<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cumhuriyet gazetesi &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/etiket/cumhuriyet-gazetesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Sep 2023 13:53:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>cumhuriyet gazetesi &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TRABZON&#8217;DAN ÇIKAN HAYATLAR -11-Ahmet Şefik MOLLAMEHMETOĞLU</title>
		<link>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-11-ahmet-sefik-mollamehmetoglu-21559/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-11-ahmet-sefik-mollamehmetoglu-21559/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 13:53:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TRABZON'DAN ÇIKAN HAYATLAR]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci Ahmet Şefik]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci-Yazar Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -11-]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21559</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Ahmet-Sefik-Molla.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Ahmet Şefik Molla" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Ahmet-Sefik-Molla.png 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Ahmet-Sefik-Molla-768x432.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Ahmet-Sefik-Molla-1536x864.png 1536w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -11-Ahmet Şefik MOLLAMEHMETOĞLU 1"></div>Trabzon Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı, Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin Trabzon temsilcisi ve Vira Trabzon Haber kurucusu Gazeteci-Yazar Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu&#8217;nun aramızdan ayrılışının üzerinden 4 yıl geçti. Minnet ve şükranla anıyoruz&#8230; Trabzon basının mihenk taşlarından, gazetecilik mesleğinin hakkını veren ender gazeteciler biri&#8230; Trabzon Gazeteciler Cemiyeti&#8217;nin eski başkanlarından, Cumhuriyet Gazetesi Trabzon Temsilcisi ve kurucumuz Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu&#8217;nun kanser hastalığına&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Trabzon Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı, Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin Trabzon temsilcisi ve Vira Trabzon Haber kurucusu Gazeteci-Yazar Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu&#8217;nun aramızdan ayrılışının üzerinden 4 yıl geçti. Minnet ve şükranla anıyoruz&#8230; </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="837" height="333" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/A.Sefik-M.png" alt="A.Sefik M" class="wp-image-21567" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -11-Ahmet Şefik MOLLAMEHMETOĞLU 2" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/A.Sefik-M.png 837w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/A.Sefik-M-768x306.png 768w" sizes="(max-width: 837px) 100vw, 837px" /></figure>



<p><em>Trabzon basının mihenk taşlarından, gazetecilik mesleğinin hakkını veren ender gazeteciler biri&#8230; Trabzon Gazeteciler Cemiyeti&#8217;nin eski başkanlarından, Cumhuriyet Gazetesi Trabzon Temsilcisi  ve kurucumuz Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu&#8217;nun kanser hastalığına yenik düşerek aramızdan ayrılışının üzerinden 4 yıl geçti. </em></p>



<p><em>Dostları ve arkadaşları olarak, model bir gazeteci profili ile daima hafızamızda bize ışık olacak namuslu insan, idealist gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu&#8217;nu sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun&#8230;</em> <strong>Vira Trabzon Haber </strong></p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-1.gif" alt="ASM 1" class="wp-image-334" width="806" height="403" title="&quot;Ölüm Adın Kalleş Olsun” Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… 27"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">“Ölüm Adın Kalleş Olsun”<br>Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… <strong>AHMET ÖZER /2019</strong>  </h3>



<p>Ankara Üniversitesi DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörlerinden Saffet Korkut’un 1946’da henüz 47 yaşındayken yaşamını yitirmesi üzerine, aynı fakültede öğrenim gören şair Enver Gökçe’nin bu değerli hocanın yaşam ve ölüm parantezlerini başlık yaparak (1909-1946) yazdığı şiirinin son dizesi, o gün bugündür toplumsal bilincimizde yakıcı bir cümle olarak varlığını sürdürür: Ölüm adın kalleş olsun.</p>



<p>Dün (7 Eylül 2019) bir arkadaşım, yıllarca Bilkent Üniversitesi’nde birlikte görev yaptığımız bir dostumuzun ölüm haberini iletivermişti. Sevgili Tansel Tokat da ayrılmıştı aramızdan. Onunla olan anılarımız harmanlanırken birden bir başka acı haber ulaştı yurdun dört bir yanına: Gazeteci arkadaşımız Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, epeydir boğuştuğu hastalığa yenik düşmüştü.</p>



<p>1962 doğumluydu. Benim lise öğrenciliği dönemim…</p>



<p>İnsanın kendinden küçük birinin ölümü, yaşarken daha da acı çektiriyor ona. Sanki onun yaşamını da siz üstleniyorsunuz. Sanki onun göreceği yıllar, haksızca sizin hesabınıza yazılıyor… Siz neyi, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, doğa yasasını yürürlükte tutuyor; bir genç dostumuz daha çok değerli yazılara imza atamayacak, kürsülerde konuşamayacak, açık oturumlarda görev alamayacak, okurları onun birikiminden yoksun kalacak…</p>



<p>Şair Enver Gökçe’nin Saffet Hanım’ın genç yaşında ölümüyle ilgili olarak yazdığı şiirin son dizesi böyle durumlarda karşımıza çıkıyor, içimizi daraltıyor, acımızı çoğaltıyor, düşlerimizi büyütüyor, anılarımızı sürüklüyor…</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1029" height="1029" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5.jpg" alt="ASM 5" class="wp-image-338" title="&quot;Ölüm Adın Kalleş Olsun” Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… 22" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5.jpg 1029w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5-300x300.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5-1024x1024.jpg 1024w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5-150x150.jpg 150w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5-768x768.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-5-696x696.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1029px) 100vw, 1029px" /></figure>



<p>Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu’nun ölümü, aynı meslekte görev yapanlardan farklı bir rota izliyor. Yazımın başlığına “Gazetecinin Ölümü” mü yazsaydım diye düşündüm. Öyle ki ölen, öldürülen çok gazetecinin acı gününe tanık olan kuşaktanız. Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu… ilk aklıma gelenler. Mesleği gazetecilik olmasa da bu alanda emek veren onlarcası bu adları izliyor. Hepsinin boşluğu bir türlü dolmadı, dolmayacak da. Ahmet Şefik için de aynı duyguları taşıyorum. Trabzon basını dünden bugüne değerli kalemler yetiştirdi. Ahmet Şefik’in bu kalemler arasında, yaşadığı coğrafyayı dünya ile bütünleştiren kişilerin en önünde olduğunu rahatlıkla belirtebilirim. Günümüzde çoğu gazeteci ya da gazete yazarı ya politik tercihleri nedeniyle seçtiği alanda dönenip duruyor ya da ilin futbol takımının her türlü girdisi çıktısı üzerine yirmi dört saatini harcıyor. Bu “yoğunluk”tan geleceğe kalanın da hiç olacağı bilinen bir gerçek. Bir tür akıntıya kürek çekme işi. Oysaki Ahmet Şefik, çağından sorumlu bir gazeteci tavrıyla, özelde Trabzon’un, genelde bölgeyi de içeren geniş bir coğrafyanın sorunlarıyla yoğrulmayı, orada dönen dolapları, yapılan haksızlıkları, vurgunları, onca gizemli konuyu gündemine aldı, yaşamını tehlikeye atarak irdeledi, onca haksızlığın üzerine yürüdü, edindiği bilgileri tam anlamıyla doğrulayarak yazıya, kitaplara dönüştürdü. <strong>Avrasya&#8217;nın Kilidi Karadeniz, Stratejik Savaşta Trabzon bilmecesi, Darbe Yazıları, İhanet Hançer Lanet</strong> onun okurlarıyla buluşan kitapları.</p>



<p>İlk kitabının çıkışını sevinçle karşılamış, üzerine uzunca bir yazı yazmış, kendisine göndermiştim. O da bu yazıya yönettiği www.viratrabzon.com adını taşıyan sitede yer vermişti. Kitabının “içindekiler” bölümüne göz atıldığında, onun yöre için ne denli önemli bir görev yaptığı çok rahat görülebilir.</p>



<p>Trabzon, 12 Eylül askeri darbesinin ardından gelen 40 yılda bambaşka bir kente dönüştürüldü. İnsan hak ve özgürlükleri ihlal edildi, saldırılar arttı, değişik ortamlarda bombalar patlatıldı, Katolik Kilisesinin papazı düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü. Gazeteci Hırant Dink’in katili Trabzon’dan İstanbul’a giderken de cinayeti işleyip dönerken de arkalandı. Bu olaylar bile bir kentin imajını yok etmeye yetti. Politik düzlemde her şey, mevcut iktidarın söylemlerine göre şekil aldı. Muhalefetin sesi alabildiğine kısıldı. Üniversite kesiminin varlığı ile yokluğu tartışılır oldu. Kentin yetiştirdiği değerlerin yıllar önce Meydan semtindeki parka dikilen büstleri bir çırpıda çöpe atıldı.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-3.jpg" alt="ASM 3" class="wp-image-336" width="806" height="492" title="&quot;Ölüm Adın Kalleş Olsun” Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-3.jpg 706w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-3-300x183.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-3-696x425.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 806px) 100vw, 806px" /></figure>



<p>Vatandaş sorabilir: Kentin halkı etkileyen sorunlarının ne kadarı, basının temsilcileri tarafından dile getirildi? Bugün yayımlanan gazeteleri yıllar sonra inceleyecekler, dönemle ilgili değerlendirmelerini nesnel düzlemde yapacaklardır. Görüldüğü kadarıyla belli bir muhalefetin olmayışı, daha doğrusu muhalif olanlara söz hakkı tanınmayışı kentin kimliğini yitirmesine de kapı aralıyor.</p>



<p>Ahmet Şefik, bütün bu sorunların odağında, yazılı basının yer veremeyeceği yazılarına alan açmak için www.viratrabzon.com adını verdiği siteyi kurdu. Bu sitede öncelikle yörenin sorunlarını irdeledi, mevcut siyasetin aksayan yanlarına tavır koydu, yapılan haksızlıkları dile getirdi, izleyicilerine yalnız olmadıklarını duyumsattı, onlara içten içe moral vermeye çalıştı.<br>1995’te Batum ve Kapuletti gezilerimizi anımsıyorum. Sevgili Ömer Güner’in Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlığını yaptığı dönemde benim de katıldığım bir gezinin izlenimleri canlanıyor düşümde. Ömer Güner, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Turgay Beşyıldız, Refik Karaağaçlı… gezimize katılan gazeteciler…</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1600" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2.jpg" alt="ASM 2" class="wp-image-335" title="&quot;Ölüm Adın Kalleş Olsun” Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… 25" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2.jpg 1600w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-300x225.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-1024x768.jpg 1024w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-768x576.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-1536x1152.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-696x522.jpg 696w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-2-1068x801.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<p>Ömer Güner, benim de bu geziye katılmamı istemiş ben de böyle bir grupla Batum gezisine çıkmanın ilgi çekici olacağını düşünmüştüm. Trabzon’dan Batum’a şarkılar, türküler, şiirler, fıkralar eşliğinde güzel bir yolculuk yapmıştık. Refik Karaağaçlı, yol boyunca kemanını konuşturmuştu! Ahmet Şefik daha o günlerde -1995’te- Trabzon, liman ticareti, Kafkaslar, Acaristan, Rusya, İran, Türk Cumhuriyetleri… konusunda gelecekte ne gibi senaryolar yazılacağını hepimizin anlayacağı bir dille anlatıvermişti.</p>



<p>Ahmet Şefik’in payına zor zamanlarda gerçek gazetecilik yapma görev ve sorumluluğu düşmüştü. En zor koşullarda sözünü eğip bükmeden ortaya koyabilenlerdendi. Kimsenin adamı olmadan görevini yaptı. Emperyalizme karşı olduğu gibi, faşizme, ırkçılığa, her çeşit antidemokratik uygulamalara da karşı durdu. İnsan haklarına, özgürlüklere aykırı olan her tutuma tepki gösterdi. Yörenin sorunlarını yansıtmada önemli bir sorumluluk üstlendi. Bunları yaparken de özgün, pürüzsüz, duyarlı, etkili bir dil kullandı. Yüksek öğrenimi sırasında aldığı eğitim ve dönemin hocalarının konumu, onun yetişmesinde önemli etken oldu Köy enstitülü bir öğretmenin Mehmet Mollamehmetoğlu’nun oğlu olmasının da bunda büyük payı vardır.<br>Trabzon’un her kesimden insanı, onun cesaretinden, çabasından, tavrından, emeğinden, ürettiği yazılardan payına düşeni almıştır. Kentin toplumsal sorunlarına kafa yorup çözüm yolları ararken âşık olduğu Trabzon’un, bütün değerleriyle yok olmadan ayakta durabilmesinin de savaşımını vermiştir. Trafiğinden, tünellerine, yeni yollarının konumundan, mimari yapısına, tarihi geçmişinden doğasına, ürünlerin pazarlanmasından siyasi duruşuna değin pek çok alanda akılcı bir duruş ortaya koymuş bunların yanında kentin sanat ve kültür boyutunun yıllar öncesinde kalan güzelliklerle buluşması için elinden geleni yapmıştır.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="940" height="400" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/ASM-6.gif" alt="ASM 6" class="wp-image-339" title="&quot;Ölüm Adın Kalleş Olsun” Saygın Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da… 26"/></figure>



<p>Ahmet Şefik, tek cümleyle mesleğinde görevini hakkıyla yapan gazetecilerden biriydi. Dostlarının sevgisini kazanmış, eleştirdiği kişi ve kesimlerle de diyaloğunu koparmamış, her şeyiyle daha yaşanılır bir kent, daha iyi bir ülke ve güzel bir dünya özlemiyle kalemini işlerli kılmıştır.</p>



<p>Kaybının çok büyük olduğunu biliyorum.</p>



<p>Ülkemizin ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal açıdan yaşadığı nice olumsuzluğun onun yaşamını etkilediğini düşünüyorum. Gergin bir ruh haliyle, elinden geldiğince her türlü engele karşı direndi. Sağlık koşulları bozulduğunda da işini aksatmadı.</p>



<p>Bir örnek gazeteci kimliği bıraktı hepimize.</p>



<p>Güle güle sevgili kardeşim! Unutulmayacak değerler arasına adını yazdırarak gittin.<br>Acınla birlikte, anılarının da varlığını sürdüreceğine inanıyorum.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2019/9/8/1569527_resource/kaybettik.jpg" alt="kaybettik" width="270" height="314" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -11-Ahmet Şefik MOLLAMEHMETOĞLU 3"></figure>



<p><strong>AHMET ŞEFİK MOLLAMEHMETOĞLU KİMDİR?</strong></p>



<p><strong>Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu</strong> Eylül 1962 tarihinde Trabzon/Akçaabat ilçesine bağlı Demirkapı Köyü’nde doğdu. Babası Mehmet Mollamehmetoğlu, emekli ilköğretim müfettişi, Annesi Elmas Mollamehmetoğlu ev hanımıdır. İki kız, iki erkek kardeşi ise öğretmendir. Ahmet Şefik’in diğer bir adı da Halil İbrahim’dir.<br>İlk okulu, Trabzon Merkez 24 Şubat İlkokulu’nda okudu. Trabzon Cumhuriyet Ortaokulu’ndan ve Trabzon Lisesi’nden mezun oldu. 1980 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın yayın Gazetecilik ve Halkla ilişkiler bölümüne girmeye hak kazandı. 9 Eylül 1980 yılında üniversiteye kayıt olduktan 3 gün sonra 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşti. Bu olayı <strong>A. Şefik</strong> ülke için bir kayıp ama özellikle gazetecilik mesleği için bir kazanç olarak niteliyor.<br>Üniversite hayatının 2 yılını öğrenci yurdunda 5 yılını ise evde geçirdi. Çok iyi bir eğitim aldı. Bunda <strong>Mümtaz Soysal, Ahmet Taner Kışlalı</strong> gibi hocalarının katkısı da inkar edilemez. Felsefe gruplarında, çeşitli tartışma toplantılarında başı çeken sosyal öğrencilerinden biriydi.<br>Bu dönemde amatör olarak mesleki denemelerde de bulunma fırsatı yakaladı. Bir grup arkadaşı ile <strong>“Görünüm”</strong> adlı okul gazetesini çıkardılar. Ayrıca ihtilal sonrası askeri idarenin had safha olduğu dönemde “Yeni Olgu” adıyla bir derginin çıkartılmasına katkı sağladı. İzmir, gibi yerlerde de temsilcilikleri vardı ve 20-25 bin tiraja ulaşabiliyordu.<br>Üniversitenin ilk üç sınıfını 3 yılda bitiren A. Şefik, 4. Sınıfı ise tam 4 yılda bitirdi. Bunun sebebiyse meslekte daha iyi pişmek idi. Öğrenciliğinin sürdüğü bu dönemde Türkiye’de söz ve nam sahibi pek çok gazeteci de yetişti. Reha Muhtar, Faruk Bildirici, Hulki Cevizoğlu ve Tayfun Taliboğlu, Ahmet Şefik’in okul arkadaşlarından sadece birkaç tanesidir.<br>Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu profesyonel olarak gazeteciliği staj yaptığı <strong>Nokta</strong> <strong>Dergisi</strong>’nde 1982 yılında başladı. Politika muhabirliği yaptığı bu dergide tam anlamıyla bir staj yaptı. Ülkenin siyasi geçişte olduğu bu dönemde, gazeteciler açısından da en iyi dönemdi. Zira A. Şefik’in ilk görevi politika muhabiri olarak Çankaya’da Cinnah Caddesi’nde Büyük Türkiye Partisi’nin kuruluşuyla ilgili basın toplantısını izlemekti. İyi bir gazetecinin 4-5 yılda yetiştiği Türkiye’de bu yıllarda bir yıl onun için fazlasıyla yeterli oldu. 6 ay süreyle <strong>Nokta Dergisi</strong>’nde çalışan Ahmet Şefik artık resmen gazeteciydi.<br><strong>Nokta Dergisi</strong>’nin ardından <strong>Newspot</strong> gazetesinde görev aldı. Bu gazetedeki meslek hayatı aralıklarla 3 yıl sürdü. Başbakanlık Basın Yayın Müdürlüğünce İngilizce, Fransızca,Almanca ve Arapça çıkarılan <strong>Newspot</strong> gazetesinde de politika muhabiri olarak görev yaptı. Buradan <strong>Hürses </strong>gazetesine geçti. Buradaki görevi de kısa sürdü.<br>Son görev yeri <strong>Ulusal Basın Ajansı </strong>oldu. Aralıklarla 4 yıl sürdürdüğü bu görev onun gazeteciliğinin gelişmesinde de çok etkili oldu. Düşünme, araştırma, kavrama ve yazma pratikliğini bu görevi sırasında kazandı.<br>A. Şefik çalıştığı bütün gazetelerde politika, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık muhabirliği yaptığı için Türkiye’nin hemen hemen her yerini görme fırsatını yakaladı.<br>Ankara’daki gazeteciliğini sona erdirerek 1990 yılında Trabzon’a gelen Ahmet Şefik’in bu tercihinin en büyük nedeni ailesinin Trabzon’da bulunmasıydı.<br>Trabzon’a geldiğinde Günaydın Trabzon büro şefliğine atandı. Ardında Y.Günaydın ve Güneş gazetelerinde çalışma fırsatı buldu. Günaydın gazetesinin ekonomik darboğaza girmesi maaşının ödenmemesine rağmen gazetesini habersiz bırakmayarak genç gazetecilere örnek olmayı bildi.<br>1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin Trabzon temsilciliğine atandı. Halen, Kuzey Expres Gazetesi’nde “Pencere” başlığı altında köşe yazarlığı yaptı. Daha sonra K.T.Ü İletişim Fakültesi’nde “Haber Toplama ve Yazma Teknikleri” dersleri verdi. Kurucusu olduğu <strong>“www.viratrabzon.com”</strong> haber sitesi yayın yönetmenliği yaptı.(2009-2019)<br>Trabzon Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Yönetimlerinde görevler aldı ve bir dönem de başkanlığı yaptı. Ayrıca, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesidir.<br>Eşi Cemile Hanım okul arkadaşı olup, Göksu Osman adında bir oğul babasıdır.</p>



<p>ESERLERİ&nbsp;</p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<p>1-Avrasya’nın Kilidi Karadeniz </p>



<p>2-Stratejik Savaşta Trabzon Bilmecesi </p>



<p>3-Darbe Yazıları </p>



<p>4-İhanet Hançer Lanet </p>
</div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-11-ahmet-sefik-mollamehmetoglu-21559/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖNDER SAV, SESSİZLİĞİNİ BOZDU.</title>
		<link>https://viratrabzon.com/onder-sav-sessizligini-bozdu-21424/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/onder-sav-sessizligini-bozdu-21424/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 15:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Eski Genel Sekreteri Önder Sav]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Sav]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Sav Sessizliğini Bozdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21424</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="960" height="540" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Onder-Sav.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Önder Sav" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Onder-Sav.jpg 960w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Onder-Sav-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" title="ÖNDER SAV, SESSİZLİĞİNİ BOZDU. 4"></div>Uzun süredir partisine ilişkin görüşlerini açıklamayan eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP&#8217;de yaşanan gelişmeler üzerine sessizliğini bozarak; Cumhuriyet Gazetesi&#8217;ne önemli açıklamalarda bulundu. CHP&#8216;nin duayen isimlerinden eski Genel Sekreteri Önder Sav, son cumhurbaşkanlığı seçiminde alınmış olan 25 milyon oyun tamamının CHP’ye mal edilmesi yanlışlığının yanı sıra, milletvekili seçiminde 6’lı masanın 4 partisi ile birlikte alınan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Uzun süredir partisine ilişkin görüşlerini açıklamayan eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP&#8217;de yaşanan gelişmeler üzerine sessizliğini bozarak; Cumhuriyet Gazetesi&#8217;ne önemli açıklamalarda bulundu.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/25/2102528/kapak_222539.jpg" alt="Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, uzun süren suskunluğunu Cumhuriyet’e bozdu: &#039;Parti boşta kalmaz&#039;" width="809" height="479" title="ÖNDER SAV, SESSİZLİĞİNİ BOZDU. 5"></figure>



<p><strong>CHP</strong>&#8216;nin duayen isimlerinden eski Genel Sekreteri <strong>Önder Sav</strong>, son cumhurbaşkanlığı seçiminde alınmış olan 25 milyon oyun tamamının CHP’ye mal edilmesi yanlışlığının yanı sıra, milletvekili seçiminde 6’lı masanın 4 partisi ile birlikte alınan yüzde 25 oy gerçeğinin ve başarısızlığın bir değerlendirilmesinin yapılmadığını kaydetti.</p>



<p>Kılıçdaroğlu’nun kendisinin genel başkanlıktan istifa ederse parti liderliğinin boşlukta kalacağını ileri sürdüğünü anımsatan <strong>Sav</strong>, şunları söyledi:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>“Geçmişte Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin ve Altan Öymen, genel başkanlığı boşalttıklarında parti boşlukta mı kaldı? Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olduğunda parti boşlukta mıydı? Parti boşlukta kalmaz. Ayrıca, Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Genel başkanlık yükünü taşıyacağına inanacağım birisi çıkarsa ona genel başkanlığı bırakabilirim’ demektedir. Genel başkanda aranan niteliklerin başında, partinin ilke, program ve tüzüğüne bağlılık gelir. Partinin birikimini yok sayarak CHP’yi yönetecek yetenekte kimsenin bulunamayacağını ileri sürmek fevkalade şaşırtıcıdır. Dahası partinin ilkelerine bağlı, geçmişi temiz biri çıkarsa genel başkanlığını ona bırakabileceğini söylemek de yenilir yutulur gibi değildir. Bu söz, CHP’de geçmişi temiz olan yok demek anlamında algılanır. Hatta bazı duyarlı üyeler, bunun partiye ve kendilerine açıkça yapılmış bir hakaret sayabilir.”</strong></p>
</blockquote>



<p>27 Temmuz itibarıyla genel başkan ve parti organlarının görev ve yetki süresinin dolduğunun altını çizen <strong>Sav</strong>,<strong> “Siyasi Partiler Kanunu ve CHP tüzüğü, kurultayın en çok üç yıl süre içinde toplanacağını ve genel başkan, PM ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçilmesi gerektiğini belirtiyor” dedi ve şöyle devam etti: “Genel başkanın görev süresi üç yıldan fazla olamaz. Dolayısıyla bu süreler aşılmıştır. Partinin kendisini bu açıdan da gözden geçirmesi, ileride parti organlarının hukuken meşru olup olmadıkları tartışmalarına neden olunmaması gerekir. PM’de genel merkezin tutumlarına karşı salt çoğunluğu aşan bir çoğunluk vardır ve PM partiyi bir olağanüstü kurultaya taşıma olanağına erişilmiştir. Eğer partinin yetkili organları yerel seçimlere doğru gerekli adımları atmazsa, örgüt teşhisi yapar ve tedaviyi de gerçekleştirir.”</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="913" height="409" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-39-e1690384754233.png" alt="image 39 e1690384754233" class="wp-image-21426" title="ÖNDER SAV, SESSİZLİĞİNİ BOZDU. 6" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-39-e1690384754233.png 913w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-39-e1690384754233-768x344.png 768w" sizes="auto, (max-width: 913px) 100vw, 913px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">‘ÖRGÜT ÜZÜLDÜ’</h3>



<p>Genel merkez tarafından ilgili yasalara ve parti tüzüğüne aykırı olarak aday adayı olmak isteyen il ve ilçe yöneticilerinin istifa etmelerine ilişkin genelgeye bağlı olarak istifa eden 40 il ve 40 ilçe başkanının aday olduğunu anımsatan Sav, bu il başkanlarından 8’inin seçilecek, 11’inin seçilemeyecek sıralarda yer aldığını, 21’inin de aday gösterilmeye layık görülmediğine değindi. Başkanlardan da yalnızca 3’nün milletvekili olabildiğini anlatan Sav, ancak aday olduktan sonra parti genel merkezi, il ve ilçe merkezlerinin yerlerini öğrenmiş olanların milletvekili yapılmasının örgütü fevkalade üzdüğünü dile getirdi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">OLAĞANÜSTÜ KURULTAY ÇAĞRISI</h3>



<p>Son PM toplantısında görevden alınan il ve ilçe yöneticileri için Şubat 2012 kurultayında tüzükte yapılan değişiklikle üçte iki çoğunluk arandığını aktaran <strong>Sav</strong>, son PM’de yapılan oylamaya ilişkin şu görüşlere yer verdi:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>“Daha önceki tüzüklerde itirazın kabulü için PM’de salt çoğunluk aranıyordu. Son PM toplantısında görevden alınan il ve ilçe başkanlarına ilişkin itirazlarda 31 oy, yani salt çoğunluk bulundu. Yani, genel başkanın kararlarında bir haksızlık olduğuna ilişkin uyarı niteliğinde bir çoğunluğa ulaşıldı. Bir anlamda bu sayı, genel başkana ve MYK üyelerine güvensizlik anlamına da gelir. Salt bu nedenle bile duraksamadan kendilerini 26 Temmuz 2020 tarihli kurultayda seçmiş olan delegelerden güvenoyu istemeliler. Olağanüstü kurultay çağrısı ile yeni organ seçimleri yapmalılar. Olağan kurultay için kongreler takviminin işletilmekte olması bahanesi Siyasi Partiler Kanunu’nun amir hükmü karşısında geçersizdir. Öte yandan, grup başkanvekillerinin MYK’e katılması da tüzük hükmüdür. Duyumlar doğru ise bir grup başkanvekilinin MYK toplantılarına alınmaması gibi tüzük hükmüne uymayan bir anlayış şimdiye kadar CHP’de görülmüş şey değildir.”</strong></p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">&#8216;DEMOKLES&#8217;İN KILICI İŞLEMEZDİ&#8217;</h3>



<p><strong>Önder Sav, Ekrem İmamoğlu</strong>’nun, genel başkanlık yarışına girip girmeyeceğine ilişkin bir karara varmış gibi gözükmediğini ifade ederek, <strong>“Kendisi için büyükşehir belediye başkanlığı açısından gelecek 2024 Mart ayına kadar görevde kalıp kalmamasının değerlendirildiğini sanıyorum. Zamanında cumhurbaşkanı adayı yapılsaydı bir demokrasi ve adalet mücadelesine girişilir, Sayın İmamoğlu’nun başı üzerinde gezdirilen ceza tehditleri ve Demokles’in kılıcı işlemez hale getirilebilirdi. Maalesef bu önemli ayrıntı gözden kaçırıldı”</strong> dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8216;KILIÇDAROĞLU SÖZÜNÜ UNUTTU&#8217;</h3>



<p>Sav, son seçimlere ilişkin şu belirlemeyi yaptı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>“Bir genel başkanın cumhurbaşkanı adayı olması çok doğaldır. Ancak, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 2018’de Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayı olduğunda NTV’deki bir açıklamasında, bir genel başkanın cumhurbaşkanı adayı olmasının yanlışlığına değinmişti. Son seçimde, ‘Bir partinin genel başkanı cumhurbaşkanı olmamalı’ sözünü unuttu ve kendisi aday olunca toplumda doğal olarak bir şaşkınlık ve tutarsızlık izlenimi yarattı. Yanlış ve hayalperest, olanaksız vaatlerde bulunuldu. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu başarılı olsaydı, zafer kazanmış bir komutan gibi algılanacaktı. Seçim kaybetmesi üzerine kendisinin eleştirilmesinde de şaşılacak ve etik olmayan bir yön yoktur. 10. yenilgisini almış olmasına rağmen CHP Genel Başkanı’nın görevde kalıcı olmak istemesi ve bunda ısrar etmesi seçmenin güven duygusunu azaltmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresi ve bir kısım anket firmaları tarafından yanıltılmasından doğan bu sonuç, başarıya susamış olan örgütümüzü ve seçmeni çok üzmüş, hayal kırıklığına sürüklemiş ve bir umutsuzluk doğurmuştur.”</strong></p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/onder-sav-sessizligini-bozdu-21424/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET GAZETESİ&#8217;NDE NELER OLUYOR?</title>
		<link>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-neler-oluyor-21044/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-neler-oluyor-21044/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 14:02:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Alev Coşkun]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Gazetesi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Para Karşılığı Manipülatif Haber iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Mollaveisoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21044</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="680" height="365" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/06/image.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE NELER OLUYOR? 7"></div>Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi olan&#160;Cumhuriyet&#8216;te sular durulmuyor. Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu&#8217;nun paylaşımı, acı tabloyu gözler önüne serdi. İsmini,&#160;Mustafa Kemal Atatürk&#8216;ün koyduğu, Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi olan&#160;Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde, son günlerde basına yansıyan iddialar ve Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu&#8217;nun paylaşımı acı tabloyu gözler önüne serdi Cumhuriyet Gazetesi, gazetenin arşivinin usulsüz satıldığı iddiasıyla yapılan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi olan&nbsp;<strong>Cumhuriyet</strong>&#8216;te sular durulmuyor. Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu&#8217;nun paylaşımı, acı tabloyu gözler önüne serdi.</h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.ngazete.com/d/news/19196.jpg" alt="Cumhuriyet Gazetesi&#039;nde Ne Oluyor?" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE NELER OLUYOR? 8"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">İsmini,&nbsp;<strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong>&#8216;ün koyduğu, Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi olan&nbsp;<strong>Cumhuriyet</strong> Gazetesi&#8217;nde, son günlerde basına yansıyan iddialar ve Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu&#8217;nun paylaşımı acı tabloyu gözler önüne serdi<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https%3A%2F%2Fwww.ngazete.com%2Fcumhuriyet-gazetesinde-ne-oluyor-160952h.htm" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="https://twitter.com/intent/tweet?text=Cumhuriyet%20Gazetesi%27nde%20Ne%20Oluyor%3F&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.ngazete.com%2Fcumhuriyet-gazetesinde-ne-oluyor-160952h.htm&amp;via=ngazetecom" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a><a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.ngazete.com%2Fcumhuriyet-gazetesinde-ne-oluyor-160952h.htm&amp;title=Cumhuriyet%20Gazetesi%27nde%20Ne%20Oluyor%3F" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a><a href="https://web.whatsapp.com/send?text=Cumhuriyet%20Gazetesi%27nde%20Ne%20Oluyor%3F%20-%20https%3A%2F%2Fwww.ngazete.com%2Fcumhuriyet-gazetesinde-ne-oluyor-160952h.htm" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></h5>



<p>Cumhuriyet Gazetesi, gazetenin arşivinin usulsüz satıldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusunun ardından, bu kez de bir e-ticaret firmasından <strong>&#8216;manipülatif Haber yapma karşılığı&#8217;</strong> kayıt dışı para alındığı iddiasıyla karıştı.</p>



<p>Cumhuriyet Gazetesi Vakfı, gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Arif Kızılyalın, İdari-Mali İşler Müdürü Osman Selçuk Özer ve Reklam Müdürü Esra Bozok hakkında, bir e-ticaret firmasından Ocak 2023’te yürürlüğe giren e-ticaret yasası aleyhine manipülatif haber yapma karşılığında &#8220;kayıt dışı para aldıkları&#8221; iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.<br>İstanbul Başsavcılığı da 2023/122759 esas numarasıyla suç duyurusunu işleme aldı. Dilekçede, kayıt dışı paranın iki büyük çikolata kutusu içerisinde teslim edildiği, vakıf başkanının da süreçten haberinin olduğu öne sürüldü.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Manipülatif haber karşılığı para&#8221; iddiası</h3>



<p>Cumhuriyet Gazetesi, gazetenin arşivinin usulsüz satıldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusunun ardından bu kez de bir e-ticaret firmasından kayıt dışı para alındığı iddiasıyla karıştı.</p>



<p>Gazetenin sahibi konumundaki vakfın yönetim kurulu üyesi ve hukuk işlerinden sorumlu vakıf yöneticisi <strong>Avukat Turan Karakaş</strong>, gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni <strong>Arif Kızılyalın</strong>, İdari-Mali İşler Müdürü <strong>Osman Selçuk Özer</strong> ve Reklam Müdürü <strong>Esra Bozok</strong> hakkında &#8220;manipülatif haber yapma&#8221; karşılığında kayıt dışı para alarak &#8220;güveni kötüye kullandıkları&#8221; iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Çikolata kutusu içinde 500 bin lira&#8221; iddiası</h3>



<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 5 Haziran tarihinde verilen suç duyurusu dilekçesinde, Cumhuriyet Gazetesi Vakfı ve gazeteyi bünyesinde bulunduran <strong>Yeni Gün Haber Ajansı A.Ş</strong> &#8220;müşteki&#8221;, suç tarihi ise 5 Aralık 2022 olarak gösterildi.</p>



<p>Dilekçede, şikayet konusu olayların 16 Mayıs tarihinde Yeni Gün A.Ş Başkan vekili Ali Adnan Aslan’ın vakıf üyelerine gönderdiği mail ile ortaya çıktığı belirtildi. Buna göre, Aralık 2022’de Vakfın ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Alev Coşkun, şirket Başkanvekili Aslan, Kızılyalın, Özer ve Bozok’un katıldığı bir toplantıda, Coşkun’un bir e-ticaret firmasından 500 bin lira ödeme alındığını söylediği aktarıldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/06/image-1.png" alt="image 1" class="wp-image-21049" width="806" height="483" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE NELER OLUYOR? 9"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Amaç reklam değil kamuoyu baskısı&#8221;</h3>



<p>Başkanvekili Aslan’ın, odasında yapılan bu toplantıda, ilk önce ödemenin bir reklam karşılığında faturalandırılmış olduğunu düşündüğü ancak daha sonra &#8220;kayıt dışı&#8221; olduğunu öğrendiği kaydedilen dilekçede, &#8220;Şüpheli Esra’nın beyanına göre ödeme, bir reklam karşılığında alınmamış, firmayı ilgilendiren ve genel olarak da e-ticaret platformlarını rahatsız eden bir yasanın çıkarılmaması yönünde kamuoyu baskısı oluşturulması için, yasa aleyhinde Cumhuriyet Gazetesi’nde haber yapılması amacıyla alınmıştır&#8221; denildi.</p>



<p>&#8220;Çikolata kutusunda 500 bin lira&#8221;<br>Dilekçede, aleyhinde haber yapılması istenen yasanın, ödemenin alındığı tarihlerde henüz yürürlüğe girmemiş olan ve Ocak 2023’te yürürlüğe girmesi beklenen &#8220;e-ticaret kanunu&#8221; olduğu anlatılarak, şu ifadelere yer verildi:<br>&#8220;Şüpheli Esra’nın anlattığına göre, bu Kanun’un yürürlüğe girmesi halinde, e-ticaret şirketleri ciddi ekonomik yükümlülükler ile karşı karşıya kalacaktı. Bu sebeple, bir e-ticaret firması tarafından şüphelilere, kamuoyu baskısı oluşturarak yargıyı etkilemek ve yönlendirmek amaçlanarak kanun aleyhinde Gazete’de haber yapılması karşılığında kayıt dışı olarak 500 bin TL ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödeme şüphelinin anlattıklarına göre, &#8220;iki büyük çikolata kutusunun içinde&#8221; gazeteye getirilmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Para Genel Yayın Yönetmeni’nin odasında verildi&#8221;</h3>



<p>Parayı getiren kişi, gazetenin kapısında şüpheli Esra Bozok tarafından karşılanmıştır. Şüpheli Esra Bozok&#8217;un kendi beyanına göre x-ray cihazından ve kimlik kontrolünden geçirilmemiştir. Para, kayıt dışı bir şekilde, suça konu olay tarihinde Gazete’nin Genel Yayın Yönetmeni olan şüpheli Arif Kızılyalın’ın makamında verilmiştir.</p>



<p>Şüpheli Arif tarafından teslim alınan çikolata kutuları içindeki 500 bin TL, müvekkil Şirketin yönetim kurulu üyesi ve idari işler müdürü şüpheli Osman Selçuk Özer&#8217;in odasına götürülmüştür.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Vakıf Başkanı Alev Coşkun konuyu kapatmaya çalıştı&#8221;</h3>



<p>Dilekçenin devamında, şirket Başkanvekili Aslan’ın Vakıf Başkanı Coşkun ile toplantı yaptığı ancak Coşkun’un, &#8220;Gazeteye para lazım&#8221; diyerek konuyu kapatmaya çalıştığı iddia edilerek,<br>&#8220;Olaydan birkaç gün sonra şüpheli Esra Bozok&#8217;un odasında Ali Adnan Aslan ile yapılan toplantı esnasında şüpheli Esra, müvekkil Vakfın Başkanı Alev Coşkun ve şüpheli Osman Selçuk Özer’in süreçten haberdar olduğunu, görüşme yapılmasına ve ödemenin alınmasına izin verdiklerini ifade etmiştir. Aslan’ın, Alev Coşkun ile yaptığı görüşmelerde başkan, gerekirse paranın iade edileceğini söylemiş fakat iade edilmediği gibi bu ödeme karşılığında Cumhuriyet Gazetesi’nde haberler yayınlanmıştır&#8221; denildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Para karşılığı yayınlanan haberler&#8221;</h3>



<p>Reklam müdürü <strong>Bozok</strong>’un şirket Başkanvekili<strong> Aslan</strong> ile birkaç gün sonra yaptığı ve ‘firmanın isteği üzerine ve alınan para karşılığında gazetede bazı manipülatif haberler yayınlandığını ancak bu haberlerin yeterli görülmediğini ve firmanın başka para vermeyeceğini’ itiraf ettiği öne sürülen dilekçede, &#8220;para karşılığında yayınlanan haberlerin birer örneği de&#8221; eklendi. Dilekçede, şüphelilerin e-ticaret firmasının direktiflerini yerine getirerek gazete çalışanlarına yasa aleyhinde haber yaptırdıklarının ortaya konulduğu anlatılarak, <em><strong>&#8220;Şüpheliler müvekkil Şirket’in ve Vakfın güvenini kötüye kullanmışlardır. Şüpheliler tarafından alınan para, şüpheli Osman’ın talimatı üzerine iade edilmemiştir&#8221;</strong></em> denildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Paranın akıbeti bilinmiyor&#8221;</h3>



<p>Gazetenin mevcut Genel Yayın Yönetmeni <strong>Tuncay Mollaveisoğlu</strong> ve İnternet Portalı’nın Genel Yayın Yönetmeni <strong>Mustafa Büyüksipahi</strong>’nin de bu olaylar hakkında <strong>Alev Coşkun</strong> ile görüştükleri ve olaylara tanık oldukları iddia edilen dilekçede, <strong><em>&#8220;Ayrıca yine Tuncay Mollaveisoğlu, Ali Adnan Aslan’ın odasında şüpheli Esra ile suça konu olaylar hakkında görüşmüş olup Ali Adnan Aslan ile şüpheli Esra’nın bir kısım konuşmalarına da tanıklık etmiştir. Şüpheliler tarafından alınan para şirket muhasebesine girmemiştir. Akıbeti tarafımızca bilinmemektedir&#8221;</em></strong> ifadeleri kullanıldı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Güveni kötüye kullandılar&#8221;</h3>



<p>Dilekçede, şüphelilerin şirket çalışanı olduğu ve kendileri ile şirket arasında kurulmuş &#8220;hizmet ilişkisi&#8221; bulunduğu anımsatılarak, <strong><em>&#8220;Müvekkil şirketin yöneticileri ve çalışanları konumunda olan şüphelilerin, müvekkil şirketle aralarındaki hizmet ilişkisinin gereği olarak kendilerine tevdi ve teslim edilmiş, müvekkil Vakfa ait Gazete hakkında, kendileri veya başkalarının yararına olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri hususu açıktır&#8221; </em></strong>denildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TUNCAY MOLLAVEİSOĞLU, &#8216;KRAL ÇIPLAK&#8217; DEDİ!</h3>



<p><strong>Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu</strong>, bugünkü yazısının yayınlanmadığını duyurdu. Twitter uygulaması üzerinden paylaşımda bulunan Mollaveisoğlu&#8217;nun kaleme aldığı yazı, basın camiasında anında karşılık buldu. </p>



<p>Gazetedeki tartışmalara değinen söz konusunu yazısını paylaşan <strong>Mollaveisoğlu</strong>’na, <strong>Cumhuriyet Gazetesi</strong> yazarları <strong>Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan</strong> ve <strong>Murat Ağırel </strong>destek verdi. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://static.birgun.net/resim/haber/2023/06/14/cumhuriyet-genel-yayin-yonetmeni-yayinlanmayan-yazisini-paylasti-gazete-aciklama-yapti.jpg" alt="Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni yayınlanmayan yazısını paylaştı; gazete açıklama yaptı" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE NELER OLUYOR? 10"></figure>



<p><strong>Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu</strong>, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, bugünkü köşe yazısının yayınlanmadığını duyurdu. <strong>Mollaveisoğlu</strong>, paylaşımında yayınlanmayan yazısına da yer verdi.</p>



<p>Cumhuriyet gazetesinde son dönem yaşanan tartışmalara değindiği yazısında Mollaveisoğlu, <strong><em>“Benden önceki dönemde gazeteye bir e-ticaret firması kayıt dışı para getirmiş, çıkarılan yasa ile ilgili bazı haberlerin yapılmasını istemişti. Dönemin genel yayın yönetmeni parayı alıp yönetime vermiş ve bu haberler gazete sayfalarında yer bulmuş. Normal şartlarda firmanın bir ilan karşılığı ya da advertorial (yazılı reklam) olarak yayınlayabileceği içeriği haber olarak istemesi ne kadar yanlış ise bunu kabul etmek de dönemin yöneticileri için vahim bir hata olmuştur”</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>



<p>Mollaveisoğlu, bu olayın vakıf yönetiminde tartışma yarattığını belirterek,<strong><em> “Para karşılığı haber yapmak anlamına gelen bu ilişkiden sorumlu olanlarla ilgili gereğinin yapılmasını istedim”</em></strong> dedi.</p>



<p>Gazete yönetiminden yapılan <strong><em>“iç güçler gazeteye operasyon yapıyor, gazeteyi ele geçirmek istiyorlar”</em></strong> şeklindeki açıklamanın doğru olmadığını kaydeden <strong>Mollaveisoğlu</strong>, <strong><em>“Doğru olan ağır bir ahlaki tartışmanın vakıf yönetimini bölmüş olmasıdır. Kimse gazeteyi ele geçirmek istemiyor, verilen kavga gazetenin ilkelerinin savunulması ve eşsiz markasının korunması ile ilgilidir”</em></strong> yorumunu yaptı.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>TERKOĞLU, PEHLİVAN VE AĞIREL’DEN DESTEK</strong></h3>



<p><strong>Mollaveisoğlu</strong>’nun paylaşımı ve yazısı, gazetenin yazarları <strong>Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan</strong> ve <strong>Murat Ağırel</strong> tarafından destek gördü. <strong>Terkoğlu, Pehlivan </strong>ve<strong> Ağırel, Mollaveisoğlu</strong>’nun tweetini alıntılayarak yazısının son kısmını paylaştı.</p>



<p>Yazının son kısmında şu ifadeler yer alıyor:</p>



<h5 class="wp-block-heading"><em>“Cumhuriyet yalnızca bir gazete değildir… Atatürk devrimlerinin kalesidir… Özgür Gazeteciliğin 100 yıllık markasıdır… Bu marka ve büyük değer Türkiye Cumhuriyeti’nin, halkın ortak değeridir.</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>Cumhuriyet gazetesinin iç gücü, büyük özveri ve gazetecilik aşkı ile çalışan emekçileri, dış gücü ise gazetenin gerçek sahibi okurlarıdır!</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>Cumhuriyet gazetesinin tarihsel mirasına, gazetemizin şehitlerine, Uğur Mumculara borcumuz ödenemez.</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>Cumhuriyet’te hiçbir kişi ve makam gazetenin üzerinde değildir.”</em></h5>



<h3 class="wp-block-heading">İşte Tuncay Mollaveisoğlu&#8217;nun bugün kaleme aldığı yazının tam metni:</h3>



<h2 class="wp-block-heading">Cumhuriyet ne yapmalı?</h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>6 ay önce Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliğine getirildiğimde gazete yönetiminde bir büyük tartışmanın içine düştüm.<br><br>Benden önceki dönemde gazeteye bir e-ticaret firması kayıt dışı para getirmiş, çıkarılan yasa ile ilgili bazı haberlerin yapılmasını istemişti.<br><br>Dönemin&nbsp;genel&nbsp;yayın yönetmeni parayı alıp yönetime vermiş ve bu haberler gazete sayfalarında yer bulmuş.<br><br>Normal şartlarda firmanın bir ilan karşılığı ya da advertorial (yazılı reklam) olarak yayınlayabileceği içeriği haber olarak istemesi ne kadar yanlış ise bunu kabul etmek de dönemin yöneticileri için vahim bir hata olmuştur.<br><br>Meslek ilkelerine ve gazetemize yapılan bu&nbsp;<strong>ihanet</strong>&nbsp;vakıf yönetiminde tartışma yaratmıştır.<br><br>Elbette ben de bu tartışmada yalın bir gazetecilik gerçeğinin yanında durdum..<br><br>Para karşılığı haber yapmak anlamına gelen bu ilişkiden sorumlu olanlarla ilgili gereğinin yapılmasını istedim.<br><br>Gazete yönetimi bu ilişkiyi kuranları derhal uzaklaştırmalıydı..<br><br>Yapılması gereken açıkça ortada durmasına rağmen tartışma, vakıf yönetiminde gereğinden çok uzun sürdü&#8230;<br><br>Sürdükçe gerilim arttı&#8230;&nbsp;Vakıf yönetimini ikiye bölen etik sorun gazete çalışanlarına da yansıdı.<br><br>Bir kaç gündür yönetimden yapılan ve gazetemizde yer alan “iç güçler gazeteye operasyon yapıyor, gazeteyi ele geçirmek istiyorlar” açıklaması doğru değildir.<br><br>Doğru olan ağır bir ahlaki tartışmanın vakıf yönetimini bölmüş olmasıdır. Kimse gazeteyi ele geçirmek istemiyor, verilen kavga gazetenin ilkelerinin savunulması ve eşsiz markasının korunması ile ilgilidir.<br><br>Bu tartışma mesleki, ahlaki, Cumhuriyet gazetesinin ilkelerini korumaya yönelik bir tartışmadır. Söz konusu şirket ile etik kuralları ihlal eden ilişkiyi kuranların gazeteden uzaklaştırılmasını isteyenler hedefe konulmuştur.<br><br>Konuyu yargıya taşımak zorunda kalan&nbsp;<strong>vakıf avukatımızın azledilmesi&nbsp;</strong>de doğru değildir.<br><br>Hukuk işlerinden sorumlu yürütme kurulu üyesi ve vakıf yönetim kurulu üyesi olan avukatın azledilmesi ve şikayetlerden vazgeçilmesi üzerine savcılık takipsizlik verdi. Konu ile ilgili şikayetler bu kez de şahsi olarak tekrarlandı.<br><br>Mesele&nbsp;<strong>hukuki&nbsp;</strong>olmasının çok ötesinde&nbsp;<strong>gazetecilik ahlakı</strong>&nbsp;ile doğrudan ilgilidir.<br><br>Bu vahim olay gazetede yayılmış, gazetecilik onuru için olağanüstü zor şartlarda çalışmayı göze alan arkadaşlarımız üzerinde derin bir üzüntü ve öfkeye neden olmuştur.<br><br>Gazetemizin tertemiz itibarına düzenlenen suikastten sorumlu olanlar gazete içindeki iç denetim sistemi ile hızla bertaraf edilebilecekken, bu çirkinliğin savunulması ve kamuoyuna taşınması hepimizi derinden üzmüştür.<br><br>Vakıf Başkanı Alev Coşkun 30 yılını gazeteye vermiş değerli bir isimdir. Vakıftaki bazı üyelerin eksik bilgilerle kendisini manipüle&nbsp;ettiğini ve bu nedenle gereken müdahaleyi yapamadığını düşünüyorum.<br><br>Cumhuriyet yalnızca bir gazete değildir…&nbsp;<strong>Atatürk</strong>&nbsp;devrimlerinin kalesidir… Özgür Gazeteciliğin 100 yıllık markasıdır… Bu marka ve büyük değer Türkiye Cumhuriyeti’nin, halkın ortak değeridir.<br><br><strong>Cumhuriyet gazetesinin iç gücü, büyük özveri ve gazetecilik aşkı ile çalışan emekçileri, dış gücü ise gazetenin gerçek sahibi okurlarıdır!</strong><br><br>*<br>Cumhuriyet gazetesinin tarihsel mirasına, gazetemizin şehitlerine, Uğur Mumculara borcumuz ödenemez.<br><br>Cumhuriyet’te hiçbir kişi ve makam gazetenin üzerinde değildir.&nbsp;</p>
</blockquote>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="522" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/06/image-3.png" alt="image 3" class="wp-image-21051" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE NELER OLUYOR? 11" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/06/image-3.png 1000w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/06/image-3-768x401.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p><strong>TUNCAY MOLLAVEİSOĞLU KİMDİR?</strong></p>



<p>1976&#8217;da Trabzon&#8217;da doğan <strong>Mollaveisoğlu</strong>, Trabzon Lisesi’nden sonra, 1994 yılında&nbsp;<em>İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü</em>’nü kazandı ve aynı yıl gazetecilik mesleğine başladı.&nbsp;</p>



<p>Sırasıyla, Turan Yavuz ile&nbsp;<strong>Kanal 6</strong>&nbsp;televizyonu, Uğur Dündar’ın yönetimindeki&nbsp;<strong>Kanal D</strong>&nbsp;Haber ve ardından&nbsp;<strong>Show TV’de&nbsp;</strong>prodüktörlük ve muhabirlik yaptı. &nbsp;</p>



<p>Televizyon haberleri yanında&nbsp;<strong>Akşam Gazetesi</strong>&#8216;ne&nbsp;özel haberler ve yazı dizileri hazırladı. 2002’de&nbsp;<strong>Nokta</strong>&nbsp;Dergisi’nde gazeteciliğe devam etti.</p>



<p>2003 yılında AKP iktidarı ile birlikte Çukurova Grubu’ndaki görevlerinden istifa eden Mollaveisoğlu, 2004 yılında&nbsp;ilk bağımsız televizyon kanalı&nbsp;<strong>Kanaltürk</strong>’ü kurucularından biri oldu.&nbsp;&nbsp;<em>2008’de&nbsp;</em><strong>Kanal Biz</strong>&nbsp;televizyonunun kuruluşunda yer alan Mollaveisoğlu, bu kanalda Ana Haber bültenini hazırlayıp sundu. Ergenekon operasyonu nedeniyle kapanan Kanal Biz’in ardından Bağımsız adlı bir haber analiz dergisi çıkardı. &nbsp;</p>



<p>Daha sonra&nbsp;<strong>Cem TV</strong>&#8216;de&nbsp;ve aynı yıl Sözcü Gazetesi’nde mesleğini sürdürdü. 2010 yılında KRT adlı haber kanalını kurdu.&nbsp;</p>



<p>2012 de ‘artı 1 TV’ adlı bağımsız gazetecilik girişiminin kuruluşunda yer aldı. Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptığı kanaldan Gezi olaylarını yayınladığı için patronajla ters düşerek ayrıldı. Kanalda görev yapan tüm haberciler Mollaveisoğlu’nun ardından istifa ederek medya tarihinde görülmemiş bir dayanışma sergiledi ve sansüre karşı tepki gösterdi.&nbsp;</p>



<p>Ardından&nbsp;<strong>Yurt Gazetesi</strong>&nbsp;ve kurmuş olduğu&nbsp;<strong>Kanal Sokak</strong>&#8216;ı Bağımsız Medya Grubu olarak bir araya getirdi ve burada Medya Grup Başkanı oldu. Görev yaptığı bağımsız medya kuruluşlarında iktidar baskısı ile mücadele eden Mollaveisoğlu, 2018 yılında İstanbul’dan Muğla’ya taşınarak&nbsp; Muğla Büyükşehir İletişim Danışmanlığı görevine başladı. 2019 ortasında Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilciliği’ne gelen Mollaveisoğlu aynı zamanda TELE 1 TV’de Pazartesi akşamları yayınlanan ‘anında manşet’ programını hazırlayıp sunmaktadır.&nbsp; &nbsp;</p>



<p>Mollaveisoğlu, 2022 yılının sonundan itibaren diğer tüm görevlerinden ayrılarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;ne getirilmiştir.</p>



<p>Türkiye, Deniz Feneri yolsuzluğu dahil çok sayıdaki yolsuzluk haberini ondan öğrendi. AKP’den önceki iktidarlar döneminde yaşanan yolsuzlukları anlattığı &#8220;<strong>GÜVE: Bir Türkiye Filmi</strong>&#8221; adlı kitabı nedeniyle AKP iktidarının kurduğu Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu&#8217;na &nbsp;bilgi verdi. AKP iktidarı döneminde de yolsuzluk ekonomisini anlatan kitaplar yazdı, programlar yaptı. Gündeme taşıdığı araştırma haberleri nedeniyle hakkında açılan davalarla mücadele etti. &nbsp;</p>



<p>TV programcılığında uzun yıllar hazırlayıp sunduğu ‘<strong><em>Yolsuzluk ve Yoksulluk’&nbsp;</em></strong><em>adlı programı ile&nbsp;</em>&nbsp;araştırmacı gazetecilik alanında çok sayıda ödüle değer görüldü.</p>



<p>Bugüne kadar çeşitli konferanslarda yolsuzluk ekonomisi üzerine konuşmalar yapan Mollaveisoğlu, görsel ve yazılı medyada muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine kadar her kademede görev yaptı.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Mollaveisoğlu’nun 2008 yılında “Görünmez Holding” adı ile kitap olarak yayınladığı çok sayıdaki yolsuzluk dosyası, yıllar sonra ortalığa saçıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-neler-oluyor-21044/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EROL MANİSALI&#8217;YI KAYBETTİK</title>
		<link>https://viratrabzon.com/erol-manisaliyi-kaybettik-19415/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/erol-manisaliyi-kaybettik-19415/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Oct 2022 13:33:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Anma]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Manisalı&#039;yı Kaybettik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Erol Manisalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=19415</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="760" height="450" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/10/Erol-Manisali-2.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Erol Manisalı" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 12"></div>Ülkemizin yetiştirdiği değerli akademisyenlerden Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı 82 yaşında yaşamını yitirdi. Ülkemizin yetiştirdiği değerli akademisyenlerden, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı bugün sabaha karşı tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde 82 yaşında yaşamını yitirdi. Prof. Dr. Erol Manisalı 1940 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. London School of Economics’den mezun oldu. 1975 yılında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Ülkemizin yetiştirdiği değerli akademisyenlerden Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı 82 yaşında yaşamını yitirdi.<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yazarimiz-erol-manisali-yasamini-yitirdi-1997463" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="mailto:?subject=Yazar%C4%B1m%C4%B1z%20Erol%20Manisal%C4%B1%20ya%C5%9Fam%C4%B1n%C4%B1%20yitirdi&amp;body=Merhaba,%0A%0ACumhuriyet.com.tr%27deki%20bu%20linki%20sizinle%20payla%C5%9Fmak%20isterim:%0A%0AYazar%C4%B1m%C4%B1z%20Erol%20Manisal%C4%B1%20ya%C5%9Fam%C4%B1n%C4%B1%20yitirdi%20%0Ahttps://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yazarimiz-erol-manisali-yasamini-yitirdi-1997463"></a></h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/10/29/1997463/kapak_134526.jpg" alt="kapak 134526" width="807" height="478" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 13"></figure>



<p>Ülkemizin yetiştirdiği değerli akademisyenlerden, <strong>Cumhuriyet Gazetesi</strong> yazarı <strong>Prof. Dr. Erol Manisalı </strong>bugün sabaha karşı tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde 82 yaşında yaşamını yitirdi.</p>



<p><strong>Prof. Dr. Erol Manisalı</strong> 1940 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. London School of Economics’den mezun oldu. 1975 yılında profesör unvanını aldı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#8217;nde Öğretim Üyeliği yapan Prof. Dr., Erol Manisalı aynı kurumun Avrupa ve Orta Doğu Araştırmaları Merkezi&#8217;nin başkanlığını üstlendi. Yurtiçinde ve İngiltere, ABD, Japonya, Almanya, İsviçre, Hollanda, Belçika, Avusturya, Norveç ve Mısır&#8217;da çok sayıda konferans verdi ve uluslararası konferanslarda aktif katılımcı olarak bulundu.</p>



<p>Uluslararası İktisadi ve Siyasi İlişkiler ile Türkiye-Avrupa ilişkilerinde uzmanlaşan Prof. Dr. Manisalı bu konularda araştırmalara ve kitaplara imza attı. Uzmanlık alanlarında ve onun dışında uluslararası konularda ve Türkiye&#8217;nin ekonomik süreçlerine ve dış ilişkilerine ilişkin, Attilâ İlhan&#8217;la sohbetlerini içeren ve denemelerini bir araya getiren Prof. Dr. Manisalı’nın 40&#8217;ın üzerinde kitabı bulunuyor.&nbsp;</p>



<p>Prof. Dr. Manisalı&#8217;nın çoğu yurtdışındaki bilimsel ve araştırmaya yönelik dergilerdeki makalelerinin yanında, gazete ve dergilerde çok sayıda makalesi yayımlandı. Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde, ABD, Çin, Japonya ve Mısır&#8217;da onlarca konferanslar verdi ve çok sayıda seminere katıldı. Yerli ve yabancı medyada çok sayıda televizyon programına katıldı ve güncel gelişmeler üzerine kamuoyunu aydınlattı.&nbsp;</p>



<p>1970&#8217;lerden itibaren birçok araştırmaya imza atan Prof. Dr. Erol Manisalı’nın başlıca araştırmaları şunlardır:</p>



<p>Otomotiv Sanayisinin AET Karşısındaki Durumu, Türkiye&#8217;de Demir-Çelik Sanayisi ve AET Karşısındaki Rekabet Koşulları, İlaç Sanayisinin AET Karşısındaki Durumu, Türkiye&#8217;de Küçük ve Orta Ölçekli Sanayinin Geleceği, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Bölgesel İşbirliği.&nbsp;</p>



<p>Economist, Newsweek, L. Expansion, L&#8217;Heb&#8217;do (İsviçre), Wall Street Journal, die Welt, F.A. Zeitung, die Presse; BBC, ITV, Deutsche Welle gibi yabancı medya kuruluşlarında da açıklamaları, değerlendirmeleri ve söyleşileri yayımlandı. Bugüne kadar Cumhuriyet&#8217;teki köşe yazılarına devam eden Prof. Dr. Manisalı alanında pek çok ödülün de sahibi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">BASTON SEVDASI</h3>



<p>Baston merakıyla da bilinen Prof. Dr. Manisalı, geçen aylarda baston koleksiyonundan oluşan bir sergi açmıştı. Schneidertempel Sanat Merkezi’nde açılan sergide yirmi beş adet antika baston yer almıştı. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/10/29/134248731-erol-manisali-arsiv-foto-vedat-arik-4.jpg" alt="134248731 erol manisali arsiv foto vedat arik 4" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 14"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">SON KİTABI</h3>



<p><strong>Prof. Dr. Erol Manisalı</strong> son olarak Fatih&#8217;ten Beyoğlu&#8217;na Benim İstanbul&#8217;um (Tarihçi Kitabevi) isimli bir kitap yayımlamıştı. Manisalı, son kitabı hakkında, &#8220;Fatih’ten Beyoğlu’na Benim İstanbul’um&#8217;u yazdım çünkü gözümü açtığım Haseki Hastanesi’nden Beyazıt’ta üniversitede 50 yıllık öğrenimi ve akademik hayatımı yaşadığım bu mekân aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin, Ortadoğu’nun, Avrupa’nın hatta dünyanın uzantısı olan olaylar dizisinin bir parçası oldu&#8221; ifadelerini kullanmıştı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/10/29/134452410-kitap.jpg" alt="134452410 kitap" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 15"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">TAM 25 YILLIK BİR KÖŞE&#8230;</h3>



<p>Erol Manisalı&#8217;nın Cumhuriyet&#8217;teki ilk köşe yazısı ise &#8216;Bıçaksırtı&#8217; ismiyle 21 Ekim 1997 yılında yayımlandı.</p>



<p>Manisalı&#8217;nın &#8216;<strong>Cumhuriyet&#8217;e merhaba&#8217;</strong>&nbsp;başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:</p>



<p><em>&#8220;Cumhuriyet&#8217;teki köşemde ilk yazımı yazıyorum, ama &#8220;en kıdemlilerden biri&#8221; sayılabilirim. Henüz 9-10 yaşlarında bir çocukken, bahçemizde, benim de emeğimle yetişen nadir bir bitkiyi, Cumhuriyet&#8217;in o zamanlar haftada bir yayımlanan &#8220;ister İnan İster İnanma&#8221; köşesinde yer alması için babamla birlikte gazeteye getirmiştik. Bu benim, Cumhuriyet&#8217;te adımın geçtiği ilk yayınımdı. Yine o yıllarda ernekli hâkim olan dedeme, annem, &#8220;Siyasi lcmal&#8221; köşesini evde, koltuğunun yanında okurdu. Ne olduğunu anlamazdım, ama sessiz olmam gerektiğini bilirdim. Bunlar bana, çocukluk anılarımda Cumhuriyet&#8217;ten kalanlar.</em></p>



<p><em>İktisat Fakültesi&#8217;nde öğrenci iken, bazı arkadaşlarımı gömnek için gazeteye uğradığım olurdu. Gazete binası benim için, Sahaflar Çarşısı&#8217;nın, Kapalıçarşı&#8217;nın, Cağaloğlu ve tabii Babıâli&#8217;nin bir parçasıydı. İktisat Fakültesi&#8217;ne asistan oldum, doçent ve profesör oldum, bu dönemlerimde de sık sık gelirdim. Bazı arkadaşları görmek ya da yazı bırakmak için. Tam olarak hatıriamıyorum, ama imzalı yazı ve haber olarak, 1970&#8217;lerin başından beri Cumhuriyet&#8217;te&nbsp;yer aldım. Son yirmi yıl içinde de makalelerimle daha sık görünmeye başladım. Topluma yansıtmak istediğim görüş ve düşüncelenmi bazen haftada iki üç defa yayımlatma fırsatım oldu. Tam sayısını bilemiyorum,ama 250&#8217;nin üzerinde yazımın, Cumhuriyet&#8217;te yayımlandığını sanıyorum. Aslında Cumhuriyet&#8217;e hiç yabancı değilim ve kendimi yeni bir yazar olarak da görmüyorum. Değişiklik yalnızca BIÇAK SIRTI köşemde, daha düzenli görünmek olacak.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet ailesinin bazı üyeleri ile doğrudan tanışıklığımız. ahbaplığımız var. Diğerleri ile de sık sık yüz yüze karşılaşmasak bile onlarla &#8220;en azından benim açımdan&#8221; yazılarını izlediğim için yine tanışmaktayız. Aileye katıldığım için mutluyum.</em></p>



<p><em><strong>Okurlara merhaba</strong></em></p>



<p><em>Ben profesyonel bir gazeteci değilim. Ancak bir &#8220;amatör gazeteci&#8221; ve akademısyen olarak 1960&#8217;lardan beri Babıâli&#8217;nin tam anlamı ile içindeyim. Fikir arkadaşlarımla, mahalle ve üniversite arkadaşlanmla, kitap ve dergi arkadaşlarımla hep burada oldum ve olmaktayım. Cumhuriyet&#8217;te bugünden başlayarak yer alışım,&nbsp;geçmişteki anıların, çabaların, düşünce alışverişınin sanki doğal bir uzantısı. Cumhuriyet&#8217;e her uğradığımda, bir dost mekâna, evime gelir gibi, iç rahatlığı ve sıcaklığı içinde olmuşumdur. Köşemde okurlanma kendi birikimlerimden, yeni öğrendiklerimden, dünyaya bakarken, kapı aralığından görebildiklerimden çıkan bilgi ve değerlendirmelerimi aktarmaya çalışacağım. Bu çabalarımda kafamın içindekilerle yazıma yansıyanlar arasında hiçbir fark olmayacak. En baştan beri idealizmin, bugün azınlıkta kalsa bile hiçbir zaman kaybolmayacağına&nbsp;inanan bir insan olarak okurlarımın karşısında olacağım. Düşünce ve değerlendirmelerimde, ayaklanma hep bu topraklarda bulunacak. Uygar bir Türkiye&#8217;nin ve dünyanın özlemini duyan bir birey olarak, olanları&nbsp;ve olması gerekenleri ele alacağım. Ekonomiden iç ve dış politikaya, sosyal olaylardan kültüre kadar birçok alanda, daha çok olayları zor görülen ve arkada kalmış yönlerini okurlara yansıtmaya&nbsp;çalışacağım. Son 25 yıllık yazarlık yaşantımda görüşlerimde yalnız kaldığım zamanlar oldu. Bu &#8220;beni hiç mi hiç etkilemedi. İçtenlikle inandığım görüşleri sonuna kadar savundum. Burada da aynı yaklaşım içinde olacağıma kimsenin kuşkusu olmasın. Düşünür olmak, özveriyi de zorunlu kılar. Düşünür, düşünce üreten ve kendisi de içtenlikle inandığı için bu düşünceyi yayan kişidir. Bu bazen özveri gerektirir. Aynen bir bıçağın sırtında durmak gibi. Rahatsız olabilirsiniz, hatta horlanabilirsiniz. Sabırlı, kararlı ve inançlı olmanız gerekir.</em></p>



<p><em>Bu, dünyada ve günümüz Türkiyesi&#8217;nde kolay değildir. Rahatınızı, &#8220;maddeci ortamı&#8221; ön plana çıkarırsanız, başkalarının söylediklerini yazıp pazarlamak zorunda kalırsınız. Direnip kendi &#8220;doğrularınızı yazmanız için özveriyi baştan kabullenmeniz zorunludur.</em></p>



<p><em>Yazılarıma başlarken bütün okurlarıma ve Cumhuriyet ailesine merhaba demek istiyorum.&#8221;</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="614" height="2547" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/10/Erol-Manisali-1-scaled-e1667136303389.webp" alt="Erol Manisali 1 scaled e1667136303389" class="wp-image-19419" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 16" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/10/Erol-Manisali-1-scaled-e1667136303389.webp 614w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/10/Erol-Manisali-1-scaled-e1667136303389-370x1536.webp 370w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/10/Erol-Manisali-1-scaled-e1667136303389-494x2048.webp 494w" sizes="auto, (max-width: 614px) 100vw, 614px" /></figure>



<p>Gazetemiz yazarı Erol Manisalı&#8217;nın son yazısı da&nbsp;<strong>18 Ekim&#8217;de</strong>&nbsp;yayımlandı.&nbsp;</p>



<p>Manisalı&#8217;nın <strong>&#8220;Sansür, demokrasi ve araçlar&#8221;</strong> başlıklı son yazısı ise şöyle:</p>



<p><em>&#8220;Yönetimin sansür, demokrasi ve araçlar arasında oluşturmaya çalıştığı bütünlük ve çelişkiler yumağı ülkenin nereye çekilmek istendiğinin çok açık bir göstergesi haline gelmiştir. Bu bağlamda hukuk kurallarını, demokrasiyi, kuruluş ve kurtuluşu, cumhuriyeti, Atatürk devrimlerini, dış ilişkileri ve iç dengeleri tartışıp ayrıntılara girmeye hiç gerek kalmamıştır.</em></p>



<p><em>Televizyon ekranlarında izlediğim tartışmalar, okuduğum yazılar çok büyük oranda anlamını kaybediyorlar. Çünkü içi tamamen boş hale getirilmiş olgu ve kavramların tartışılmasının hiçbir anlamı kalmamaktadır. Aynen tamamen boşaltılmış bir valizin içindeki eşyaların neler olduğunu pazarlamak gibi bir hale gelinmiş olur.</em></p>



<p><em>Türkiye’de yapılmakta olan medya tartışmaları bu anlamda hukuk fakültesi birinci sınıflarında dahi adı bile anılmayacak olan meselelerin ne kadar önemli olduğunu, sudan ucuz hale getirildiğini anlatmak gibi bir şey olur. Türkiye’de elit dahil, teknisyenler dahil ayrıntılı bir biçimde ancak ilgili okulların sınıflarında örnek göstererek ders haline getirilen meseleleri tartışmaktan başka bir şey olmaz. Benim sık sık kullandığım bir deyim olan “aptalı oynamaktan” başka bir anlam taşımaz. Tabii bunun bile bile, göstere göstere medya oyunları haline getirilmesi Charlie Chaplin’i bile aratacak bir güldürü sahnesi olmaktan ileri gitmez.&nbsp;</em></p>



<p><em>Türkiye’de bugün adeta “ilahi” bir komedya oynanmaktadır. Bu komedyanın yalnızca iktidar tarafından değil muhalefet tarafından da kimi katılımcılarının bulunması işi daha da vahim hale getirmektedir. Bu vahameti görerek, bilerek göz ardı etmek ise aptallığın, günahın ve insanlık dışılığın en büyük göstergesidir.</em></p>



<p><em>Ortadoğu üçgeninde Akdeniz, Körfez, Balkanlar hattında yeni gelişmeler söz konusu:&nbsp;</em></p>



<p><em>&#8211; ABD Yunanistan’ı öne çıkararak Ege ve Balkanlar’da Türkiye’ye karşı yeni bir tehdit oluşturmaktadır.</em></p>



<p><em>&#8211; ABD Körfez, Yunanistan ve Hazar Denizi üzerinden yeni bir hat açmaya başladı.</em></p>



<p><em>&#8211; ABD Yunanistan ve KKTC’ye özel bir önem verdiğini ortaya koydu. Aynı şekilde Suriye politikasına da Şam’ın arkasına destek vererek yeni bir zemin oluşturuyor. Hem Suriye hem de Irak’ta yeni dengeler söz konusu. Doğu Avrupa, Kıbrıs konusunda tutumunu değiştirmeye başladı. Bu bağlamda Tayyip Erdoğan Batı karşısında daha olumsuz bir konuma geldi. Bütün bunların Ortadoğu’da yeni küresel dengeleri de getireceğini düşünmek gerçekçi olacaktır.</em></p>



<p><em>Ve son nokta Batı cephesinde yeni bir şey yok&#8230;&#8221;</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/10/29/133605975-20221018-erol-manisali-son-kose-yazisi.jpg" alt="133605975 20221018 erol manisali son kose yazisi" title="EROL MANİSALI&#039;YI KAYBETTİK 17"></figure>



<p><strong>KAYNAK: Cumhuriyet Gazetesi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/erol-manisaliyi-kaybettik-19415/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HÜKÜMET,KUMPAS MI HAZIRLIYOR?</title>
		<link>https://viratrabzon.com/hukumetkumpas-mi-hazirliyor-17591/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/hukumetkumpas-mi-hazirliyor-17591/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 May 2022 13:05:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[AVCILAR BELEDİYESİ]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[HANDAN TOPRAK BENLİ]]></category>
		<category><![CDATA[İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=17591</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="760" height="450" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/KEMAL-EKREM.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="KEMAL-EKREM" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="HÜKÜMET,KUMPAS MI HAZIRLIYOR? 18"></div>Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, &#8216;ihaleye fesat karıştırma&#8217; ve &#8216;resmi belgede sahtecilik&#8217; suçlamasıyla tutuklanan Avcılar Belediyesi eski Başkanı Handan Toprak Benli dosyasına ilişkin önemli iddialarda bulundu. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, &#8216;ihaleye fesat karıştırma&#8217; ve &#8216;resmi belgede sahtecilik&#8217; suçlamasıyla tutuklanan eski Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli dosyasına ilişkin bir yazı kaleme aldı. Terkoğlu, Benli&#8217;nin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, &#8216;ihaleye fesat karıştırma&#8217; ve &#8216;resmi belgede sahtecilik&#8217; suçlamasıyla tutuklanan Avcılar Belediyesi eski Başkanı Handan Toprak Benli dosyasına ilişkin önemli iddialarda bulundu. <a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/baris-terkoglu-yazdi-muhalefete-bir-kumpas-hazirlaniyor-1937554" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="mailto:?subject=Bar%C4%B1%C5%9F%20Terko%C4%9Flu%20yazd%C4%B1:%20%27Muhalefete%20bir%20kumpas%20haz%C4%B1rlan%C4%B1yor%27&amp;body=Merhaba,%0A%0ACumhuriyet.com.tr%27deki%20bu%20linki%20sizinle%20payla%C5%9Fmak%20isterim:%0A%0ABar%C4%B1%C5%9F%20Terko%C4%9Flu%20yazd%C4%B1:%20%27Muhalefete%20bir%20kumpas%20haz%C4%B1rlan%C4%B1yor%27%20%0Ahttps://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/baris-terkoglu-yazdi-muhalefete-bir-kumpas-hazirlaniyor-1937554"></a></h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/HANDAN-TOPRAK.jpg" alt="HANDAN TOPRAK" class="wp-image-17593" width="807" height="448" title="HÜKÜMET,KUMPAS MI HAZIRLIYOR? 19"></figure>



<p>Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, &#8216;ihaleye fesat karıştırma&#8217; ve &#8216;resmi belgede sahtecilik&#8217; suçlamasıyla tutuklanan eski Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli dosyasına ilişkin bir yazı kaleme aldı. Terkoğlu, Benli&#8217;nin &#8220;Soruşturma, CHP’li belediye başkanı olduğum sürece ilişkin hazırlandı. Hedef ben değilim, CHP. Bu dosyalar, komşu belediyelerimiz dahil diğer CHP’li belediyeler için de hazırlandı&#8221; dediğini aktardı.<a href="https://news.google.com/publications/CAAqBwgKMPS-lwsw9eeuAw?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a></p>



<p>İstanbul merkezli 5 ilde &#8216;İhaleye fesat karıştırma&#8217; ve &#8216;Resmi belgede sahtecilik&#8217; iddiasıyla gözaltına alınan, aralarında eski<strong> Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli</strong> ve belediye çalışanlarının da bulunduğu 11 kişi tutuklanmıştı. </p>



<p>Cumhuriyet Gazetesi yazarı <strong>Barış Terkoğlu</strong>, bugünkü <strong>&#8220;Muhalefete bir kumpas hazırlanıyor&#8221;</strong> başlıklı yazısında tutuklanan Handan Toprak Benli ile görüşmesini yazdı. </p>



<p>Terkoğlu, Benli&#8217;nin kendisinin tutuklanmasının başka hamlelerin habercisi olduğunu dile getirdiğini ifade ederken<strong>&nbsp;&#8220;Benli, &#8216;dosyanın bugüne kadar bekletilip, seçim öncesi gündeme konması başka operasyonlar için zemin oluşturmak ve tepki ölçme maksatlı&#8217; ifadelerini kullanıyor&#8221;</strong>&nbsp;dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;CHP’Lİ BELEDİYELER İÇİN DE HAZIRLANDI&#8221;</h3>



<p>Terkoğlu,&nbsp;<strong>&#8220;Hedef ben değilim, CHP&#8221;</strong>&nbsp;diyen Benli&#8217;nin&nbsp;<strong>&#8220;Bu dosyalar, komşu belediyelerimiz dahil diğer CHP’li belediyeler için de hazırlandı&#8221;</strong>&nbsp;dediğini aktardı ve şöyle devam etti:</p>



<p>&#8220;(&#8230;) Dedim ya, &#8220;Benli bir şey söyleyemeye çalışıyor&#8221; diye…</p>



<p>Baştaki soruyu sordum. &#8220;Soruşturma, CHP’li belediye başkanı olduğum sürece ilişkin hazırlandı. Hedef ben değilim, CHP&#8221; dedi ve devam etti: &#8220;Bu dosyalar, komşu belediyelerimiz dahil diğer CHP’li belediyeler için de hazırlandı.&#8221;</p>



<p>Benli; Beylikdüzü, Bakırköy, Silivri, Sarıyer, Aydın’ı saydı. Başka belediyelerde de operasyonların devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Ona göre plan CHP’yi yolsuzlukla ilişkilendirmek ve karalamaktı. Benli, &#8220;Sayın İmamoğlu ve CHP üst düzey yöneticilerine yönelik operasyon yapılmasını&#8221; beklediğini söyledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/05/KEMAL-EKREM.webp" alt="KEMAL EKREM" class="wp-image-17594" width="808" height="478" title="HÜKÜMET,KUMPAS MI HAZIRLIYOR? 20"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">AKP’LİLERE DE HİZMET VERMİŞ</h3>



<p>Son dönem, belediyelere operasyon denilince, karşımıza en çok çıkan isim Erkan Karaaslan. Karaaslan, Hükümet medyası tarafından, &#8220;FETÖ’nün belediyeler imamı&#8221; olmakla suçlanıyor. Bu yüzden uzun süre tutuklu kalan Karaaslan, geçen Aralık’ta &#8220;FETÖ üyeliği&#8221; suçlamasından beraat etti. Karaaslan, CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle, yeniden tutuklandı. Haberlerde adı, &#8220;FETÖ’nün belediyeler imamı&#8221; olarak geçmeye devam etti.</p>



<p>Benli’ye Karaaslan ile ilişkisini de sordum:</p>



<p>&#8220;Erkan Karaarslan, AKP döneminin belediyecilik uygulamalarını ve bunların dijitalde raporlanmasını kamu kuruluşlarında anlatan, yani meslek içi eğitimler veren ve Türkiye’de çok az bulunan birçok konuda tek olan kişi ve kuruluş sahibi. Bu nedenle AKP’li belediyeler ve bakanlıklara da hizmetler vermiş. CHP’li belediyeler ise çok küçük bir oranda, onda bir gibi, hizmet aldı. Avcılar Belediyesi’nin bütçesi çok küçük. Soruşturmaya yönelik iddialar, 2014-2016 yılları arasında, toplamı 300 bin lirayı geçmeyen, belediye bütçesinde küçük yekün tutan, tamamen meslek içi hizmetlere yönelik.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">KUMPAS HAZIRLANIYOR</h3>



<p>Daha önce Karaarslan üzerinden İmamoğlu’na kumpas kurulmaya çalışıldığını anlatmıştık. Benli benzer bir duruma işaret etti:</p>



<p>&#8220;Karaarslan’ı FETÖ ile ilişkilendirip, belediyelerimizi de teröre kaynak sağlamakla suçluyorlar. Bu, Ergenekon, Balyoz kumpasları gibi hazırlanmış bir kumpas. Karaarslan, FETÖ’den beraat etmiş olmasına rağmen, algı operasyonlarına devam ettirmek için, hazırlanan bu dosyayı, 6 yıl sonra, seçim öncesi işleme koydular. Dosyada beni burada 1 dakika bile tutabilecek bir suç yok.&#8221;</p>



<p><strong>Benli bir ayrıntıya daha dikkat çekiyor</strong>:</p>



<p>&#8220;Karaarslan dosyası 6 yıldır basına düşmüş, bilinen tartışılan bir konu olmasına rağmen, bir kez bile ifadeye çağrılmadım. Düğmeye basılmış gibi, dosyamıza gizlilik kararı aldırılıp bir sabah evime arama ve gözaltı için polisler geldi. Basın, henüz bana bile okunmamış olan suçlamaları duyurdu. Masumiyet karinem ihlal edilip, adım suçlamalar eşliğinde geçirildi. 4 gün gözaltında kaldım ve bugüne kadar savcı karşısına çıkarılmadım. İfadem sadece Emniyet’te alındı. 4 gün sonunda, 11 kişi olarak, toptan hakim huzuruna çıkarıldık. Önceden verildiği belli tutuklama kararı okundu. Adil yargılanmayı bekliyorum.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/hukumetkumpas-mi-hazirliyor-17591/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE, &#8216;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#8217;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 07:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özelleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Erol Manisalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16219</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="630" height="340" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="erol-manisali" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 21"></div>***KONUK YAZAR: İktisatçı-Akademisyen Duayen isim,Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof.Dr.Erol Manisalı Yazdı&#8230; Türkiye’de AKP iktidarı döneminde devlet (ve kamu sektörü) hızlı bir biçimde özelleştirildi: Kamu sektörünün elindeki tarımsal, ticari, mali, endüstriyel içerikli hemen hemen tüm kurumlar (ve şirketler) özelleştirildi. a) Yabancılara satıldı. b) Yandaşlara ve dini örgütlere devredildi ya da kapatıldı. Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde bulunan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="konuk-yazar-iktisatci-akademisyen-duayen-isim-cumhuriyet-gazetesi-yazari-prof-dr-erol-manisali-yazdi">***KONUK YAZAR: İktisatçı-Akademisyen Duayen isim,Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof.Dr.Erol Manisalı Yazdı&#8230;</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/KapitalizminGelecegi.jpg" alt="KapitalizminGelecegi" class="wp-image-16221" width="805" height="453" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 22"></figure>



<p>Türkiye’de AKP iktidarı döneminde devlet (ve kamu sektörü) hızlı bir biçimde özelleştirildi:</p>



<p>Kamu sektörünün elindeki tarımsal, ticari, mali, endüstriyel içerikli hemen hemen tüm kurumlar (ve şirketler) özelleştirildi.</p>



<p>a) Yabancılara satıldı.</p>



<p>b) Yandaşlara ve dini örgütlere devredildi ya da kapatıldı. Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallar da aynı çevrelere devredildi ya da sembolik fiyatlarla satıldı.&nbsp;<em>“Düzen”</em>&nbsp;bu yolla değiştiriliyordu.&nbsp;<em>“Devlet”</em>&nbsp;bu yolla partileşti. Partilerin ve yandaş dini kurumların siyasal İslamcı ideolojileri doğrultusunda, olağanüstü bir&nbsp;<em>“kaynak transferine”</em>&nbsp;gittiler. İşin ilginç yanı, siyasi İslamcı fiili yapı gerçekleştirilirken, aynı zamanda vahşi kapitalist bir ortam oluşturdular: haksız rekabeti engellemek yerine, piyasada haksız rekabeti teşvik ettiler: bu doğrultuda bir piyasa düzeni(!) kurdular. Tek adam rejimi ile de sadece bir kişinin, bir iradenin eline her türlü ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri bir&nbsp;<em>“güç”</em>&nbsp;verildi. Devletin özelleştirilmesi bu tekelci güç kapsamında çok kolay yürüyordu. Siyaset biliminde, bu rejimin adı bellidir.</p>



<p>Ve çok doğal olarak, bütün bu yanlışları yapabilmek için demokrasinin tamamen dışına çıkmak gerekiyordu. Devletin özelleştirilmesi,&nbsp;<em>“kamu yararının ortadan kalkmasını zorunlu kıldı”</em>: Piyasanın bozulmasından adalet sisteminin bozulmasına: eğitim ve sağlığın kamusal kimlikten özel ve İslamcı kimliğe dönüşmesine yol açtı.</p>



<p>İşin temelinde,&nbsp;<em>“iktidarın siyasal İslamcı bir yapılanmayı esas alması ile antidemokratik yapılanma”</em>&nbsp;örtüşüyor. Bu antidemokratik düzeni vahşi kapitalizmin üzerine oturttuğunuz zaman ayaklar tamamlanıyor: demokrasi karşıtlığı, sosyal devlet karşıtlığı ve vahşi kapitalizm&nbsp;<em>“sacayağının üç ayağı olarak örtüşüyorlar”</em>. Siyasal İslamcı yapılanma bugün Türkiye’de, bu zemin üzerinde yürümektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali.jpg" alt="erol manisali" class="wp-image-16222" width="806" height="435" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 23"></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="enflasyon-mu-dediniz">ENFLASYON MU DEDİNİZ?</h3>



<p>Devleti özelleştirdiğiniz zaman, kamusal yararı ve toplumsal refahı ortadan kaldırdığınız zaman&nbsp;<em>“bozuk piyasa”</em>&nbsp;vazgeçilmez hale gelir: bu şeytan üçgeninin yürüyebilmesi için&nbsp;<em>“enflasyon kaçınılmazdır”</em>: bu üçgen enflasyondan beslenir: kul, köle, patron, işçi, siyasetçi bağları, mutlak otoriter bir şemsiye altında birleşirler.</p>



<p>Önce devleti&nbsp;<em>“özelleştirmekle”</em>&nbsp;başlarsınız, içini boşaltırsınız ki bir daha sosyal devlet, demokratik devlet olamasın: bütün araçlarının üzerine&nbsp;<em>“çökersiniz”</em>. Daha sonra medyasından sendikasına, esnafından çiftçisine kafasını kaldıran olursa&nbsp;<em>“icabına bakarsınız”</em>.</p>



<p>Covid-19’un evrim geçirmesi gibi, bu negatifler de sürekli yön değiştirirler. Bugün çok doğru dediklerine yarın çok yanlış derler ve toplumun bağışıklık kazanmasını ya da karşı koymasını engellemeye çalışırlar.</p>



<p>Başta da dediğim gibi işe hep devleti özelleştirmekle başlarlar; kaçınılmaz sonuçlar ise şunlardır: anormal düzeyde, önlenemeyen bir enflasyon, aynı düzeyde bir işsizler ordusu, gelecek nesillere bindirilmiş bir dış borç yükü ve mutsuz bir toplumsal yapı.</p>



<p>Medyada&nbsp;<em>“izlenen”</em>&nbsp;doğru muhalefet eleştirileri, yanlışları düzeltmeye yetmiyor: yıllardır yazdığım gibi, demokrasi ve toplumsal refah ancak&nbsp;<em>“aşağıdan yukarı sivil demokratik örgütlenmeler ile gerçekleşir”</em>. Çiftçinin&nbsp;<em>“şikâyeti”</em>, esnafın TV’de yakınışı ancak posta kutusuna atılmış bir not kadar etkili olur. Muhalefetteki partilerin en başta&nbsp;<em>“sivil toplumsal örgütlenmelerde”</em>&nbsp;öncülük yapmaları gerekir. Demokrasi ancak&nbsp;<em>“sivil toplumsal örgütlenmeler üzerine oturtulduğu zaman”</em>&nbsp;çağdaş uygarlık ölçütlerine ulaşır. Örgütlenme yoksa demokrasi için gereken güç de olmaz.</p>



<p>Demokrasi&nbsp; istiyorsak, bunun bilincine varmak zorundayız.</p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="prof-dr-erol-manisali-kimdir">PROF.DR.EROL MANİSALI KİMDİR?</h3>



<p><strong>Erol Manisalı</strong>&nbsp;(20 Temmuz 1940,&nbsp;İstanbul)&nbsp;İktisatçı-Akademisyen. Kabataş Erkek Lisesi mezunu olup, ulusalcı düşünceleriyle tanınır;&nbsp;küreselleşme&nbsp;ve Avrupa Birliği politikalarına karşıdır.</p>



<p>Prof. Dr. Erol Manisalı, halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#8217;nde Öğretim Üyeliği yapmaktadır ve aynı kurumun&nbsp;Avrupa&nbsp;ve&nbsp;Orta Doğu&nbsp;Araştırmaları Merkezi&#8217;nin başkanıdır.&nbsp;</p>



<p>İngiltere,ABD,Japonya,Almanya,İsviçre,Hollanda,Belçika,Avusturya,Norveç ve Mısır&#8217;da çok sayıda konferans vermiş ve uluslararası konferanslarda aktif katılımcı olarak bulunmuştur. Türk ekonomisi ve AB ilişkilerini içeren raporları bulunmaktadır.</p>



<p>İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve&nbsp;Okan Üniversitesi &nbsp;İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesidir.</p>



<p>13 Nisan 2009 Pazartesi itibarıyla,&nbsp;Ergenekon Soruşturması&nbsp;kapsamında göz altına alındı. Daha sonra mahkemeye sevk edilen Erol Manisalı tutuklandı.&nbsp;4 Haziran 2009 Perşembe günü cezaevinde rahatsızlanan; hastanede yapılan kontrollerde Prof. Dr. Erol Manisalı&#8217;nın beyin damarlarında tıkanıklık saptandı. Bunun üzerine inme riskine karşı kan sulandırıcı tedavi uygulanmaya başlandı. Muayene sırasında memesinde de bir kitle saptanan Erol Manisalı&#8217;ya kanser teşhisi konuldu. Prof. Manisalı&#8217;ya yapılan başarılı bir operasyonla memesindeki kanserli doku alındı. Daha sonrasında avukatlarının sağlık sorunları nedeniyle tahliye talebini değerlendiren 11. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma savcısının da olumlu görüşü üzerine Prof. Dr. Erol Manisalı&#8217;nın tahliyesine karar verdi.</p>



<p>5 Ağustos 2013&#8217;te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1.jpg" alt="erol manisali 1 1" class="wp-image-16224" width="805" height="537" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1.jpg 640w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1-282x188.jpg 282w" sizes="auto, (max-width: 805px) 100vw, 805px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="kitaplari">Kitapları</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Foreign Economic Relations of Turkey &#8211;&nbsp;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_%C3%9Cniversitesi_%C4%B0ktisat_Fak%C3%BCltesi" rel="nofollow noopener" target="_blank">İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi</a>&nbsp;Yayınları (1979)</li><li>Place of Small Industry in the Turkish Economy &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Uluslararası Entegrasyon Teorileri ve Gümrük Birlikleri &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>İktisadi Kalkınma &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Dışsal Ekonomiler ve Ekonomik Gelişme &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Survey of Turkish Tourism Industry &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>&#8220;A.E.T&#8221; Karşısında Dayanıklı Tüketim Malları&#8221; &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Büyük Sermaye (Dünya&#8217;da ve Türkiye&#8217;de) &#8211; Bilgi Yayınevi</li><li>Attila İlhan&#8217;la 1000 Saat &#8211; Bilgi Yayınevi</li><li>Avrupa&#8217;yla Derin Bağlar &#8211;&nbsp;Cumhuriyet Kitapları</li><li>Avrupa&#8217;nın Askerle Kavgası -Cumhuriyet Kitapları&nbsp;</li><li>Askeri Darbeden Sivil Darbeye &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Bıçak Sırtı &#8211; Bizim Kitaplar Yayınevi</li><li>Batı&#8217;nın Yeni Türkiye Politikası &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>İnsanlar İnsanlar &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Türkiye&#8217;nin Askersiz İşgali Gümrük Birliği &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Ortak Pazardan Avrupa Birliğine &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Bıçak Sırtındaki Cumhuriyet &#8211; Der Yayınları</li><li>İktisada Giriş &#8211; Der Yayınları</li><li>İslamcı Siyaset ve Cumhuriyet &#8211; Derin Yayınları</li><li>AB Süreci Mi? Sevr Süreci Mi? &#8211; Derin Yayınları</li><li>Bekleme Odasında İğfal &#8211; Derin Yayınları</li><li>Manastırda Bir Amerikalı John Meultke &#8211; Derin Yayınları</li><li>Ulusal Cephede Vuruşanlar &#8211; Derin Yayınları</li><li>Gölgeler &#8211; Derin Yayınları</li><li>Kapitalizmin Temel İçgüdüsü &#8211; Derin Yayınları</li><li>Soğuk Savaş Sonrasında Türkiye&#8217;nin Seçenekleri &#8211; Derin Yayınları</li><li>Türkiye-Avrupa İlişkilerinde Sessiz Darbe &#8211; Derin Yayınları</li><li>AKP, Ordu, Amerika Üçgenindeki Türkiye &#8211; Truva Yayınları</li><li>Faşizmin Ayak Sesleri &#8211; Truva Yayınları</li><li>21. Yüzyılda Küresel Kıskaç &#8211; Truva Yayınları</li><li>Kırık Çizgiler &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Zaman Tünelinde Bir Adam &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Gümrük Birliğinin Siyasal ve Ekonomik Bedeli &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Dünden Bugüne Kıbrıs &#8211; Gündoğan Yayınları</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/muammer-aksoykatledileli-32-yil-gecti-16011/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/muammer-aksoykatledileli-32-yil-gecti-16011/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 13:33:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anma]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ADD]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçü Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[muammer aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Muammer Aksoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16011</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="650" height="360" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/muammer-aksoy-.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="muammer-aksoy-" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 25"></div>Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) kurucu Başkanı-Hukukçu-Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Muammer Aksoy, 32 yıl önce bugün katledildi&#8230; Yaşamı boyunca tam bağımsız Türkiye mücadelesi veren, laikliğin yılmaz savunucusu, ödünsüz Kemalist Prof. Dr. Muammer Aksoy, 32 yıl önce bugün, evinin önünde uğradığı suikast sonucu katledildi. 1961 Anayasası’nın hazırlanmasından Ulusal Petrol Davası’na, üniversite özerkliği ve basın özgürlüğünden hukukun üstünlüğüne&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) kurucu Başkanı-Hukukçu-Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Muammer Aksoy, 32 yıl önce bugün katledildi&#8230;</h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://yenisoluk.com/uploads/2019/01/cumhuriyet-sehidi-muammer-aksoy.jpg" alt="Cumhuriyet Şehidi Muammer Aksoy - Yeni Soluk" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 26"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Yaşamı boyunca tam bağımsız Türkiye mücadelesi veren, laikliğin yılmaz savunucusu, ödünsüz Kemalist Prof. Dr. Muammer Aksoy, 32 yıl önce bugün, evinin önünde uğradığı suikast sonucu katledildi. 1961 Anayasası’nın hazırlanmasından Ulusal Petrol Davası’na, üniversite özerkliği ve basın özgürlüğünden hukukun üstünlüğüne kadar her alanda yurtseverce çalışan Aksoy, “Devlet hukukla yaşar” diyerek, yaşamı boyunca hukuk mücadelesi verdi.<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gazetemiz-yazari-prof-dr-aksoy-32-yil-once-bugun-katledildi-1903908" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="mailto:?subject=Gazetemiz%20yazar%C4%B1%20Prof.%20Dr.%20Muammer%20Aksoy,%2032%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20bug%C3%BCn%20katledildi&amp;body=Merhaba,%0A%0ACumhuriyet.com.tr%27deki%20bu%20linki%20sizinle%20payla%C5%9Fmak%20isterim:%0A%0AGazetemiz%20yazar%C4%B1%20Prof.%20Dr.%20Muammer%20Aksoy,%2032%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20bug%C3%BCn%20katledildi%20%0Ahttps://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gazetemiz-yazari-prof-dr-aksoy-32-yil-once-bugun-katledildi-1903908"></a></h5>



<p><a href="https://news.google.com/publications/CAAqBwgKMPS-lwsw9eeuAw?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a>Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kurucu Genel Başkanı, Ankara Barosu ve Türk Hukuk Kurumu’nun eski başkanlarından Prof. Dr. Aksoy, 32 yıl önce, 31 Ocak 1990’da, Bahçelievler’deki evine girerken yaşamdan koparıldı. Yaşamının her anında tam bağımsız, laik, demokratik bir hukuk devleti mücadelesi veren ve “ateşli bir hatip, inanmış bir laik ve kararlı bir Atatürkçü” olarak nitelendirilen Aksoy, 1950’lerde üniversitelerin akademik özgürlüğünün yanı sıra basın özgürlüğü konusundaki mücadelesi ile ön plana çıktı. “İdari olarak özerk olmayan üniversitelerin, bilimsel olarak da özerk olmadıklarını” vurgulayan Aksoy, üniversite özerkliğini sıkı sıkıya savunurken, Turhan Feyzioğlu’nun 1956’da Demokrat Parti eleştirisi nedeniyle dekanlık görevinden alınması üzerine tepki göstererek, üniversitedeki görevinden istifa etmişti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">ÖĞRETMENLERİ SAVUNDU</h3>



<p>Yazdığı yazılar ile sadece eleştiride bulunmayan, çözüm önerileri de sunan Aksoy, 1961 Anayasası’nın hazırlanması sırasında görev alarak, çözüm önerilerini yaşamaya geçirmeye çalıştı. Aksoy, anayasanın hazırlanması sürecinde komisyon sözcülüğünü yaptı ve “Türkiye’nin en özgürlükçü anayasası” olarak nitelendirilen 1961 Anayasası’nın altına imza atan isimlerden oldu. Aksoy, 1960’larda, anayasanın yanı sıra Ulusal Petrol Davası’nda Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savundu ve “yabancıların, ormanlar dahil Türkiye’nin her yerinde petrol aramasına” olanak tanıyan yasaya karşı davada avukatlık yaptı. 12 Mart 1971 Muhtırası’nın ardından tutuklanan, daha sonra tahliye edilen Aksoy, bu dönemde Atatürkçü öğretmenlerin yanında durarak, görevden atılanların ücretsiz avukatlığını yaptı. Aksoy, bu mücadeleye yönelik kaleme aldığı “Devrimci Öğretmenin Kıyımı ve Mücadelesi” kitabını basacak yayınevi bulunamaması nedeniyle evini satarak kitabı bastırdı, “öğretmenlerin kitap alacak parası olmadığı” düşüncesiyle öğretmenlere ücretsiz verdi. Aksoy, 1977’de CHP’den milletvekili olarak bu görevini 12 Eylül 1980’deki askeri darbeye kadar sürdürdü.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘YOK ETME ÇABASI İÇİNDELER’</h3>



<p>1980’lerde, laikliğe ve hukuk devletine yönelik saldırıların artması üzerine mücadelesini yoğunlaştıran ve Ankara Barosu Başkanlığı da yapan Aksoy, 1989’da ise arasında gazetemiz yazarı ve hocası Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahriye Üçok ve Münci Kapani gibi isimler ile birlikte ADD’yi kurdu. Aksoy, kuruluş gerekçesinde, “Atatürk’ün bedensel varlığının artık aramızda bulunmamasından cesaret alan içteki ve dıştaki kimi olumsuz güçler, onun yeni Türk devletini yaratma doğrultusunda ilk adımı attığı 19 Mayıs 1919’un üzerinden tam 70 yılın geçtiği bu günlerde, Atatürk devrim ve ilkelerine karşı, açık ya da kapalı saldırılarını doruğa ulaştırmış bulunmaktadır. Bundan daha kötüsü, planlı ve sinsi bir çalışma ile o devrim ve ilkeleri gelecekte yok etmek çabası içindeler” tespit ve uyarısında bulundu. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://veryansintv.com/wp-content/uploads/2022/01/muammer-aksoy.jpg" alt="32 yıl önce katledilen aydın: Muammer Aksoy - VeryansınTV" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 27"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">‘4 YILDA 1 GÜN DEMOKRASİSİ’</h3>



<p>Yaşamının her anında örgütlü mücadele veren ve sürekli üreten Aksoy, “Mustafa Kemal olamayanlar hiç değilse Askeri Tıbbiyeli Hikmet Bey olabilmeli” derken, 1973’te kaleme aldığı “Devlet Hukukla Yaşar” başlıklı yazısında, günümüze de ışık tutan şu sözleri kaleme aldı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>“4 yıl için seçilmiş yöneticiler her kötülüğü işleme olanağına sahip olabiliyorlarsa, onların, hakkı ve hukuku değil, kendilerinin keyfini ve arzularını egemen hale getirmeleri ve kişileri ezmeleri caiz ve mümkünse, vatandaş, sadece seçim günü demokrasiyi yaşıyor, geri kalan günlerde bunaltıcı bir diktatörlük havası içinde yaşamak zorunda kalıyorsa, o seçimli yönetimin adı, en cömert bir değerlendirme ile ‘4 yılda bir gün demokrasisi’ olabilir.”</em></strong></p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">‘HALKÇI EĞİTİM’</h3>



<p>Aksoy, ölümünden sonra “Laikliğe Çağrı” adıyla kitaplaştırılan yazısında, laikliğin içinde bulunduğu tehlikeye dikkat çekti. İsimsiz telefonlar ve tehditler alan, kısa bir süre sonra da katledilen Aksoy, 1971’de Atatürkçülüğün nasıl olmayacağını şu ifadeler ile açıkladı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>“Evet, yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin, petrollerimizin, borakslarımızın ve bütün stratejik madenlerimizin yabancıların elinden kurtarılmasını savunmadan Atatürkçülük olmaz. Kültür emperyalizmine karşı direnmeden bütün köylünün ve tüm halkın Köy Enstitüleri’ndeki yönteme benzer (üretime yönelmiş) halkçı ve gerçekçi bir eğitimin bütün meyvelerinden fiilen faydalanmasını sağlayacak bir eğitim reformunu savunmadan Atatürkçülük olmaz. Gerçek ve köklü bir toprak reformunun hızla uygulanması savunulmadan Atatürkçülük olmaz. Ağır sanayi ve milli savunma sanayiini de kapsayan ulusal bir sanayi için savaşmadan Atatürkçülük olmaz. Her Türkün iş, konut ve sosyal güvenlik sahibi olmasını sağlayacak bir ekonomik düzenin kurulması amacıyla mücadele etmeden Atatürkçülük olmaz. Türk halkına ve toplumuna hiçbir yarar ve hizmet sağlamadan halkın sırtından milyonlar kazanan ve döviz kaçakçılığını olağan hale getiren bir ithalat ve ihracat sistemini reddetmeden Atatürkçülük olmaz. Köylünün ve işçinin sömürülmesine, tefeci ve aracıların milyonlarca Türk köylüsünün ve işçisinin kanını emmesine göz yumarak Atatürkçülük olmaz. On binlerce aileyi soyarak ve on binlerce gence bilgiye dayanmayan diplomalar vererek açıkça diploma ticareti yapan özel yüksekokulların devamını savunarak Atatürkçülük olmaz. Devleti kendi çiftliği, kamu görevlilerini kendi özel kahyaları sanarak arpalık dağıtan ve modern haraç yöntemleriyle kesesini dolduran siyaset madrabazlarını ve avanesini hoşgörürlülükle karşılamak, Atatürkçülükle bağdaşamaz.”</em></strong></p></blockquote>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tele1.com.tr/wp-content/uploads/2021/01/Prof.-Dr.-Muammer-Aksoy.jpg" alt="Prof. Dr. Muammer Aksoy katledilişinin 31. yılında anıldı - Tele1" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 28"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">UĞUR MUMCU: ‘TEK BAŞINA ORDU’</h3>



<p>Aksoy’un cenazesinde en önde fotoğrafını taşıyan öğrencisi, gazeteci Uğur Mumcu, Aksoy’u 31 Ocak 1991’de, <strong>“Aksoy, bir düşünce ve kavga adamıydı. Tek başına bir ordu gibi savaşırdı. Bu savaşta alçakça ve sinsice kurşunlanarak öldürüldü”</strong> ifadeleri ile tanımladı. Mumcu da Aksoy gibi suikast sonucu yaşamdan koparıldı. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/1/30/204816970-whatsapp-image-2022-01-30-at-20.46.57-1.jpeg" alt="204816970 whatsapp image 2022 01 30 at 20.46.57 1" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 29"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">ADD GENEL BAŞKANI HÜSNÜ BOZKURT: ‘DÜŞÜN İNSANI’</h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt</strong>: &#8220;<strong><em>Muammer Aksoy; bir bilim insanı, öğretmen, aydın, namuslu bir politikacı, gerçek bir devlet adamıydı. 12 Mart faşizminin demir parmaklıklar ardına sığdıramadığı bir hukukçu, düşün insanı, Atatürk ilke ve devrimlerinin kararlı savunucusu ak saçlı bilgeydi. Ulusal petrol davamızın, madenlerimizin yılmaz savunmanı, devrimci öğrencilerin tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye mücadelesinin ve öğretmen örgütlülüğünün öncüsü, avukatıydı. Karşı devrim karanlığına karşı “Tehlikenin farkında mısınız?” çığlığını ilk yükselten aydınlardan biriydi. 49 arkadaşı ile 19 Mayıs 1989’da ADD’yi kuran, bedelini 8 ay sonra canı ile ödeyen bir Kemalist’ti. Girdiği her savaşımda, yürüdüğü her yolda tek başına bir ordu kadar etkili, güçlü, ilkelerinden asla ödün vermeyen bir devrimciydi.</em></strong>&#8220;dedi </p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">THK GENEL BAŞKANI NAİL GÜRMAN ‘TÜRK MİLLİYETÇİSİYDİ’</h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>THK Genel Başkanı Nail Gürman: &#8220;<strong><em>Uzun yıllar THK Başkanlığı’nı yaptı. Devletin hukukla yaşayacağı konusundaki inancı, kararlılığı ve mücadelesi, bize her zaman ışık tuttu. Muammer Hoca, Türkiye’yi uluslararası alanda da onurla temsil etmiş bir insan. Uluslararası alandaki mücadelesinde tam bir Türk milliyetçisi, ulusal iradenin, hukukun saygın bir savaşçısı olarak görev yapmıştır. Ne yazık ki yazdıklarından söylediklerinden tam olarak faydalanamadık. Fevkalade çalışkan, disiplinli, inancına ve görevine bağlıydı. Kızılay’dan Meclis’e, Meclis’ten Ulus’a kadar elinde ağır çantasıyla yürüdüğünü bilirim. Olağanüstü bağımsız, özgür bir iradeydi. İsmet Paşa’ya ve Bülent Ecevit’e karşı inandıklarından bir kelime geri adım atmamıştır.</em></strong>&#8220;</p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">IŞIK AKSOY (MUAMMER AKSOY&#8217;UN&nbsp;OĞLU): ‘BİR ÖĞRETMENDİ’</h3>



<p>Aksoy’un oğlu Işık Aksoy, Orhan Tüleylioğlu’nun Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um:ag) tarafından basılan “Neden Öldürüldüler?” kitabının üçüncü cildinde, babasını şöyle anlatmıştı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>“Haksızlık ve yanlışlıklara karşı mücadeleci bir kişiliği olduğundan kendisini tanıyanlara, hayatının zorluklar ve savaşlarla geçebileceğini, hatta hapis bile yatabileceğini söylemişti. Fikir ve görüşlerini, fikri düzeyde sonuna kadar savunur, kendi çıkarını düşünmeksizin ülkesi için sanki zamana karşı yarışırcasına durmaksızın çalışırdı. Ayrım yapmaksızın herkesin yardımına koştuğu için boş zamanı olmazdı. Mağdur durumda olanların davalarına ücretsiz bakar ve gerektiğinde masrafları kendi cebinden karşılardı. Özellikle ülke sorunları konu olduğunda akan sular dururdu. Ülke çıkarlarını bütün değerlerden üstün tutan, Atatürk ilkelerini, laikliği, cumhuriyeti, çağdaşlığı, demokrasiyi, tam bağımsızlığı, sosyal devleti, hukuk devletini benimsemiş ve onların yılmaz savunucusu, bir öğretmendi Aksoy.”</em></strong></p></blockquote>



<p><strong>Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi</strong> de basına ve Kamuoyuna kurucu başkanları Muammer Aksoy ile ilgili açıklama yayınladılar.Şube başkanı <strong>Dr.ışık Özkefeli</strong> ismi ile yazılı yapılan açıklama şu şekilde:</p>



<h6 class="wp-block-heading">&#8220;<strong>MUAMMER AKSOY’U KATLEDİLİŞİNİN 32. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ.</strong>&#8220;</h6>



<p>Küresel güçlerin beslediği yerli işbirlikçilerinin Türk devletini Atatürk’ten ve onun ilerici yolundan uzaklaştırma çabalarının başladığı günlerde 50 hukukçu ve bilim insanı ile birlikte Atatürkçü Düşünce Derneğini kuran kurucu genel başkanımız Prof.Dr. Muammer AKSOY’UN bizce faili belli bir cinayetle aramızdan koparılmasının üzerinden 32 yıl geçti.</p>



<p>Onu katleden, tetiği çeken taşeron katilleri hala bulunamamış olsa da, Muammer Aksoy ve diğer aydınlarımızı katledilmesine emir verenler bizce bellidir.</p>



<p>Muammer Aksoy’un, Bahriye Üçok’un, Ahmet Taner Kışlalının, Uğur Mumcu’nun katline azmettirenler Atatürk’ün çizdiği yoldan yürüyen, tam bağımsız Türkiye ışığını taşıyan aydınlarımızdan korkan, bugünün BOP,&nbsp; o günün yeşil kuşakçı küresel güçleridir.</p>



<p>Çünkü Sevr mimarlarının büyük sömürü projelerinin önündeki en büyük engel ‘’Bağımsızlık benim karakterimdir&#8221; diyen Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı, ilerici ve aydınlık yolunun takipçileridir, yani Atatürkçülerdir.</p>



<p><strong>Muammer Aksoy’da ödünsüz bir Atatürkçüdür. Atatürkçü Düşünce Derneğinin kuruluş amacını şu şekilde kaleme almıştı;</strong><em> <strong>“ Atatürk ilkelerini her alanda ilerlemeye açık ve sürekli geliştirici nitelikteki düşünce sistemini, Devrimin bugünkü sonuçlarını ve yarınlara uzantılarını, Atatürk’ün düşüncelerini, davranışlarını, savaşımlarını ve yapıtlarını inceleme, araştırma konusu yapmak, bunlara karşı girişim, adım ve akımlarla yasalar çerçevesinde düşün savaşımı vermektir</strong></em><em><strong>.”</strong></em><em></em></p>



<p>Bu nedenledir ki;</p>



<p>Muammer Aksoy ve diğer kurucularımız Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı ve ilerici birikimini gelecek kuşaklara aktarabilecek, her türlü sömürü ve gericiliğin karşısında, kurumsallaşmış, ülkemizin en demokratik kitle kuruluşu olan derneğimizi kurarak emperyal güçlerin projelerinin önündeki en dirençli engeller olarak görmüş ve bunun bedelini hayatları ile ödemişleridir.</p>



<p><strong>Muammer Aksoy’un 73 yıllık yaşamı, tam bağımsızlık ve kamuculuk mücadeleleri ile doludur.</strong></p>



<p>Hukukçu ve siyaset insanı kimliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş bir anayasaya sahip olabilmesi ve yeniden bir hukuk devleti kimliğine kavuşabilmesi doğrultusunda verdiği mücadele, bugünlere ders niteliğindedir.</p>



<p><strong>“Yurdumuzun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren, devletçilik” </strong><strong>anlayışı ile ekonomik bağımsızlığın gereklerini her fırsatta vurgulamıştır.</strong> Bu doğrultuda, 1954 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın petrol çıkartma yetkisini durduran ve yabancı petrol şirketlerine izin veren<strong>petrol kanununa karşı “milli petrol davasını” başlatmış bir kamucuydu.</strong><strong></strong></p>



<p>Muammer Aksoy Üniversitelerin özerkliği mücadelesinde 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversitelerin özerkliğine zarar verdiği gerekçesiyle üniversiteden ayrılan gerçek bir bilim insanı ve erdem sahibi bir aydındı.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://indigodergisi.com/wp-content/uploads/2018/01/muammer-aksoy-suikasti-cinayeti.jpg" alt="Muammer Aksoy: Atatürkçü düşüncenin yılmaz savunucusu" width="805" height="439" title="MUAMMER AKSOY,KATLEDİLELİ 32 YIL GEÇTİ... 30"></figure>



<p><strong>Muammer Aksoy, bilimsel makaleleriyle de Türk ulusuna yön göstermeye çalışmış bir düşün insanı aynı zamanda</strong><strong> </strong>Türkiye Öğretmenler Sendikasının ülke genelinde örgütlenmesine verdiği katkılar ile emekçi dostu ve örgütçü bir insandı.</p>



<p>’’<strong><em>Unutmamak lazımdır ki &nbsp;hürriyetler bedava elde edilemezler</em></strong><em>.”diyen </em>Atatürkçü düşüncenin ödün vermez savunucusu 73 yaşındaki&nbsp;<strong>Prof. Dr. Muammer Aksoy</strong>&nbsp; 31 Ocak 1990 tarihin de saat 19.05’de evine girerken tüm bu tam bağımsızlıkçı ve ilerici mücadeleleri nedeni ile katledildi.</p>



<p><strong>O gün aydınlarımızı katledenler, bugün muhalif olan tüm sesleri vatan haini ya da terörist yaftası ile karalayıp, hukuksuzca davalar açmakta ya da tutuklamaktadırlar.</strong></p>



<p><strong>Tüm Devrim şehitlerimizin olduğu gibi Muammer Aksoy da;</strong><em> <strong>Kalpaksız Kuvvayi Milliyeciler’in son temsilcilerinden biriydi.</strong></em><strong> </strong><strong>İnançlı, dirençli, kararlı ve mangal gibi yürekli…</strong><strong> </strong><strong>Korkaklığın, yılgınlığın ve dönekliğin moda olduğu günümüz Türkiye’sinde Aksoy adı artık bir kişilik anıtıdır. O’nu anarak görevimiz bitti mi?</strong></p>



<p><strong>Hayır! Son görevimiz hiç bitmeyecek.</strong></p>



<p><strong>Çünkü&nbsp;görev, demokrasiyi, özgürlükleri, Atatürk’ü ve laikliği savunmaktır.</strong></p>



<p>Demokratik Laik Cumhuriyeti ve Sosyal Hukuk Devletini savunduğu için, cumhuriyete yönelen tehdit ve saldırlar karşısında bizleri aydınlatmaya, uyarmaya ve uyandırmaya çalıştığı için öldürülen tüm cumhuriyet devrimi şehitlerimizin tam bağımsızlık mücadelesinin onurlu sancağını bugün bizler taşıyoruz. Yılmayacağız, Karalıyız, KORKMUYORUZ ve &nbsp;bir adım geri atmayacağız.</p>



<p>Muammer Aksoy ve Tüm cumhuriyet devrimi şehitlerimizin manevi varlıkları önünde eğiliyor, saygı ve özlemle anıyoruz…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/muammer-aksoykatledileli-32-yil-gecti-16011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E.TUĞGENERAL NEJAT ESLEN&#8217;DEN DİKKAT ÇEKEN YORUM&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/e-tuggeneral-nejat-eslenden-dikkat-ceken-yorum-15039/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/e-tuggeneral-nejat-eslenden-dikkat-ceken-yorum-15039/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2021 12:06:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hulusi Akar]]></category>
		<category><![CDATA[Nomura]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğgeneral Nejat Eslen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15039</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="732" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Nejat-Eslen-e1639569956892.bmp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Nejat Eslen" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Nejat-Eslen-e1639569956892.bmp 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Nejat-Eslen-e1639569956892-768x468.bmp 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="E.TUĞGENERAL NEJAT ESLEN&#039;DEN DİKKAT ÇEKEN YORUM... 31"></div>Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, Japon bankası Nomura&#8217;nın Yayımladığı Türkiye Raporu&#8217;nu Yorumlayarak; &#8221; Türkiye&#8217;nin çok kritik bir süreçten geçtiğini ve her türlü yönlendirmeye açık hale geldiğini&#8221; söyledi&#8230; Japon bankası Nomura&#8217;nın yayımladığı Türkiye raporunun ardından çıkan OHAL iddiaları, Ekim ayımda Foreign Policy&#8217;de yayımlanan bir analizi akıllara getirdi. Analizi değerlendiren Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, &#8220;Bu süreç, dış güçlerin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, Japon bankası Nomura&#8217;nın Yayımladığı Türkiye Raporu&#8217;nu Yorumlayarak; <em>&#8221; Türkiye&#8217;nin çok kritik bir süreçten geçtiğini ve her türlü yönlendirmeye açık hale geldiğini&#8221;</em> söyledi&#8230; </h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2021/12/15/1892898/kapak_103158.jpg" alt="Japon bankası ve Foreign Policy&#039;nin ortak çıkarımı" title="E.TUĞGENERAL NEJAT ESLEN&#039;DEN DİKKAT ÇEKEN YORUM... 32"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Japon bankası Nomura&#8217;nın yayımladığı Türkiye raporunun ardından çıkan OHAL iddiaları, Ekim ayımda Foreign Policy&#8217;de yayımlanan bir analizi akıllara getirdi. Analizi değerlendiren Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, &#8220;Bu süreç, dış güçlerin Erdoğan sonrası yönetim için kendi tercihlerini dayatabileceklerini düşünmemizi gerektiriyor&#8221; dedi.<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/japon-bankasi-ve-foreign-policynin-ortak-cikarimi-1892898" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="mailto:?subject=Japon%20bankas%C4%B1%20ve%20Foreign%20Policy%27nin%20ortak%20%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1m%C4%B1&amp;body=Merhaba,%0A%0ACumhuriyet.com.tr%27deki%20bu%20linki%20sizinle%20payla%C5%9Fmak%20isterim:%0A%0AJapon%20bankas%C4%B1%20ve%20Foreign%20Policy%27nin%20ortak%20%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1m%C4%B1%20%0Ahttps://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/japon-bankasi-ve-foreign-policynin-ortak-cikarimi-1892898"></a></h5>



<p><a href="https://news.google.com/publications/CAAqBwgKMPS-lwsw9eeuAw?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a></p>



<p>Japon bankası Nomura, geçen günlerde hazırladığı raporda AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin beş aşamalı bir planı yürüttüğünü; ilk üç adımın hayata geçirildiğini ileri sürmüş, son iki adımın ise &#8216;dış politika vakası&#8217; ve OHAL&#8217; olarak sıralamıştı.</p>



<p>Söz konusu OHAL iddialarına ilişkin <strong>Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nden Zeynep Çam</strong>&#8216;a  konuşan <strong>Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen</strong>, Türkiye&#8217;nin çok kritik bir süreçten geçtiğine ve her türlü yönlendirmeye açık hale geldiğine dikkat çekti.</p>



<p>&#8220;İnsanların nasıl bağışıklık sistemleri zayıflarsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin yani iç cephenin bağışıklık sisteminin de zayıflamış durumda olduğunu&#8221; vurgulayan Eslen, dolar ve euro&#8217;nun yükselişinin, bu durumun göstergeleri olduğunu söyledi.&nbsp;</p>



<p><strong>Böyle bir süreçte Türkiye&#8217;nin her türlü yönlendirmeye açık hale geldiğini belirten Eslen, şu ifadeleri kullandı:</strong></p>



<p>&#8220;Erken seçim durumu da gündemdeyken, Tayyip Erdoğan&#8217;dan sonra Türkiye&#8217;yi kimin yöneteceği, hem Türkiye içinde hem de yabancı devletler tarafından raporlanıyor ve konuşuluyor. Japon bankasının yayımladığı rapora göre Türkiye seçim öncesi Olağanüstü Hal (OHAL) durumuna geçebilir ve seçimler bu şartlarda yapılabilir. Tabii ki bu Türkiye için pek de olumlu bir haber değil. Bu rapor bana CFR&#8217;de önemli bir yorumcu olan Steven Cook&#8217;un Foreign Policy&#8217;de &#8216;Erdoğan Türkiye’ye liderlik edemeyecek kadar hasta olabilir!&#8217; başlığı ile çıkan analizini hatırlattı. Orada da Türkiye&#8217;de sıkıntılı yönetim şartlarında ve Erdoğan sonrası dönemde Hulisi Akar&#8217;ın Türkiye&#8217;nin başına geçebileceği ifade edilmişti. Japonların raporu ile Steven Cook&#8217;un söyledikleri hemen hemen aynı noktaya çıkıyor. &#8220;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2021/12/15/103015705-hulusiakar.jpg" alt="103015705 hulusiakar" title="E.TUĞGENERAL NEJAT ESLEN&#039;DEN DİKKAT ÇEKEN YORUM... 33"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;OHAL DURUMUNDA EN KUVVETLİ ADAY AKAR&#8221; İDDİASI</h3>



<p>Geçen Ekim ayında&nbsp;<strong>Foreign Policy</strong>&#8216;de&nbsp;<strong>Steven Cook</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Eni Enrico Mattei</strong>&nbsp;imzasıyla &#8220;Erdoğan Türkiye’ye liderlik edemeyecek kadar hasta olabilir! &#8221; başlıklı bir analiz yayımlanmıştı. Analizde AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ülkeye liderlik edemeyecek kadar hasta olduğu öne sürülürken, &#8216;olağanüstü hal altında&#8217; yerine geçebilecek en kuvvetli adayın ismi şu sözlerle belirtilmişti:</p>



<p>&#8220;Erdoğan sonrası Türkiye&#8217;yi bu koşullarda, &#8216;belki de olağanüstü hal altında&#8217;, başka bir güçlü adamın yönetebileceği ihtimali dikkate almaya değer. Erdoğan&#8217;ın yakınındaki güçlü isimler arasında istihbarat şefi&nbsp;<strong>Hakan Fidan</strong>, Milli Savunma Bakanı&nbsp;<strong>Hulusi Akar</strong>&nbsp;ve İçişleri Bakanı&nbsp;<strong>Süleyman Soylu</strong>&nbsp;bulunuyor.&nbsp;<strong>Üçü arasında Akar, liderliği üstlenmek için en uygun konumda</strong>&nbsp;görünüyor.&#8221;</p>



<p>Analizin yazarlarından Steven Cook aynı zamanda ABD merkezli bir düşünce kuruluşu olan&nbsp;<strong>Dış İlişkiler Konseyi (CFR)</strong>&nbsp;yorumcusu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;JAPONYA&#8217;NIN ABD&#8217;YE BAĞLILIĞI DEVAM EDİYOR&#8221;</h3>



<p>Peki, Japonlar neden böyle bir rapor yayımladı? Japon bankasının bütün dünya ülkeleri ile ilgili raporlar yayımladığını belirten Eslen, &#8220;Ancak şöyle de bir gerçek var; ABD çeşitli durumlarda doğrudan söylemek istemediği konuları Japonlara söyletebilir. Japonya 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra ABD tarafından işgal edilmiştir. Anayasası ABD tarafından yazılmıştır. Japonya&#8217;nın ABD&#8217;ye olan bağlılığı hâlâ devam etmektedir&#8221; dedi.</p>



<p>Eslen, son olarak Türkiye&#8217;nin önünde zorlu bir süreç olduğunu belirterek,&nbsp;<strong>&#8220;Bu süreç, dış güçlerin Erdoğan sonrası yönetim için kendi tercihlerini dayatabileceklerini düşünmemizi gerektiriyor. Hatta belki de Türkiye&#8217;yi, yönlendirmek isteyenler ve yönetenler arasından bir uzlaşma da olabilir&#8221;</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/e-tuggeneral-nejat-eslenden-dikkat-ceken-yorum-15039/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKER ERTÜRK; &#8220;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASI&#8217;NDAN NE FARKI VAR?&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/turker-erturk-balyoz-ve-ergenekon-kumpasindan-ne-farki-var-14952/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/turker-erturk-balyoz-ve-ergenekon-kumpasindan-ne-farki-var-14952/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2021 21:07:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[103 amiral]]></category>
		<category><![CDATA[Amiraller Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Ersöz]]></category>
		<category><![CDATA[Türker Ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[türker ertürk montrö]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=14952</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="627" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/Turker-Erturk-1.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Türker Ertürk" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/Turker-Erturk-1.jpg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/Turker-Erturk-1-768x401.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="TÜRKER ERTÜRK; &quot;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASI&#039;NDAN NE FARKI VAR?&quot; 34"></div>&#8220;Amiraller Duyurusu&#8221; açıklamasında imzası bulunan Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, &#8220;Buradan iddianame çıkmaz. Bunun Balyoz&#8217;dan, Ergenekon Kumpası&#8217;ndan ne farkı var?&#8221; açıklamasında bulundu. Türkiye&#8217;nin gündemine oturan 103 emekli amiralin &#8216;Tekkedeki amiral&#8217;, &#8216;Montrö&#8217;nün tartışmaya açılması&#8217;, &#8216;Atatürk ilke ve devrimleri&#8217; içerikli açıklaması sonrası başlatılan soruşturmada hazırlanan iddianame tamamlandı. Emekli amirallerin &#8220;Tekkedeki amiral&#8221;, &#8220;Montrö&#8217;nün tartışmaya açılması”, &#8220;Atatürk ilke ve devrimleri&#8221;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Amiraller Duyurusu&#8221; açıklamasında imzası bulunan Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, &#8220;Buradan iddianame çıkmaz. Bunun Balyoz&#8217;dan, Ergenekon Kumpası&#8217;ndan ne farkı var?&#8221; açıklamasında bulundu.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="800" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/turker_erturk.jpg" alt="turker erturk" class="wp-image-3730" title="TÜRKER ERTÜRK; &quot;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASI&#039;NDAN NE FARKI VAR?&quot; 35" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/turker_erturk.jpg 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/turker_erturk-768x480.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<p><a href="https://news.google.com/publications/CAAqBwgKMPS-lwsw9eeuAw?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a></p>



<h4 class="wp-block-heading">Türkiye&#8217;nin gündemine oturan 103 emekli amiralin &#8216;Tekkedeki amiral&#8217;, &#8216;Montrö&#8217;nün tartışmaya açılması&#8217;, &#8216;Atatürk ilke ve devrimleri&#8217; içerikli açıklaması sonrası başlatılan soruşturmada hazırlanan iddianame tamamlandı.</h4>



<p>Emekli amirallerin &#8220;Tekkedeki amiral&#8221;, &#8220;Montrö&#8217;nün tartışmaya açılması”, &#8220;Atatürk ilke ve devrimleri&#8221; konularındaki bildirisinin ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 4 Nisan&#8217;da ‘103 amiralden Montrö bildirisi’ başlığı altında yayınlanan açıklamayla ilgili re’sen soruşturma başlatmıştı. </p>



<p>Açıklama üzerine yürütülen soruşturmada &#8216;devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma&#8217; suçundan  hazırlanan iddianame tamamlandı. 103 amiral için 3 yıldan 12 yıla kadar hapis isteniyor.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2021/12/7/1890898/kapak_181724.jpg" alt="Emekli amiraller için hapis isteniyor: &#039;Balyoz&#039;dan, Ergenekon kumpasından ne farkı var?&#039;" title="TÜRKER ERTÜRK; &quot;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASI&#039;NDAN NE FARKI VAR?&quot; 36"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;TAKKELİ AMİRAL GÖRÜNCE TEPKİ KONULDU&#8221;</h3>



<p>İddianamenin hazırlanmasının ardından <strong>Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nden  Nagihan Yılkın</strong>&#8216;a konuşan <strong>Emekli Tuğamiral Türker Ertürk,</strong> <strong><em>&#8220;Buradan iddianame çıkmaz</em>&#8220;</strong> dedi.</p>



<p>Ertürk, &#8220;Biz buraya TBMM Başkanı Şentop&#8217;un &#8216;İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekildiği gibi sayın Erdoğan Montrö&#8217;den de çekilebilir sözleri nedeniyle geldik. İstanbul Sözleşmesi&#8217;nde yapılan Anayasa ihlalini Montrö&#8217;de de göstermeye çalıştı.<strong>&nbsp;Montrö bir duyuruydu. Bu duyuruda iki tane hassasiyet vardı. ilki, ülkenin egemenliği ve güvenliği için yaşamsal öneme sahip olan Montrö; ikincisi ise bir daha darbeler olmasın temennisiydi</strong>. Çünkü yakın tarihimizde yaşadığımız 15 Temmuz darbesini cübbeli, takkeli askerler yapmıştı. Takkeli ve cübbeli bir amiral görünce bu konuda tepki konuldu ve bir duyuru yazıldı&#8221; diye konuştu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;YARGININ ÜZERİNDE İKTİDARIN VESAYETİ VAR&#8221;</h3>



<p>Anasayanın 26. maddesini hatırlatan Ertürk, &#8220;Madde, &#8216;herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı veya başka yollarla, tek başına ya da toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir&#8217; diyor. 103 amiral bilgileri, deneyimleri gereğince Montrö ve bir daha darbeler olmasın konuları hakkında kanaatlerini açıkladılar. Buradan iddianame çıkmasına imkân ve ihtimal yok. Peki nasıl çıktı? Çünkü yargının üzerinde çok ağır iktidarın vesayeti var. Ben olumlu düşünmek istiyorum ve mahkemenin bunu reddetmesini bekliyorum. Bu iddianame doğru bir iddianame değil buradan bir şey çıkmaz. Bu bir özgürlüklerin kullanımı” dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;İKTİDAR, ABD’YE MESAJ VERDİ&#8221;</h3>



<p>İktidar olayı darbeye getirmeye çalışıyor diyen Ertürk, “İnsanlar Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ne, Deniz Kuvvetleri&#8217;ne yıllarını vermişler. Bu insanlar uzmanlıklarını, deneyimlerini bugün toplumla Türkiye ile paylaşmayacaklar da ne zaman paylaşacaklar. <strong>İktidar olayı darbeye getirmeye çalışıyor. Bunun darbeyle ne ilgisi var? Bu insanlar emekli, yaş ortalaması 70 ve bazıları hasta. Bu işin darbeyle yakından uzaktan ilgisi olmadığını iktidar da biliyor ve tepkileri Montrö içindi.</strong> Çünkü bu iktidar, beyaz sayfa açabilmek adına Amerika&#8217;ya &#8216;beni desteklersen Montrö&#8217;den bile vazgeçerim, hatta Montrö yaşamsal derecede önemli diyen askerleri bile içeri tıkarız&#8217; mesajı vermeye çalıştı” şeklinde konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yeniakit.com.tr/images/news/625/turker-erturk-kimdir-103-emekli-amiral-bildirisi-yayinlayan-darbeciler-h1617534078-54cca9.jpg" alt="Türker Ertürk kimdir? 103 emekli amiral bildiri yayınlayan isimler" width="800" height="401" title="TÜRKER ERTÜRK; &quot;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASI&#039;NDAN NE FARKI VAR?&quot; 37"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;BALYOZ VE ERGENEKON KUMPASINDAN NE FARKI VAR?&#8221;</h3>



<p><strong>Ertürk sözlerini şöyle sürdürdü;</strong></p>



<p>&#8220;O günleri hatırlayın. Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı 4 Nisan&#8217;da Twitter hesaplarından açıklama yaptılar. Sosyal medya açıklamalarında ve suç duyurularında ana tema darbe karşıtlığı ve duyuruyu yayınlayan amirallerin kınanmasıydı. Bu açıklamayı suç duyurularını yazanlar ve yönlendirenler amirallerin duyurusunu okumamışlar bile.&nbsp;<strong>Ülkemizin iki yargı kurumu olan Yargıtay ve Danıştay, henüz haklarında açılan soruşturma sonuçlanmamış, iddianame düzenlenmemiş, sanık sıfatını almamış kişilere bırakınız yargılamanın sonuçlanmasını yargılama başlamadan mahkûm ettiler. Çağdaş bir ülkede hukukun egemen olduğu bir yerde söz konusu olabilir mi? Bunun Balyoz&#8217;dan Ergenekon kumpasından ne farkı var?</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;İKTİDAR ZOR DURUMDA&#8221;</h3>



<p>İktidar zor durumda, seçimde kazanma şanslarının olmadığını biliyor, yargı üzerinde vesayet de var bu nedenle gündemi değiştirmek için bu iddianamelerin hazırlandığını düşünüyorum. Hukuken burada en ufak bir suç yok bu yüzden mahkeme bunu bir an önce reddetmeli ve Türkiye&#8217;nin önünü açmalı. &#8220;</p>



<p>Bildiriye imza atan bir kısım amiralin avukatı olan&nbsp;<strong>Hüseyin Ersöz,</strong>&nbsp;ise iddianamede beklenmeyen ve dosyanın içerisinde etki doğuracak hiçbir husus bulunmadığını belirtti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;BALYOZ DAVASI KARARINA DAYANIYOR&#8221;</h3>



<p>Ersöz, &#8220;Genelgeçer değerlendirmeler yanında sanık savunmalarından ibaret iddianamede yer alan hukuki değerlendirmenin ise sadece Balyoz davasında verilen Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararına dayandığını ifade etmeliyim. Ancak söz konusu kararda yer alan değerlendirmeler dahi müvekkillerimize atfedilen suç için anlaşma fiilinin gerçekleşmediğini ve bu suçun unsurlarının oluşmadığını açık ve net bir biçimde ortada&#8221; dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;YÜZ KIZARTACAK BİR DURUM&#8221;</h3>



<p><strong>Hüseyin Ersöz konuyla ilgili şunları söyledi;</strong></p>



<p>&#8220;Tamamen iyi niyetle ülke menfaatlerinin düşünülerek &#8216;Montrö Sözleşmesi&#8217; ve kamuoyunda &#8216;takkeli amiral&#8217; olarak bilinen olaya dair görüşlerin yer aldığı bir basın açıklamasıydı.&nbsp;<strong>Suç olarak nitelendirilmesinin ülke hukuk sistemi açısından yüz kızartacak bir durum olduğunu düşünüyorum.</strong>&nbsp;Bizler bu süreçle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi&#8217;ne ifade özgürlüğü ve özgürlük hakkı ihlalleri gerekçesiyle bireysel başvurularda bulunduk.</p>



<p>Umut ediyorum ki yargılamayı yapacak olan Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi yöneltilen suçlamanın unsurları oluşmadığından müvekkillerimizle ilgili olarak bir beraat kararı verecektir. Aksi bir yaklaşım ise bu ülkedeki düşünce hayatı ve ifade hürriyeti açısından problemli bir yaklaşım oluşturacaktır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/turker-erturk-balyoz-ve-ergenekon-kumpasindan-ne-farki-var-14952/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET GAZETESİ&#8217;NDE SULAR DURULMUYOR&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-sular-durulmuyor-14844/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-sular-durulmuyor-14844/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Dec 2021 15:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Aykut Küçükkaya]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=14844</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="642" height="385" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/cumhuriyet-gazetesi.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="cumhuriyet gazetesi" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE SULAR DURULMUYOR... 39"></div>Cumhuriyet Gazetesi yayın baş danışmanlığına atanan Küçükkaya: Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ve gazeteden istifa etti. Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi (1924) olan Cumhuriyet&#8217;te son işten çıkarmaların bilgisi dışında olduğu konuşulan, &#8220;sendika üyeliği&#8221; krizi sırasında istifa ettikten sonra görevine dönen ve dün Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;nden alınarak &#8216;yayın baş danışmanlığı&#8217;na atanmasına karar verilen&#160;Aykut Küçükkaya,&#160;Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;nden ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Cumhuriyet Gazetesi yayın baş danışmanlığına atanan Küçükkaya: Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ve gazeteden istifa etti.</h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/12/1638468183631-cccc.jpg" alt="aykut küçükkaya " title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE SULAR DURULMUYOR... 40"></figure>



<p>Türkiye&#8217;nin en eski ulusal gazetesi (1924) olan Cumhuriyet&#8217;te son işten çıkarmaların bilgisi dışında olduğu konuşulan, &#8220;sendika üyeliği&#8221; krizi sırasında istifa ettikten sonra görevine dönen ve dün Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;nden alınarak &#8216;yayın baş danışmanlığı&#8217;na atanmasına karar verilen&nbsp;<strong>Aykut Küçükkaya,</strong>&nbsp;Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;nden ve gazeteden istifa ettiğini duyurdu. Küçükkaya, yayın baş danışmanlığı görevlendirmesini kabul etmediğini belirterek, &#8220;28 yıldır çalıştığım gazetemden, genel yayın yönetmenliğinden istifa ediyorum…&#8221; açıklamasını yaptı. Küçükkaya&#8217;nın yerine vekaleten atanan Serkan Ozan da tarafına bildirilen görevlendirmeyi kabul etmediğini, yayın koordinatörlüğü görevinden de istifa ettiğini söyledi. Cumhuriyet yazarı Bursalı Yayın Kurulu&#8217;ndan çekildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;15 kişiyi işten çıkarmam istendi&#8221;</h3>



<p>Küçükkaya Twitter hesabından yayımladığı açıklamasında, <strong>&#8220;<em>4 ay önce (29 Temmuz 2021)  Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun ve şirket yönetiminin “Cumhuriyet’te sendikaya son verme girişimini” istifamla önlemiştim. Cumhuriyet çalışanlarının, emekçilerinin büyük desteğiyle genel yayın yönetmeliğinden, gazeteden istifam vakıf yönetim kurulu tarafından işleme konulmadı, 3 gün sonra görevimin başına döndüm. 18 yıllık aranın ardından Cumhuriyet, Türkiye Gazeteciler Sendikası&#8217;yla 15 Kasım 2021 tarihinde toplu sözleşme imzaladı. Bu imzadan sadece bir gün sonra Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun ve şirket yönetimi tarafından &#8220;en az 15 kişiyi&#8221; 15 Aralık 2021 tarihine kadar işten çıkarmam istendi</em>.&#8221;</strong> ifadesini kullandı. </p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Genel yayın yönetmeninin iradesi çiğnenerek 8 arkadaşım kovuldu&#8221;</h3>



<p>Aykut Küçükkaya şunları kaydetti: </p>



<p><em><strong>&#8220;Böylesi bir isteği yerine getirmem, kabul etmem imkânsızdı. Yazı işleri ekibim, tüm servis müdürleri ve şeflerin imzasıyla Cumhuriyet Vakfı Başkanı&#8217;na, vakıf yönetim kurulu üyelerine, &#8220;bu kararın gözden geçirilmesi, gerekirse yöneticiler olarak bizlere 2022 yılında zam yapılmaması, ekonomik kriz bir gerçek ancak başka tasarruf yolları bulunarak gazetecilerin, arkadaşlarımızın işlerinden olmaması&#8221; talebiyle bir mektup kaleme alındı. Ne yazık ki bu mektup dikkate alınmadı, genel yayın yönetmeninin iradesi çiğnenerek 8 meslektaşım 29 Kasım 2021 şirket yönetim kurulu kararıyla gazeteden kovuldu. Aynı gün bu kararın geri alınması için Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkunla odasında görüştüm, &#8220;işten atılmaların ivedilikle iptal edilmesi için&#8221; yazılı olarak başvurdum.</strong></em></p>



<p><em><strong>Tüm bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu, Alev Coşkun&#8217;un başkanlığında dün (2 Aralık 2021) toplandı. Yaklaşık dört saat süren toplantının ardından saat 20.40 sıralarında &#8220;3 yıl 3 aydır büyük bir onurla, gururla yürüttüğüm genel yayın yönetmenliğinden alındığım, yayın başdanışmanlığına atandığım&#8221; yazılı olarak bildirildi. Vakıf toplantısında işten atılan sekiz meslektaşım, çalışma arkadaşımla ilgili herhangi olumlu bir gelişme ise yaşanmadı.</strong></em></p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Cumhuriyet Vakfı&#8217;nın yeni görevlendirmesini kabul etmiyorum&#8221;</h3>



<p><em><strong>Cumhuriyet&#8217;in simge ismi Ilhan Selçuk gibi &#8220;bir gün&#8221; düşündüm. Cumhuriyet Vakfı&#8217;nın yeni görevlendirmesini kabul etmiyorum. 28 yıldır çalıştığım gazetemden, genel yayın yönetmenliğinden istifa ediyorum… Bu süreçte -hatalarımda bile- arkamda duran, desteğini esirgemeyen sevgili vakıf üyeleri Ali Sirmen, Şükran Soner, Ibrahim Yıldız, Hüseyin Yıldız ve Turan Karakaş&#8217;a teşekkür ediyorum&#8230;</strong></em></p>



<p><em><strong>28 yıllık meslek hayatımda her zaman Cumhuriyet okurlarının, basın dünyasının sevgisini hep yanı başımda hissettim. Bu benim en büyük mutluluğumdur. Ilhan Selçuk&#8217;un deyimiyle 20 yaşında girdiğini gazetem Cumhuriyet&#8217;. &#8220;heykelimi yonttum&#8221;, 28 yıl sonra Zonguldaklı bir maden işçisinin çocuğu olarak onurumla dimdik çıkıyorum. Yıllardır sevgisiyle beni büyüten, her şartla destekleyen Cumhuriyet emekçilerine, çok şey öğrendiğim yazarlarımıza, koyulan, gazetede kalan çalışma arkadaşlarıma sonsuz sevgilerini sunuyorum. Hepinizi çok seviyorum&#8230; Sen çok yaşa Cumhuriyet&#8221;</strong></em><img loading="lazy" decoding="async" width="660" height="880" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/12/1638530827457-f-frctc-o-xw-aq-4-dfk.jpg" alt="1638530827457 f frctc o xw aq 4 dfk" title="CUMHURİYET GAZETESİ&#039;NDE SULAR DURULMUYOR... 41"></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Serkan Ozan görevlendirmeyi kabul etmedi, yayın koordinatörlüğü görevinden de istifa etti</strong></h3>



<p>Küçükkaya&#8217;nın ardından bir açıklama da Serkan Ozan&#8217;dan geldi. Ozan Twitter hesabından, &#8220;<em>Cumhuriyet genel yayın yönetmeninden habersiz olarak işten atılan 8 arkadaşımızla ilgili kararın iptal edilmesini talep etmiştik. Bu haklı isteğin yanıtı 20 yıldan uzun süredir birlikte çalıştığım dostum Aykut Küçükkaya’nın genel yayın yönetmenliği görevinden alınması oldu. Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu’nun böyle bir gerekçeyle görevden aldığı yayın yönetmeninin yerine vekaleten bile olsa beni düşünmüş olması, Küçükkaya’nın görevden alınış biçimi kadar yaralayıcı olmuştur. 8 arkadaşımızın işe iadesi konusunda ise herhangi bir adım atılmamaktadır. Durum böyleyken, tarafıma bildirilen görevlendirmeyi kabul etmem ne vicdani, ne ilkeli ne de onurlu bir duruş olacaktır. Cumhuriyet emekçilerine karşı takınılan tavır nedeniyle bir yayın koordinatörlüğü görevinden de bugün itibarıyla istifa ediyorum</em>&#8221; paylaşımını yaptı. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Cumhuriyet yazarı Bursalı Yayın Kurulu&#8217;ndan çekildi</h3>



<p>Cumhuriyet gazetesinden istifa ettiği haberini yalanlayan Orhan Bursalı,&nbsp;<em>&#8220;Cumhuriyet&#8217;ten istifa ettiğim yok. Yayın Kurulu&#8217;ndan çekildim sadece. Cumhuriyet&#8217;in yazarıyım, öyle kalacağım. Gazeteyi boykotu kimse düşünmesin. Cumhuriyet, bu ülkenin kuruluş mayasıdır. Çalışanlar/okurlar, gazetenin en temel 2 bileşeni.&#8221;</em>&nbsp;açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>



<p>4 ay önce iş sözleşmesi imzalanması döneminde Küçükkaya ve Cumhuriyet Vakfı arasında gerilim yaşanmış, Cumhuriyet gazetesi Küçükkaya&#8217;nın istifasını kabul etmemişti.&nbsp;</p>



<p>Cumhuriyet gazetesinin Türkiye Gazeteciler Sendikası ile 18 yıl sonra yaptığı toplu sözleşmenin ardından, 8 sendikalı gazeteci işten çıkarılmış; Küçükkaya meslektaşlarına destek vermişti</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/cumhuriyet-gazetesinde-sular-durulmuyor-14844/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
