Askerlik süresinin 6 ayını dolduranlar terhis olacak mı?
Türker Ertürk

İktidar Türkiye'nin yumuşak karnı!

Türker Ertürk

 
14 Mayıs 2019 Salı 14:47 
Yorum YapYazdır
 
 

“S-400 Meselesinin Aslı Astarı” başlıklı önceki yazımızda başladığımız konuya bugün de devam edeceğiz. Türkiye’nin balistik füzelere karşı yüksek irtifa hava savunması için doğru karar, milli bir sistemin tasarlanması ve üretilmesiydiAma Türkiye, iktidar nedeniyle başından itibaren yanlış yaptı ve hazır sistem alma peşinde koştu. Önce bu konuda ihale açtı ve nispeten açık mimarili ve teknoloji transferi içeren Çin projesi kazandı. Arkasından, ABD’nin baskılarına dayanamadı, bu projeyi iptal etti, kamuoyunu kandırmak ve oyalamak için “milli proje geliştireceğiz” dedi. Ama hiçbir şey yapmadı.   

15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra, iktidar ABD’ye tepki olarak Rusya tarafına savruldu. Bsavrulmanın sonucu olarak da Eylül 2017’de Ruslarla yaklaşık 2,5 milyar dolarlık S-400 anlaşması yapıldı. Bu proje, Çin projesinden farklı olarak, teknoloji transferi içermiyordu. Daha da önemlisi; S-400 alınmasına karar verilmesi bir tehdit değerlendirmesi ve bu tehdide karşı bir harekât ihtiyacının karşılığı olarak gelişmedi. Bu; içinde askerin kurumsal olarak yer almadığı, tek kişilik bir siyasi kararın sonucuydu.  

İktidar “Nasıl Kurtulurum”un Peşinde! 

Bugün iktidar, S-400 nedeniyle ABD’nin çok ağır baskısı altında! Halbuki zamanında ortak akılla doğru karar verilseydi ve milli proje geliştirilseydi, Türkiye bu baskılara maruz kalmayacaktı. İktidarın kendisi bile pişman, zamanında aldığı bu yanlış karar nedeniyle ve “bu işten karizmayı çizdirmeden nasıl kurtulurumun peşinde. Kurumsal olmayan, ortak ve nitelikli aklı kullanmayan bu tek kişilik aklın verdiği kararlar, istisnasız her konuda ülkemizi çuvallatıyor ve felakete taşıyor.   

Bir kere şantaja ve baskıya oyun eğersen, müteakiben gelecek ataklara da boyun eğmek durumunda kalırsın. İktidar ne yaptığını bilmiyor, ilkeleri ve değerleri olmadığı için yaprak gibi, gelen rüzgârın yönüne göre savruluyor. Söylemlerinde ve icraatlarında bir tutarlılık ve istikrar yok. İktidar, bu yanlışları ve iş bilmezliği ile adeta Türkiye’nin yumuşak karnı. 

Uyardık Ama Bildiğini Okudu! 

8-9 Temmuz 2016’da, Polonya’nın başkenti Varşova’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı NATO Zirvesi’nde “Rusya’nın bir tehdit olduğu, işbirliği yapılamayacağı, Moskova’nın saldırganlık içinde bulunduğu ve bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olduğu” değerlendirmesi yapıldı ve kayıt altına alındı. Türkiye hiç itiraz etmedi, aynen altını imzaladı ve şerh koymadı. İktidarın yanlış yaptığını “Varşova Zirvesi’nin Düşündürdükleri” başlıklı yazımızda sıcağı sıcağına yazmıştık. 

Geçen yıl Ekim-Kasım aylarında, Trident Juncture-2018 adlı NATO tatbikatı icra edildi. Bu tatbikat; 2002’den beri yapılan en büyük NATO tatbikatıydı. Tatbikat senaryosuna göre; Norveç hayali bir ülke tarafından işgal ediliyor ve NATO, 5.Madde gereğince Norveç’in yardımına koşuyordu. Bu hayali ülke tabiri ile Rusya’nın işaret edildiği çok açıktı! Zaten, böyle de anlaşılsın istiyorlardı! Türkiye, bu tatbikata katıldı. Rusya’yı çok açık olarak hedef alan ve biraz da kışkırtmaya yönelik olan bu tatbikata ülkemizin katılması doğru değildi! Türkiye’nin bu tatbikata katılmasının doğru olmadığını sıcağı sıcağına, testi kırılmadan önce yazdığımız “Denizler Tanrısı Poseidon’un Üçlü Mızrağı” başlıklı yazımızda anlatmış ve uyarımızı yapmıştık. 

Elinizi Vicdanınıza Koyun 

19-20 Kasım 2010’da Lizbon’da yapılan NATO zirvesinden sonra, Füze Kalkanı Projesi çerçevesinde Malatya-Kürecik’e AN/TPY-2 X Band Radarın konuşlandırılmasına karar verildi ve 2012 başında da konuşlandırıldı. Bugün milletvekillerimizin bile giremediği bu radar birimi için hedef ülkeler Rusya ve İran’dı.  Bunun yanlış olduğunu, radarın Türkiye’ye konuşlandırılmaması gerektiğini, Rusya ve İran için Türkiye’yi hedef yapacağını zamanında hem yazdık hem de televizyon ekranlarında anlattık. 

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ama sorgulayıcı aklınızla değerlendirin; iktidar NATO’da kararlar oy birliği ile alınmasına rağmen yapılan toplantılarda, tehdit değerlendirmelerinde ve zirvelerde Rusya’nın tehdit olduğunu kabul ediyor, itiraz etmiyor, tartışmıyor ve şerh koymuyor. Ama dün cemaat olarak yere göğe koymadığı, bugün ise FETÖ olarak nitelendirdiği yapıyı devletin aklı tehdit olarak görmesine, hatta “PKK’dan bile daha tehlikelidir” demesine rağmen iktidar, zamanında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden tasfiyelerine şerh koymasını biliyordu. 

S-400 mü, Yoksa Patriot mu?  

Gelelim, S-400 yüksek irtifa hava savunma silahına. Bu; savaş gemisi, savaş uçağı, tank, top, tüfek gibi bir silah değil. Bir ülkenin hava savunma silahlarıalgılayıcılar, sistemler ve tüm silahlar olarak birbirine entegre edilir. İster istemez S-400, sisteme entegre edilecek. Ama Türkiye’nin hava savunma sistemi barış, kriz ve savaş durumunu kapsayacak şekilde, NATO entegre hava savunma mimarisi içinde. S-400’ün sisteme entegrasyonu için, Rus uzmanların hava savunma sisteminde çalışması gerekebilir ve bu NATO açısından istihbarat zafiyeti yaratabilir. “Efendim, ben S-400’ü sisteme entegre etmeyeceğim, bağımsız kullanacağım” sözleri; muhataplar için inandırıcı ve ikna edici gelmeyebilir ve gelmiyor da.  

Rus yapımı S-400’mü, yoksa ABD yapımı Patriot mu daha iyi? Bu soru çok sık sorulur ve çoğu kez bana da soruyorlar. Hangi silahın daha iyi olduğu konusunda yeterince kanaatim yok. Bunu anlayabilmek için her iki silah ve sistemlerinin üzerinde günlerce çalışmam, performanslarını yerinde deneyerek görmem ve fiili atışlarına katılmam lazım. Yoksa, herkesin yaptığı gibi bu silahların performans bilgilerini gösteren üretici şirketlerin yayınladığı kitabi bilgilerine bakarak, AVM’den mal alır gibi karar vermek, uzmanlığıma ve deneyimlerime ters düşer. Kimse “malım kötü” demez! 

Kızıl Ordu Bu Olamazdı! 

Rusların diğer alanların aksine, savunma sanayinde iyi olduklarını kabul etmekle birlikte, Rus silah ve sistemlerinin sunulan performanslarına deneyimim gereğince hep şüphe ile bakar ve epey bir miktar darasını alırım. Soğuk Savaş (1947-1990) henüz bitmişti. 1990’lı yıllarının başında, Ruslarla ve Ukraynalılarla birlikte tatbikatlara çok katıldım, ülkelerine gittim, savaş gemilerinde bulundum ve silahlı kuvvetlerinin durumunu çok yakından gördüm. Durumları çok kötüydü. Gözümüzde büyüttüğümüz Kızıl Ordu bu olamazdı! Teknolojik olarak çok geriydiler, bakım ve idame olarak silahlarının durumu da çok kötüydü ve konvansiyonel olarak savaşacak durumları yoktu.  

ABD Soğuk Savaş döneminde, Türkiye de dahil tüm NATO ülkelerine sunduğu istihbarat raporları ile Sovyetler Birliğini’nin gücünü ve Kızıl Ordu’nun imkan ve kabiliyetini çok ama çok abartmıştı. Amaç; tehdidi olduğundan büyük göstererek NATO içinde birliği sağlayabilmek ve kendi kamuoyu da dahil NATO ülkeleri için yüksek savunma harcamalarının gerekçesini yaratmaktı. Sosyalist sistem kapitalist ABD ve Batı için fikren tehditti ama sosyalizmin ağa babası Sovyetler Birliği, ABD ve Batı için fiziken bir tehdit değildi. Nükleer silahların yarattığı dehşet savaşın çıkmasını engelliyor ve dengeyi sağlıyordu. Ruslar, Soğuk Savaş bitiminden bugüne kadar ne oldu da savunma sanayinde çok çok büyük bir ilerleme kaydettiler? Bu pek inandırıcı değil! Ayrıca; bu iş birleşik kaplar gibi olup, savunmada ürettikleriniz de üç aşağı beş yukarı diğer alanlarda ürettikleriniz ve yaptıklarınız gibidir.  

Ne ABD, Ne Rusya, Ne Çin! 

Bir ülkenin savunma sanayindeki durumunu öğrenmek istiyorsanız veya iki ülke arasında savunma sanayii konusunda kıyaslama yapmak istiyorsanız, o ülkenin veya kıyaslama yapacağınız ülkelerin üniversitelerine, bu üniversitelerin teknokentlerine, yüksek teknolojiye ve inovasyona ayrılan kaynak miktarlarına, savunma bütçelerine, bir yılda alınan patent sayısına ve bunun son 20 yıldaki durumuna bakın; emin olun turnusol kâğıdı gibidir, durumlarını özetler. 

Türkiye, merkez coğrafyada bulunuyor. Tüm komşularıyla ve küresel güçlerle karşılıklı çıkara ve saygıya dayalı, dengeli ve çok taraflı iyi ilişkiler geliştirmek zorunda. Önce ABD’ye iliklerine kadar teslim ol ve hatta taşeronluk yap ama sorun çıkınca Rusya’ya doğru savrul! Böyle bir ülkeye kimse saygı duymaz ve ciddiye almaz, sadece kullanırTürkiye ne ABD’ye, ne Rusya’ya, ne Çin’e ne de bir başkasına teslim olmamalı ve güdümüne girmemelidir. Biri, diğerinin alternatifi değildir. Bugün ABD’den gördüğümüz kötü muameleyi, yarın çıkarlarımız çatıştığında Rusya’dan ve Çin’den görmeyeceğimizi garanti ediyor musunuz? Tarihin sayfalarına iyi bakın! O zaman savrulabileceğiniz başka küresel güç de kalmaz! 

“S-400 bahane, ABD ve Batı bizi boğmak ve Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek istiyor. Başımıza gelen bu felaketlerin tüm sorumlusu NATO’dur.” konusunu gelecek yazımızda masaya yatıracağız. 

 

E. Deniz Kurmay Albay Yılmaz Dalkanat’ın İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan “Osmanlı İmparatorluğu Garp Ocakları ile ABD Arasındaki Deniz Antlaşmaları” adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. 

 
14 Mayıs 2019 Salı 14:47 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
20
9
5
69
2
Başakşehir
34
19
10
5
67
3
Beşiktaş
34
19
8
7
65
4
Trabzonspor
34
18
9
7
63
5
Malatyaspor
33
13
8
12
47
6
Antalyaspor
33
13
6
14
45
7
Konyaspor
34
9
17
8
44
8
Alanyaspor
34
12
8
14
44
9
Fenerbahçe
33
10
13
10
43
10
Çaykur Rizespor
34
9
14
11
41
11
Sivasspor
34
10
11
13
41
12
Kayserispor
33
10
11
12
41
13
Ankaragücü
33
11
7
15
40
14
Kasımpaşa
34
11
6
17
39
15
Göztepe
33
10
5
18
35
16
Bursaspor
33
6
16
11
34
17
Erzurum BB
33
7
11
15
32
18
Akhisar Bld.Spor
34
6
9
19
27
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
23.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102731343647
 
On Numara
20.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02070809112127293338394142465055637072767779
 
Sayısal Loto
25.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu061116213839
 
Şans Topu
22.05.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu021319233311
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:36
  • Güneş04:48
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık