<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Mustafa Duman &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/author/mustafaduman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Jan 2022 17:46:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Dr. Mustafa Duman &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TRABZON&#8217;DA KALANDAR EĞLENCELERİ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonda-kalandar-eglenceleri/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonda-kalandar-eglenceleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mustafa Duman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2022 17:46:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=15516</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Dr.Mustafa-Duman.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Dr.Mustafa Duman" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Dr.Mustafa-Duman.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Dr.Mustafa-Duman-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Dr.Mustafa-Duman-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="TRABZON&#039;DA KALANDAR EĞLENCELERİ 1"></div>Trabzon yöresinde eskiden Ocak ayı “Kalandar” olarak adlandırılırdı.&#160;Rumi&#160;takvime göre de yılbaşı milâdi takvimle 14 Ocak günüdür. Eğlenceler 13 Ocak günü öğleden sonra başlar. Yılbaşı günü de yerel takvime göre&#160;Kalandar&#160;olarak adlandırılır. O gün yapılan geleneksel eğlenceleri ve seyirlik köy oyunlarını şöyle sıralayabiliriz: MOMOYER OYUNU:&#160;Momoyer&#160;sözcüğü&#160;Trabzon Rumcası’ndan dilimize geçmiştir. Kaba yaratık, ayı anlamlarına gelir. Momoyer oyunu ayı kılığına&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/01/Dr-Mustafa-Duman-yazdi-Trabzonda-Kalandar-Yilbasi-Eglenceleri.jpg" alt="featured" width="804" height="491" title="TRABZON&#039;DA KALANDAR EĞLENCELERİ 2"></figure>



<p>Trabzon yöresinde eskiden Ocak ayı “<strong>Kalandar</strong>” olarak adlandırılırdı.&nbsp;<strong>Rumi</strong>&nbsp;takvime göre de yılbaşı milâdi takvimle 14 Ocak günüdür. Eğlenceler 13 Ocak günü öğleden sonra başlar. Yılbaşı günü de yerel takvime göre&nbsp;<strong>Kalandar</strong>&nbsp;olarak adlandırılır. O gün yapılan geleneksel eğlenceleri ve seyirlik köy oyunlarını şöyle sıralayabiliriz:</p>



<p><strong>MOMOYER OYUNU</strong>:&nbsp;<strong>Momoyer</strong>&nbsp;sözcüğü&nbsp;<strong>Trabzon Rumcası</strong>’ndan dilimize geçmiştir. Kaba yaratık, ayı anlamlarına gelir. Momoyer oyunu ayı kılığına giren bir oyuncu etrafında döndüğü için bu adı almıştır.</p>



<p>1950’li yıllarda izlediğim <strong>Momoyer </strong>oyunları şöyle oynanırdı: <strong>Kalandar</strong> günü arifesinde, öğleden sonra komşu köy olan <strong>Meksilâ (Çatak) Köyü</strong>’nde oluşturulan oyun ekibi bizim köye, yani <strong>Zanha (Çeşmeler) Köyü</strong>’ne gelir, köyün girişinden başlayarak bütün evleri ziyaret eder ve her evin önünde <strong>Momoyer Oyunu</strong>’nu tekrarlardı. Oyunun en önemli kişisi, postlardan yapılmış kaba bir giysi giyinen, beline kelekler, çırnaklar, küçük çanlar bağlı olan ve yüzü tanınmayacak şekilde maniya (is) ile boyanan  “<strong>Momoyer</strong>”di. <strong>Momoyer</strong>, oynamaya başlayınca belindeki kelekler, çırnaklar sallanır, karışık sesler çıkardı. “<strong>Kemençeci</strong>” günlük kılıktaydı. Kadın kılığına giren bir erkek de “Gelin” rolünü oynardı. O da tanınmazdı. Yaşmağıyla yüzünü örterdi. Oyun kişilerinden biri de, beline bağlı kocaman bir ilâç şişesiyle gerekli alet adavatı olan “Doktor”du. “<strong>Momoyer</strong>’in Sahibi” ise onun zincirini tutardı. Gelini sarkıntılık yapanlardan koruyan iki “<strong>Koruyucu</strong>” vardı. Bunların ellerinde tahtadan kılıçlar bulunurdu. “<strong>Çantacı</strong>”  da, evlerden verilen armağanları toplar, çuvalına koyar, taşır ve oyunun sonunda oyuna katılanlara dağıtırdı.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://resim.haber61.net/haberler/2019/07/28/kalandar_nedir_nasil_kutlanir_kalandar_gecesi_hakkinda_h312982_00ba0.jpg" alt="Kalandar nedir, nasıl kutlanır? Kalandar Gecesi hakkında..." width="784" height="479" title="TRABZON&#039;DA KALANDAR EĞLENCELERİ 3"></figure>



<p><strong>Momoyer Oyunu</strong> ekibi bir evin önüne gelince kemençe eşliğinde türküler söylenir ve horon oynanırdı. Değişik kılıklardaki oyuncular, horon kolunda çok güzel bir manzara oluştururdu. <strong>Kelek</strong>, <strong>çırnak</strong> sesleri de kemençe sesiyle kulağa daha hoş gelirdi. Horon devam ederken <strong>Momoyer</strong> bir rahatsızlık geçirir ve yere yuvarlanır, ölü taklidi yapardı. Bu arada Doktor, ona yaklaşır, muayene eder, elindeki kocaman ilâç şişesinden ilâç vermeye kalkardı. Daha doğrusu <strong>Momoyer</strong>’in yarasına ilâç sürüyormuş gibi yapardı. Bu arada: “Yarası neresinde?” diyenlere cevaben de Doktor, <strong>Momoyer</strong>’in başına beline vurur ve: “Yarası buralardan”  der;  sonra  da poposuna vurur ve: “En büyük yarası da buradan”, diyerek, herkesi güldürürdü. Tedavi edilen <strong>Momoyer</strong> dirilir, iyileşir ve sallanarak ayağa kalkar, horona girer ve yeniden oynamaya başlardı. <strong>Momoyer</strong>’in dirilmesi üzerine herkes sevinir, neşelenirdi. Bu ölüp-dirilme sahnesi oyunun en önemli parçası olarak her oyunda tekrarlanırdı. Kökeni antik çağa kadar dayanır.Ziyaret edilen evin önünde oyun sürerken ev sahibi çantacının torbasına Kalandar armağanı olarak fındık, ceviz, elma, portakal, fırınlanmış hurma, armut v.s koyardı. Oyuncular da memnun bir şekilde ayrılır, diğer bir eve doğru güle oynaya yola koyulurlardı. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://yedilik.com/wp-content/uploads/2020/01/kalandargecesikutlama.jpg" alt="Kalandar nedir? Kalandar Gecesi hangi etkinlikler yapılır? - Yedilik" title="TRABZON&#039;DA KALANDAR EĞLENCELERİ 4"></figure>



<p>&nbsp;<strong>GEYİK OYUNU</strong>:&nbsp;<strong>Maçka</strong>’nın ilçe merkezine uzak köylerinden biri olan&nbsp;<strong>Oğulağaç Köyü</strong>’nde,&nbsp;<strong>Kalandar</strong>’da,&nbsp;<strong>Geyik Oyunu</strong>&nbsp;oynandığını oradaki ilkokulun müdüründen dinlemiştim.&nbsp;<strong>Geyik Oyunu</strong>&nbsp;da&nbsp;<strong>Momoyer Oyunu</strong>&nbsp;gibi oynanırdı. Şu farkla ki, bu oyunda&nbsp;<strong>Momoyer</strong>&nbsp;yerine geyik kılığına giren bir oyuncu vardı. Öyle anlaşılıyor ki, çevrede hangi hayvana daha çok rastlanılırsa onun kılığına giriliyor.&nbsp;<strong>Anadolu</strong>’nun diğer yörelerinde rastladığımız&nbsp;<strong>Deve Oyunu</strong>&nbsp;gibi. Ayı ve geyik&nbsp;<strong>Doğu Karadeniz Bölgesi</strong>’nde en çok rastlanan yabanıl hayvanlardır. Bu şekliyle oyunların kökenlerinin çok eskilere dayandığı tahmin edilebilir.&nbsp;&nbsp;<strong>Momoyer</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Geyik Oyunları</strong>, tamamen doğa olaylarını ve hayvanları taklit figürlerinin yer aldığı, ölüp-dirilme motifinin de bulunduğu seyirlik köy oyunlarıdır.</p>



<p><strong>ÇANTA ATMAK</strong>:&nbsp;<strong>Kalandar</strong>&nbsp;akşamı, genellikle herkes evinde olur. Evlerde mısır, tatlı kabaktan manat pişirilir, meyvalar ve kuru yemişler ortaya çıkarılırdı. Yatsı vaktinden sonra köy gençlerinden bazıları ellerine çantalar alır, bu çantalara ip bağlar ve köy evlerini sırayla gezerek çantaları aralık tuttukları kapılardan evlere atarlardı. Çanta atanlar tanınmamak için evin kapısını çeker ve kendilerini saklamaya çalışırlardı. Evdekiler içeriye atılmış olan çantaya kuru yemiş, meyva v.s &nbsp;koyduktan sonra çanta atan çantayı dışarı çeker ve hızla o evden uzaklaşırdı. Bu oyun böylece bütün evler dolaşılıncaya kadar sürer, sonunda, birlikte gidilmişse, toplanan yiyecekler paylaşılırdı. Oyun bittiğinde oynayanlar dağılır, evlerine giderlerdi.</p>



<p><strong>Trabzon</strong>&nbsp;yöresinde tespit edilen “<strong>Çanta Atmak</strong>” benzeri bir gelenek Güney Azerbaycan’da yaşayan Türkler arasında da vardır. Nevruz günlerinde, bacadan sarkıtılan bir şala veya ipe hediyeler (mendil, çorap v.s) bağlamak şeklindedir. Tanınmış ozan&nbsp;<strong>Şehriyar</strong>’ın “<strong>Haydar Babaya Selâm</strong>” adlı şiirinde bu gelenek şöyle anlatılır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>                        “Şal istedim ben de evde ağladım</p><p>                          Bir şal alıp tez belime bağladım</p><p>                          Gulamgil’e koştum şalı salladım</p><p>                          Fatma Hala bana çorap bağladı</p><p>                           Han Nenem’i hatırlayıp ağladı.”</p></blockquote>



<p>Anadolu topraklarında,&nbsp;<strong>Demre</strong>’de doğup yaşayan&nbsp;<strong>Nikolaus</strong>’un, yani&nbsp;<strong>Noel Baba</strong>’nın&nbsp;<strong>Hristiyan</strong>&nbsp;topluluklarda, yılbaşında, bacadan çizmeler içinde armağanlar atması, uyuyan çocukların baş uçlarına anne-babaları tarafından armağanlar bırakılması, “<strong>Çanta Atmak</strong>” benzeri geleneklerin, değişik topluluklarda ve dinlerdeki görünümleri olarak değerlendirilebilir.</p>



<p><strong>KALANDAR’DA EV GEZMESİ</strong>:&nbsp;<strong>Trabzon</strong>&nbsp;yöresinde rastladığımız&nbsp;<strong>Kalandar</strong>&nbsp;geleneklerinden biri de&nbsp;<strong>Kalandar akşamı</strong>&nbsp;köyün veya mahallenin kızlı-erkekli gençlerinin toplanarak ev ev dolaşıp çeşitli yiyecekler, bu arada un, tuz, yağ v.s toplamaları, sonunda, bir evde, çok tuzlu bir kuymak veya çörek yapıp yemeleri geleneğidir. Bu gelenek “<strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong>” olarak adlandırılır.&nbsp;<strong>Kalandar</strong>’da ev gezmesi sırasında pişirilen tuzlu aşı yiyenlerin o gece rüyalarında evlenecekleri kişiyi göreceklerine inanılırdı.&nbsp;<strong>Kalandar’da Ev Gezme geleneği</strong>,&nbsp;<strong>Anadolu</strong>’nun diğer yörelerindeki “<strong>Saya Gezme</strong>” geleneklerine benzer.&nbsp;<strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong>&nbsp; sırasında türküler ve tekerlemeler söylenirdi. Bu tekerlemelerden biri de şöyleydi:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>                        “Kalandaris kulandaris</p><p>                          Erkek uşaklar                        </p><p>                          Dişi buzaklar</p><p>                          Dolsun bucaklar.”</p></blockquote>



<p>Bu tekerleme yeni yılda iyi dileklerde bulunmayı amaçlıyordu.&nbsp;<strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong>&nbsp;geleneği daha çok&nbsp;<strong>Of</strong>,&nbsp;<strong>Çaykara</strong>,&nbsp;<strong>Sürmene</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Maçka</strong>’da yaygındı.</p>



<p>Çaykaralı kemençeci&nbsp;<strong>Yusuf Cemal Keskin</strong>&nbsp;bir türküsünde&nbsp;<strong>Kalandar</strong>’da Ev Gezmesi geleneğini şöyle anlatır:</p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>                  “Kalandar gecesinde</p><p>                   Kış ondadır ondadır</p><p>                   Ara nazli yaruni</p><p>                   İş ondadır ondadır.</p><p>                  Bizim orda yapilur</p><p>                  Kalandar çörekleri</p><p>                  Tuzlamayi yiyende da</p><p>                  Yanardi yürekleri.</p><p>                  Zemheri, Üzüm Ayi</p><p>                  Sığırkoyan, Kalandar</p><p>                  Kalandar’dır başkadır</p><p>                  Onda bir keramet var.</p><p>                   Bizim evde kesmiştum</p><p>                   Onun odunlarini</p><p>                   Yedi yerden topladum</p><p>                   Tuz ile unlarini.</p><p>                  Uçan kuş yuva yapar</p><p>                  Ağacın kovuğuna</p><p>                  Ne yapsun bu gariban</p><p>                  Kalandar soğuğuna.”</p><p></p></blockquote>
</div></div>



<p>Bu türküde,&nbsp;<strong>Kalandar</strong>’da yapılan&nbsp;<strong>tuzlu çörek</strong>&nbsp;ve bu çöreğin sevgiliyi bulmadaki rolü anlatılıyor. Çörek için gerekli olan un ve tuzun yedi evden toplandığı belirtiliyor.&nbsp;<strong>Anadolu</strong>’da yedi sayısının önemi bilinir. Bir eski gelenek, yedi sayısını kutsal kabul etmek, burada da karşımıza çıkıyor.</p>



<p><strong>Trabzon</strong>&nbsp;yöresinde&nbsp;<strong>Kalandar</strong>’ın önemini belirten deyimler, daha doğrusu benzetmeler de vardır. Örneğin, bir şeyin çok değerli olduğunu anlatmak için: “<strong>Kalandar kabağı</strong>&nbsp;mı yaptın onu?” diye sorulur. Yani: “Sence bu, o kadar değerli mi?” anlamında kullanılan bir deyimdir.</p>



<p>Yöremizin artık kaybolan&nbsp;<strong>Kalandar</strong>&nbsp;gelenekleri gibi daha nice kültürel zenginlikleri vardı. Hepsi giderek unutulmakta. Bunları derleyip tespit etmek ulusal bir görev olarak karşımızda durmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonda-kalandar-eglenceleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonlu-yazar-ve-sairlerden-imzali-kitaplar/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonlu-yazar-ve-sairlerden-imzali-kitaplar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mustafa Duman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 13:56:56 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/yazarlar/mustafaduman/konu/trabzonlu-yazar-ve-sairlerden-imzali-kitaplar/</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazımda bana kitaplarını imzalayan hemşerilerimden, Trabzonlu yazar ve şairlerden söz edeceğim. Trabzon, geçmişten günümüze önemli yazar ve şairlerin yetiştiği, birçok kitap ve dergi-gazetenin yayınlandığı bir kültür kenti olarak bilinir. Ne yazık ki cahilliğin prim yaptığı son zamanlarda Trabzon’un bu görkemli kültür geçmişini unutturmak için yerel düzeyde alışılmadık uğraşılara rastlıyorsak da, en doğru yargıç olan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımda bana kitaplarını imzalayan hemşerilerimden, Trabzonlu yazar ve şairlerden söz edeceğim. Trabzon, geçmişten günümüze önemli yazar ve şairlerin yetiştiği, birçok kitap ve dergi-gazetenin yayınlandığı bir kültür kenti olarak bilinir. Ne yazık ki cahilliğin prim yaptığı son zamanlarda Trabzon’un bu görkemli kültür geçmişini unutturmak için yerel düzeyde alışılmadık uğraşılara rastlıyorsak da, en doğru yargıç olan zaman kimin ne olduğunu, yıllar sonra da olsa, gösterecektir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6586" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011.jpg" alt="2. Attila Aşut kitap imzaliyor.2011" width="393" height="333" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 16" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011.jpg 2804w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-300x255.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-1024x869.jpg 1024w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-768x652.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-1536x1303.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-2048x1738.jpg 2048w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-696x591.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-1068x906.jpg 1068w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/2.-Attila-Aşut-kitap-imzaliyor.2011-1920x1629.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 393px) 100vw, 393px" /></p>
<p>Trabzonlu yazar ve şairlerin çoğunun kitapları benim kitaplığımda eksiksiz bulunmaktadır. Bunlardan, İsmet Zeki Eyuboğlu’nu, Ahmet Özer’i, Ömer Kayaoğlu’nu, Subutay Karahasanoğlu’nu, Yaşar Miraç’ı daha nicelerini örnek gösterebilirim. Hatta aynı kitabın ilk baskısından son baskısına kadar tüm baskılarını edindiğimi de söyleyebilirim. Kitap düşkünlüğü böyle bir şeydir işte. Trabzonlu yazar ve şairlerin elimdeki kitaplarının çoğu kendilerinden ithaflı ve imzalıdır. Bu da kitapların manevi değerlerini benim gözümde katlamaktadır.  Trabzonlu yazarların büstlerinin parklardan kaldırıldığı, kültür yoksunları tarafından internet sitelerinden adlarının, resimlerinin  silindiği günümüzde onları bir daha anmak, bilenlere hatırlatmak ve bilmeyenlere de göstermek için bu yazı kaleme alınmıştır. Burada Trabzonlu yazar ve şairlerin imzalı kitaplarından sadece bir örnek verebiliyorum. Ama, yukarıda da değindiğim gibi,  bu yazarların bende bulunan kitaplarının çoğu, bazılarının ise tümü imzalıdır. Örneğin İsmet Zeki Eyuboğlu’nun, alanında bir rekor olan 120 telif ve çeviri kitabının hemen tamamının kitaplığımda bulunduğunu ve hatırı sayılır sayıdaki nüshalarının da kendisinden ithaflı ve imzalı olduğunu söylersem durumu daha iyi anlatabileceğimi sanıyorum.  Değerli dostum, Trabzon Lisesi’nden devre arkadaşım Ahmet Özer’in de otuzu aşkın eserinin kitaplığımda bulunduğunu ve tümünün kendisi tarafından ithaf yazılarıyla imzalanmış olduğunu da belirteyim. Özer’in kırkıncı kitabı<em>, Mordoğan, Şiirler, </em> Klaros Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlandı.</p>
<p>Trabzonlu yazar ve şairlerden kitaplığımda eserleri bulunan ve olanak bulamadığımdan bu eserlerini kendilerine imzalatamadıklarım da var. İmza bağlamında onlardan söz etmesem de onların kitapları kitaplığımda, ilgili raflarda çoktan yerlerini almıştır. Bunu bilsinler. Trabzonlu yazar ve şairlerden bir kısmını, <em>Müteferrika</em> ve <em>Kıyı</em> dergilerinde yayınlanan yazılarımda, <em>Trabzon’a Armağan </em>ve <em>Maçka Yolları Taşlı</em> adlı kitaplarımda ayrıntılı bir şekilde anlattım. Burada söz edeceğim yazar ve şairleri ancak kısa bir şekilde tanıtacağım. Yazarlar ve şairler hakkında daha fazla bilgi yukarıda adlarını verdiğim kitaplarımdan, yazarları konu edinen sözlüklerden ve Mehmet Akif Bal’ın <em>Trabzonlu Simalar ve Aileler</em> adlı eserinden alınabilir.  Burada, yeri geldikçe ilgili yazılarıma da dipnotlar bağlamında  gönderme yapacağım.</p>
<p>Kitaplarındaki  ithaf ve imza  metinlerini yayınladığım, hemen hemen hepsi, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım  olan Trabzonlu  yazarların, şairlerin ve kitaplarını  tekrar hatırlatmak,  onların el yazılarını bir belge olarak geleceğe taşımak istedim. Trabzon’u asıl temsil edenler onlardır. Ben onlarla, onların eserleriyle övünüyorum. Aslında onlar burada yaptığımdan çok daha fazlasını hak etmiştir.  Benim elimden gelen  ancak bu kadar. Söz ettiğim Trabzonlu yazar ve şairlerden artık aramızda bulunmayanlar nur içinde yatsınlar. Aramızda bulunanlara da mutlu, sağlıklı uzun ömürler diliyorum.</p>
<p>İsmet Zeki Eyuboğlu’nu 1956-1957 yıllarında, Maçka Ortaokulu’nda öğretmenlik yaptığı dönemde tanıdım.  Eyuboğlu’nun, Trabzon’da, Ömer Turan Eyuboğlu tarafından yayınlanmakta olan <em>Hâkimiyet </em>gazetesinde  <em>Çakır Ayşe</em> adlı romanı da o sıralarda tefrika  ediliyordu.  Anımsayanlar vardır;  o yılların İstanbul ve Anadolu gazetelerinde tefrika romanlar yayınlanması neredeyse bir gelenekti. Yaşar Kemal’in, Yaman Koray’ın, Refik Erduran’ın bazı romanları da önce böyle tefrika halinde gazetelerde yayınlanmış daha sonra kitap olarak basılmıştır.<sup>1</sup> İsmet Zeki Eyuboğlu’nu, 1982 yılında, iç hastalıkları ihtisası için gittiğim Almanya’dan döndüğümde, İstanbul’da daha yakından tanıdım. Maçka ve Trabzon’la ilgili çeşitli kültürel etkinliklerde, toplantılarda karşılaştığımız gibi kendisi de zaman zaman Kadıköy/Caddebostan’daki muayenehaneme gelirdi. Güzel sohbetlerimiz olurdu. Bu arada edindiğim kitaplarının büyük bir bölümünü de kendisine imzalatmak olanağını bulmuştum. Bir gün de, İ. Gündağ  Kayaoğlu, Ömer Asan ve Sabri Koz’la beni evine davet etmişti. Fatih’teki evine gittik ve orada saatlerce sohbet ettik. Ayrılırken bize kitaplarından verdi. Ziyaretimizden çok memnun olmuştu. İsmet Zeki Eyuboğlu, 1987 yılında yayınlanmış olan <em>Anadolu Halk İlâçları </em>adlı kitabını, benim de hekim olduğumu belirtecek ve geleneksel halk hekimliğini anımsatacak şekilde imzalamıştı:</p>
<p><em>         “Mustafa Duman Kardeşe,</em></p>
<p><em>            Maçka yaylâlarında da dilsiz hekimler olan </em></p>
<p><em>            çiçeklerin esinlediği sevgilerle.</em></p>
<p><em>            İ. Zeki Eyuboğlu, 21.1.1987.”</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6584" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s..jpg" alt="3. Anadolu Halk İlaçlari İ.Z. Eyüboğlu 1987 İst. 685 s." width="217" height="335" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 17" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s..jpg 1480w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-194x300.jpg 194w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-663x1024.jpg 663w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-768x1186.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-995x1536.jpg 995w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-1326x2048.jpg 1326w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-696x1075.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/3.-Anadolu-Halk-İlaçlari-İ.Z.-Eyüboğlu-1987-İst.-685-s.-1068x1649.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 217px) 100vw, 217px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6585" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s..jpg" alt="4. Anadolu Halk İlaçlari i. Zeki Eyuboğlu Geçit Kitabevi İstanbul 1987 585 s." width="229" height="332" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 18" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s..jpg 1496w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-206x300.jpg 206w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-768x1118.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-1055x1536.jpg 1055w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-1407x2048.jpg 1407w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-696x1013.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/4.-Anadolu-Halk-İlaçlari-i.-Zeki-Eyuboğlu-Geçit-Kitabevi-İstanbul-1987-585-s.-1068x1555.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 229px) 100vw, 229px" /></p>
<p><em>              </em>İsmet Zeki Eyuboğlu, daha sonra yayınlanmış olan<em> Karadeniz Türküleri </em>adlı kitabını da, bizim Zanha Köyü  ile komşu Kusera Köyü’nün ortak yaylâsının eski adı olan “Sanaşitka” adını da anımsatarak imzalamıştır ki günümüzde bu adı bilen çok az insan kaldığını sanıyorum.</p>
<p><em>            “Sevgili Dr. Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>              Sanaşitka’dan sevgilerle. </em></p>
<p><em>              İ. Z. Eyuboğlu. 9.11.1995.” </em></p>
<p>1926 yılında, Maçka’nın Soldoy Köyü’nden doğan Sait Aydemir hocamız,  1977 yılında, Trabzon’daki Fatih Eğitim Enstitüsü fizik öğretmenliğinden emekliye ayrılmıştır. O, yaşamı boyunca izlediği ve izleyenlerden dinlediği yaşanmış fıkraları, 2005 yılında,  <em>Hoşlandıklarımız Eğlendiklerimiz</em> adıyla kitaplaştırmıştı. Kitabını ithaf yazısıyla, imzalayarak bana ulaştıran değerli hocamız ayrıca  34 fıkra içeren <em>Gülmece</em> adlı el yazısı fıkra derlemelerini de şu ithafıyla gönderdi:</p>
<p><em>”Sayın Dr. Mustafa Duman Beyefendiye </em></p>
<p><em>               saygılarımla. Sait Aydemir, 14 Mayıs 2009.” </em></p>
<p>Saygı bizden Sait Hoca. Sağlıklı ve uzun ömürler dilediğim hocamın bu fıkralarından bazılarını  yerel halk fıkraları bağlamında yayınlamıştım.<sup>2</sup></p>
<p><em>              </em> Trabzonlu avukat, şair  Subutay Karahasanoğlu, 1986 yılında daktiloyla temize çektiği  240 dörtlükten oluşan <em>Maçkalı Türküler</em> adlı kitabının herhalde çok nadir olan örneklerinden birini  bana vermişti.<sup>3  </sup>Bu yayınlanmamış kitabın fotokopiyle yapıldığı anlaşılan kapağında yer alan el yazısı ithaf türküsü şöyleydi:</p>
<p>“<em>Bu maçkalı türküler</em></p>
<p><em>                Sesidir yüreğimin</em></p>
<p><em>                Bi bakarsın gitmişiz</em></p>
<p><em>               Oysa burdaydık demin.”</em></p>
<p><em>              </em>Karahasanoğlu, <em>Bir Kuşun İki Kanadı </em>adlı şiir kitabını kısa bir şiirden oluşan şu ithaf yazısıyla imzalamıştır:</p>
<p><em>         “Sevgili Duman,</em></p>
<p><em>           Tüm çocuklar sevi</em></p>
<p><em>           Paylaştıkça büyüyen</em></p>
<p><em>           Çiçekler gibi.</em></p>
<p><em>           İstanbul, 29 Ocak 1988, Karahasanoğlu.”</em></p>
<p><em>             </em>Maçkalı şair Ömer Kayaoğlu, şiirlerinin büyük bir bölümünde Trabzon’u, Maçka’yı anlatmıştır. O, doğduğu, çocukluğunun geçtiği topraklara sevdalıydı. Yarbay rütbesiyle tabur komutanlığından emekliye ayrılmış olan Kayaoğlu, görevi gereği tüm yurdu dolaşmıştır ama  Maçka’yı, Trabzon’u hiç unutmamıştır.<sup>4  </sup>Ömer Kayaoğlu’nu, aramızdaki adıyla “Ömer Amcamızı  2001 yılında kaybettik. Nur içinde yatsın. Ömer Kayaoğlu, <em>Trabzonlu Kemençeden</em> adlı şiir kitabının ilk baskısını bana türkülü bir ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Sevgili Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>         Dumana bak dumana</em></p>
<p><em>         Yayılıyor kırana</em></p>
<p><em>         Ben Duman’a el ettim</em></p>
<p><em>         İndi bizim harmana, </em></p>
<p><em>        diyerek ve gözlerinden öperek. 2.3.1986.”</em></p>
<p><em>        </em> Yazar, şair Ahmet Özer, ben yurtdışında bulunduğum sırada yayınlanmış olan ilk şiir kitabı A<em>yrı Beraberlikler </em>de dahil olmak üzere, adlarını çok ilginç ve güzel bulduğum tüm kitaplarını bana ithaf yazılarıyla imzalamıştır. Ahmet Özer 300 sayıyı geride bırakarak, 50 yıldır Trabzon’un alâmeti farikası durumuna gelen <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>’nde yoğun emeği geçen bir kültür adamıdır ayrıca. Trabzon’un birçok değerinin yaşamlarını, emeklerini araştırmış ve yazılar, kitaplar bağlamında ak kâğıt üzerine düşürmüş, yarınlara göndermiştir.<sup>5</sup>  Özer, <em>Ayrı Beraberlikler</em>’i  bana, yayınlanışından 29 yıl sonra şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6588" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s..jpg" alt="7. Ayri Beraberlikler Ankara 1981 77 s." width="256" height="389" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 19" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s..jpg 1477w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-198x300.jpg 198w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-675x1024.jpg 675w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-768x1165.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-1013x1536.jpg 1013w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-1350x2048.jpg 1350w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-696x1056.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/7.-Ayri-Beraberlikler-Ankara-1981-77-s.-1068x1620.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 256px) 100vw, 256px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6587" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/8.-Ayri-Beraberlikler-Ahmet-Özer-Türkiye-Yazilari-ankara-1981-77-s.-.jpg" alt="8. Ayri Beraberlikler Ahmet Özer Türkiye Yazilari ankara 1981 77 s." width="265" height="388" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 20" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/8.-Ayri-Beraberlikler-Ahmet-Özer-Türkiye-Yazilari-ankara-1981-77-s.-.jpg 1529w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/8.-Ayri-Beraberlikler-Ahmet-Özer-Türkiye-Yazilari-ankara-1981-77-s.--204x300.jpg 204w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/8.-Ayri-Beraberlikler-Ahmet-Özer-Türkiye-Yazilari-ankara-1981-77-s.--697x1024.jpg 697w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/8.-Ayri-Beraberlikler-Ahmet-Özer-Türkiye-Yazilari-ankara-1981-77-s.--1394x2048.jpg 1394w" sizes="auto, (max-width: 265px) 100vw, 265px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“Mustafa Duman kardeşime </em></p>
<p><em>         İlk kitabın sonsuz coşkusuyla hep sevgiyle. </em></p>
<p><em>         İstanbul, 21.3.2010. Ahmet Özer.”</em></p>
<p>Ahmet Özer, 2000 yılında yayınlanmış olan <em>Yüzün Yeryüzüdür </em>adlı kitabında düzyazılarını toplamıştır. Kitabı bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştır:</p>
<p><em>“Ahmet Özer’den </em></p>
<p><em>             Nasreddin Hoca’mızın torunu kardeşim Mustafa Duman’a. </em></p>
<p><em>             Düşmana inat biraz daha yaşamak ve yazmak. </em></p>
<p><em>             Sevgiyle yüreğimden. Ankara 1.6.2002. Ahmet Özer.”</em></p>
<p>Dr. Gündoğdu Sanımer de bir Trabzon sevdalısı, <em>Kıyı Dergisi</em> dostuydu.  1935 yılında, Trabzon’da doğdu, Trabzon Lisesi’ni bitirdi, hekim olduğu 1966 yılından sonra da tüm meslek yaşamını Trabzon’da geçirdi. Trabzon’a gittiğim zamanlarda, Saray Sineması’nın bulunduğu binadaki muayenehanesine uğrar, sohbet ederdik. Bir defasında yaptığı ebrulardan birini  imzalayıp bana armağan etmişti. Halen arşivimde saklarım bu ebruyu.<sup>6</sup>  Sanımer, emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşti. Sağlık sorunları vardı. Onu 22 Haziran 2003 tarihinde kaybettik. Sultanbeyli’deki cenaze törenine, o zamanlar bir felç geçirmiş olan İ. Zeki Eyuboğlu yeğeninin kolunda gelmişti.  Sanımer’i, Sultanbeylide, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Dr. Halil İbrahim Bahar, Dr. Celalettin Algan, Ali Mustafa, Yaşar Miraç, Alaettin Bahçekapılı, Raif Özben, Öner Ciravoğlu, Yusuf Katiboğlu ve diğer hehşehrilerinin katıldığı cenaze töreniyle  sonsuzluğa uğurladık. Yakın dostu Ahmet Özer o tarihte yurt dışında idi.  Gündoğdu Sanımer,  <em>Suyun  İnce Sesinde</em> adlı şiir kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em> “Gündoğdu Sanımer’den </em></p>
<p><em>             sevgili Mustafa Duman kardeşime </em></p>
<p><em>             en içten sevgilerimle. 20.6.1991, Trabzon.”</em></p>
<p><em>            </em>Gündoğdu Sanımer’in <em>Trabzon Destanı</em> adlı şiir kitabı ölümünden sonra, 2004 yılında Anadolu Sanat Yayınları tarafından, İstanbul’da yayınlandı.  Sanımer’in  henüz yayınlanmamış anılarını okuma olanağını buldum. Anılarının, İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdiği güne kadarki bölümünü anlattığı bu kitap, Trabzon’un sosyal ve kültürel yaşamından önemli kesitler içermektedir. Bu kitabın zengin görsel malzemeyle yayınlanması Trabzon kültürü için bir kazanç olacaktır.</p>
<p>Yaşar Miraç’ın <em>Trabzonlu Delikanlı</em> adlı şiir kitabını  ilk kez okuduğumda, değişik bir şair ve değişik bir söyleyiş karşısında olduğumu anladım. Kitabı 1980 yılında edindim.  Türkiye’nin Atatürk’ün yolundan ayrılmasında en büyük rolü oynayan 12 Eylül cunta yönetimi şefi Kenan Evren bu kitapta çıkan bir şiiri diline dolamıştı.  Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nu da bu kitabı bağlamında Yaşar Miraç’a ödül verdiği için  eleştirmiş ve sonra da kapatmıştı.  Almanya’dan döndüğümde, yayınlanışından yaklaşık 10 yıl sonra Yaşar Miraç <em>Trabzonlu Delikanlı</em>’yı bana şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6589" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s..jpg" alt="9. Trabzonlu Delikanli İst. 1979 141 s." width="214" height="322" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 21" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s..jpg 1496w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-199x300.jpg 199w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-679x1024.jpg 679w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-768x1158.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-1019x1536.jpg 1019w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-1358x2048.jpg 1358w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-696x1050.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/9.-Trabzonlu-Delikanli-İst.-1979-141-s.-1068x1611.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 214px) 100vw, 214px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6590" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli.jpg" alt="10. Trabzonlu Delikanli" width="207" height="324" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 22" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli.jpg 1322w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-192x300.jpg 192w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-654x1024.jpg 654w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-768x1202.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-981x1536.jpg 981w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-1309x2048.jpg 1309w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-696x1089.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/10.-Trabzonlu-Delikanli-1068x1671.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 207px) 100vw, 207px" /></p>
<p><em>“Sevgili Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>                    Dostluğundan duyduğum sevinçle… </em></p>
<p><em>                    Yaşar miraç Ağustos 91. İstanbul.”</em></p>
<p>Yaşar Miraç, <em>Trabzon’dan Çıktım Yola</em> adlı şiir kitabının ikinci baskısını da bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Sevgili Dr. Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>               Trabzon’a sevdalı olmasından duyduğum sevinçle, </em></p>
<p><em>                kardeşilikle… Yaşar Miraç, 27 Şubat 88. İstanbul.”</em></p>
<p>Yaşar Miraç, hemen hemen tüm şiir kitaplarını bana ithaflı olarak imzalamıştır. Kitaplarına girmeyen  çok sayıda şiirini  topladığı  ve 2002 yılında yayınladığı 823 sayfalık  <em>1001 Şiir </em>adlı kitabını da ithaf yazısı yanında mavi zemin üzerine beyaz kalemle çizdiği desenlerle zenginleştirerek imzaladı.</p>
<p>Trabzon Lisesi’ndeki öğrenciliği sırasında tanıdığım M. Özer Cıravoğlu, okulun 1962  yılı mezunlarındandır.  Mimardır.  1990 yılında yayınlanan ilk şiir kitabı  <em>Seslenişler</em>’i bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em> “M. Özer Cıravoğlu’ndan içten sevgilerle.</em></p>
<p><em>                 İmza.”</em></p>
<p>Özer Ciravoğlu,  Trabzon Lisesi’nden arkadaşım Öner’in  ağabeyidir.  Küçük kardeşleri  Ömer Faruk da yazardır. Üç kardeş, 2011 yılında, Trabzon Sanatevi’nde  aynı gün ve saatlerde, bir arada imza günü düzenlediler ve kitaplarını okuyucularına imzaladılar.  Bu imza günü de  Trabzon’un kültür tarihinde ilk kez gerçekleşen ilginç bir olaydır.</p>
<p>Çaykaralı öğretmen, şair Hasan Hüsnü Durgun,  1990 yılında yayınlanan <em>Ağıtsız Çığlık </em>adlı şiir kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Sayın Duman,</em></p>
<p><em>                  Şiirin sıcaklığı içinde, şu küçücük çığlığımla Trabzon’dan </em></p>
<p><em>                  bir merhaba demek istiyor; sağlık ve esenlikler diliyorum.</em></p>
<p><em>                  Sevgilerle… 30 1. 1991. Trabzon. Hasan hüsnü.”</em></p>
<p>Attila Aşut’u Trabzon Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarından beri tanırım.  Yazar ve şair olduğu gibi Trabzon’un yetiştirdiği önemli gazetecilerden biridir.  Gazetecilik alanında, 1963 yılında, <em>Hakimiyet</em> gazetesi yayın yönetmeni iken Türk Dil Kurumu Ödülü’nü de almıştır. Aşut, Trabzon Lisesi’nde öğrenci olduğum 1961-1964 yıllarında,  <em>Hizmet </em>ve <em>Hakimiyet</em> gazetelerinde şiir ve yazılarımın yayınlanmasında yardımcı ve yönlendirici olmuştur.  Kırk yıl sonra karşılaştığımızda, <em>Acının Külrengi </em>adlı şiir kitabını bana şu ithafla imzaladı:,</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6591" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1.jpg" alt="5. Acinin külrengi Trabzon Mart 2001 104 s. 1" width="212" height="358" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 23" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1.jpg 1388w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-178x300.jpg 178w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-606x1024.jpg 606w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-768x1297.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-910x1536.jpg 910w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-1213x2048.jpg 1213w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-696x1175.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/5.-Acinin-külrengi-Trabzon-Mart-2001-104-s.-1-1068x1804.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 212px) 100vw, 212px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6592" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1.jpg" alt="6. Acinin Külrengi Attila Aşut Serander Yayinlari 2001 104 s. 1" width="237" height="359" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1.jpg 1340w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-198x300.jpg 198w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-675x1024.jpg 675w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-768x1165.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-1012x1536.jpg 1012w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-696x1056.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/6.-Acinin-Külrengi-Attila-Aşut-Serander-Yayinlari-2001-104-s.-1-1068x1620.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 237px) 100vw, 237px" /></p>
<p><em>“Attila Aşut’tan kadim dost Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>                  Kırk yıl sonra merhaba! </em></p>
<p><em>                  İstanbul, 9.6.2003. Attila Aşut.”</em></p>
<p>Bir dönem Trabzon’da il kültür müdürü olarak da çalışmış olan Oflu felsefeci, şair Kenan Sarıalioğlu, 1995 yılında yayınlanmış olan <em>Ayna Rübaileri </em>adlı kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştır:</p>
<p><em>“Sevgili dost Mustafa Duman’a,</em></p>
<p><em>                    en içten dileklerimle sevgi ve saygılarımla. </em></p>
<p><em>                    5.11.1995. Kenan Sarıalioğlu.”</em></p>
<p><em>                   </em>Trabzon’a gittiğim zamanlarda eski Vilâyet Konağı’ndaki bürosunda  ziyaret ettiğim ve o dönemdeki yardımcısı değerli dost Veysel Usta’nın da bulunduğu sohbetler ettiğimiz Sarıalioğlu’nun <em>Ayna Rübaileri</em> yayınlandığı yıllarda, gene felsefeci bir şair olan Hilmi Yavuz’un <em>Ayna Şiirleri</em> adlı kitabı çıkmıştı. Rastlantı olarak biribirinden habersiz yakın tarihlerde yayınlanmış olan bu Ayna’lı kitaplar bağlamında Hilmi Yavuz ve Sarıalioğlu arasında, İstanbul’da, Tepebaşı’daki TÜYAP Kitap Fuarı’nda, İ. Gündağ Kayaoğlu’nun sahibi olduğu  Anadolu Sanat Yayınları standında geçen konuşmaları ağır işittiğim için tam duyamadım. Sonunda gülüştüklerine göre rastlantıyı tatlıya bağladıklarını anladım. Ne konuştuklarını ise onlar bilir.</p>
<p>Ömer Güner’i, 1960’lı yılların başından beri tanırdım. <em>Cumhuriyet</em> gazetesinin Trabzon muhabirliğini de yapmış olan Güner, bir çok sivil toplum kuruluşunda görev almış değerli bir gazeteciydi. Trabzon’da yayınlanan bazı gazetelerde çıkan yazılarını bir araya getirdiği <em>Gök Renginde Trabzon</em> adlı kitabını bana şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Mustafa Duman Kardeşime,</em></p>
<p><em>              Trabzon sevgisiyle. 16.2.1995.”</em></p>
<p><em>         </em>    Akçaabatlı araştırmacı yazar Mustafa Yazıcı yetmişten fazla kitabı yayınlanan bir hemşehrimizdir. Yazıcı soyadı ona gerçekten yakışmıştır.  Yazıcı, İstiklâl Savaşı sırasında, 1919 yılında, Samsun’da basılan  <em>Feryâd-ı Vatan</em> adlı kitabın çevriyazısını yapmış ve yayınlamıştır. Hafız İsmail Hakkı’nın yazdığı bu kitapta vatan konulu 5 marş yer almaktadır. Yazıcı, 2011 yılında yayınladığı bu kitabı bana şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em>           “Atatürk’ün Samsun’a çıkışı anısına </em></p>
<p><em>             Dr.  Sn. Mustafa Duman meslektaşıma hediyemdir. </em></p>
<p><em>             3.9.2012. Pazartesi. Trabzon.”</em></p>
<p><em>           </em>Yazar, şair  Turan Bahadır’la 1962-1963 yıllarından, Trabzon Lisesi 5 Edebiyat B sınıfından arkadaşız. Ben ertesi yıl fen bölümüne geçince sınıflarımız ayrılmıştı. Turan’la  tam 50 yıl sonra, Trabzon’da, Fethi Yılmaz kardeşimizin Sonhaber Matbaası’nda karşılaştım. Geçmiş günleri andık, sohbet ettik. Saçlarımız ağarmış, gençlik yıllarımız oldukça uzakta kalmıştı. Ben, Turan’ın şiirlerini, yazılarını <em>Kıyı </em>dergisinden izlerdim.  <em>Cam Kırıkları</em> adlı şiir kitabını imzalayıp bıraktı. Sonra da <em>Zamanın Tanığı</em> adlı, Trabzon’un 1916-1918 yılları arasında yaşanmış olan muhacirlik yıllarını, o günlere tanık olanlardan dinleyerek kaleme aldığı kitabını imzalayıp gönderdi. Bahadır’ın,  <em>Zamanın Tanığı</em>’ndaki kısa ithafı şöyleydi:</p>
<p><em> “Mustafa’ya,</em></p>
<p><em>              sevgiyle, esenlikle. Turan.”</em></p>
<p><em>             </em>Sunay Akın, yalnız yazar ve şair olarak değil, televizyonlarda programlar,  çeşitli toplantılarda konuşmalar yapan bir kültür adamı olarak günümüzde  tanınmış olan Trabzonlulardan biridir.  Rahmetli babası Tuncay Akın değerli bir ağabeyimdi. Trabzon &#8211; Maçka’dan, annemin köyü Galyan-Mesahor’dandır. Sunay Akın, ilk kitabı  <em>Makiler </em>yayınlandığı yıllarda, Caddebostan’daki muayenehaneme uğrardı. Çeşitli konularda sohbet ederdik.  Sunay Akın, İstanbul, Göztepe’de, Türkiye’de ilk olduğunu sandığım “Oyuncak Müzesi”ni kurmuştur.<sup>7</sup> Sunay Akın bir toplantıda, beni, kendisini ilk keşfedenlerden biri olduğunu sandığım Cemal Süreya ile de tanıştırmıştı. Sunay Akın, 1989 yılında, Cem Yayınevi tarafından yayınlanan ilk kitabı <em>Makiler</em>’i bana şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em> “Trabzon kültürünün büyük ustası, güzel insan, </em></p>
<p><em>                 amcam! Dr. Mustafa Duman’a </em></p>
<p><em>                 yaptığı onca güzel şey için sonsuz teşekkür, sevgiler, saygılar. </em></p>
<p><em>                5.11.89. Sunay Akın.”</em></p>
<p>Sunay Akın’a, kitabına neden <em>Makiler</em> adını koyduğunu sorduğumda, coğrafyacı olan Akın, kitaptaki kısa şiirlerini, Akdeniz bölgesinin ağaççıklardan oluşan ve “maki”  adı verilen bitki örtüsüne benzettiği için bu adı seçtiği yanıtını vermiştir. Gerçekten şairce, güzel bir yakıştırma.</p>
<p>Hüseyin Atabaş, yalnız şair olarak değil, <em>Kıyı</em>’da yayınlanan yazıları bağlamında çağını anlayan, yorumlayan  bir kişilik olarak Trabzon’un aydınlık yüzlerindendi. Atabaş, <em>Bitmeyen-Yüzün Bende</em> kitaplarının 1994 yılında yapılan bir aradaki ikinci baskılarını şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Bitmeyen güzellikler dileyerek </em></p>
<p><em>             Mustafa Duman’a sevgi ve dostluk duygularımla.</em></p>
<p><em>             İst. 9 11. 1995.”         </em></p>
<p><em>Kıyı</em>’nın yayın yönetmeni yazar, şair Ali Mustafa’nın ilk  kitabı <em>Çağdaş Yangınlar </em>1992 yılında Cem Yayınevi tarafından yayınlanmıştı.  Akademi Kitabevi 1989 Şiir Mansiyon Ödülü’nü de   kazanmış olan bu kitabını Ali Mustafa bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştır:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6593" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s..jpg" alt="11. Çağdaş Yanginlar İst.1992 62 s." width="263" height="365" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 25" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s..jpg 1509w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-216x300.jpg 216w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-736x1024.jpg 736w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-768x1068.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-1104x1536.jpg 1104w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-1472x2048.jpg 1472w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-696x968.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/11.-Çağdaş-Yanginlar-İst.1992-62-s.-1068x1486.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-6594" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s..jpg" alt="12. Çağdaş Yanginlar Ali Mustafa Cem Kitabevi İstanbul 1992 62 s." width="261" height="370" title="Trabzonlu Yazar Ve Şairlerden İmzalı Kitaplar 26" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s..jpg 1503w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-212x300.jpg 212w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-723x1024.jpg 723w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-768x1087.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-1085x1536.jpg 1085w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-1446x2048.jpg 1446w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-696x985.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/12.-Çağdaş-Yanginlar-Ali-Mustafa-Cem-Kitabevi-İstanbul-1992-62-s.-1068x1512.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 261px) 100vw, 261px" /></p>
<p><em> “Ali Mustafa’dan Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>            Karadeniz kıyılarında şiir rüzgârlarından… Sevgiyle. </em></p>
<p><em>           23 Kasım 1992. Avcılar-İstanbul.”</em></p>
<p><em>               </em> Nitelikli bir dergi  <em>Mor Taka</em>’yı yayınlamış olan Yaşar Bedri Özdemir, kendisine özgü bir şiiri olan şairlerdendir.  Mor Taka Kitaplığı tarafından 2009 yılında yayınlanan  <em>Ruşen Ali Cengi </em>adlı şiir kitabını bana şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em>  “Yaşar Bedri’den Mustafa Duman için muhabbetle. </em></p>
<ol start="17">
<li><em> Bedri. 17.7.2010. Trabzon.”</em><em>       </em></li>
</ol>
<p><em>          </em> Trabzon Lisesi yıllarından beri arkadaşım, editör, yazar, şair  Öner Cıravoğlu, 2010 yılında Kavis Yayınları tarafından yayınlanmış olan <em>Okuma Gözlüğü </em>adlı kitabında denemelerini bir araya getirmiştir.<sup>8</sup> İki yazısında benden ve kitaplarımdan da söz eden Ciravoğlu, bu kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><em> “Sevgili Dr. Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>            Trabzon sevdasını bu gözlükle arama çabasındayım.</em></p>
<p><em>            Öner. 24.4.2010.”</em></p>
<p><em>        </em> 1959 yılından beri  Maçka Ortaokulu’ndan, Trabzon Lisesi’nden arkadaşım yazar, şair, yayıncı Alâettin Bahçekapılı,  TRT emekli yapımcılarındandır.  <em>Ataşehir Ev-Kültür Dergisi</em>’ni yayınlamıştır. Bahçekapılı, sağlıklarında, Aziz Nesin’den Sakıp Sabancı’ya, Salâh Birsel’den Vehbi Koç’a tanınmış kişilerle yaptığı konuşmaları <em>Sesleri Bende Kaldı </em>adıyla kitaplaştırmıştır.<sup>9</sup>  Heyamola Yayınları tarafından 2006 yılında yayınlanan kitabın,  adı geçen kişilerin seslerini içeren bir de CD eki vardır. Bahçekapılı kitabın bana, şu ithafla imzalamıştı:</p>
<p><em>        “Alâettin Bahçekapılı’dan </em></p>
<p><em>         dost, kardeş Mustafa Duman’a </em></p>
<p><em>         sonsuzluğa doğru merhaba… </em></p>
<p><em>         İmza. 29.10.2006.”</em></p>
<p><em>     </em>      Ömer Faruk Ciravoğlu, yazar, şair Ciravoğlu kardeşlerin en küçüğüdür.  Bazı siyasi davalardan yargılandı. 12 Eylül faşist yönetimi döneminde yurt dışına çıktı. 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrası yıllarda başından geçen olayları anlattığı  <em>Titrek Hamsi Örgütü a</em>dlı kitabının  genişletilmiş ikinci baskısı 2004 yılında, Pencere Yayınları tarafından yapıldı. Ben, Ömer Faruk’u, Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı’nın (TAMEV) kuruluşu aşamasında, 1996 yılında, İstanbul- Kalamış’ta, radyo &#8211; televizyon &#8211; yayıncılık işleriyle uğraşan hemşehrimiz, vakıf kurucularından Bülent Baş’ın iş yerinde tanıdım. 50 yıllık arkadaşım Öner Ciravoğlu’nun kardeşi Ömer Faruk,  güzel ve ilginç kitabı <em>Titrek Hamsi Örgütü</em>’nü bana şu ithafla imzaladı:</p>
<p><em> “Sevgili Duman’a,</em></p>
<p><em>            Sevgiyle. </em></p>
<p><em>            9 12.2007. Kadıköy. İmza.”</em></p>
<p><em>        </em>Heyamola Yayınları’nın sahibi, yazar Ömer Asan aynı zamanda benim de yayıncımdır. Kitaplarımın bir kısmının yayınını o üstlenmiştir.  <em>Roman Kahramanları</em> adlı ilginç dergiyi de  yayınlamaktadır. <em>Roman Kahramanları</em> 25 sayıyı çoktan geride bıraktı. Ömer Asan, 2005 yılında yayınladığı <em>Niko’nun Kemençesi</em> adlı öykü kitabını bana şu ithafla imzalamıştı.</p>
<p><em>                “Ömer Asan’dan</em></p>
<p><em>                 Sevgili Mustafa Duman abime </em></p>
<p><em>                 Saygılarımla. 9.10.2005. İmza.”</em></p>
<p>Kitaplığımda bulunan ilk 10 sayısı, Trabzon’da, Ocak 1993-Ekim 1993 tarihleri arasında çıkmış olan <em>Mavi Nota Aylık Müzik ve Sanat Dergisi’ni yayınlayan</em>  Müfit Semih Baylan’ın <em>Trabzonlu Müzisyenler ve Musikimizde İz Bırakanlar</em> adlı kitabı 1991 yılında, Trabzon’da basıldı. Kendisini Türk  musikisine adamış olan Baylan’ın kitabını o tarihlerde edinmiş fakat kendisiyle karşılaşamadığım için imzalatamamıştım. Nihayet aradan  23 yıl geçtikten sonra, 15 Şubat 2014 tarihinde, İstanbul’da, Büyük Kulüp’te  Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı tarafından düzenlenen “Ahmet Selim Teymur’u Anma Günü”nde Baylan’ın da konuşmacı olarak bulunacağını öğrendiğimde toplantıya giderken  kitabını  yanıma aldım ve kendisine imzalattım. Baylan, kitabını şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><em> “Sayın Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>               Çok saygı ve sevgilerimle. </em></p>
<p><em>              15.2.2014. Büyük Kulüp. İmza.”</em></p>
<ol>
<li>Reşat Sümerkan, Trabzon konusunda, mimariden etnografyaya, folklordan fotoğrafa kadar  araştırmalar, çalışmalar yapan  bir hemşehrimizdir.  1997 yılında, Anadolu Sanat Yayınları tarafından yayınlanan <em>Temel Aga’nın Mektupları</em> ise mizah anlatılarını içeriyor. Sümerkan, kitabını şu ithaf yazısıyla bana imzaladı:</li>
</ol>
<p><em>“Değerli Mustafa Ağabeyim’e</em></p>
<p><em>                Hiç de yabancı olmadığı Temel Agalar dünyasından saygıyla.</em></p>
<p><em>               16.5.1998. İmza.”</em></p>
<p>Kitaptaki karikatürleri çizen Trabzonlu ressam Muammer Kotbaş da güzel çizgisinin eşliğinde şu ithaf yazısıyla  kitabı bana imzaladı:</p>
<p><em> “Mustafa Duman’a saygılarımla. </em></p>
<p><em>                   Muammer Kotbaş 98.”</em></p>
<p><em>              Temel Aga’nın Mektupları </em>hem yazarı hem de çizeri tarafından imzalı olarak kitaplığımda yerini aldı. Zaman zaman  okur, her seferinde kahkahalarla gülerim. Yazana, çizene teşekkürler.</p>
<p>Sürmeneli öğretmen, şair İhsan Topçu,1990 yılında yayınlanan <em>Arayış yol Arıyor</em> adlı şiir kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><em> “Sayın Dr. Mustafa Duman’a içtenlikle. </em></p>
<p><em>                 28 5.1990. İhsan Topçu.”</em></p>
<p>Trabzon sevdalısı şair Ömer Kayaoğlu’nun oğlu İzzet Gündağ Kayaoğlu da Trabzon’u çok severdi. 2003 yılında aramızdan ayrılan Kayaoğlu, bakır etnografyası konusunda uzmandı. Sahibi olduğu Anadolu Sanat Yayınları içerisinde daha çok Trabzonluların Trabzon’la ilgili kitaplarını basardı. Benim <em>Trabzon Halk Şairleri </em>adlı kitabımı da 1995 yılında yayınlamıştı. Kayaoğlu, babası için,”O Trabzon’dan alacaklıdır”, derdi. Kendisinin de Trabzon’a borçlu olduğunu eklerdi.<sup>10</sup>  Bana imzaladığı <em>Trabzon’da Türk Bakırcılık Sanatını Tarihsel Gelişimi</em> adlı kitabındaki ithaf yazısı da bu konuyla ilişkilidir. Şöyle yazmıştı Kayaoğlu, Prof. Dr. Oktay Belli ile ortak eserleri olan kitabın iç kapağına:</p>
<p><em> “Çok değerli dostum, hemşehrim Dr. Mustafa Duman’a,</em></p>
<p><em>                Trabzon’a olan borcumun bir taksidi sayılması dileğiyle…</em></p>
<p><em>                Gündağ Kayaoğlu. 14.11.2002. İmza.”</em></p>
<p>Trabzon kültürüne yaptıkları hizmetlere karşın Trabzonluların, baba- oğul Ömer ve Gündağ Kayaoğlu’lar için hiçbir şey yapmadıklarını da dile getirmek zorundayım. Belki onların adlarını bile duymamışlardır. Bu anımsatma Trabzon’un kültür bağlamında, son yıllarda düştüğü durumu açıkça ortaya koymaktadır ve diğer yazar ve şairler için de geçerlidir.  Gündağ Kayaoğlu, vefatından önce babasının ve kendisinin kütüphanelerinde bulunan  toplam 400 imzalı kitabı Trabzon-Maçka Belediyesi’ne bağışlamıştır. Türkiye’nin en önemli yazar, şair ve sanatçılarının imza ve ithaflarını taşıdıkları için ayrıca bir belge olan bu kitaplar  umarım kaybolup gitmemiştir.</p>
<p>Hüseyin Albayrak, araştırmacı yazar olarak Trabzon’la ilgili bir hayli kitap yayınlamıştır.  En son eseri <em>Dünden Bugüne Trabzon Basını </em>adlı 4 ciltlik kitabı 2010 tarihini taşımaktadır. Albayrak kitabını şu ithaf yazısıyla bana imzalamıştı.</p>
<p><em>“Trabzon sevdası ile dopdolu </em></p>
<p><em>                    Sayın Dr. Mustafa Duman’a en kalbi muhabbetlerimle. </em></p>
<p><em>                    Ankara. 24 10. 2012. İmza.” </em></p>
<p>Sürmeneli tarihçi Mehmet Bilgin, konusunda “Dr.” unvanını almış bir yazardır. Doğu Karadeniz ve bu bağlamda Trabzon  tarihi konulu makale ve kitapları yayınlanmıştır.<sup>11</sup>  2013 yılında, Ötügen Yayınları arasında çıkan <em>Karadeniz Dünyası</em> adlı kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştır:</p>
<p><em> “Mustafa Duman’a Sevgilerimle. </em></p>
<p><em>                        Mehmet Bilgin. 8.6.2013.”</em></p>
<p><em>                    </em>Mehmet Akif Bal, Trabzon Affan Kitapçıoğlu Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Orada yüksek lisans yaptı. Bal, aralarında tanınmış Trabzonluların biyografilerinin bulunduğu <em>Trabzonlu Simalar ve Aileler</em> adlı kitabı da bulunan Trabzon konulu kitaplar hazırlamış ve yayınlamıştır. 2009 yılında yayınladığı <em>Bir Şiirdir Trabzon </em>adlı kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzaladı:</p>
<p><em>      “Sayın Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>                     Çalışmalarımdaki katkıları nedeniyle </em></p>
<p><em>                     en içten hürmetlerimle. Mehmet Akif Bal.”</em></p>
<p><em>                    </em>Mehmet Akif Bal, aralarında benim  anılarımın da bulunduğu  Trabzon Lisesi mezunlarının anılarını içeren  <em>Osmanlıdan Cumhuriyete Trabzon Liseli Simalar ve Trabzon Lisesi’nden Hatıralar </em>adlı kitabını da 2014 yılında yayınlamıştır.</p>
<p>Trabzonlu öykü yazarı Dilber Saka, 1998 yılında, Ankara’da, İlkyaz Kitaplığı tarafından yayınlanan <em>Dinle Beni </em>adlı öyküler kitabını bana şu ithafla imzaladı:</p>
<p><em> “Dilber Saka’dan Bir güzel insan </em></p>
<p><em>                          Sayın Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>                          Karadeniz kıyılarında söylediğim sevginin, sevdanın, </em></p>
<p><em>                          hüznün, ülkemin, öncesi yüreğimin ve insanlığın türküsüdür bu…</em></p>
<p><em>                          Umarım ulaşır kıyılarınıza umarım ‘dinle’rsiniz. </em></p>
<p><em>                          Sonsuz sevgiler ve güzellikler adına Merhaba. </em></p>
<p><em>                         Sevgiyle saygıyla içtenlikle.</em></p>
<p><em>                          19 Mart 98. İmza. Trabzon.”</em></p>
<p><em>                      </em> Dilber Saka, 1991 yılında yayınlanmış olan <em>Sesim Değdi Yağmurlara </em>adlı diğer öykü kitabını da bana imzalamıştı.</p>
<p>Gazeteci- yazar-karikatürist Hikmet Aksoy, kurduğu Karadeniz Fıkraları Ajansı üzerinden fıkra derlemeleri de yapmıştır. Artık aramızda bulunmayan Aksoy, 2005 yılında yayınladığı <em>Temel Dedi ki…Karadeniz’den Fıkralar</em> adlı kitabını bana şu ithaf yazısıyla imzalamıştı:</p>
<p><em>“Hikmet Aksoy’dan </em></p>
<p><em>                          Karadeniz sevdalısı değerli yazar Sayın Dr. Mustafa Duman’a</em></p>
<p><em>                          hep gülmesi dileğiyle… 26 9. 2005. İmza.”</em></p>
<p><em>                    </em>  Trabzon’dan, Bedri Rahmi Eyuboğlu’ndan öğrencisi Yusuf  Kâtipoğlu’na kadar bir çok ressam yetişmiştir. Hatta yetiştirdiği ressam sayısı bağlamında Trabzon rakipsizdir. Ressam Yusuf Kâtipoğlu bana verdiği iki sergi kataloğunun kapağına ithaf yazısı ve imza yanında resimler de yapmıştır.  Kâtipoğlu, 1997 yılında Türkiye İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi’nde açtığı serginin kataloğunun kapağına sevgilileri temsil eden  iki kemençe resmi yapmış, kemikbilimin Lâtincesi olan “osteoloji”ye, yani hekim ve okullu ressamların ortak dersi  insan anatomisinin bir bölümüne  gönderme yaparak yazdığı ithaf yazısına  bir de Trabzon manisi eklemiştir:</p>
<p><em>               “Sn. Dr. Mustafa Duman Hemşehrime </em></p>
<p><em>                En derin osteolojiden sevgi ve saygılarımla. </em></p>
<p><em>                Yusuf Kâtipoğlu. 24 Mayıs 1997.</em></p>
<p><em>                 Habu yalan dünyada</em></p>
<p><em>                 Elecesun elenlan</em></p>
<p><em>                 Edecesun sevdaluk</em></p>
<p><em>                 Oni da bir bilenlan.”</em></p>
<p><em>——————————————————————————————————— </em></p>
<ol>
<li>Mustafa Duman, “İsmet Zeki Eyuboğlu: Hayatı ve Bibliyografyası”,<em> Müteferrika, Kitabiyat Dergisi, </em>Sayı: 25, Yaz 2004, İstanbul, s. 133-159; Mustafa Duman, “Trabzon’un Kültür Anıtı: İsmet Zeki Eyuboğlu”,<em> Maçka Yolları Taşlı, </em>Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s.364-373.</li>
<li>Mustafa Duman, “Sait Aydemir’den Derlenen Fıkralar”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s. 249-252.</li>
<li>Mustafa Duman, “Subutay Hikmet Karahasanoğlu”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s. 377-379.</li>
<li>Mustafa Duman, “Ömer Kayaoğlu, Hayatı ve Bibliyografyası”, <em>Müteferrika Kitabiyat Dergisi</em>, Sayı: 24, Kış 2003, İstanbul, s. 225-235; Mustafa Duman, “Ömer Kayaoğlu”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s.374-376.</li>
<li>Çiğdem Sezer, <em>Akan Söz Çınlayan Zaman Ahmet Özer’in Yaşamı ve Yapıtları,</em> Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2009, 296 s.; Mustafa Duman, “Akan söz Çınlayan Zaman’ın Ozanı Ahmet Özer”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 269, (Ocak-Şubat 2011), Trabzon, 42-44; Mustafa Duman, “Ahmet Özer”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s.374-376.</li>
<li>Mustafa Duman, “Aramızdan Ayrılışının 7. Yılında Suyun İnce Sesinde Bir Şair: Gündoğdu Sanımer”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 215, (Temmuz-Ağustos 2010), Trabzon, s. 12-16; Mustafa Duman, “Suyun İnce Sesinde Bir Şair: Gündoğdu Sanımer”, <em>Trabzon’a Armağan</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Mart 2012, s.129-138.</li>
<li>Mustafa Duman, “Sunay Akın”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s. 392-393.</li>
<li>Mustafa Duman, “Yarım Yüzyıllık Arkadaşım Öner Ciravoğlu”, <em>Trabzon’a Armağan</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Mart 2012, s.156-160.</li>
<li>Mustafa Duman, “Yazarlığının 50. Yılında Alâettin Bahçekapılı”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 292, (Kasım-Aralık 2014), Trabzon, s. 44-46; Mustafa Duman, “Alâettin Bahçekapılı”, <em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s. 388-389.</li>
<li>Mustafa Duman, “İzzet Gündağ Kayaoğlu, Hayatı, Eserleri”, <em>Müteferrika Kitabiyat Dergisi</em>, Sayı: 23, Yaz 2003/1, İstanbul, s. 201-212; Mustafa Duman, “İzzet Gündağ Kayaoğlu’nun Hayatı, Çalışmaları ve Yayınları”, <em>İzzet Gündağ Kayaoğlu Hatıra Kitabı, Makaleler, </em>(Editörler: Oktay Belli-Yücel Dağlı-Sinan Genim), Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı Yayını, İstanbul, 2005, s. 13-22; Mustafa Duman, “İzzet Gündağ Kayaoğlu”,<em>Maçka Yolları Taşlı</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Şubat 2014, s. 380-382; Mustafa Duman, “Gündağ Kayaoğlu ile Geçmişe Bir Yolculuk”, <em>Trabzon 2015,</em> Sayı: 10, Trabzon Vakfı ve Trabzon Derneği Yayını, Ankara, Ağustos 2015, s. 37-41.</li>
<li>Mustafa Duman, “Doğu Karadeniz Tarihçisi Mehmet Bilgin”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi,</em> Sayı: 289, (Mayıs-Haziran 2014), Trabzon, s. 43-45.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/trabzonlu-yazar-ve-sairlerden-imzali-kitaplar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba Salim&#8217;in Son Şiirleri</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/baba-salimin-son-siirleri/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/baba-salimin-son-siirleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mustafa Duman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 13:56:54 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/yazarlar/mustafaduman/konu/baba-salimin-son-siirleri/</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonlu halk şairi Baba Salim [Öğütçen] (1887-1956),  1940’lı yıllarla, 1950’li yılların başında, Trabzon’da  çıkan  Halk, Yeni Yol gazetelerinde ve diğer birkaç yerel yayında şiirler yayınlamıştır. Bu şiirlerinde Baba Salim, daha çok günlük sosyal, iktisadi ve siyasi olaylar üzerinde durmuştur. Örneğin pahalılıktan yakınmış, hamsinin bol çıkmasına sevinmiş, az çıkmasına üzülmüş, Kore Harbi ve diğer dünya olayları&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonlu halk şairi Baba Salim [Öğütçen] (1887-1956),  1940’lı yıllarla, 1950’li yılların başında, Trabzon’da  çıkan  <em>Halk</em>, <em>Yeni Yol</em> gazetelerinde ve diğer birkaç yerel yayında şiirler yayınlamıştır. Bu şiirlerinde Baba Salim, daha çok günlük sosyal, iktisadi ve siyasi olaylar üzerinde durmuştur. Örneğin pahalılıktan yakınmış, hamsinin bol çıkmasına sevinmiş, az çıkmasına üzülmüş, Kore Harbi ve diğer dünya olayları hakkında bilgiler vermiş, yorumlar yapmıştır. Şiirlerin taşlama türünde olanları da vardır. Zaten Baba Salim, mizah duygusu yüksek bir halk şairi olarak tanınmaktadır.</p>
<p>Baba Salim, 1950’li yılların başında Trabzon’dan ayrılmış, önce Eskişehir’e gitmiş, oradan da 1954 yılında İstanbul’a taşınmıştır. Baba Salim, ömrünün son yıllarını İstanbul’da geçirmiştir. Baba Salim İstanbul’da, 18 aralık 1954-7 Ekim 1955 tarihleri arasında <em>Demokrat Baba</em> adlı bir gazete çıkarmıştır. 11 sayı yayınlanmış olan bu gazete daha çok siyasi ve o günün iktidarı Demokrat Parti’yi destekleyen bir gazetedir. Baba Salim son şiirlerini bu gazetede yayımlamıştır. Baba Salim hakkında “Baba Salim Divanı” adlı bir yüksek lisans tezi hazırlamış olan Elif Şebnem Kopya’nın derlemesinde <em>Demokrat Baba</em>’dan söz edilmediği gibi, orada yayımlanmış olan şiirler de “Baba Salim Divanı”na alınmamıştır.</p>
<p>Biz burada Baba Salim’i, kendisini,  sıcak geçen 1954 kışını ve  “Avare mu” filminden sonra yaygınlaşan aynı adlı şarkıyı anlatan şiirleriyle anmak istedik.</p>
<p>BABA SALİM SAHNEDE</p>
<p>Üçüncü defadır sahneye çıktın</p>
<p>Seninçin çok büyük kıymettir BABA.</p>
<p><em>Demokrat Baba</em>’da bayrağı diktin</p>
<p>Gayen hep vatana hizmettir BABA.</p>
<p>Mektep kapısına el uzatmadın</p>
<p>Zenginlik balından asla tatmadın</p>
<p>Yine öyle iken hiç boş yatmadın</p>
<p>Çalışmak insana sünnettir BABA.</p>
<p>Dünyada hiçbir şey değildir çetin</p>
<p>En kötü zamanda olmalı metin</p>
<p>Mania tanımaz azmin savletin</p>
<p>Sözlerin elbette hikmettir BABA.</p>
<p>Dolaşma devranın sen hülyasıyle</p>
<p>Yükselme kimsenin iltimasiyle</p>
<p>Demokrasimizin çalışmasıyle</p>
<p>Bugün her yerimiz cennettir BABA.</p>
<p>Yurt için sıtkile sarıl kaleme</p>
<p>Sen azminden şaşma bakma âleme</p>
<p>Halka nafi olsun her bir kelime</p>
<p>Milletin ne büyük millettir BABA.</p>
<p>Elbet evlatlârın tutar elinden</p>
<p>Köhne kuşağını atar belinden</p>
<p>Ah çıkar sazının her bir telinden</p>
<p>Daima çektiğin mihnettir BABA.</p>
<p>Çok şanlı milletin daim var olsun</p>
<p>Dünyalar durdukça payidar olsun</p>
<p>Aziz vataniyle bahtiyar olsun</p>
<p>O vatan ki Türk’e cennettir BABA.  (<em>Demokrat Baba</em>, Sayı: 1)</p>
<p>DÜŞTÜ</p>
<p>Çok şükür ki bu sene kış yerine yaz düştü</p>
<p>Kömürcünün ağzına hindi düştü kaz düştü</p>
<p>Odun depo edenler milyoner oldu yahu</p>
<p>Bol bol para yerine kasaya poyraz düştü.</p>
<p>Mübarek palamut da kasapları şaşırttı</p>
<p>Mercan gözlü hamsi de bu sene çok az düştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vurguncuyla muhtekir tamam faaliyette</p>
<p>Bu kurnaz heriflere sivrisinek saz düştü.</p>
<p>Çocuk erkek kadın kız işrete döküldüler</p>
<p>Sanma ki bir taraftan buna itiraz düştü.</p>
<p>Gitgide büyümekte Formoza tehlikesi</p>
<p>Şu komünist Çinliler ne de hilebaz düştü.</p>
<p>Amerikan amuca sopaya yapıştı mı</p>
<p>Göreceksin ey BABA kubbe düştü tas düştü.  (<em>Demokrat Baba</em>, Sayı: 4)</p>
<p>AVARE-MU</p>
<p>Her tarafta bir ses var</p>
<p>Yayıldı her diyare</p>
<p>Yediden yetmişine</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Sokaklardan her geçen</p>
<p>Meyhanelerde içen</p>
<p>Nal yapan kumaş biçen</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Mahallede çocuklar</p>
<p>Duvarlarda böcekler</p>
<p>Barlarda kahpecikler</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Evlerde de bayanlar</p>
<p>Bu modaya uyanlar</p>
<p>Uykudan uyananlar</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>İstifçi bahtiyarlar</p>
<p>Herkes bunu ayarlar</p>
<p>Yetmişlik ihtiyarlar</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Dairede memurlar</p>
<p>Kadınlar  erler kızlar</p>
<p>Hepsi de bunu derler</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Vapurlarda yolcular</p>
<p>Kaçakçılar kolcular</p>
<p>Sahada futbolcular</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Hepsinin de bu lafı</p>
<p>Başka söz değil kafi</p>
<p>Gemicisi esnafı</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Tiyatrodaki kızlar</p>
<p>Garpten gelen yıldızlar</p>
<p>Vurguncular hırsızlar</p>
<p>Avare-mu avare.</p>
<p>Ey BABA sen de söyle</p>
<p>Niçin durursun böyle</p>
<p>Kemanla utla neyle</p>
<p>Avare-mu avare.  (<em>Demokrat Baba</em>, Sayı: 9)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/baba-salimin-son-siirleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Zamanlar Trabzon&#8217;da</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/bir-zamanlar-trabzonda/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/bir-zamanlar-trabzonda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mustafa Duman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 13:56:41 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/yazarlar/mustafaduman/konu/bir-zamanlar-trabzonda/</guid>

					<description><![CDATA[Aşağıda, günlüklerimden, notlarımdan ve  yazılı kaynaklardan yararlanarak hazırladığım yazıda, Trabzon’un, bir kısmında yer aldığım,  1962-1963 yıllarındaki kültür yaşamına kısaca değineceğim.  O yıllarda Trabzon Lisesi öğrencisiydim. Olaylar,  lise birinci ve ikinci sınıfta olduğum döneme denk düşer. &#160; Trabzon Lisesi öğrencisiyken, Trabzon’lu sanatçıların ve kültür adamlarının bir kısmıyla tanıştım; Ziraat Bankası’nın Trabzon’da düzenlediği “Liselerarası Yazı Yarışması”nın ödül&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda, günlüklerimden, notlarımdan ve  yazılı kaynaklardan yararlanarak hazırladığım yazıda, Trabzon’un, bir kısmında yer aldığım,  1962-1963 yıllarındaki kültür yaşamına kısaca değineceğim.  O yıllarda Trabzon Lisesi öğrencisiydim. Olaylar,  lise birinci ve ikinci sınıfta olduğum döneme denk düşer.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon Lisesi öğrencisiyken, Trabzon’lu sanatçıların ve kültür adamlarının bir kısmıyla tanıştım; Ziraat Bankası’nın Trabzon’da düzenlediği “Liselerarası Yazı Yarışması”nın ödül töreninde tanımıştım. Trabzon Lisesi, 5 Edebiyat A öğrencisi Attila Aşut, birincilik, Trabzon Lisesi, 4. sınıf öğrencisi Refik Haldızoğlu da ikincilik ödüllerini,Trabzon Lisesi’nin kara tarafındaki bahçesinde düzenlenen törende aldılar.  Ben de o yıl, Maçka Ortaokulu’ndan Trabzon Lisesi, orta bazılarıyla birlikte kültür-sanat etkinliklerine katıldım. Gazeteci Attila Aşut’u, 1960-1961 ders yılı başında, kısım 3-C sınıfına, parasız yatılı öğrenci olarak yeni gelmiştim. Attila Aşut’u ilk kez o törende gördüm.  Aşut, daha sonra, <strong><em>Hakimiyet </em></strong>gazetesinin genel yayın yönetmeni olduğu sırada, 1962 yılında,  Türk Dil Kurumu Ödülü’nü de almıştır.  O, Trabzon’da, 1965-1968 yılları arasında, <strong><em>Sömürücülüğe Karşı Savaş</em></strong><em>, </em>adlı toplumcu gazeteyi,  önce haftalık, sonra on beş günlük  olarak 90 sayı çıkarmıştır. En son, <strong><em>Günlerin Kıyısından Trabzon Yazıları</em></strong> adlı kitabı yayımlandı.<sup>1</sup> Attila Aşut’la tanışmamızı günlüğüme şöyle yazmıştım:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“<em>22 Mart  1962 Perşembe:</em>  <em>Bugün son dersten sonra Yılmaz Çebi’yle çarşıya çıktık. Dönerken, Uzun Sokak’ta, Hizmet Matbaası’nın önünde Attilȃ Aşut’a rastladık. Yılmaz tanıştırdı. İçeri girdik. Oturduk. Çay ısmarladı. Bana, <strong>Hizmet Gazetesi’</strong>ne yazı getirmemi ve ‘Sanat Sayfası’na şiir vermemi söyledi. ‘Olur’, dedim. Aşut, Trabzon’un tanınmış gazetecilerinden biriydi.  Söz uzayınca okuldaki ilk mütalȃaya geç kaldık. Nöbetçi öğretmen Fikri Altay bir şey söylemedi.” </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’un, bazı kesintilerle, günümüze kadar ulaşan, ellinci yayın yılını geride bırakan uzun soluklu dergisi <strong><em>Kıyı</em></strong>’nın ilk sayıları o günlerde çıkmıştı.  <strong><em>Kıyı</em></strong>’nın sorumlu yönetmeni akrabam Avukat Necmi Duman’dı. Ahmet Selim Teymur, Ziyad Nemli ve Rasim Şimşek, <strong><em>Kıyı</em></strong>’nın kurucuları ve emekçilerindendi. Ahmet Selim Teymur ve Ziyad Nemli’yle tanışmamızı da o tarihte  günlüğüme  şöyle geçmiştim:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“<em>24 Mart1962 Cumartesi:</em> <strong><em>Hizmet</em></strong><em>’e ‘Öyküce’ adlı bir şiirimi verdim. Attila beğendi. Öğleden sonra Süleyman Altun’la, Uzun Sokak’ta, İnkılȃp Matbaası’nın önünden  geçiyorduk. İçeriden birisi çağırdı. Avukat Necmi Duman’dı. Gittim. Ziyad Nemli ve  Ahmet Selim Teymur’la tanıştırdı beni.  Bana bazı sorular sordular edebiyat üzerine.  Necmi Ağabey: ‘Neden daha önce gelmedin?’ diye sitem etti. Sonra da ‘Bütün yazdığın şiirleri getir bana’, dedi. Öteden, Ziyad Nemli: ‘Bir şiiri geldi en son, o duruyor’, dedi. Ben ‘olur’, diyerek, müsaade isteyip  ayrıldım.”</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Trabzon’da, sırasıyla, Subutay Karahasanoğlu, Rasim Şimşek, Mustafa Beşgen,  ve Akademi Kitabevi’nin sahipleri hikȃyeci Adnan, şair İbrahim Topsakal kardeşlerle de tanıştım. Necmi Duman’ın  avukatlık bürosu, Uzun Sokak’ta, Akademi Kitabevi’nin karşısındaydı. Bu nedenle çoğu zaman onu Akademi Kitabevi’nde görmek mümkündü. Trabzonlu sanatçıların büyük bir kısmını orda tanıdım. O yıllarda, Akademi Kitabevi gerçek bir “Akademi” idi. Orada sanatçılar toplanır, tartışmalar yapılır, çeşitli sergiler açılırdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’un önemli kitabevlerinden biri de Orhan Karaali’nin, Uzunsokak’ta, yazlık İnci Sineması’nın karşısındaki 24 Şubat Kitabevi’ydi. Gene Uzunsokak’ta, Adliye binasının karşı köşesinde, Suat Kurtuldu’nun Üniversite Kitabevi vardı. Kitabevi vitrinlerini, zevkle seyreder, uzun süre önlerinden ayrılamazdık. O yıllarda izlediğimiz <strong><em>Varlık</em></strong>, <strong><em>Türk Dili, Yelken, Değişim gibi </em></strong> dergilerin yeni sayılarını, önce vitrinlerde görür, arkasından sabırsız bir şekilde içeriye dalar ve satın alırdık. Sonra da, belki birkaç kez baştan sona tekrarlanan okuma faslı gelirdi.</p>
<p><figure id="attachment_1397" aria-describedby="caption-attachment-1397" style="width: 542px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1397" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/1.png" alt="1" width="542" height="345" title="Bir Zamanlar Trabzon&#039;da 27" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/1.png 730w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/1-300x191.png 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/1-696x443.png 696w" sizes="auto, (max-width: 542px) 100vw, 542px" /><figcaption id="caption-attachment-1397" class="wp-caption-text"> Mustafa Duman, Necdet Ergüney ve Nuri Aksakal  Trabzon Devrim Ocağı Balosu’nda (29 Mayıs 1963-Dr. M. Duman Arşivi)</figcaption></figure></p>
<p>Subutay Hikmet Karahasanoğlu’nun, Saray Sineması yanındaki avukatlık bürosu da Trabzon’da, sanatçıların uğrak yerlerindendi. Subutay Karahasanoğlu’nun bürosunda, büyük tekerlek bandlı teybine okunan şiirler dinlenirdi.  Mustafa Beşgen, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Atatürk Marşı” adlı şiirini çok güzel banda okumuştu. Rasim Şimşek de güzel şiir okurdu. Özellikle Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirlerini. Trabzon’daki sanatçıların gözde toplantı yerlerinden biri, o tarihlerde  Ganita idi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’da, 16  Şubat 1962 tarihinde öğrenime açılan Karma Ortaokul’un müdürü Nabi Üçüncüoğlu şairdi. <strong><em>Memleket</em></strong> adlı şiir kitabı 1961 yılında yayınlanmıştı.<sup>2</sup> Üçüncüoğlu’nu, Trabzon’daki bazı sanat etkinliklerinde görmüş, şiirlerini kendi sesinden dinlemiştim. Örneğin, Trabzon Devrim Ocağı’nın, 24 Kasım 1962 Cumartesi günü, Trabzon Halk Eğitim Merkezi salonunda düzenlediği sanat etkinliğinde, “Hamsi Koydum Tavaya”, adlı  şiirini, gür sesiyle  okuyuşu hala aklımdadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Kıyı Aylık Sanat-Düşün Dergisi</em>’</strong>nin, Şubat 1962 tarihli  5. sayısında, “Soğuk Düşler” adlı şiirim ve kısa biyografim yayınlandı. Bu, yayınlanan ilk biyografimdi ve şöyle yazılmıştı:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>            “Geçen sayımızda tanıtacağımızı duyurduğumuz genç şair adayı Mustafa DUMAN, ‘Soğuk Düşler’ adlı şiiriyle karşınızda bugün. 1946 yılında, Maçka’da doğan ve şimdi Trabzon Lisesi’nin 4-C sınıfında okuyan Duman’ın ‘Gençliğin Sesi ve İnkılap’ adlı bir de şiir kitabı vardır. Küçük Duman’a tuttuğu aydınlık yolda başarılar dileriz.” </em><sup>3</sup>  <em>          </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ümran Baran’ın, Trabzon’da,1959-1963 yıllarında, önce haftalık sonra günlük olarak  çıkardığı <strong><em>Ses,</em> <em>Siyasi Sabah Gazetesi</em></strong>,  kısa bir dönemin dışında, Trabzon’un  en eski matbaalarından Olcay Matbaası’nda basılırdı.<sup>4 </sup> Olcay Matbaası, yüz on yılı aşkın bir süredir, aynı yerde, Tabakhane Köprüsü’nden eski vilȃyet konağına giderken, sağda, köşede yer alır. Yazıişleri müdürlüğünü Cumhur  Odabaşıoğlu’nun yürüttüğü <strong><em>Ses</em></strong> gazetesi,  çıktığı günlerde, halkın okuması için, matbaanın  giriş kapısının yanındaki camekȃna  asılırdı.  Ben de her seferinde, Olcay Matbaası’nın  önünden geçerken durur,  gazeteye bir göz atardım. İlgimi çeken haber ve  yazıları okurdum. Ümran Baran’ı da tanımıştım.<sup>5</sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hasan Tahsin Yılmaz ve Emin Şefik Yılmaz kardeşlerin, 1957 yılında kurduğu <strong><em>Hizmet Gazetesi</em>’</strong>nde, 1962 yılının Mayıs ayında iki yazım yayınlanmıştı.<sup>6</sup> 18 Ekim 1962 tarihinden itibaren ise yazılarım Ömer Turan Eyuboğlu’nun kurduğu <strong><em>Hakimiyet</em> </strong>gazetesinde  yayınlandı.<sup>7 </sup> <strong><em>Hakimiyet</em></strong>’te 18 Ekim 1962 tarihinde çıkan ilk yazımın başlığı “Sanat Nedir?” idi.<sup>8</sup> Hasan Tahsin ve Emin Şefik kardeşleri <strong><em>Hizmet</em></strong> gazetesinde tanımıştım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Attila Aşut, <strong><em>Hizmet</em></strong>’in sonra da <strong><em>Hakimiyet</em>’</strong>in yayın yönetmeniydi. Hakimiyet Matbaası,  Kunduracılar Caddesi’nden Öğretmen Okulu’na giden yolun üzerinde, solda, iki katlı küçük bir yapı idi.  Giriş katında matbaa, üst katında ise büro vardı. 1962 yılında, Gündoğdu Sanımer’le, bu büro’da, Atttila Aşut’un yanında tanışmıştık. Gündoğdu, o tarihte İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisiydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’da, tiyatro konusunda önemli bir kültür olayı  gerçekleşti. 1962 yılının Nisan ayında, “Amatör Tiyatro Kulübü” kuruldu. İlk oyunu, “Duvarların Ötesi”ni 1963 yılında, Sümer Sineması’nın arkasında sonradan yapılan küçük tiyatro salonunda seyrettim. 1964 yılında sahneye konulan “Zafer Madalyası”nı da seyrettim. Trabzon Lisesi’nden edebiyat öğretmenimiz İsmet Savaşkan ve resim öğretmenimiz Zühtü Ellezoğlu her iki oyunda da rol almışlardı. Amatör Tiyatro Kulübü’nün kuruluşu, <strong><em>Kıyı Dergisi</em></strong>’nin Mayıs 1962 tarihli  8. sayısında  yer alan haberle şöyle duyuruldu:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“Daha <strong>Kıyı</strong>’nın ilk sayısında, yıllar yılıdır özlemini ortaklaşa çektiğimiz bir ‘Bölge Tiyatrosu’na Trabzon’u kavuşturmayı amaç edindiğimizi okurlarımıza duyurmuştuk. Geçen ay içerisinde bizim gibi düşünen Ümran Baran da, ‘Oda Tiyatrosu’ kurma fikrini öne sürdü. Sanatsever Sayın valimiz, bu teklifi benimseyerek ilimizdeki tiyatroseverleri bir araya çağırdılar; daha ilk toplantıda her türlü yardımı esirgemeyeceklerine söz verdiler. Ve böylece ilimizde ilk olarak bir ‘Tiyatro Kulübü’ kuruldu, kurucuları otuz kişi olan kulübün yönetim kuruluna Sevim Tunç, Nurdan Erbay, Nebahat Solmaz, Rasim Şimşek, İsmet Savaşkan, Yusuf Sezgin ve Haluk Ongan seçilmişlerdir. Kurucuları kutlar kulübün Trabzon’umuza yararlı ve başarılı olmasını dileriz.”</em><sup>9</sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’un tanınmış hat-cilt sanatçısı Ahmet Selim Teymur, 31 Mayıs 1962 Perşembe günü , Trabzon, Uzunsokak’taki Akademi Kitabevi’nde bir hat ve cilt sergisi açmıştı. Sergiyi gezmiştim. Özellikle yeni yazıyı eski yazıya benzeterek çizdiği hatlar çok ilgimi çekmişti.  Ahmet Selim Teymur’un sergilediği ciltler de çok güzeldi. Bazılarının üzerine kitap ve yazar adları el yazısı gibi yazılmıştı. Ağırceza yargıcı olan Teymur, aynı zamanda klasik Türk musikisi konusunda da uzmandı. Bu konuda bir de kitap yayınlamıştır.<sup>10</sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Lise yıllarımızda, Trabzon’a çeşitli tiyatro topluluklar gelir oyunlarını sahnelerlerdi. Bu topluluklardan, İstanbul’dan kentimize gelen  Arena Tiyatrosu,  17 Haziran 1963 tarihinde, Saray Sineması’nda,  Çek yazar Jaroslav Haşek’in aynı adlı romanından  uyarlanan “Aslan Asker Şwayk”ı sahnelemişti. Genco Erkal, “Şwayk” rolünde çok başarılıydı. Öyle sanıyorum ki o bu rolü ilk kez canlandırıyordu.  Çok gençti. Sonraki yıllarda aynı oyun tekrar sahnelendi  ve  “Şwayk” rolünde gene Genco Erkal vardı.</p>
<p><figure id="attachment_1398" aria-describedby="caption-attachment-1398" style="width: 636px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1398" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/2.png" alt="2" width="636" height="414" title="Bir Zamanlar Trabzon&#039;da 28" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/2.png 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/2-300x195.png 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/2-768x500.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/2-696x453.png 696w" sizes="auto, (max-width: 636px) 100vw, 636px" /><figcaption id="caption-attachment-1398" class="wp-caption-text">Lise 5 Edebiyat B sınıfı münazara ekibi: Mustafa Duman,Mehmet Akay, İsmail Aydoğdu ve Osman Güler  (17 Nisan 1963-Dr. M. Duman Arşivi)</figcaption></figure></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öğretmen Okulu’ndan Enver Kukul, Nuri Aksakal ve Raif Özben’le tanışıyorduk. Öğretmen okulu öğrencileri o yıllarda, benim de bazı yazı ve şiirlerimin yayınlandığı <strong><em>Çakıl Dergisi</em>’</strong>ni çıkarıyorlardı. Edebiyat Öğretmeni Rasim Şimşek, resim öğretmeni Mustafa Beşgen, edebiyatla ilgilenen öğretmenlerdendi. Trabzon Lisesi’nden ise İsmet Savaşkan dışındaki edebiyat öğretmenlerinin kentin kültür-sanat dünyasıyla pek  ilişkileri yoktu. Trabzon Lisesi’nde, o yıllarda, sanat ve edebiyatla ilgilenen, yazıları, şiirleri yayınlanan öğrenciler, Attila Aşut, Ertan Tokinan, Alaattin Bahçekapılı, Necdet Ergüney, Öner Ciravoğlu, Mehmet Akay, M. Naci Soykan, Osman Güler, Süleyman Sami Altun, Turan Bahadır, Orhan Nedim Ayık ve Bekir Gerçek’ti. Trabzon Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından, Aralık 1964-Nisan 1965 tarihleri arasında, <strong><em>Yalı, Okulların Onbeş Günlük Fikir-Sanat-Kültür Gazetesi</em></strong><em>,</em> 4 sayı yayınlanmıştır. <strong><em>Yalı</em></strong>, dört sayfaydı ve  Trabzon’da, Hakimiyet Matbaası’nda basılıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon Halkevi başkanı, müzik öğretmeni ve belediye bandosu şefi Sedat Sonat aynı zamanda Türk Kültür Derneği Trabzon Şube Başkanlığı görevini de yürütüyordu. 17 Mayıs 1963 Cuma günü, saat 20.30’da, Trabzon Halkevi’nin düzenlediği “Sanat Gecesi”nde, “Sanatın Toplumdaki yeri” konulu bir konferans verdim. Bu toplantıda, Rüştü Yanlıoğlu, Aydın Özmen, Subutay Karahasanoğlu, Nuri Aksakal, Raif Özben, şiirlerinden örnekler sundular. Ahmet Selim Teymur, Mehmet Akay, Adnan Topsakal hikȃyelerini okudular. İsmet Savaşkan bir tiyatro metni okudu. Ertuğrul Uçkun da, İngilizceden yaptığı  bir çevirisini dinleyicilerle paylaştı.</p>
<p><figure id="attachment_1399" aria-describedby="caption-attachment-1399" style="width: 623px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1399" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/3-e1601637535962.png" alt="3 e1601637535962" width="623" height="415" title="Bir Zamanlar Trabzon&#039;da 29"><figcaption id="caption-attachment-1399" class="wp-caption-text">                     Trabzon Halkevi” Sanat Gecesi” programı ( 17 Mayıs 1963-Dr. M. Duman Arşivi)</figcaption></figure></p>
<p>Trabzon Lisesi’nde Kültür ve Edebiyat Kolu tarafından, 9 Ocak 1963 Çarşamba günü bir “Şiir Matinesi” düzenlendi. Bu matinede şiir konulu bir konferans verdim. Bu etkinlik 10 Ocak 1963 tarihli <em>Hakimiyet</em> gazetesinin ilk sayfasında şöyle duyuruldu:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“<strong><em>Lise’de Şiir Matinesi</em></strong><em>: Trabzon Lisesi Kültür ve Edebiyat Kolu, dün saat 14.30’da, Lise konferans salonunda bir “Şiir Matinesi” düzenlemiştir. Kalabalık bir öğrenci topluluğunun ilgiyle izlediği matinede Mustafa Duman tarafından şiir üzerine başarılı bir konuşma yapılmış ve daha sonra çeşitli ozanlardan şiirler okunmuştur.”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon Lisesi’nde, 5 Edebiyat A ve 5 Edebiyat B sınıfları arasında, 17 Nisan 1963 Çarşamba günü öğleden sonra, Trabzon Lisesi’nin konferans salonunda yapılan münazarada, ben, 5 Edebiyat B sınıfı münazara ekibinin başkanıydım. Münazarayı bizim ekip kazandı.  Münazara haberi, Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu’nun <strong><em>Sabah Postası</em></strong> gazetesinde, 18 Nisan 1963 Perşembe günü, ilk sayfada şöyle verildi:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>            “Lisede Yapılan Münazarada Mesleklerin Memleket İhtiyaçlarına Göre Seçilmesi Tezi Kazandı</em></strong> :</p>
<p><em>Dün, Lise’de, 5 Edebiyat A ile 5 Edebiyat B ekipleri arasında, mesleklerin seçimi kaabiliyetlere göre mi yoksa memleket ihtiyaçlarına göre mi olmalıdır, konulu bir münazara yapılmıştır. Memleket ihtiyaçlarına göre seçilmelidir tezini savunan Mustafa Duman, Mehmet Akay, Osman Güler ve İsmail Aydoğdu’dan kurulu 5 Edebiyat B ekibi 10800 puanla münazarayı kazanmıştır. </em></p>
<p><em>            Meslekler kaabiliyetlere göre seçilmelidir tezini savunan Naci Soykan, Yurdagül Erdem, Nedim Şahinoğlu ve Ekrem Baydar’dan kurulu 5 Edebiyat A ekibi ise 9100 puan toplamıştır. Münazara Jürisi, Rasim Şimşek, Mustafa Beşgen, Zühtü Ellezoğlu, Ali Aydemir ve Halim Yahyaoğlu’ndan kurulu idi. Ekiplerde Mustafa Duman ve Yurdagül Erdem diğer arkadaşlarına nazaran daha başarılı görülmüştür.”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’da, 2 Mart 1962 tarihinde kurulan Türk Devrim Ocakları, Trabzon Devrim Ocağı’nın başkanı vali yardımcısı Reşit Yalın’dı. Trabzon Devrim Ocağı tarafından, lise ve dengi okullar arasında düzenlenen,  “Atatürk,  devrimleri neden gençliğe emanet etti?” konulu yazı yarışmasında ikinci oldum. Birinciliği Trabzon Öğretmen Okulu’ndan Nuri Aksakal, üçüncülüğü de Trabzon Lisesi’nden Necdet Ergüney kazandı. Ödüllerimizi, 29 Mayıs 1963 Çarşamba akşamı, Uzun Sokak’taki, Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti salonunda düzenlenen “Trabzon Devrim Ocağı Balosu”nda  aldık. Benim ödülüm bir Atatürk büstü idi. Halen, Trabzon-Maçka, Çeşmeler Köyü’ndeki  evimizde,  odamda durur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon’da, 15 Ağustos 1963 tarihinde, Hasan Tahsin Yılmaz tarafından <strong><em>Son Haber</em></strong> gazetesi yayınlanmaya başlandı. Hasan Tahsin, daha önce kardeşi Emin Şefik Yılmaz’la <strong><em>Hizmet </em></strong>gazetesini çıkarıyordu. 1964-1965 yıllarında, benim de bazı yazılarımın yayınlandığı <strong><em>Son Haber</em></strong> gazetesi, 15 Mart 1973 tarihinde sahibi Hasan Tahsin tarafından, kardeşi Emin Şefik Yılmaz’a devredilmiştir. <strong><em>Son Haber</em></strong>, 30 Nisan 1979 tarihinde kapanmıştır. Elinizdeki <strong><em>Kıyı Dergisi</em></strong>’nin de basıldığı Son Haber Matbaası ise günümüzde, Emin Şefik Yılmaz’ın oğlu Fethi Yılmaz tarafından işletilmektedir.<sup>11 </sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon Valiliği, 10 Kasım 1963 Pazar günü, saat 19.00’da, Saray Sineması’nda, “Atatürk’ü Anma Programı” düzenledi. Rasim Şimşek’in yönettiği bu programda açılış konuşmasını Milli Eğitim müdürü Ömer Arpacıoğlu yaptı. Cumhur Eyüboğlu, Sebahattin Sınır, İsmet Savaşkan, Hüseyin Serdar, Hafit Uslu, Ali Çakır, çeşitli yönleriyle Atatürk’ü anlattılar. Enver Kukul, Mustafa Beşgen ve Aydın Özmen de Atatürk konulu şiirler okudular. Ben, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Atatürk” adlı şiirini sundum. Vali Vefa Poyraz adına  davetiyesi gönderilen bu program çok beğenildi. İstek üzerine programı, Maçka ve Akçaabat’taki  sinema salonlarında  tekrarladık.  Program, oralarda da ilgi ve beğeniyle karşılandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Trabzon Lisesi Müdürlüğü, 10 Kasım 1963, Atatürk’ün ölüm yıldönümünde  “Atatürk Kompozisyon Yarışması”  düzenledi. Sonuçları 18 Kasım 1963 tarihinde açıklanan yarışmada, ben birinci oldum. Süleyman Sami Altun ikinci, Osman Güler de üçüncü oldular. Ödül olarak Atatürk’ün <strong><em>Nutuk</em></strong> adlı eserinin üç ciltlik takımını ve <strong><em>Ata’nın Ardından</em></strong> adlı kitabı aldım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin temelini atmak üzere, İnönü Hükümeti’nin başbakan yardımcısı Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ve Milli Eğitim Bakanı Dr. İbrahim Öktem 1963 yılının Aralık ayı başında, Trabzon’a geldiler. Trabzon Lisesi’ni ziyaret ettiler. Öğrencilere, bir istekleri olup olmadığını sordular. Lise öğrencilerinin sözcüsü olarak arkadaşım Muhittin Eryiğit, matematik-astronomi öğretmenimiz Kemal Ülker’in Erzurum Eğitim Enstitüsü müdürlüğü görevine tayin edildiğini, yerine başka öğretmen atanmadığını söyledi. Onlar da, “ilgileneceğiz”, dediler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2 Aralık 1963 tarihinde, Karadeniz Teknik Üniversitesi Kampusü’nün temeli atıldı. Temel atma törenine arkadaşım Mevlüt Taşan’la katıldık.   Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ve  Dr. İbrahim Öktem tarafından yapılan konuşmaları dinledik. Lise’den tören alanına yürüyerek gidip döndük. K.T.Ü, yeni binaları bitene kadar, Maşatlık’taki Cumhuriyet İlkokulu ve bahçesindeki barakalarda eğitim yapacaktı. Aynı gün, Trabzon Eğitim Enstitüsü de açıldı. Onun binası  Trabzon’daki Nemlioğlu Konağı idi.<sup>12</sup></p>
<p><figure id="attachment_1400" aria-describedby="caption-attachment-1400" style="width: 654px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1400" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/10/4-e1601637696693.png" alt="4 e1601637696693" width="654" height="446" title="Bir Zamanlar Trabzon&#039;da 30"><figcaption id="caption-attachment-1400" class="wp-caption-text">Trabzon’da,Saray Sineması’nda, 10 Kasım 1963,  “Atatürk Gecesi”  program ve davetiyesi  (Dr. M. Duman Arşivi)</figcaption></figure></p>
<p>O yıllarda, Trabzon, kent ve nüfus olarak küçüktü. Ama her şey daha güzeldi. O günkü Trabzon çoğumuzun anılarında silinmez izler bıraktı. Örneğin, Nuri Aksakal, o yılları anlatan,  “Ben Trabzon’dayken Altmış Yetmiş Arası” adlı güzel şiirinin bir bölümünde  şöyle der:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“</em><em>BEN TRABZON’DAYKEN ALTMIŞ  YETMİŞ ARASI</em></p>
<p><em>  Akıl almaz işlerle uğraşırdık gecesi gündüze çıkan</em></p>
<p><em>  Mitinglere giderdik elimizde kan yoktu</em></p>
<p><em>  Ellerimiz yukardaydı alnımız açık</em></p>
<p><em>  Bir </em><em>KIYI’</em><em>da toplanır dergiler dizerdik </em></p>
<p><em>  Gazetelerde yazılar yazardık takma adla</em></p>
<p><em>  Ne kadar sevgi varsa öylesine çakılırdı yüreğimize</em></p>
<p><em>  Gizli bir aşka akardı deli sularımızda</em></p>
<p><em>  Bir şiir gecesinde etimiz budumuz ne ki </em></p>
<p><em>  Hasan Hüseyin’den şiirler okurduk sokaklar boyu</em></p>
<p><em>  Ta Kızılırmak’ı taşırdık Trabzon’a</em></p>
<p><em>  Peki siz de mi oradaydınız Raif  Özben,  Mustafa Duman</em></p>
<p><em>  </em><em>BEN TRABZON’DAYKEN ALTMIŞ YETMİŞ ARASI“ </em><sup>13</sup></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong></p>
<ol>
<li>Attila Aşut<em>, Günlerin Kıyısından Trabzon Yazıları</em>, Kıyı Yayınları, Trabzon, Ağustos 2011, 318 s.</li>
<li>Nabi Üçüncüoğlu hakkında daha fazla bilgi için bkz: Ahmet Özer, <em>Memleket Şairi Nabi Üçüncüoğlu</em>, Phoenix Yayınevi, Ankara, Şubat 2010, 239 s.</li>
<li><em>Kıyı Aylık Sanat-Düşün Dergisi</em>, Sayı: 5, (Şubat 1962), İnkılap Matbaası, Trabzon, s. 4.32.</li>
<li><em>Ses</em> gazetesi hakkında daha fazla bilgi için bkz: Hüseyin Albayrak, <em>Dünden Bugüne Trabzon Basını (1929-2009)</em> 2. Cilt, Trabzon İli ve İlçeleri  Eğitim, Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı Yayını, Ankara, Mayıs 2010, s. 161-164.</li>
<li>Ümran Baran hakkında geniş bilgi için bkz: Attila Aşut, “Atardamar- Yurtsever Bir Ses: Ümran Baran”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 272, (Temmuz-Ağustos 2011), Trabzon,  s. 25-44.</li>
<li><em>Hizmet </em>gazetesi hakkında daha fazla bilgi için bkz: Hüseyin Albayrak, A.g.e. s. 155-160.</li>
<li>Ömer Turan Eyuboğlu ve <em>Hakimiyet</em> gazetesi hakkında bkz: Ahmet Özer, <em>Güneşi Alnında Taşıyan Gazeteci-Şair Ömer Turan Eyuboğlu,</em> İsim Yayınları, Ankara,  Haziran 2012, 495 s.</li>
<li>Mustafa Duman, “Sanat Nedir?”, <em>Hakimiyet</em> , (18 Ekim 1962), Hakimiyet Matbaası, Trabzon, s. 3.</li>
<li><em>Kıyı Aylık Sanat-Düşün Dergisi</em>, Sayı: 8, (Mayıs 1962), İnkılap Matbaası, Trabzon, s. 4. Necati Zengin, Amatör Tiyatro Kulübü’nün kuruluş tarihi olarak 1963 yılını veriyor. Bkz: Necati Zengin, <em>Osmanlı’dan Günümüze Trabzon’da Tiyatro,</em>  Trabzon Sanat Tiyatrosu Yayını, Trabzon, 2009, s. 101.</li>
<li>Ahmet Selim Teymur, <em>Türk Musikisi</em>, Pan Yayınları, İstanbul, İkinci Baskı: Haziran 2010, 238 s.5.</li>
<li><em>Son Haber</em> gazetesi hakkında daha fazla bilgi için bkz: Hüseyin Albayrak, A.g.e. s. 183-189.</li>
<li>Daha fazla bilgi için bkz: Dr. Mustafa Duman, “Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Eğitim Enstitüsü’nün Açılışı”, <em>Trabzon’a Armağan</em>, Heyamola Yayınları, İstanbul, Mart 2012, s. 190-196; Ali Mustafa, “Trabzon’da Cumhuriyetin Aydınlığında Bir Eğitim Kurumu: Fatih Eğitim Enstitüsü”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 280, (Kasım-Aralık 2012), Trabzon, s. 50-52.</li>
<li>Nuri Aksakal, “Ben Trabzon’dayken Altmış Yetmiş Arası-Şiir”, <em>Kıyı Kültür Sanat Dergisi</em>, Sayı: 201, (Mart-Nisan 2008), Trabzon, s. 28-29.</li>
</ol>
<p>Not:  Görsel malzemeler yazarın izni olmadan kullanılamaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/mustafaduman/konu/bir-zamanlar-trabzonda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
