Uzungöl’de aslında ne oldu?
Türker Ertürk

Saray ve Mabet

Türker Ertürk

 
11 Temmuz 2019 Perşembe 16:24 
Yorum YapYazdır
 
 

Geçtiğimiz hafta, Baltık Denizi kıyısında bulunan ve Neva Nehri üzerindeki 42 ada üzerine yayılan, Rusya’nın Moskova’dan sonra ikinci, Avrupa’nın ise dördüncü büyük şehri olan St. Petersburg’daydımŞehir, adalar üzerinde bulunması, 55 kanal ve 500’e yakın köprü nedeniyle “Kuzey’in Venedik’ unvanını kazanmış. St. Petersburg, gerçekten tam bir kültür şehri. Çok sayıda sarayları, kiliseleri ve zarif binaları ile dikkat çekiyor. Şehirde görülecek ve ders alınacak çok yer var ama özellikle Ermitaj Müzesi mutlaka görülmeli. Ayrıca; bu şehirde doğa sonuna kadar korunmuş ve korunmaya devam ediliyor.  

Bu mevsimde St. Petersburg’da güneş hiç batmıyor ve aydınlık hiç bitmiyor! Bu yüzden gecelerine “Beyaz Geceler” deniyor. Eğer ışıkta uyuyamıyorsanız odanızın perdelerini sıkı sıkı kapatmanız lazım.  

Çarlık Rusya’sının Başkentiydi 

St. Petersburg; 200 yıl boyunca çarlık Rusya’sına başkentlik yapmış olup 1703’de, ülkemizde “deli” olarak bilinen Rus Çarı Büyük Petro tarafından kurulmuştur. Şehrin ismi içeresindeki “Peter” kurucu çarın adından, “Burg” ise Almanca “kale” kelimesinden gelmektedir. 

Şehrin adı, ilk defa 1914’de “Petrograd” olarak değiştirilmiştir. Nedeni ise Almanlarla savaşılıyor olması ve şehrin adında bulunan Almanca izinin silinmesinin gerekmesidir. 1918’de başkent olma görevi Moskova’ya geçmiş ve 1924’de şehrin adı yeniden değiştirilerek Leningrad olmuştur. Şehrin adı 1991’de, Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte zamanın Başkanı Boris Yeltsin tarafından tekrar St. Petersburg olarak değiştirilmiştir. 

Dostoyevski ve Puşkin 

II. Dünya Savaşı (1939-1945) sırasında, 900 gün boyunca şehir Alman kuşatmasına karşı direnmiş ve pes etmemiştir. Hitler, Leningrad’ı alacağından emin olarak Astoria Oteli’nde kutlama planlamış, hatta kuşatma son bulmadan davetiyelerini bile bastırmıştır. Davetiyeler daha sonra Rus Askerleri tarafından, Berlin’de bulunmuştur. 

Tarihi yapıları dışında St. Petersburg’un Dostoyevski ve Puşkin gibi sanatçılara ev sahipliği yapması da önemini ve şehre olan ilgiyi daha da arttırmaktadır. Ayrıca; Rusya Devlet Başkanı Putin de 7 Ekim 1952’de, bu şehirde dünyaya gelmiştir. 

Gezi sırasında karşılaştığım bir Rus, Türk olduğumu öğrenince, şehrin kurucusu Çar Büyük Petro’yu “Rusya’nın Atatürk’ü” diye tanımladı. Bir anlamda doğruydu ama Atatürk, Petro’nun çok daha fazlasıydı.  

Rusya’yı Rusya Yaptı 

Çar Petro’nun 1682’de tahta geçtiği sırada Rusya, Avrupa siyasetinde hiçbir ağırlığı olmayan, sıradan bir devlet konumundaydı. Rus modernleşmesi onun reformları ile başladı ve sonraki çarlar tarafından da devam ettirildi. Bugün Rusya eğer Rusya ise, dünya siyasetinde bir ağırlığı var ise ve 17 milyon km² ile dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip uçsuz bucaksız bir ülkesi ise bunu çok büyük oranda Petro’ya ve onun reformlarına borçludur.  

Reformcu ve modernleşmeci de olsa Petro monarşiyi temsil ediyor, gücünü ve meşruiyetini Tanrı’dan alıyor, Tanrı’dan başka kimseye hesap vermiyordu. Bu düzen, üç aşağı beş yukarı tüm dünyada böyleydi. Bu dönemin üç bileşeni; Monarşi (tek adam yönetimi), Teokrasi ve Feodalizmdi. Aydınlanma ile birlikte, egemenliğin kaynağı gökten yere indi ve gerçek sahibi olan halka geçti. Monarşiler ya bir bir yıkıldı ya da yetkileri çok çok sınırlandırıldı ve parlamentolar, ülkelerin en üst kurumları haline geldi. 

İhtişam, Monarşilerin Ayrılmaz Parçasıdır 

Monarşilerde iki şey önemlidir; ihtişamlı saraylar ve mabetler. Ülkeyi yöneten tek adam, kendisini erişilmez kılabilmek, gücünü sorgulanmaz bir yerden aldığını gösterebilmek, halkı her şeyi ile sömürebilmek ve biat ettirebilmek için saray ve mabet yapımına önem ve öncelik verir. Evet, St. Petersburg’un yazlık ve kışlık sarayları, hanedana mensup kişilerin köşkleri ve kiliseler çok ihtişamlıydı. Ama ne uğruna! Hepsinin arkasında kan, kin, gözyaşı ve acı olduğu apaçık bir gerçek. Sadece Rusya da değil! Diğer ülkeler de böyleydi! Ama aydınlanma, akılcı ve bilimsel düşünce dönemine geçiş ile birlikte monarşiler yıkıldı. 

Çağdaş dünyada artık monarşiler ya yok ya da İngiltere gibi yönetim yetkileri sıfırlanmış veya sıfıra yakın ve en üst kurumları ise parlamentolar. Monarşiler olmayınca, ihtişamlı saray ve mabet yapımı da yok. Yalnızca ihtiyaca binaen, sade, gösterişsiz ama işlevsel mabetler yapılıyor. 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna doğru yaklaşırken, gösterişli saraylar ve mabetler yapan çağdaş bir ülke bile göremezsiniz. Görüyorsanız; bilin ki bu ülke çağdaş değildir, demokrasi yoktur, halk baskı altındadır, halkın refahı için harcanması gereken kaynaklar yararsız alanlarda çarçur ediliyordur. Bugün Avrupa kentlerinde gördüğünüz tüm ihtişamlı saraylar ve kiliseler, eski dönemin ürünleridir. 

O Bile İnsaf Dedi! 

Ya TürkiyeVan Gölü kıyısında üçüncü sarayın inşaatı başladı. Bu arada Marmaris’teki 300 odalı saray beğenilmemiş ve bazı kısımlar yıkılıp yeniden inşa edilecekmiş. Ayrıca; devamlı cami yapılıyor. “Fizibilitesi yapılıyor mu?” “İhtiyaç var mı?” diye araştırmadan! Kimin umurunda ki! İstanbul’un Üsküdar İlçesinde, 57 bin m² alana, 63 bin kişi kapasiteli Büyük Çamlıca Camii yapıldı. Hangi ihtiyaca göre yapına karar verildi? 365 gün, beşer vakitten caminin yıllık doluluk oranının yüzde 1 bile olmayacağı çok açık, belli!  

Yazık değil mi, kafasında tüy bitmemiş yetimin hakkı olan paralarımızın çarçur edilmesine! Düşünebiliyor musunuz, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bile “insaf” dedi ve eleştirdi! 

İhtiyacımız Olan Saraylar Nelerdir? 

Türkiye’nin dış borcu 460 milyar dolara gelmişken, ekonomimiz iflastayken, yabancı ülkelerde kapı kapı dolaşıp borç para dileniyorken saray yapmanın hangi haklı gerekçesi olabilir? “İtibardan tasarruf yapılmaz” sözü; Ortaçağın, monarşilerin (tek adam yönetimlerinin) geniş kitlelere rağmen yaşadıkları lüks, savurgan ve şatafatlı yaşamın, halka hesap vermek istemeyen çağdışı ve ceberut gerekçesidir. Çağdaş dünya için itibar; bilgidir, sanattır, halkın refah seviyesidir, ekonomik büyüklüktür, kişi başına düşen milli gelirdir, insana yapılan yatırımdır, korunan doğal çevredir!  

İhtiyacımız olan saraylar ise; kültür merkezleri, kütüphaneler, içinde hukuk ve adalet olan Adliye Sarayları ve müzelerdir. Çağdaş bir ülkenin başkentinde, en görkemli bina parlamentodur. Eğer bir ülkenin başkentinde o ülkeyi yöneten liderin yaşadığı yer en görkemli bina ise ve burası Elize SarayıBuckingham SarayıDolmabahçe Sarayı gibi tarihi bir miras değil de yeni yapılmışsa; bilin ki o ülke çağdaş değildir, hukuk ve adalet ayaklar altındadır, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri askıdadır. 

 
11 Temmuz 2019 Perşembe 16:24 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1402 - Ankara Savaşı: Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda yapılan savaş.
1871 - British Columbia, Kanada federasyonuna katıldı.
1881 - Amerika Birleşik Devletleri ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefi olan Sioux kabilesi lideri Oturan Boğa teslim oldu.
1903 - Ford ilk arabasını üretti.
1916 - I. Dünya Savaşı: Rus askerleri Ermenistan'ın Gumiskhanek kentini ele geçirdi.
1921 - New York ile San Francisco arasında hava yolu ile posta servisi başladı.
1936 - Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
1940 - Danimarka, Birleşmiş Milletler'den ayrıldı.
1944 - II. Dünya Savaşı: Adolf Hitler'e, Alman ordusundan bir albayın (Claus von Stauffenberg) önderliğinde, başarısız olarak sona eren 20 Temmuz suikasti gerçekleştirildi.
1949 - İsrail ve Suriye, 19 ay süren savaşın ardından barış antlaşması imzaladı.
1951 - Ürdün Kralı I. Abdullah, Cuma namazı sırasında bir Filistinli tarafından öldürüldü.
1960 - Seylan'da (şimdiki Sri Lanka), Sirimavo Bandaranaike, dünyanın seçimle iş başına gelen ilk kadın başbakanı oldu.
1964 - Vietnam Savaşı: Vietkong askeri birlikleri Cai Be'ye saldırdı: 11 Güney Vietnam'lı askeri personel ile 30'u çocuk 40 sivili öldürdü.
1965 - Moskova'ya yaptığı ziyaretten dönen Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong Ay'a ilk ayak basan insan oldu.
1973 - Filistinli militanlar, Amsterdam'dan Japonya'ya giden Japon havayollarına ait bir yolcu uçağını kaçırarak Dubai'ye indirdiler.
1974 - Kıbrıs Barış Harekatı: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Garanti Anlaşması'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın başlangıcı.
1976 - Viking-1, 11 ay süren yolculuktan sonra Mars'a kondu ve Dünya'ya fotoğraflar aktarmaya başladı.
1980 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ülkelerin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımamaları gerektiğine 14-0 oyla karar verdi.
1984 - Penthouse dergisi çıplak fotoğraflarını yayımlayınca, Miss America yarışması yetkilileri, Vanessa Lynn Williams'tan tacını iade etmesini istedi.
1994 - Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9'un parçaları Jüpiter'e çarptı.
1996 - İspanya: ETA bir havaalanına bomba attı: 35 kişi öldü.
2001 - Londra Borsası halka açıldı.
2002 - Lima'daki (Peru) bir diskotekte çıkan yangında 25 kişi öldü.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliğe izin veren dördüncü ülke oldu.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Alanyaspor
0
0
0
0
0
2
Ankaragücü
0
0
0
0
0
3
Antalyaspor
0
0
0
0
0
4
Beşiktaş
0
0
0
0
0
5
Denizlispor
0
0
0
0
0
6
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
7
Galatasaray
0
0
0
0
0
8
Gazişehir Gaziantep
0
0
0
0
0
9
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu023036434752
 
On Numara
15.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01101314172122252630324143455253575961717376
 
Sayısal Loto
17.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu061525273644
 
Şans Topu
17.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu030708253408
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:47
  • Güneş04:58
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:57
  • Yatsı21:50
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık