Bugün seçim olsa kim kazanır?
Attila Aşut

Alçaklığın derin tarihi ve onurlu direnişçiler

Attila Aşut

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 16:37 
Yorum YapYazdır
 
 

Günlük bir gazetede haftada bir yazmanın kimi güçlükleri var. Türkiye’de gündem çok çabuk değişiyor. Hafta içinde yazmayı tasarladığınız konular, bakıyorsunuz hafta sonunda önemini yitirmiş oluyor. Bu durumda oturup yeni bir yazı yazmak zorunda kalıyorsunuz...

Geride bıraktığımız hafta, iki konu basında ve kamuoyunda öne çıktı: Atatürk’ün anısına saygısızlık eden çakma tarihçiler ve açlık grevindeki iki eğitimcinin ciddiyet kazanan sağlık durumları…

Gerçi çok yazıldı, çizildi ama bu iki konuda bir çift söz etmeyi ben de vicdani bir görev sayıyorum…

• • •

 

Kurtuluş Savaşı’mızın önderi ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü aşağılamak, on beş yılık AKP iktidarında adeta sıradanlaştı…

Elbette Mustafa Kemal düşmanlığı AKP ile başlamadı. Deniz Kavukçuoğlu’nun dediği gibi, “Bugün Mustafa Kemal Atatürk’e ve ailesine en galiz ifadelerle saldıran çetenin kökleri, 1911 yılında Mutedil Hürriyetperveran ve Ahrar fırkalarının birleşmesiyle kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na uzanmaktadır.” (“Atatürk’e saldırmanın dayanılmaz alçaklığı”, Cumhuriyet, 12 Mayıs 2017)

Bu uğursuz geleneği daha sonra Demokrat Parti devraldı. O dönemde Atatürk’e saldırılar yeniden hız kazandı. “Ticaniler” diye adlandırılan bir tarikatın üyeleri, ülkenin her yanında Atatürk büstlerini, anıtlarını parçalamaya başladılar. Gericiliğe yeşil ışık yakan Demokrat Parti, kendi eliyle yarattığı canavardan korkarak, 31 Temmuz 1951’de “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında 5186 Sayılı Kanun”u çıkardı. Bu yasa bugün de yürürlükte olmasına karşın işletilmiyor. Cumhuriyetin savcıları, Cumhuriyetin kurucusuna yapılan ağır hakaretler karşısında “üç maymun”u oynuyorlar! Atatürk’ün makamında oturan Cumhurbaşkanı ve “Başkomutan Mustafa Kemal”i yetiştiren kurumun başındaki Genelkurmay Başkanı susuyor! Gazetecileri “şafak baskınları”yla yataklarından kaldırıp gözaltına alan güvenlik güçleri, haklarında yakalama kararı bulunan kripto hainleri her ne hikmetse inlerinden çıkarıp yargıya teslim edemiyor!

Son dönemde, ülkenin ortak değerlerine ve tarihsel kişiliklerine edepsizce saldırmak moda oldu. Cumhuriyet Türkiyesi’yle hesaplaşmayı özgörev edinmiş “çakma tarihçiler” sürüldü sahneye! TRT başta olmak üzere, hükümet güdümündeki her kanalda boy gösteriyor bu hödükler! 90 yıllık Cumhuriyet dönemini “reklam arası” sayan AKP iktidarında Atatürk’e ve ailesine saldırmanın nasılsa bir yaptırımı yok! Dayamışlar sırtlarını bu kesime, sürekli pislik saçıyorlar! Üstelik “Atatürk’ü Koruma Yasası” yürürlükteyken oluyor bütün bunlar. Demek ki yapana değil, yaptırana bakmak gerekiyor...

AKP’nin tüm devlet aygıtını ele geçirmesiyle birlikte, Cumhuriyet değerlerine saldırılar “olağanlaştı”. İktidar korumasındaki Kadir Mısıroğlu, Mustafa Armağan, Yavuz Bahadıroğlu, Hasan Akar, Süleyman Yeşilyurt gibi “kerameti kendinden menkul” soytarılar, hükümete yakın kanallarda Mustafa Kemal karşıtı söylemlerinin dozunu artırdılar. TVNet’teki iğrenç yayın ise bardağı taşıran son damla oldu. Bu aymazlar, Mustafa Kemal’in manevi kızının namusuna dil uzatınca Türkiye ayağa kalktı. Artan tepkileri dindirmek için savcılık “kerhen” gözaltı kararı vermek zorunda kaldı. O kararı da doğru düzgün uygulamadılar. Örneğin “Derin Tarih Çetesi”nin elebaşısı Mustafa Armağan için henüz gözaltı kararı alınmadı. Meczuplardan biri son anda tutuklandı ama onun da kısa sürede salıverileceğini adım gibi biliyorum.

Şimdi gelelim sorulara:

1. 15 Temmuz’dan bu yana “FETÖ ile mücadele ediyorum” diyerek ortalığı ayağa kaldıran AKP, “Kripto FET֒cü” Mustafa Armağan’ı neden koruyor? Böyle birinin yönettiği ve Özdemir İnce’nin tanımlamasıyla “lüks tuvalet kâğıdı” olmanın ötesinde bir değer taşımayan “Derin Tarih” dergisini niçin destekliyor?

2. Daha önce Fethullah Gülen’i öven kitaplar yazan bir adam, iktidar yandaşı bir yayın grubunun televizyonlarında, gazetelerinde, dergilerinde nasıl yer buluyor?

3. Kapağında Atatürk’ü “Çakma Napolyon!” diye aşağılamaya çalışan; “Ankara Kız Öğretmen Okulu’nda okuyan hür ve bakire bir kızı gece vakti ve cebren okulundan alıp ırzına geçti” türünden yalanlarla iğrençlik sergileyen bir paçavrayı, Kültür Bakanlığı satın alarak tüm kütüphanelere nasıl gönderebiliyor?

4. Denizbank, Halkbank, Vakıfbank, THY, Türk Telekom, Turkcell, Vestel, Suryapı, Bellona ve Renault gibi kurumlar, Atatürk’e söven bir dergiye nasıl reklam verebiliyor?

Bu sorular ivedi yanıt bekliyor…



***

İki eğitimcinin onur savaşı
“Yaşamak” ve “çalışmak”, iki temel insan hakkıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde, herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı belirtilmiştir.

“Çalışma hakkı” ise T.C. Anayasası’nın 49. maddesinde şöyle tanımlanmıştır: “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”
Ne var ki, bu yazılanlar hep kâğıt üzerinde kalmıştır.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, iktidarın “zulüm makinesi”ne dönüşen “KHK” kurbanlarından yalnızca ikisi…

Belgesiz-kanıtsız soyut bir suçlamayla işlerinden atıldılar. Üstelik kamu hizmetinden yasaklanarak…

Bu iki eğitim emekçisi, seslerini duyurmak ve işlerine geri dönmek için tam 68 gündür açlık grevindeler.

Başkentin göbeğindeki Yüksel Caddesi’nde, Başbakanlık’a 350 metre uzaklıktaki bu eylemden, ne yazık ki birkaç gün öncesine değin hükümetin haberi olmamış! Başbakan Binali Yıldırım ve Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin konuyla ilgili sorularına aynen böyle yanıt verdiler.

İki genç insanın açlık grevi ölüm sınırına yaklaştı. Hükümet bu haksızlığı gidermek için çabuk davranmazsa yarın çok geç olabilir.

Ankara Tabip Odası, iki grevcinin sağlık durumunda gözlenen belirtilerin, “Wernicke-Korsakoff sendromu”nun öncüsü olduğunu açıkladı.

Biz bu acıları daha önce çok yaşadık. Artık yeni trajedilere tanık olmak istemiyoruz.

Sorumluluk şimdi hükümettedir.

“İşimizi istiyoruz” diyerek bedenlerini ölüme yatıran bu iki onurlu insanın göz göre göre eriyip gitmesine seyirci kalanlar, tarihin lanetinden kurtulamazlar!

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 16:37 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:12
  • Akşam17:28
  • Yatsı19:02
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık