İşte Cumhuriyet gazetesi davasında ara karar
Mehmet Polat

FİLİSTİN, DİRENİŞİN ADIDIR

Mehmet Polat

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 09:16 
Yorum YapYazdır
 
 

“Nehirden denize kadar” diye tarif eder ülkelerini Filistinliler. Bununla kastettikleri, Ürdün nehri ve Akdeniz arası topraklardır. Ülke haritası Filistin’in kurtuluşu için direnen bütün örgütlerin amblemlerinde yer alır. I. Paylaşım Savaşı sonrası emperyalizmin desteğiyle dışarıdan Yahudi nüfus taşınan ve II. Paylaşım Savaşının ardından İsrail'in kurulduğu bu topraklarda, Filistinliler çağımızın en uzun ulusal kurtuluş mücadelesini veriyor. Geçtiğimiz günlerde bu mücadele çerçevesinde iki olaya tanık olduk. Biri Filistinli tutsakların açlık grevi, diğeri Hareket el Mukaveme el İslamiye’de (kısa adıyla Hamas) yaşanan değişikliklerdi.


İsrail zindanlarındaki 6 bin 500 Filistinli tutsaktan 2 bin kadarı, 17 Nisan’dan bu yana açlık grevindeler. Mahkûmiyet koşullarının hafifletilmesi ve aileleriyle görüşme kolaylığı talep ediyorlar. Eylem, 2000 yılındaki İkinci İntifadanın lideri ve El Fetih’in silahlı gücü El Aksa Tugayları komutanı Mervan Barguti’nin çağrısıyla başladı. Ne zaman biteceği bilinmiyor. İsrail direnişi kırmak için bir yandan mahkûmlar üzerindeki baskıları arttırırken, diğer yandan psikolojik savaş sürdürüyor. Örneğin hapishane duvarlarının dibinde mangal partisi düzenlemek bunlardan biri. Ayrıca geçenlerde hücrede gizlice çekilmiş ve ne olduğu anlaşılamayan bir görüntüye dayanarak Barguti’nin açlık grevine uymadığı, gizlice bir şeyler yediğini iddia etti. Barguti’nin avukatı ise 2 yıldır görüştürülmediklerini, eğer görüş izni verilirse haberin aslının ne olduğunun hemen ortaya çıkacağını öne sürdü. Yasak kaldırılmadı tabi... İsrail her zamanki gibi dünyanın dört bir yanındaki zalimlere örnek olacak baskı yöntemleri deniyor, geliştiriyor ve ihraç ediyor…

Direniş sürerken, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal 1 Mayıs'ta Katar’ın Başkenti Doha’da Hamas’ın yeni “siyaset belgesini” açıkladı. 42 maddeden oluşan belge, 1987 Birinci İntifada sonrası Gazze Şeridinde bir mülteci kampında açıklanan 36 maddelik ilk belgeye göre bazı önemli farklar içeriyordu. Bunların en önemlisi, İsrail’in devlet olarak tanınmamasına rağmen muhatap alındığının ve 1967’de işgal ettiği topraklardan çekilmesi karşılığı görüşülebileceğinin belirtilmesiydi. 1987’deki kuruluş bildirgesi niteliğindeki metinde dini söylemlere geniş ölçüde yer verilirken, ikincisine yalnızca Besmeleyle başlanıyor ve siyaset dili tercih ediliyordu. Diğer önemli bir yenilik ise, mücadelenin Yahudi halkına karşı değil, bu halkı da kendi çıkarları için kullanan Siyonizme karşı verildiğinin vurgulanmasıydı. Ayrıca Filistin Kurtuluş Örgütü Filistinlilerin çatı olarak kabul ediliyor ve demokratik seçimlerle varlığını sürdürmesi gerektiği belirtiliyordu. Kısacası Hamas İsrail’le görüşmeyi kabul ediyor ve tüm Filistin’in kurtuluşu davasından vazgeçmemekle birlikte geçici olarak iki devletli bir çözüme razı olabileceğini açıklıyordu. Elbette Filistinli mültecilerin geri dönmesini, onlara ait olup Yahudi yerleşimcilere verilen topraklarının iade edilmesini ve tazminatlarının ödenmesini de istiyordu. Hamas yeni siyaset belgesinde, kendini dikkatli bir dille El Kaide gibi cihatçı örgütlerden ayırıyor, eskisi gibi kendini Müslüman Kardeşlerin bir kolu olarak ifade etmiyor ama görüşlerini paylaştığını belirtiyordu.

Siyaset belgesinin yankıları sürerken, Doha’da örgütün kendi içinde yaptığı bir seçimle Meşal’in 20 yılı aşkındır yürüttüğü başkanlık görevine örgütün ikinci adamı olarak bilinen İsmail Haniyye getirildi. Meşal zaten geçtiğimiz Eylül'de görevi bırakacağını açıklamıştı. Yeni siyaset belgesi bir anlamda Meşal’in örgüte mirası gibiydi. Meşal açıkladıkları yeni anlayışın Filistin sorununun çözümü için ABD başta olmak üzere bütün taraflara bir fırsat sunduğunu vurguluyordu. Belgenin hazırlanması için 4 yıl çalışılmıştı. Uzun süreden beri çeşitli çevreler tarafından hakkında konuşulmasına rağmen bu kadar gecikmesinin nedeni, örgüt içindeki uzlaşma arayışlarıydı. Çünkü Sünni inancına dayanan örgüt, aynı zamanda bölgede İsrail'in en büyük düşmanı durumundaki İran’la da iyi ilişkiler sürdürüyordu. Meşal ve Haniyye’nin temsil ettiği kanat Katar, Türkiye, Suudi çizgisine yakınken; Musa Ebu Marzuk ve Mahmut Zahar kanadı İran’a yakındılar. İran Hamas’a her zaman silah ve para desteğinde bulunuyordu. Buna karşılık para ve uluslararası diplomasi desteği için Türkiye ve Katar vazgeçilmez öneme sahipti. Bilindiği üzere Suriye iç savaşı başlayana dek Hamas’ın komuta merkezi Şam’daydı. Daha sonra bir süreliğine Türkiye’ye taşındıysa da, İsrail’le varılan anlaşmaya bağlı olarak Türkiye topraklarının İsrail’e saldırı hazırlığı için kullanılamayacağı gerekçesiyle Hamas'ın yeni merkezi Katar oldu.

Siyaset metni Türkiye ve Batılılarca olumlu karşılandı. Zaten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Ocak 2015’de Hamas’ın eski çizgisinden uzaklaşarak siyasi bir çözüm için İsrail’le görüşmelere razı edildiğini açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta ABD Başkanı Trump’la görüşmeden önce elinde Filistin sorununun çözümü için Hamas’ı razı ettiğine ilişkin bir kanıt bulunması, büyük bir avantaj gibi görünüyordu. Böylece sorun yumağı olan Arap Yarımadasına bir türlü Suriye, Mısır, Irak, Yemen üzerinden giremeyen iktidar Filistin sorunu çerçevesinde bir fırsat yakalamaya çalışıyordu.

İran metnin kısa vadede Filistin davasına zarar verse de uzun vadede düzeltileceğini öne sürdü. Tahran’daki Hamas sözcüsü direniş çizgisinin sürdüğünü ve önemli bir değişiklik olmadığını vurgulayarak, metinde kendi kanatlarının belirleyici olduğu cümlelere dikkat çekti.

El Fetih, kendilerinin 43 yıl önce söyledikleri noktaya Hamas’ın ancak geldiğini ve bugüne dek iki devletli çözümden yana oldukları için “işbirlikçi” olarak nitelendirilmeleri nedeniyle şimdi Hamas’ın kendilerinden özür dilemesi gerektiğini söyledi. Bugünlerde FKÖ lideri Mahmud Abbas da Trump'la görüşecekti. Çeşitli yorumlarda, Hamas’ın bu açıklamayla Batıdaki görüntüsünü düzelterek Abbas'tan rol çalmaya çalıştığını öne sürdüler. Bilindiği üzere Hamas hala ABD tarafından “terörist örgüt” sayılıyor ve işbirliği içindeki şirket ya da bankalara ambargo uygulanıyordu. Karel Valansi T 24 haber sitesindeki yazısında, sırf bu korku yüzünden Halid Meşal’in siyaset belgesini açıklamasına Katar İntercontinental otelinin izin vermediğini ve açıklamanın Sheraton salonlarında yapıldığını yazıyordu. Bu bile sokak isyanları içinde doğan örgütün zamanla nereye evrildiğini görmek bakımından önemliydi…

Elbette İsrail belgeyi inandırıcı bulmadı. Başbakan Netanyahu basın toplantısında belgeyi sembolik olarak yırtıp çöp kutusuna attı. Ancak bu göstermeliktir. Çünkü Arap Yarımadasında olaylar İsrail’in istediği gibi gelişmiyor. En büyük düşmanı Saddam yıkıldı ama yerini daha kararlı bir düşman olan İran aldı. Yine başka bir düşman Esat çok büyük darbeler yemesine rağmen hem İran’la bağlarını güçlendirdi, hem de bir denge unsuru olan Rusya’nın tam desteğini aldı. İsrail ordusunu yenen tek güç olan Hizbullah hala Lübnan’da belirleyici durumda. Yetmezmiş gibi Yemen’de de Suudiler Şii bağlantılılı Husiler karşısında hezimete uğruyor. Kısacası bölgede İran etkisi artıyor. İsrail’in Türkiye ve Körfez ülkelerinin desteğine ihtiyacı var. Bunun yolu da Filistin’de bir uzlaşma adımı atmak gibi görünüyor. Dolayısıyla İsrailli yetkililerin şimdilik çöpe atar göründükleri siyaset belgesi üzerinde aslında ciddi bir çalışmaya girdikleri ve bir süre sonra bunun işaretlerinin görüleceği düşünülebilir.


ABD, Rusya, AB ve BM Filistin’de iki devletli çözüm için uzun süredir taraflar üzerinde baskı uyguluyor. ABD bir an önce bölgedeki sorunları aşarak, Çin’le kozlarını paylaşmak üzere yüzünü Pasifik’e dönme derdinde. Büyükler sayısız hesaplar içinde çekişirken, İsrail zindanlarındaki Filistinli esirler en temel hakları için direnmeye devam ederek ve bu amaçla aç yattıkları bir geceyi daha geride bırakıyorlar…

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 09:16 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1299 - Marco Polo Venedik'e döndü.
1402 - Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilerek esir düştü; Osmanlı devletinde Fetret Devri başladı.
1499 - Davut Paşa komutasındaki Osmanllı donanması komutanlarından Burak Reis, Sapienza adası yakınlarında karşılaşılan Venedik donanması ile çıkan çarpışmada öldü.
1794 - Fransız devrimci lider Maximilien Robespierre, giyotinle başı kesilerek idam edildi.
1808 - Osmanlı Padişahı III. Selim, İstanbul'da IV. Mustafa'nın emriyle boğularak öldürüldü.
1821 - Arjantinli general Jose de San Martin, Lima'ya girerek Peru'nun İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1914 - I. Dünya Savaşı başladı.
1920 - Meksikalı isyancı Panço Villa teslim oldu.
1921 - Kütahya'da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara'ya yürüme kararı aldı.
1929 - Savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu, 48 ülke tarafından imzalandı.
1939 - Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz hava kuvvetlerinin Hamburg'u bombalaması sonucu çıkan yangınlarda 42.000 Alman sivil öldü.
1945 - Bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı New York'ta Empire State Binasının 78. katına çarptı ve 24 kişi öldü.
1946 - İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1962 - Yönetmen Elia Kazan, America America filminin çekimlerine İstanbul'da başladı.
1965 - Vietnam Savaşı: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Güney Vietnam'daki Amerikan güçlerinin sayısının 75.000 den 125.000 e çıkarılmasını istedi.
1976 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Tangşan bölgesinde meydana gelen 8,2 şiddetindeki depremde 242.769 kişi öldü, 164.851 kişi yaralandı.
1992 - Barcelona'da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.
1996 - Emperyal gazinolarının sahibi Ömer Lütfi Topal, aracıyla evine giderken açılan çapraz ateş sonucunda öldürüldü.
1997 - Metin Göktepe davası sanığı 6 polis teslim oldu.
2000 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kapatılan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, hakkındaki hapis cezasının durdurulması için yaptığı başvuruyu reddetti.
2002 - TÜPRAŞ yakınındaki Akçagaz Dolum Tesisleri'nde yangın çıktı. 2,5 saatte kontrol altına alınabilen yangın, 3 trilyon lira zarara yol açtı.
2008 - Türkiye'de iktidar partisi AKP'ye kapatma istemi ile açılan dava görüşülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:00
  • Güneş05:06
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:38
 
Süper Loto
27.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020307081927
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık