<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çiftçi-sen &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/etiket/ciftci-sen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Apr 2022 14:15:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>çiftçi-sen &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇİFTÇİ-SEN, &#8216;EGEMENLİK&#8217; ÇAĞRISI YAPTI</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-egemenlik-cagrisi-yapti-17231/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-egemenlik-cagrisi-yapti-17231/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 14:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçisen]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=17231</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="840" height="475" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ciftciler-sendikasi-1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1.jpg 840w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1-768x434.jpg 768w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" title="ÇİFTÇİ-SEN, &#039;EGEMENLİK&#039; ÇAĞRISI YAPTI 1"></div>Çiftçiler Sendikası, 17 Nisan &#8216;Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Günü&#8217; vesilesiyle açıklama yaparak, çağrıda bulundu&#8230;&#8221;Gıda egemenliği olmadan gelecek yoktur&#8230;&#8221; Çiftçiler Sendikası, 17 Nisan &#8216;Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Günü&#8217; vesilesiyle yazılı açıklama yaparak, çağrıda bulundu&#8230;Yapılan açıklamada &#8216;Gıda Egemenliği&#8217; vurgusu yapılarak, &#8220;Gıda egemenliği olmadan gelecek yoktur&#8230;&#8221; denildi. Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Çiftçiler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Çiftçiler Sendikası, 17 Nisan &#8216;Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Günü&#8217; vesilesiyle açıklama yaparak, çağrıda bulundu&#8230;&#8221;Gıda egemenliği olmadan gelecek yoktur&#8230;&#8221;</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1.jpg" alt="ciftciler sendikasi 1" class="wp-image-17233" width="809" height="457" title="ÇİFTÇİ-SEN, &#039;EGEMENLİK&#039; ÇAĞRISI YAPTI 2" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1.jpg 840w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-1-768x434.jpg 768w" sizes="(max-width: 809px) 100vw, 809px" /></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Çiftçiler Sendikası, 17 Nisan &#8216;Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Günü&#8217; vesilesiyle yazılı açıklama yaparak, çağrıda bulundu&#8230;Yapılan açıklamada &#8216;Gıda Egemenliği&#8217; vurgusu yapılarak, &#8220;<em>Gıda egemenliği olmadan gelecek yoktur&#8230;</em>&#8221; denildi.</h5>



<p>Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Çiftçiler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu ismi ile yapılan yazılı açıklamada, gıda egemenliğinin önemine yönelik vurgu yapıldı.</p>



<p>Açıklamada, <strong><em>&#8220;Gıda krizinin sürekli büyüdüğü, yoksulların, emekçilerin gıdaya erişiminin her geçen gün zorlaştığı günümüzde daha adil ve onurlu, halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu bir gıda sistemi bugün daha fazla ihtiyaçtır ve bunun için kolektif bir çaba gereklidir&#8221; </em></strong>denildi.</p>



<p><strong>Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem</strong> ve <strong>Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu</strong>, gıda egemenliğinin önemine ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;<strong><em>Gıda krizinin sürekli büyüdüğü, yoksulların, emekçilerin gıdaya erişiminin her geçen gün zorlaştığı günümüzde daha adil ve onurlu, halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu bir gıda sistemi bugün daha fazla ihtiyaçtır ve bunun için kolektif bir çaba gereklidir. Bunun içinde Kır ve kent arasında dayanışma ve sınıf ittifakları kurmaktan ve güçlendirmekten başka çaremiz yoktur</em></strong>&#8221; dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yapılan açıklamada şöyle denildi:</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Ciftciler-Sendikasi-edited.png" alt="Ciftciler Sendikasi edited" class="wp-image-16665" width="807" height="503" title="ÇİFTÇİ-SEN, &#039;EGEMENLİK&#039; ÇAĞRISI YAPTI 3"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">GIDA EGEMENLİĞİ OLMADAN GELECEK YOKTUR!</h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;Küresel adaletsizlik ve açlık her geçen gün artıyor.  Pandemi ve yaşanan bölgesel savaşlar, uluslararası sermayenin ve serbest ticaret anlaşmalarının dayattığı zehirli ve pahalı tarım girdilerinin kullanıldığı endüstriyel tarım sisteminin ne kadar dayanaksız olduğunu bir kez daha göstermiştir. Gıdanın metalaştırılması ve serbest piyasaya bırakılmış olması, ülkelerin ihracata yönelik ürünler<s>i</s> üretmeye yönelmesine ve ithalata bağımlılıklarının artmasına neden olmuştur. Hükümetlerin sermaye yanlısı politikalarında ısrar etmesi,  gıdanın şirketler tarafından kontrolünü arttırmış, gıda krizini derinleştirmiştir.  Şirketlerin gıda sistemi bir yandan ülkeleri ithal, sağlıksız ve pahalı gıda ürünleri ile doldururken, diğer yandan tarım girdilerinin fiyatlarını küresel olarak yükselmesi küçük çiftçileri/ köylüleri üretimden koparmakta, borca, yoksulluğa, açlığa ve sürüklemekte, mülksüzleştirmekte, yerlerinden yurtlarından etmektedir. Yoğun enerji ve kimyasal zehir kullanımını zorunlu kılan endüstriyel tarım sistemi aynı zamanda toprağı, suyu, havayı tahrip etmekte, iklim krizinin de önemli sebeplerinden birisi olmakta, insanların bağışıklığına ve sağlığına da  zarar vermektedir.</p></blockquote>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftci-sen.jpg" alt="ciftci sen" class="wp-image-17234" width="806" height="420" title="ÇİFTÇİ-SEN, &#039;EGEMENLİK&#039; ÇAĞRISI YAPTI 4"></figure>



<p><strong>Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü 17 Nisan.</strong><strong></strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Çiftçi-Sen’in de bileşeni olduğu La Via Campesina (Çiftçi-Yolu) kurulduğu günden bu yana  çok uluslu şirketlerin kontrol ettiği gıda sistemine karşı mücadele sürdürüyor, çiftçilerin,  kırsalda çalışan diğer insanların haklarını savunuyor. Bu mücadelede çitçiler/köylüler tıpkı 1996 yılının 17 Nisan’ında olduğu gibi bir çok arkadaşını kaybetmiştir. Brezilya’da Topraksız Kır İşçileri- MST’li çiftçiler toprağa erişmek için verdikleri meşru mücadele sırasında şirket ve devletin güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğramış ve 19 MST üyesi acımasızca katledilmiştir. La Via Campesina (Çiftçi Yolu) çiftçileri anmak ve onların katledilmesinin nedeni olan şirketlerin gıda sistemine karşı mücadelenin yükselteceği bir gün haline getirmek için 17 Nisan’ı “Çiftçi Mücadele Günü” olarak belirlemiştir. O tarihten bu yana her 17 Nisan’lar “Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü” olarak ortak gündemli değişik eylem ve etkinliklerle bütün Dünya da anılmaktadır.</p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>2022 yılının bir başka anlamı: köylü enternasyonalizmini gerçekleştirerek neoliberal tarım politikalarına, şirketlerin dayattığı İkili Ticaret Anlaşmalarına, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’nın (GATT) Uruguay  Raund’unda tarımın konu edilmesine ve 1995 yılında DTÖ’ne dönüştürülmesine karşı dayanışmanın ve kolektif mücadelenin başlamasının 30. Yılı olmasıdır.</p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>La Via Campesina açlık, toplumsal adaletsizlik, iklim değişikliği ve gıda krizinin çözümü olarak Gıda Egemenliğini tarif etmiştir. Gıda egemenliği halkların kendi kültürlerine uygun, sağlıklı gıdaları üretme, sahip olma ve kendi tarım sistemlerini belirleme hakkıdır. Şirketlerin ve piyasaların değil gıdayı üreten ve tüketenlerin ihtiyaçlarını temel alır. Gıda Egemenliği mücadelesi; mücadeleyi yürütenlerin ortak görüşlerini ifade eden Nyeleni Bildirgesi’yle de küresel bir hareket haline dönüşmüştür.</p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p> 2018 yılında kabul edilen “Birleşmiş Milletlerin Köylülerin ve Kırsal Bölgelerde Yaşayan Diğer Kişilerin Hakları Deklarasyonu” (Köylü Hakları Deklarasyonu )  Gıda Egemenliğini bir hak olarak tanımıştır. La Via Campesina 17 Nisan’ın bu yılki teması olarak, Gıda Egemenliği için hükümetlerin Köylü Hakları Deklarasyonu’ndaki yükümlülüklerini  yerine getirmelerini, köylüleri, küçük çiftçileri  destekleyici kamu politikaları uygulamalarını  talep ederek, bu talebe uygun mücadelelerini yıl boyunca yükseltme olarak  belirlemiştir.</p></blockquote>



<p><strong>(1)</strong>ÇİFTÇİ-SEN olarak,17 Nisan’da Ayvalık ve Salihli olmak üzere iki yerde etkinlik yapıyoruz.&nbsp; Ayvalık’ta “Gıda Egemenliği Mücadelesinde Zeytin Savunması”, Salihli’de “Gıda Egemenliği Mücadelesinde Agroekoloji” başlıklı söyleşi ve forumla çiftçilerin uluslararası enternasyonalist mücadelesine katkı sunmaya çalışacağız.</p>



<p><strong>(2) </strong>ÇİFTÇİ-SEN’in Kurucu üyesi olduğu La Via Campesina Avrupa Koordinasyonunu’da (ECVC) <strong>(</strong>3<strong>)</strong>17 Nisan Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken Avrupa Parlamentosu Üyelerine, Avrupa Komisyonu Başkanı’na ve diğer AB yetkililerine çağrıda bulunarak BM. Genel Kurulu’nda kabul edilen kısa adı “Köylü Hakları Deklarasyonu” olan “Birleşmiş Milletler Köylüler ve Kırsal Alanda Çalışan Diğer Kişilerin Hakları Bildirgesi”ni uygulamaları ve Halkların Gıda Güvencesi’nin teminatı olarak Gıda Egemenliği’nin tesis edilmesi için çaba sarf etmelerini istemiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-.jpeg" alt="ciftciler sendikasi" class="wp-image-17235" width="810" height="451" title="ÇİFTÇİ-SEN, &#039;EGEMENLİK&#039; ÇAĞRISI YAPTI 5" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi-.jpeg 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/04/ciftciler-sendikasi--768x427.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></figure>



<p><strong>Çiftçi Sen Olarak Diyoruz ki;</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>İthalata bağımlı tarım politikalarından vazgeçilmelidir.</li><li>Hasat dönemlerinde çiftçilerin ürün fiyatlarını baskılandıran ithalatlardan vazgeçilmelidir.</li><li>Çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılayan ve adil geliri garanti eden taban fiyat uygulamaları yapılmalıdır.</li><li>Dünya Ticaret Örgütü den çıkılmalı, Serbest Ticaret Anlaşmaları reddedilmelidir.</li><li>sağlıklı tohuma, toprağa, suya, havaya erişimi sağlanmalı, ekosistemi tahrip eden uygulama ve yatırımlardan vazgeçilmelidir.</li><li>Köylülerin/ çiftçilerin agroekolojik üretime geçişini kolaylaştıran kamu politikaları uygulanmalıdır.</li><li>Köy tüzel kişilikleri, mal varlıkları otlak ve meralarıyla birlikte geri verilmelidir.</li><li>Çiftçilerin atalık yerel tohumlarla üretim yapmasını zorlaştıran “Tohumculuk Yasası” iptal edilmeli, desteklerden yararlanamayan yerel atalık tohumla üretim yapan çiftçilerin desteklenmeleri sağlanmalıdır.</li><li>Mevsimlik tarım işçileri sosyal güvenceye kavuşturulmalı, iş güvenliği ve işçi sağlığı sağlanmalı, örgütlenmelerinin önünü açan düzenlemeler yapılmalıdır.</li><li>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen “Köylülerin ve Kırsal Bölgelerde Yaşayan Diğer Kişilerin Hakları Deklarasyonu”na (Köylü Hakları Deklarasyonu ) uygun iç hukuk düzenlemesi yapılmalıdır.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading">Köylü Hakları Deklarasyonu Hemen Şimdi Uygulansın!</h3>



<p>Gıda krizinin sürekli büyüdüğü, yoksulların, emekçilerin gıdaya erişiminin her geçen gün zorlaştığı günümüzde daha adil ve onurlu, halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu bir gıda sistemi bugün daha fazla ihtiyaçtır ve bunun için kolektif bir çaba gereklidir. Bunun içinde Kır ve kent arasında dayanışma ve sınıf ittifakları kurmaktan ve güçlendirmekten başka çaremiz yoktur.</p>



<p>17 Nisan Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle Gıda Egemenliği için birlikte mücadele etme çağrımızı yineliyoruz.</p>



<p>Köylü Hakları Deklarasyonu Hemen Şimdi Uygulansın!</p>



<p>Gıda Egemenliği Hemen Şimdi!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-egemenlik-cagrisi-yapti-17231/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/16659-16659/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/16659-16659/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 17:13:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[ULUSAL ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI KONSEYİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16659</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="641" height="380" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ZEYTIN.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ZEYTIN" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!... 6"></div>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nı, Madencilik Yönetmeliği&#8217;ni düzenleyen 115.maddeye eklediği fıkra ile &#8220;Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmelik değişikliği&#8221; kamuoyunda tepki ile karşılandı. RESMİ GAZETE, &#8216;KABUS FERMANI&#8217; OLDU!&#8230; 16 Nisan 2017 tarihinde ki referandum ile yürürlüğe giren &#8216;Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217; ile Cumhurbaşkanı ve Bakanlara tanınan Kararname ve yönetmelik çıkarma yetkisi, Milletin kabusu oldu. Pek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-ni-madencilik-yonetmeligi-ni-duzenleyen-115-maddeye-ekledigi-fikra-ile-zeytinlik-alanlarda-madencilik-faaliyetlerine-izin-veren-yonetmelik-degisikligi-kamuoyunda-tepki-ile-karsilandi">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nı, Madencilik Yönetmeliği&#8217;ni düzenleyen 115.maddeye eklediği fıkra ile &#8220;Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmelik değişikliği&#8221; kamuoyunda tepki ile karşılandı. </h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized" id="621dd68c434d7eee19fe0fe4"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/image.webp" alt="image" class="wp-image-16661" width="810" height="455" title="ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!... 7"><figcaption><br></figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="resmi-gazete-saray-fermani-oldu-madencilik-faaliyetleri-icin-zeytin-katliaminin-onu-acildi-geri-cekin-bu-yonetmeligi">RESMİ GAZETE, &#8216;KABUS FERMANI&#8217; OLDU!&#8230;</h3>



<h4 class="wp-block-heading" id="resmi-gazete-saray-fermani-oldu-madencilik-faaliyetleri-icin-zeytin-katliaminin-onu-acildi-geri-cekin-bu-yonetmeligi">16 Nisan 2017 tarihinde ki referandum ile yürürlüğe giren &#8216;Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217; ile  Cumhurbaşkanı ve Bakanlara tanınan Kararname ve yönetmelik çıkarma yetkisi, Milletin kabusu oldu. Pek çok konu TBMM Genel Kurulu&#8217;na gelmeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gece yarısı imzalanarak Resmi Gazete&#8217;de yayınlanıp yürürlüğe giriyor&#8230;</h4>



<h4 class="wp-block-heading" id="resmi-gazete-saray-fermani-oldu-madencilik-faaliyetleri-icin-zeytin-katliaminin-onu-acildi-geri-cekin-bu-yonetmeligi">Bir ritüele dönüşen bu durum, vatandaşlarda tedirginlik yaratmaya başladı. Zira, 21 Eylül 2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayınlanan ve &#8216;Madencilik Yönetmeliği&#8217;ni düzenleyen 115.maddede yapılan değişikliğe 01 Mart 2022 (dün) eklenen fıkra ile &#8220;Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmelik değişikliği&#8221; kamuoyunda tepki ile karşılandı. </h4>



<p><strong>Madencilik Yönetmeliği&#8217;nin 115. maddesine eklenen bir fıkra ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, madencilik faaliyetleri için zeytinliklerin taşınması, taşınan, yok edilen zeytinlik alan kadar alanın zeytinlik olarak tesis edilmesi kararlaştırıldı.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized" id="621dd68c434d7eee19fe0fe3"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/image-1.webp" alt="image 1" class="wp-image-16662" width="807" height="536" title="ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!... 8" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/image-1.webp 635w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/image-1-282x188.webp 282w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="resmi-gazete-saray-fermani-oldu-madencilik-faaliyetleri-icin-zeytin-katliaminin-onu-acildi-geri-cekin-bu-yonetmeligi">&#8216;Geri Çekin Bu Yönetmeliği&#8217;</h3>



<p>Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu değişiklikle ülke genelinde zeytin katliamının yaşanacağı endişesi var. </p>



<p>Kaz Dağları başta olmak üzere zeytinlik alanların büyük bölümünde madencilik faaliyeti için çok sayıda izin alındığı biliniyor. Madencilik Yönetmeliği’nin 115. maddesine eklenen bir fıkra ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, madencilik faaliyetleri için zeytinliklerin taşınması, taşınan, yok edilen zeytinlik alan kadar alanın zeytinlik olarak tesis edilmesi kararlaştırıldı. </p>



<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Yönetmeliğinde değişiklik yaparak madencilik faaliyetleri için zeytinlikleri yok edecek düzenleme 1 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. Daha önce defalarca&nbsp;Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ne getirilen ve zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını öngören düzenlemeler tüm siyasi partilerin karşı çıkması ile engellenmişti</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="zeytinciligin-idam-fermani">&#8220;Zeytinciliğin idam fermanı&#8221;</h3>



<p>“Zeytinciliğin idam fermanı” olarak adlandırılan, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren düzenleme bu kez Maden Yönetmeliği’ne eklenen bir fıkra ile gündeme geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile maden sahalarına denk gelen zeytinlik alanların taşınması öngörülüyor. </p>



<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın 21/9/2017&nbsp;tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin 115 inci maddesine eklediği fıkra şöyle:&nbsp;</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>“Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı&nbsp;rehabilite&nbsp;ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir. </em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı&nbsp;rehabilite&nbsp;ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesi zorunludur.&nbsp;</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflardan ve zeytin sahasının taşınmasından kaynaklanan tüm taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça, zeytin bahçesi tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir.”</em></strong></p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading" id="zeytincilik-kanunumuz-bir-yonetmelik-araciligiyla-bir-kez-daha-delinmek-isteniyor">&#8220;Zeytincilik kanunumuz bir yönetmelik aracılığıyla bir kez daha delinmek isteniyor&#8221;</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized" id="621de9cb93756793211076f2"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/image-4.jpeg" alt="image 4" class="wp-image-16663" width="808" height="454" title="ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!... 9"></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="ulusal-zeytin-ve-zeytinyagi-konseyi-cikarilan-yonetmelige-tepkili">&#8216;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi&#8217; çıkarılan yönetmeliğe tepkili&#8230;</h3>



<p>Sektörün hiç bir şekilde görüşü alınmadan Zeytincilik kanununun bir yönetmelik aracılığıyla bir kez daha delinmek istendiğini söyleyen <strong>Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı (UZZK) Dr. Mustafa Tan</strong>, Bakanlık kararına tepki gösterdi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Bloomberg HT</strong>&#8216;nin haberine göre <strong>Tan</strong>, kamuoyu ile paylaştığı açıklamada, <strong><em>&#8220;Zeytincilik sektörümüz son anda bize ulaşan bu baskın yönetmelikle bir kez daha huzursuz edildi. Sektörümüzün hiç bir şekilde görüşü alınmadan Zeytincilik kanunumuz bir yönetmelik aracılığıyla bir kez daha delinmek isteniyor. Zeytin ağacımızı ve kanunumuzu hukuka karşı bu girişimlere karşı 25 yıldır&nbsp;TBMM’de tam yedi kez koruduk. Bu kez de koruyacak, bir kez daha hak yerini bulacak ve kazanacağız.&nbsp;Yargı&nbsp;süreci başlamadan yönetmeliği iptal ederek elinizi kutsal zeytin ağacından derhal çekin&#8221;</em></strong> çağrısında bulundu.</p></blockquote>



<h4 class="wp-block-heading" id="ciftciler-sendikasi-yazili-aciklama-yayinlayarak-duruma-tepki-gosterdi">ÇİFTÇİLER SENDİKASI,YAZILI AÇIKLAMA YAYINLAYARAK DURUMA TEPKİ GÖSTERDİ</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Ciftciler-Sendikasi-edited.png" alt="Ciftciler Sendikasi edited" class="wp-image-16665" width="805" height="502" title="ZEYTİN TARIMINA,MADEN TEHDİTİ!... 10"></figure>



<p><strong>K</strong>ısa adı <strong>ÇİFTÇİ-SE</strong>N olan <strong>Çiftçiler Sendikası</strong> Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak yürürlüğe giren ve &#8216;Zeytinlik Alanlarının yok olmasına neden olacak&#8217; olan Madencilik Yönetmeliği&#8217;nde yapılan değişikliğe yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi.</p>



<p><strong>Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem</strong> ismi ile yapılan yazılı açıklamada;</p>



<p>&#8220;<strong>Yönetmelik yardımıyla Zeytinliklerin enerji ve maden şirketlerinin talanına açılmasına HAYIR!</strong>&#8220;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="zeytin-agaclarimizin-buyuk-bir-bolumu-yuzyillardir-yasamaktadir-asirlik-ozellikleri-ile-mutlaka-korunmasi-gereken-birer-kiymetli-tarihi-eserdir-gelecege-mirastir"><p><em>Zeytin ağaçlarımızın büyük bir bölümü yüzyıllardır yaşamaktadır. Asırlık özellikleri ile mutlaka korunması gereken birer kıymetli tarihi eserdir, geleceğe mirastır.</em></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="akp-hukumeti-zeytin-yetistiricilerinin-aleyhine-sanayicinin-maden-sirketlerinin-ve-enerji-sirketlerinin-lehine-bir-ayirimcilik-yaptigini-hicbir-zaman-gizlememistir-onun-icin-yururlukte-olan-3573-sayili-zeytinciligin-islahi-ve-yabanilerinin-asilattirilmasi-hakkindaki-kanun-zeytinliklerin-yok-edilmesini-zaman-zaman-yasal-olarak-engellediginden-akp-yi-her-zaman-rahatsiz-etmistir-akp-de-rahatsizlik-yaratan-3573-sayili-zeytincilik-kanunu-un-20-inci-maddesinin-1-inci-fikrasinda-zeytinlik-sahalari-icinde-ve-bu-sahalara-en-az-3-kilometre-mesafede-zeytinyagi-fabrikasi-haric-zeytinliklerin-gelismesine-mani-olacak-kimyevi-atik-birakan-toz-ve-duman-cikaran-tesis-yapilamaz-ve-isletilemez-ifadesidir"><p><em>AKP hükümeti zeytin yetiştiricilerinin aleyhine, sanayicinin, maden şirketlerinin ve enerji şirketlerinin lehine bir ayırımcılık yaptığını hiçbir zaman gizlememiştir. Onun için, yürürlükte olan “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun” zeytinliklerin yok edilmesini zaman zaman yasal olarak engellediğinden, AKP’yi her zaman rahatsız etmiştir.&nbsp; AKP’de rahatsızlık yaratan, 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’un 20’inci maddesinin 1’inci fıkrasında “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin… gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” İfadesidir.</em></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="zeytinlik-alanlarini-ranta-acabilmek-icin-daha-oncede-7-kez-meclise-kanun-tasarisi-getirmisler-ama-degistirmeyi-basaramamislardir-2012-yilinda-bu-kez-farkli-bir-yontemle-zeytinliklerin-katledilmesini-engelleyen-yasal-engelleri-kanun-hukmunde-kararname-cikartarak-asmaya-calismislar-ama-danistay-daireler-kurulu-kararnameyi-kanunsuz-oldugundan-dolayi-iptal-etmistir-ancak-14-ay-yururlukte-kalan-bu-kanunsuz-yonetmelik-yuzunden-18-350-dekar-zeytinlik-alanda-26-adet-maden-isletmesi-kamu-yarari-adi-altinda-faaliyete-gecmis-binlerce-agac-maden-sirketleri-tarafindan-katledilmistir"><p><em>Zeytinlik alanlarını ranta açabilmek için daha öncede 7 kez Meclise kanun tasarısı getirmişler ama değiştirmeyi başaramamışlardır. 2012 yılında, bu kez farklı bir yöntemle zeytinliklerin katledilmesini engelleyen yasal engelleri “Kanun Hükmünde Kararname” çıkartarak aşmaya çalışmışlar , ama Danıştay Daireler Kurulu kararnameyi “Kanunsuz” olduğundan dolayı iptal etmiştir. Ancak 14 ay yürürlükte kalan bu kanunsuz yönetmelik yüzünden 18.350 dekar zeytinlik alanda 26 adet maden işletmesi “kamu yararı” adı altında faaliyete geçmiş, binlerce ağaç maden şirketleri tarafından katledilmiştir.</em></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="akp-hukumeti-bugun-de-benzer-bir-uygulamayi-devreye-sokmustur-madencilikle-ilgili-cikarilan-bir-yonetmelikle-zeytincilik-yasasi-asilmaya-calisilmaktadir-daha-sonra-bu-yasa-iptal-ettirilse-dahi-binlerce-agac-katledilmis-binlerce-dekar-arazi-madencilige-acilmis-olacaktir-yonetmeligin-iptal-edilmesi-durumunda-bile-tehlikenin-boyutunun-ne-kadar-buyuk-oldugu-gecmiste-yasanan-orneklerden-gorulmektedir"><p><em>AKP hükümeti bugün de, benzer bir uygulamayı devreye sokmuştur. Madencilikle ilgili çıkarılan bir yönetmelikle, “Zeytincilik Yasası” aşılmaya çalışılmaktadır. Daha sonra bu yasa iptal ettirilse dahi, binlerce ağaç katledilmiş, binlerce dekar arazi madenciliğe açılmış olacaktır. Yönetmeliğin iptal edilmesi durumunda bile tehlikenin boyutunun ne kadar büyük olduğu, geçmişte yaşanan örneklerden görülmektedir.</em></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="zeytin-yetistirme-tarzi-geregi-partikuller-ve-havanin-kirlenmesine-karsi-hassas-olan-bitkilerdendir-havanin-kirlenmesi-capi-yaklasik-50-kilometre-olan-bir-alandaki-zeytin-agaclarinin-buyume-ve-yetismesini-olumsuz-etkiler-yani-bu-yonetmelik-vasitasiyla-sadece-zeytin-agaclari-kesilmis-olmayacak-maden-alani-olarak-acilan-yerlerin-yarattigi-kirlilik-nedeniyle-cevrelerindeki-zeytinliklerden-de-mahsul-alinamayacak-gida-da-sirketlere-ve-disa-bagimlilik-artacak-gida-krizi-derinlesecek"><p><em>Zeytin, yetiştirme tarzı gereği, partiküller ve havanın kirlenmesine karşı hassas olan bitkilerdendir. Havanın kirlenmesi&nbsp; çapı&nbsp; yaklaşık 50 kilometre olan bir&nbsp; alandaki&nbsp; Zeytin ağaçlarının büyüme ve yetişmesini&nbsp; olumsuz etkiler. Yani bu yönetmelik vasıtasıyla sadece zeytin ağaçları kesilmiş olmayacak maden alanı olarak açılan yerlerin yarattığı kirlilik nedeniyle çevrelerindeki zeytinliklerden de mahsul alınamayacak. Gıda da şirketlere ve dışa bağımlılık artacak, gıda krizi derinleşecek.</em></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow" id="ciftcilerin-lehine-olan-tarim-arazilerinin-amac-disi-kullanimini-engelleyen-yasalarin-yok-sayilmasi-kabul-edilemez-doganin-tarim-arazilerinin-sirketlere-peskes-cekilmesine-hayir-demek-zorundayiz-bu-yonetmelik-derhal-geri-cekilmelidir-birlikte-oldugumuzda-guclu-oldugumuzu-zeytinliklere-yonelik-her-saldirida-gorduk-enerjimizi-toplamaliyiz-ve-israrla-ureticiler-tuketiciler-ekolojistler-cevreciler-olarak-birlikte-olmaliyiz-bu-yonetmelige-karsi-da-mucadelemizi-yukseltmeliyiz-denildi"><p><em>Çiftçilerin lehine olan, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını engelleyen yasaların yok sayılması&nbsp; kabul edilemez. Doğanın, tarım arazilerinin şirketlere peşkeş çekilmesine hayır! Demek zorundayız. Bu yönetmelik derhal geri çekilmelidir. Birlikte olduğumuzda güçlü olduğumuzu zeytinliklere yönelik her saldırıda gördük. Enerjimizi toplamalıyız. Ve ısrarla üreticiler, tüketiciler, ekolojistler, çevreciler olarak birlikte olmalıyız, bu yönetmeliğe karşı da mücadelemizi yükseltmeliyiz.&#8221;</em> denildi&#8230;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/16659-16659/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇİFTÇİ-SEN UYARDI; &#8220;Ekmek ‘Küresel Şirketlerin’ Ağzında&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-uyardi-ekmek-kuresel-sirketlerin-agzinda-15076/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-uyardi-ekmek-kuresel-sirketlerin-agzinda-15076/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 13:11:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15076</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="720" height="400" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Bugday-Ciftci-Sen.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Buğday Çiftçi-Sen" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="ÇİFTÇİ-SEN UYARDI; &quot;Ekmek ‘Küresel Şirketlerin’ Ağzında...&quot; 11"></div>Çiftçiler Sendikası ( Çiftçi-Sen), &#8220;İthal Buğday ve Sağlıksız Gıda&#8221; konuları üzerinde kamuoyuna çağrıda bulundu. Üzüm, tütün, fındık, ayçiçeği, hububat, zeytin ve çay üreticilerinin haklarını aramak için örgütlendiği,bir çatı altında toplanmasıyla kurulan Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen),Yayınladığı yazılı açıklama ile artan döviz kurları ve yaşanan gıda yetersizliği ve de bununla beraber,ithal edilen bazı gıda ürünlerinin halk sağlığına zararları hakkında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Çiftçiler Sendikası ( Çiftçi-Sen), &#8220;İthal Buğday ve Sağlıksız Gıda&#8221; konuları üzerinde kamuoyuna çağrıda bulundu. </h3>



<p><strong>Üzüm, tütün, fındık, ayçiçeği, hububat, zeytin ve çay üreticilerinin haklarını aramak için örgütlendiği,bir çatı altında toplanmasıyla kurulan Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen),Yayınladığı yazılı açıklama ile artan döviz kurları ve yaşanan gıda yetersizliği ve de bununla beraber,ithal edilen bazı gıda ürünlerinin halk sağlığına zararları hakkında  kamuoyunu ve yetkilileri uyardı&#8230;</strong></p>



<p>Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu adıyla yazılı olarak yapılan açıklamada; </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Bugday-Basak.jpg" alt="Bugday Basak" class="wp-image-15078" width="801" height="444" title="ÇİFTÇİ-SEN UYARDI; &quot;Ekmek ‘Küresel Şirketlerin’ Ağzında...&quot; 12"></figure>



<p>&#8220;<strong>Göbeklitepe’ye 30 km. uzaklıkta Karacadağ tepelerinde MÖ 9500 yılına ait ilk evcilleştirilmiş buğday türü küçük kızıl buğday bulundu. Yani yüz binlerce yıldır bu topraklarda buğday ekiliyor ve Anadolu halkı bu temel gıdasını kutsal kabul ediyor.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">Küresel Şirketler Tohum ve Gübre Piyasasının Yarısını Ele Geçirmiş Durumda</h3>



<p><em><strong>Ancak bugün tükettiğimiz buğday, binlerce yıl ıslah ederek tükettiğimiz buğday çeşitleri değil. Hatta 60- 70 yıl önce tükettiğimiz buğdaylar da değil. Bugün tüm insanlığa dayatılan buğday “Yeşil Devrim”le beraber Rockefeller Vakfının 1946 yılında Meksika’da başladığı çalışmaların sonucu oluşturulan buğday cinsleri. İnsanların beslenmesini ve sağlığını gözetmeyen, birim alandan en fazla ürün almayı hedefleyen çalışmaların ürünü. Verimleri ancak kimyasallarla artırılabiliyor. Sağlığımız üzerindeki olumsuz etkileri bir yana buğday tohumları artık şirketlerin elinde ve çiftçi her yıl bu tohumları satın almak zorunda.  Dört küresel şirket tohum ve kimyasal zehir  piyasasını, 10 küresel gübre şirketi de gübre piyasasının %50’sini eline geçirmiş durumda. Bu tarz üretimin şirketlerin önünü açması kaçınılmazdır. ABD, Kanada, Avustralya, Fransa, Ukrayna ve Rusya gibi geniş ekim alanlarına sahip, endüstriyel buğday üretimi oturmuş ülkeler buğday ihracatının tamamını karşılıyor. Türkiye ise 2020 yılına gelindiğinde Endonezya’nın ardından Dünyanın ikinci büyük buğday ithalatçısıdır.</strong></em></p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.istanbulgercegi.com/uploaded/bilgilendirme/2021/buyuk/ciftci-senden-cagri-hububatta-referans-fiyati-yeni-1621840724.jpg" alt="Çiftçi-Sen&#039;den çağrı: Hububatta referans fiyatı yeniden belirlenmeli -  istanbulgercegi.com" width="805" height="403" title="ÇİFTÇİ-SEN UYARDI; &quot;Ekmek ‘Küresel Şirketlerin’ Ağzında...&quot; 13"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Türkiye Dünyanın ikinci büyük buğday ithalatçısıdır. </h3>



<p><em><strong>1950’li yıllarda ülkemize dayatılan endüstriyel tarım yöntemleri devlet tarafından çiftçiler desteklenerek yaygınlaştırıldı. 1980’li yıllarda ise IMF, Dünya Bankası ve daha sonra DTÖ eliyle dayatılan neoliberal politikalarla devlet destekleri durduruldu.  Desteklemelerden mahrum bırakılmış, yoğun girdi kullanımına mahkum edilmiş çiftçilerin hem girdi tedarikinde, hem de pazarlamada şirketlere bağımlılığı arttı.</strong></em></p>



<p><em><strong>Son yıllarda ülkemizde üretilen buğdayın çiftçilerden alım fiyatı hasat dönemlerinde TMO tarafından ithalat yapılarak baskılanmaktadır. 2021 kurak bir yıl olmuş, buğday üretiminde ciddi kayıplar yaşanmıştır. Mayıs ayında Bakan Pakdemirli çok iyi bir fiyat verdiklerini söyleyerek ve hatta övünerek buğdayın fiyatını 2 bin 250 TL/ton olarak açıklamıştı. Daha sonra TMO’ya yaptırılan sıfır gümrüklü buğday ithalatı ihalelerinde bakanın açıkladığı fiyatı ikiye katlayan buğday alımları yapıldı. Üstelik bu buğdaylar sanayiciye ithalat fiyatının çok daha altında fiyatlarla devredilerek yine şirketler desteklendi. </strong></em></p>



<p><em><strong>Bu ekim döneminde dışa bağımlı olduğumuz petrol ve kimyasal gübre vb. girdi fiyatlarında büyük artışlar yaşandı. Kur artışları girdilerde günlük, hatta saatlik artışlara neden oldu ve olmaya da devam ediyor. Üretici ilk defa kimyasal gübresiz ekim yapmak zorunda bırakıldı. Bütün bunlar gelecek günlerin daha da kötü olacağının, ithalata ve şirketlere daha da bağımlı olacağımızın işaretleridir. Sadece buğdayda, ekmekte değil bütün ürünlerde yaşanan bu durum gıda krizidir. Daha doğrusu endüstriyel tarımın krizidir. Pandemi dönemi ve yaşadığımız kriz, endüstriyel tarımın ne kadar kırılgan, sorunlu bir üretim tarzı olduğunu ve yoksulları açlığa mahkum edeceğini göstermiştir.</strong></em></p>



<p><em><strong>Gıda enflasyonu herkesin gıdaya ulaşabilmesini engelleyerek gıda güvencesini, ithalata dayalı uygulamalar nasıl üretildiğini bilmediğimiz gıdalara mahkum ederek gıda güvenliğini yok etmektedir. Hem gıda güvenliğini, hem gıda güvencesini sağlayacak olan halkın kendi gıda sistemi yani GIDA EGEMENLİĞİ’dir. Bugün  paylaşmaktan, dayanışma içinde olmaktan ve birlikte GIDA EGEMENLİĞİ’ni inşa etmekten başka yol yoktur.</strong></em></p>



<p><strong>Ç</strong><strong>iftçi-Sen olarak diyoruz ki;</strong></p>



<p>Biz çiftçiler olarak üretime devam etmek, halkımızı beslemek istiyoruz. Bunun için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Çiftçileri girdilerde şirketlere bağımlı kılan endüstriyel tarımsal üretim sisteminden vazgeçilmeli; yerel, atalık tohumlarla ve geleneksel yöntemlerle üretim yapan üreticiler desteklenmeli, kamu tarafından taban fiyat uygulanmalı ve destekleme alımları yapılmalıdır.</li><li>İthalat yapılarak şirketler desteklenmektedir. Halkın gıda ihtiyacını karşılamak için yapılması gereken şirketlere verilen desteğin kesilerek küçük aile tarımı yapan çiftçilerin üretmesini sağlamak olmalıdır.</li><li>Sertifikalı şirket tohumlarına destek verilmesi yerine, kuraklığa dayanıklı ve değişen iklim koşullarına çok daha kolay uyum sağlayabilen atalık, yerel&nbsp; tohumların ekimi teşvik edilmeli, desteklenmelidir.</li><li>Çiftçilerin sendikalaşmasının önündeki her türlü antidemokratik engeller kaldırılmalıdır.</li><li>Türkiye, BM Kurulunda kabul edilen kısa adı <strong>“K</strong><strong>öylü Hakları Deklarasyonu”</strong> olan &#8220;Köylüler ve Kırsal Alanda Çalışan Diğer Kişilerin Hakları Bildirgesi’ni amasız, fakatsız kabul etmeli ve uygulamalıdır.&nbsp;</li><li>Üreticilerin söz ve karar sahibi olduğu demokratik bir tarım programı oluşturulmalı ve uygulanmalıdır.</li></ul>



<p><strong>Toprak, Onur, Yaşam!</strong>&#8221; denildi&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1231876595985633283/7Ft82VvR_400x400.jpg" alt="Çiftçi-Sen (@ciftcisen) / Twitter" width="658" height="658" title="ÇİFTÇİ-SEN UYARDI; &quot;Ekmek ‘Küresel Şirketlerin’ Ağzında...&quot; 14"></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-uyardi-ekmek-kuresel-sirketlerin-agzinda-15076/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçi-Sen: &#8221;Covid-19 Pandemisi Gıda Enflasyonuna Neden Oldu&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-covid-19-pandemisi-gida-enflasyonuna-neden-oldu-10196/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-covid-19-pandemisi-gida-enflasyonuna-neden-oldu-10196/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2021 11:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçisen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=10196</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="879" height="494" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/05/1613370853479-ciftcii-depo-traktor-16-9-1613348755.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="1613370853479-ciftcii-depo-traktor-16-9-1613348755" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/05/1613370853479-ciftcii-depo-traktor-16-9-1613348755.jpg 879w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/05/1613370853479-ciftcii-depo-traktor-16-9-1613348755-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 879px) 100vw, 879px" title="Çiftçi-Sen: &#039;&#039;Covid-19 Pandemisi Gıda Enflasyonuna Neden Oldu&#039;&#039; 15"></div>Çiftçiler Sendikası'nın açıklaması.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Çiftçiler Sendikası Çiftçi-Sen, Pandemi sürecinin gıda enflasyonuna yol açtığını vurgulayan bir açıklama yayınladı.</strong></p>



<p>Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem imzası taşıyan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>



<p>1984 yılından bu yana Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun (IFAP) kuruluş günü olan 14 Mayıs, “Dünya Çiftçiler Günü” adı altında kutlanıyor. Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu tarım şirketlerini de içinde barındıran, büyük gıda şirketlerinin yönettiği bir organizasyondur. İkinci paylaşım savaşı sonrasında, 1946 yılında kurulmuştur. Bilindiği gibi 1946 yılından sonra ülkelerarası yeni iş bölümü ve “Yeşil Devrim” adı altında tarımı şirketlerin kontrolüne geçirmenin ilk adımları atılmaya başlanmıştır. IFAP da “Yeşil Devrim” proje ve politikalarının ürünü olarak ortaya çıkmış ve 1947 yılında kabul edilen Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’na uygun hareket etmeye çalışmıştır. 1980’li yıllar ise tüm Dünya’da neoliberal politikaların hakim olmaya başladığı yıllardır. Uygulanan neoliberal tarım politikalarıyla şirketlerin önü daha da açılırken, küçük çiftçiler yok edilmektedir. Bugünün kutlanmak üzere 1984 yılında ortaya çıkması da manidardır. Lakin şirketlerin kendileri dışında üretim yapan hiçbir çiftçiye tahammülü yoktur, bu nedenle Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun  (IFAP) kendisi de kurum olarak neoliberal politikalardan etkilenmiş ve ekonomik nedenlerle 2010 yılında tasfiye olmuştur. Onun yerine şirketler, kendilerinin daha da belirgin olduğu Dünya Çiftçileri Örgütü (WFO) adı altında yeni bir örgütlenmeye gitmişlerdir.</p>



<p>Uygulanan neoliberal tarım politikaların sonucu olarak bir yanda şirketler, diğer yanda ise kazanmayan, mesleklerini topraklarını kaybeden, sözleşmelerle şirketlere bağlanan, çiftçilik bilgileri değersizleşen, tohumları yasaklanan küçük çiftçiler, aile tarımı yapanlar, köylüler vardır.</p>



<p><strong>&#8221;Covid-19 Salgını Yoksulların Sağlıklı Gıdaya Erişim Haklarını Ellerinden Almıştır&#8221;</strong></p>



<p>Covid-19 Salgınıyla beraber yoksulların sağlıklı gıdaya erişemez hale geldiklerinin altı çizilen açıklamada &#8221;Siyasi iktidarlar Covid-19 pandemisini gerekçe göstererek ortaya koydukları yasaklarla şirketlerin gıda sistemini güçlendirecek kararları almışlardır. Oysa salgın, sağlıklı gıdaları üretmenin ve onlara ulaşmanın; yetersiz beslenme ve açlığa karşı yerel gıda sistemlerinin önemini ve dirençliliğini, gıdanın giderek daha az sayıda şirketin eline geçmesinin tehlikesini göstermiş, gıda enflasyonuna yol açmış, yoksulların sağlıklı gıdaya erişim haklarını da ellerinden almıştır. </p>



<p>Gelinen noktada iki farklı gıda sistemi söz konusudur. Birincisi: ekolojik sistemi tahrip eden, endüstriyel temelli, kâr amaçlı, petrole dayalı, şirketlerin gıda sistemi. İkincisi: halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu tarım ve gıda sistemlerini belirleme hakkına sahip olduğuna inanan halkın gıda sistemi olan Gıda Egemenliği’dir&#8221; denildi.</p>



<p>Açıklama şu ifadelerle sona erdi :</p>



<p>&#8221;Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu tarım şirketlerini de içinde barındıran, büyük gıda şirketlerinin yönettiği bir organizasyondur. Küçük çiftçilerin kendilerini yok etmeye çalışan şirketlerle birlikte kutlayacak günleri yoktur.</p>



<p>Dünyanın küçük çiftçileri 1996 yılında beri 17 Nisan’ı Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü olarak belirlemiştir. 1996 yılının 17 Nisan gününde, Brezilya’da MST (Topraksız Kır İşçileri Hareketi) üyeleri toprağa erişmek, tarım reformu yapmak için verdikleri meşru mücadele sırasında Eldorado do Carajas’da şirket ve devletin güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğramış, 19 MST üyesi acımasızca katledilmiştir. Bu nedenle küçük çiftçilerin küresel örgütü La Via Campesina 17 Nisan’ı Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Günü olarak ilan etmiştir.</p>



<p>Endüstriyel gıda sisteminin bir parçası olan ve çiftçiyi üretim yapamaz hale getirenlerin ortaya attıkları bir gün çiftçilerin günü olamaz&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-covid-19-pandemisi-gida-enflasyonuna-neden-oldu-10196/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçi-Sen’den 17 Nisan Açıklaması: &#8221;Gelecek, Gıda Egemenliğinde!&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftci-senden-17-nisan-aciklamasi-gelecek-gida-egemenliginde-8658/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftci-senden-17-nisan-aciklamasi-gelecek-gida-egemenliginde-8658/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 19:43:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=8658</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="636" height="544" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/04/WhatsApp-Image-2021-04-13-at-18.13.33.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="WhatsApp Image 2021-04-13 at 18.13.33" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="Çiftçi-Sen’den 17 Nisan Açıklaması: &#039;&#039;Gelecek, Gıda Egemenliğinde!&#039;&#039; 16"></div>Çiftçi-Sen’den 17 Nisan Açıklaması]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çiftçiler Sendikası Çiftçi- Sen, yayınladığı bir açıklamayla Uluslararası Çiftçi Mücadele Gününün 25. Yıl dönümünü kutladı. </p>



<p>17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadeleleri Gününün öneminin vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: </p>



<p>&#8221;1996 yılının 17 Nisan ‘ında  Brezilya’da Topraksız Kır İşçileri- MST’li çiftçiler toprağa erişmek için verdikleri meşru mücadele sırasında şirket ve devletin güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğradı. 19 MST üyesi acımasızca katledildi. Çiftçilerin küresel örgütü La Via Campesina 17 Nisan’ın Çiftçi Mücadele Günü olarak anılmasını kararlaştırdı. O tarihten bu yana 17 Nisan’lar Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü her yıl farklı bir konu öne çıkartılarak dünya ölçeğinde anılmakta.</p>



<p>Yine 1996 yılının 13-17 Kasım’ında BM- FAO tarafından düzenlenen Dünya Gıda Zirvesi’nde,&nbsp; La Via Campesina&nbsp; açlığa, yetersiz beslenmeye, obeziteye, eşitsizliğe, ekolojik sistemlerin örselenmesine ve iklim krizine sebep olan endüstriyel kapitalist gıda sistemine karşı&nbsp; halkın gıda sistemini, yani “Gıda Egemenliği”ni ifade etti.&nbsp; “Gıda Egemenliği” merkezinde küçük çiftçilerin ve gıdaya ihtiyaç duyanların olduğu ve onların ortak karar alma mekanizmalarını yaratarak her halkın kendi kültürlerine uygun gıdayı üretme ve tüketme biçimlerini oluşturabilme hakkıdır.</p>



<p>Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü’nün ilan edilişinin ve Gıda Egemenliğinin ilk defa dillendirilişinin 25. yılındayız. Çiftçiler Sendikası’nın da bileşeni olduğu La Via Campesina&nbsp; bu yılın konusunu Gıda Egemenliği mücadelesini yükseltmek olarak belirledi.</p>



<p>Bileşeni olduğumuz La Via Campesina&nbsp; yıllardır şirketlerin gıda sistemine karşı Gıda Egemenliği için mücadele ediyor ve önemli mesafeler kat edilmiş durumda. 2018’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Köylülerin ve Kırsalda Çalışan Diğer İnsanların Hakları Deklarasyonu’nu kabul etmesi, Gıda ve Tarım Örgütü- FAO gibi bir örgütün gıda egemenliğini kabul ettiğini ifade etmesi, Ekvator, Venezuella, Mali, Bolivya, Nepal ve Senegal gibi bazı hükümetlerin gıda egemenliğini politikaları içerisine, bazılarının da anayasalarına dahil etmeleri gibi örnekler gıda egemenliği mücadelesinin kazanımlarıdır.&nbsp;</p>



<p>Elde edilen bütün bu kazanımları yok edebilmek için şirketler hız kesmeden Birleşmiş Milletler ve uluslararası kurumlar üzerinde çalışmalar yapmaktadırlar. Üstelik, şirketler Covid 19 pandemisini gerekçe yaparak kendi gıda sistemlerini güçlendirecek kararların alınmasını sağlayabilmektedirler.&nbsp; Gıda Egemenliği’nin halkın gıda sistemi olduğunu kavramayıp gıda egemenliğini bir ülkenin tarımsal üretimini&nbsp; ithalat ve ihracat meselesine indirgeyen, ikinci gıda rejimine özlem duyan ve bu nedenle de endüstriyel üretim tarzına laf söylemeyen anlayışların da şirketlerin gıda sistemine katkıları az değildir.</p>



<p>Oysa salgın, sağlıklı gıdaları üretmenin ve ulaşmanın, yetersiz beslenme ve açlığa karşı yerel gıda sistemlerinin önemini ve dirençliliğini, gıdanın giderek daha az sayıda şirketin eline geçmesinin tehlikesini göstermiştir.&nbsp; Daha adil ve onurlu, halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu bir gıda sistemi <s>ne</s> bugün daha fazla ihtiyaçtır ve bunun için kolektif bir çaba gereklidir.</p>



<p>17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü vesilesiyle Gıda Egemenliği için birlikte mücadele etme çağrımızı yineliyoruz.</p>



<p>Geleceğimiz Gıda Egemenliğindedir. </p>



<p>Dayanışma gücümüzdür!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftci-senden-17-nisan-aciklamasi-gelecek-gida-egemenliginde-8658/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçiler Sendikası’na Uluslararası destek</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasina-uluslararasi-destek-5835/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasina-uluslararasi-destek-5835/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2021 15:24:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[ECVC]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=5835</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="800" height="498" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/viaavrupa.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="viaavrupa" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/viaavrupa.jpg 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/viaavrupa-768x478.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" title="Çiftçiler Sendikası’na Uluslararası destek 17"></div>ECVC: Çiftçi hakları mücadelesinde Çiftçi-Sen ile dayanışma içindeyiz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu, Çiftçi-Sen&#8217;in sendikalaşma mücadelesinde dayanışma içinde olduklarını vurguladı. Açıklamada, &#8220;Türkiye Cumhuriyeti yetkililerini Birleşmiş Milletler Köylü Hakları Deklarasyonu’nda (UNDROP) belirtilen haklara daha geniş bir şekilde saygı göstermeye ve bunları uygulamaya çağırıyoruz&#8221; denildi.</p>



<p>Çiftçi-Sen&#8217;in kurucu üyesi olduğu La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu (ECVC), Çiftçi-Sen&#8217;in sendikalaşma mücadelesine destek verdiklerini ve dayanışma içinde olduklarını belirtti. Açıklamada, &#8220;Çiftçilere sendikalaşma eyleminin bir sonucu olarak idari para cezası verilmesi kabul edilemez ve ayrımcı bir tavırdır. ECVC, bu para cezalarının iptal edilmesini talep etmektedir&#8221; denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: </p>



<p>&#8221;Türkiye&#8217;de çiftçilerin sendika kurma mücadelesinin uzun bir geçmişi var. İlk adımlar 60&#8217;ların sonlarında atıldı ve bugün birçok demokratik olmayan kesinti ve müdahaleye rağmen mücadele hala devam ediyor. Çiftçi-Sen çiftçilere sendikalaşma hakkının verilmediği bir yasal ve siyasi ortamda, uzun süredir hukuki ve siyasi mücadele vermektedir.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kapsamında, çiftçi sendikalarının kurulması için yasal hüküm bulunmaması nedeniyle, çiftçilerin sendika kurmasına izin verilmemekte. Bu da çiftçilerin haklarının ve statülerinin tanınmaması ve sendika kurabilmeleri için gerekli yasal işlemlerin yapılamaması anlamına gelmektedir.</p>



<p><br>Çiftçi-Sen 1 Şubat 2020 tarihinde İzmir&#8217;de düzenlediği konferansla, 21 Şubat 2020&#8217;de Çiftçi-Sen (Çiftçi-Sen) olarak kurulmuş ve aynı yılın 31 Ekim&#8217;de ilk resmi kongresini tüm yasal işlemlerin ardından gerçekleştirmiştir. Bu başvurularında kurucu üyelerin çiftçi olduğunu belirten resmi çiftçi kayıtları eşliğinde çiftçi sendikası olarak kurulma başvurusu yapmalarına rağmen, Çiftçi-Sen yasal olarak bir işçi sendikası olarak tanımlandı ve anayasal sınırlar nedeniyle kabulden başka bir seçenek de kalmadı. Kongreyi takiben kurucu üyeler, sistemde işçi olarak kayıtlı olmadıkları ve yalan beyanlarda bulundukları için para cezası almaya başladılar.</p>



<p><br>ILO&#8217;ya göre işçiler, iş türünü açık (yazılı veya sözlü) veya örtük bir iş sözleşmesi veya bu tür sözleşmelerin ardışık olarak aynı işverenle sürekli olarak sürdüren çalışanlardır. Ancak Çiftçi-Sen üyeleri işçi değil çiftçidir ve çiftçilik sosyal bir statüdür. Aralık 2018&#8217;de kabul edilen Köylülerin ve Kırsal Alanlarda Çalışan Diğer İnsanların Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Bildirgesinde, Madde 9.1, “Köylüler ve kırsal alanlarda çalışan diğer insanlar, örgüt, sendika, kooperatif, dernek veya kendi seçecekleri çıkarlarını koruyacak, toplu sözleşmeler yapabilecekleri örgütler kurma ve bunlara katılma hakkına sahiptir” diye belirtir. Bu, küçük ölçekli bitkisel üretim faaliyetinde bulunan, hayvan yetiştiriciliği yapan, kıyılarda ve tatlı sularda küçük ölçekli balıkçılık yapan gerçek kişileri, yaylacı ve göçebe topluluk üyelerinin tümü, kır ve kırla ilişkili çalışan herkesi kapsar. Aynı zamanda köylülerin aile üyeleri, göçmenlik durumlarına bakılmaksızın tüm göçmen işçiler ve su ürünleri yetiştiriciliğindeki çiftliklerde, tarla ve çiftliklerde, ormanlarda mevsimlik işçiler dahil olmak üzere işe alınan işçiler ve tarımsal-endüstriyel işletmeler için geçerlidir. Çiftçi-Sen&#8217;in kurucu üyeleri ve diğer tüm üyelerinin statüleri bu uluslararası tanımın gereklerini tam olarak karşılamıştır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasina-uluslararasi-destek-5835/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçiler Kılıçdaroğlu&#8217;na dert yandı!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftciler-kilicdarogluna-dert-yandi-5724/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftciler-kilicdarogluna-dert-yandi-5724/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2021 13:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=5724</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="720" height="400" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/kilicdaroglu-yks-tarihine-turizm-bakani-mi-karar-verdi-727252-5.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kilicdaroglu-yks-tarihine-turizm-bakani-mi-karar-verdi-727252-5" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="Çiftçiler Kılıçdaroğlu&#039;na dert yandı! 18"></div>Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin pek çok ilinden gelen çiftçi temsilcileri ile görüştü. Çifçilerin sorunlarını dinleyen ve sürekli not aldığı gözlenen Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra çiftçilere hitaben bir konuşma gerçekleştirdi. İşte o konuşmadan bazı bölümler.</p>



<p><strong>BUGÜN KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ Mİ?</strong></p>



<p>“ Bugün aslında çok önemli bir toplantı yapıyoruz.  Cumhuriyetin kuruluşunda sizin adınız ‘Köylü milletin efendisi’ idi. Düşünün bir devlet kuruyorsunuz, devleti yeniden inşa ediyorsunuz, o inşanın mihenk taşı, ana taşı, ana omurgası olan köylüler, Cumhuriyetin efendisi olarak tanımlanıyor. Aradan yıllar geçti, bir asıra yakın zaman geçti; Peki, köylü gerçekten de milletin efendisi mi? bugün gerçekten de köylü milletin efendisi mi? Bu sorunun cevabını siz biliyorsunuz, ben bir şey söylemek istemiyorum.”</p>



<p><strong>“SORUNLARINIZI BİLİYORUM”</strong><br>“ İki değerli çiftçi arkadaşımız, Sayın Mustafa İpek  ve Sayın Cem Yalvaç’ı büyük bir dikkatle dinledim. Sorunlarınızı biliyorum. Özellikle konuşmanızı ben istedim. Neden biliyor musunuz? Sorunu yaşayandan sorunu dinlemezseniz, sorunu çözemezsiniz. Önce sorunu yaşayanı bir dinleyeceksiniz, hangi dertlerle muzdarip bu kişi ve ne istiyor bu kişi, haklı mı haksız mı, ondan sonra oturacaksınız sorunu çözmeye çalışacaksınız.</p>



<p><br>Dünyanın bütün ülkelerinde ister en gelişmiş ülke olsun, ister en az gelişmiş ülke olsun, dünyanın bütün ülkelerinde tarım stratejik sektördür. Altını çiziyorum stratejik sektördür yani olmazsa olmaz sektördür tarım. O zaman tarım stratejik sektörse, dünyanın bütün ülkeleri tarıma ayrıca önem verirler. Pek çok alana önem verir ama tarıma ayrıca önem verirler. Bir çiftçi haykırıyor. Nereden? Gene Denizli-Honaz’dan, “700 bin liralık borç, faiziyle 2 milyon 300 milyon liraya çıktı Bütün her şeyimi, aracımı, tarlamı bağladılar. Kızım da kefilimdi” diyor. Bir arkadaşım dedi, akrabayız birbirimize kefil oluyoruz. “Kızım da kefilim, ineklerimizi sattık, birçok hayvanım da bakımsızlıktan telef oldu” diyor. Mehmet Ali Görel, Denizli Honaz’dan böyle isyan ediyor. Haklı mı isyanında? Haklı. Stratejik sektörse tarım ve tarım bütün dünyadaki ülkeler için vazgeçilmez bir sektörse o zaman tarımın desteklenmesi lazım. Niye desteklemiyoruz? Çiftçi tarımı terk etmeye başladı; üzülerek ifade edeyim, son 18 yılda çiftçi tarımı terk etmeye başladı. 2002 yılında 26 milyon 579 bin olan tarım alanımız, ekilen biçilen alan, 2019’da 23 milyon hektara düştü, ekilmiyor, 3 Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor şimdi. Bereketsiz mi? Hayır bereketli. Eksek bir şey çıkmaz mı? Hayır çıkar. Bereketli mi topraklar? Bereketli. Niye ekilmiyor? Ektiği zaman zarar ediyor, batıyor çiftçi, ‘niye ekeyim’ diyor. Peki bunu düşünmesi gereken kim? O ekilmeyen tarlalar için o tarlalar ekilmeli demesi gereken kim? Siyasi otorite yani devleti yönetenler.”</p>



<p><strong>“BUNA İZİN VERMEYİN!”</strong></p>



<p>“Kopmanın boyutunu anlatayım size. 2011 yılında Tarım Bağ-Kurlu sayısı 1 milyon 121 bin kişi. 2020 yılında 1 milyon 121 bin kişiden 556 bin kişiye düşmüş. Peki, bu insanların sosyal güvenliği ne olacak, bu insanlar yaşlanınca bunlar emekli aylığı alamayacaklar, ne olacak bu insanlara? Sosyal devlet bu insanlara bakmayacak mı? Ben size sorunun çerçevesini belirlemeye çalışıyorum. Sizin yaşadığınız dünyada, sorun yaşadığınız dünyanın çok daha büyük olduğunu anlatmak istiyorum ve Türkiye için bir felaket olduğunu anlatmak istiyorum. Gittiler sanki Türkiye’de bütün araziler ekilmiş gibi Sudan’dan ve Nijerya’dan arazi kiraladılar, binlerce dönüm. Efendim pamuk ekeceğiz, burada daha ucuz, Türkiye’ye getireceğiz. Bir hükümet kendi çiftçisiyle rekabet eder mi arkadaşlar? Nijerya’da daha ucuza mal ediyorum, orada ekip biçeceğim, sonra Türkiye’ye getireceğim, burada satacağım. Peki bizim pamuk üreticisi ne olacak, bizim mısır üreticisi ne olacak, bizim buğday üreticisi ne olacak, bizim arpa üreticisi ne olacak? Batacak. Buna izin vermeyin. Biz bunu eleştiriyoruz, her ortamda eleştireceğiz, eleştirmeye de devam edeceğiz.”</p>



<p><strong>“DEVLET,MALİYETİ DÜŞÜRECEK TÜM ÖNLEMLERİ ALMAK ZORUNDADIR.”</strong></p>



<p>“Bakın arkadaşımız söyledi, patates üreticisi maliyeti 1 lira. 50 – 60 kuruşa alıcı bulamıyor. Ne olacak bu kişi? Rakama bakıyorsunuz değerli arkadaşlarım 400 bin, 500 bin ton bekliyor. Ya çimlenirse ne olacak, ya ekenler ne olacak, ya bu çiftçinin hali ne olacak, düşünen var mı? İktidardan bir Allah’ın kulu; bu patates üreticilerinin derdi var, en azından ben bunları alayım, büyükşehirlerde açlık içinde olan yüzbinlerce hane var en azından bu hanelere 10 kilo, 15 kilo, 20 kilo bedava dağıtayım desin. Akıllarına bile gelmiyor. Soru şu, niçin akıllarına gelmiyor? Çünkü sarayda böyle bir tablo yok herkesin karnı tok orada. Sanıyorlar Türkiye’de herkesin karnı tok, herkesin durumu iyi sanıyorlar Türkiye’de, ama herkesin durumu iyi değil.  </p>



<p><br>Değerli arkadaşlarım dedim ki, tarım dünyanın bütün ülkelerinde stratejik sektördür. Bizim ülkemizde de stratejik sektördür ve sizin için, tarım için Anayasaya özel kanun, özel düzenleme yapılmış, Anayasada 45. madde. Ne diyor okuyayım, “Devlet bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır yani maliyeti düşürecek bütün önlemleri devlet almak zorundadır.” Bakın kolaylaştırır diyor kolaylaştırabilir değil. Emredici hüküm. Devlet bunu yapacak kolaylaştıracak. Girdi maliyeti yüksekse efendim gübre maliyeti düşürecek, ilaç düşürecek, elektrik düşürecek, girdi maliyetlerini düşürecek, anayasanın emredici hükmü. Sadece bununla mı? Hayır. Bir madde daha var, “Devlet bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi, ektiniz, biçtiniz ürün elde edildi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gerekli tedbirleri alır.“ Alabilir değil, alır. Bu da ne demektir? Satışı belirliyor bu da. Ürünün gerçek değeri neyse o değer üzerinden alacak. Maliyeti düşürecek, ürünü satın alacak ya da satılmasına imkan sağlayacak ve çiftçi rahat edecek. Batmayacak çiftçi. Kim diyor? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasası diyor. Peki iktidar sahipleri bu anayasayı bilmiyorlar mı, bu anayasadan haberleri yok mu? Haberleri var. </p>



<p>Sayın Başkanım sizden istirham ediyorum, Ziraat Odaları Birliğinin Sayın Genel Başkanından da istirham ediyorum, Anayasanın bu 45. maddesini çerçeve içinde yazarak bütün Ziraat Odalarına gönderin, bütün çiftçi arkadaşlarımıza gönderin. Kendileri için anayasal güvence var, çiftçi için anayasal güvence var. Siz anayasanın kurallarını uygulamıyorsunuz çiftçiyi batırıyorsunuz. Hakkınız teslim edilmiş, hukukunuz da teslim edilmiş ama adalet yok, gereği yapılmıyor. Bunun gereğinin yapılması lazım.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftciler-kilicdarogluna-dert-yandi-5724/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçiler sendikası Çiftçi-sen: &#8221;Çiftçilerin sendikalaşmaları engellenemez!&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasi-ciftci-sen-ciftcilerin-sendikalasmalari-engellenemez-5241/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasi-ciftci-sen-ciftcilerin-sendikalasmalari-engellenemez-5241/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2021 11:41:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=5241</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="400" height="400" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/01/7Ft82VvR_400x400.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="7Ft82VvR_400x400" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="Çiftçiler sendikası Çiftçi-sen: &#039;&#039;Çiftçilerin sendikalaşmaları engellenemez!&#039;&#039; 19"></div>Çiftçiler sendikasının açıklaması.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çiftçiler sendikası Çiftçi-Sen, bir açıklama yayınladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>



<p>&#8221;Basına ve Kamuoyuna. </p>



<p>Çiftçilerin sendikalaşmaları engellenemez!</p>



<p>Çiftçilerin sendikalaşma çabaları yeni değildir, 1960’lı yılların sonlarına&nbsp; dayanır ve 12 Mart darbesinden sonra sonlandırılır. 1970’li yıllarda kurulan sendikaların da başına gelen aynıdır; 12 Eylül askeri darbesi ile kapatılırlar. Ancak devlet bu sendikaları&nbsp; “işveren sendikaları” statüsünde kurulmalarını kabul etmiştir.&nbsp;</p>



<p>1999 ve 2001 yıllarında IMF ve Dünya Bankası dayatmalarıyla “tarımda yeniden yapılandırma”, “tarımda dönüşüm” programları başlatılmıştır. Bu aynı zamanda Türkiye tarımsal yapısının daha hızlı tahrip edileceği, şirketleşmenin hızlanacağı, küçük çiftçilerin sözleşmeli üretime zorlanacağı ve her alınan kararın onların aleyhine olacağı bir dönemin başlangıcıdır.</p>



<p>Çiftçiler tehlikenin farkında olarak 2001 yılından başlayarak ülkenin çeşitli bölgelerinde bölgede yetiştirilen temel ürün üzerinden üretici kurultayları yaptılar. Her kurultayın seçtiği heyetler 13 Aralık 2003 yılında Ankara’da Türkiye Üretici Kurultayı’nda bir araya geldi ve bu Kurultayda alınan kararla 2004 yılından itibaren ürün bazında sendikalar kurulmaya başlandı. Tütün, üzüm, çay, fındık, zeytin, ayçiçeği, hububat gibi saldırıya ilk maruz kalan ürünlerde sendikalar oluşturuldu. Ürün bazındaki örgütlenmeleri ve mücadeleleri birleştirebilmek, ortak bir mücadele yürütebilmek için; Ürün bazında kurulmuş sendikaların ortak kararıyla bir araya gelinip Konfederasyonlaşmaya gidildi. 24 Mayıs 2008 tarihinde Çiftçi- Sen kuruldu.</p>



<p>Çiftçi Sendikalarının kuruluşlarında siyasi iktidar tarafından sendikalara yapılan teklif (daha önceki dönemlerde olduğu gibi) çiftçi sendikalarının işveren sendikası olarak kabul edilmesiydi.&nbsp; &nbsp;Çiftçi Sendikaları bu teklifi reddetti.&nbsp; Tarımda değişim o kadar hızlıydı ki çiftçiler kendi topraklarında sözleşmelerle şirketlere bağlanıyor, kendi toprağında aileleriyle birlikte işçileşiyordu. Sözleşmelerde taraf olabilmek için bile bu teklif kabul edilemezdi. Çiftçiler sınıfsal konum itibariyle işveren değildi, çiftçiler statülerini koruyarak sendikalaşmalı ve hukuksal düzenlemeler yapılarak bu örgütlenme haklarının önü açılmalıydı.</p>



<p>Tabi ki tam tersi oldu. Her sendika bu hukuksal mücadeleyi farklı yaşamış olsa da genel olarak, önce Valiliklerin kapatma kararı İdari Mahkemelerde durduruldu. Sonra Yerel Mahkemelere kapatma davası açılarak kapatma kararları alındı. Yargıtay’a yapılan itirazlar sonucu çiftçilerin sendikalaşma hakları kabul edildi. Aynı süreç konfederasyon için de yaşandı.</p>



<p>Bir yandan örgütlenme geleneği olmayan çiftçilerin örgütlenme çabaları yürütülürken diğer yandan kapatma davalarıyla uğraşmak zorunda kalınan zorlu bir süreç yaşandı.</p>



<p>1 Şubat 2020’de İzmir’de her sendikadan gelen delegelerle konferans düzenlendi.  Türkiye tarımında yaşanan gelişmeler göz önüne alınarak, ürün bazında kurulmuş bütün sendikaların Çiftçi Sen çatısı altında tek bir sendika olarak birleşmesi, farklı ürünleri üreten üreticilerin sendika çatısı altında kürsüler biçiminde örgütlenmesine dönük bir sendika modeli oy birliğiyle kabul edildi.<strong> </strong>Hangi ürünü üretirse üretsin her çiftçinin üye olabileceği, ekolojik köylü tarımı yapanların, kıyı balıkçılarının, göçerlerin dahil olabileceği bir örgütlenme biçiminin önü açıldı.</p>



<p>21 Şubat 2020 tarihinde başvuru yapılarak Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN) kuruldu, 31 Ekim’de de ilk resmi kongresini yaptı.                   </p>



<p>Başvurumuzu çiftçi sendikası olarak yapmamıza her üyenin Ziraat Odası kaydını ve Çiftçilik Belgesi’ni teslim etmemize rağmen işçi sendikası olarak kabul edilmiş ve yasal bir sendika olmuştuk. “İşçi Sendikası” olarak kabul edilmemizin nedeni sonradan anlaşıldı: Kurucu üyelere “İş Kur’da sigortalı görülmediğiniz için” diye yalan beyanda bulunmaktan para cezaları gelmeye başladı. Mahkemeye gerekçelerimizi ve geçmişte kazandığımız mahkemelerin kararlarını da sunarak tek tek itiraz başvurularımızı yaptık.  İlk olarak Genel Sekreterimizin cezaya itirazı “çalışmıyor, işçi değil ” gerekçesi ile ret edildi. Elbette bir üst mahkemeye başvuru yapılacak ama çiftçilerin örgütlenmesi önünde yeni bir engel çıkarılıyor, yeni bir hukuki mücadele süreci başlıyor. Biz zaten işçi değiliz, çiftçiyiz. Çiftçiliği de  “toplumsal” bir statü olarak görüyoruz. 2018 yılı Ekim ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen “Köylü Hakları Deklerasyonu”nda  “bitkisel üretim faaliyetinde bulunan, hayvan yetiştiriciliği yapan, kıyılarda ve tatlı sularda küçük ölçekli balıkçılık yapan gerçek kişileri, yaylacı ve göçebe topluluk üyelerinin tümünü çiftçi ve çalışan” olarak görülmektedir. Bizim kurucu üyelerimizin ve genel üyelerimizin durumu da bu uluslararası tarife uygundur.</p>



<p>Gerek İzmir Valiliği’nin “ yanlış beyanda bulundunuz, siz işçi değilsiniz, çalışmıyorsunuz” gerekçesiyle vermiş olduğu idari para cezası, gerekse de bu cezaya itirazı reddeden İzmir 7.Sulh Ceza Mahkemesi  bu tavırlarıyla Uluslar arası çiftçi tarifini de reddetmektedirler.  </p>



<p>Bugün tarımda yaşananlar çiftçilerin üretemez duruma düşürülmesi, ürettikçe daha çok borçlanması gibi bir tablo ortaya çıkarmıştır. Çiftçilerin örgütlenme talepleri her geçen gün daha da büyümektedir.  Çiftçilerin Sendikalaşma hakları imzalanan uluslararası sözleşmelerden, Anayasa’nın 90. Maddesinden ve mahkemelerin verdiği ulusal ve uluslararası hukuka uygun kararlardan gelmektedir. Yetkilileri bu ulusal ve uluslararası hukuka uygun kararları çiğnememeye davet ediyoruz.</p>



<p>Çiftçilerin sendikalaşmaları engellenemez!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftciler-sendikasi-ciftci-sen-ciftcilerin-sendikalasmalari-engellenemez-5241/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kırsal mahalle olmamız yetmez, köylerimizi tüm haklarıyla geri istiyoruz!&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/kirsal-mahalle-olmamiz-yetmez-koylerimizi-tum-haklariyla-geri-istiyoruz-4926/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/kirsal-mahalle-olmamiz-yetmez-koylerimizi-tum-haklariyla-geri-istiyoruz-4926/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 08:22:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal mahalle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=4926</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="454" height="252" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/01/kirsal-mahalle-olmamiz-yetmez-koylerimizi-tum-haklariyla-geri-istiyoruz.gif" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kirsal-mahalle-olmamiz-yetmez-koylerimizi-tum-haklariyla-geri-istiyoruz" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="“Kırsal mahalle olmamız yetmez, köylerimizi tüm haklarıyla geri istiyoruz!&quot; 20"></div>
Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) "Kırsal Mahalle" uygulaması ile ilgili olarak yapılan açıklamada “Kırsal mahalle' olmamız yetmez, köylerimizi tüm haklarıyla geri istiyoruz!" denildi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) &#8220;Kırsal Mahalle&#8221; uygulaması ile ilgili olarak yapılan açıklamada <strong>“Kırsal mahalle&#8217; olmamız yetmez, köylerimizi tüm haklarıyla geri istiyoruz!</strong>&#8221; denildi.</p>



<p><strong>Çiftçi-Sen Genel Başkanı</strong> <strong>Ali Bülent ERDEM</strong> ve <strong>Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri</strong> <strong>Adnan ÇOBANOĞLU imzasıyla yayımlanan </strong>açıklamanın tamamı şöyle:</p>



<p>&#8220;Kendi bütçeleri, karar organları, otlak ve meraları, araçları, mal varlıkları olan köy tüzel kişiliklerinin asgari ölçüde de olsa demokratik bir yapısı vardı. 2012 Kasım’ında “Bütünşehir/ Büyükşehir Belediye Kanunu” adıyla bilinen kanunla beraber bu tüzel kişilikler ortadan kaldırıldı. Merkezi iktidar ve bağlandıkları belediyeler köy tüzel kişiliklerinin malı olan tarla, otlak, mera ve yaylak alanlar da dahil 16.082  köyün her türlü mal varlıklarına  el koyup bütçelerine gelir elde etmek için sattılar. Köylerin kendi olanaklarıyla var ettikleri içme suyu kuyu ve tesisleri de belediyelerin su hizmetlerinin malı oldu.</p>



<p>O zaman ki adıyla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da hızlıca mera ve otlak yönetmeliğini değiştirdi. Önceki Mera Yönetmeliği’nin 8. maddesi, kadimden bu yana mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan arazilerin ihtiyaç fazlası olan bölümlerini talep edilmesi durumunda öncelikle hayvancılıkla uğraşan yöre halkına ihale yoluyla tahsis edilmesini sağlıyordu. İlgili madde, 25 yıllığına yapılabilen tahsislerin, arazinin yalnızca hayvancılık amacıyla kullanılması koşulunu hükme bağlarken, her beş yılda bir ilgili komisyonca yapılan değerlendirmeyle meraların kullanılmasını denetim altında tutuyordu. Meraların betonlaşmasının yolunu açan yeni düzenlemeyle, 20 yıllık ot parasını yatıran, enerji ve inşaat firmaları, bugüne kadar keçi, koyun ve ineklerin otladığı arazilere kolaylıkla el koyup yatırım yapmaya başladılar. Bu yasal düzenleme gıdanın, enerjinin üretilmesini, yer altı kaynaklarının ve su kaynaklarının kullanımını şirketlere havale etti, tarımsal üretime zarar verdi.&nbsp; Bürokrasi arttı. Konut inşaatına açılan yerlerde hayvan yetiştiriciliği yapan çiftçilerin ahırları “koku yayıyor” gerekçesiyle bulundukları yerlerden uzaklaştırılmaya veya hayvan yetiştiriciliği yapmayı bırakmaya zorlandı,</p>



<p>6 Kasım 2020’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 bütçesi görüşülürken Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Büyükşehir Yasası ile köylerin mahalleye dönüştürülmesinin tarıma zarar verdiğini itiraf etti. Oysa <strong>“görünen köy kılavuz istemez”</strong>di. Tarım politikalarına şirketler kılavuzluk ederse tarımsal yapının tahrip edileceği, üretimin artmayacağı, halkın sağlıklı gıdaya ulaşması ve ihtiyaçlarını karşılanmakta bile zorlanacağı gün gibi açıktı.</p>



<p>16 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7254 Sayılı Kanun” ile mahalleye dönüşen köy ve beldelerle ilgili yeni bir düzenleme yapılarak “başvuru yapmak şartı ile” köy statüsü yeniden değiştirilip&nbsp; köylerin elinden alınan haklarının cüzzi bir kısmı geri verilmeye çalışılmaktadır. Ancak başvuru şartı da yeterli görülmemiş nihai karar ilçe ve Büyükşehir Belediye Meclisleri’ne bırakılmıştır.</p>



<p>Tabii, İlçe ve Büyükşehir Belediye Meclisleri başvuruyu onaylarsa(!) uygulanmasının mümkün olacağı garip bir durum söz konusudur.</p>



<p>Yönetmeliğe göre; “gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan bina, arsa ve araziler ile mesken amaçlı kullanılan binalar ve zirai istihsalde kullanılan bina, arsa ve araziler 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre alınması gereken emlak vergisinden muaf olacaktır.”</p>



<p>“…ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve araziler için emlak vergisi yüzde 50 indirimli uygulanacaktır. Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenen yerlerde, 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken bina inşaat harcı ile imarla ilgili harçlar alınmaz; anılan kanuna göre alınması gereken diğer vergi, harç ve harcamalara katılma payları yüzde 50 indirimli uygulanacaktır.”</p>



<p>“… içme ve kullanma suları için alınacak ücret en düşük tarifenin işyerleri için yüzde 50’sini, konutlar için yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde belirle”necektir.</p>



<p>&nbsp;“ Vergi Usul Kanunu uyarınca bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için bu fıkrada belirtilen muafiyet ve indirimler uygulanma”yacaktır.</p>



<p>3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 12’nci maddesinin yedinci fıkrası ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ek 17’nci maddesi hükümlerinden yararlanan yerler; kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenmesi halinde bu madde hükümlerine aykırı olmayan hak, sorumluluk ve imtiyazlardan faydalanmaya devam ederler”&nbsp; demektedir.</p>



<p>Aslında uygulanmaya başlamamış olan değişikliklerin hafifletilmesine yönelik bir yönetmeliktir söz konusu olan; “Bütünşehir/Büyükşehir Kanunu” yürürlüğe girdiğinde köylerdeki emlak vergisi, içme suyu kulanım fiyatları vb. 2021 de kentsel yerleşim alanlarıyla eşit uygulanacaktı. Yani belediyeler kentsel alanlardan edindikleri gelirlerin aynısını köyden mahalleye dönüşen yerlerden de elde etmeye başlayacaklardı. Uygulanan tarım ve gıda politikaları nedeniyle zaten yoksullaşan çiftçiler yeni ödemeye başlayacakları harç ve vergilerle daha da yoksullaşacaklardı. Bu yapılan değişiklikler mevcut durumun devamlılığını sağlamakta, Köyleri eski tüzel kimliğine kavuşturmamaktadır. Tarımsal üretimi arttırmaya yönelik değişiklikler değildir bunlar. Çiftçilerin köylerinde kalmasını, üretmeye devam etmesini sağlayamaz. Köylülerin köylerine içme sularını kendi olanaklarıyla getirmiş olanları bile şimdi sularına para ödemek zorunda olacaklardır.</p>



<p><strong>Çiftçi Sen olarak diyoruz ki;</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Köy tüzel kişilikleri yeniden oluşturulmalı, el konulan mal varlıkları iade edilmelidir</li><li>Sorunları çözmeyecek olsa da biraz hafiflemesi için yapılan tüm başvuruları yerel yönetimler “amasız/fakatsız” onaylamalıdır.</li><li>Köylerin yaşayabilmesi için küçük aile tarımının devamlılığını sağlayacak teşvikler verilmeli, üreticilerin pazara erişimini kolaylaştıracak uygulamalar devreye sokulmalıdır.</li><li>Tarım ve gıdayı şirketlerin kontrolüne bırakan politikalardan vazgeçilmeli, ekolojik köylü tarımını yaygınlaştıran politikalar uygulanmaya başlanmalıdır.</li></ul>



<p>“Kırsal mahalle” olmamız yetmez, köylerimizi tüm haklarıyla geri istiyoruz!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/kirsal-mahalle-olmamiz-yetmez-koylerimizi-tum-haklariyla-geri-istiyoruz-4926/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçi-Sen: Fındıkta sömürüye son!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-findikta-somuruye-son-3921/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-findikta-somuruye-son-3921/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2020 15:57:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Bülent Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi-sen]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsi Yaşar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=3921</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="729" height="410" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/9665DB2A-2626-4B12-954B-63C05B92D4A0.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="9665DB2A-2626-4B12-954B-63C05B92D4A0" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="Çiftçi-Sen: Fındıkta sömürüye son! 21"></div>Çiftçi-Sen, “Fındıkta Sömürüye Son” çağrısında bulundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çiftçi-Sen, “Fındıkta Sömürüye Son” çağrısında bulundu.<br><br>Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen),  &#8220;Fındıkta Sömürüye Son&#8221; başlıklı bir çağrı yayımlayarak, &#8220;üretime devam edebilmek, ürettiğimiz ürün üzerinde söz sahibi olmak, ürün fiyatlarımızı şirketlerin değil kendimiz belirleyebilmek, başta Ferrero olmak üzere fındık üreticileri üzerinde şirketlerin kontrolünü ve sömürüye son vermek için örgütleneceğiz&#8221; açıklamasında bulundu.</p>



<p>Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Yürütme Kurulu Üyesi Kutsi Yaşar imzasıyla yayımlanan açıklama şöyle:</p>



<p>“<strong>Fındık’ta Sömürüye Son</strong></p>



<p>2000 li yılların başlarında Türkiye’de,&nbsp;IMF ve Dünya Bankası dayatmalarıyla, neoliberal politikalar hızla uygulamaya konuldu. Bu politikaları uygulamaya koymak için de, “Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı” olarak da Dünya Bankası Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan sorumlu başkan yardımcısı Kemal Derviş atandı. IMF ve Dünya Bankası’nın önerisiyle “15 günde 15 Yasa” adıyla çıkartılan yasaların önemli bir kısmı tarımsal üretim sistemini değiştirmeye, tarımsal üretimde şirket kontrolünü arttırmaya dönük yasalardı. Haliyle bu yasalardan en olumsuz etkilenenler de küçük çiftçiler oldu. Taban fiyat uygulamaları ve&nbsp; destekleme alımlarımdan vazgeçildi; tarımsal KİT’ler özelleştirilme sürecine girdi; Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri işlevsizleştirilmeye ve işletmeleri tasfiye edilmeye başlandı. Şirket alternatifi olarak kurulan örgütlenmeler (kooperatifler); “Birliklerin bu Kanunun yayımı tarihi itibariyle sahip oldukları iktisadî işletmeleri, üç yıl içerisinde anonim şirket haline” dönüştürmeleri istenerek yasa ile şirket olmaya zorlandı. Bu süreci hızlandırmak için de yasa ile “Yeniden Yapılandırma Kurulu” adı altında bir kurul kuruldu. Bu kurul Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerini yönetmeye başladı. Bugünkü kayyumlar gibi bu Kurul’un kooperatif üyelerine karşı hiçbir sorumluluğu yoktu, sadece Sanayi ve Ticaret Bakanına karşı sorumluydu. Bu kurulun hemen hemen bütün üyelerini Hükümet, dolayısıyla IMF Ve Dünya Bankası belirliyordu, sadece “Birlik Temsilcisi” adı altındaki bir üyeyi birlik yönetimi belirliyordu. Böylelikle de üreticiler şirketlerin insafına bırakılmaya, gıda ve tarımsal üretim&nbsp;hızla şirketlerin kontrolüne&nbsp; geçmeye başladı.</p>



<p>Bu süreçten en fazla etkilenen ürünlerin başında da fındık üretimi ve üreticileri gelir. Fiskobirlik de bu süreçte piyasadan tasfiye edilmeye başlanmış, “Oltan Gıda” adı altındaki fındık ihracatçısı şirket hızla daha da büyümüş ve 2014 yılına gelindiğinde de İtalyan şirketi Ferrero Oltan Gıda’yı satın alarak Türkiye’deki ve Dünya’daki fındık üretimi ve piyasasını tek başına belirler hale gelmiştir.&nbsp;</p>



<p>Tarım ve Orman Bakanlığı 2020 yılı fındık hasat döneminde fındık üreticilerini desteklemek ve piyasayı dengelemek için TMO’ya fındık aldıracağını söyledi, ancak alım fiyatını 22.50 TL olarak piyasa fiyatının bile altında belirledi. Tüccarlar da 22.50 TL den almaya başladı lakin bu fiyat “maliyet + kâr” hesaplamasının çok altında bir fiyattı. Fındık üreticisinin yaşamını ve üretimini devam ettirebilmesi için yeterli bir fiyat olmadığı ve piyasayı üreticiler lehine değil, şirketler lehine dengeleyen bir fiyat olduğu kısa sürede açığa çıktı, piyasadaki fındık fiyatları 27.00 TL ye kadar yükseldi. Bu nedenle TMO hedeflediği fındığı bile satın alamadı.&nbsp;</p>



<p>Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) ise piyasa fiyatlarının TMO nun belirlediği&nbsp;</p>



<p>fındık fiyatlarının üzerine çıkmasından, piyasadan fındık toplayarak depolayan, fiyatların yükselmesine neden olan küçük sermaye gruplarından (komisyoncular,tüccarlar vb.) ve onların Ferrero’ya dönük “fındık fiyatlarını bilerek düşürüyor” tarzındaki eleştirilerinden rahatsız. Bu rahatsızlığını da Ferrero’nun “ verimlilik çalışmaları yaptığını, teknik ve lojistik destekler sunduğunu, sahada girilmedik köy bırakmadığını, her köye örnek bahçeler tesis ettiğini ve çikolata sanayinde fındık için bir marka oluşturmaya çabaladığını, Karadeniz insanına iş, aş sağladığını” söyleyerek “<em>bu değerli firmaya saygılı olmaya davet ediyoruz</em>” diyerek dile getirmiştir. Dolayısıyla, DKİB’in açıklaması Ferrero ve ona bağlı şirketlerin adeta tarım bakanlığı gibi çalıştığını, tüm fındık tarımı üzerinde bu şirketin egemenlik kurduğunu kanıtlar niteliktedir.</p>



<p>Küçük çiftçiler olarak, üretime devam edebilmek, ürettiğimiz ürün üzerinde söz sahibi olmak, ürün fiyatlarımızı şirketlerin değil kendimiz belirleyebilmek, başta Ferrero olmak üzere fındık üreticileri üzerinde şirketlerin kontrolünü ve sömürüye son vermek için örgütleneceğiz. Kooperatifçilik yasasını demokratikleştirmek ve örgütlenmemiz önündeki engelleri aşarak, gıda egemenliğimizi tesis etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>



<p>Çiftçi-Sen olarak Ekonomiden sorumlu Bakanlıklara ,Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarına Piyasayı şirketler lehine değil üreticiler lehine düzenlemeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz; Tarımsal üretimin ve gıdanın, üretimi, işlenmesi, fiyatlandırılması, pazarlanması ve kontrolü şirketlere bırakılmamalıdır.&nbsp;</p>



<p>Gıda Egemenliği Hemen Şimdi!</p>



<p>Toprak,Onur,Yaşam! Yaşasın ÇİFTÇİ-SEN.</p>



<p>Ali Bülent ERDEM / Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN) Genel Başkanı&nbsp;</p>



<p>Kutsi YAŞAR Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN) Genel Yürütme Kurulu Üyesi”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ciftci-sen-findikta-somuruye-son-3921/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
