Üs bölgesine saldırı, 3 asker şehit
Attila Aşut

Nâzım’ın şapkası!

Attila Aşut

 
13 Haziran 2017 Salı 19:16 
Yorum YapYazdır
 
 

BirGün yazarlarından Zafer Diper de Türkçe konusunda bencileyin titizlenen biridir. Aynı zamanda değerli bir yönetmen ve oyuncu olan arkadaşımız, hem öz Türkçeyi ödünsüz savunur hem yazım kurallarına uyulmasını ister. Zaman zaman kendi aramızda yazışır, dertleşiriz. Geçenlerde bir okurundan aldığı mektubu paylaştı benimle. Yaşlı okurumuz, dil konusundaki ortak tutumumuzu övdükten sonra genç yazarlara şöyle sitem ediyordu:
“Zafer Bey, oldukça yaşlı bir okuyucuyum. Yazılarınızda arı bir Türkçe kullanmaya gösterdiğiniz özen için size teşekkür etmek istedim. Attila Aşut’la birlikte dilimiz konusundaki bu önemli çaba ve tutumunuzdan, ilgiyle okuduğum ancak kimi kere kullandıkları eski, ağdalı ifadelerini yadırgadığım gazetenizin ‘genç’ yazarları da etkilenir umarım.” 

Zafer Diper’in 4 Haziran 2017 tarihli BirGün’de yayımlanan “Kadıköy Belediyesi’nde Şapkasız Nâzım” başlıklı yazısını okurken, yıllar önce tanık olduğum bir olayı anımsadım. (Buna daha sonra değineceğim.)
Zafer Diper, Kadıköy Belediyesi’nin her yıl düzenlediği geleneksel Kitap Günleri için hazırlanan afişlerde, büyük ozanın adının yazılış biçimini eleştiriyordu. “Nâzım’a Saygı” etkinliği düzenlenmiş ama Nâzım’ın ‘a’sı şapkasız yazılmış… Yazının tümüne yansıyan öfkesi ve tepkisi de bu yüzdenmiş. “Şapkadan kopamıyorum bir türlü, ne yapayım” diyor arkadaşımız…

 

Halk arasında “şapka” olarak anılan “düzeltme imi”nin gerekliliği üzerine BirGün’de çok yazdım. Ne var ki bu konuda hâlâ (hala değil!) tam düzelme sağlandığını söyleyemem. Çünkü “mahkum”, “hakim”, “kağıt”, “rüzgar” gibi “şapkasız” yazımlar eksik olmuyor haberlerimizde.

Kişi adlarının yazımı konusunda “imla” açısından katı davranmamamız gerektiğini biliyorum. Bu adlar resmi bir nitelik taşıdığı için, genellikle nüfusa kaydedilmiş biçimiyle yazılıyor. O nedenle kişi adlarının yazımında dilsel düzeltme yapamıyoruz. Yanlış ve anlamsız da olsalar, onları, nüfus kütüğünde nasıl yazılmışsa öyle kullanmak zorunda kalıyoruz.

Ayrıca yazı dünyasında kimi yazarların benimsedikleri özgün yazım biçimleri var. Örneğin Memet Fuat’ın Memet’ini “Mehmet” olarak yazamayız. Ahmed Arif’in “Ahmed”ini “Ahmet”e dönüştüremeyiz. Sözgelimi Cemal Süreya’nın soyadından attığı ikinci “y” harfini bizim oraya yeniden ekleyerek “Cemal Süreyya” diye yazma hakkımız yok…

Nâzım Hikmet’in adı, tüm güvenilir kaynaklarda “şapkalı” yazılıyor. Dolayısıyla bizim de öyle yazmaya özen göstermemiz gerekiyor.

•••

Şimdi geliyorum, yazının başında değindiğim anıya… Daha önce kaleme aldığım bir yazıda, olayı şöyle aktarmıştım:

“Yusuf Ziya Bahadınlı’nın şapkaya tutkunluğu ünlüdür. O da Attilâ İlhan gibi, adeta kişiliğinin bir parçasına dönüşen kasketini başından hiç çıkarmaz. Bu tutku onda öylesine güçlüdür ki, zaman zaman ‘şapka’ söylemini başka alanlara taşımaktan da geri durmaz. Yakın tanığı olduğum bir olayı aktarayım:

Sol Meclis’in İstanbul’daki toplantılarından birindeydik. Toplantı, Nâzım Kültürevi’nin Beyoğlu’ndaki konferans salonunda yapılıyordu. Meclis’e sunulan siyasal bildirilerden birini tartışıyorduk. Bahadınlı söz aldı ve ‘Nâzım’ın şapkası nerede?’ diye sordu. Toplantıdakilerin şaşkınlıkla kendisine baktığını görünce açıkladı:

“Kültürevi’mizin adında küçük bir yazım yanlışı var. Nâzım sözcüğünün şapkası düşmüş! Bu düzeltme imini yerine koymamız gerekiyor...”

Politikayla uğraşanların dili pek önemsemedikleri biliniyor. Yusuf Ziya Bahadınlı, bu açıdan da ayrıksı bir örnektir. Türkçeyi iyi kullanan bir yazar ve politika insanı olarak, dilde özensizliğe hoşgörüyle bakmadığını her zaman değişik biçimlerde göstermiştir.” (Damar dergisi, Nisan 2003, Sayı: 145).

Eski Türkiye İşçi Partisi’nin Yozgat Milletvekili, yazar ve yayıncı Bahadınlı, bu yazıyı yazdığımda 76 yaşındaydı. Bugün 90 yaşında. Yıllar ne çabuk geçmiş! Ama doksanlık çınarımız hâlâ genç ve üretken. Araştırıyor, inceliyor, yazıyor. Kitaplarının sayısını unuttum...

 

Damar dergisindeki “Seksene Dört Kala” başlıklı yazımın sonunu şöyle bağlamıştım:

“Düşmana inat, biz onun doksanıncı yaş gününü de, dalyasını da kutlayacağız!”


Bahadınlı birkaç gün önce aradı ve o yazımı anımsatarak, “İlk dileğin gerçekleşti, sıra ikincide!” dedi.

Yaşam coşkusunu ve devrimci iyimserliğini hiç yitirmeyen sevgili Bahadınlı’ya “İyi ki varsın!” diyor; sağlıklı, gönençli günler diliyorum. Umarım, onun 100. yaşını daha aydınlık bir Türkiye’de yine birlikte kutlarız!

Ha, Nâzım’ın şapkası mı?

Merak etmeyin, büyük ozanımızın adı, kültürevlerinin tabelalarında “şapkalı” yazılıyor artık!

 
13 Haziran 2017 Salı 19:16 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.
1878 - Gazeteci ve yazar Ahmet Mithat Efendi "Tercüman-ı Hakikat" adlı günlük gazeteyi çıkarmaya başladı.
1893 - New York borsası çöktü.
1905 - Kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.
1916 - Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.
1917 - Yunanistan, İtilaf Devletleri'ne katıldı.
1923 - Çift kanatlı bir uçağa ilk kez havadayken yakıt ikmali yapıldı.
1938 - Helikopterin patenti Igor Sikorsky tarafından alındı.
1946 - Müttefikler, On iki Adanın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.
1950 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Birleşmiş Milletler üyelerine Güney Kore'ye yardım çağrısında bulundu.
1954 - Guatemala'da CIA'nın desteklediği darbeyle halkın seçtiği hükümet devrildi.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.
1957 - Louisiana ve Teksas'da meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.
1964 - 20-21 Mayıs darbe girişimi hükümlülerinden Fethi Gürcan idam edildi.
1964 - Kıbrıs Rum hükümeti 15 yaşından büyük Türklerin adaya girişini yasakladı.
1964 - Emekli Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi. Gürcan, 22 Şubat 1962 de darbe gişimi nedeniyle emekli edilmişti. Benzer bir girişimi Talat Aydemir ile 21 Mayıs'ta tekrarlayınca yargılanmış ve idama mahkum olmuştu.
1967 - Dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi.
1969 - Kocamustafapaşa'da evinin balkonuna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bayrağı asan Hatice Göker gözaltına alındı. 67 yaşındaki Hatice Göker'in Amerika Birleşik Devletleri başkonsolosluğunda çamaşırcı olarak çalıştığı ve Sovyet bayrağını tanımadı
1974 - Richard Nixon, Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1976 - Fransız havayollarına ait bir yolcu uçağı Tel Aviv-Atina-Paris seferini yapmakta iken FKÖ militanlarınca kaçırıldı ve Entebbe-Uganda'ya yönlendirildi.
1977 - Fransa, Cibuti Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etti.
1978 - Anayasa Mahkemesi'ne bomba atıldı; Benzin yokluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluştu.
1979 - Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.
1979 - Muhammet Ali, boksu bıraktığını açıkladı.
1980 - İtalyan havayollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Ustica, İtalya yakınlarında düştü: 81 kişi öldü.
1980 - Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.
1984 - TBMM, askerlik süresini 18 aya indiren yasa tasarısını kabul etti.
1987 - Gaziantep Üniversitesi 27 Haziran 1987'de kuruldu. Üniversitenin bünyesinde 6 Fakülte, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve 1 konservatuar bulunuyor. Türkiye'de üniversitelerin sayısı 28'e yükseldi.
1987 - Cem Karaca 27 Haziran 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın desteğiyle yurda döndü.
1988 - Gare de Lyon-Fransa'da tren kazası: 59 ölü, 55 yaralı.
1991 - Yugoslav Halk Ordusu, Slovenya'ya karşı operasyon başlattı.
1998 - Adana'nın Ceyhan ilçesi merkez üslü depremde 144 kişi öldü.
1999 - -Çeşme Açıkhava Tiyatrosu,otelden anfitiyatro'ya çevrilmiş olarak saat:21:00'da büyük bir törenle açıldı.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan Karadağ cumhurbaşkanı seçildi.
2007 - Tony Blair, Birleşik Krallık başbakanı, görevinden ayrıldı.
M.Ö. - 209 Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Mete Han'ın tahta çıkışı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık