Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor
Zekeriya Saka

RAHAT BIRAKIN GURBETÇİ ÖĞRENCİLERİMİ

Zekeriya Saka

 
19 Mart 2017 Pazar 15:26 
Yorum YapYazdır
 
 

Cumhuriyet  dönemi öğretmenlerinin  bizim kuşak  da içinde olmak üzere, önde gelen hedefi öğrencilerini kendi çocuklarından ayırmamak, onları beceri ve yeteneklerinin el verdiğince üstün mesleklere ulaşmış olarak görmekti. Bu bağlamda, öğrencilerimizin ebeveynleri ne iş yapar; etnik kökeni nedir, siyasi görüşü hangi doğrultudadır... gibi yönleri bizi ilgilendirmezdi.

İlkokul, ortaokul, lise, dershane öğretmenliği ve yöneticiliği olmak üzere otuz dokuz yıllık görevlerim sırasında dört bin civarında öğrenciyle sınıf sınıf; bunun dört- beş katı  kadar öğrenciyle de okullar toplamı öğrenciyle muhatap olmuşumdur. Örneğin, müdür ya da müdür yardımcısı görevlerimde bulunduğum zamanlarda tüm okul öğrencileriyle muhatap olma durumu söz konusuydu.

"İnsanlar, çeşitli yeteneklerde, farklı ilgilerde yaratılmıştır." genel anlayışından hareketle, öğrencilerim de çeşitli yeteneklerde ve farklı konulara ilgi duyan, bu özellikleri göz önünde bulundurulup ona göre yetiştirildikleri ve olanaklar sağlandığı zaman aileleri,  çevreleri ve ülkemiz için çok yararlı insanlar olabileceklerini gördüm. Elimden geldiğince onları takip ettim. İçlerinden kaymakam, doktor, öğretim üyesi, öğretmen, gazeteci, yazar vb. olanlar var. Ancak bu, öğrencilerimin sayısal yüzdesine vurulduğu zaman devede kulak kalmaktadır.

Özellikle Erzincan Kemah YİBO'da ve Erzincan Kâzım Karabekir Lisesi'nde görev yaptığım  on yıl boyunca, o yörenin çok zeki, çok yetenekli çocuklarıyla/gençleriyle aynı sınıfın havasını soludum. Yüzde doksan dokuzu öğretilenleri anında kavrıyor, sınavlarda başarılı oluyor; ellerine aldıkları herhangi bir işi yapıp sonlandırıyordu. Çoğuna fırsat verilse yönetici çocuklarının sahip oldukları gemileri, ordumuzun ihtiyacı olan silahları, bilim adamlarımızın gereksinimi olan yazılımları yapacak beyinlerdi onlar. Kanun her ne kadar, "Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır." diyorsa da uygulamada böyle bir şeyi görmek mümkün olamamaktaydı ve olamamaktadır. İçlerinde varsıl ailelerin çocukları her yıl için iki elin parmaklarından fazla değildi. Yani, YİBO'da devlet olanaklarıyla sekiz yıl öğrenim gören bu çocukların en çok yüzde beşi liseye, onların da çok az bir kısmı üniversiteye gidebiliyordu/gidebiliyor. Orta okuldan sonra, ulaşım olanağı bulanlar liseyi bitirebiliyor; ama yine çok azı üniversiteye gidebiliyordu/ gidebiliyor. Benim pırıl pırıl öğrencilerimin de akıbeti böyle oldu.

Ortaokuldan sonra öğrenimini sürdüremeyen gençler ya ailelerinin yanına dönmek ya da başka kentlerde iş aramak zorunda kaldılar. Özellikle Erzincan Kemahlı ve Erzincanlı öğrencilerimi merak ederek takip ettim. (Diğer Doğulu, Güneydoğulu gençlerin de kaderi aynıdır)  Bunların yüzde elli kadarı bir yolunu bulup Avrupa'ya gitmek zorunda kaldı; Hollanda'da, Almanya'da, İsveç'te, Norveç'te iş buldu bunlar. Bay ve bayan öğrencilerimden birçoğu ile iletişimim sürüyor. Evlendiler, çocukları, torunları oldu. Birbiriyle, oradaki yerel insanlarla kaynaştılar. Ülkemizde olanak sağlansa, teknik adam, iletişimci, akademisyen, yazar, müzisyen, ressam, bilim adamı, teorisyen olabilecek olan bu insanlar, bu ülkede sürüneceklerini görünce, karınlarının doymayacağını anlayınca yaşamak için, geçinmek için, çoluk çocuğunun geleceğini teminat altına almak için yaban ellerde işçiliği yeğlediler. Oralarda, özgürlüklerini alabildiğine yaşar oldular, ibadetlerini özgürce yapar oldular. Kimse onlara, "Alevi misin/ Sün'i misin? Türk müsün/ Kürt müsün, Gürcü müsün?/ Sağcı mısın/sol musun?" diye sormadı.

Ülkemizde, "ilgi ve istidatları" doğrultusunda yetiştirip yararlanmadığımız; iş, aş, eş sahibi yapamadığımız bu gençler,  Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde/ o ülkelerin şehirlerinde iş, aş buldular, eşleri oldu. Biz düzen kurdular ve o düzen içinde, Türkiye'deki illerini, köylerini, akrabalarını özleseler de, mutlu yaşamaktadırlar.

Gelelim işin acı yanına: Onlara Türkiye'de kanunların ön gördüğü parasız eğitim hakkını vermeyen, göçmenlere iş bulmakta gösterilen hassasiyeti göstermeyip iş sahibi etmeyen siyasiler, onları iş, aş, eş buldukları Avrupa ülkelerinde bile huzursuz etmekten geri kalmıyorlar. Almanya, Hollanda, Norveç gibi ülkelerin dini, siyasi ve etnik yönleri kaşınarak, bu yönleri üzerinden kışkırtıcılık yapılarak; hatta oralardaki Türk vatandaşları isyana teşvik edilerek yaşadıkları ülke yönetimiyle, insanlarıyla karşı karşıya getiriliyor.

Telefonla görüştüğüm iki eski öğrencim, son kaçak bakan girişleri ve ardından devletimizin en tepesindekilerin sarf ettikleri sözler nedeniyle, rahatlarının bozulduğunu, yerli halkın kendilerine bakışlarının değiştiğini; böyle giderse Türkiye'ye dönmek zorunda kalacaklarını ağlamaklı bir sesle aktardılar.

Yazık değil mi bu insanlara?

Bu tür demeçlerle, bir-iki puan oy artacak diye, ülkenin turizmini felce uğratmak, ihracat ve ithalatına darbe vurmak yetmiyormuş gibi, gurbetçilerimizi işinden etmek ve onların ülkeye dönmesi gibi bir yaptırıma yol açmak mıdır; yoksa bu ihtimalleri ortadan kaldırmak mıdır devlet adamlığı?

Sizin seslendiğiniz gibi, sizlere "Ey siyasetçiler!" diye seslenmiyorum. Rica ediyorum:

RAHAT BIRAKIN GURBETÇİERİ, RAHAT BIRAKIN GURBETÇİ ÖĞRENCİLERİMİ! ÜLKEMİZDE BULAMADIKLARI HUZURU VE MUTLULUĞU ORALARDA BULUP HUZUR VE MUTLULUK İÇİNDE YAŞAMALARINI ÇOK GÖRMEYİN ONLARA!..

 
19 Mart 2017 Pazar 15:26 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık