgütlü toplum ve özgür basın katıldığında, güçler ayrılığı tamamlanmış olur.

Bunun karşıtı olan güçler birliği, bütün bu yetkilerin, bu egemenlik-hakimiyet alanlarının tek elde toplanması demektir. Bunun adı ise demokrasi değil, otoriter yönetim ya da diktatörlüktür.

PARTİLİ CUMHURBAŞKANI NE DEMEK?

Anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının yetkileri çok büyük ölçüde arttırıldı.

Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı olduğu için, ‘’tarafsız değildir’’ ve ‘’milletin birliği’’ni temsil etmemektedir. Kendi çıkaracağı kararname ya da kendi parti çoğunluğu ile geçireceği yasaların ‘’anayasaya uygunluğu’’nun denetimi yapılamayacak.

İktidarların ya da siyasetin üzerinde, milletin bütününü temsil etmesi gereken bir tarafsız makam, bir sigorta kalmamıştır.

YARGI TEK KİŞİYE BAĞLANDI

Partili cumhurbaşkanı, gerek doğrudan ve gerekse meclisteki çoğunluğu ile dolaylı olarak, Hakimler ve Savcılar Kurulu ile Anayasa Mahkemesi üyelerini belirledi. Yani yargının tepesi, yürütmenin başı olan partili cumhurbaşkanı tarafından atandı.

MECLİSİN ÜZERİNDE TEK ADAM

Partili cumhurbaşkanı gerektiğinde, parlamento ya da meclisi feshebilecek. Ancak meclisin cumhurbaşkanını yargı karşısına çıkarabilmesi, pratik olarak neredeyse imkansız hale geldi.

Bu ülke, en zor koşullarda kurulan bir meclisin yürüttüğü istiklal savaşı ile oluşturuldu. Şimdi, emperyalist işgale karşı ilk kurtuluş savaşını veren bu meclis, makama kim oturursa otursun, bir kişinin danışma organına dönüştürüldü.

BİRLİĞE VE İÇ BARIŞA TEHDİT

Türkiye, içeride ve dışarıda büyük sorunlarla karşı karşıya. Ülkenin birliği ve beraberliğine, demokratik hak ve kazanımlara yapılan her türlü saldırıya karşı, hangi parti, görüş ya da kökenden olursa olsun, herkes ortak bir duruş sergilemeli. Ülkeyi bölüştürecek, ötekileştirecek, karşı karşıya getirecek hiçbir hareket ya da oluşuma fırsat tanınmamalı. Bir kişiye bu kadar yetkiler veren, egemenliği, özgürlükleri tek kişiye devreden bir sistem, ülkeyi birleştiremez, böler ve yazık ki fiil olarak böldü.

Tek kişiye dayalı bir sistem asla istikrar getiremez. Aksine, asıl tek kişiye dayalı sistemler istikrarsızlık kaynağıdır. Ki, son 2 yılda memleketin geldiği nokta ortada. Erdoğan’ın tek adam rejimi hangi soruna merhem oldu?

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Bir anayasa değişikliği değil, rejim ya da sistem değişikliği oldu. Değişikliğin adının cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık olması, bu gerçeği değiştirmez.

Halk-millet iradesine dayalı cumhuriyetin kurucu değerleri ortadan kaldırıldı.

EGEMENLİK TEK KİŞİYE BIRAKILAMAZ

AK Partili, CHP’li, MHP’li, Saadet ya da Vatan Partili, BBP’li ya da komünist partili olalım. Veya hiçbir partiye mensup olmayalım.

Kişilerden ve günlük siyasetten bağımsız düşünerek kendimize şu soruyu soralım:

Kaderimizi bir kişinin eline bırakacak kadar aciz yaratıklar mıyız?

BAŞKANLIK DEĞİL TİRANLIK

Kimse kimseyi kandırmasın. Bu yetkileri tek kişiye vermek; tek kişiyi egemenliğin esası, tek kullanıcısı, tek karar vericisi yapmak, bırakın kendi tarihimizi, insanlığın en karanlık çağlarının yansımasıdır. Bunun adı cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık değil, TİRAN’lıktır.

Eğer Erdoğan ve Cumhur İttifakı kazanırsa, Türkiye bu ağır otoriter yapıdan kurtulmak için çok acılar çekecek, büyük bedeller ödeyecektir.

EN TEMEL 2 HAK GİDEBİLİR

Bir gün en değerli hakkımız olan ‘’seçebilme özgürlüğü’’ büyük bir darbe alacak. Türkiye, önce belirli bir görüşe, ardından o görüşün tek liderine teslim edilecek. Demokrasi olmanın temel ölçüsü olan muhalefet ya da itiraz etme hakkı, artık anlamsızlaşacak, etkisizleşecek.

BURADA KALMAYACAK

Kimse bu yetkileri eline geçirenlerin duracağını sanmasın. Dahası dahası ve dahası istenecek.  Ve bu yeni yeni hedefleri ya da gündemleri gerçekleştirmek isteyen iktidar sahiplerini engelleyecek hiçbir kural, kurum ya da güç kalmayacak.

Bu gücü kullananın adının Tayyip ya da Kemal, Hasan ya da Hüseyin olması önemli değil.

BAŞIMIZA PADİŞAH MI İSTİYORUZ?

Bütün yetkilerin devredildiği, her şeye karar veren, her şeye kadir, meclisin ve yargının üzerinde, hatta padişahın bile sahip olamadığı yetkilerle donatılan bir tek adam diktatörlüğü mü istiyoruz?

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ Mİ İSTİYORUZ?

Yoksa demokrasi, hukuk, barış ve kardeşliğin egemen olduğu; herkesin hakkını ve hukukunu savunabildiği, cumhurbaşkanından sokaktaki vatandaşına kadar herkesin yasalar önünde eşit olduğu, herkesin kendini hür-özgür ve birinci sınıf vatandaş hissettiği, birlik ve bütünlüğünü sağlamış; kimsenin inancından, etnik yapısından, cinsiyetinden, politik görüşünden dolayı ayrımcılığa uğramadığı, herkesin fırsat eşitliğinden yararlandığı,  bir demokratik parlamenter sistem mi?

EVET DEMEK NE ANLAMA GELİYOR?

Tek adam anlayışına ‘EVET’ demek, demokrasiye, hürriyetlere, güçler ayrılığına, hukuk devletine, istikrar ve güvenliğe, barış ve kardeşliğe, fırsat eşitliğine ‘HAYIR’ demektir.

EGEMENLİK DEVRİ

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları 1923’te saltanatı kaldırıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak, egemenliği-hakimiyeti aile ya da kişiden alarak millete-halka verdi.  Bu egemenliğin kullanımında yaşanan sorunlar, bu büyük tarihsel sıçramanın değerini azaltamaz.  Eğer tek adam anlayışı, halk egemenliğini yeniden, tek kişiye devretmiş olacaktır.

Ekonominin giderek daraldığı, hak arama yoıllarının kapandığı, fırsat eşitliğinin ortadan kalktığı, kamu kaynaklarının talan edildiği, yargının bir kişi ya da partinin egemenliğine girdiği, adaletin tamamen ortadan kalktığı, küçük bir azınlık dışında herkesin kavgalı ve mutsuz olduğu bir Türkiye mi istiyorsun?

Karar senin!

 

 
11 Haziran 2018 Pazartesi 09:13 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1851 - Amerikan gazetesi New York Times yayımlanmaya başlandı.
1921 - Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılmasının ardından Atatürk, Ankara'ya döndü.
1922 - Erdek ve Biga'nın kurtuluşu.
1923 - Hindistan Ulusal Kongresi, sivil itaatsizlik kampanyası başlattı.
1932 - Türkçe Ezan Ezan Türkçe okundu.
1934 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Milletler Cemiyeti'ne girdi.
1937 - Nyon Antlaşması, TBMM'de kabul edildi.
1956 - Efes'te 1926'dan beri sürdürülen arkeolojik kazılarda, Prytaneion adı verilen bölümde, dünyaca ünlü Artemis heykeli gün ışığına çıkarıldı.
1961 - Yassıada mahkumları Kayseri Cezaevi'ne nakledildi.
1962 - Kıbrıs'ta Rauf Denktaş'a suikast girişiminde bulunuldu.
1970 - 8 aydır tutuklu öğrenci liderleri Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin tahliye edildiler.
1971 - Türkiye Güzeli Filiz Vural, Avrupa Güzeli seçildi.
1972 - Münih Olimpiyatları'nda kanlı gün
1974 - CHP-MSP koalisyonu bozuldu. Bülent Ecevit, başbakanlıktan istifa etti.
1978 - ABD Başkanı Jimmy Carter öncülüğünde, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin barış anlaşması imzaladılar.
1981 - Fransa'da idam cezası kaldırıldı.
1997 - 89 ülke kara mayınlarının yasaklanması antlaşmasını onayladı. Amerika Birleşik Devletleri metne imza atmayı reddetti.
2000 - İsrail hükümeti, Filistin ile sürdürdüğü barış görüşmelerini durdurduğunu açıkladı.
2005 - Afganistan'da 1969'dan bu yana ilk parlamento seçimleri yapıldı.
2007 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk yurtdışı ziyaretini KKTC'ye yaptı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
0
1
12
2
Başakşehir
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Beşiktaş
5
3
1
1
10
5
Konyaspor
5
2
2
1
8
6
Kayserispor
5
2
2
1
8
7
Trabzonspor
5
2
1
2
7
8
Malatyaspor
5
2
1
2
7
9
Ankaragücü
5
2
1
2
7
10
Antalyaspor
5
2
1
2
7
11
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
12
Göztepe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Sivasspor
5
1
2
2
5
15
Bursaspor
5
0
4
1
4
16
Çaykur Rizespor
5
0
3
2
3
17
Erzurum BB
5
0
2
3
2
18
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
13.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu121721404143
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
15.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042025304344
 
Şans Topu
12.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu082024252603
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:14
  • Güneş05:56
  • Öğlen12:27
  • İkindi15:55
  • Akşam18:35
  • Yatsı20:04
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık