Hükümetten flaş Afrin açıklaması
Mustafa Önsel

TSK’daki atamaların ve tasfiyelerin şifreleri

Mustafa Önsel

 
22 Ağustos 2017 Salı 10:31 
Yorum YapYazdır
 
 

Bölgemizde ve ülkemizdeki gelişmeler kaygı verici biçimde devam ediyor…

Özellikle bizi yakından ilgilendiren Suriye ve Irak’taki gelişmeler, ileride çok daha sıcak bir gündemin bizi beklediğine işaret ediyor.

Belli ki, ordumuza her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulacak önümüzdeki süreçte.

Ordumuzun her zamankinden daha güçlü olması kaçınılmaz o zaman, değil mi?

Ordunun gücü, komuta heyetinin ehliyetiyle doğru orantılıdır. Ordu için komutan her şey demektir. Özellikle Türk ordusu için komutanın becerisi, cesareti, feraseti astlarını direkt etkiler. Komutanın karakteri neyse birliği de aynı karaktere bürünür.

Bu girişten sonra komuta kademesinin belirlendiği son Şura toplantısında yapılan terfiler, emekli edilenler ve atamaları değerlendirelim.

YENİ BAKAN VE ŞURA

Hemen ifade edeyim ki, jandarmadaki terfi ve atamaları görünce Şüra’da da aynısı olursa Türk ordusu belini kolay kolay düzeltmez diye düşünmüştüm.

Ve Şüra yapıldı. Gerçi başlangıçta bir gariplik vardı. Şüra çalışmasını yapan Milli Savunma Bakanlığı gözüküyordu. Ancak bakan Şüra’dan kısa bir süre önce değişmişti. Yeni bakan ise atanır atanmaz yurt dışına gitmişti. Şüra’dan birkaç gün önce yurda dönmüştü. Bırakın Şüra’yı, bakanlığın genel işleyişini bile öğrenemeden Şüra toplantısı başladı.

Zaten 9 Ağustos diye söylenen Şüra toplantısı, Akıncılar davasının başlamasından sadece bir gün sonraya alındı nedense…

Neyse, diyerek devam edelim…

İLK BAKIŞTA...

Terfileri ilk gördüğümde, hiç de umduğum gibi olmadığını düşündüm.

Olması gereken olmuş, liyakat öne çıkartılmıştı. Hatta özellikle Deniz Kuvvetleri başta olmak üzere bütün kuvvetlerde, isimli davalarda yargılanmış birçok başarılı kişi albaylıktan generalliğe yükselmişti.

Hava Kuvvetlerinde Fetullahçı çetenin kumpaslarıyla sistemden ayrılmak zorunda kalan ve sivil havacılık sektöründe çalışmaya başlayan, 15 Temmuz sonrası talep üzerine geri dönen Yaşar Kadıoğlu ve Fidan Yüksel isimli kurmay albaylar terfi etmişlerdi.

Türk ordusu adına oldukça olumlu gelişmeydi bunlar…  

Tuhaf olan bir şeyler olduğunu terfileri ayrıntılı inceleyince anladım…

KARA’DA ACAYİPLİK

Terfilerin hemen hemen hepsi, birkaç istisna ile albaylıktan tuğgeneralliğe geçişi kapsıyordu. Kara Kuvvetleri’nde başka general terfisi yoktu. Bu tarihte bir ilkti.

Deniz’de sadece iki tuğamiral, Hava’da ise bir kor, bir tüm, bir tuğ üst rütbeye terfi etmişlerdi. Diğer terfilerin hepsi albaylıktan tuğgeneralliğe terfileriydi.

Deniz ve Hava’da çok sorun gözükmüyordu ama Kara Kuvvetleri’nde gerçekten “acayip” bir durum söz konusuydu.

Kara Kuvvetleri’nde “Her halde tuğgeneralliğin üzerindeki rütbelerin görev süresini uzatmışlar, onun için ara rütbelerde terfi yapmamışlar” diye düşündüm.

Ama emekli edilenlerin listesini görünce benim için vahim bir tablonun varlığı söz konusuydu.

18 GENERALİN HEMEN HEPSİ...

Kuvvet komutanları dışında 20 general emekli edilmişti. İkisi normaldi. Biri AYİM (Askeri Yüksek İdari Mahkemesi) başkanıydı. AYİM kapandığı için zorunlu olarak emekli olmuştu. Diğeri de ayrılmak için dilekçe vermişti.

Geriye kalan 18 kişiyi incelediğimizde Şüra’daki tablonun gerçek resmini çekmek olasıydı.

Görülen oydu ki, 18 kişiden 14’ü 15 Temmuz’da kalkışma yapan Fetullahçı çetenin listelerinde görevlerinden el çektireceklerden oluşuyordu. Ki, bunlardan birisi Fetullahçı çete ile mücadelenin simge isimlerindendi.

Geriye kalan dördüne de söz konusu listelerde “görevine devam” yazılmıştı, ama dikkat edildiğinde bunların tamamının güneydoğudaki birliklerde, PKK’ya karşı mücadele veren komutanlar olduğu görülecekti. Belli ki, o süreçte yerlerinden almaya gerek görmedikleri adamlardı bunlar.

Fetullahçı çeteyle bağlantılarının olmadığı herkesçe bilinen komutanlardı.

Kısaca, emekli edilen 18 generalin hemen hepsi Fetullahçı örgüt karşıtı ve tecrübeli komutanlardan oluşuyordu.

“Fetullahçı çete ile mücadele hız kesmeden devam ediyor” denilen bir zamanda çok garip değil mi? 

SANKİ BİRİLERİ...

Ordu’da bütün parçalar önemlidir. Ama harekât bu parçaların en önemlisidir. İstihbarat, personel, lojistik ve muhabere ona yardımcı parçalardır.

Bu emekli edilenlerin içinde, hayatı harekâtçılıkta geçmiş diyeceğimiz, bu konuda çok tecrübeli 4 general vardı ki, onların eksikliği sanırım önümüzdeki süreçte çok hissedilecek ve onları sistem dışına itenler daha çok sorgulanacaklar.

Bunlardan birisi Genelkurmay’ın Harekât Başkanı olup, o göreve 15 Temmuz sonrası atanmış Tümgeneral Mehmet Okkan’dı.

Bu kabul edilecek bir durum değildi. Sanki birileri Türk Ordusunun içini boşaltıyordu.

Bu vahim tabloyu tespit edince bir yazı kaleme alayım dedim, ama atamaları beklemenin daha uygun olacağını, atamalara göre yapılacak bir değerlendirmenin büyük resmi görme açısından daha uygun olduğunu düşünerek bekledim.

Ancak birkaç gün önce yapılan atamaları görünce şok olmamak mümkün değildi.

Aslında benim için sürpriz miydi? Elbette değil!

Çünkü birkaç ay öncesinden yapılan yaygın söylentileri biliyor, gerçekleşmeyeceğini umuyordum.

Mesela Genelkurmay Başkanının, Harekât Başkanını ve İstihbarat Başkanını istemediğini, onları karargâhtan göndermeyi arzu ettiği söyleniyordu. Tabii ki Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakalllı’yı da.

Yukarıda belirttiğim gibi Harekât Başkanı Şüra’da emekli edilmişti. Atamalarda İstihbarat Başkanı da tıpkı harekât başkanı gibi bir yıl önce geldiği görevden alınarak, 8. Kolordu Komutanlığı’na atanmıştı.

Böylece iki önemli başkan, Genelkurmay karargâhından uzaklaştırılmış oluyordu.

İstihbarat Başkanını tanıyanlar Fetullahçı çete ile nasıl mücadele ettiğini, o süreçte ne tehditler aldığını bilir…

Bu arada 15 Temmuz’un hemen ertesinde Genelkurmay Başkanı’nın “Akın Öztürk’ün helikopterle köşke getirilmesi” konusunda verdiği emrine direndiği ve bu emri yerine getirmediği ifade edilen Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Nihat Kökmen’in de bu etkin görevden alınıp Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanlığı görevine atandığını ifade edelim…  

BU KANLI DARBECİ ATAMAYI ÖNCEDEN NASIL BİLEBİLİR? 

Ya Zekai Aksakallı?

Herhalde kamuoyunun en fazla dikkatini çeken atama budur. 15 Temmuz gecesinin en özel adamlarından ve Suriye’deki mücadelenin bütün yükünü çekmiş olan bir komutan. Özel Kuvvetler gibi bir birliğin başından alınıp, Ankara dışında bir kolorduya atanıyorsa bunun adına biz “operasyon” deriz.

Ama mutlaka kılıf bulunmuş, onay makamlarını ikna edici gerekçeler sunulmuştur. Aldatmak, kandırılmak son yıllarda en fazla kullanılan kelimeler oldu malum.

15 Temmuz’un kaderini değiştiren insanlardan biri kim? Bugün Fetullahçı sosyal medya hesaplarında en fazla saldırılan adamlardan biri kim? 15 Temmuz’u gerçekleştiren katillerin duruşmalarda söylediklerine bakın, onların en büyük düşmanları kim? Amerikalıların en sevmediği, özellikle Suriye operasyonun da en fazla karşı karşıya geldikleri komutan kim?

Mahkemede verdiği tanık ifadesinde açıkça ve yüreklice bir gerçeğin ifadesi olarak; “TSK’da olağanüstü durumlarda ilk yapılacak şey, ‘personel kışlayı terk etmesin, mesaiye devam etsin’ emrini vermektir. Bu her zaman uygulanan basit bir kuraldır. Bu kural 15 Temmuz’da ilk haber alındığında uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı” diyecek kadar doğru yerde duran asker kim? 

Bu isim Aksakallı’dan başkası değil.

Siz ona kamuoyunca operasyon kabul edilecek böylesi bir atama ile ne yapmak istediniz? Kimlerin arzularını tatmin ettiniz?

Ne diyordu 10 gün önce Akıncılar davasında yargılanan Muzaffer Düzenli ismindeki bir eski sözde albay; “ … Zaten göreceksiniz, yakında bu Zekai Aksakallı’yı görevinden uzaklaştırmak için Kıbrıs’a kolordu komutanı olarak atayacaklar.” Duyduğumda “Emrin olur!” demiştim.

Kıbrıs tutmadı ama Gelibolu oldu. Ufak bir sapma, anlayacağınız.

Bu kanlı darbeci atamayı önceden nasıl bilebilir?

Yoksa birileri “Emredersin mi?” dedi.

Bunları yazarken, geçmişte “kalbim ve yüreğim” dediği iki generalin kanlı kalkışmanın planlayıcılarından olduğu anlaşılan Genelkurmay Başkanı’na, Genelkurmay çatı davasında 1 Ağustos’a kadar verildiği öne sürülen süre aklıma geldi nedense.

“Ne yapacak acaba?” demiştim…

Akıncılar davasında değişen bir şey olmadı. Kimse, sanıkların sürpriz bir şey söylendiğine tanık olmadı.

Verilen süre dolduğuna göre…

“Neden?” diye sormak ve düşünmek hakkımız sanırım…

Bitirmeden ifade edelim ki, Fetullahçı çete ile Türk Ordusu içinde en korkusuz mücadeleyi yapanlardan birkaçının, gördükleri vahim tablo karşısında emeklilik dilekçelerini hazırladıklarını biliyorum.

***

Sonuç olarak;

Bu atama ve emekli edilenleri görünce, en çok kim sevinmiştir?

Kimler seviniyorsa bilin ki, her konuda ortaktırlar…

Oyun büyük, ama buradan ancak bu kadar…

Artık kuldan ümit kalmadı, Allah ülkemi korusun!        

 

 
22 Ağustos 2017 Salı 10:31 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:21
  • Güneş07:01
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık