İşte MHP'nin af önerisi
A. Şefik Mollamehmetoğlu

Büyük zaferlerden, acılı anılara!

A. Şefik Mollamehmetoğlu
ahmet-sefik@hotmail.com

 
26 Şubat 2018 Pazartesi 15:26 
Yorum YapYazdır
 
 

AFRİN, OKYANUSTA KÜÇÜK BİR ADA

Gündemin önemli bir kesimini Afrin’de sürmekte olan Zeytin Dalı Harekatı içeriyor. Öyle ki, PKK-YPG’den temizlenen köylerden kaç bomba atıldığına, hatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin günü gününe açıkladığı ölü terörist sayılarına kadar ayrıntıya dalmış bir operasyon.
İktidar partisinin toplantılarında, ‘’Bizi Afrin’e götür’’ diye bağıran partililere Başbakan’ın ‘’Kapıda hazır olun, gidiyoruz’’ diyerek işi ‘dalgaya alan’ yaklaşımından, AKP Genel Başkanı’nın ‘’Eğitimli kadrolarımızı Afrin'e gönderiyoruz, sefer görev emri olanlar hazır olsun’’ diyecek denli ‘ciddi’ tavrına kadar, Afrin Operasyonu yaşamımızın bir parçası oldu.
Oysa Afrin, karşı karşıya olunan tehdit ve tehlikenin sadece küçük bir parçası. Ve yazık ki, büyük oranda Türkiye’yi yönetenlerin katkısıyla gerçekleşen bir tehditler zinciri.

AFRİN, MENBİÇ; PARÇALANIŞ SURİYE NASIL OLUŞTU?

Suriye’nin, küresel-bölgesel güçlerin besleme ve desteğindeki terör ya da silahlı örgütler aracılığıyla sokulduğu iç savaşın bir sonucu Afrin. Menbiç de, Fırat’ın doğusu da, tüm Suriye coğrafyası da öyle.
Türkiye’nin (uzun yıllardır iktidarların yanlış uygulamalarından kaynaklanan sapmalar, küresel güçlere hizmet eden yaklaşımlarına rağmen) geleneksel ‘'Yurtta Sulh Dünyada Sulh’’ politikasını küçümseyen tarih bilinci yoksunu maceracı fetihçi zihniyet, ülkenin varlığını tehlikeye atan, ülkeyi çeşitli tehditlerle karşı karşıya bırakan büyük sorunlara yol açtı.
Şimdi yaratılan bu tehlike ve tehditlere karşı, ülkenin ulusal çıkarlarını korumak, bölgede yaratılmaya çalışılan oldubittilerin önünü kesmek amacıyla bazı girişimler yapılıyor. Daha doğrusu bu çizgiye gelmek zorunda kaldı iktidar. Yaşamın gerçekleri buraya zorladı.
Ne ki, çok yetersiz, yanlışlar ve eksiklikler içeren, var olan durumu yeterince kavrayamayan, orta ve uzun vadeli derinlikli bakış üretemeyen; olayları ülke çıkarları değil iktidar çıkarları açısından gören ve kendi geleceğine ihale etmeye çalışan dar görüşlü bir siyasal zihniyet egemen.

AFRİN ÖNEMLİ AMA

Afrin elbet de önemli. Simgesel anlamları var. Ama büyük bir denizde küçük bir ada gibi.
Askerin operasyon ve başarısına bağlanmış bir tek boyutluluk ve dar görüşlülük söz konusu.
Türkiye, tüm güney sınırları boyunca süren savaşta bir taraftır ve taraf olmak zorundadır. Çünkü Irak ve Suriye’nin parçalanması, Türkiye’nin de parçalanması demektir.

EMPERYALİZMİN KUKLA DEVLETCİKLERİ

ABD Emperyalizmi, PKK-PYD’yi hizmetine sokarak uzun vadeli Orta Doğu çıkarları açısından yeni bir coğrafya yaratmaya çalışıyor. Emperyalizmin hizmetindeki Barzani ve PKK-PYD, Orta Doğu’da yaratılan bu alçakça koşulları, kendi lehlerine çevirip devletleşme peşinde.
ABD önderliğinde ve AB desteğinde güneyimizde, Kürtler üzerinden bir enerji koridoru oluşturulmaya çalışılıyor.
Rusya kendi çıkarları açısından bu yapılanmayı bozma ve ABD’ye karşı bir denge kurma çabasında. İran kendi güvenliğini sağlamak için bir Şii koridoru oluşturma amacında.
Kuşkusuz enerji koridoru, kukla Kürt devletçikleri ve parçalanmış siyasal coğrafya başta olmak üzere çok taraflı ve çok denklemli bu mücadelede, Türkiye’nin de bir sözü olmalı.
Gelin görün ki, son 4-5 yıldır bölgede mevzilenen terör yapılanmasına karşı askeri operasyona indirgenen, PKK-PYD yapılanmasına karşı terör operasyonları ile tanımlanan bir politika dışında bir şey yok.

REİSLİKTEN MAREŞALLİĞE

Öyle bir abartma söz konusu ki, dünyanın en önemli askeri güçlerinden biri olan, teröre karşı mücadelede en uzman birikimi içinde taşıyan Türkiye’nin Afrin’deki askeri başarıları, Reis'in ‘’Mareşal’’ yapılmasını önerecek denli akıl sınırlarını zorlayan bir tutulmaya gelmiş duruma.

POLİTİKASIZLIK

Türkiye’nin ne bir Irak, ne bir Suriye, (gerçeklerden kopuk kurmacasal masalsı ve başkalarına hizmet eden heyecanlar dışında) ne bir Orta Doğu politikası var.
Oysa dünyanın belli başlı güçleri, bölgesel güçler ve her türden silahlı grup ve terör örgütünün cirit attığı, kan ve yıkımın günlük yaşamın bir parçasına dönüştüğü ortamda, ciddi bir politikanız olmazsa, günlük başarılar heba olup gider. 

ASLA YALNIZ OLMAYACAKSIN!

Hiçbir güç, bu bölgede tek başına bir şey yapamaz, yapmıyor da! ABD-İsrail ortaklığının açıkça PKK ve diğer Kürt unsurlarla, el altından ise IŞİD gibi aşırı dinci yapılanmalarla, Rusya ve İran’ın hem birbirleri hem de Suriye devleti ve birçok yerel örgütle ortak hareket ettiği Suriye’de, tek başınıza nereye kadar?
Dolayısıyla, sınırları ötesindeki emperyalist ve terörist yapılanmalara karşı harekete geçme konusunda ne kadar haklı olsa da Türkiye'nin, Afrin ötesine geçmesi gerçekçi ve gerçekleşebilir bir politika olarak görünmüyor.
Türkiye Afrin’de de, Menbiç ve Fırat’ın doğusunda da, tüm Suriye, Irak ve Orta Doğu’da da, önce bölgesel güçler, sonra bu politikaya uygun bölge dışı ülkelerle ortak bir strateji geliştirmelidir.

TÜRKİYE-SURİYE ORTAKLIĞI

Türkiye’nin güvenliği, özgür ve bütün Suriye ve Irak’tan geçmektedir. Bu bölgede parçalanmayı kabul etmek, kaosa evet demek, yarın kendi ülkendeki parçalanmaya kapı açmaktır.
Suriye’nin toprak bütünlüğü, sınırlarımızın daha güvenli olması ve emperyalizmin kukla devletçiklerine kapıyı kapatmak için Türkiye, Suriye devleti ile birlikte hareket etmek zorundadır.
Türkiye tüm taraflarla konuşabilen, barışı ve ortak çıkarları zorlayan güvenilir, tutarlı bir devlet görüntüsünde olmak durumundadır.

ASKERİ BAŞARI, DİPLOMASI VE ÜLKEDE BİRLİK!

Askeri başarı ve moral elbet de önemli. Ancak politik görüş, diplomatik hareket yeteneği ve başarı, ülkede ulusal çıkarlar konusunda ortak bir yaklaşım da önemli.
Ortada askerin başarısı var. Ancak siyasal iktidarın diplomatik alanda bir başarısından söz etmek çok zor. Çünkü sözü edilecek bir politika yok.
En acısı ise iç politika. Bizzat iktidar eliyle kutuplaşan, ayrışan bir yapı söz konusu. İktidara taraf olmayanların bertaraf edilmekle korkutulduğu, farklı düşünmenin düşmanca-teröristçe faaliyet olarak görüldüğü, biat etmeyenin yaşam şansının azaldığı, iktidar da kalmak için her türlü ayrıştırıcı-ötekileştirici politikanın uygulamaya sokulduğu kavgalı bir ortam. Parçalanmış bir Türkiye görüntüsü var.

DERS ÇIKARMAK

Türkiye bu politikasızlık ve bu parçalanmışlıkla, bu ağır ortamı götüremez.
Ülkeyi yönetenler bu durumdan ders çıkarmazsa, içerisi de dışarısı da felakete dönüşür! 
Bu yanlışlarda ısrar, zaferleri acılı anılara dönüştürebilir.

 
26 Şubat 2018 Pazartesi 15:26 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
6
4
1
1
13
2
Galatasaray
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Konyaspor
6
3
2
1
11
5
Beşiktaş
5
3
1
1
10
6
Malatyaspor
6
3
1
2
10
7
Ankaragücü
6
3
1
2
10
8
Göztepe
6
3
0
3
9
9
Kayserispor
6
2
2
2
8
10
Trabzonspor
6
2
1
3
7
11
Antalyaspor
5
2
1
2
7
12
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Bursaspor
6
0
5
1
5
15
Sivasspor
5
1
2
2
5
16
Çaykur Rizespor
6
0
3
3
3
17
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
18
Erzurum BB
6
0
2
4
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
20.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131735364146
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
22.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010412274649
 
Şans Topu
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020306203001
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık