Son ankette flaş sonuçlar
Nihat Genç

Conolarla tırt Kemalistler bu afişe ne diyor

Nihat Genç

 
12 Şubat 2018 Pazartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 

Aşağıdaki HDP Kongresi'nde asılı afişe iyi bakın: “Eşit Yurttaşlık Ortak Vatan.”

İşte CHP son kurultay bildirgesinde Apo'nun bu laflarını aynen HDP'den araklayıp “bildirgesine” bir madde olarak koyup Türk Milleti'ne ilan etti.

Bunun üzerine biz de Odatv’de “Conolarla Tırt Kemalistler el ele” başlıklı bir yazı yazdık. Yazımızda “tırt” Kemalistler Tuncay Özkanlar, Mustafa Balbaylar hatta Muharrem İnceler'in ve birçok CHP'linin bu “açılım” deklaresine hiç itiraz etmediğini neden itiraz etmediğini anlatmaya çalıştık, yetmedi, Ulusal Kanal'da 80 dakikamızı bu ifadelere ayırıp enine boyuna “eşit yurttaşlık”ı masaya yatırdık, derken...

Aynı yazımızda şu cümleleri de kullandık, Cumhuriyet yazarı Emre Kongar kurultay bildirgesine alkışlar, övgüler düzerken “açılım”a itiraz etmedi, dedik.

Emre Kongar Bey, Twitter sayfasında, “hayatı boyunca kimlik siyasetine karşı olmuş bana bir haddini bilmez laf atıyor” diye yazdı.

Haddini bilmez, ben, Nihat Genç oluyorum.

Emre Kongar Bey hayatı boyunca kimlik siyasetine karşı olmuşsa yukarıdaki fotoğrafta yazan cümlelerin ne anlama geldiğini bizden iyi biliyor olmalı.

Ve kimlik, etnik siyasetine karşıysa yeni CHP'nin bildirgesinde bu “kimlik ve etnik” siyaseti maddesi (bildirgede aynen yazıyor: Eşit yurttaşlık ülke bütünlüğü) gözünden kaçmamış olmalı.

Aksine yeni CHP'nin açılım içeren bildirgesine övgülerle sütununa taşımış.

(“Eşit yurttaşlık ortak vatan” ne demek, durumdan habersiz gençler için ve TV'lerini yeni açanlara bir daha tekrar anlatalım, bir Kürt federasyonu kuruluyor ve Kürtler kendi içlerinde eşitler, bu taraftaki Türkler de kendi içlerinde eşitler ve iki ayrı federasyon birbirine eşit ve bu etnik ifadeler anayasada aynen Yugoslavya, Irak anayasası gibi Türk, Kürt yazılıyor, yani vatan Türk ile Kürt arasında bölüşülüyor, ortak vatan oluyor, “ülke bütünlüğü” böyle oluyor...)

Durum budur.

Bence haddini bilmeyenler “ülkeyi bölenler”dir.

Bence haddini bilmeyenler ülkeyi bölenlere karşı seslerini çıkartmayanlardır.

Bence haddini bilmeyenler, Cumhuriyet Gazetesi'nin ve dahi Halk TV'nin ve dahi Atatürkçü kadın ve düşünce derneklerinin ve dahi birçok Sözcü yazarının ve dahi her cümlesine Atatürk'ü zikrederek başlayan onlarca (tırt) Kemalist yazarın ve dahi Aydın Doğan medyasının... Bildirgedeki bu “açılım” maddesine seslerini çıkartmayanlardır.

“TOPLU ZİKİRLE” KUTLANDI

Aksine yeni CHP'nin açılım programına yukarda ismi yazılanlar “toplu zikir törenleriyle” katıldılar.

Malumunuz zikir törenlerinde önce Allah'ın Peygamberin sonra evliyaların sonra da şeyhlerinin adı halakada toplananlar tarafından “zikr” edilir (defalarca nakaratla topluca uyum içinde söylenir).

Yeni CHP'nin açılımı Cumhuriyet Gazetesi, Halk TV tarafından ve dahi yurt genelindeki CHP teşkilatlarında “toplu zikirle” kutlandı.

Bu toplu zikiri yandaş medyadan iyi tanıyoruz. Tayyip Erdoğan o gün ne derse akşam ekrana çıkıp hep birlikte “toplu zikire” başlıyorlar, Tayyip Bey “Ey Eset” derse o akşam hepsi toplu zikre başlıyor: “Ey Eset” diye zikir çekiyorlar, Tayyip Bey, “Ey Trump” derse, o akşamki zikir programı da “Ey Trump” oluyor...

Şimdi ise hayretle izliyoruz kendilerine Cumhuriyetçi, çağdaş, eleştirel, Atatürkçü diyenler Yeni CHP'nin ve Dersimli'nin her lafını onaylayıp birlikte “toplu zikir”çekmeye başladılar.

Ancak bu sefer toplu zikir halakalarında PKK uzantısı HDP de var.

Oysa tarikatlar dahi çeşitlidir ve her tarikatın zikir törenleri farklıdır, bugün gördüğümüz artık yeni CHP ile HDP de aynı isimleri aynı ritüel (tören, kuralları) içinde zikrediyor.

Aydın denilen insanlar “toplu zikir” törenlerine katılmaz, çünkü kendi fikirleri vardır.

Şayet aydınlar her tarikatın zikir törenine ayıla bayıla katılıyorsa burada aydının “kimliğiyle” ilgili bir sorun vardır.

Aydınlar bir toplumun “as” oyuncularıdır, her role soyunmazlar, ancak ucuz oyuncular kendilerine hangi rol verilirse senaryoyu okumadan o rolde oynarlar.

Hatta, eski Milli Kurtuluş günlerinde temsilen oynanan Kurtuluş Savaşı kahramanlık sahnelerinde sıradan halkımız dahi fırıncısı, bakkalı, Rum ve Ermeni rollerini kabul etmez ve Kurtuluş günlerinde birçok şehrimizde yalandan oynanan Rum, Ermeni rolü için dahi kimse bulunamaz.

Mesela Cüneyt Arkın'ı kimse Bizanslı rolüyle oynadığını göremedi.

Mesela bir bakkalımız kurtuluş günlerinde temsili Rum rolünde oynamışsa yuhlanır rol üstüne yapışır, küfür yer, bu yüzden oynamaz.

Ancak günümüzde bazı aydınlar pekala bir taraftan Atatürkçü rolüne bir taraftan “Apocu” rolüne girebiliyor. Savaş diliyle söylersek hem mavi kuvvet hem kırmızı kuvvet içinde rol alabiliyor, neden?

BU ABD PROJESİDİR

Tertemiz Atatürkçü cumhuriyetçi samimi insanları kandırmak için, kafa karıştırmak için, riyakarlıkları yüzünden ya da bu rolleriyle insan içine çıkamayacaklarını bildikleri için “aydın” maskesi takarlar.

Afrin sonrası yandaş medyayı izlerseniz ülkemizdeki İslamcılık ideolojisinin birden “Nasyonal İslamizm”e evrildiğine şahit olacaksınız, bu bir süreçti, sonunda İslamcılık Osmanlı'dan ümmet'ten dönüp gözlerinizin önünde “Nasyonel İslamizm” oluverdi.

Bir düşünceyi takip eden aydınlarınız yoksa bu fikri tutarsızlığa siz de düşebilirsiniz, tıpkı, bir çok sol ve sosyal demokrat aydının “etnik milliyetçilik”e savrulması gibi.

“Nasyonel Kürtçülük” bir ABD projesidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise Kuvayı Milliye'nin eseridir.

Bir tarafta Atatürkçü, Cumhuriyetçi aynı anda Nasyonel Kürtçü rolünde oynamak mümkün değildir.

Emre Kongar Bey, gelin artık ucuz rollerde oynamayın.

Bugün yazdığınız köşe Uğur Mumcu'nun köşesidir, Uğur Mumcu 1985 yılında “Asala ve PKK'ya açıktan karşı olmayanlar Türk aydını olamaz” demişti.

Ancak bugün gazetenizin ve sizin PKK'nın ve Apo'nun “eşit yurttaşlık ortak vatan” lafını alkışlayıp övdüğünüze şahit oluyoruz, Uğur Mumcu'dan sonra PKK'da ne değişti ya da “aydınlarda” ne değişti.

Ve Sayın Emre Kongar Bey, had bildirmek istiyorsanız önce HDP'yle “açılım”da anlaşan yeni CHP'ye bildirin ve dahi haddinizi önce çok düşük kalibreli kitaplarınıza bildirin, çünkü had bildirmek, her şeyden önce bilginiz, biliminiz, seviyeniz kadar konuşmaktır.

Biz haddimizi biliyoruz, ülkemizin en temel toprak ve hukuk değerlerine bağlı sade yurttaşları olarak yaşıyoruz.

Benim görüşüm şudur yüksek değerde eser veremeyenler ancak düşük zekalı ucuz oyuncular onun bunun projelerinde rol alır, hırsızlığını dahi övdüğünüz Orhan Pamuk gibi, cemaate sırtını dayamış Elif Şafak gibi, ve Selçuklu komutanı Nurettin Zengi'yi dahi CIA ajanı yapıveren cahil yazarınız Aydın Engin gibi.

Kendilerine verilen rolleri kusursuzca oynayanlar ise “had bildirmek” makamında olamazlar, aksine “emperyalizmin figüran”larıdır.

Hem verilen figüran rollere çıkacak hem de “aydın” rolü çalacaksınız, asıl “hırsızlık” budur, tıpkı neoliberallerin 30 yıldır aydın rolünü cebellezi etmeleri gibi.

 
12 Şubat 2018 Pazartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık