İnanılmaz! Matematik seçmeli, Din Kültürü zorunlu
Mustafa Önsel

Çok geç kalmadan Yunanistan’a “hadi oradan iftiracı” diyelim

Mustafa Önsel

 
20 Mayıs 2018 Pazar 09:08 
Yorum YapYazdır
 
 

 

19.05.2018 17:43 Karakter boyutu :  

 

19 Mayıs 1919 deyince hepimiz, Gazi Mustafa Kemal’in emperyalizme ve onun işbirlikçisi işgalci Yunana karşı direnişi başlatmak için Samsun’a çıkışını hatırlarız değil mi?

İşte bu günü Yunanlı başka türlü anmaya başlamış…

Anlatayım…

Emperyalistlerin gündeminde, alttan alta ısıtılan başımızı ağrıtmaya çalışacakları yeni bir konu var. Aslında yeni olması bizim için geçerli. Çünkü Türk kamuoyunun gündemine henüz yeterince girmeyen bu konu, uzun zamandır Yunanın, bir süre önce de bir kısım batılı ülkelerin gündeminde zaten.

Sözü edilen konu, yine tekrarlana tekrarlana gerçek olduğu algısı yaratılacağı düşünülen tarihi bir saptırma. Fakat saptırma da olsa tıpkı sözde Ermeni Soykırımı yalanında olduğu gibi devamlı ve etkin şekilde yapılan propagandalar sonucu, bir süre sonra dünya kamuoyunun dikkatinin bu olaya çekilebileceği ortada.

İhtimal dâhilindedir ki bizim şimdilik pek ilgilenmediğimiz bir tarihi yalan daha kucağımıza bırakılacak.

İşte bu yazımda kucağımıza bırakılmaya çalışılan sorunu tanımlayıp “bunun babası sizsiniz” dayatmasına karşı dikkat çekmeye çalışacağım.[1]

YUNANİSTAN’IN “PONTUS SOYKIRIMI” İDDİALARI

Bu iddiaların temelinde, 19. yüzyılın başlarında Osmanlı Devletine karşı başlatılan ayrılıkçı faaliyetler sonucunda meydana gelen olaylar yatmaktadır. Sözü edilen tarihten itibaren kilisenin ve Rum ileri gelenlerin gayretleriyle Anadolu’da yaşayan Ortodoks Hristiyanlar kendilerini Yunan toplumunun bir parçası gibi görmeye başlamışlardır.

Gelişen Yunanlılık bilinci, Doğu Karadeniz bölgesini de Megali İdea’nın (Büyük Hayal) hedeflerinden birisi haline getirmiştir.

1870’den sonra Yunanistan’dan gönderilen önemli miktardaki Grek nüfusuyla güçlenen ve bilinen adıyla “Pontusçuluk”[2] hareketi, Doğu Karadeniz’de bir Rum Devleti kurma amacı taşımaktaydı.[3]

Yunanistan Devletinin kurulmasıyla ortaya çıkan ayrılıkçı hareketler, özellikle Balkan Savaşları sırasında Türk köylerine Rum çetelerin saldırmasıyla alevlenmeye başladı. Bu saldırılarda pek çok masum Türk sivil hayatını kaybetti. Saldırılanların tek suçu Türk olmalarıydı. Rumlar, özellikle Trabzon çevresinde etnik temizlik çabasındaydılar ve bu kilise tarafından destekleniyordu. Bu tam anlamıyla bir soykırımdı. Zor durumdaki Osmanlı Devleti yeterli güvenlik tedbiri alamıyor, saldırıları önleyemiyordu.

Müdafaa-i Hukuk teşkilatının ortaya çıkışı bu gereksinimden kaynaklandı. Türk halkı bu teşkilat sayesinde Rum saldırılarına karşı direnmeye başladı.

Özellikle Gazi’nin 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile birlikte üstünlük bölgedeki Türklerin lehine döndü.

Nihayet Cumhuriyeti kuran iradenin, Anadolu’da hâkimiyeti ele almasıyla kurulan düzenli ordular marifetiyle bu isyan bastırıldı.

İşte söz konusu isyan sırasında meydana gelen çatışmalarda hayatını kaybeden Rum çeteciler, bugün katledilen masum Rum halkı(!) oluyor, güya Rumlar isyanın bastırılması sırasında sistematik olarak yok ediliyor.

Ne güzel değil mi? Ülkenizde size isyan eden, halkınızı öldüren birilerine siz kurbanlık koyun gibi boynunuzu uzatın! Bundan sonra böyle bir saldırıya uğrarsanız da kendinizi savunmayın! Yapılmak istenen esasında budur! Yoksa nüfusu 12 milyonu geçmeyen Yunanistan’ın bu tür isteklerde bulunması haddini çok aşar.

Ama destekçileri emperyalist büyük devletler, planları çerçevesinde bizim meşru savunma hakkımızı bile sorgulamaya çalışıyorlar; daha sonraki olası saldırılarında bu eziklik altında hiç bir karşılık vermememizi sağlamaya gayret ediyorlar…

Buna “hadi oradan be” diyebiliriz, demeliyiz. Bunu söylerken onların iddialarını çürütecek faaliyetlerde bulunmamız, onların dünya kamuoyunu aleyhimize şekillendirmelerinin önüne geçmemiz de elzemdir.

“PONTUS SOYKIRIMI” İFTİRASINDAKİ MEVCUT DURUM NEDİR

Yunanistan’ın başını sadece belaya sokmaktan başka bir şeye yaramayacak olan ve Megali İdea olarak bilinen tarihi hedefleri; bu çerçevede Türkiye karşıtı faaliyetleri; Kıbrıs, Ege, Batı Trakya sorunlarıyla zaten gergin olan ilişkileri, ilerleyen zamanlarda daha da sorunlu hale getireceği açıktır.

20. yüzyılın başında dünya kamuoyunun dikkatini bölgeye çekmeye çalışan Yunanistan, o günlerde konuyla ilgili tamamı tarihi çarpıtmayla dolu pek çok kitap yayınlanmasını sağlamıştır. Ancak iddianın temeli olmadığından o gün için başarılı olamamıştır.

Yunanistan’ın “Pontus soykırımı” iftirasını devlet tezi haline getirmesi 20. yüzyılın son çeyreğinde, 24 Şubat 1994’te Yunan Meclisinde alınan bir kararla olmuştur. Kararda 20. yüzyılın başında Doğu Karadeniz’de yaşayan Rumlara soykırım yapıldığına dair bir kanun tasarısı kabul edilmiştir. Bundan sonra Yunanistan “Pontus soykırımı” iftirasını, bir devlet politikası olarak, önce ülke içinde, sonrada dünya ölçeğinde tanıtmak için yoğun bir çaba içerisine girmiştir.

1994’ten beri her 19 Mayıs günü “Pontus soykırımı” anma törenleri yapılmaktadır (Ne yazık ki ülkemizde de 19 Mayıs günü yetkililerce yasaklanma, savsaklama sürecine sokulmuştur.).

Anma günlerinde üst düzey Yunan yöneticileri resmi sıfatlarıyla açıktan Türkiye’yi suçlayıcı demeçler vermekte, açıklamalar yapmaktadırlar. Böylece nüfusunun üçte ikisi göçmenlerden oluşan, aslında ciddi bir kimlik sorunu bulunan Yunanistan; Kıbrıs, Ege, Batı Trakya vb sorunlar çerçevesinde oluşturduğu “Türk nefreti” üzerinden iç birliğini, bu yeni yaratmaya çalıştığı sorunla daha da güçlendirmeye çalışmaktadır. Bu “Türk nefreti”, halkı bir arada tutma ve kaynaştırmada önemli rol oynamaktadır.

Bu kapsamda nefret ateşine odun olma durumundaki “Pontus soykırımı” iftirası Yunan iç kamuoyunun desteğini almaya başlamıştır.

***

Yunanistan, “Pontus soykırım” iftirasını sadece iç siyaset malzemesi yapmasının ötesine geçmiştir. Dünyanın pek çok yerinde lobi faaliyetlerinde bulunarak, bu iddiaların tanınması için olağanüstü çaba harcamaktadır.

Şu an için pek çok ülkede soykırım anıtları dikerek o ülke kamuoyunun dikkatini konuya çekmeyi başarmıştır.

Yunanlar, ayrıca dünya ölçeğinde sayısı iki yüze yaklaşan Pontus dernekleri kurmuşlar, dernekler ve çeşitli internet siteleri vasıtasıyla Türkiye aleyhtarı faaliyetlerine yoğun biçimde devam etmektedirler.

Bu çalışmaların sonucu ABD’nin başta New Jersey ve Güney Caroline olmak üzere 8 eyalet meclisinde, Türklerin Rumlara soykırım yaptığı kabul edilmiştir. Kanada tarafından da kabul edilmek üzere olduğuyla ilgili bilgiler gelmektedir.

Yunanların, yoğun çabalarının sonucu bu iftiralarına dünya kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardıklarını söylemek durumundayız.

Hedefleri, 2019’da yani söz konusu iftiranın yüzüncü yılında, özellikle sözde Ermeni soykırımını tanıyan ülkelerin meclislerinde “Pontus soykırımının” tanınmasını sağlayarak Türkiye’yi biraz daha köşeye sıkıştırmaktır.

TÜRKİYE NE YAPIYOR

Hiçbir şey yapmıyor desek yeridir. Ne diplomatik, ne psikolojik.

Tarihsel sorunlarımızın olduğu bir Yunan masamız bile yoktur. (Hemen ifade edelim ki Kardak krizinden sonra Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Yunanistan- Kıbrıs dairesi kuruldu. Ancak daha sonra burada çalışanların tamamı başta Balyoz iftirası olmak üzere süreçteki çeşitli kumpas davalara bulaştırılarak cezaevine atıldı. O daire de 2012 yılında kapatıldı.)

İç kamuoyunun Doğu Karadeniz tarihiyle ilgili yeterince bilgisi bulunmamaktadır. 20. Yüzyılın başında bölgede yaşanan olaylarla ilgili basmakalıp, kulaktan dolma bilginin ötesinde fazlaca bir şey bilinmemektedir.

Söz konusu olaylar, yaşananlarla ilgili Türkiye’de bilimsel anlamda pek çok çalışma gerçekleştirilmiş, yayın yapılmıştır. Ancak bunlar yabancı dillere çevrilerek dünya kamuoyunu etkileme durumunda değildir. Bırakın dış kamuoyunu, iç kamuoyunda dahi bu eserler yeterince incelenmemiş, okunmamıştır.

Bu edilgen tavır, tıpkı “Ermeni soykırımı” iftirasında olduğu gibi ileride tarihi gerçeklerin sözünün edilmediği ve bizim haksız bir ithamla daha boğuşmak durumunda kalmamıza sebep olacaktır.

NE YAPMALI

- Yunanistan masası ivedilikle kurulmalı, alınacak tedbirler tek elden yürütülmelidir.

-Konuyla ilgili öncelikle Türk kamuoyu aydınlatılmalıdır.

Bu kapsamda;

Bölgede yaşananlar tüm açıklığıyla ders kitaplarında yer almalı, konu sosyal medyada, televizyon programlarında tartışılmalıdır.

Konuyu halka anlatabilecek öncelikli hedef kitle belirlenmeli (Öğretmenler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, üniversite öğrencileri vb), onları, konunun uzmanlarınca verilecek konferanslarla bilgilendirerek kamuoyunun süratle oluşması sağlanmalıdır.

Aynı şekilde Yunanların yoğun faaliyet içerisinde olduğu ülkelerde yaşayan Türk toplumuna, dönemin tarihi yaşanmışlıkları çeşitli vasıtalarla anlatılarak, bulundukları yerlerde lobi faaliyetinde bulunmaları sağlanmalıdır.

-Dış kamuoyu ile ilgili yapılacak çalışmalar kapsamında;

Öncelikle “Pontus sorunu” ve sözü edilen dönemde bölgede yaşananlarla ilgili Türkiye’de yapılan akademik çalışmalar ivedilikle batı dillerine çevrilerek dünya kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.

Yabancı dillerde küçük broşürler, el kitapları hazırlanarak, konunun dünya ölçeğinde yaygınlaştırılıp kolayca öğrenilmesi sağlanmalıdır (İç kamuoyu için de benzer uygulama yapılmalı).

Yunan lobisinin dünyada oluşturduğu Türkiye aleyhtarı havaya karşı diplomatik ve psikolojik eylem planı hazırlanmalı ve devlet politikası olarak uygulanmalıdır.

Dışişleri ile koordineli programlar düzenlenerek yabancı ülke temsilciliklerimizde, söz konusu dönemde Karadeniz’de yaşananlar bizzat muhataplara anlatılmalıdır.

Ayrıca Rum çeteciler tarafından katledilen veya çetelerden kaçarken hayatını kaybeden yaklaşık iki yüz bin insanımız isim isim iddia sahiplerinin önüne konulmalıdır. Saldırıya uğrayanların, can verenlerin Türk olmaktan başka bir suçları yoktur. Asıl bu soykırımdır. Bu, gündem yapılmalıdır.

TBMM, bu ve benzer olayları değerlendirmeli, gerekirse yapılanlarla ilgili tarihi kararlar almalı, alabilmelidir.  

Konuyla ilgili elbette yazdıklarımın dışında alınabilecek pek çok tedbir bulunmaktadır. Ben, konuyla ilgili uzmanlarından da bilgi alarak, naçizane genel çerçevede önerilerde bulundum. Bu önerileri geliştirmek, uygulamak, ülkeyi yönetenlerin işidir.

Çok geç kalmadan, yavuz hırsız ev sahibini pataklamadan, Yunanlara “Hadi oradan iftiracı” diyerek başlayalım derim…   

Mustafa Önsel

Odatv.com

[1] Konu ile ilgili Trabzon’da ve Doğu Karadeniz’de sayısız saha araştırması yapan Profesör İbrahim Tellioğlu’nun yaptığı değerli çalışmaları baz aldığımı ifade edeyim.

[2] Konuyla ilgili bakınız Odatv’de 14 Mayıs 2018 tarihinde yayınlanan “Pontus Pontus Dedikleri” başlıklı yazım.

[3] Stefanos Yerasimos, “Pontus Meselesi” (1912-1923) Toplum ve Bilim 43. Sayı, 1988, s.33.

 
20 Mayıs 2018 Pazar 09:08 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1481 - II. Beyazıt, Osmanlı padişahı oldu.
1622 - Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman'ın yerine I. Mustafa, ikinci kez tahta çıkarıldı.
1795 - Fransa'da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
1861 - Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey'e katılacaktır.
1873 - ABD'de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean'in patentini aldılar.
1878 - II. Abdülhamit'i devirmek, Çırağan Sarayı'nda tutulan V. Murat'ı tahta çıkarmak amacıyla Çırağan baskınını düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
1883 - Endonezya'daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos'ta gerçekleşecektir.
1891 - Sinema tarihi: Thomas Edison'un kinetoscope adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
1896 - Paris Operası'nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi seyirci kalabalığının üzerinde düştü, bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux ünlü gotik romanı Operadaki Hayalet'i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk başkanı oldu.
1928 - Türkiye'de uluslararası rakamlar kabul edildi.
1932 - Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu'nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğuna Newfoundland'dan başladı. Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot ünvanını almış oldu.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
1948 - Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
1955 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon'da kuruldu. KTÜ, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
1956 - ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini Pasifik Okyanusu'nda bulunan Bikini Atolünde yaptı.
1963 - Bazı ordu birlikleri, Ankara'da Talat Aydemir'in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
1971 - Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
1974 - THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
1980 - Quebec'te yapılan halk oylamasında, halkın %60'ı eyaletin Kanada'dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde meclise verilen teklifi reddetti.
1983 - AIDS'e yol açan HIV Virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
1983 - Necdet Calp başkanlığında sosyal demokratlar Halkçı Parti'yi kurdular.
1990 - Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Hava Kuvvetleri'nden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
2000 - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi yaralandı.
325 - Roma imparatoru Konstantin, ilk Ekümenik Konsilin İznik'te düzenlenmesini sağladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
33
20
9
4
69
2
Başakşehir
33
19
9
5
66
3
Beşiktaş
33
18
8
7
62
4
Trabzonspor
33
17
9
7
60
5
Malatyaspor
33
13
8
12
47
6
Antalyaspor
33
13
6
14
45
7
Konyaspor
33
9
16
8
43
8
Alanyaspor
33
12
7
14
43
9
Çaykur Rizespor
33
9
14
10
41
10
Kayserispor
33
10
11
12
41
11
Fenerbahçe
32
9
13
10
40
12
Kasımpaşa
33
11
6
16
39
13
Sivasspor
32
9
11
12
38
14
Ankaragücü
32
10
7
15
37
15
Göztepe
33
10
5
18
35
16
Bursaspor
33
6
16
11
34
17
Erzurum BB
32
7
11
14
32
18
Akhisar Bld.Spor
33
6
8
19
26
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
16.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050618374853
 
On Numara
13.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02030412222425283031344344475153555758616671
 
Sayısal Loto
18.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu162126424548
 
Şans Topu
15.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu020712223102
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:44
  • Güneş04:52
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:45
  • Yatsı21:36
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık