AKP İstanbul seçimine itiraz edecek mi?
Mustafa Önsel

Kuzu olmayı kabullenirseniz, kurdun iradesine teslim olmak zorunda kalırsınız

Mustafa Önsel

 
18 Ağustos 2018 Cumartesi 00:50 
Yorum YapYazdır
 
 

Kurt İle Kuzunun hikâyesini çoğu insan bilir. Bilmeyenler için anlatalım.

Kurt, ırmağın aşağısında su içen besili kuzuya seslenip; “Suyu bulandırıyorsun, böyle giderse seni yiyeceğim” diye bağırır. Bunun üzerine kuzu tedirgin bir ses tonuyla, “Ama nasıl olur, ben senden daha aşağıdayım. Senin suyunu bulandırmam mümkün değil ki” diye cevap verir. Kurt hiç umursamaz, “Olsun, karnım acıktı, seni yemeye karar verdim. Elbet bir bahanem olacak” der.

Bugün ABD ile yaşadığımız sorunlar tam da bu hikâyede olduğu gibidir…

***

ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, “Fas’tan Pakistan’a bölgede 22 ülkenin sınırları bir bir değişecek. BOP hayata geçmeye başlamıştır”demişti.

Bu 22 ülkeden yıllar önce biri daha bahsetmişti: Fetullah Gülen.

Fetullah Gülen, 1989 yılında, yani Rice’dantam 14 yıl önce, o zamanlar sağ kolu olan Nurettin Veren’e (N. Veren’in anlatımından) Türkiye haritasını göstermiş, elini Güneydoğu’yu dışarıda bırakacak şekilde Türkiye haritasının üzerine koyarak,“Bana bir haber geldi, 22 ülkenin bölüneceğine karar verilmiş, Türkiye’yi Güneydoğusu hariç bizim yönetimimize verecekler (kendi örgütünden bahsederek).”

Nasıl?

Fetullah Gülen bunları söylerken,C. Rice,muhtemel bu derin bilgileri öğrenecek yaşta bile değildi.

***

15 Temmuz’un arkasında, önünde, gerisinde, yanında, her ne tarafındaysa ABD’nin olduğuna dair pek çok kanıt ortada. Tartışmaya bile gerek yok!

O gece başarsalardı, büyük olasılıkla bugünkü gibi Türkiye’yi zorlama yoluna gitmeden istedikleri düzenlemeleri, eylemleri tereyağından kıl çeker gibi kolaylıkla yaptıracaklardı. Eylem ve düzenlemeler, Fetullah Gülen ve C. Rice’nin söylediklerinde ifade edilmiş.

Türkiye’nin bölünme senaryosu çok eskiden yazılmış, son yıllarda daha bir açık edilmiş. Gün geçmiyor ki özellikle batılı kaynaklarda, medyada, Türkiye’nin bölünmüş haritaları kamuoyu ile paylaşılmasın.

Bırakın gayrı resmi kaynakları, resmi toplantılarda dahi bu tür haritalar göze sokulmaya başlanmıştır artık.Konuyla ilgili basına da yansıyan bir olayı aktarayım.

Roma NATO Savunma Kolejinde bir ABD’li Albay Türk subaylarının da bulunduğu bir ortamda verdiği brifingde, duvara yansıttığı haritada, Türkiye’nin Güneydoğusunu bölünmüş ve “Kürdistan” olarak göstermekten çekinmemiş, ciddi bir krize sebep olmuştu.

Belli ki sınırlarının değişeceği 22 ülkeden biriydi Türkiye ve bu, BOP kapsamında planlanmıştı. Ne yazık ki dönemin Başbakanı, “BOP’un eşbaşkanıyım” diyordu o günlerde gururla…

O zamanlar Fetullah Gülen çetesinin militanları da “Alnı secdeye değen, temiz yüzlü çocuklardı.”

Nereden nereye…

Deneme yanılma yöntemiyle devlet yönetilirse, sonuç bugün yaşadıklarımız gibi olur!

PEKİ, BUGÜN NE OLUYOR?

Özellikle 15 Temmuz sonrası Irak’ta daha çok da Suriye’deki dayatmalar ve kabul edilemez faaliyetler nedeniyle giderek gerginleşen ABD-Türkiye ilişkileri, her türlü istihbari faaliyetin içinde olduğu anlaşılan rahip Brunson’ın yargılanmasında zirveye ulaştı. İş diplomasi dili bir tarafa bırakılarak açık tehdide kadar vardı.

Ancak ismi geçen papaz 2016 yılı Aralık ayında tutuklanmış, iki yıla yakın cezaevinde kalmış, şimdi ise ABD, “Onu derhal ülkesine gönderin yoksa…” diyerek, 2 yıldır göstermediğitepkiyi gösteriyor. Dolar depara kalktı. Türk parası erimeye başladı.

Bunun en büyük sorumlusu,elbette ülkeyi yönettikleri süre boyunca tüketimi pompalayıp, üretimi es geçen, ülkeyi ithalat cennetine çeviren, halka yapay bir lüks yaşatan hükümettir.

Ancak ABD’lilerin hedefleri, hükümetlerin yanlış tercihleri, kötü yönetimlerinden bağımsızdır. Sadece mümkün olduğunca şartların oluşması için ortamı şekillendirirler. Türkiye’de yaptıkları budur, hedefleri doğrultusunda yıllardır yaptıkları şekillendirmenin meyvesini yemek istemektedirler.Bugün artık “suyumu bulandırıyorsun” zamanı gelmiş görünüyor, papaz bahanedir.Onun için bazı saftiriklerin, “Kardeşim, verin şu papazı, dolar düşsün yahu”söylemine sadece gülünür.

Papazı verseniz de “suyumu bulandırıyorsun” bahaneleri devam edecek görünüyor.

ABD, BU SÜREÇTE TÜRKİYE’DEN NE İSTİYOR OLABİLİR?

Dikkat çekmek istediğim bir başka husus da, ABD’nin Türkiye’ye karşı “Terör sopasını” henüz kullanmadığıdır.İncelenirse 5 Ocak 2017 tarihinden beri, Güneydoğu’daki sınırlı çatışmalar hariç, özellikle 2016 yılında yoğun yaşadığımız sivil vatandaşlarımıza dönük terör saldırıları benzeri saldırılar yaşanmadı. Bu, ABD’nin Türkiye’den büyük bir beklentisinin olduğunu göstermekte ve son zamanlardaki sıkıştırmalarla beklentisinin karşılanmak zorunda kalınacağını ummaktadır. Yoksa Türkiye’ye karşı “terör sopası” da yeniden kullanılacaktır.

Bu beklenti veya beklentiler/istekler, papaz olayındaki gibi köşeye sıkıştırma çerçevesindeki minik talepler değil, stratejik talep/talepler olacaktır. Bu taleplerin içinde Türkiye’nin, Suriye ve Irak’ta ABD’nin politikalarını olduğu gibi kabullenmesi ile Doğu Akdeniz’de kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmemesi, oradaki “oldu bitti”leri sineye çekmesi de vardır.

Ancak bence bunların dışında, ABD’nin Türkiye’den daha büyük, başka bir büyük beklentisi bulunmaktadır. Bu beklenti gerçekleşirse bir taşla, daldaki bütün kuşları vurmayı düşlemektedir.

Malum bölgede sınırlarının BOP kapsamında değişmesi öngörülen 22 devletten ikisi açık ki Türkiye ve İran’dır.

Bölgenin en kadim iki halkı ve devleti.

İki büyük, hazmı çok zor lokma…

Şöyle bir düşünün iki devletin sıcak çatışmaya varacak biçimde birbirine düştüğünü. İki devlette, her açıdan alabildiğine yıpranacak, zayıflayacak, istismar edilebilecek pek çok hassasiyetleri oluşacak, müteakip operasyonlarla çok daha kolay parçalanabilecekler. Bu süreçte de ABD gibi emperyalist ülkelerin silah satışları patlayacak, ekonomilerini iki ülke halkının acıları üzerinden güçlendirecekler…

Bu arada iki ülkede, etraflarında, menfaatlerini ilgilendiren hiçbir konuya dönüp bakamayacaklar (Örneğin Türkiye Kıbrıs’ta Uluslararası antlaşmalardan doğan haklarının arkasında durma ve Doğu Akdeniz’deki zengin enerji kaynakları üzerindeki menfaatlerini gözetmevb), ABD ve ortak hareket ettiği ülkeler bölgede rahat rahat işlerini halledecekler.

ABD ve yandaşı ülkeler için ne bulunmaz bir nimet!

Bu nedenle bence ABD’nin asıl planı Türkiye ile İran’ı kapıştırmaktır. Diğer türlü bu iki büyük lokmayı yutmak, sindirmek mümkün olmayacaktır.

ABD, böylesi bir kapışmayı, Türkiye’yi, alabildiğine çaresiz bırakarak, köşeye sıkıştırarak, buna razı etmeye çalışmaktadır diye düşünüyorum.

Hemen ifade edeyim ki Türkiyebunu kabul etse desüreç içerisinde ABD’nin hedefi olmaktan kurtulamayacak, sadece İran’dan sonra sırasını bekleyecek. Eğer ABD’nin isteklerini kabul etmez direnirse, hedef ülke sıralaması değişecek ve Türkiye, şu an ABD’nin birinci sırasındaki hedefi olanİran’ın yerini alacaktır.

Bunun ipuçlarını ayrıntılı olarak ODATV’de 23.09.2017 günü kaleme aldığım “Türkiye’yi İşgal Projesinde 2019 Kritik Tarih” başlıklı yazımda verdim.

O ZAMAN NE YAPACAĞIZ?

Emperyalizm, hedefleri doğrultusunda adım adım ilerliyor. Onun için bu yoldaki her şey “suyumu bulandırdın” bahanesidir. Önemli hedeflerden biri gözüken Türkiye, istenileni yapması için işkence aletine verilmiş gibidir.

Tam da burada herkese Atatürk’ün duruşunu hatırlatmak istiyorum. Atatürk, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkıp kurtuluş mücadelesine başlarken kafasındaki öncelikli hedef işgalcilerdi, emperyalistlerdi. Önce onları yurttan kovmanın olmazsa olmaz olduğunu biliyordu.

İçerde ne kadar muhalif olursak olalım, önceliğimiz Türkiye’yi hedefe koyan ABD’nin saldırılarına karşı durmaktır. Bu durum, bizim olmazsa olmazımız ve vatanseverliğimizin bir gereğidir. Çünkü asıl hedef hükümet değil, Türk devleti ve Türk Ulusunun bizzat kendisidir. Hükümetin yanlış uygulamaları ABD’lilerin sadece bahane üretmesini kolaylaştırır. Hükümet yetkilileri keşke yanlış yapmasalar ama onların bizim ikazlarımızı dikkate alacak samimiyet ve mütevazılıkta olmadığı ortadır. Bu nedenle, benim için onlara, yani hükümet yetkililerine takılmanın anlamı bulunmuyor.

Onlara sadece kısa bir şey söyleyeyim;emperyalizmle mücadelede samimi iseniz, bıraktık İncirlik’i, Kürecik’i kapatmayı, yapay tedbirler almayı, yasal olarak kapatılması gereken (Mahkeme kararı var) ve Türk halkını zehirlemeye devam eden Cargill’i kapatın da görelim.

Hükümet cenahını bir yana bırakalım.

Türk Ulusu olarak üzerimize düşen, asıl olarak bizi hedef alan emperyalizme karşı durmak, kuzu olmadığımızı, olmayacağımızı dünyaya göstermektir. Çünkü dün Mustafa Kemal tıpkı böyle yapmış ve başarmıştır. Başkaca bir derse veya örneğe gerek var mı?

Bir sözüm de üretmeden tüketmeye alışmış, yıllardır haketmediği bir lüksü yaşayan, zihinsel ve fiziksel olarak tembelleşmiş, hiçbir şeyi umursamaz hale gelmiş, altı yavaş yavaş ısıtılan kurbağa gibi mayışmış, kuzuluğa soyunmuş Türk toplumunadır;

Sahi olacaklara hazır mısınız? Uzunca bir süre Ağustos böceği gibi yaşadınız, artık kış kapıda…

Bu satırları okuyunca sakın bana kızmayın. Bugün gerçekle yüzleşmez, gerçekle sarsılmazsak, inanın bu günler çok iyi günlerimizdir.

Kuzu olmayı kabullenirseniz, kurdun iradesine teslim olmak zorunda kalırsınız.

Yaradan; çalışanları, gayret edenleri, verdiği aklı kullananları, yürekli olanları sever, onların yanında olur, tersini yapanların değil!  15 Ağustos 2018

 
18 Ağustos 2018 Cumartesi 00:50 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1775 - Amerikan Devrimi başladı. Sömürgeci İngiliz birlikleri ile bağımsızlık savaşçıları, Massachusetts eyaletinin Lexington kentinde ilk çatışmaya girdi.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.
1909 - Jeanne d'Arc azize ilan edildi.
1926 - Türk karasularında her türlü denizcilik işlerini Türk vatandaşlarına tahsis eden ve yabancıların kabotaj hakkına son veren Kabotaj Kanunu kabul edildi.
1927 - Mae West, Sex adlı oyundaki rolü müstehcen bulunarak 10 gün hapse mahkum oldu.
1934 - Shirley Temple, Stand Up and Cheer adlı filmde ilk rolünü oynadı.
1938 - Kırşehir ve çevresindeki 6,6 büyüklüğündeki depremde 149 kişi öldü.
1943 - II. Dünya Savaşı: Alman askerleri Yahudileri toplamak için Varşova Gettosu'na girdi.
1943 - İsviçreli kimyager Albert Hofmann çavdarmahmuzundan ürettiği LSDnin etkilerini yaşayan ilk insan oldu
1947 - Hindistan'da Kongre Partisi, ülkenin Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmesini kabul etti.
1948 - Amerika Birleşik Devletleri yeni bir atom silahını Marshall Adası'nda denedi.
1951 - General Douglas MacArthur, ordudan emekli olarak ayrıldı.
1956 - Monako Prensi III. Rainier ile ABD'li sinema oyuncusu Grace Kelly Monte Carlo'da evlendi. Tören için 25 ülkenin temsilcileri Monako'ya geldi.
1961 - Küba'ya karşı yapılan Domuzlar Körfezi Çıkarması ABD açısından başarısızlıkla sonuçlandı.
1961 - 27 Mayıs'tan sonra ilk basın mahkumiyeti: Ahmet Emin Yalman 25 lira ağır para cezasına çarptırıldı.
1964 - Ford, Mustang modelini piyasaya sunuldu.
1969 - Milliyetçi Hareket Partisi lideri Alparslan Türkeş, "doğum kontrolü suikasttır" dedi.
1971 - Sierra Leone'de cumhuriyet ilan edildi.
1971 - İlk uzay istasyonu Salyut 1 uyduya fırlatıldı.
1971 - ABD'li seri katil Charles Manson, aralarında Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate'in de olduğu beş kişiyi öldürdüğü için idam cezası aldı, cezası ömür boyu hapse çevrildi.
1975 - Hindistan'ın ilk uydusu olan Aryabhata fırlatıldı.
1980 - Ajda Pekkan, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Şanar Yurdatapan'ın düzenlediği 'Petrol' adlı şarkıyla 16 yarışmacı arasında 15'inci oldu.
1987 - Simpsonlar televizyonda gösterime girdi.
1989 - USS Iowa zırhlısının top taretlerinin birindeki patlama 47 denizcinin ölümüne yol açtı.
1995 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Oklahoma eyaletinde Alfred P. Murrah Federal Binası bombalandı, 168 kişi ölü.
1999 - Almanya Federal Meclisi (Bundestag), Bonn'dan Berlin'e taşındı.
2000 - Filipinler havayollarına ait Boeing 737-200 tipi bir yolcu uçağı Davao (Filipinler) şehri yakınlarında düştü: 131 kişi öldü.
2002 - İBDA/C'nin lideri Salih Mirzabeyoğlu'nun idam kararı Yargıtay tarafından onandı.
2005 - Katolik dünyasının yeni Papa'sı 78 yaşındaki Alman Kardinal Joseph Ratzinger oldu. Yeni Papa'nın, 16'ncı Benedict adını kullanacağı belirtildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu111833363752
 
On Numara
15.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01020608111214232627293436414251545867697779
 
Sayısal Loto
17.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu031018232442
 
Şans Topu
17.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101822283103
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:39
  • Güneş05:29
  • Öğlen12:32
  • İkindi16:18
  • Akşam19:13
  • Yatsı20:50
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık