<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aykurt Nuhoğlu &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/author/aykurtnuhoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 May 2022 13:41:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Aykurt Nuhoğlu &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM OLSUN?</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/muhalefetin-cumhurbaskani-adayi-kim-olsun/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/muhalefetin-cumhurbaskani-adayi-kim-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykurt Nuhoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 May 2022 13:41:01 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=17627</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/sketch-1653399499643.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="sketch-1653399499643" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/sketch-1653399499643.png 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/sketch-1653399499643-768x432.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/sketch-1653399499643-1536x864.png 1536w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM OLSUN? 1"></div>Seçim yaklaştıkça insanların endişeleri artmaya başladı. Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden yapılan söylemler yeterli olmuyor. Bireysel çıkışlarla kendilerini aday yaptırmaya çalışanlar var. Adaylık süreci ve hangi yöntemle belirleneceği belli değil. Sürecin sağlıklı gitmesi için katkı vermek gerekir diye düşünüyorum. &#8216;Adaylık nasıl olacak?&#8217; diye yapılan tek açıklama genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun “adayı millet ittifakıyla birlikte belirleyeceğiz” söylemidir.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seçim yaklaştıkça insanların endişeleri artmaya başladı. Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden yapılan söylemler yeterli olmuyor. Bireysel çıkışlarla kendilerini aday yaptırmaya çalışanlar var. Adaylık süreci ve hangi yöntemle belirleneceği belli değil. Sürecin sağlıklı gitmesi için katkı vermek gerekir diye düşünüyorum.</p>



<p>&#8216;Adaylık nasıl olacak?&#8217; diye yapılan tek açıklama genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun “adayı millet ittifakıyla birlikte belirleyeceğiz” söylemidir. Genel başkanlar üzerinden yapılan bu belirleme toplumsal muhalefetin kabul görüp, sahiplenmesini sağlar mı? </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/SECIM-SANDIGI-1.jpg" alt="SECIM SANDIGI 1" class="wp-image-17630" width="806" height="451" title="MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM OLSUN? 2"></figure>



<p>Ekonomik kriz var, iktidar gidiyor, belirlenen cumhurbaşkanı adayı bana yakın olsun, nasılsa kazanıyoruz, zaten bu seçim son şansımız  düşüncesi tehlikelidir. Seçmenler  üzerinde oluşturulan baskının korkuya dönüşmesi insanları seçimlerden uzaklaştırır. CHP’nin  içerisinde aday olarak düşünülen  insanlar üzerinden karşılıklı yıpratmaya yönelik tartışma yapılmaya başlandı. &#8216;Kimle kazanırız?&#8217; tartışması, &#8216;ben kimin yanında yer bulabilirim&#8217; şekline dönüşüyor. Taraftarlar arttıkça kamuoyunda iyi bir görüntü oluşmuyor. Milletvekili seçimleri de aynı tarihte yapılacak olmasına rağmen tek kelime edilmiyor.  Tek adamlık yönetimine karşı çıkarken, tek adamların kurtarıcı gösterilmeye çalışıldığını görüyoruz. Belirsizliğin ortadan kaldırılması CHP yönetiminin görevidir.</p>



<p>Sendikalar, meslek örgütleri, dernekler, CHP’nin il ve ilçe örgütlerinin, örgütlü ve örgütsüz yapılanmaların, düşüncelerini alabilecek alanlar açılmalıdır. Milletvekilli adaylarının belirlenmesinde tartışmasız tüm parti üyelerinin katılımıyla ön seçim yapılmalıdır. Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinde ön seçim yapılmayacağı düşünülüyorsa kamuoyunun bilgilendirilerek ikna edilmesi ve atama yönteminin en geniş muhalif kesimlerin ortaklaşabileceği bir adayın nasıl belirleneceğinin şeffaf bir şekilde anlatılması gerekmektedir.</p>



<p>2023 seçimlerine giderken tüm sorumluluğu parti yönetimi ve genel başkana bırakmanın ağır bir yük olduğunu düşünüyorum. Bir yıl önce çok fazla ismin cumhurbaşkanı adayı olabileceğinden bahsediliyordu. Şu an itibariyle üç isim konuşuluyor. Kendilerinin resmi bir beyanları yok, aday olmayabilirler de&#8230; Toplumsal muhalefetin suskunluğu ortadan kaldırılarak, aday olmak isteyenlerin önünün açılması gerekiyor. Kendisini muhalif görüp yolsuzluk düzeninin değişmesini isteyen her yurttaşın, özgürce düşüncelerini açık alanlarda seslendirmesiyle doğru yolu açarız. Üye olduğumuz sendika, meslek örgütü, siyasi parti, yazılı ve sözlü görüş belirtebildiğimiz her alanı kürsüye dönüştürüp konuşmalıyız. Susmak, yanlış alınmış kararların ve tek adamlığın onaylanmasıdır. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/MILLETIN-SESI-1-edited.jpg" alt="MILLETIN SESI 1 edited" class="wp-image-17621" title="MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM OLSUN? 3" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/MILLETIN-SESI-1-edited.jpg 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/MILLETIN-SESI-1-edited-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<p>Hayalimizdeki ülkeyi konuşalım, bunu gerçekleştirebilecek kadroları birlikte seçelim. Halkın iktidardan umudu kestiği bu günlerde, muhalefetin kendi içindeki iktidar kavgalarına tahammülü yoktur. Hayatın normalleşmesi, eşitlik ve adaletin sağlanması, geleceğe yürüyecek sağlıklı kadroların öne çıkabileceği, demokratik, katılımcı yöntemlerin önü açılmalıdır. Halkın alanlara inmesi, demokrasinin önünü açacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/muhalefetin-cumhurbaskani-adayi-kim-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalamış Koyu</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/kalamis-koyu/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/kalamis-koyu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykurt Nuhoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 13:57:03 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/yazarlar/aykurtnuhoglu/konu/kalamis-koyu/</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; Kalamış-Fenerbahçe yat limanı 1984-1988 yılları arasında yapıldı. Yapıldığı dönem ANAP’ın güçlü olduğu yıllardı. Vatandaşların karşı çıkmasına rağmen şarkılara konu olan Kalamış koyu marina yapılarak halkla bağlantısı kısmen kesildi. Aradan geçen yıllar içerisinde işletildi. Yeniden ihale edilme kararı 2011 yılında alındı. 2013 yılında yeni bir plan yapıldı. Yapılan plana göre, Yat Limanına otopark&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8486" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/274885_814x458-1.jpg" alt="274885 814x458 1" width="814" height="458" title="Kalamış Koyu 5" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/274885_814x458-1.jpg 814w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/274885_814x458-1-300x169.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/274885_814x458-1-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/274885_814x458-1-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 814px) 100vw, 814px" /></p>
<p>Kalamış-Fenerbahçe yat limanı 1984-1988 yılları arasında yapıldı. Yapıldığı dönem ANAP’ın güçlü olduğu yıllardı. Vatandaşların karşı çıkmasına rağmen şarkılara konu olan Kalamış koyu marina yapılarak halkla bağlantısı kısmen kesildi. Aradan geçen yıllar içerisinde işletildi. Yeniden ihale edilme kararı 2011 yılında alındı. 2013 yılında yeni bir plan yapıldı. Yapılan plana göre, Yat Limanına otopark hariç 15 bin metrekare inşaat alanı yapılabilecek,  yeraltı otoparkı ile bu alan 35.000 metrekareye kadar yükseltilebilecekti.  Alınacak karar doğrultusunda; Limana 7.5 metre yüksekliğinde (iki kat) “turizm tesis alanı” kurulabilecek ve yat limanı içinde -istenirse- 750’şer metrekarelik 10 farklı ticaret alanı ve otel inşaatı yapılabilecek.  Böylelikle, halen Kadıköylülerin liman içinde; spor, bisiklet ve yürüyüş için kullandığı alanlar imara açılacak ve kıyı alanı yapılaşmaya açılarak halkın kullanımı engellenecekti.  Bugüne kadar, Kadıköy Belediyesi, Kent Konseyi, Mimarlar Odası, bu kararlara karşı Kadıköylülerle birlikte mücadele etti. Ancak tüm bu mücadeleye rağmen iktidar, marinadan daha fazla kar etmek için büyüterek satmakta direncini sürdürüyor.</p>
<p>ANAP döneminde başlayan satışlar,  AKP döneminde zirve yaptı. Deprem toplanma alanlarını dahi içeren milyarlarca dolarlık kamuya ait tesis ve arazi satıldı. Başlangıçta engellenemeyince gelen iktidarlar da özelleştirmeleri benimseyerek satmaya devam etti. Gerekçe yaratmak çok kolaydı. Önce borçlanacaksın, işçilerinin ücretini ödeyemeyecek duruma getirip satmaya başlayacaksın. Seçim kazanmanın yolu daha çok para harcamadan geçiyor düşüncesiyle kendine haklılık payı çıkartacaksın. İhtiyaç oldukça da, eşten dosttan kiralama yoluna gideceksin.  Planlardaki kamu hizmet binaları ve ibadethane yerlerini ticarete açacaksın, dolgu ve yeşil alanlara da camileri ve diğer ihtiyaçları yerleştirteceksin. Karşı çıkan olursa da “Dini ve kamuya ait yapılara karşı çıkıyorlar” diyeceksin.</p>
<p>Kentler canlı organizmalardır. İnsan ve mekânlar arasındaki dengeli ilişki, refah ve mutluluğu getirir. Bu dengenin oluşabilmesi için tiyatrolara, sinemalara, sokaklara, meydanlara ihtiyaç vardır. Bir araya gelinen kamusal alanlar, sosyalleşmenin önünü açar.Kent içindeki insanlarla birlikte sürekli deneyimleriyle, birikmiş kültürüyle büyür. Şairleri, yazarları, bilim insanlarıyla birlikte var olur. Kentin gelenleri ve gidenlerini karşılayacak bir gücü ancak yaşayanların ihtiyacı olan mekanların varlığıyla olur.</p>
<p>Kentlerimiz, hızlı kentleşmenin sonuçlarını yaşamaktadır. Bu sonuca giden aşamaların ilk başında; kentlerin biriktirdiklerini gelenlere aktarmaya gücü yetmediği gibi gelenlerin beraberinde getirdiği alışkanlıkların çatışmasıvardır. Her çatışma ortamında olduğu gibi bu ortamın dafırsatçıları olarak yeni siyasetçiler ve tüccarlar ortaya çıkar. Son olarak da; hızlı şekilde gücü eline geçiren bu fırsatçılar, yaşanan kaostan yararlanarak kendi kurallarını uygularlar.</p>
<p>Kentlerdeki çatışma ve pay alma yarışı devam ediyor. Kazananlar dönem dönem değişse de dağıtımı yöneten büyük sermayedarlar değişmiyor.  Kalamış Marinanın ihalesinde marina çevresinde vatandaşın kullandığı kısıtlı yeşil alan da ihale kapsamına alınmak isteniyor. Bu güne kadar Kadıköylülerin sahip çıkarak koruduğu bu alanın ve elimizde kalan son kamu arazilerinin, halkınihtiyaçları için kullanılması sağlanmalıdır. Halkın oylarıyla seçilmiş siyasilerin halk adına aldıkları vekâletlere uygun davranarak bu alanların korunması için mücadele etmeleri gerekir.</p>
<p>Suskun kalmak, suça ortak olmaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/kalamis-koyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atayanlar &#8211; Atananlar</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/atayanlar-atananlar/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/atayanlar-atananlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykurt Nuhoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 13:56:54 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/yazarlar/aykurtnuhoglu/konu/atayanlar-atananlar/</guid>

					<description><![CDATA[Devlet, sürekliliği olan hizmet ve yönetim organizasyonudur. Yapısı çok kolay değişmez gibi görünse de karar vericilerin uygulamalardaki müdahaleleri yapıyı olumlu veya olumsuz şekilde etkiler. Toplumun adalete olan güvensizliği, kötü yönetimin en önemli sonucudur. Bizim devlet yönetimimizde de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle meclis yetkileri azaltılarak güçlü başkanlığa geçildi. Bu şekilde bir merkezileşmenin demokrasinin önünde ne kadar büyük&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet, sürekliliği olan hizmet ve yönetim organizasyonudur. Yapısı çok kolay değişmez gibi görünse de karar vericilerin uygulamalardaki müdahaleleri yapıyı olumlu veya olumsuz şekilde etkiler.</strong></p>
<p>Toplumun adalete olan güvensizliği, kötü yönetimin en önemli sonucudur. Bizim devlet yönetimimizde de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle meclis yetkileri azaltılarak güçlü başkanlığa geçildi. Bu şekilde bir merkezileşmenin demokrasinin önünde ne kadar büyük bir engel oluşturduğunu yaşayarak gördük.</p>
<p>Parlamenter sistemin güçlendirilmesi ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasının hizmetlere olumlu yansıyacağı biliyoruz. Ülkenin ortak aklı; yerelde karar vericilerin düşünce ve yetki olarak yönetime katılmaları ile oluşabilir. Ancak bu şekilde katılım ve denetim mekanizmalarını sürekli hale getirebiliriz.</p>
<p>Ancak merkezi bir sisteme karşı denetim unsurlarının oluşması sadece yerel yönetimlerden geçmez. Ülkenin tüm kurumlarının güçlü ve bağımsız olması gerekir.Hele ki üniversiteler bilimin geliştirildiği, mesleklerin edinildiği kurumlardır. Ülke yönetimini oluşturan kadrolar, eğitimlerini ve sosyal formasyonlarını üniversitelerden alırlar. Eğer ülkenin yönetimi üniversitelerin kadrolarını belirlerse, o üniversitelerden eğitim alanlar bu ülkenin geleceğini belirleyemez.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve öğretim üyelerini bize demokratik bir sistemde temsil mekanizmasının ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Atama, daha çok bürokraside uygulanan bir yöntemdir. Onun da kuralları vardır. Eğitim, deneyim, başarı ve liyakat dikkate alınarak yapılması gerekir. Ancak bugün atama yöntemini en çok siyasette görüyoruz. Bürokrasideki atamaların da yine aynı siyasette olduğu gibi liyakatten çok taraftarlığa bakılarak yapıldığına şahit oluyoruz. Atamalarda liyakat önemli bir unsur olsa da Boğaziçi Üniversitesi Rektörünün göreve gelme şeklinde tartışılması gerekenin; rektörün kişisel özellikleri sebebi ile göreve layık görülüp görülmemesinden çok yöntemin “atama” usulü ile olması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Kamuoyunda atanan rektörün şahsının yetersizliği üzerinden yoğun bir tartışma yapılıyor. Peki, kişisel özelliklerinin Boğaziçi Üniversitesi’ne yakıştığını düşündüğümüz birisi Cumhurbaşkanı tarafından atansa bu bir sorun olmayacak mıydı? Demokratik özerk üniversite talebimizden vaz mı geçecektik?</p>
<p>Tartışılması gereken üniversitelerin özerkliği ve öğretim üyelerinin kendi yöneticilerini seçmelerinin ne kadar önemli olduğudur. Bireyin aktif katılımı, tercihlerini kullanmasının kendisine ve topluma katacağı değer düşünülmelidir. Her türlü görev için toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak yöntemleri konuşmalıyız. Atamaların bireyleri toplumun bir parçası olmaktan çıkardığını, kamusal düşünceden uzaklaştırdığını, insan kalitesini düşürdüğünü, liyakati yok saydığını ve iktidarı kontrolsüzlüğe ittiğini biliyoruz.</p>
<p>Bu yüzden otoriterleşme arttıkça da yönetimlerle halk arasındaki bağ uzaklaşarak kopuyor. Mesafenin açılması katılımı ortadan kaldırdı. Siyasete ilgi azaldı, ilgilenenler de taraftara dönüştü. Bir taraftan da insanlar, “kendini yönetecekleri seçme hakkı” için yüzlerce yıldır mücadele veriyor. Üzücü olan bizim geldiğimiz noktada haklarımızı kaybediyor oluşumuz.  Demokrasi vaatleri havada uçmaya devam ederken dünyada ve Türkiye’de otoriterleşme artıyor.</p>
<p>Yurttaşlar olarak yöneticilerimizi seçme hakkımızı sonuna kadar kullanmanın mücadelesini vermeli ve bu mücadeleyi öncelikli bir konuma taşımalıyız. Gelecekte çok daha büyük sorunlarla karşılaşacağız. İçinde bulunduğumuz yerelden ve kurumlardan başlamak üzere temsil mekanizmalarının denetlenebilecek bir şekilde oluşması, bu temsil görevlerinin bir meslek haline gelmemesi, dinamik ve tabandan güç alarak oluşmasının yöntemlerini bulmalı ve zorlamalıyız. Samimiyetin ölçüsü; her yapının kendi içinde seçme ve seçilme hakkının nasıl kullanılacağının biliniyor ve kamuoyuyla paylaşılıyor olmasından geçer.</p>
<p>Atananlardan kurtulmak için önce atama sisteminden kurtulmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/aykurtnuhoglu/konu/atayanlar-atananlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
