CHP ve İYİ Parti seçmenine yönelik skandal anket manipülasyonu
Nihat Genç

Ezel dizisinde FETÖ mesajları mı var

Nihat Genç

 
26 Kasım 2018 Pazartesi 20:02 
Yorum YapYazdır
 
 

'EZEL' dizisi yedi sekiz yıl önce yetmiş bölüm yayınlandı, oyuncu kadrosu müthiş: Tuncel Kurtiz, Haluk Bilginer, Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzaoğlu, vs.

Ancak bana ve birkaç gazeteciye gelen bir mesaj konuyu yeniden hatırlamama neden oldu. Gönderen kişi, dizide zamanında yapılan bir göndermeden yola çıkıp dizi aylarca çalışmış ve bazı şifrelere ulaşmıştı. Dizide FET֒nün gizli mesajlarının saklı olduğunu iddia ediyordu.

Eğer doğruysa, Ezel dizisi bir FETÖ'cülük nedir ne değildir gizli mesaj şifre nedir ne değildir konusunda sinema ve iletişim bölümlerinde ders diye okutulmalı.

Öyleyse dizi baştan aşağı 'şifrelerle' dolu. Haklıysa asıl suç hepimizin, dizide bu kadar aleni FETÖ mesajını nasıl görmezden geldik?

Kafanızı karıştırmamak için ve konuyu boğmamak için sadece belli başlı gizli işaretlerden bir kaç tanesini verelim.

  1.

Kenan İmirzaoğlu'nun olduğu bir sahnede ve defalarca gösteriliyor duvarda FETÖ'nün maskı asılı duruyor.

Üstelik maskı incelediğinizde bu maskın FETÖ'nün yüz kalıbından birebir aslına uygun aynen alınmış olma ihtimalini düşünüyorsunuz.

  2.

Haluk Bilginer'in öldürülme sahnesinde yakın planda Haluk Bilginer'in yüzü gölgelenmiş ve birebir ATATÜRK'e benzetilmiş. Bir reklam filminde daha öncede Atatürk'ü oynayan Haluk Bilginer'in yüzü şaşırtıcı derecede tıpkısının aynısı Atatürk'e benzetiliyor ve o an öldürülüyor.

  3.

'Yeğen' diye konuşan Ramiz-Tuncel Kurtiz'in aslında FETÖ olduğu bir çok sahnede ayrıntılarıyla işlenmiş, şeker hastası olduğu söyleniyor, FETÖ'nün baba adı Ramiz ana adı Rabia alenen veriliyor.

  4.

Tuncel Kurtiz'in Hasan Sabbah'la ilgili o meşhur konuşması, sultanı korumalarıyla tehdit ediyor, en yakınındayız kelleni her an alabiliriz, şeklinde bir hikaye. Ezel dizisinden geriye kalan en meşhur sahne bu.

  5.

Galatasaraylı Can Kıraç'la ilgili tuhaf göndermeler gırla gidiyor, bir yerde üstünde CAN yazan bir kart vizit, diğer sahnede Galatasaray'ın Osmanlı dönemi amblemli bir yüzük hediye ediliyor ve sonra bir tehdit cümlesi.

  6.

Kahramanlardan birinin adı SEKİZ, diğerinin adı, TEMMUZ. 15 Temmuz'u yaşamamış olsaydık bu tuhaf isimler çok da dikkat çekmeyecekti. Bir büyük iddiaya göre NATO Toplantısı yüzünden 8 Temmuzda yapılması planlanan darbe 15 temmuza çekilmiş.

Şöyle düşünün darbeden beş yıl önce bir dizi çekiliyor ve kahramanların birinin adı Sekiz diğerinin adı Temmuz.

Ve dizide on yılda bir darbeler yapıldığı vurgusu imalı şekilde ve tehditvari söyleniyor.

  7.

Yine 15 Temmuz akşamı FETÖ'cüler Köprüyü tutmamış olsaydı bazı tuhaf sahneleri anlamayacaktık, şöyle bir sahne, derin devlet imalı bir karakter (ki muhtemelmeşhur Yeşil göndermesi okunuyor) köprüye götürülüyor ve başına silah dayanıp soyunması isteniyor, soyunuyor ve ama başında sadece asker şapkası kalıyor.

15 Temmuz gecesi bu sahneyi yaşadık ama bu sefer üniformaları soydurulan FETÖ'cüler oldu, kime niyet kime kısmet, yani başında asker şapkalı olanlar soydurulup öldürülecekti, çok manidar sahneler.

  8.

Ve ınınınnn ın, final. Sızıntı Dergisi'nin meşhur bir kapağında bahara-dışarıya doğru açılan bir kapı vardır. Filmin son sahnesi Sızıntı Dergisi'nin bu dışarıya açılan kapı görüntüsüyle biter.

Kafanız karışmasın ve video kalabalığıyla boğuntuya uğramayın diye sadece belli başlılarını verdim.

Sevgili okuyucu, dizinin oynadığı günlerde izleyicinin bir çok gizli şifreye uyanmamış olması insan anlayabiliyor, ancak.

Bahsedilen şifreler içinde en çok tuhafıma giden dizinin kötü karakteri Haluk Bilginer'in öldürülme sahnesi.

Bu sahnede Haluk Bilginer tam olarak Atatürk'e benzetilmiş.

Ben de doğal olarak sordum: Hadi izleyici bizler hızla akan sahneleri fark edemedik, ancak, Haluk Bilginer o sahnede kime nasıl ve niye benzetildiğini bilmiyor olabilir mi?

Ezel dizisinde bu sahne bugüne kadar yapılmış Atatürk benzetmelerinin en başarılısı.

Ve başına silah dayayıp kötü adam diye kodladıkları Atatürk'ü öldürüyorlar.

Bütün şifre tartışmalarını geçtim, açılım ve kumpaslar sürecinde yükselen Atatürk düşmanlığına son derece uygun görünüyor.

Sayın Haluk Bilginer bey,

Bu sahnede FETÖ'cüler'in sizi kime benzettiğini bilmiyor olamazsınız. Seyircinin gözünden kaçsa da özene bezene yaptığınız Atatürk makyajınızdan habersiz hiç olamazsınız.

Sizler yüksek kalitede sanatçılarsınız 'gerçeği' 'olup biteni' o uyanık sanatçı gözlerinizle görmemiş olabileceğinizi sanmıyorum.

Oynadığınız kötü adam rolünde Atatürk'ü canlandırıp sonra öldürtülmesi birilerinin hayal gücü haşa iftirası suçlaması mı? Sahneler tüm gerçekliğiyle ortada, uydurmuyorlar.

Size çok iyi bildiğinizi düşündüğüm Cinayeti Gördüm filmini hatırlatmak isterim.

Cinayeti Gördüm filminde avare bir fotoğrafçı parkta gelişigüzel fotoğraflar çeker. Ancak eve gidip filmleri banyodan çıkardığında kendi gözleriyle görmediğini objektifin gördüğüne şahit olur.

Fotoğrafçı çıplak gözleriyle görmemiştir ama objektif bir cinayeti görmüştür.

Cinayeti Gördüm filmi bu yüzden ahlaki felsefi olarak üzerinde çok yazılmış çizilmiş bir filmdir, çünkü, dünyadan habersiz takılan fotoğrafçı, kendine şu soruyu sorar, fotoğraf makinemin çektiği görüntüden ben ahlaken sorumluyum.

Bu yüzden polise gider.

İster misiniz bu yaşta size sanat sanatçı sanatın konusu sanatçının sorumluluğu gibi konularda birkaç laf etmemi.

Mesela FETÖ'cüler beni Atatürk'e benzetip sonra başıma silah dayayıp öldürtseydi bunun anlamı nedir diye hem kendime hem senariste hem kamuoyuna sorardım.

Hangi yüksek kalitede sanatçı olursanız olun hangi fikirde sanatçı olursanız olun sanatçı ahlakı sormanızı gerektirir!

Atatürk'ü öldürmek isteyenler sizleri canlı canlı kullanmasından hiç rahatsızlık duymadınız mı?

Kötü adam karakteriyle oynadığınız şahsınızda Atatürk'ü ajan hain FETÖ'cülere öldürtecek ruh hali nedir?

Yoksa o yüksek sanatçılık işini ruhunuz kişiliğiniz yok olup çok 'mekanik' mi yapıyorsunuz?

Ve bu sahneden aradan geçen yedi yıla rağmen rahatsızlık duyduğunuza dair tek cümle işitemedik, hayrola, Atatürk benzetmesiyle bu sahneyi oynamak çok mu zorunluydu!

Keskin zekanız ve büyük oyunculuğunuz ve taş gibi sert iradeniz bu FETÖ'cü tezgahta niçin hiç endişe duymadı!

FETÖ'cülerin kılıktan kılığa sokup vatana ihanetlerini gerçekleştirdikleri nasıl bir sanattır?

Sanatçılığınızı sorguladığım bu satırları istediğim kadar uzatayım değil pişmanlık ya da sizi şüpheye düşüreceğimi bir nebze acı utanç duygusunu hissedebileceğinizi hiç sanmıyorum.

“Düpedüz yalan, görmedim, duymadım, bilmiyorum, orada değildim”diyebilirsiniz, ama, CİNAYETİ BİZ GÖRDÜK.

Büyük yetenek, şan, ün, para, şöhret, sanatçılık için demek ki yetmiyormuş.

Haluk Bilginer bey, bazı insanlar kötüdür sanatları şeytanidir. Sırf kötülük yapmak için kötüdürler. 

İnsanlar yanılabilir başarısız olabilir tufaya gelebilirler bu başka şey, ama bazı insanlar kötülüğü seçerler.

Bu kadar kötülüğü bir sanatçının bünyesi nasıl kaldırır, aradan geçen altı uzun yıl içinde hiç yorgunluk hissetmediniz mi?

Anladığım şu, bir insan duygudaşlık hissetmediği dili konuşmamalı o dilde oynamamalı.

Anlamadığım şu, yetişkin sanatçı yaşına rağmen kafa rahatlığı için temiz bir vicdan mı para mı sorusuna hala cevap bulunamayışı.

Bir de Haluk Bey, Atatürk zaten 1938'de ölmüş değil miydi, bir daha öldürmeyi neden istediler, ve kötü adam karakterinizle benzetip bir daha öldürünce siz ne hissettiniz, içinizin yağları mı eridi?

Geçen yazımda EZEL dizisinin bir Fetö yapımı olduğunu ifşa edince Fetöcü hesaplar önce saldırıya geçti ve sonra bıçakla kesilmiş gibi birden sustular, neden?

“Neden”e geleceğim.

70'li yıllarda “Bozkurtların Dirilişi” ülkücüler için neyse Gorki'nin “Ana” romanı solcular için neyse, Ezel dizisi de Fetöcüler için aynısı.

Ezel dizisi videolarına özellikle Ramiz dayı aforizmalarına uzun yıllar ve halen Fetöcü hesaplar neden çok büyük bir ilgi gösteriyor?

Çünkü Ezel dizisi Fetöcüler'in “kripto” kimliklerini inşa etti, motive etti.

Yani sadakat ve gizlilik üzerine adanmış hayatlarının felsefesi, gizemi Ezel Dizisi'nde apaçık ortada.

Bakın şu cümlelere: “Sırrın Kaderin Olacak.”

Fetöcü ajanların mottosu!

“Herkesin kimseye anlatmadığı gizli bir sırrı, herkesin kimseye göstermediği gizli bir yüzü vardır, yeğen.”

“Ölüm gibidir sadakat, bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yok…”

“Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğen yolun başında kimdin unutursun…”

Ve: “Bu işi ben başlattım bitirmeden bırakmam.”

Bu replikler sıradan aforizmalar değil Fetö'nün Fetöcüleri “kimlik inşa etme, eğitim felsefesi.”

Şu cümleye ne dersiniz: “Bir köprü üstündeyim önümde şeytanlar arkamda melek, aşağısı ateş...”, ayrıntıları girmeyelim boğulursunuz.

GENELKURMAY'IN KIRMIZI LİSTESİNE GÖNDERME Mİ

Ezel dizisinde bu aforizmaların çok alakasız yani konuyla ilgili-ilgisiz serpiştirildiğine şahit olacaksınız, şifreler mesajlar gırla gider, mesela bizim izleyip, tespit edebildiğimiz farklı sahnelerde tam yirmi ayrı kilise var, nedir bu kiliseler, kime mesaj?

Dizide kumpas içinde kumpaslar da gırla gidiyor, mesela Fetö'yle ilgili yaygın bir komplo bilgisi vardır, 1973 yılında Fethullah Gülen, Vehbi Koç, MİT’çi Fuat Doğu'yla İstanbul'da bir toplantı yaptığı iddiası. İşte dizide şöyle bir sahne (bu bilgiyi onaylarcasına) Ramiz Dayı'nın olduğu bir yer basılır. Polis, Ramiz dayıyı bulamaz ve polis şefi “Ramiz bizimle dalga geçiyor”, der. Sonra polislere şu hikayeyi anlatır: “Burası neresi biliyor musunuz, 20 Kasım 1973'de bu şehir ona (Ramiz dayıya - Fetö'ye) burada verildi.”

Başka bahis, mesela dizide bolca kullanılan Kırmızı Kitap nedir? Genelkurmay'ın kırmızı listesine gönderme mi?

Uzatmayalım, Fetöcü hesaplar saldırılarını neden bıçak gibi kestiğine gelelim.

Çünkü Ezel'in Fetöcü mesajlarla dolu olduğunu aktardığım yazıdan sonra şöyle bir twit attım:

"Ezel dizisi yönetmeniyle bugünlerde yeni başlayan Çarpışma dizisinin yönetmeni aynı yönetmen. Ve yönetmen Fetöcü mesajlarına kaldığı yerden aynen devam ediyor. Şöyle:

Çarpışma dizisinin ikinci saat sekizinci dakikasında trafik polisi anons yapıyor: Plakayı veriyorum 34 Fatsa Giresun Hatay. (Fetullah Gülen Hocaefendi'nin baş harfleri). Yetmiyor, yönetmen anlaşılamayacağını tahmin ediyor ki, trafik polisi şöyle devam ediyor: Tekrar ediyorum Fatsa Giresun Hatay.

Yani, yönetmen Fetöcüler'e 'dizimiz başlıyor' haberiniz olsun, selamı yolluyor.”

Çarpışma dizisi henüz ikinci bölümde ve henüz şifreler açılmadı, ancak, çarpışma dizisini de tavsiyem bir trafik kazası olarak değil 15 Temmuz darbe gecesini bir çarpışma olarak kodlandığını kabul ederek izleyin.

İşte Fetöcüler, Çarpışma dizisinde “Fatsa Giresun Hatay” şifresinin açığa çıkmasından korktular ve bu bilgiyle dizinin ifşa olacağı endişesiyle yazımızı ve iddiamızı daha fazla reklam etmemek için saldırılarına ara verdiler.

HAKKINDA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAZDIK VE NE KADAR ÖVSEK AZDIR

Gelelim BirGün Gazetesi'ne.

Fetöcüler'in Ezel'i Fetöcü olarak ifşa etmem karşısındaki paniklerini anlarım da BirGün Gazetesi haberini anlayamam. BirGün Gazetesi: “Nihat Genç'ten tuhaf iddialar, Ramiz Dayı'yı Fetöcü ilan etti”, başlığıyla, bizim yazımıza gönderme yaparak Tuncel Kurtiz'e iftira attığım şeklinde yorum yaptı.

Ve bu “tuhaf” göndermeli başlığın altına okuyucular döşenmiş, “Nihat Genç tımarhanelik deli, kafayı sıyırmış”,vs., linçvari gırla giden yorumlar.

Değerli BirGün okurları, niçin “gerçeği” merak etmiyorsunuz?

Ve BirGün Gazetesi niçin “uyanık” değilsin!

Okuyucularını kışkışlayıp gazlayacağına, okuyucularını dikkatle teyakkuzda tutmalısın, yoksa, darbe gecesi Fetö bildirisi okuyan Halk TV'ye dönersin ve Bostancı'da darbeci Fetöcü tankları alkışlayanların aptallığına düşersiniz.

Tuncel Kurtiz büyük bir sanatçıdır, Leman'da yazdığı yıllarda büyük sanatçılığına çok yakından şahit olduk. Hakkında çok güzel şeyler yazdık ve ne kadar övsek azdır.

Ancak, kabul edelim Türkiye karmaşık bir dönemden geçti, Ezel dizisinin çekildiği yılların atmosferini hatırlayın, at izi it izi karıştı ve Tuncel Kurtiz hastalığını bahane ederek diziden ayrıldı. Şöyle diyelim, iyi ki ayrıldı. Şöyle yorumlayalım, belki de bir şeylere uyandı ve ayrıldı. Yoksa, Tuncel Kurtiz'in o sisli ortamda bile bile Fetö mesajlarını okuyacağına kimsenin aklı ermez, kimsenin de böyle bir iddiası yok, olan varsa da karşısında bizi bulur.

Kardeşlerim, “hercü merc” denilen şey altının üstüne karışmasıdır, zor günler, trajik, travmatik günler toplumlar, sanatçılar kabul edelim hercü merc yaşar, işte en büyük delili Hrant'ın vurulması, bu cinayeti işleyenler yedi uzun yıl boyunca, bu cinayeti kimin üstüne yıktı ve sonuç ne çıktı?

Sonuç şu çıktı, bu cinayeti yapanlar kamuoyunu ve yüzlerce entelektüeli aldatmayı, kandırmayı, yanıltmayı başardılar?

Çok yakınından bilerek, tanıyarak şahit olduk ki Tuncel Kurtiz sadece büyük sanatçı değil çok da dürüst, ahlaklı bir sanatçıdır, ama kabul edelim, hemen herkesin tufaya gelebileceği çok zor günlerden geçtik.

HODRİ MEYDAN

Ancak Haluk Bilginer için aynı sözleri söyleyemeyeceğim, çünkü Haluk Bilginer'in hem Fetö rolünde oynaması hem de Ezel dizisinde Atatürk makyajı çok açık kasıtla bilerek oynanmış bir rol olduğu aşikardır.

Ve hiç kimse, hiç birimiz gerçek karşısında “kutsal”, korunmuş, korunan sanatçı değiliz ve tanımayız.

Gerçek'ten başka hiç bir bilgiye asla boyun eğmeyiz.

BirGün Gazetesi okuyucuları, şu soru hakkınızda daha hayırlı olur; acımasız soruları sormayı bizlere, başkalarına bırakmayın, en can yakıcı soruları zayıflıklarımız, kusurlarımız, düşmüş olabileceğimiz yanılgılar ve tufaları, önce sizler sorun.

Ve muhalifliğin neden çok uzun zamandır bir “tezgaha” dönüştüğünü hep birlikte soralım, kaba solculuk, bizim adamcılık, kaba Atatürkçülük, hepsini topluyorsun, ortaya su katılmamış bir “cehalet” çıkıyor.

Mesela unutmam mümkün mü, bir zamanlar Orhan Pamuk'un hırsızlığını deşifre ettiğimde Orhan Pamuk'u savunmak adına “Nihat Genç solcu öldürmüş bir katildir” demiş ve peşinden özür dahi dilememiştiniz.

“Tuhaf” başlıklı göndermelerle okuyucularınızı ve kendinizi “yanılgılar”, “tereddütler” içinde bırakabilirsiniz, ancak, “gerçek hayatı” değiştiremezsiniz.

Gerçek, seni beni sokaklarımızı siyasetimizi her şeyi yaka yaka ilerliyor, gerçek ne ideoloji tanır ne sanatçı ne arkadaş ne bizim adam?

Kendinizi hazmedemeyen kıskanç haset ve kin dolu gereksiz tartışmaların içine atmayın. Nihat Genç beş yüzü aşkın TV programı ve sayısı hepinizi geçen binlerce makalesi ve kimden ve nereden geliyor olursa olsun, hiç bir kötü hareketi, yanlışı affetmeyen çıplak duruşuyla, bu sütunlarda.

Davanıza, muhalif kimliğinize yücelik katmak istiyorsanız “tuhaf” gibi magazinsel başlıklarla algı yönetmeyin, bu sütunda sorulan iddialara, onuruna düşkün, dürüst adamlar gibi cevap verin.

Hodri Meydan!

 
26 Kasım 2018 Pazartesi 20:02 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Çiğdem KOÇ
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Kazım DEMİR
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
6
2
48
2
Galatasaray
22
12
6
4
42
3
Beşiktaş
22
11
6
5
39
4
Malatyaspor
22
9
7
6
34
5
Konyaspor
22
8
10
4
34
6
Trabzonspor
22
9
6
7
33
7
Sivasspor
22
8
7
7
31
8
Kasımpaşa
22
9
2
11
29
9
Antalyaspor
22
8
5
9
29
10
Alanyaspor
22
8
4
10
28
11
Kayserispor
22
7
7
8
28
12
Çaykur Rizespor
22
5
10
7
25
13
Göztepe
22
8
1
13
25
14
Bursaspor
22
4
12
6
24
15
Fenerbahçe
22
5
9
8
24
16
Ankaragücü
22
7
3
12
24
17
Erzurum BB
22
4
9
9
21
18
Akhisar Bld.Spor
22
4
6
12
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
21.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu020615192250
 
On Numara
18.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08091315171819273031363942454756596164767780
 
Sayısal Loto
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050727313245
 
Şans Topu
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081013141803
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:20
  • Güneş07:00
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:46
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:40
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık