Bahçeli'den yerelde ittifakı bitti açıklama
Ömer Turan

Serkan Türk’ten Yeni Mevsim Öyküler

Ömer Turan

 
8 Nisan 2015 Çarşamba 14:00 
Yorum YapYazdır
 
 

“Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim”, Serkan Türk’ün Dedalus etiketiyle raflarda yerini alan son öykü kitabının adı.

 

Hız çağının birey üzerindeki etkileri göz önüne alındığında yalnızlaşma olgusunun öncü sarsıntılarıyla yüz yüze gelen insan, kendi içinden başlayarak sosyal yaşamın bütün alanlarına kadar uzanan bir yabancılaşmanın döngüsüne giriyor. Sistemin dayattığı değerler (ki değersizlikler demek daha doğru) ile bireyin öz değerleri çarpışınca, insanı bütünleyen temel yapılar içten içe çürümeye ve dağılmaya başlıyor. Bu saptama her birey için geçerli bir durum değil tabi. İçyapısı daha kırılgan, daha zayıf ya da ezik büyümüş bireylerin duygu dünyası bu çarpışmalar karşısında hızla allak bullak oluyor ve birer “mutsuz insan” olarak aramıza dönüyorlar. Hız çağı dedim, çünkü geç kalma korkusu; bireyin başkalarıyla kendini ölçüp biçme veya sistemin dışına itilmeme kaynaklı bir duygu. Aslında bu çöle saplanma hali. Sürekli değişen ihtiyaçlara ve arayışlara hazırlıksız yakalanma, yalnızlaşma ve giderek öz duygusuna geri dönme isteği. Tam da bu noktada başlıyor işte insanın çaresizliği ya da tutunamayışı.

 

 

Serkan Türk, önceki öykülerinde olduğu gibi yine tutunamayan karakterler üzerinden kuruyor son öykülerini de. Bu sefer biraz daha büyümüş ve sosyalleşme savaşını verecek yaşa gelmiş kahramanlarla. Bireyin alt duygu ve düşünsel isteklerini, yaşamın diyalektiğiyle yüzleştirerek sorunu tekilleştirmekten ziyade toplumsal gerçeklikler üzerinden irdeliyor. Yalnızlaşan ve yabancılaşan insanı katı bir görüntü dekoru olmaktan çıkarıp sistemi sorgulayan somut varlıklara dönüştürüyor. Bu anlamda Serkan Türk’ün öykü gelişimi ile yarattığı karakterlerin değişimi doğru bir orantıda yürüyor diyebilirim. Yine sıkıntılı, kırılgan, duygusal, yalnız, işsiz ve mutsuz insanları var yazarın. Ama bu kez onları hız çağının bunaltısıyla baş başa bırakmıyor. Genişletici alanlar açıyor, gidilmemiş yerleri gösteriyor, yetişmek için koşmanın anlamsızlığını ve küçük şeylerin gücünü işaret ediyor.

 

“Kimin gücü kime yeterse o kalıyor ayakta. ‘Aslanım, hadi öldür şunu, canına oku’ diye bağırıyorlar horoz sahipleri. Önceleri komik gelirdi. Sonra sonra alıştım. Yerde kanlar içinde yatan bir horoz düşünür mü civciv olduğu dönemi? Buna kafa yordum cidden bir süre. Şuna karar verdim sonra. Acı her yerdedir.”

“Hadi Öldür Şunu Aslanım” öyküsü, işini gücünü kaybetmiş bir radyo sunucusunun aç kalmamak ve birikmiş kirasını ödeyebilmek için istemeyerek de olsa horoz dövüşlerinde sunuculuk yapmasını işliyor. Kahramanımız aynı zamanda öykünün de anlatıcısı. Kendini “cinayet anlatıcısı” olarak tanımlıyor. Yukarıda da sözünü ettiğim gibi büyümüş ve sorgulamayı öğrenmiş bir karakterle karşı karşıyayız. İnsanoğlunun hırsından kaynaklanan öldürme içgüdüsü başka bir canlıda yok. Öyle ki, bu ilkel zevki ona tattıracak (kendi cinsi de dâhil) her canlıyı kolaylıkla denek olarak kullanabiliyor ve gözünü kırpmadan yaşamına son verebiliyor. Acı her yerdedir, cümlesinden hareketle dünya üzerindeki bütün savaşlara, ölümlere ve her türlü zulme atıfta bulunarak insanın acımasızlığı, öyküdeki kahramanın diliyle sorgulanıyor. İlkelliğin ve ölümün ödüllendirildiği bir ortama itilen mutsuz insan, yol ayrımındadır artık. Kahramanımız, mecbur kalışının geçerli bütün nedenlerine karşın vicdanının çocuk kalan yanına sahip çıkarak aklanmayı seçiyor. Toplumsal trajedilerin insan gerçeğine yönelerek hafifletilebileceği vurgusu diğer öykülerde de belirgin bir şekilde göze çarpıyor.

 

 

“Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim ”deki bütün öykülerin başat teması ölüm. Yazar, acılara derinlik vurgusu yaparken ölüm olgusunu özellikle üst perdeden işliyor. Çünkü yaşamın sessizliğini bozan tek gerçek o. Öykülerdeki her bir karakterin yakınından uzağına ya da tanıklığına düşmüş bir ölü var. Kuşkusuz bu gerçeğin öykülerde işleniş biçimi farklı farklı olsa da, okura hissettirdiği duygu aynı: Soğukluk. Ölümün sahiciliğini sorgulayan yazar, “Son Durak” adlı öyküde örneğin; dönüp bir ölünün gözüyle inceliyor arkada kalanları. Bu öyküdeki kurgunun muhteşemliği bir yana, ölü bir adamın kendi ölüm sürecini sorgulaması ile kalbinin ve ruhunun sınırlarını bu gerçeklik üzerinden adlandırmaya yönelmesi sonra da dünyadaki eşiyle iletişime geçme çabaları, yaşamın hep devam ettiği üzerinden yorumlanabilir belki de.

 

Serkan Türk, kitaba adını verdiği öyküye, “ İnsanlar ölür, elbiseleri kalır geriye” cümlesiyle başlıyor. İnsan ister istemez soruyor: Eve dönmelerini istediğimiz ölüler için her daim hazırda temiz birer elbise mi saklamalıyız?

 

Serkan Türk, “Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim” ile dilin bütün olanaklarını kullanıyor. Özgün ve yalın kalarak. Öyküleme becerisini, zaman zaman şiirin dilinden ama çoğunlukla gündelik cümlelerin havasından soluyarak sağlıyor. İç konuşmalardaki sessizliği, görüntü değişimlerindeki yumuşak geçişleri ve geriye dönüşlerdeki sahiciliği ancak yazarın metin görgüsüne bağlayabiliriz. Disipline bir dilin özgür fırçaları. Çok fazla felsefeye kaçmadan, derin psikolojik çözümlemelere girişmeden ama yüzeysel de geçiştirmeden yerli yerinde betimlemeler. Yazar hep anlatıcı konumda. Durumdan olaya evrilen, soyuttan somuta dönüşen ve arka arkaya okuru diri tutan bir anlatım söz konusu.

 

Serkan Türk, taşradan ulusala ağır ağır ama kararlı adımlarla yürüyen genç bir öykücümüz. Arka kapakta yazdığı şekliyle söylersem: Türk öykücülüğünün usul usul yükselen sesi…

Ömer Turan

omerturan@yandex.com

 
8 Nisan 2015 Çarşamba 14:00 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1260 - Memlük Sultanı Seyfeddin Kutuz, siyasi rakibi Baybars tarafından katledildi.
1857 - İlk futbol kulübü, İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde kuruldu.
1882 - Alman biliminsanı Robert Koch, verem mikrobunu keşfetti.
1904 - New York metrosu açıldı.
1911 - Orville Wright, Kuzey Carolina'da hava aracı ile 9 dakika 45 saniye havada kalarak yeni bir Dünya rekoru kırdı. Bu rekor 10 yıl süresince kırılamıyacaktır.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi Sırpların galibiyeti ile sonlandı.
1923 - 12 Rebiül evvel gecesiyle gününün Mevlid Kandilinin Milli Bayram olmasına dair teklif kabul edilerek kanunlaştırılmıştır.
1926 - Ünlü illüzyonist Harry Houdini Detroit, Michigan'daki Garrick Tiyatrosu'nda son gösterisine çıktı.
1929 - New York Borsasında hisse senetleri düştü. Bu çöküş sürecini izleyen bunalım, dünya dış ticaretinde ciddi bir daralma yarattı. Kriz, Türkiye'yi de etkiledi.
1935 - İtalya Etiyopya'yı işgal etti.
1935 - I. Belediyeler Kongresi başladı.
1939 - Naylon çoraplar, ilk kez Wilmington'da satışa sunuldu.
1945 - Birleşmiş Milletler Antlaşması yayınlandı ve BM kuruldu.
1945 - II. Dünya Savaşı sırasında, Nazilerin Norveç'i işgal etmesine yardım eden, daha sonra Hitler'in Norveç başbakanı yaptığı Faşist Parti lideri Abraham Quisling kurşuna dizildi.
1947 - Walt Disney, Amerikan Aleyhtarı Faaliyetler Komitesi (HUAC)'nde ifade vererek Komünist olduklarına inandığı bazı çalışanlarının isimlerini komiteye verdi.
1956 - Sovyetler Birliği, Macaristanı işgal etti.
1956 - Gazeteci Bedii Faik, cumhurbaşkanına hakaretten 6 ay hapse mahkum edildi.
1964 - ABD'li insan hakları savunucusu Martin Luther King'e, Nobel Barış Ödülü verildi.
1965 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye'nin nüfusu: 31.391.207
1966 - CHP'nin 18. Kurultayı, ortanın solu görüşünü savunanların zaferiyle sonuçlandı. Zonguldak milletvekili Bülent Ecevit genel sekreterliğe getirildi.
1970 - Salvador Allende Şili cumhurbaşkanı seçildi.
1980 - Polonya hükümeti, Solidarity adlı işçi sendikasını yasal olarak kabul etti.
1986 - Türkiye'nin ilk McDonalds'ı İstanbul Taksim'de açıldı.
1991 - Kripto davasında gazeteci Uluç Gürkan ile dışişleri bakanlığı memuru Hande Mumcu beraat etti.
1992 - Türkiye'nin ilk özel havaalanı olan Hezarfen, İstanbul Büyükçekmece'de hizmete girdi.
1992 - Aachen Tebliği, Ulum el-hikme okulu
1996 - Vehbi Koç'un cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'ndan çalındı.
1996 - I.Avrasya İslam Şurası Türkiye'de toplandı.
2003 - Concorde'un son uçuşu New York ile Londra arasında yapıldı.
2008 - TRT Çocuk yayına sokuldu.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
9
6
1
2
19
2
Başakşehir
9
5
3
1
18
3
Kasımpaşa
9
6
0
3
18
4
Antalyaspor
9
5
1
3
16
5
Beşiktaş
9
4
3
2
15
6
Göztepe
9
5
0
4
15
7
Trabzonspor
9
4
2
3
14
8
Konyaspor
9
3
4
2
13
9
Ankaragücü
9
4
1
4
13
10
Malatyaspor
9
3
3
3
12
11
Alanyaspor
9
4
0
5
12
12
Sivasspor
9
2
4
3
10
13
Bursaspor
9
1
6
2
9
14
Kayserispor
9
2
3
4
9
15
Fenerbahçe
9
2
3
4
9
16
Çaykur Rizespor
9
1
5
3
8
17
Erzurum BB
9
1
3
5
6
18
Akhisar Bld.Spor
9
1
2
6
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041625283639
 
On Numara
22.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01091415202225273031343840434652545866677374
 
Sayısal Loto
20.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu082529314147
 
Şans Topu
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061819262705
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:54
  • Güneş06:35
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:13
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:06
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık