Kaçak madende göçük; 6 ölü
A. Şefik Mollamehmetoğlu

Reis ve kuklaları!

A. Şefik Mollamehmetoğlu
ahmet-sefik@hotmail.com

 
8 Ekim 2017 Pazar 15:27 
Yorum YapYazdır
 
 

 

Özellikle bizim gibi demokrasinin kökleşemediği, kurumsallaşamadığı, katılımcılığın gelişme olanağı bulamadığı; hukuk, adalet ve siyasetin bazı kurum, kişi ya da oligarşik yapılanmaların vesayetinde bulunduğu sistemlerde, ‘’seçimle gelenin seçimle gitmesi’’ ilkesi sık sık kesintiye uğrar. Darbeler, bu durumun somutlaştığı açık ve kesin müdahalelerdir.

Ama Türkiye’nin siyasal tarihinde ilk kez, seçilmiş bir siyasal iktidarın ya da yönetimin,  seçilmiş yerel yönetimleri ‘’ikna’ ve ‘’istişare’’ adı altında, ancak çeşitli baskı araçları kullanılarak istifaya zorladığını ya da görevden aldığını görüyoruz.

Erdoğan yönetiminin diğer cumhuriyet iktidarlarından en ayır edici özelliği bu olsa gerek. ‘’Millet iradesi’’ kavramını bu kadar sıklıkla kullanıp, o iradeyi bu kadar tartışmalı hale getiren, içini boşaltan, hatt a anlamsızlaştıran başka bir iktidar var mı?

Millet iradesiyle iktidara geldiğini söyleyip, kendi iradesi dışında hiçbir şeye saygı duymayan, kabul etmeyen, demokrasiyi fitne ve fesat gören tek adamcı zihniyetin tipik bir yansıması bu.

***

Tartışmalı bir anayasa değişikliği ile bu hukuk ve demokrasi karşıtı durumu yasal hale taşıyan bugünkü yönetim anlayışı, birçok kişinin şaşkınlıkla karşıladığı uygulamaları arka arkaya getiriyor. Oysa bunun böyle olacağı çok açıktı.

***

Erdoğan, cumhurbaşkanlığına geçerken yaptığı veda konuşmasında, partisinde karar alma sürecinin ‘’istişare’’ olacağını açıklamış, bundan böyle her ilçe ve il yönetiminin, seçimlerde belirlenecek her adayın, parti üst kurulunda ve kendisi tarafından belirleneceğini ilan etmişti.

‘’İstişare’’, ‘’Düşünce alma’’, ‘’Danışma’’yı bir temel demokrasi kurumu gibi göstermişti Erdoğan. Oysa ‘’bizim özümüzde bunlar var’’ diyerek yücelttiği bu mekanizma, demokrasi dışı yönetimlerin ya da tek karar  vericinin olduğu bir ortamda, danışma niteliği taşıyan bir kurumdu istişare. Oysa çağdaş demokratik sistemlerde, isti,are ya da danışmayı da içeren açık tartışma ve demokratik mücadele ile gerçekleşen bir süreçten söz ediyoruz.

***

İşte o konuşmadan sonra AKP’de il ya da ilçe yönetimleri önce parti genel merkezinin oluşturduğu bir kurul tarafından belirleniyor, sonra Erdoğan’ın (yani Reis’in, Lider’in) onayına sunuluyor. Belirlenip onay alan tek liste, sözde seçime girip kongre kazanıyor! Bu sisteme aykırı biçimde aday olup yanlışlıkla kazananlarsa  hemen görevden alınıyor ya da istifaya zorlanıyor. Bunun adına da demokrasi deniliyor; istişari demokrasi!

*** 

Milletvekili belirleme süreci de farklı değil. Milletvekili adayları yine genel merkezde oluşturulan bir kurul tarafından belirleniyor. Sonra Reis’in onayına sunuluyor. Bu arada bazı yerlerde eğilim yoklaması yapılıyor. Ama eğilim yoklamasında birinci olup sıralamaya girememek mümkün. Yani birkaç istisna dışında hiçbir değeri yok. Zaten oylama sonuçlarını kimse görmüyor.

***

İstifaya zorlamanın çarpıcı biçimde kullanıldığı ilk yer Başbakanlık kurumu. Partisinin başında Kasım seçimine giden ve başbakan olarak çıkan Ahmet Davutoğlu, her türlü anayasal ve yasal kurallar ihlal edilerek, çiğnenerek, yani anayasa suçu işlenerek istifaya zorlandı. Yerine Binali Yıldırım Başbakan olarak atandı.

***

Erdoğan 2019 seçimlerinde kaybetme olasılığına karşı  parti, hükümet ve belediyelerde bir operasyona girişti. Önce bazı il başkanları istifa ettirildi. Ki bu, anlaşılabilir bir şey. Sonuçta o parti kurulları da doğrudan Erdoğan tarafından ya da onayıyla atandı.

Ancak asıl vehamet,  belediye başkanları olayında çıktı.  Belediye başkanları ne kadar Erdoğan’ın istek ve onayıyla aday gösterilse de, halkoyuna gitti. Yani millet sandığa  giderek (ne kadar tartışmalı olsa da) iradesini ortaya koydu ve bu kişileri seçti.

Şimdi, millet iradesiyle seçildiğini  söyleyen Reis, yine millet iradesiyle seçilen belediye başkanlarını istifaya zorluyor. Belki de görevden alacak.

Nitekim İstanbul gibi dünya kentinin belediye başkanı istifa ettirildi.

***

Başkanların görevden alınmasının gerekçe ve yolları yasalarda yazılı. Suç işleme, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, teröre destek…  Yolu, hukuki soruşturma, İçişleri Bakanlığı kararı.

Ama ne gerekçe, ne de yol bu değil. Reis çıkıyor, ‘’Metal yorgunluğu var. Seçime 2 yıl var ama şu şu başkanlar ayrılsın’’ diyor.

Hani seçimle gelen seçimle giderdi?

***

Erdoğan eleştirilere karşı şöyle dedi:  ''Sandıkla gelen elbette sandıkla gider ama, o sandığa kadar olan süreci de kimse göz ardı edemez, kusura bakmasınlar’’

Aslında haklı Erdoğan diyor ki, ‘’kardeşim oraya sizi, ben getirdim, ben alıyorum. Gelirken sesiniz çıkmadı da, şimdi neye karşı çıkıyorsunuz’’

Elbet de Reis haklı! Haklı ama, bunun adı demokrasi değil.

İşte tek adam yönetiminin, demokrasi ve hukuk dışı siyasetin acı sonucu.

İşte Reis demokrasisi!

Reis ve kuklaları!

 
8 Ekim 2017 Pazar 15:27 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1448 - II. Kosova Savaşı; János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.
1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.
1912 - Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı (I. Balkan Savaşı).
1918 - Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu.
1919 - Batı Trakya'daki İskeçe Kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.
1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu
1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.
1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.
1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.
1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askeri birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.
1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.
1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.
1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı; 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.
1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.
1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan olaylarda 40 kişi öldü.
1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.
1970 - Quebec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.
1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.
1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkum oldu.
1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.
1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.
1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.
1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
1989 - Başbakan Turgut Özal, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.
1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.
1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.
2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.
2008 - Türkiye 2009 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:27
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:21
  • Akşam17:47
  • Yatsı19:15
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık