Trump ‘Soğuk Savaş’ anlaşmasından çekiliyor
Mustafa Önsel

Size bu hukuk canilerinin elindeki silahları anlatayım

Mustafa Önsel

 
6 Ağustos 2018 Pazartesi 21:39 
Yorum YapYazdır
 
 

Bu yazı, aylar önce yazılmış bir yazıydı. Ancak bir iyi niyet mesajı üzerine önce yumuşattık, sonra erteledik. Ama Balyoz Davasını onayan Yargıtay 9. Daire eski Başkanı hukuk canisi Ekrem Ertuğrul’un, Süleyman Pehlivan’ı da yargılayan ilgili dairece, sessiz sedasız salıverilmesi; Süleyman Pehlivan ile ilgili Yargıtay Başsavcılığına yapılan suç duyurusuna hiçbir tepki verilmemesi üzerine, daha önce yazdığım yazıyı güncelleyerek Odatv’ye göndermeye karar verdim.

İşte öncesinde yazıp göndermediğim o yazı…

2009 yılının Aralık ayının soğuk bir kış günü “Hiç dinmeyecek mi bu ah ediş?”diye haykırıyordu, Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar.

Rahmetli Ali Tatar’ın eşi Nilüfer Hanım ise hançeresini yırtarak, hukuk dışı tutuklama kararının çıkmasını sağlayarak Ali’nin onur intiharına sebep olan özel yetkili savcı Süleyman Pehlivan’a “Sahte belgelerle suçlayıp onurunu kırdınız. Ergenekon’a şehit verdik yiğidimi. Dün gece rahat uyudun mu Süleyman Pehlivan? Sen kimin adamısın? Amerika’nın mı, Fetullah’ın mı? Unutma hesap vereceksin bana.”

Süleyman Pehlivan, o zaman çok güçlü bir örgütün militanı olarak muhtemelen gülüp geçmişti bu söyleme. Arkalarında hükümetin siyasi gücü, ötesi CIA’nın güvencesi vardı. O kadar pervasızlardı ki. Bu intihara sebep olan Süleyman Pehlivan, FET֒cü subayların önünü açmak için kurgulanan Balyoz Davasının 4 savcısından da biriydi.

2010 HSYK’sı ile yargıda gücü tamamen ele geçiren Fetullahçı çete, en önemli adamlarının Yargıtay’a seçilmesini sağladı. Seçilen 160 yeni Yargıtay üyesinin 130 kadarı onların militanıydı. Onlardan biri de ne tesadüf (!) isimli davalarda “rüştünü ispatlamış” Süleyman Pehlivan’dı.

Sadece Tatar ailesi değil, Balyoz sanığı 364 sanık da, Poyrazköy davasından yargılanan diğer arkadaşlarımız da bu militanın mağduruydu. Onlardan bir kısmı da o süreçte hayatını kaybetmişti. Artık geleceklerini kaybettiler diyerek işi şahsileştirmenin ötesindeyiz. O davalarla içi boşaltılan Türk ordusunu Fetullahçı çetenin sızdırdığı sözde askerler doldurmuş ve 15 Temmuz’u yaratmışlardı. Yani Süleyman Pehlivan’ın eylemleri, 15 Temmuz gecesi değil o davalarda vücut bulmuştu.

Ama iddianamede gördük ki sanığın örgüt üyeliğinin ve örgüt adına eylemlerinin en somut kanıtları Poyrazköy ve Balyoz davalarında var. Söz konusu davaların beraat kararlarında,Süleyman Pehlivan ve diğer hukuk canisi çete mensuplarını suçlayıcı çok açık ifadeler bulunuyor.

Ne yazık ki, tıpkı Ömer Diken’in yargılamasında olduğu gibi Süleyman Pehlivan’ın yargılamasında da esas suç kanıtları yok sayılmış.

Bu durumda söz konusu çete mensuplarına ceza verilmesi çok zor görülüyor. Bunun bilinçli bir tercih olmamasını diliyorum. Yargılayanlar için olumlu düşünmek istiyorum.

ACABA BİR PKK VEYA IŞİD MENSUBUNA DA AYNI NEZAKETTE Mİ DAVRANIYOR

Hukuk insanlarına sesleniyorum, eğer böylesi bilinçli bir tercihiniz yoksa sadece örgüt üyeliğinden zorlama bir ceza verirsiniz, o da ya AYM’den ya da AİHM’den döner. Bunu görmemeniz mümkün değil de ben yine de hatırlatayım.

İsimli davalar bu hukuk katili militanların yumuşak karnıdır…

Ama görünen o ki bu gerçeğe rağmen hukuk adına kürsü işgal eden insanların anlaşılmaz tutumları, bu tür davaları “yargılıyormuş gibi” yapıyorlar algısının yaratılmasına sebep olmaktadır.

Bahsettiğim durumu, hem Ömer Diken davasında, hem de Yargıtay’daki Süleyman Pehlivan ve Ekrem Ertuğrul davasında gördük.

***

Süleyman Pehlivan’ınYargıtay’daki son duruşmasını bizzat takip ettim. Neler yaşandığını anlatayım.

Daha dış kapıda müdahil olmak isteyenlere zorluk çıkartılma yoluna gidilmişti. Belli ki görevliler “özel olarak” talimatlandırılmıştı. “Neden” diye sorduk cevabının verilemeyeceğini bilmemize rağmen.

Belli bir uğraştan sonra orası aşıldı ve duruşma salonunun önüne geldik. Sonra duruşma salonu önünde bir gerginlik yaşandı. Salon küçük sadece 5 müdahil olmak isteyene izin verildi dendi. Tartışma yaşandı. Ama bir baktık sanığın 6 yakını elini kolunu sallayarak salona alındı. Tuhaftı doğrusu.

İtirazlar yükselince bu sefer başkanının 15 kişiye müsaade ettiği söylendi. Mahkeme salonu elastikiydi anlayacağınız. Zorladıkça genişliyordu. İçeri girdiğimizde salonun 50 kişilik kadar olduğunu gördük. Yani hiç de söylendiği gibi küçük değildi.

Cevabını bildiğimiz “neden” sorusunu sormadık bile. Daha oturur oturmaz başkan müdahil olmak için gelenlerin sıralarına yani bize doğru dönerek “En ufak ses çıkartanı dışarı atarım” şeklinde bir uyarı yaptı. Sanırım sanık yakınlarından ziyade bizi daha olay çıkartmaya yakın görmüştü. Neyse dedik…

Savcının iddianameyi özetlemesinden sonra Süleyman Pehlivan başkanın “Süleyman Bey buyrun” demesiyle kürsüye geldi. Bu, “Bey” lafı duruşma sonuna kadar devam etti.

Ben de ister istemez birden yargılandığım davalara gittim. O zaman kürsü işgal eden sözde yargı mensuplarının kendilerinden 20 yıl büyük ve devlet kademelerinde önemli mevkiler işgal etmiş insanlara bile nasıl kaba davrandıklarını hatırladım.

Ne kadar kibar bir insan dedim içimden sayın başkan için. Terör üyesi olmaktan yargıladığı bir insana bile bey diyebilen nezaket sahibi bir hukuk insanı. Sonra acaba bir PKK veya IŞİD mensubuna da aynı nezakette mi davranıyor diye geçirdim içimden. Üstünde durmadım haliyle…

Süleyman Pehlivan, konuşmasının büyük bölümünde kendinin asla uygulamadığı “nesnel hukuk”tan bahsetti, hiç yüzü kızarmadan, utanmadan…Hukuk fakültesinde dersini motomot ezberlemiş “inek”bir öğrenci gibiydi. Ezber iyiydi de uygulamasının sıfır olduğunun yakın tanığıydık…

Sonra avukatı söz aldı, müvekkilinin 18 aydır hücrede kaldığını ifade etti ki küçük bir kıyamet koptu. Yıllardır kardeşi için gözyaşı döken rahmetli Ali’nin ablası Hürriyet Hanım dayanamadı ve “Ya benim kardeşim, Ali nerede kalıyor biliyor musun?” deyince başkan sertçe “Derhal alın, dışarı atın” diye bağırdı. Çok sertti. Haliyle başkanın Süleyman Pehlivan’a karşı olan nezaketini sorgular oldum.

Başkan elbette duruşmanın disiplininden sorumluydu. Böyle bir karar verebilirdi. Hele hemen sağ yanındaki üye Hâkim…

Başkanının ağzından aldı lafı, en üst perdeden Hürriyet Hanımı azarlamaya başladı. O an mahkemede başkanın kim olduğunu karıştırdım. Son söylediği, duruşmanın başından beri negatif vücut dilinin yansıması gibiydi; “Yaptığın saygısızlık, heyete saygısızlık yapıyorsun!” diye kükredi.

Ah empati dedim ah empati! Sen sadece söylemlerde misin? Kardeşinin ölümüne sebep olmuş bir terör suçlusunun yargılanışı sırasında yaşadığı duygu yoğunluğuyla, biraz da sanık avukatının hoyrat konuşma biçiminden dolayı bir cümlelik çıkışa bu ne tepkiydi Allah aşkına…

BEY DİYE HİTAP EDİLEN KİMDİ?

Öyle bir durum vardı ki salonda, sanki biz sanık veya sanıkların yakını; terör örgütü mensubu olmaktan yargılanan Süleyman Pehlivan mağdur/müşteki gibiydi.

Bey diye hitap edilen kimdi? Ülkeye ve insanlara verdiği zarar hiçbir örgütle kıyaslanmayacak büyüklükteki bu melanet oluşumun tartışmasız bir militanı… Diğerleri, yani sertçe ikaz edilenler, müdahil olarak duruşmaya gelenler kimdi? Bu adamdan zarar görmüş insanlar…

“Bey”lik kimin haddineydi?

Sonrasında bırakın bizleri, Süleyman Pehlivan yüzünden hayatını kaybetmiş Ali Tatar’ın ailesine bile müdahil olma hakkı tanınmadı. Ve aile, Ali’yi kaybettikleri gün kadar yıkıldılar. Yargıtay’ın koridorları gözyaşı ve ahlarla inledi.

Başkan, hemen talimat vermiş zaten, “Bir daha bu aileyi duruşmalara almayın!”

Bravo!

Sahi siz 15 Temmuz’u nasıl okuyorsunuz sevgili yargıçlar, merak ettim de…

Süleyman Pehlivan, Ekrem Ertuğrul vd yargılayacağınız ve muhtemelen tahliye edeceğiniz kumpas davalarının savcı ve yargıçları, 15 Temmuz’u yaşatanların önünü açanlardır. Onlar, 15 Temmuz’un hazırlayıcısı, yol temizleyicisidirler. Onlar, yani sizin sessiz sedasız salıverdiğiniz hukuk canisi militanlar, bizleri hukuk kılıfıyla tasfiye etmeseydi, o üniforma giymiş canilerin yüreği yeter miydi 15 Temmuz’u yapmaya zannediyorsunuz?

Bu hukuk canileri mi, o gece eline silah alıp kan dökenler mi? Hangisi daha cani sizce?

Siz bu hukuk canilerinin elinde silah mı arıyorsunuz? Silahlarını söylüyorum; canice kullandıkları hukuk. Atom bombasından daha tehlikeli bence…Ve siz bunu ısrarla görmediniz… Bakmanız yeterli hâlbuki. Daha ne diyeyim size?

Nilüfer Hanımın ahına 15 Temmuz gecesiyle birlikte binlerce insan katıldı…

Süleyman Pehlivan’ın halini gördünüz, bir ah onu nereden nereye getirdi… Ya binlerce ah?

Ah almak hiç iyi değildir, bilesiniz...  

 
6 Ağustos 2018 Pazartesi 21:39 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Osmanlı ordusu, Macaristan'ın Kanije Kalesi'ni fethetti.
1746 - New Jersey Koleji kuruldu. Bu okulun adı 1896 yılında Princeton Üniversitesi olarak değişecektir.
1784 - Rusya, Alaska'nın Kodiak Adası'nda bir koloni kurdu.
1836 - Sam Houston törenlerle Texas Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1919 - Amasya'da, Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı
1931 - Amerikalı mafya lideri Al Capone vergi kaçakçılığı gerekçesiyle 11 yıl hapis cezası aldı.
1937 - Tunceli bölgesinde 21 Mart gecesi başlayan ayaklanma bastırıldı. Dört yıl için çıkarılan Tunceli'nin İdaresi Hakkında Kanun, çeşitli eklerle 1947'ye kadar sürdü.
1938 - Chester Carlson fotokopiyi icat etti.
1947 - ABD yardımının ilk partisi İskenderun Limanı'na geldi. İlk malzemelerle İstanbul-Ankara karayolunun yapımına başlanacağı açıklandı.
1953 - Laos Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
1957 - ABD Vietnam'da ilk zaiyatlarını verdi.
1962 - ABD Başkanı John F. Kennedy, Küba'da Sovyet füzeleri olduğunu açıkladı. Amerikan donanması Küba'yı ablukaya aldı. Füze krizi dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
1964 - Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.
1967 - Apollo 7 uzay aracı Dünya yörüngesinde 163 kez döndükten sonra güvenli bir şekilde Atlantik Okyanusu'na indi.
1972 - THY'nin Truva uçağı Sofya'ya kaçırıldı. Bir gün sonra yolcuları serbest bırakan 4 hava korsanı Bulgaristan'a iltica etti.
1976 - Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) kuruldu.
1980 - Yönetmen Ömer Kavur'un filmi Yusuf ile Kenan Milano'da altın madalya aldı.
1983 - Batı Almanya ve Fransa'da 1 milyon 500 bin kişi nükler karşıtı protesto gösterisi yaptı.
1988 - Barış Manço'nun televizyon programı 7'den 77'ye TRT'de başladı.
1988 - Eski Diyarbakır Askeri Cezaevi İç güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran İstanbul'da öldürüldü.
1993 - Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan çatışmada Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın şehit oldu. İlçede sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1997 - Kültür Bakanlığı, Oscara gidecek film olarak Eşkıyayı seçti.
2005 - Eurovision Şarkı Yarışması'nın 50. yılı şerefine Danimarka'da en iyi 14 şarkının yarıştığı bir yarışma yapıldı. İsveçli ABBA grubunun 1974 yılında yarışan Waterloo şarkısı birinci seçildi.
2009 - Windows 7 resmi olarak piyasaya çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
9
6
1
2
19
2
Başakşehir
9
5
3
1
18
3
Kasımpaşa
9
6
0
3
18
4
Beşiktaş
8
4
3
1
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
9
2
4
3
10
13
Bursaspor
9
1
6
2
9
14
Kayserispor
9
2
3
4
9
15
Fenerbahçe
9
2
3
4
9
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Erzurum BB
8
1
2
5
5
18
Akhisar Bld.Spor
9
1
2
6
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041625283639
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
20.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu082529314147
 
Şans Topu
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061819262705
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:52
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:15
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:08
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık