<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yılmaz Özdemir &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/author/yilmazozdemir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Aug 2023 09:39:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Yılmaz Özdemir &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SIRADIŞI BİR FELSEFE ADAMI NEYZEN TEVFİK </title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/siradisi-bir-felsefe-adami-neyzen-tevfik/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/siradisi-bir-felsefe-adami-neyzen-tevfik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 09:39:33 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=21449</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="&lt;strong&gt;SIRADIŞI BİR FELSEFE ADAMI NEYZEN TEVFİK&lt;/strong&gt;  1"></div>‘’Her şey, ama her şey bu alem içinde mana itibarını, zavallı beşerin korku ve aczinde bulmuştur.’’ Neyzen Tevfik ne yaşadığı dönemde ne de bugün yeterince anlaşılamamış, kimine göre ayyaş bir serseri, kimine göre önüne gelene küfreden bir küfürbaz, kimine göre de tedavi edilmesi gereken bir deli.&#160; Çocukken geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayatının belli dönemlerinde tedavi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>‘<strong>’Her şey, ama her şey bu alem içinde mana itibarını, zavallı beşerin korku ve aczinde bulmuştur.’’</strong> Neyzen Tevfik ne yaşadığı dönemde ne de bugün yeterince anlaşılamamış, kimine göre ayyaş bir serseri, kimine göre önüne gelene küfreden bir küfürbaz, kimine göre de tedavi edilmesi gereken bir deli.&nbsp;</p>



<p>Çocukken geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayatının belli dönemlerinde tedavi olmak zorunda kalan Neyzen Tevfik bir süre İzmir’de yaşamış İzmir Mevlevihanesi’ne gitmiş, İstanbul’a geldikten sonra Bektaşi Tekkesinin değişmez takipçisi olmuştur. Bu iki tasavvuf görüşünün üzerindeki etkisini şöyle anlatır&nbsp;&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>’’Mey&#8217;de Bektaşi göründüm, ney&#8217;de Mevlevi.</strong>&nbsp;<br><strong>Meşrebim mollayı Rumi, mezhebim Bektaşidir.&#8221;</strong>&nbsp;</p>
</blockquote>



<p>Neyzen İstanbul’da Mehmet Akif’ten Arapça ve farsça öğrenirken O’na ney üflemeyi öğretmiştir. Abdülhamit’i baskıcı bir yönetim uyguladığı için hicvetmiş daha sonra cezalandırılacağını anlayınca bir süre Mısır’da yaşamak zorunda kalmıştır. </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/08/image.png" alt="image" class="wp-image-21451" width="809" height="359" title="&lt;strong&gt;SIRADIŞI BİR FELSEFE ADAMI NEYZEN TEVFİK&lt;/strong&gt;  2" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/08/image.png 924w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/08/image-768x342.png 768w" sizes="(max-width: 809px) 100vw, 809px" /></figure>



<p>Neyzen Tevfik tasavvufta olan Enel Hak yani insan yaratıcının yeryüzündeki yansımasıdır ve yaratan insanda gizlidir inanışını dizelere dökerek dile getirmiştir.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Felsefemdir kitab-ı imanım, </strong>&nbsp;<br><strong>Taparım kendi ruhumun sesine, </strong>&nbsp;<br><strong>Secde eyler hakikatim her an, </strong>&nbsp;<br><strong>Kalbimin ateş-i mukaddesine.</strong>&nbsp;</p>
</blockquote>



<p>Dünya meselelerine de oldukça duyarlı olan Neyzen, İkinci Dünya Savaşı yıllarında basında yer alan ‘’Hitler bombalı saldırıda yaralandı’’ haberlerinin yalanlanması konusunda ne düşündüğü sorulunca şu dörtlüğü yazar.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Bay Hitler yaralandı, dediler</strong>&nbsp;<br><strong>Menhus yıldız çabuk doğar bulunur;</strong>&nbsp;<br><strong>Sen köpeğe kuduz de de geçiver,</strong>&nbsp;<br><strong>Nasıl olsa bir öldüren bulunur.</strong>&nbsp;</p>
</blockquote>



<p>Dünyayı takip ediyor olmasının bir örneği de Şekspir’e (William Shakespeare) yazdığı şu şiirdir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Şekspir’ in bütün âsârını değil, birine</strong>&nbsp;<br><strong>Feda imiş Britanya o hikmet-efserine</strong>&nbsp;<br><strong>Ne muhteşem, ne derin bir mehâbet-i takdir</strong>&nbsp;<br><strong>Yeter bu İngilizin ilme aşkını tasvir</strong>&nbsp;<br><strong>Revân eder acı sözlerle tayf-ı hikmetini</strong>&nbsp;<br><strong>Bu serzeniş ile sezmiş vatan muhabbetini.</strong>&nbsp;</p>
</blockquote>



<p>Neyzen Tevfik’i anlatmanın en doğru yolu O’nun hangi şiiri kime ya da hangi olaya yazdığını incelemek olsa gerek. O çok sevdiği köpeği <strong>Mernuş</strong> öldüğü zaman günlerce ağlamış ve <strong>Mernuş</strong>’a şu şiiri yazmış. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Bu engin ayrılık canıma yetti,</strong>&nbsp;<br><strong>Başımdan aşıyor kederim Mernuş,</strong>&nbsp;<br><strong>Bu yolda yazılmış fermanı kaza,</strong>&nbsp;<br><strong>Bunu da gösterdi kaderim Mernuş.</strong>&nbsp;<br><strong></strong>&nbsp;</p>



<p><strong>Bağlanmıştım bütün kalbimle sana,</strong> <br><strong>Şu fani cihanı okuttun bana.</strong> <br><strong>Sen göçtükten sonra ben yana yana,</strong> <br><strong>Hicranla gözyaşı dökerim Mernuş.</strong> <br> <br><strong>Bu yolda cahilim, bildiğim kısa,</strong> <br><strong>Sen girdin toprağa ben düştüm yasa.</strong> <br><strong>Haklı haksız hatırını kırdımsa,</strong> <br><strong>Affet günahımı beşerim Mernuş.</strong> </p>
</blockquote>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/08/image-8-edited.png" alt="image 8 edited" class="wp-image-21461" width="809" title="&lt;strong&gt;SIRADIŞI BİR FELSEFE ADAMI NEYZEN TEVFİK&lt;/strong&gt;  3"></figure>



<p>Söz konusu Neyzen olunca özellikle çıkarcılara yazdığı hicivler akla gelir. İşte siyaset üzerinden çıkar sağlayanları ve ahlaki değerleri hiçe sayanları hicvettiği şiirlerinden biri. </p>



<figure class="wp-block-pullquote"><blockquote><p><strong>Hikmet-i hukuku önceden düzer,&nbsp;</strong>&nbsp;<br><strong>Taşdelen suyunu kalburdan süzer,</strong>&nbsp;<br><strong>Partinin tasması boynunda gezer, </strong><br><strong>Gereği zımmında bir köpek gibi.</strong> </p></blockquote></figure>



<p>Yaşadığı dönemde maddi çıkardan padişaha kadar hiçbir değere değer vermeyen Neyzen Tevfik’in tek saygı duyduğu değer Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’dır. Atatürk’e olan hayranlığını şu dizeler çok güzel anlatıyor.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-pullquote"><blockquote><p><strong>Öyle bir belasın ki,</strong> <br><strong>Garbın nuruna,</strong> <br><strong>Bir kırık kağnı ile çıktın,</strong> <br><strong>Fenni harbin turuna.</strong> </p></blockquote></figure>



<p>Atatürk’e Çakır Efe diyen Neyzen Tevfik 1925 yılında O’na şu dörtlüğü yazar.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Cebrâil&#8217;i, İncil&#8217;i, Kur&#8217;an’ı,</strong>&nbsp;<br><strong>Yaktı attı bir alevin devranı. </strong>&nbsp;<br><strong>Türk oğlunun istiklâl kürsüsünde </strong>&nbsp;<br><strong>Okunuyor Çakır Efe fermanı.</strong>&nbsp;</p>
</blockquote>



<p>Neyzen Tevfik gibi bir dehayı birkaç sayfa yazıda anlatmanın mümkün olmadığını biliyorum. Umudum odur ki; edebiyat tarihimizde haklı bir yer edinen Neyzen gelecek kuşaklara doğru anlatılsın. </p>



<p>Mezarı Kartal’da olan Neyzen Tevfik’in Kartal’a heykeli de dikilerek O’nun ismi Kartalla birlikte anılır hale geldi.&nbsp;</p>



<p>Dünya’da bir şairin, bir yazarın kısa süreli dahi olsa konakladığı mekanlar müzeye dönüştürülürken, yöneticilerin bulundukları kenti cazibe merkezi yapmak için tarihi kişiliklerle ilinti kurma çabaları varken, mezarı Kartal’da olan ney ve hiciv ustası Neyzen Tevfik’in adının Kartal’la birlikte anılmasından daha doğal ne olabilir ki?&nbsp;</p>



<p>Yazıyı hazırlarken Kırşehir’de bulunan Muharrem Ertaş anıtıyla ilgili yıllar önce dinlediğim bir olay aklıma geldi. Kırşehir’e  Muharrem Ertaş’ın elinde saz bulunan bir anıtı dikilir. Anıtın açılışından sonra şehre gelen bir köylü anıtı seyretmeye başlar epeyce seyrettikten sonra şöyle der; ‘<strong>’Ey büyük Atatürk, Memleketi kurtardığını biliyordum emme eyi saz çaldığını bilmiyordum’’</strong>. Köylü haksız değil ki ülkeyi yönetenler yıllarca kültür sanat adına halka bir şey vermedikleri gibi resimden sinemaya , heykelden şiire kadar sanatla ilgilenenleri yok saydılar. </p>



<p>Kartal Belediyesi&#8217;nin önceki Başkanı Dr. Altınok Öz döneminde; mezarı Kartal’da bulunan bir sanatçı ve düşün adamı olan Neyzen Tevfik’in heykelini yine Kartallı olan genç heykeltıraşlara yaptırarak  onun ismini Kartalla birlikte anılır hale getirmek için önemli bir adım atmıştır. Kartallılara düşen görev, bu adımı sonuna kadar desteklemek olmalıdır. </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/08/WhatsApp-Image-2023-08-09-at-11.44.55.jpeg" alt="WhatsApp Image 2023 08 09 at 11.44.55" class="wp-image-21452" width="809" height="517" title="&lt;strong&gt;SIRADIŞI BİR FELSEFE ADAMI NEYZEN TEVFİK&lt;/strong&gt;  4"></figure>



<p>Yazımı Neyzen Tevfik’in şu düşüncesiyle bitirmek istiyorum.&nbsp;</p>



<p><strong>‘’İnsanlık, tarih boyunca; oltacıların oltasına hem yem hem de balık olmaktan kurtulamamıştır. Kimi bilgiyi, kimi siyaseti, kimi ticareti, kimi dini, kimi de hurafeleri olta olarak kullana gelmiştir. Medeni kılıklı nice dervişler emek mahsullerinin soygunculuğu ile geçinmişler ve hükümlerini yürütmüşlerdir. İnsanlık bunlara yem olmaktan acaba kurtulabilecek midir?’’</strong> </p>



<p><em>              Sevgi, saygı ve sanatla kalın. </em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/siradisi-bir-felsefe-adami-neyzen-tevfik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUSTAFA KEMAL VE MEHMET KEMAL </title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/mustafa-kemal-ve-mehmet-kemal/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/mustafa-kemal-ve-mehmet-kemal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 13:17:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=17142</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="MUSTAFA KEMAL VE MEHMET KEMAL  5"></div>10 Nisan 1919’da Beyazıt Meydanı’da idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in son sözleri şöyledir.&#160; ‘’Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum fakat biliyorum ki bu asil millet çocuklarıma sahip çıkacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah, vatan ve milletimize&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>10 Nisan 1919’da Beyazıt Meydanı’da idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in son sözleri şöyledir.&nbsp;</p>



<p><strong>‘’Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum fakat biliyorum ki bu asil millet çocuklarıma sahip çıkacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin. FERTLER ÖLÜR MİLLET YAŞAR YAŞASIN MİLLET. TÜRK MİLLETİ EBEDİYETE KADAR YAŞAYACAKTIR.’’&nbsp;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="824" height="557" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/MEHMET-KEMAL.jpg" alt="MEHMET KEMAL" class="wp-image-17144" title="MUSTAFA KEMAL VE MEHMET KEMAL  6" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/MEHMET-KEMAL.jpg 824w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/MEHMET-KEMAL-768x519.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 824px) 100vw, 824px" /></figure>



<p>Ermeni Patrikhanesi’nin talebi doğrultusunda Nemrut Mustafa Divanı’nın Kaymakam Kemal Bey için verdiği idam kararına dönemin şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi ‘’Uygundur’’ fetvası verir ve dönemin padişahı Vahdettin İngilizlere ve Ermeni Patrikhanesi’ne şirin görünmek için bu kararı onaylar.&nbsp;</p>



<p>Sanırım bu durumu en özlü şekilde halk ozanı Aşık Seyrani’nin şu dizeleri anlatır.&nbsp;</p>



<p><strong>Ey Seyrani var mı sözün hatası<br>Bulunmaz dünyanın elbet ötesi<br>Ermeninin Rumun yağlı ketesi<br>Kaypak Müslümanı dinden çıkarır.&nbsp;</strong></p>



<p>Atatürk&nbsp;<strong>‘’İşgal İstanbul’unda tanık olduğum en elim olaydı’’</strong>&nbsp;dediği Kaymakam Mehmet Kemal Bey’in idamından 36 gün sonra 16 Mayıs 1919’da Milli Mücadeleyi başlatmak için Samsun’a hareket eder.&nbsp;</p>



<p>9 Eylül 1922’de işgalcilerin yurttan kovulması ve İzmir’in kurtarılmasının 36. günü olan 14 Ekim 1922’de Büyük Millet Meclisi özel gündemle toplanarak Kaymakam Mehmet Kemal Bey’i Milli Şehit kabul eder ve O’nun darağacında söylediği ‘’<strong>Üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum fakat biliyorum ki bu asil millet çocuklarıma sahip çıkacaktır.</strong>’’ sözlerini vasiyet kabul ederek Mehmet Kemal Bey’in çocuklarını maaşa bağlar.&nbsp;</p>



<p>Daha sonraki süreçte Kaymakam Mehmet Kemal Bey’in babası Arif Bey ile görüşen Atatürk’ün&nbsp;<strong>‘’Gel bakalım devletin babası’’</strong>&nbsp;diye ayakta karşıladığı Arif Bey ‘<strong>’Aman paşam devletin babası sizsiniz’</strong>’ deyince Atatürk ‘<strong>’Sen öyle bir evlat yetiştirdin ki oğlun bu meşaleyi tutmasaydı biz bu ateşi yakamazdık. Işık tutan senin oğlundur’’&nbsp;</strong>cevabını verir.&nbsp;</p>



<p>Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in dar ağcında söylediği&nbsp;<strong>‘’Fertler ölür millet yaşar. Türk Milleti ebediyete kadar yaşayacaktır’’&nbsp;</strong>sözleri daha sonra Atatür’ün dilinden&nbsp;<strong>‘’Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’’</strong>&nbsp;olarak tarihe yazılır.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="879" height="467" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ATATURK.jpg" alt="ATATURK" class="wp-image-17145" title="MUSTAFA KEMAL VE MEHMET KEMAL  7" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ATATURK.jpg 879w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ATATURK-768x408.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 879px) 100vw, 879px" /></figure>



<p>10 Nisan 1919’da katledilen Milli Şehit Mehmet Kemal Bey başta olmak&nbsp;<strong>üzere Türk Milleti</strong>’nin varlığı ve&nbsp;<strong>Türk Devleti</strong>’nin bağımsızlığı için canlarını feda eden bütün şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor onları minnet ve rahmetle anıyorum.&nbsp;</p>



<p>Son olarak sizlerle Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu özlü sözünü paylaşmak isterim.&nbsp;</p>



<p><strong>‘’</strong><strong>Mazide muktedirken bütün kuvveti ile çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.&#8221;&nbsp;</strong></p>



<p>Esenlikle kalın.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/mustafa-kemal-ve-mehmet-kemal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LAİK CUMHURİYET OLMADAN OLMAZ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/laik-cumhuriyet-olmadan-olmaz/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/laik-cumhuriyet-olmadan-olmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2022 11:48:53 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16993</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="LAİK CUMHURİYET OLMADAN OLMAZ 8"></div>Cumhuriyet’in mayası temiz ve sağlamdır çünkü Cumhuriyet’i kuran irade Tam Bağımsızlık ve vatanseverliği kendisine ilke edinmiş kadroların eseridir.&#160; İşgal yıllarında her inançtan yurtseverin omuz omuza vererek kazandığı Milli Kurtuluş Savaşı sonrası aynı azim ve karalılıkla kurulan Cumhuriyet’in değerini daha iyi anlayabilmek için sizlere üç kişiyi anlatmak isterim.&#160; HACIBEKTAŞ POSTİNİŞİNİ ÇELEBİ CEMALETTİN EFENDİ&#160; Gazi Mustafa Kemal&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet’in mayası temiz ve sağlamdır çünkü Cumhuriyet’i kuran irade Tam Bağımsızlık ve vatanseverliği kendisine ilke edinmiş kadroların eseridir.&nbsp;</p>



<p>İşgal yıllarında her inançtan yurtseverin omuz omuza vererek kazandığı Milli Kurtuluş Savaşı sonrası aynı azim ve karalılıkla kurulan Cumhuriyet’in değerini daha iyi anlayabilmek için sizlere üç kişiyi anlatmak isterim.&nbsp;</p>



<p><strong>HACIBEKTAŞ POSTİNİŞİNİ ÇELEBİ CEMALETTİN EFENDİ</strong>&nbsp;</p>



<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Milli Mücadele’yi başlatmak için Samsun’a çıktıktan sonra Ankara’ya gitmeden önce 21-22 Aralık 1919’da Hacıbektaş’a uğrar ve dergahın potnişini olan Çelebi Cemalettin Efendi ile özel bir görüşme yaparak Milli Mücadele’ye destek ister.&nbsp;</p>



<p>Hacıbektaş görüşmesinde en ilginç konuşmayı Veliyettin Çelebi sonradan yakınlarına şöyle aktarmıştır:&nbsp;</p>



<p><br>Çelebi Cemalettin Efendi, Mustafa Kemal Paşa’ya&nbsp;<strong>“Paşa Hazretleri cesaretli ve basiretli idarenizde Türk milletinin düşmanı kahredeceğine inancımız sonsuz! Yüce Allah’ın milletimize müesser edeceği zaferden sonra Cumhuriyet ilanı düşünüyor musunuz?”&nbsp;</strong>M. Kemal Paşa bunun üzerine&nbsp;<strong>“O mutlu günün ilanına kadar aramızda gizli kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri”</strong>&nbsp;diye yanıtlar.&nbsp;</p>



<p><br>Türbede M. Kemal Paşa’ya kılıç kuşatılıp yola kabul edilir. M. Kemal’in yolunda ve izinde olacaklarına, destek vereceklerine yekvücut olarak hareket edeceklerine ikrar verilir. Coşkulu bir karşılama gibi, uğurlama yapılır.&nbsp;</p>



<p><br>Daha sonraki dönemde Cemalettin Efendi Anadolu’daki Bektaşi dergahlarına yazılar göndererek Milli Mücadele’ye asker ve para desteği verilmesini ister.&nbsp;</p>



<p><strong>ANKARA MÜFTÜSÜ BÖREKÇİZADE MEHMET RIFAT EFENDİ</strong>&nbsp;</p>



<p>Ankara’da Millet Meclisi’ni açma çalışmaları devam ederken 11 Nisan 1920’de İngilizlerin baskısıyla Damat Ferit hükümetinin şeyhülislamı Dürrizade Abdullah Efendi tarafından yazılan ve Vahdettin tarafından onaylanarak İngiliz uçaklarından Anadolu’ya atılan Milli Mücadele’ye destek verenlerin halifeye başkaldırı içinde olduğu ve katledilmelerinin İslam’a uygun olduğu yönünde bir fetva verilmişti.&nbsp;</p>



<p><br>Bu fetvaya karşılık Ankara Müftüsü Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi, Milli Mücadele’nin desteklenmesi ve düşman işgaline karşı direnmenin gerektiğini belirten ve tarihe Ankara Fetvası olarak geçen ve kendisinden başka 153 müftünün imzaladığı fetvayı o günün olanaklarıyla bütün Anadolu’ya yolladı.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1118" height="1162" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/PAPA-EFTIM.jpg" alt="PAPA EFTIM" class="wp-image-16995" title="LAİK CUMHURİYET OLMADAN OLMAZ 9" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/PAPA-EFTIM.jpg 1118w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/PAPA-EFTIM-768x798.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1118px) 100vw, 1118px" /></figure>



<p><strong>TÜRK ORTADOKS PATRİĞİ PAPA EFTİM (Zeki Erenerol)</strong>&nbsp;</p>



<p>Yozgat Akdağmadeni ilçesinde Ortadoks Türk bir ailenin çocuğu olarak 1884 yılında dünyaya gelen Papa Eftim, 4 Eylül Sivas Kongresinden önce Mustafa Kemal Paşa tarafından Sivas&#8217;a davet ederek uzun uzun sohbet eder. &nbsp;</p>



<p>Daha sonra Kayseri’de toplanan Türk Ortodoksları Kongresi’nin kararıyla Ankara Hükümeti nezdinde ”Türk Ortodoksları Cemaat ve Kiliseleri Umumi Vekili ve Murahhası” seçilmiş ve Milli Hükümet tarafından tanınarak Ankara’ya gelmiş ve düşmanın vatandan kovulmasına kadar Mustafa Kemal Paşa ile birlikte çalıştı.&nbsp;</p>



<p>İşgal yıllarında Fener Patrikhanesi’nin bütün dünya milletlerine hitaben yayınladığı bir beyanname, derin yankılar uyandırmıştı. &nbsp;</p>



<p>Bu beyannamede şöyle deniliyordu:&nbsp;</p>



<p><br><strong>“Canavar, zalim Kemalistlerin zulmünden, biz Hıristiyanları kurtarmaya geliniz! Ankara’daki zehirli yuvalarını yıkmak için acele ediniz!”&nbsp;</strong></p>



<p><br>Büyük Taarruz’dan önce, meclis binası önünde Yunan Mezalimine karşı yapılan toplantıda, Mustafa Kemal Paşa Papa Eftim’in de konuşmasını ister. Hazırlıksız olduğunu söyleyerek konuşmak istemeyen Eftim, Paşa’nın “içinden geldiği gibi konuş” demesi üzerine, hemen koşarak meclisin bahçe duvarına çıkar, Patrikhanenin ihanetini, Türk Ortodoksların mal ve canlarıyla Milli Mücadelede olduklarını haykırarak, Hz.Davut ile Goryat’ın savaşını örnek göstererek;</p>



<p><strong>“Düşmanlarımızın her şeyi var. Bizim silah ve cephanemiz yok; amma göğsümüzde imanımız var. Mutlaka kazanacağız! Fener Patrikhanesinin ihanet mumunu söndüreceğiz; muzaffer olacağız!”&nbsp;</strong>der.&nbsp;</p>



<p>Hani günümüzde sıkça kullanılan fakat bir türlü altı doldurulamayan bir söz var ‘’Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.’’ Diyen işte bu üç öz be öz Türk yurtseveri tanıyınca bu sözün derinliği bir kez daha ortaya çıkıyor.&nbsp;</p>



<p>Son olarak tarihte de örneğini gördüğümüz gibi bizi bir arada tutacak ve kurtaracak olan birlik dinsel ya da mezhepsel birlik değil Yurtseverliktir. &nbsp;</p>



<p>Sanırım bu konuyla ilgili en güzel anlatımı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK şu sözleriyle ifade ediyor;&nbsp;<strong>‘’Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.’’&nbsp;</strong></p>



<p>Diyeceğim odur ki insanlar değişik din, mezhep ya da inançtan olabilirler fakat aynı topraklar üstünde kader birliği yapmış iseler yurtsever olmak ve omuz omuza birlikte mücadele etmek zorundalar. &nbsp;</p>



<p>Bunun içindir ki bütün inançlara eşit mesafede olan Laik Cumhuriyet olmazsa olmazımızdır.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/laik-cumhuriyet-olmadan-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NEVRUZ BAYRAMDIR</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/nevruz-bayramdir/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/nevruz-bayramdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2022 16:33:11 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16855</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="NEVRUZ BAYRAMDIR 10"></div>İnsanlık tarihinde öyle günler ve olaylar vardır ki, bir ulusa ya da bir sınıfa mal edilemez. Çünkü o günler her türlü ırksal ve inançsal değerin ötesinde bütün insanlığın ortak değeridir. Balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada kutlanan Nevruz Bayramı bu önemli günlerden birisidir.Nevruz ne Demirci Kava önderliğinde Dehak zulmüne son vererek tarih sahnesine çıkan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanlık tarihinde öyle günler ve olaylar vardır ki, bir ulusa ya da bir sınıfa mal edilemez.</p>



<p>Çünkü o günler her türlü ırksal ve inançsal değerin ötesinde bütün insanlığın ortak değeridir.</p>



<p>Balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada kutlanan Nevruz Bayramı bu önemli günlerden birisidir.<br>Nevruz ne Demirci Kava önderliğinde Dehak zulmüne son vererek tarih sahnesine çıkan Kürtlerin bayramıdır, ne de Ergenekon’da dağın içindeki demiri eritip tarih sahnesine çıkan Türklerin bayramıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/NEVRUZ.webp" alt="NEVRUZ" class="wp-image-16857" width="811" height="540" title="NEVRUZ BAYRAMDIR 11" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/NEVRUZ.webp 620w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/NEVRUZ-282x188.webp 282w" sizes="auto, (max-width: 811px) 100vw, 811px" /></figure>



<p>Nevruz, insanların doğayı gözlemleyerek binlerce yılda oluşturduğu önemli gündönümü sayılan baharın gelişidir.<br>Aynı havaya, suya ve toprağa cemrelerin düşmesine inanılması gibi ya da Leylek Fırtınası, Kocakarı Kışı günlerinin toplumda kabulü gibi.</p>



<p>Nevruz yaşadığımız coğrafyada binlerce yıldır ‘’BAHARIN MÜJDECİSİ’’ olarak kutlana gelmiş ve toprağın uyanması, ağaçların çiçek açmasıyla beraber O’na diriliş anlamında ‘’Yeni Gün’’ denmiştir.<br>O sebepledir ki özellikle Anadolu ve Ortadoğu’da Nevruz kutlamaları yapan insanlar rengarenk elbiselerini giyerek baharın gelişini kutlarlar.</p>



<p>Peki insanlar baharın gelişini neden böylesine coşkuyla kutlarlar hiç düşündük mü?</p>



<p>Kuzey yarım kürede olan ve tek yaşam kaynağı tarım olan toplumlar kışın yaklaşmasıyla birlikte yaşamlarını devam ettirebilmek için yiyecek depolarlar ve kışın sonuna doğru bu yiyeceklerin bir kısmı tükenir bir kısmı da çok az kalır. İşte o zor günlerde insanlar yiyeceklerini birbirleriyle paylaşarak yaşamlarını sürdürür ve baharın gelmesi, toprağın uyanmasıyla birlikte yeniden tarımsal üretim başlar bolluk ve berekete kavuşulur. İşte onun içindir ki baharın gelişi bu coğrafyada yaşayan insanlarda bayram sevinci oluşturur.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/NEVRUZ-1.jpg" alt="NEVRUZ 1" class="wp-image-16859" width="809" height="477" title="NEVRUZ BAYRAMDIR 12"></figure>



<p>Diyeceğim odur ki, Nevruz bir ideolojinin ya da bir ulusun bayramı değildir.</p>



<p>Nevruz, Buzul Çağı’ndan hemen sonra günümüzden yaklaşık 15.000 (Onbeş bin) yıl öncesine dayanan geçmişiyle bu coğrafyada yaşayan halkların bayramıdır.<br>Nevruz, bolluk ve berekettir. Nevruz elinde olanı olmayanla paylaşmaktır.</p>



<p>Nevruz barış içinde kardeşçe yaşamaktır. Nevruz bayramdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/nevruz-bayramdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AHMET HAMDİ MARTONALTI  </title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/ahmet-hamdi-martonalti/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/ahmet-hamdi-martonalti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 12:40:49 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16833</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="AHMET HAMDİ MARTONALTI   13"></div>‘’Martonaltı’’&#160;diye soyadı olur mu? Diye düşünüyorsanız, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK verirse olur ve mutlaka bir sebebi vardır.&#160; Memleket Şairi Nazım Hikmet, vatan haini suçlamasıyla atıldığı cezaevinde yazdığı Kuvvayı Milliye Destanı’nda Manastırlı Hamdi bölümünde söze şöyle başlar;&#160; ‘’920&#8217;nin 16 Martı.Öğleden evvelsaat ondamakina başında şöyle bir telgraf aldı Ankara&#8217;daki:&#160; «Der-aliye 16/3/1920.İngilizler bastı bu sabahŞehzadebaşı&#8217;ndaki Muzika karakolunu.Müsademe edildi.’’&#160;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>‘’Martonaltı’’</strong>&nbsp;diye soyadı olur mu? Diye düşünüyorsanız, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK verirse olur ve mutlaka bir sebebi vardır.&nbsp;</p>



<p>Memleket Şairi Nazım Hikmet, vatan haini suçlamasıyla atıldığı cezaevinde yazdığı Kuvvayı Milliye Destanı’nda Manastırlı Hamdi bölümünde söze şöyle başlar;&nbsp;</p>



<p><strong>‘’920&#8217;nin 16 Martı.<br>Öğleden evvel<br>saat onda<br>makina başında şöyle bir telgraf aldı Ankara&#8217;daki:&nbsp;</strong></p>



<p><strong>«Der-aliye 16/3/1920.<br>İngilizler bastı bu sabah<br>Şehzadebaşı&#8217;ndaki Muzika karakolunu.<br>Müsademe edildi.’’&nbsp;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="834" height="521" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/MART-ONALTI-edited.jpg" alt="MART ONALTI edited" class="wp-image-16836" title="AHMET HAMDİ MARTONALTI   14" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/MART-ONALTI-edited.jpg 834w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/MART-ONALTI-edited-768x480.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 834px) 100vw, 834px" /></figure>



<p>Osmanlı’nın payitahtı İstanbul 13 Kasım 1918’de kısmi işgal edilmişken 16 Mart 1920’de daha kapsamlı ve daha onur kırıcı olarak işgal edilirken böylesi bir durumu milli direnişin merkezi olan Ankara’ya ve Mustafa Kemal Paşa’ya ulaştıran Manastırlı Hamdi’dir.&nbsp;</p>



<p>Atatürk’ün başlattığı Milli Mücadele’de en önemli dönüm noktalarından olan ve Samsun’dan sonra en önemli zaman diliminde Erzurum Kongresi’nin yapıldığı günlerde İstanbul’a bir telgraf çeker ve telgrafın başında Manstırlı Hamdi vardır. &nbsp;</p>



<p>Hamdi Bey, nöbetçi olduğu o gün Erzurum’dan gelen telgrafı görür ve cevap verdikten sonra Paşa ile irtibata geçer. Bu haberleşmeler zaman içinde vatanın kurtarılması adına çok önemli bilgilere dönüşür ve ATATÜRK yıllar sonra Nutuk’ta konuyla ilgili şöyle bir tespitte bulunacaktır;&nbsp;</p>



<p><strong>«Bu hamiyetli ve cesur, Manastırlı Hamdi Efendi olmasaydı, İstanbul felâketinden kim bilir haber almak için<br>ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. İstanbul&#8217;da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları<br>içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. Demek ki cümlesini heyecan<br>ve helecan kaplamıştı. Bir ucu Ankara&#8217;da bulunan telin İstanbul&#8217;da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar<br>şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu? »</strong>&nbsp;</p>



<p>İşte dakika dakika ve an be an işgali haber veren ve canından vazgeçerek Milli Mücadele’ye katkı sunan, çektiği o telgraflarla tarihin akışını değiştiren&nbsp;&nbsp;<strong>‘’Manastırlı Hamdi’’</strong>&nbsp;beyi &nbsp;rahmet ve minnetle anarken anısı önünde saygıyla eğiliyor ve Memleket Şairi Nazım Hikmet’in o destandaki dizelerini bir daha okumanızı öneririm…&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/MART-ONALTI.jpg-2.jpg" alt="MART ONALTI.jpg 2" class="wp-image-16837" width="808" height="606" title="AHMET HAMDİ MARTONALTI   15"></figure>



<p><em>‘<strong>’920’nin 16 Mart sabahı,</strong></em><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>



<p><strong><em>karakolun karşısında</em>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>bırakmadım elimden silâhı,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>yere serdim iki İngiliz’i.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Senin ırzını kurtardım İstanbul’um,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Sana can feda çakır gözlü gülüm.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Üçümüzü uykuda kesti kâfir,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>kurşuna dizdi ikimizi.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Şimdi üçümüz :</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Abdullah ve Osman ve Abdülkadir,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>taşları yan yana yatar Eyüp’te.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Arama, bulamazsın ikimizin kabrini,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>belki maşrıkta, belki mağripte,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>biz de bilemeyiz yerini.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Uykuda kestiler üçümüzü,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>kurşuna dizdiler ikimizi,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Ahmet oğlu Nasuh arkadaşımın adı,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Reşadiyeli Veli oğlu Memet benimkisi.</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>Bir de altıncımız var,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>kara kaytan bıyıklı bir şehit,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>son mekânı şöyle dursun,</strong></em><strong>&nbsp;</strong></p>



<p><em><strong>adını da bilen yok…’’&nbsp;</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/ahmet-hamdi-martonalti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DR. REŞİT GALİP</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/dr-resit-galip/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/dr-resit-galip/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 11:47:29 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16691</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="DR. REŞİT GALİP 16"></div>Sizlerle bu yazımda 5 Mart 1934’te 41 yaşında yaşama veda eden Türk Devrimi’nin eğitim alanındaki önemli isimlerinden biri olan Dr. Reşit Galip’i paylaşmak istiyorum.&#160; Her sabah ilkokul sıralarında ‘’Türküm, doğruyum, çalışkanım’’ diye başlayan ANDIMIZ’ın sözlerini yazan Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip Bey’i acaba günümüzde kaç kişi tanıyor.&#160; Gerçi Andımızın okutulması sözde ‘Yerli ve Milli’ olduğunu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sizlerle bu yazımda 5 Mart 1934’te 41 yaşında yaşama veda eden Türk Devrimi’nin eğitim alanındaki önemli isimlerinden biri olan Dr. Reşit Galip’i paylaşmak istiyorum.&nbsp;</p>



<p>Her sabah ilkokul sıralarında ‘’Türküm, doğruyum, çalışkanım’’ diye başlayan ANDIMIZ’ın sözlerini yazan Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip Bey’i acaba günümüzde kaç kişi tanıyor.&nbsp;</p>



<p>Gerçi Andımızın okutulması sözde ‘Yerli ve Milli’ olduğunu söyleyenler tarafından yasaklandı ama asıl konumuz bu değil.&nbsp;</p>



<p>Gelelim Reşit Gaip’e.<br><br>41 yaşında yakalandığı hastalık sonucu hayata veda eden bu idealist devrimci sırası geldiğinde Mustafa Kemal Atatürk’e bile kafa tutacak kadar yılmaz bir Kemalist olduğunu aşağıda aktaracağım olayda ispat ediyor.<br><br>‘’1931 sonbaharıydı. O geceki tartışma, Milli Eğitim Bakanı Esat Mehmet&#8217;in bir yakınmasıyla başladı.<br><br>Esat Mehmet, Atatürk&#8217;ün Harbiye&#8217;den tabya öğretmeniydi.<br><br>Kazım Özalp&#8217;in &#8220;Atatürk&#8217;ten Anılar&#8221; kitabında yazdığına göre konu, kız öğrencilerin kıyafetinden açıldı.<br><br>Esat Mehmet, &#8220;kızların kısa etek, kısa çorap ve kısa kollu gömlek giymelerini uygun görmediğini&#8221; belirtti. Bir tamim yayınlayıp daha kapalı giyinmelerini isteyeceğini söyledi.<br><br>Bunun üzerine Reşit Galip söz aldı: &#8220;Yanlış düşünüyorsunuz beyefendi&#8221; dedi. &#8220;Bu bir geriliktir. Kadınlar eski durumda yaşayamazlar. İnkılaplardan en mühimi, kadınlara verilen haklardır. Başka türlü, Batılılaşmakta olduğumuzu iddia edemeyiz.&#8221;<br><br>Sofra gerildi. Gazi, vekilini zor durumda bırakan bu çıkıştan hoşlanmadı.<br><br>&#8220;Bu konuyu uzatmayalım. Kısa çorap giyip giymemek çok önemli değildir, sonra tartışırız&#8221; dedi.<br><br>Ama Reşit Galip alttan almadı.&nbsp;&nbsp;</p>



<p><br>&#8220;Af buyurunuz Paşam! Bu, inkılap ve zihniyet meselesidir. Müsaade buyurursanız fikrimizi söyleyelim. Hatta daha ileri giderek diyeceğim ki, sizin huzurunuzda bu sofrada inkılapları zedeleyeceği icraattan bahsedilmesi küstahlıktır, hoş görülemez.&#8221;<br><br>&#8220;Bu kokuşmuş kafayla&#8230;&#8221;<br><br>Reşit Galip&#8217;in tartışma yaratmasının özel bir nedeni vardı:<br><br>Halkevi&#8217;nde sanatı yaygınlaştırmak için tiyatro çalışmaları yapıyor, ancak sahneye çıkacak kadın oyuncu bulamıyorlardı. Buna gönüllü kadın öğretmenler için, Maarif Vekaleti&#8217;nden izin alamamışlardı.<br><br>Reşit Galip &#8220;Bu kokuşmuş kafayla devlet yürümez&#8221; diye kestirip attı.<br>Atatürk&#8217;ün kaşları çatıldı. &#8220;Sözlerinizde müsamahalı, ölçülü olunuz&#8221; diye çıkıştı.<br><br>Herkes yaklaşan fırtınayı hissetmişti. Ama Reşit Galip bulutların üstüne gitti. 57 yaşındaki Milli Eğitim Bakanı&#8217;nı işaret ederek dedi ki:<br><br>&#8220;Devrimci devrimcidir. İnsanlar bir yaştan sonra ister istemez tutucu olurlar. Meclis&#8217;te bunca genç, idealist, bakanlık yapacak yetenekte insan varken, böyle yaşlı kimseleri Milli Eğitim Bakanı yapmak hatadır.&#8221;<br><br>Atatürk yeniden uyarma gereği duydu:<br><br>&#8220;Esat Bey yeteneklidir. Davamıza inanmıştır ve benim hocamdır. Beni okutmuş olması sence bir değer taşımıyor mu?&#8221;<br><br>&#8220;Kusura bakma Paşam, taşımıyor! Okuttuklarının içinde sizin gibi bir devrimci çıkmış ama kim bilir nice tutucu da çıkmıştır.&#8221;<br><br>&#8220;Sizi de eleştiririm!&#8221;<br><br>Bunun üzerine Gazi&#8217;nin sabrı taştı:<br><br>&#8220;Bu sofrada hocama ve bir Milli Eğitim Bakanı&#8217;na hakaret etmenize müsaade edemem&#8221; diye haşladı.<br><br>Ama Reşit Galip sineceği yerde hepten üste çıktı:<br><br>&#8220;Devrimleri korumak için sizden müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz de olsanız, sizi de eleştiririm. Mesela Rose Noir&#8217;a verdiğiniz 15 bin liralık kredi mektubu da siz yaptınız diye hata olmaktan çıkmaz.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="875" height="526" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/DR.RESIT-GALIP.jpg" alt="DR.RESIT GALIP" class="wp-image-16694" title="DR. REŞİT GALİP 17" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/DR.RESIT-GALIP.jpg 875w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/DR.RESIT-GALIP-768x462.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 875px) 100vw, 875px" /></figure>



<p><br>İlk kez Atatürk&#8217;ün sofrasında Atatürk bu kadar sert eleştiriliyordu.<br><br><strong>Milletin sofrası.<br></strong><br>Reşit Galip&#8217;in sözünü ettiği Rose Noir, Beyoğlu&#8217;nda, Rus karı-kocanın işlettiği bir barın adıydı.<br><br>Atatürk bir gece oraya gitmiş, mekanın sahibi Madam Senya&#8217;dan &#8220;İş Bankası&#8217;ndan kredi alamıyoruz&#8221; yakınmasını dinlemiş ve orada bir kağıda İş Bankası Genel Müdürü&#8217;ne hitaben &#8220;yardımcı olunması&#8221; isteğini yazmış, Rus çifte vermişti.<br><br>Reşit Galip bu iltimas talebini eleştiriyordu.<br><br>Atatürk bu kez kızmadı; &#8220;Yoruldunuz, buyurun biraz istirahat edin&#8221; diyerek kibarca Reşit Galip&#8217;i sofradan kovdu.<br><br>Ama genç devrimcinin yılmaya niyeti yoktu. Yıllar yılı bir efsane gibi anlatılacak çıkışını o an yaptı:<br><br>&#8220;Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. Milletin işlerini görüşüyoruz. Burada oturmak sizin kadar, benim de hakkımdır.&#8221;<br><br>Atatürk kendi fikirleriyle kendisini vuran bu genç adama baktı, sonra yanındakilere dönüp &#8220;Öyleyse biz kalkalım&#8221; dedi.<br><br>Sofradaki bütün heyet ayaklandı; Reşit Galip&#8217;i sofrada yapayalnız bırakıp çıktılar.<br><br>Sonra neler oldu?<br><br>Bu müthiş sahnenin devamı daha da ibret vericidir:<br><br>Reşit Galip bütün geceyi Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda pencere kenarındaki bir koltukta geçirir.<br>Atatürk uyandığında Genel Sekreteri&#8217;ne Reşit Galip&#8217;i sorar.<br><br>&#8220;Sabaha kadar bekledi, mahcubiyetini size iletmemizi istedi. Ankara&#8217;ya gidecek kadar borç para istedi. 25 lira verdik&#8221; derler.<br><br>Atatürk &#8220;Ankara&#8217;ya gidecek adama 25 lira mı verilir. Bari benim hesabımdan birkaç yüz lira verseydiniz&#8221; der.<br><br>Sonra &#8220;Cebinde beş parası yok ama karakterinden hiç taviz vermiyor. Parası yok ama cesareti var&#8221; diye ekler.<br><br>1932 sonbaharında Atatürk, Reşit Galip&#8217;in Ankara Radyosu&#8217;ndaki bir konuşmasını dinler;<br><br>&#8220;Devrimleri her yerde, herkese karşı savunacağız. Gerekirse babamıza ve çocuklarımıza karşı bile&#8221; demektedir.<br><br>Atatürk birkaç gün sonra kendisini yeniden sofraya davet eder.<br><br>Hemen yanındaki sandalyeye buyur eder.<br><br>Onun yanına da, hocası Esat Mehmet&#8217;i oturtur.<br><br>Ve orada yeni Milli Eğitim Bakanı&#8217;nın 39 yaşındaki Reşit Galip olduğunu açıklar.’’ **<br><br>İşte devrimleri yapacak ve yaşatacak irade dürüst,namuslu ve yurtsever insanların gerekirse ölümü bile göze alarak ideallerinden vaz geçmemeleriyle mümkündür 13 ay bakanlık yapan ve istifa mektubu cebinde gezen Dr.Reşit Galip Bey M.Kemal’in Bursa Nutku’nda bahsettiği gibi ‘’Türk genci devrimleri korumak için kimseden izin istemeyecektir’’ ifadesini öldüğü güne kadar yaşatmış ve gelecek nesillere aktarmıştır.<br><br>Unutulmaması gerekir ki devrimler genç insanlarla yapılır ve yaşatılır onun için gençliği bencil ve bireysel hırs peşinde koşanlar olarak ya da hiçbir şeyi sorgulamayan kaderci bir topluluk olarak görmek isteyenler gençliğin dinamizminden korkanlardır.<br><br>İnsana acı gelen ve düşündüren tarafı tarihinde Reşit Galip gibi dürüstlük. yurtseverlik ve namusluluk abidesi insanlar dururken Türk Gençliğinin kendisine ithal önder arayışına girmesidir.5 Mart 1934’te yaşama veda eden Dr.Reşit Galip Bey’in mezarı Cebeci Asri Mezarlığı’nda kendisinden önce vefat eden Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati ile yan yanadır. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/dr-resit-galip/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET CAMİİ </title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/cumhuriyet-camii/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/cumhuriyet-camii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 11:04:20 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16241</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="2560" height="1440" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-scaled.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Cumhuriyet Camii Kapak" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-scaled.jpg 2560w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-1536x864.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-2048x1152.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" title="CUMHURİYET CAMİİ  18"></div>&#8220;Kiliseyi camiye tahvil Zülcelal,Kabul et duamızı eyleme melal,Ayasofya’nın fatihi Sultan Mehmet’se,Bunların fatihi Mustafa Kemal&#8221;&#160; Bu sözler, Nevşehir Derinkuyu’da bulunan ve Ayastefanos Antlaşması gereği Osmanlılar tarafından savaş tazminatı karşılığı olarak Sultan Abdülmecid döneminde Baş Melekler Kilisesi adıyla inşa edilen kilisenin Türkçe kitabesinde yazıyor. Kilisenin Rumca kitabesinde ise &#8220;İsa Yılı 1859 Çok büyük Baş Melekler Mihail ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" alt="Yilmaz Ozdemir" class="wp-image-16082" title="CUMHURİYET CAMİİ  19" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></figure>



<p><strong>&#8220;Kiliseyi camiye tahvil Zülcelal,<br>Kabul et duamızı eyleme melal,<br>Ayasofya’nın fatihi Sultan Mehmet’se,<br>Bunların fatihi Mustafa Kemal&#8221;&nbsp;</strong></p>



<p><br><em>Bu sözler, <strong>Nevşehir Derinkuyu</strong>’da bulunan ve Ayastefanos Antlaşması gereği Osmanlılar tarafından savaş tazminatı karşılığı olarak Sultan Abdülmecid döneminde Baş Melekler Kilisesi adıyla inşa edilen kilisenin Türkçe kitabesinde yazıyor.</em><br><br>Kilisenin Rumca kitabesinde ise &#8220;İsa Yılı 1859 Çok büyük Baş Melekler Mihail ve Gabriel&#8217;in bu kutsal ve çok güzel kilisesi, İmparator Sultan Abdülmecid Han zamanında, aynı köyde Malakopia&#8217; da oturan Hristiyanların bağışları ile, Haldialı baş mimar Papaz Oğlu Kiriako Efendi gözetiminde ve Aziz Ikonion Neofıtos Efendi tarafından temellerinden itibaren tamir edildi. Allah&#8217;a Şükür. Amin. Sene 1860 Sekiz Kasım&#8221; yazıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1-scaled.jpg" alt="Cumhuriyet Camii Haber ici 1 scaled" class="wp-image-16243" width="806" height="453" title="CUMHURİYET CAMİİ  20" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1-scaled.jpg 2560w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1-1536x864.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1-2048x1152.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 806px) 100vw, 806px" /></figure>



<p><br>Emperyalist İngiltere’nin ve onların piyonu haline gelen Yunanistan’ın ısrarlarıyla gerçekleşen 1924 nüfus mübadelesi sonrası Anadolu’daki Ortodoks Rumlar Yunanistan’a göç etmiş ve Rumlara ait pek çok kilise cemaati olmadığı için ibadete kapatılmış.<br><br>Nevşehir’in Derinkuyu İlçesi’nde bulunan ve 1860 yılında yapılan kilise de cemaati olmadığı için 1924’te ibadete kapatılmış ve 1949 yılında camiye dönüştürülmüş. <br><br>CHP’nin tek parti olarak yönettiği o dönemini nedense birileri ‘’Camiler kapatıldı’’ yalanıyla eleştirirken CHP döneminde kiliselerin camiye dönüştürüldüğü gerçeğini söylemezler.<br><br>Şunu belirtmek isterim ki, amacım bir siyasi partinin diğerinden daha dindar ya da daha dinsiz olduğu gibi bir saçmalığı dillendirmek değil. Zaten kurumlar dindar ya da dinsiz olamazlar. Din bireylerin kendi vicdanlarıyla ilgilidir ve kurumlara düşen görev bütün inançlara eşit mesafede durmaktır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1440" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-scaled.jpg" alt="Cumhuriyet Camii Kapak scaled" class="wp-image-16247" title="CUMHURİYET CAMİİ  21" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-scaled.jpg 2560w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-1536x864.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Kapak-2048x1152.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p>Medeniyetin beşiği olan Anadolu’da Sümerler’den Urartu’ya, Komagene’den Kapadokya Krallığı’na, Etiler’den Bizans’a ve Selçuklular’dan Osmanlı’ya kadar pek çok devlet hüküm sürmüş ve tarihteki yerini almıştır.<br><br>Şu var ki, binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan halklar buhar olup uçmadılar. Egemen unsur hangisi ise onun buyruğu altında ve ona benzeyerek yaşamlarını devam ettirdiler.<br><br>Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarihsel misyonunun farkında olan bir önder olarak bu noktayı çok iyi yakalamış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti yaptığı Ankara’nın sembolünü Hitit Güneşi olarak belirlerken kurduğu sektör bankalarına Sümerbank ve Etibank isimlerini verdi.<br><br>Atatürk, bu sembolü ve bu isimleri verirken Anadolu’yu etnik ve dinsel olarak bölmek isteyenlere şu mesajı veriyordu ‘’Ben bu topraklarda kiracı değil ev sahibiyim. Ben Sümerler’in ve Etiler’in de mirasçısıyım.’’ </p>



<p>İşte cumhuriyeti kuran irade, bu topraklarda yaşamış bütün medeniyetleri ve bütün halkları eşitlik ilkesinde birleştiriyordu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1865" height="2560" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-scaled.jpg" alt="Cumhuriyet Camii Haber ici scaled" class="wp-image-16245" title="CUMHURİYET CAMİİ  22" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-scaled.jpg 1865w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-768x1054.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1119x1536.jpg 1119w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Cumhuriyet-Camii-Haber-ici-1492x2048.jpg 1492w" sizes="auto, (max-width: 1865px) 100vw, 1865px" /></figure>



<p>Nevşehir’e bağlı Derinkuyu’da kilise olarak inşa edilen fakat cemaati kalmadığı için satışa çıkarılan bu yapıyı aynı ilçede yaşayan Cumhuriyeti içselleştirmiş ve Atatürk&#8217;ü doğru algılamış olan Tahsin Ertaş satın alıp adının &#8221;Cumhuriyet&#8221; olması ve kitabesinde Mustafa Kemal&#8217;e övgü yazılması şartıyla diyanete bağışlamış.</p>



<p>Bir tek taşına dahi dokunmadan ve aynı taştan yanına bir minare eklenerek camiye dönüştürülen ibadethaneye en çok yakışan isim de ‘’Cumhuriyet’’tir.</p>



<p><br>Günümüzde gerek etnik, gerek dinsel, gerekse mezhepsel ayrımlar yaparak Anadolu’da yaşayan halkı ayrıştırmaya çalışanlara karşı tutunacağımız en akılcı yol cumhuriyete sıkı sıkıya sarılmaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/cumhuriyet-camii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAŞAR NURİ ÖZTÜRK</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/yasar-nuri-ozturk/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/yasar-nuri-ozturk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yılmaz Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 14:42:57 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?post_type=columist&#038;p=16080</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdemir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdemir-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="YAŞAR NURİ ÖZTÜRK 23"></div>&#160; İlk O’ndan duymuştum ‘Bir indirilmiş din var, bir de uydurulmuş din var’ sözünü.&#160; Farklı biriydi ve söyledikleri hurafeden uzak akıla ve vicdana hitap ediyordu.&#160; Asırlar içinde İslam’da oluşmuş ruhban sınıfına savaş açmış ve ‘’Allah ile kul arasına kimse giremez’’ diye haykırıyordu.&#160; Yaşar Nuri Hoca, bilmem kaç kere Subhanallah diyerek cennette huri vaat edenlerin ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&nbsp;</strong></p>



<p>İlk O’ndan duymuştum ‘<strong>Bir indirilmiş din var, bir de uydurulmuş din var</strong>’ sözünü.&nbsp;</p>



<p><br>Farklı biriydi ve söyledikleri hurafeden uzak akıla ve vicdana hitap ediyordu.&nbsp;</p>



<p><br>Asırlar içinde İslam’da oluşmuş ruhban sınıfına savaş açmış ve ‘’<strong>Allah ile kul arasına kimse giremez</strong>’’ diye haykırıyordu.&nbsp;</p>



<p><br>Yaşar Nuri Hoca, bilmem kaç kere Subhanallah diyerek cennette huri vaat edenlerin ve bir şeyhin eteğine yapışmadan cennete gidilmez diyenlerin birer yalancı olduğunu ve din ile bağdaşmadıklarını anlatıyordu.&nbsp;</p>



<p><br>O, gerçekte peygamberin söylemediği fakat birileri tarafından O’na atfedilen uydurma hadisleri, Kuran ayetlerini Türkçe okuyarak bir bir deşifre ediyordu ve Fatiha’da söylenen ‘’<strong>Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım bekleriz</strong>’’ sözünü hatırlatarak din tüccarlarının maskesini düşürüyordu.&nbsp;</p>



<p><br>Yaşar Nuri Hoca, İslam topluluklarının geri kalmışlığını ve acı içinde olmalarını İslam’ın yanlış yorumlanmasından ve birilerinin çıkarları için İslam’ı kendilerine maske yapmasından bahsederken Atatürk’ün Laik Cumhuriyet’i kurarak İslam’a en büyük hizmeti yaptığını söylüyordu. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/YASAR-NURI-OZTURK.jpg" alt="YASAR NURI OZTURK" class="wp-image-16101" title="YAŞAR NURİ ÖZTÜRK 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/YASAR-NURI-OZTURK.jpg 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/YASAR-NURI-OZTURK-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<p><br>O, sözde din adamlarının yaptıklarını örnek göstererek dine saldıranlara da &#8220;<strong>Düşmana karşı savaşmış din adamı da vardır, düşmanla bir Atatürk&#8217;e karşı savaşmış din adamı da. Sorun din de değil, adamdadır&#8221;</strong>&nbsp;diyerek gerekli cevabı veriyordu.&nbsp;</p>



<p><br>Yaşar Nuri Hoca, katıksız bir Atatürkçü ve samimi bir yurtseverdi. Ülke kaynaklarının yağmalanmasına ve yabancılara peşkeş çekilmesine ve bunu yaparken İslam dininin aracı yapılmasına tahammül edemiyor ve en büyük günahın ’’<strong>Kul Hakkı</strong>’’ yemek olduğunu söylüyordu.&nbsp;</p>



<p><br>Hoca, İslam’ı olduğundan farklı gösterip kendilerince kimlerin cennete gideceğini ve orada kaç huri alacaklarını söyleyenlere karşı ’’<strong>Yobazın olmadığı her yer cennettir</strong>’’ sözleriyle cevap veriyordu.&nbsp;</p>



<p><br>’’<strong>Türkiye’yi Kemiren İhanet, Allah İle Aldatmak</strong>’’ adlı kitabında yüzyıllardır Müslümanların nasıl Kuran’dan uzaklaştırıldığını ve İslam’ın Allah’ın dini olmaktan çıkarılıp Arap-Emevi bağnazlığıyla kuşatıldığını yazıyordu.<br>Kısacası Yaşar Nuri Hoca, tam bir yurtsever, bir Atatürkçü ve samimi bir müslümandı.<br>Ve soyadı O’na çok yakışıyordu çünkü O, ’’<strong>Öztürk</strong>’’tü.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yazar/yilmazozdemir/konu/yasar-nuri-ozturk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
