CHP ve İYİ Parti seçmenine yönelik skandal anket manipülasyonu
Prof. Dr. Kemal Üçüncü

Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki kafa karışıklığının nedeni ne

Prof. Dr. Kemal Üçüncü

 
20 Kasım 2018 Salı 07:56 
Yorum YapYazdır
 
 

"Saçma söz -ne denli akla yatacak bir anlamla yorumlanmak istenirse istensin- niteliğini değiştirmez."

Andımızın kaldırılmasıyla ilgili karşıdevrimci siyasal edebiyat, esnaf ve şadırvan sohbeti seviyesindençıkarak üst sınıfların dilinden siyasi bir talep olarak ilk olarak Abant Platformunda gündeme geldi. Saadet günleriydi liberaller, birkaçı hariç bilumum cemaat ve tarikatlar, Siyasal İslamcılar, tavuk dönerciler aynı cephede “Vesayetçi, tekçi, güvenlikçi!” devlet paradigmasını tasfiye ediyorlardı. Türklüğe hakaretin, hezeyanın bini bir para idi. Andımızın kaldırılmasına ilişkin fikri arka plan, garip gerekçeler o toplantılardan müdevverdir. Büyük bir fikri takiple bugüne kadar gelebilmesi şayan-ı hayrettir.

Bu mücadeledeki emsalsiz direnci ve kararlılığı için Türk Eğitim Sendikasının eski ve yeni yöneticilerine (umum gardaşlara), bütün Türk milleti olarak bir teşekkür borcumuz vardır. Milli gurumların! tam siper olduğu bir iklimde yüreğini, vicdanını ortaya koyarak topluma öncülük etmişlerdir.

Keşke herkes zırvalamadan aklındakini kanaat önderi! Büyük tarihçi! Fesli Kadir hoca gibi yüreklice,apaçık dile getirse ve anlasak, tartışsak.

Fıkra anlatıcısı Rahmetli Dumankaya’lı Kalaycı Hoca iştahla  geyik avı anlatıyordu, geyiği vurmuş bacaklarından omuzuna atmış götürüyor tam bu arada muzip gençler lafa girerler hocanın kafası karışır nerde kaldık? diye hikayeyi sorarken gencin bir “bacakları omuza” almıştınız hocam der. Hoca şaşırır. Hikayeyi bu bağlamda yeniden inşa etmek için evet “bacaklar omuza” …tımonadiye konuyu cinsel bir sohbete döndürür”. Ne zaman böylesi bir saçmalama dile gelse mesele yarı belinden sonra bambaşka bir sebeb-i telife tornistanla bağlanıyor ki hayret içinde kalıyorsunuz.

Türk devletinin iradesini kullanacaksın ama Türk’e karşı olacaksın

Türk’e yağmur ormanlarındaki bir kabile gibi etnik diyeceksin

Üstelik bunu yaparken bağlamı, serencamı, kavramları ve müktesebatı bilmeden yüzlerce yıllık siyasal düşünceler ve felsefe tarihine baldırı çıplak bir el önde öbürü arkada saldıracaksın.

Ne kadar garip değil mi?

Devşirme Osmanlı Paşaları daha usturupluydu.

Türk etnik bir kavrammış daha neler?

Konuyla ilgili sorumlu mevkiden iki açıklamayı yorumsuz olarak dikkatlerinize sunuyorum. Doğrultu tutarlılığı, fikri takip , sizler için, kanaat oluştururken bir anlam ifade etmiyorsa söyleyeceğim bir şey yok.

DANIŞTAY'IN ANDIMIZ KARARI

Ömer Çelik Bey: “Yargı kararlarına saygı duyalım. Peki anayasayla açık şekilde çelişen bu kararı eleştirmeyecek miyiz?Danıştayın ilgili dairesi bu kararı verecek, yürütmenin yetkisindeki alana girmiştir. Kendisini yürütmenin yerine koymuştur. Yürütmenin takdir hakkını yok saymıştır. Bunlar çok tehlikeli şeylerdir. Hükümetin yapacağı işleri Danıştay'ın ilgili daireleri yapacaksa seçimleri neden yapıyoruz? Seçimlerin sonunda ortaya çıkan iradeyi nereye koyacağız? Bu yapılan iş kendisini hükümet yerine koymasıdır.

Arkadaşlarımızın yaklaşımı da aynıdır. hiçbir arkadaşımızın milli kimlik meselesi Türklük meselesiyle ilgili bir açıklaması olmadı. Fakat baktık ki bu mesele milli kimlik kavramı tartışmasına dönüştürüldü. Biz şöyle düşünüyoruz; milli kimlik kimseyi dışlamamalıdır. Etnik kimlik ne olursa olsun büyük Türk milletinin eşit parçalarıyız. Kimlik dışlayıcı olmamalıdır. tam tersine kucaklamalıdır. Milli kimliğimiz bir etnik kimliğe indirgenemez. Aksi halde Danıştayın verdiği kararın savunulması mümkün değildir.

Andımızın yazarı Reşit Galip; çok şaibeli ve kafatasçı zihniyettin bir ürünüdür. Türk ocaklarını da kapatan bu kişidir.[i]

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik MEB'in öğrenci andı itirazı dilekçesiyle ilgili açıklama yaptı "Bu bölüm AK Parti'nin görüşünü yansıtmamaktadır. Sayın Bakanımızın başkanlığında oluşturulan görüşe aykırı olarak bu konuda avukatların kendi tasarruflarını ortaya koyduğu bir dilekçedir. Bahçeli'nin eleştirisi haklıdır, ahlaki olarak bir hatadır. " diyen Çelik şöyle konuştu;

"Batı'da üretilen ulus devlet teorilerinden etkilenerek söylenmiştir. Bakanımızın ve bakanlığımızın oluşturduğu görüşe rağmen oradaki avukatlar tarafından bu paragraflar oraya ekleniyor. Kontrol etmesi gereken bürokratlar da kontrol etmemiştir. O bürokratlar da görevden alındı, avukatlarla ilişik kesilmiştir, dilekçeden o bölüm çıkarılmıştır. Temyiz süreci devam edecek. AK Parti hükümetleri döneminde, bilinen tarihimizin eserlerinin ihya edilmesi konusunda tarihi köklerimizle doğru köprüler kurulması konusunda çok önemli gayret ortaya çıkarılmıştır. Milli bilincimizin tazelenmesine önem verilmiştir. Milli kimliğimiz, milli varlığımız buna şahittir."[ii]

Esasen hiçbir çelişki yok. MEB savunmasının tashih ve tavzih edilmesi sevindirici lakin MEB’in  itiraz dilekçesi kelime kelime Ömer Bey’in ilk açıklamasının muhteva ve ruhunu yansıtıyor. Meşrutiyetten beri biriken sefil bir Türk karşıtı siyasal edebiyatın kristalize olmuş halini görüyoruz. Ömer Bey’in ifade ettiği gibi “Andımız ırkçı bir metinse” ona karşı MEB’in savunması zırva olmak zorundadır ki nitekim öyle olmuştur.

Başka ne diye karşı çıkacaksınız. Adı Milli Eğitim olan bakanlığın milli anda karşı çıkması tek başına tarihe geçecek bir trajedidir.

[Sünni Hanefi] zorunlu din eğitimi çağdaş, demokratik, 2018 yılı dünyasıyla uyumlu, andımız çağdışı diyor arkadaşlar. Ne güzel İstanbul! değil mi? Eski günlerde olduğu gibi neoliberaller cephane taşımıyorlar yalan yanlış, saz heyeti küskün.

Bilimsel ve tarihi gerçekler siyasi kaygı ve beklentilere göre eğip bükülürse ortaya böyle gülünç bir tablolar çıkar.15 Temmuz sonrasında milli cepheden siyasal iktidara yönelen böylesi koşulsuz bir desteği dinamitlemekten başka bir şeye yaramaz.

Sivil millî cephedeki aydınlar, yurttaşlar olarak Türkiye ve Türklük konusundaki tartışmaları haksız, yersiz ve tehlikeli buluyoruz.

Bir bütün olarak Siyasal İslam’ın kurucu mitoloji ve atalar kültüyle, milli mücadele tarihiyle, Türk tarihi ve kültürüyle barışması bu topraklara ait yeni bir hikaye inşa etmesi gerekir. Yanlış bir tarih anlatısından doğru bir dünya görüşü çıkmaz. Bakınız, Rusya 1905-1945 arasında (40 yılda) yaklaşık 40 milyon insanını savaş ve devrimlerde kaybetti. Aynı dönemdeki toplam Türkiye nüfusunun 3 katı demektir bu. 1905-1991 (86 yılda) 3 devrim, 3 büyük savaş yaşadı ama hala dünyanın 2. en büyük gücü. Velakin Rusya’da 1917’de köy papazı dedemi dövdüler,kalçası kırıldı, İncil okuyamadı, Kilisemiz ahır oldu,Romanof efendimiz yüce çarımız, aleti ne büyüktü gibi bir süfli tarih görüşünden [bizimki gibi] bir büyük! siyasi görüş, toplumsal,siyasal muhalefet veya söylem  çıkmadı, böylesi bir sohbet göremezsiniz.Komünizmi tasfiye etti lakin Kızıl Yıldız ikonografik bir bellek olarak hala Kremlin’inburcundadır.Lenin mozolesi Kızıl Meydan’dadır.Büyük kültür ve medeniyet olmak böyle bir şeydir. Milletleri millet yapan kolektif hafızadaki ortak zaferler ve hatıralar kadar büyük unutmalarıdır da. Orada fesli Kadir hoca, [transkripsiyon tarihçisi] Bardakçı Murat, Armağan Mustava, bey’ler gibi bir tarihçiler kuşağı ve tarih anlatısı bulamazsın. Vernadsky, Gryaznov, Gumilov’lar bulursun.

Aslen Tiflis’li bir Ermeni olan Rusya Dışişleri Bakanı SergeyLavrov “Rus Dış Politikasının Tarihsel Arka Planı” makalesinde Rus tarihinin felsefesine yapar. [Bizim Andımız muhalifleri öğrense ne kadar kızarlardı!].Rus kültür ve tarih düşüncesi böyle bir bürokrat, siyasetçi ve aydın profili üretiyor. Bizde de Gocuklular taarruz edene bizde de çok başarılı olmuş i âlim bürokrat modeli vardı.[Devletin kurşun kalemini bile eve getirmeyen güzel insanlardı]

Tavuk döner, pilov, limonlu büyük çay kültüründen ne çıksın? Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri filmi gibi nevrotik püskürmelerle kültür, tarih ve siyaset kurulamaz. Bunu ben tahkir ve tezyif için yazmıyorum, kendimin de içinde olduğu bir büyük çürümeyi teşhir edip, eleştirip aşmak adına dikkatinize sunuyorum. Yoksa durum bundan da vahimdir.

***

(Tashih edilen) MEB savunmasındaki geç uluslaşma kavramı yorumları kafa yakacak cinsten. Tashih edilse de bu gerekçeye inanan bir toplumsal kesim var. Sorun buradadır.

Buradan çıkarılan hüküm çok tehlikeli uluslaşma süreci tamamlanmıştır artık bu tür ritüellere gerek yokmuş.

Beyler bunları nereden çıkarıyorsunuz.

Renan’ın dediği gibi “Millet her gün yenilenen bir plebisittir.”

Fransız sosyolog Maurice Halbwachs 1920’lerde ilk kez “toplumsal bellek” kavramını kullanmıştır. “Halbwachs’ın tüm eserlerinde izlenen ana tez, belleğin sosyal koşullara bağlılığıdır. Halbwachs, belleği biyolojik açıdan, yani nöroloji ve beyin fizyolojisi açısından ele almaz, bunun yerine bireysel bir belleğin oluşması ve korunması için şart olan sosyal çevreyi koyar. Bu çerçevenin dışında toplumda yaşayan insanların hatıralarını sabitleştirecekleri ve yeniden bulabilecekleri bir başka bellek olamaz.Kişinin hafızasında kolektif hafızanın yansıması olarak gelenekler, hikâyeler, eserler, anıtlar, yemekler ve imajlar canlanır ve bunlar grubun üyelerini birbirine bağlar”

Bütün kültürler, bağlayıcı yapı olarak adlandırılan bir şey oluşturur. Bu yapı hem toplumsal hem de zaman boyutunda birleştirici ve bağlayıcıdır. Ortak deneyim, beklenti ve eylem mekânlarından bir ‘sembolik anlam dünyası’ yaratarak, birleştirici ve bağlayıcı gücüyle güven ve dayanak imkânı sağlayarak insanları birbirine bağlar. Kültürün, kuralcı ve anlatısal, yönlendirici ve nakledici yönü bireylere ‘biz’ deme imkânı veren kimlik ve aidiyet temellerini dayatır.Tek tek bireyleri böyle bir ‘biz’de birleştiren, bir yandan ortak kurallar ve değerlere bağlılık, öte yandan ortak yaşanmış geçmişin anılarına dayanan, ortak bilgi ve kendini algılayış biçiminin oluşturduğu bağlayıcı yapı geliştirir) Bağlayıcı yapı, bireysel anıların değil, müşterek paylaşımın çerçevesinde dile gelen anılarla perçinlenir.[iii]

Ritüelmiş, ibadetler de birer ritüel değil midir? Ritüelsiz bir toplum kültürel belleğini nasıl günceller ve geleceğe aktarır hiç merak ettiniz mi?

Gordon Marshall’a göre ritüel “ uygun zamanlarda yerine getirilen ve sembollerinde kullanılabildiği sık sık tekrarlanan bir davranış modelidir. Ritüellerin etkili olduğu başlıca toplumsal alanlardan birisi dindir, ancak ritüelin etki alanı seküler ve gündelik yaşama kadar uzanır. Genel olarak ritüel kavramına bakıldığında hangi amaç için yapılıyor olursa olsun sonuçta toplumsal bir işlevi yerine getirdiği görülür. Başlangıcında dinsel bir çerçevede ortaya çıkan bir ritüel sonuçta toplumsal bir amaca hizmet eder. Bu anlamda inanç, ortaklık duygusundan dayanışmaya giden süreçte toplumsal bir işlevi yerine getirmede temel rol oynar.

Aslında amacı sahnelenmek olmayıp ait oldukları toplumsal yapının sürekliliği içinde doğal bir biçimde gerçekleşen ritüeledimsellikler kültürel belleğin muhafazasını gerçekleştirirler. Her türlü tören, kutlama, şenlik sonuçta ait olduğu toplum için bir hatırlama pratiğidir. Geçmişin versiyonlarını, geçmişi kendimize, onu temsil eden sözcüklerle ve imgelerle yeniden sunarak koruruz. Anma törenleri bu pratiğimizin önde gelen örneğini oluşturur. Söz konusu törenler, geçmişi, geçmişin olaylarının temsil edici bir resmini çizerek kafamızda tutmaya yarar. Bunlar, geçmişin yeniden canlandırılmasıdır; sıradan

durumlarda, anımsama, sahnenin ya da durumun bir taklidinin, temsili giysiler içinde geri dönüşleridir. Bu tür yeniden canlandırmaların retorik inandırıcılığı, gördüğümüz gibi önceden belirlenmiş bedensel davranışlara dayanır. Ama aynı zamanda geçmişi, açık söz ve imgelere baş vurarak canlandırmaksızın, bilinçli olarak da koruyabiliriz. Anma törenlerinde, geçmişin bir imgesini, biçemli bir biçimde canlandırmada kullandığımız bedenlerimiz, geçmişi aynı zamanda, beceri gerektiren belli bazı eylemleri sürdürme yeteneğiyle, son derece etkili bir biçimde koruyabiliriz .Ritüelindöngüselliği içinde tekrarlanan edimler toplumsal belleği canlı tutarak aslında belleğin silinmesini engellerler. Hatırlamanın en basit yolu sürekli tekrar etmektir. Tekrar etmek ritüel edimin doğasında vardır ve yazılı olmayan kültür ancak süreklilik gösteren bir döngüsellik içinde tekrar edilirse bellekteki canlılığını korur. Ritüelin temel unsurlarını oluşturan bedensel devinim odaklı edimler tekrarlamaya uygun yapılardır. Tekrarlama ile sağlanan bellek garantisinin yanında ritüelistik edim toplumsal bağdaşıklığı da sağlar. Yani toplumlar ancak tekrarlayarak unutmaz, tekrarlama ile oluşan toplumsal birliktelik birbirine bağlı iletişim içinde bir yapı oluşturur ve doğaldır ki ‘birliktelik’ kavramı tekrarlanan eylemsel akışı bir model haline getirir.[iv]

Ezcümle kafalar karışıktır bu kafa karışıklığı toplumsal ve kültürel bilincimizin yaralı olmasından kaynaklanmaktadır.

Yapılandırmaca eğitim modeline referansla andımızı eleştiriyor beylerimiz. İyi ki bir yapılandırmacılık duydu eğitimcilerimiz, ensemizde poza pişirdiler 10 senedir, dalcı, (dayamacı model),cahilsiniz desen kızıp alınıyorlar, nükte ile söylersek kalın bir kızılcık sopası gerekir! ama ikrarı bile ayıp ne yapacağız o zaman. Bu cehalet kuyusuyla enerjiyi yutan bu devasa kara delikle nasıl başa çıkacağız?. Bey kardeşim 2500 yıllık epistemoloji tarihinin en gülünç şeyidir bu Constractivizm yapmayın. Prezervatifi balon sanıp şişiren varoş naifliğinde YapılandırmacılığınNeoliberal, postmodern, etnikçi toplumsal anlamda yapısökümcü doğasından haberleri yok. Bize uyar mı? Merak eden yok.

Zordur işlerimiz, sağ ayakla usul usulritm tutarak kemençenin sesine kulak vermekten başka çaremiz yok ne yazık ki. Duyacak kulaklar henüz ortada yok. Tarihe not düşüyoruz o kadar.

Evet, zırva tevil götürmüyor maalesef, cehalet ve vasat altı iklim sizi kendi çamuruna çekerek orada patinaj ettiriyor.2018 yılı dünyasında Türkiye’de yapılan tartışmalara bakar mısınız?

Bunların bir de her gece TV’de gazatacı, araştırmacı alaca karanlık kuşağı tipleri var ki düşman başına!

Ezcümle, Türkiye, Türkler ve Türklük çok çetin sınavlar, çok zorlu koşullarda bütün güçlüklerin defaatle hakkından gelerek tarih içinde hükmünü icra etmiştir.

Hiç kuşku duyulmasın.

“Kuzeyde kün ortasından, güneyde tün ortasına, kün doğusundan kün batısına” yedi iklim dört cihette Türkün Türklüğün izi var, “peltek s” kültürü senin neyin var?

XXI. yüzyıl Avrasya’da yeniden Türklüğün, Türkçü toplumcu, kamucu anlayışın, Türk metafiziğinin, Harezm /Maveraünnehir’de maylanan kurucu irfanının başat siyasal ve kültürel kanon olacağı bir sürece giriyoruz. Tablacı atarlarla, hezeyan kültürü ile bu çağda ayakta kalamayız. Herkes aklını başına almalı.

[i]https://www.ulusal.com.tr/gundem/omer-celik-resit-galip-i-hedef-aldi-h214712.html

[ii]http://www.haber7.com/siyaset/haber/2759617-ak-partiden-andimiz-aciklamasi

[iii] Toplumsal bellek ve Medya, A.Atik,Ş.B.Erdoğan’dan naklen http://dergipark.gov.tr/download/issue-file/614

[iv]S.Murtezaoğlu’ndannaklen ,http://dergipark.gov.tr/download/article-file/288513

 
20 Kasım 2018 Salı 07:56 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Çiğdem KOÇ
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Kazım DEMİR
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
6
2
48
2
Galatasaray
22
12
6
4
42
3
Beşiktaş
22
11
6
5
39
4
Malatyaspor
22
9
7
6
34
5
Konyaspor
22
8
10
4
34
6
Trabzonspor
22
9
6
7
33
7
Sivasspor
22
8
7
7
31
8
Kasımpaşa
22
9
2
11
29
9
Antalyaspor
22
8
5
9
29
10
Alanyaspor
22
8
4
10
28
11
Kayserispor
22
7
7
8
28
12
Çaykur Rizespor
22
5
10
7
25
13
Göztepe
22
8
1
13
25
14
Bursaspor
22
4
12
6
24
15
Fenerbahçe
22
5
9
8
24
16
Ankaragücü
22
7
3
12
24
17
Erzurum BB
22
4
9
9
21
18
Akhisar Bld.Spor
22
4
6
12
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
21.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu020615192250
 
On Numara
18.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08091315171819273031363942454756596164767780
 
Sayısal Loto
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050727313245
 
Şans Topu
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081013141803
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:20
  • Güneş07:00
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:46
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:40
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık