AKP İstanbul seçimine itiraz edecek mi?
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

Abdulkadir TİRYAKİOĞLU

 
29 Kasım 2018 Perşembe 18:21 
Yorum YapYazdır
 
 

Başlığa bakarak hemen Cemâl Süreya’nın şiiri hakkında yazacağımı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz! Hayır, ben ne onun aynı adlı şiirinden, ne de onun babasının ölümünden bahsedeceğim. Kendi babamdan, onun insancıl, merhametli, paylaşımcı kişiliğinden ve onun ölümünden bahsedeceğim. Esasen düşüncelerimi samimiyetle ifade etmem gerekirse derim ki; ben Cemâl Süreya’nın şiirinden ziyâde “O adam benim babam!” şarkısının dizelerini sıcak, sade, doğal olması ve duygularımı aksettirmesi açısından kendime daha yakın buluyorum.

İnanıyorum ki; bu satırları okuyanların bir kısmının babası vefat etmiştir. Ve yine inanıyorum ki; onların babaları da çok yufka yürekli, iyi niyetli, dost canlısı, evlât düşkünü, velhâsıl dünyanın en iyi babalarıdır. Tıpkı benim babam gibi…!

Babamın doğum tarihi, resmi kayıtlarda 1927 olarak görünse de, gerçekte -onun deyişiyle- 1926’da doğdu. Cumhuriyet’in daha üç yaşında olduğu bir yıl. Ve babam, Cumhuriyet’in peş peşe devrimlerinin yaşandığı yıllarda çocukluğunu geçirdi. Cumhuriyet’in 10. Yılının kutlamalarını, törenlerini Hayrat’ta izlediğini, bu kutlamaların bir şenlik havası içinde geçtiğini anlatırdı. İkinci Dünya Savaşı’nın ateşi Avrupa’yı sardığı, kavurduğu, Alman saldırılarıyla Fransa’nın, Belçika’nın, Hollanda’nın iskambilden kuleler gibi bir bir çöktüğü, Bulgaristan ve Yunanistan’ı mihverin işgal ettiği, Ege Denizi’ndeki Yunan adalarının savaş alanı hâline geldiği bir dönemde ergenlik çağında idi. Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 17 Nisan 1940’tarihli kanunla resmiyet kazandığı yıldan iki yıl sonra Beşikdüzü Köy Enstitüsü’ne sınavla öğrenci oldu. Fakat bir yandan ülkenin genel yokluk ve yoksulluğu, diğer yandan ise yakınlarının maddi desteğini görememesi nedeniyle Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nde ancak 45 gün eğitim görebildi. Gerek ben, gerekse kardeşlerim hep düşünmüşüzdür; şayet Köy Enstitüsü’nden mezun olsaydı, acaba babamızın sonraki hayatı nasıl şekillenirdi? Zira hepimiz biliyorduk ki; o çok zeki, hafızası güçlü bir insandı. Elinden bir tutanı, rehberlik yapanı olsaydı öğretmenlik dahil birçok alanda eğitim görebilir, en yüksek makamlara çıkabilirdi. Ama nasip değilmiş…

Babamın sonraki hayatı bir sürü macerayla geçti. Üç yıla yakın bir süre Erzurum ve Karaköse’de askerlik yaptı. Ekmek parası kazanma ihtiyacı onun çok farklı şehirlere gitmesine, çok farklı mesleklerle uğraşmasına vesile oldu. İskenderun, Adana, Kayseri, Zoguldak…. ve İstanbul! İstanbul’da girdiği memurluk sınavını birincilikle kazanarak postacı oldu. Görev yaptığı semtlerde gerek işi icabı, gerekse hafızasının çok güçlü olması nedeniyle her köşe, cadde ve sokağı âdeta avucunun içi gibi bilirdi. İstanbul’da 15 yıl memurluk yaptıktan sonra Trabzon’un Of ilçesinin o zamanlar nahiyesi olan Hayrat’a tayin oldu. Tarih: 23 Nisan 1968. O tarihin üzerinden bugün elli yıl geçti. Ve elli yılda gerek bizim aile hayatımızda, gerek ülke ve dünyada ne büyük ve önemli değişimler yaşandı! Ben, babamın aile ocağına dönüşünden dört yıl sonra doğdum. Babam, on iki yıl Hayrat’ta hizmet etti ve 1980’de emekli oldu.

Birçok meslek dalları vardır; o işi yapanlar emekli olsalar bile sıfatları hiç değişmez. Doktorluk, öğretmenlik, avukatlık, imamlık… gibi. Postacılığı da buna ilâve etmek gerekir. Çünkü babam, emekliliğinden vefatına kadar çevresinde hep Postacı Cahit olarak tanındı, bilindi ve anıldı. O, emekli olduktan sonra bile eski görevini gönüllü ve meccanen (parasız) yapmaya devam etti. Köyümüzde oturan nice insana mektup, tebrik kartı, telgraf ve posta havalesi hep onun adıyla geldi. “Postacı Cahit Tiryakioğlu eliyle” diye.

Ben ailemizin en küçük ferdiydim. Bu nedenle olsa gerek, babamın bana karşı olan yaklaşım tarzı, ağabeylerim ve ablalarıma nispeten biraz daha farklıydı. Ya da şöyle söyleyeyim: Bana biraz daha “torpilli” davranırdı. Bunu derken, diğer kardeşlerime kötü davrandığını söylemek istemiyorum. Zaten babam, istese de, değil kendi çocuklarına, kırk kat yabancılara bile kötü davranmazdı, davranamazdı… Ve babamız yaşadığı müddetçe, en küçüğünden en büyük evlâdına kadar, hepimizi hâlâ bir çocuk gibi gördü, düşündü, korudu, sıkıntılı anlarımızda bizden daha çok kederlendi. Şefkatli kanatlarını asla ve asla üzerimizden çekmedi.

Evet, babam Köy Enstitüsü’nü bitirip öğretmen olamamıştı ama eğitime, kültüre ve kültürün önemli bir unsuru olan kitaplara hep ilgi duydu. El yazısı son derece güzel, imlâ hatasından münezzehti. Hafızası dehşet derecesinde güçlü olup, ilkokulda gördüğü geometri konularını, küsuratlı bölme işlemlerini, yetmiş beş yıl önce Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nde öğrendiği Almanca kelime ve cümleleri hiç zorlanmadan ve sıkılmadan anlatırdı. Düşüncelerini yazılı olarak ifade kabiliyeti ise müthişti. İstanbul’da görev yaptığı esnada, geçim sıkıntısı nedeniyle Trabzon’a tayin olması için PTT Başmüdürlüğü dahil birçok kuruma dilekçe yazmış ama sonuç alamamıştı. Bunun üzerine dönemin İçişleri Bakanı Dr.Sadettin Bilgiç’e, kendi durumunu çok veciz bir şekilde arz eden bir mektup yazdı. Bu mektubun yazılmasından bir hafta sonra bizzat Dr. Sadettin Bilgiç’in emriyle ve yıldırım hızıyla babamın Trabzon’a tayin haberi geldi.

Babam, rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, bilincinin yerinde olmadığı, kırk üç gün boyunca müşahade altına alındığı ve vefat ettiği 13 Kasım 2018 tarihi hariç olmak üzere kitapları başucundan eksik etmedi. Benim bile okumayı göze alamayacağım birçok kitabı, gözlerinin aşırı derecede bozuk olmasına rağmen kâh iki gözlüğü üst üste koyarak, kâh büyüteçle okudu. Bugün Türk ve Dünya edebiyatının önemli yazarları olan Orhan Kemâl, Kerime Nadir, Esat Mahmut Karakurt, Çetin Altan, Nâzım Hikmet, Kerim Korcan, John Steinbeck, Maksim Gorki gibi isimleri ilk kez ondan duydum ve okumaya çalıştım. Müzikle amatörce ilgileniyor, kemençe ve bağlama çalabiliyordu. Kulağının müziğe yatkınlığı ve çalıp söyleme kabiliyeti ben dahil iki ağabeyime sirayet etti. Bugün iki ağabeyim müzikle uğraşarak geçimlerini temin ediyorlar.

Yukarıda yazdıklarımın yanında babamın benim için en nadide ve en özel yanı, onun insanlara ve hayvanlara karşı aşırı derecedeki merhametiydi. Tanısın, tanımasın bir insanı yokluk ve zaruret içinde görmeye dayanamaz, kendisi sıkıntı çekmeyi göze alarak o insana yardımcı olurdu. Hayvanlara özellikle de kedi ve köpeklere karşı yaklaşımı insancanın da ötesinde âdeta bir ermiş, bir melek gibiydi. Etrafında aç bir hayvan gördüğünde, kendi açlığını düşünmeden önce o hayvancağızı yedirir sonra kendi karnını doyururdu. Paylaşımcı yanı ise onu tanıyan herkes için takdire şâyândı.

Babam, bütün bu yönleriyle kişiliğime silinmemecesine damgasını vuran bir adamdı.

Ve babam, doksan iki yıllık ömrüne çok şey sığdırarak bu dünyadan göçüp gitti. Ben; onun en küçük evlâdı, iki çocuk babası, kırk altı yaşında olan ben, onun vefatıyla kendimi yetim gibi hissediyorum. Bir tarafım eksik, kolum-kanadım kırık…

Ama ne mutlu bana ki, böyle bir babaya sahip oldum, onun sevgisine nail oldum!

Kısacası bu adam; hasletleriyle, incelikleriyle iyi bir adamdı.

Çünkü o benim babamdı!

 

Nur içinde yat canım babacığım.

 
29 Kasım 2018 Perşembe 18:21 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - William Rowan Hamilton, Işık Sistemleri Teorisi'ni hazırladı.
1920 - TBMM ilk kez toplandı.
1935 - Polonya'da Anayasa'nın kabulü.
1945 - Doğan Kardeş dergisinin ilk sayısı yayımlandı.
1948 - II. Dünya Savaşı'ndan beri kapalı tutulan Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi halka açıldı.
1960 - İzmit Petrol Rafinerisi'nin temeli atıldı.
1961 - İlk TBMM binası müze haline getirildi.
1961 - Yerli yapım 27 Mayıs Treni ilk seferini yaptı.
1965 - İlk Sovyet haberleşme uydusu Maniya-1 uzaya fırlatıldı.
1968 - ABD'deki Columbia Üniversitesi'nde bir grup Vietnam Savaşı karşıtı öğrenci yönetim binalarını ele geçirerek üniversiteyi kapattı.
1969 - Robert Kennedy'nin katili Sirhan Bişara Sirhan ölüm cezasına çarptırıldı.
1979 - İlk 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği yapıldı.
1979 - Türkiye'nin yedi ülke ile telefon görüşmesini sağlayacak uyduyla haberleşme istasyonu hizmete girdi.
1981 - Milli Güvenlik Kurulu, eski Gümrük ve Tekel bakanlarından Tuncay Mataracı'nın Yüce Divan'da yargılanmasına karar verdi.
1982 - TRT haftada iki gün renkli televizyon yayınına başladı.
1984 - AIDS'e neden olan virüs belirlendi.
1990 - Namibya'nın Birleşmiş Milletler'in 160.; İngiliz Devletler Topluluğu'nun 50. üyesi olması.
1992 - Sağlık kontrolü için ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a prostat kanseri teşhisi konuldu.
1994 - Gagauzya kuruldu.
1997 - Cezayir'de Omariye katliamı: 42 kişinin ölümü.
2001 - İntel, Pentium 4 işlemcisini piyasaya sürdü.
2003 - SARS virüsü nedeniyle Çin Halk Cumhuriyeti'nde okullar iki hafta tatil edildi.
2003 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda Kuzey Kıbrıs ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında serbest geçişler başladı.
2005 - Şair ve yazar Sunay Akın'ın kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi açıldı.
2006 - Merapi Yanardağı (Marapi) patladı.
23 - Nisan günü gerçekleşen en önemli olayları Tarihte Bugün sayfalarına ekleyebilir ve Ana Sayfada görüntülenmelerini sağlayabilirsiniz.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
29
18
8
3
62
2
Galatasaray
29
17
8
4
59
3
Beşiktaş
28
15
8
5
53
4
Trabzonspor
29
15
7
7
52
5
Alanyaspor
29
12
5
12
41
6
Antalyaspor
29
12
5
12
41
7
Çaykur Rizespor
29
9
11
9
38
8
Malatyaspor
29
10
8
11
38
9
Kasımpaşa
29
11
5
13
38
10
Konyaspor
29
8
13
8
37
11
Ankaragücü
29
10
6
13
36
12
Kayserispor
29
9
9
11
36
13
Sivasspor
28
9
8
11
35
14
Fenerbahçe
29
7
12
10
33
15
Bursaspor
29
5
14
10
29
16
Erzurum BB
29
6
10
13
28
17
Göztepe
29
8
3
18
27
18
Akhisar Bld.Spor
29
6
6
17
24
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu111833363752
 
On Numara
22.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu03041011121720222329343541505155566062677077
 
Sayısal Loto
20.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu072630364349
 
Şans Topu
17.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101822283103
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:31
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:31
  • İkindi16:19
  • Akşam19:18
  • Yatsı20:56
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık