Akit'ten Atatürk ve Kemalizm üzerinden büyük kışkırtma
Türker Ertürk

Türkiye denizlerini kaybetmek üzere

Türker Ertürk

 
2 Kasım 2018 Cuma 09:23 
Yorum YapYazdır
 
 

Artık dünyadaki hammadde kaynaklarının çoğu denizlerde ve kutup bölgelerinde. Çünkü; petrol ve doğal gaz dâhil karasal hammadde kaynakları azalıyor ve bazıları tükenme noktasına doğru yaklaşıyor. Geçmişte mümkün değilken, bugünkü teknolojik gelişmeler denizlerdeki hammadde kaynaklarının neredeyse tümüne ulaşmayı mümkün kıldı. Bu yüzden, tüm ülkeler denizlerden daha fazla pay alabilmenin peşinde! Devletler için geniş deniz alanlarına sahip olmak, zenginliğe ulaşmak anlamına geliyor.

Ayrıca; küresel ısınma ile birlikte özellikle Kuzey Kutup Bölgesindeki buzulların ermesi, bu bölgenin deniz ticaret trafiğine açılması ve yine gelişen teknoloji, bu bölgenin zengin hammadde kaynakları için iştah kabartıyor. Ama bölgede coğrafi konumları nedeniyle sadece ABDKanadaDanimarkaNorveç ve Rusya hukuken söz sahibi. Aralarında, bu bölgede daha fazla alana sahip olabilmek için birbirleriyle kıyasıya ve sert bir mücadele var. Güney Kutup Bölgesinin ise paylaşıma açılmaması ve tüm insanlığın ortak malı olması konusunda hiç değilse şimdilik bir eğilim var.

ANLAMAK İÇİN BİLGİYE İHTİYAÇ VAR

Türkiye’nin, coğrafi konumu nedeniyle Kuzey Kutup Bölgesinin zenginliklerinden pay almasına imkân yok ama çevresinde bulunan denizlerin (Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz) zenginliklerine sahip olma şansı var. Tabii ki kafasını kullanırsa ve haklarına sahip çıkarsa!

Genel olarak, insanların vatan deyince aklına hemen kara ülkesi geliyor. Kara ülkesini anlamak ve kafada canlandırmak kolay ve çok bilgili olmayı da gerektirmiyor. Hâlbuki denize kıyısı olan bir devletin ve milletin deniz ülkesi de vardır. Örneğin; Türkiye’nin yaklaşık 800 bin km² yüzölçümü olan bir kara ülkesi ve sahip çıkıldığında 400 bin km² yüzölçümü büyüklüne ulaşabilecek birde deniz ülkesi var. Ama deniz ülkesini anlamak ve kafada canlandırmak o kadar kolay değil. Denizcilik, deniz hukuku ve teknoloji konusunda hiç değilse asgari teknik bilgi seviyeniz yoksa, deniz ülkesi konusunda farkındalık ne yazık ki zayıf olur.

ZENGİNLİK ARTIK DENİZLERDE

Bir devletin deniz ülkesini tanımlayan, uluslararası hukukta kabul görmüş çeşitli alanlar vardır. KarasularıBitişik BölgeKıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi. Bunların genişlikleri ve yüzölçümleri uluslararası hukuka, ilgili ülkenin iç hukukuna, coğrafyaya ve ilgili ülkeler arasında yapılan antlaşmalara göre değişir. İşte, biz bu alanların tümüne Mavi Vatan diyoruz.

Dünyamızda karasal kaynakların azalmaya ve bazı kalemlerde tükenmeye yüz tuttuğu düşünülürse, deniz ülkesinin ne kadar önemli olduğu belki daha iyi anlaşılabilir. Örneğin; dünya ticaretinin yüzde 92’si deniz yolu ile yapılmakta. Sadece şu ana kadar elde edilen verilere göre; Kıbrıs’ın etrafında Türkiye’nin en az 100 yılına yetecek kadar doğal gaz ve petrol bulunmaktadır. Ayrıca; dünya yüzeyinin dörtte üçünün denizlerle kaplı olduğu düşünürsek, artık kaynaklar ve zenginlik denizlerde.

ZENGİNLİK KAYNAĞI DENİZLER PAYLAŞILMAKTA

Bugünlerde çok sık duyduğunuz ve Yunanistan ile aramızda gerginliğe neden olan, hatta çatışmaya bile neden olabilecek Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kavramı,1982’de imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ile ortaya çıkmıştır. Çok basit olarak tanımlarsak MEB; kıyı devleti içinsahilden itibaren 200 deniz millik (370 km) bir alanı kapsar. Kıyı devleti, bu alanda su yüzeyinden su katmanına, deniz tabanına kadar buralarda bulunan canlı ve cansız tüm ekonomik haklara sahiptir.

Devletler, denizlerden ekonomik olarak yararlanabilmek için kara ülkelerinin önünde bulunan zenginlik kaynağı denizleri paylaşmaktadırlar. MEB ise bu paylaşımın hukukileştirilmiş adıdır. MEB’ler her ne kadar sahillerden itibaren 200 mile kadar uzanabiliyor olsalar da bulunulan coğrafya, yan ve karşı sahil komşularınızın yakınlıkları nedeniyle bu alan daralabilir. Bu durumda yapılacak şey; komşularınızla bu alanları adaletli bir biçimde paylaşmaktır. Şu da unutulmamalıdır ki, hükümetlerin bu konudaki başlıca görevi; bu paylaşımda kendi ülkelerinin çıkarlarını arttırmak, kayıplarını ise en aza indirmektir.

BU SORUN BİR GÜNDE ORTAYA ÇIKMADI!

Gelelim güncel olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)ile yaşadığımız MEBve sondaj sorununa.Bu sorun şimdi mi ortaya çıktı? Kesinlikle hayır!Bu durum; AKP hükümetinin iktidara geldiğinden berisürdürdüğü aymazlığın, enerjisini boş ve ülkemizin çıkarına olmayan işlerde kullanmasının, bilim egemen kafalı ve nitelikli olmaması nedeni ile bu sorunu zaman içinde gündeme getiren asker ve sivil bürokratları düşman ve monşer olarak gören zihniyetinin bir ürünüdür.

Bugüne bir anda gelmedik. GKRY, MEB paylaşımı için Doğu Akdeniz’de Mısır ile 2003’de, Lübnan ile 2007’de, İsrail ile 2010’da antlaşma yaptı. Adamlar uyumadı ve çalıştı. Ayrıca iktidar; 2004 yılında GKRY’nin Kıbrıs Cumhuriyeti olarak adanın tümünü temsilen Avrupa Birliği’ne katılmasına ses çıkarmadı, çıkaramadı.Yani AKP hükümetleri duyarsız kaldı, “sıfır sorun politikası” deyip çıkarlarımızı korumasız bıraktı ama Mavi Vatan’ın koruyucuları olan denizcilere Gülen Cemaati ile birlikte kumpas kurup içeri attırdı ve FETÖ darbecilerinin önünü açtı!

KIYASIYA MÜCADELE VAR

İktidarın “Siyasal İslamcı” ideolojisinin ülkemizin menfaatleriyle örtüşmeyen öncelikleri ve nitelikten yoksun yapısı nedeniyle Mavi Vatan’ımıza sahip çıkamazken, tüm dünyada denizlerin paylaşımı için kıyasıya bir mücadele devam ediyor.

Danimarka, kendisinden 9 bin km uzaklıkta ve Kanada’nın yanı başında olan ve sadece 1,3 km² yüzölçümünde bulunan Hans Adasına sahip çıkıyor ve Kanadaile didişiyor. Güney Çin Denizi’nde bulunan Huangyan Adacıkları için Çin ile FilipinlerTayvanMalezya ve Vietnam itiş kakış halinde. Doğu Çin Denizi’nde, 5 ada ve 3 kayacıktan oluşan Çin tarafından DiayouJaponya tarafından Senkakuolarak adlandırılan adalar grubu için Çin ve Japonya çatışmaya bile evirilebilecek gerginlikler yaşıyor.

MISIR’I KARŞI CEPHEYE İKTİDAR GÖNDERDİ

Her devlet, kendi milletine katma değer yaratabilmek için taşına, toprağına, adasına ve kayacığına sahip çıkarken, anamızın ak sütü gibi bize helal ve her biri zenginlik kaynağı olan Ege’de bulunan ada, adacık veya kayacıklarımıza AKPhükümetleri sahip çıkmadı ve çıkanlara da düşmanlık etti!

Türkiye hala Doğu Akdeniz’de MEB sınırlarını ilan etmemiştir ve her geçen gün bu konuda zemin kaybediyoruz. MEB derhal ilan edilmelidir! Geçen ay Girit’te Yunanistan, GKRY ve Mısır arasında 6’ıncısı düzenlenen, Türkiye’yi MEBpaylaşımında devre dışı bırakan, Doğu Akdeniz’deki her üç ülkenin enerji alanındaki işbirliğini Türkiye aleyhine geliştiren zirve gerçekleşmiştir. Mısır’ın Türkiye karşıtı cephe içinde bulunmasının en büyük nedeni; iktidarın ülkemiz çıkarlarını ve güvenliğini yok sayarak, Müslüman Kardeşler örgütüne gösterdiği aşk ve Mısır Devlet Başkanı Sisi’ye gösterdiği anlamsız düşmanlıktır.

İKTİDAR GÖREVİNİ YAPMAMIŞTIR

Ayrıca Yunanistan ve GKRY, Türkiye ile olan MEB sorununun diğer sorunlarda olduğu gibi; Türkiye-YunanistanTürkiye-GKRY sorunu olarak değil, Türkiye-AB sorunu olarak değerlendirilmesine çalışmaktadır. Türkiye bu konuda zaman ve zemin kaybettikçe, Yunanistan ve GKRY bu amacına her geçen gün daha fazla yaklaşmaktadır.

Bir ülkeyi yönetenlerin en önemli görevi; ülkesinin ve yurttaşlarının güvenliğini sağlamak, her türlü çıkar ve menfaatlerini arttırmak, olabilecek kayıplarını da en aza indirmek ve halkına refah sağlamaktır. İktidar bu görevini yapmamış, yapamamış ve yapmamakta ısrar etmektedir.

Sevgili sınıf arkadaşım Vural Çavuşoğlu’nun gerçek olaylardan esinlenilerek kurgulanmış olan ve bir sinema filmi senaryosundan romana uyarlanarakokuyucularasunulan“Enkaz” adlı yeni romanını okumanızı tavsiye ederim.

 
2 Kasım 2018 Cuma 09:23 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
8
3
1
27
2
Galatasaray
12
7
2
3
23
3
Kasımpaşa
12
7
1
4
22
4
Malatyaspor
12
6
3
3
21
5
Antalyaspor
12
6
2
4
20
6
Ankaragücü
12
6
1
5
19
7
Beşiktaş
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
6
0
6
18
9
Konyaspor
12
4
5
3
17
10
Trabzonspor
12
4
4
4
16
11
Sivasspor
12
3
5
4
14
12
Bursaspor
12
2
7
3
13
13
Fenerbahçe
12
3
4
5
13
14
Akhisar Bld.Spor
12
3
3
6
12
15
Kayserispor
12
3
3
6
12
16
Alanyaspor
12
4
0
8
12
17
Erzurum BB
12
2
5
5
11
18
Çaykur Rizespor
12
1
5
6
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu313437394850
 
On Numara
12.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07132023293234384142444653596263697074767779
 
Sayısal Loto
14.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050814174546
 
Şans Topu
14.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131423262714
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:18
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:17
  • İkindi14:52
  • Akşam17:10
  • Yatsı18:43
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık