Erdoğan'dan yeni bir aldatılma itirafı
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Yeşil Yol Çıkmaz Yoldur

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

 
14 Aralık 2015 Pazartesi 17:30 
Yorum YapYazdır
 
 

Las Vegas’a ulaştığımızda sabahın ilk ışıkları kente düşmüştü… Hep filmlerde gördüğümüz o canlı ve etkileyici dünyanın içine düşmüştük. Çöl ortasında tesis edilmiş bir kumar merkezine insanları çeken unsurlar bizi fazlaca ilgilendirmiyordu. Çünkü cebimizdeki para Amerika’da sadece olabildiği kadar fazla yeri görmeye ve deneyim kazanmaya programlanmıştı. Kapitalizmin kurduğu tuzaklara düşmeyecek kadar bilinçliydik…
Sevgili arkadaşım doğasever Hayati Olgun ile 90’lı yılların başındaki 40 günlük canhıraş Amerika gezimizde sıra Las Vegas’ı keşfetmeye gelmişti. Kentte attığımız rutin bir gözlem turu ve atıştırmadan sonra, kent dışına doğru yürüyüş başlamıştı. Yol üzerinde sıradan, derme çatma bir çiftlik evinin önünde oturan yaşlıca bir adam ile selamlaşma faslından sonra koyu bir sohbete başlamıştık. Adam; bizim Faroz kahvehanelerinde oturan yaşlı amcalara birebir benziyordu.
Söylediklerini dün gibi hatırlıyorum. Bize; Vegas’ın eskiden ne kadar güzel ve doğal olduğunu, şimdi ise sahte ve yapay bir kandırmaca merkezi olduğunu, Vegas’ın eski halini ne kadar da özlediğini büyük bir samimiyetle anlatmıştı… Açıkçası hiç de beklemediğim bir çıkış göstermişti. Günümüzde bölgemizde yaşamakta olduğumuz çevre-turizm-ekonomi çelişkisini kapitalizmin göbeğinde birebir canlı tanığından Las Vegas için dinlemiştik.
“Yeşil Yol” konusunda Danıştay’dan çıkan yürütmenin iptali kararı üzerine, özellikle bölgemizde konu ile ilgili taraflarda bazı kafa karışıklıkları da ortaya çıkmıştır. Konunun özü şudur: TEMA Vakfı; halen bölgemizdeki 6 il için geçerli olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na doğa üzerinde tahribata yol açacağı gerekçesi ile 2011 yılında iptal talebi ile dava açmıştır. Bu dava bilirkişi görüşü doğrultusunda; doğa koruma alanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını korumadığı gerekçesi ile kabul edilmiş ve planın yürütülmesinin durdurulması kararı verilmiştir.
İşin diğer boyutu ise DOKAP tarafından yapılmış olan açıklamada yatmaktadır. Özetle DOKAP diyor ki: “Bölgede yeşil yol ile ilgili olarak yürütülmekte olan çalışmalar Çevre Düzeni Planı’na göre değil, Doğu Karadeniz Turizm Master Planı dâhilinde ve Büyükşehir belediyeleri ve İl Özel İdareleri tarafından yürütülmektedir. Dolayısıyla Danıştay’ın almış olduğu iptal kararı bu işin durdurulmasını gerektirmez”.
Kısacası yine kulağı uzaktan gösterme kurnazlığı ortaya çıkmıştır. Yani DOKAP tüm çevre direnişçilerine diyor ki; Danıştay’ın Çevre Düzeni Planı için almış olduğu iptal kararını Doğu Karadeniz Turizm Master Planı için de aldırmak için hukuk mücadelesini hemen başlatın. Nitekim öyle de olacak ve bu karar emsal gösterilerek hiç de “Yeşil Olmayan” o projeler için yeni davalar açılacak ve yol projelerine dur denilecektir.
Bunları yazarken aklıma Tonya Çevre Platformunun Tonya’da ve Çayırbağı’nda EMBA’ya karşı vermiş olduğu çimento fabrikası mücadelesi geldi… Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a yapılan birçok uyarıya ve bilgilendirmeye rağmen kendisi inatla şirketin yanında yer almaya ve çevre katliamına yol açacak olan çimento fabrikasını savunmaya devam etmişti. Çevre Bakanı; olması gereken yerde değil de çevrenin karşısında yer almıştı. Sonuçta geçtiğimiz günlerde o proje bir hukuk zaferi ile kesin olarak sona ermiş ve Tonya Livalobo eşsiz güzelliğini gelecek kuşaklar için saklamayı başarmıştı. O Bakanı şimdi hatırlayan var mı?  
Bu işlerin doğası böyledir. Tarih hep haklı olanı yazar. Çevreyi korumak bir inanç ve mücadele işidir. Bunu bölgemizin kararlı çevre militanları en iyi şekilde hukuk yolu içerisinde yapacaktır bundan eminim. Bütün mesele her yerel birimde yürütülecek olan bireysel hak arayışlarının bir araya gelerek bütünleşmesi ve “Tonya Çevre Platformu” örneğinde olduğu gibi yeni bir ortak mücadele birliğinin oluşturulmasıdır.
Bu bağlamda tekrar vurgulamamız gerekir ki; bölgemizin kalkınması, turizmin gelişmesi ve refahın artırılması herkesin idealidir. Bu hepimizin ortak paydasıdır. Ancak bu yapılırken doğal yaşam alanlarımızı bozmadan, tahrip etmeden; suyu, havayı, ormanı koruyarak gelecek kuşaklara aktaracak bir bilinçle davranmak zorundayız. Birincil amaç, birilerinin cebini parayla doldurmak değil, kamunun ve toplumun yararını korumak olmalıdır. “Vegas” gibi olmayı değil, Livalobo gibi kalmayı istiyoruz.     

ÜNİVERSİTELERİN DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞEN NE?
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun disiplin ve ceza işleri ile ilgili 53.Maddesi (b) fıkrasında yer alan “Öğretim elemanları, memur ve diğer personelin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri, devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslara göre Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir" hükmünün “Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir” hükmü şeklinde değiştirilmesi üzerine; Anayasa Mahkemesi bu değişikliğin “…hangi fiillere..” ile başlayan ikinci cümlesini 14 Ocak 2015 tarihli kararı ile iptal etmiş ve bu değişikliğin R.G.’de yayınlanmış olduğu 7 Nisan 2015 tarihinden itibaren en geç 9 aylık süre içerisinde de yürürlüğe girmesi gerekmiştir.

Açıkçası AYM; YÖK’ün kendi bünyesinde halletmek istediği yasal olmayan ve akademik özerklik ile bağdaşmayan bir düzenlemeyi iptal ederek, konu ile ilgili durumlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu referans göstermiştir. Ayrıca bu süreçte Danıştay İdari Davalar Kurulu tarafından konu ile ilgili olan bir başvuruya cevaben alınmış olan karar ile de 9 aylık süre beklenmeksizin halen yürüyen davalarda AYM’nin söz konusu kararının uygulanması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu durumda YÖK’ün mevcut disiplin yönetmeliğinin de belirli ölçüde yenilenmesi gereği doğmuştur.

Konuya tam olarak ısınamayanlar için biraz daha açık bir dille ifade edecek olursak; son dönemde iktidar tarafından çeşitli devlet kurumlarında başlatılmış olan temizlik operasyonunda sıra üniversitelere gelmiştir. Yani; halen yargı, polis teşkilatı ve diğer kurumlarda cemaat yapılanmasına karşı yürütülen mücadelenin üniversite ayağında da başlatılabilmesi için, 2547 Sayılı Kanunun engel teşkil eden hükmünün değiştirilmesi girişimi şimdilik boşa çıkmıştır. Ama işin bu kadarla kalmayacağını ve özellikle üniversitelerdeki rektörlük atamalarında “cemaat” faktörünün ilk sırada yer alacağını artık herkesin bilmesi lazımdır. İyi midir, kötü müdür ben de karar veremedim doğrusu. Hele herkes eteğinde taşları bir döksün bakalım. Şu kadarını da söyleyelim ki; çok canlar yanacak, bizim tuzumuz hep kuru kaldı…     

PROF. DR. AZİZ SANCAR’IN VERDİĞİ DERS
Sen ki; DNA onarımında çığır açtın, Nobel’de bizi dünyaya tanıttın, ne desek seni tarif edemeyiz. Dünyada bilim sana saygı duydu, açtığın yolda insanlık tarihinde yeni umutlara vesile oldun ve en önemlisi bu ülkeye tepeden tırnağa güzel bir ders verdin.

Hepsi bir yana şu Atatürk çıkışını yaptın ya… Anandan emdiğin süt sana helal olsun Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar. O ödülü 19 Mayıs’ta Anıtkabir’de Atatürk’e sunacağım demen yanan yüreğimize su serpti. Ülkem adına geleceğe olan umudum arttı. Demek ki, bizler o eşsiz lidere boşuna inanmamışız. Demek ki, bu Cumhuriyet senin gibi bir değeri yetiştirecek kadar iyi bir şeymiş. Demek ki, aydınlık geleceğimizin yolu Atatürk’ün yol göstericiliğinden geçiyormuş. Bunu bize tekrar hatırlattın.

Programım uygun olursa 19 Mayıs’ta Anıtkabir’de seni karşılayıp, dünya tarihine geçecek olan o anı yaşayacağım. Ne mutlu bize ki sen varsın.

 
14 Aralık 2015 Pazartesi 17:30 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık