<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim-İş Sendikası &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/etiket/egitim-is-sendikasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Sep 2023 15:23:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Eğitim-İş Sendikası &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimdeki Gericileşme]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[Karma Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat ve Cemaatler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21576</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="752" height="395" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Egitim.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Eğitim" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 1"></div>Karma eğitim karşıtı açıklamalar ve tarikatların okullara sokulmasına dikkat çeken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Karma eğitim hiç olmadığı kadar tehlike altında” dedi. Özbay mevcut eğitim sisteminin halkı böldüğünü, ulusal bütünlüğü de tehdit ettiğini belirtti. Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, ‘öğretici’ ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara kapı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Karma eğitim karşıtı açıklamalar ve tarikatların okullara sokulmasına dikkat çeken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Karma eğitim hiç olmadığı kadar tehlike altında” dedi. Özbay mevcut eğitim sisteminin halkı böldüğünü, ulusal bütünlüğü de tehdit ettiğini belirtti.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/2117980/kapak_114912.jpg" alt="Özbay, okulların gericilere açılmasının iktidarın hedefleriyle örtüştüğünü söyledi: Tehlike çok yakın" width="808" height="478" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 2"></figure>



<p><strong>Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, ‘öğretici’ ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara kapı aralanıyor.</strong></p>



<p><strong>Osmanlı’nın sonunu hazırlayan parçalı yapı yeniden var edildi. Bu eğitim sistemi; halkı bölen, dolayısıyla ulusun geleceğini tehdit eden, ulusal bütünlüğü hızla kaybettiren bir sistem.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Eğitim İş Genel Başkanı</strong>&nbsp;<strong>Kadem Özbay</strong>&nbsp;<strong>Cumhuriyet Gazetesi</strong>’nden <strong>İklim Öngel</strong>&#8216;in sorularını yanıtladı.&nbsp;Önemli ve kapsayıcı tespitlerde bulunan <strong>Özbay</strong> ile yapılan bu röportajı okuyucu ile buluşturmak istedik&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105925221-a82v8793.jpg" alt="105925221 a82v8793" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 3"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Özbay, okulların gericilere açılmasının iktidarın hedefleriyle örtüştüğünü söyledi: Tehlike çok yakın.</h5>



<p><strong>Karma eğitim tehlikede mi?</strong></p>



<p>Karma eğitim, hiç olmadığı kadar tehlikede. 21 yıllık siyasal İslam iktidarından öğrendiğimiz bir şey varsa, o da en kötü ve vurucu darbeleri için defalarca, bazen yıllarca halkın nabzını yoklamalarıdır. Bu konuda da 4+4+4 sistemi getirildiğinden bu yana zaten belli aralıklarla karma eğitimi hedef alıyorlardı. Şimdi ise dernek maskesi takmış tarikatların eğitime daha da dahil edilmesi, İktidar bloğuna karma eğitime açıkça karşı olan HÜDA PAR ve YRP gibi yapıların eklenmesiyle bu nabız yoklamaların, karma eğitim karşıtı söylemlerin arttığını ve hatta normalleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;HALK BÖYLE İSTİYOR&#8221; İLLÜZYONUNUN SONU NEREDE?&nbsp;</h3>



<p>Yusuf Tekin’in neredeyse daha yeni bakan olur olmaz tepki çeken “kız okulları” açıklamasını ve tepkileri görünce yanlış anlaşıldığını iddia etmesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Gerici çevrelerin, laik eğitimin temeli olan karma eğitimi hedef alırken uyguladığı 2 temel taktik var: 1- Harem selamlık eğitimde çocukların daha başarılı olduğuna dair araştırmalar olduğunu söylemek. 2- Halkın böyle bir talebi olduğunu iddia etmek. İlki zaten tam bir safsata; hiçbir bilimsel araştırmaya, gerçekliğe dayanmayan bir kara ezber. İkincisi ise yine gerçekliğe aykırı bir kılıf. Burada asıl sorulması gereken sorulardan biri şu: “Halk böyle istiyor” illüzyonunun sonu nerededir? Yarın öbür gün tarikatlar toplu ulaşımı da harem selamlık yapmak isterse “halkın talebi” olarak mı karşılanacaktır? Mesela kadınların sokağa çıkma saatlerine kısıtlılık istense, Avrupa ülkelerinden bile daha önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilen bu Cumhuriyet’te kadınlar kısıtlanacak mıdır? Ben cevap vereyim: Eğitim-İş var oldukça, hayır!</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105936080-nct6658.jpg" alt="105936080 nct6658" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 4"></figure>



<p><strong>Yeni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i nasıl buluyorsunuz?</strong></p>



<p>Yeni Bakan, Millî Eğitim Bakanlığı için yeni biri değil. Daha önce Bakanlıkta Müsteşar olarak bulunmuş biri. Eğitimle ilgisi akademisyen ve veli olmaktan öteye geçmiyor. Söylemlerinin birçoğunun cumhuriyet karşıtı olduğunu görmekteyiz. Bu da cumhuriyet dersi eksikliğinin bir sonucudur. Anlaşılan o ki Cumhuriyetin ve devrimlerinin, bu devrimlerin var ettiği kurumların toplumsal bünyemize uygun olmadığını düşünüyor. Karma eğitime karşı çıkmasının da nedeni bu. Cumhuriyet, devrimler, devrim kurumları boşlukta oluşmadı. Kendisinin tezlerini, Osmanlı’da savunanların başarısızlıklarının, ödettikleri bedellerin sonunda şekillendi. Osmanlı’nın başarısızlığını, dışarıdan almaya dayalı okuma bilimsel okuma değildir. Çünkü toplumlar daima birbirlerinden alırlar. Mesele toplumların sorunlarını çözüp çözmedikleridir. Cumhuriyet, kişisel egemenliğe dayalı bir yönetimden millet egemenliğine geçiştir. Bunun temel nedeni önceki egemenlik anlayışının toplumu bir arada tutamaması ve keyfi tutumlara dayalı gelişmesiydi. Bize, bizim bünyemize uygun olan bizi millet yapan Cumhuriyettir. Böyle bir anlayışla, Milli Eğitimin sorunlarının çözülmesi mümkün değil.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Karma eğitim karşıtlığı, İmam-Hatip bayraktarlığı ortaokuldan liseye geçiş sorununu çözmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Eğitimin niteliğini kendiliğinden yükseltmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Meslek liselerinin üzerinden yaratılan çocuk işçiliği sorununu çözmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Eğitimin yükünün velilerin sırtına yüklenmesini engellemez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Yoksulların çocuklarının dezavantajlı durumunu ortadan kaldırmaz.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinde olduğu gibi tüm çocuklarımızın eşit, kamusal, parasız, bilimsel, laik eğitim hakkından yararlanmasını sağlayamaz.&nbsp;</p>



<p>Bu sorunlar ortada dururken hele de deprem bölgesinde yaşananlar dururken, Yusuf Tekin siyasi iktidarın eğitimi gericileştirerek yeni bir nesil yaratma amacına adeta hizmet etmektedir. Bu anlayışla devam edilirse, eğitimde var olan sorunlar çözülmeyeceği gibi yarınlar, bugünden de vahim olacaktır.&nbsp;</p>



<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı’nın vakıf, dernek ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladığı protokollere yorumunuz nedir?</strong></p>



<p>Bu konu eğitimin en acil sorunlarından biri; kanserli hücre gibi büyüyor, büyütülüyor. Bu konuda en sert mücadeleyi veren, laikliğe aykırı her protokolle ilgili hem yargıya başvuran hem kamuoyunu bilgilendirme görevini ifa eden sendikayız. Ancak bu yeterli olmuyor çünkü bu rezalete topyekun, toplum olarak karşı çıkabilmeliyiz.&nbsp;</p>



<p>Okullar, gerici grupların kendi varlıklarını sürdürmek için çocuklarımızı taşıyıcı araç olarak kullanma arzularını gerçekleştirecek yerler değildir. Okul, öğrenci ve öğretmenlere aittir. Öğrenci ve öğretmenlerin dışında okulların, eğitimle ilgili olmayan kişilere ister kulüp adıyla, ister proje adıyla açılması doğru bir uygulama değildir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105946627-a82v8837.jpg" alt="105946627 a82v8837" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 5"></figure>



<p><strong>Peki 1 milyondan fazla çalışanı olan bir bakanlık neden buna ihtiyaç duyuyor?</strong></p>



<p>Bu uygulamalar Millî Eğitim Bakanlığının eğitim adına bir ihtiyacından kaynaklanmamaktadır. Tamamen AKP’nin ve koalisyon ortakları olan tarikatların siyasi hedefleriyle ilgilidir.</p>



<p>Gerici derneklerle imzalanan bu protokoller 3 çerçevede değerlendirilmeli:</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 1- Bu dernek/vakıf görüntüsü, faşist 1980 darbesinde hortlatılan, AKP döneminde STK makyajı yapılıp semirtilen tarikatlar için bir maske. Hatta protokol imzalanan bu ‘dernek’lerin birçoğunun internet sitelerinde dahi, tarikatlarla organik bağları övünerek belirtiliyor. Özetle; genç Cumhuriyet’te kapatılan tekke ve zaviyeler bugün sınıfların kapısından içeri sokuluyor. Laikliğe tamamen aykırı.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 2- Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasa’ya göre bir kamu hizmeti olarak sunmak zorunda olduğu eğitim için bu yapıları taşeron yapıyor. Oysa bunu hukuken de etik olarak da yapamaz. Siz mahkemelerin bazı davaları ihtiyar heyetine protokoller aracılığıyla sevk ettiğini gördünüz mü? Hastanelerde uzman doktorların yerine protokoller aracılığıyla hacamatçıların ameliyatlara sokulduğunu işittiniz mi? İşte öğretmenin yerine bu gerici yapıları eğitime sokmanın bundan bir farkı yok. Üstelik bazı protokollerde, tüm maliyeti Bakanlığın çektiğini görüyoruz. Yani Bakanlığın, o parayı eğitimi iyileştirmek yerine tarikatlara bu yolla aktarmış oluyor. Bizlerin paralarını.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 3- Güvenli değil. Okullar, eğitim, çocuklarımızın en güvende olmaları gereken yerlerdir. Savaşlarda bile hedef alınmaz. Ancak bu protokoller aracılığıyla okullar, güvenilmez birtakım insanlarla dolduruluyor. Üstelik bu yapıların birçoğu cinsel istismar gibi vahim skandallarla defalarca gündeme gelmiş olmalarına rağmen. Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, “öğretici” ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara/skandallara kapı aralamaktır.&nbsp;</p>



<p><strong>Zorunlu din derslerinin yanına zorunlu seçmeli din dersleri de eklendi. Bu ne anlama geliyor?</strong></p>



<p>Laik bir eğitimde, devlet bütün dinler, inanışlar karşısında tarafsızdır. 12 Eylül rejimiyle zorunlu din dersinin Anayasa hükmü haline getirilmesi zaten laikliğe vurulmuş bir darbeydi. Bu kararı alanların sonradan biz, dini eğitim vermek için değil din hakkında bilgi sahibi olsunlar diye bu dersi getirdik biçiminde savunma yapmalarının gerçeklikle bir ilgisi yoktu. Laik eğitim, eğitim programlarının, eğitim ortamlarının ve eğitim personelinin laik olmasıyla sağlanır. Türkiye’de bu üç koşul, tam olarak hiçbir zaman yerine getirilemedi. Sonuçta eğitim programlarını belirlemek devletlerin kendi iradelerine bağlı.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;LAİKLİĞİ DE İNSAN HAKLARINA DA AYKIRI&#8221;</h3>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi din dersleriyle ve dinle ilgili uygulamalarda iki önemli ölçüte devletlerin dikkat etmesi gerektiğini belirtmektedir. Bir, okullar, çocukları ve velileri dini inanışlarını açıklamaya zorlayamaz. İki, okullarda verilen din dersleri, çocukları ailelerin inanışları karşısında çelişkiye düşürmemelidir. Bu iki ilke açısından baktığımızda uygulamada bu dersler, laik eğitime aykırı oldukları gibi insan hakları hukukuna da aykırıdır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;TÜRKİYE TARAFSIZ DEĞİL&#8221;</h3>



<p>Kalkınmak isteyen bir ülkenin zorunlu temel eğitimde en son yapacağı işi Türkiye ilk önce yapmakta. Dünyada hiçbir ülke; fen, matematik, felsefe derslerini geri plana atıp da din eğitimiyle kalkınmış değildir. Çağdaş bir ülke, din eğitimini sivil alanın sorunu olarak görür. Devlet politikası olarak görmez. Çünkü din, genel bir bilgi alanı olsa dahi inanma bireyseldir. Her bireyde farklı bir yansıyışa sahiptir. Devletin bu inanma biçimlerinden birinin tarafı olması, onun tarafsızlığının ortadan kalkması anlamına gelir. Türkiye bu haliyle dinler ve inanışlar karşısında tarafsız bir ülke değildir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/110005361-a82v8862.jpg" alt="110005361 a82v8862" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 6"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;EĞİTİMİN NİTELİĞİNİ SAKATLIYOR&#8221;</h3>



<p>Bu dersler, belli bir mezhep anlayışına dayandırıldığından zorunlu temel eğitimin belli bir gruba ayrıcalık tanımasına neden olduğundan ayrıca da eğitimin kamusal niteliğini sakatlıyor. Kamusal eğitimin birinci özelliği, olmazsa olmazı devlet tarafından organize edilmesi değil, toplumun tüm üyelerine yani herkese din, soy, sop, cinsiyet, sınıf gibiayrım içermeden açık olmasıdır. Türkiye’de din dersleri Sünni İslam’a, hatta bu inanma biçiminde de belli bir türden inanma biçimine tanınmış bir ayrıcalık olduğundan eğitimin kamusallığına, kamusal bir hizmet olarak verilmesi ilkesine aykırıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘DEVLETİN İMKANLARI İMAM HATİPLERE SEFERBER’</h3>



<p><strong>Çocuklar imam hatiplere mecbur bırakılıyor mu, seçmeli ders düzenlemesi tüm okulları imam hatipleştirme çabası mı?</strong></p>



<p>AKP iktidarı boyunca imam hatiplerin sayısı artırıldı, Türkiye’nin her yerinde normal liseler imam hatip lisesine dönüştürüldü, lise türleri arası denge yok edildi. &nbsp;Böylece imam hatipler mecbur bırakma politikasıyla doldurulmaya çalışıldı. İktidar diğer okul türlerine adeta üvey evlat muamelesi yaparak devletin tüm imkanlarını yıllardır imam hatipler için seferber ediyor. Buna rağmen güncel verilere baktığımızda imam hatip ortaokullarından mezun olan öğrencilerin çoğunluğunun imam hatip liselerini tercih etmediğini de görmekteyiz.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘SEÇMELİ DERSİ ŞANSA BIRAKMADILAR’</h3>



<p>Oysa ki eğitimden sorumlu olanlar çocuklarımızı ayrıştırmamalı, her çocuğumuza eşit, bilimsel ve nitelikli eğitim verme sorumluluğunu yerine getirmelidirler.&nbsp;</p>



<p>Gerici müfredat, imam hatip dayatması gibi yöntemlerle eğitimi bulandırarak kendi ideolojilerine uygun bir nesil yaratma projesinde, seçmeli ders sistemi de şansa bırakılmamıştır. Halihazırda &#8220;Bu dersi okulda yeteri kadar öğrenci seçmedi&#8221;, &#8220;Bu dersi verecek eğitimcimiz yok&#8221;, &#8220;Bu dersin kontenjanı çoktan doldu&#8221; denerek öğrencilerimizin sadece dini içerikli derslere mecbur bırakan, okul yöneticilerine “din derslerini seçtirmeleri konusunda” her yıl usulsüz talimatlar veren MEB, bu yıl bu dayatmayı daha sistemli hale getirmeye yönelik kritik bir adım attı.</p>



<p>Tüm seçmeli dersleri “İnsan, Toplum, Bilim”, “Din, Ahlak ve Değer”, “Kültür, Sanat ve Spor” kategorileri altına toplayan Bakanlık, her öğrenci için bu kategorilerden en az bir dersi seçmeyi zorunlu kıldı. Böylece öğrenciler artık zorunlu din dersinin yanında bir de ‘seçmeli’ zorunlu din dersleri almak durumunda bırakıldı. Cumhuriyet’in temel ilkesi olan laiklik ile bariz aykırılıklar taşıyan bu düzenlemelerle, eğitim daha da gericileştirildi, “Artık bütün okullarımızın imam hatip lisesi gibi olma zamanı geldi” söylemi hayata geçirildi.&nbsp;</p>



<p><strong>Muhalefet bu durumun ne kadar farkında, eğitimdeki tarikat ve cemaat yapılarının üzerine yeteri kadar gidiyor mu?</strong></p>



<p>Muhalefetin farkında olmadığını söyleyemem. Fazlasıyla farkındalar. Ancak AKP’nin yarattığı kutuplaşmada, demokrasi cephesinde din-devlet ilişkilerinde AKP’den farklılaşamamış yapıların bulunması bu konuları öncelikli gündem haline getirmemelerine neden oluyor.&nbsp;</p>



<p>Bu konuda gelinen noktada halk muhalefetinin, parti muhalefetlerini aşacağını düşünüyorum. Mayıs seçimlerinin sonuçlarının insanların arka ceplerine koyduklarını ellerine alacağı bir süreç başlatmış bulunuyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Türkiye’de eğitim kullanılarak cumhuriyet devrimleriyle mi hesaplaşılıyor?</strong></p>



<p>Evet, bunun mücadelesini veriyorlar. Ama bunu başarmaları mümkün değil. Gerici müfredat, liyakatsiz atamalarla tarikat ve cemaatlerin sözcüsü haline gelen yöneticiler eliyle cumhuriyetle hesaplaşma okullar üzerinden de yapılmak isteniyor ama asıl olarak okulların etrafına örülmüş sivil alanlar üzerinden yapılıyor. Özel okullar, yurtlar, kurslar, yardım örgütleri, yasa dışı eğitim kurumları gibi yapılar cumhuriyetle hesaplaşmada daha etkinler. Cumhuriyetle hesaplaşmayı sadece okul odaklı değil hayatın her alanında görüyoruz. Okulla ilgili olanları dile getirirken de diğer alanlarla ilişkisini de gözden kaçırmamalıyız.&nbsp;</p>



<p><strong>Köylerde okulların durumu nedir, kırsal kesimlerde çocuklar nasıl eğitim alıyor?</strong></p>



<p>2002’den günümüze 20 bin 243 köy okulu kapatıldı. Yani Türkiye’deki öğrenci nüfusunun yaklaşık yüzde 3.5’u okullarından oldu. Köylerden öğretmenler çekildi, köyler ilimsizleştirildi. 20 yıldır köylerdeki birçok yavrumuz tam da bu okulsuzluk politikası yüzünden sınıflarda ders görmesi gerekirken güneş altında tarlalarda ter döktü, çocuk işçi oldu. Okumaya inat edenler için ise taşımalı eğitim garabeti yaratıldı. Tarikat yurtları/okulları, devletin boş bıraktığı bu alandan kafalarını uzattı. Zaten niyet de tam olarak buydu. Çünkü köy okullarını “devlete çok masraflı” diyerek kapatan zihniyet, MEB’in bütçe raporlarına göre taşımalı eğitime son 10 yılda 22 milyar 619 milyon lira ve yemekle birlikte 25 milyar lirayı aşkın kaynak aktardı. Yani köy okullarını onarmak ve açmak için yeterli olan para, kelimenin tam anlamıyla yollara saçıldı.</p>



<p>AKP sadece köy okullarını kapatmakla kalmadı: köy kavramını da yok etti. Kendi kendine yeten, üreten, içinde her şeyi olan köyler yıldan yıla tenhalaştı. O yüzden köyleri tekrar var etmeden, oraları insanlarımız için mutlu olacakları birer yaşam alanı haline getirmeden tek başına viran durumdaki eski okulları tamir etmek de artık meseleyi çözmeye yetmeyecektir. Örneğin üç çocuğun kaldığı bir köyde açılan köy okulu, eğitim bilimi açısından da eksiklikler içerecektir. Çocuklar sosyalleşerek, birbirlerini de izleyerek öğrenirler. Okula gitmek için başlıca motivasyonları da bu sosyalleşme ve bilgi akışıdır. Bunu veremediğiniz köy okullarında okuyan çocukla, şehirde sosyalleşerek eğitim görmüş çocuğu yıllar sonra aynı sınava sokarken biraz yüzünüzün kızarması gerekir.</p>



<p>Her çocuğumuz evine yakın, gidebileceği bir okulu hak etmektedir ve ancak her çocuğumuzun evi de yine yaşamın sürdürülebilir olduğu yerleşkelerde olmalıdır. Bu iki hak, iç içedir. Dolayısıyla köy okulları derhal açılmalı ama bu hamle, köylerin tekrar yaşanabilir kılınmasına dair politikalarla eşzamanlı yürütülmelidir.&nbsp;</p>



<p>Etkisiz ve geri bir yaşam alanı haline gelmiş köyde, okulun açık olmasının veya kapalı olmasının önemi yoktur.</p>



<p><strong>Pandemi eğitimi nasıl etkiledi, bir ‘nesil kayboldu’ deniyor. Bu nasıl telafi edilir?</strong></p>



<p>Bu çok doğru bir tespit. Bu sadece Türkiye için değil, bütün dünya için geçerli. Fark sadece oranlarda. Avrupa’ya göre bizde daha fazla, Afrika’ya göre de bizde daha az öğrenme kaybı olmuşdu. Pandemi, toplumsal eşitsizlikleri eğitim alanında yeniden üretmekle kalmadı, derinleştirdi de. Güçlü aile desteği alan çocuklarda öğrenme kaybı daha az iken, bu destekten mahrum öğrencilerde bu daha fazla oldu. Türkiye’de buna bir de deprem eklendi. Bizde öğrenme kaybı çok daha fazla oldu. Okullar arasındaki farklılıklar da öğrenme kaybının farklı biçimlerde yaşanmasına neden oldu. Bunun telafisi, ancak telafi eğitimleriyle olabilirdi. Ancak bizdeki telafi eğitimleri de iş yerini bulsun türünden eğitimler olduğundan toptan bir telafi söz konusu olamaz.&nbsp;</p>



<p><strong>100’e yakın eğitim fakültesi var. Atanamayan öğretmenler, inşaatlarda çalışıyor, aralarından intihar edenler dahi oluyor. Şu andan itibaren bunun önüne geçmek için nasıl bir politika izlenmeli?</strong></p>



<p>Bizde uzun zamandır eğitim ile istihdam arasındaki bağ kopmuş durumda. Sorun sadece eğitim fakültesi mezunlarının sorunu değil. İktisadi İdari Bilimler Mezunları da bu sorunu yaşıyor. Birkaç yıldır Hukuk Fakültelerinin durumu da bu yönde gelişiyor. O nedenle sorunu öğretmenler açısından tanımlarsak, fotoğrafın tümünü görmemiş oluruz. Fotoğrafın tümünü görmezsek üreteceğimiz çözüm, eğitim fakültelerinin sayısı azaltılsın, eğitim fakülteleri dışındaki fakülte mezunlarına öğretmenlik hakkı tanınmasın biçiminde olur. Bunu yaptığımızda ne olur, bu insanlar uzaya mı gider? Öğretmen olmadıklarından dolayı “işsiz olma” sorunu çözülmüş mü olur?</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘ÇALIŞMA HAKKI LÜTUF DEĞİLDİR’</h3>



<p>Toplumsal yaşamı ve onun dayandığı ekonomik toplumsal düzeni yeniden örgütlemeye ihtiyacımız var. İnsanlara refah ve saygınlık sunmayan bir ekonomik örgütlenmeden çıkmamız gerekiyor. İş, çalışana refah ve saygınlık kazandırmak zorunda. Çalışma hakkı, iş sahibinin lütfu, iyiliği olarak görülemez. Buna dayanan bir anlayışla yürütülemez. Öncelikle yapılması gereken okul ve derslik sayısının arttırılması, öğretmen açığı probleminin kadrolu güvenceli öğretmen ataması ile giderilmesidir. Ayrıca öğretmenler emekliye ayrıldıklarında, maaşlarıyla yaşamlarını sürdürebilecek standarda kavuşturulmalı, böylelikle ekonomik ihtiyaçları sebebiyle çalışmaya mecbur kalan öğretmenlerimizin emekliye ayrılmasıyla, atama bekleyen genç meslektaşlarımızın göreve başlaması mümkün olur. İstihdamı planlamadan, her yere üniversite açmaktan vazgeçilmelidir.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">ATANAMAYAN ÖĞRETMEN SORUNU İÇİN DÖRT MADDELİK ÇÖZÜM</h3>



<p>Her 100 öğretmen adayından sadece 8’inin, bazı alanlarda 1’inin atanma şansının olduğu, gelecek yıllarda bu oranın daha da küçüleceği bir eğitim ortamında verimli bir öğrenme iklimi olmayacağı, dolayısıyla nitelikli öğretmen yetiştirilemeyeceği tartışılmaz bir eğitim gerçeği. Bu nedenle doğrudan nitelikli öğretmen yetiştirmeyi etkileyen “atanmayan öğretmen” sorunu çözülmelidir. Soruna köklü çözüm bulmanın dört adımı bulunmaktadır:</p>



<p>1. 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda, “öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir” denilmektedir. Bir ihtisas mesleğinin formasyon eğitimine indirgenmesi, bu yasa hükmüyle çelişmektedir. Bu nedenle pedagojik formasyon uygulamasından vazgeçilerek, öğretmen yetiştirme eğitim fakültelerine bırakılmalıdır.</p>



<p>2. Eğitim Fakültesi kontenjanlarının belirlenmesinde, istihdam imkânları dikkate alınmalı ve akredite olmayan eğitim fakültelerine kontenjan verilmemelidir.</p>



<p>3. Atanmayan öğretmen sorununun nedenlerinden biri de Milli Eğitim Bakanlığının istihdam politikalarıyla ilgilidir. Bu politikaya ilişkin olarak MEB;</p>



<p>– Ücretli ve sözleşmeli öğretmen görevlendirme politikasını terk etmelidir.</p>



<p>– Öğretmenlik dalları arasındaki kadro dağılımında daha gerçekçi davranmalıdır.</p>



<p>4. Ücretli ve sözleşmeli öğretmen istihdamına son verilmesiyle açılacak kadrolara, eğitim fakültesi mezunlarından atama bekleyen öğretmenlere öncelik verilerek atama yapılmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;SENDİKALAŞMADA YÜZSÜZ MEKANİZMA&#8221;</h3>



<p><strong>Öğretmenler üzerinde sendikalaşmaya karşı bir baskı var mı, Eğitim İş’in durumu nedir?</strong></p>



<p>Sendikalaşma üzerine değil, yandaş sendikalara üye olma üzerine bir baskı, doğrudan yönlendirme var desek daha doğru. Bu konuda yüzsüz bir mekanizma kurulmuş durumda. Okul yöneticilerinin neredeyse yüzde 90’ı yandaş bir sendikanın üyeleri arasından seçilmiş durumda. Onlar da ilerici, aydın gördüğü eğitimciler üzerinden bir baskı aracı olarak koltuklarında oturuyorlar. Bu baskıdan kurtulmak için, hak ettiğin terfiyi almak için, yarın öbür gün keyfi bir disiplin soruşturmasına maruz kalmamak için bu yandaş sendikaya geçmeyi mecburi istikamet olarak dayatıyorlar. Bunun elbette birkaç nedeni var: Öncelikle tarihte olduğu gibi toplumun aydınlık yüzü olan eğitim emekçisinin ayaklanmasından, bir araya gelmesinden korkuyorlar. Ayrıca eğitim emekçilerini bu yandaş yapıların çatısı altında tutmak, onların mesleki hakları için mücadele etmemesini sağlamanın da bir yolu.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘EĞİTİM İŞ KORKULU RÜYA’</h3>



<p>Bu rezil mekanizmayı defalarca deşifre eden, eğitimdeki tüm çarpıklıklara karşı aydınlanma mücadelesi veren Eğitim-İş ise bu yapının da bu yapının mucitlerinin de korkulu rüyası. Verdiğimiz mücadele, eğitim emekçilerinin tüm bu baskılara rağmen akın akın ailemize katılması, bizi bu gerici kuşatmaya rağmen Türkiye’nin en büyük üçüncü sendikası yaptı. Düne kadar gericilerden başka kimsenin söz söyleyemeyeceği düşünülen birçok il ve ilçede yetki aldık. Hiç kuşkumuz yok ki Türkiye genelinde de yetkiyi alacağız. Bu karanlığı ancak birlikte dağıtabiliriz ve eğitim emekçileri de bu gerçeğin farkında. &nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;SÖYLEM, TAM BİR SKANDAL&#8221;</h3>



<p><strong>Bilal Erdoğan ‘Türkiye&#8217;de kimse iddia edemez ki ancak idealist insanlar öğretmen oluyor. Böyle bir iddiası olan varsa tartışabiliriz tabii ama birçoğu memur olmak için öğretmen oluyor&#8221; dedi. Bunu duyduğunuzda ne düşündünüz?</strong></p>



<p>Bilal Erdoğan’ın Cumhurbaşkanının oğlu. Bundan başka bir özelliği yok. O da herkes gibi düşüncelerini açıklayabilir. Normal koşullarda bu sözlerini bu çerçevede görüp geçmek, dikkate almamak gerekirdi. Ancak şunu biliyoruz. Bilal Erdoğan, Cumhurbaşkanının kararlarını etkileyebildiği gibi Milli Eğitim Bakanlığının kararlarında da etkili olmakta. Geçmişte Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığında kendisine özel oda vermiş, tez hazırlıyor diye Bakanlığın imkanlarını kendisine sunmuş idi.&nbsp;</p>



<p>Ayrıca kendisinin Milli Eğitim Bakanlığının görev alanıyla ilgili özel toplantılar yaptığı, bu toplantılarda bürokratlara talimat verdiği biliniyor. 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarıyla yaptığı konuşma ortaya çıkmıştı. O dönem Bilal Erdoğan’ın eğitimle ilgili etkinliklerini yakından takip etmiştik. Bilal Erdoğan ayrıca yöneticisi olduğu TÜRGEV ve diğer kuruluşlar üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı ile özel protokoller yapmış biridir.&nbsp;</p>



<p>Kısacası Bilal Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde etkisi olan, babasından aldığı güçle görevden alan göreve atayan biridir. Böyle biri olduğu için onun eğitimle, öğretmenlerle ilgili konuşmaları dikkate alınmalıdır.&nbsp;</p>



<p>Söylediği tam anlamıyla bir skandaldır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘BİLAL ERDOĞAN OLMAMAYI ÖĞRETİYORUZ’</h3>



<p>Çünkü Anayasamıza göre (70. Madde)kamuda çalışmak her yurttaşımızın hakkıdır ve hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.&nbsp;</p>



<p>İnsanların anayasal haklarını kullanmaları nasıl eleştiri konusu yapılabilir. İkinci nokta öğretmenlik, devletin gözetiminde ve denetiminde yapılan eğitim faaliyetinin temel mesleğidir. Anayasa madde 128’e göre devletin asli işleri devlet memurları eliyle yürütülür. Bu maddeye göre öğretmen zorunlu olarak memur olmak durumundadır. Dolayısıyla memur olup olmama öğretmenin tercihine bağlı bir konu değildir. Tüm bunları bir tarafa bırakırsak; Bilal Erdoğan’ın biz aydın eğitimcilerden rahatsız olması doğal. Biz öğrencilerimize yetişkin hale geldiklerinde ailelerine yaslanmadan, birey olarak kendileri ve ülkeleri için değer üreterek var olmayı öğretiyoruz. Yani bir nevi Bilal Erdoğan olmamayı öğretiyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>Devlet okullarına güven azaldı. Orta gelirli aileler gıdalarından dahi kısıp çocuklarını özel okula gönderiyor. Bu durum eğitimde eşitsizliği her geçen gün artırıyor. Bu koşullar düzeltilmezse bizi nasıl bir gelecek bekliyor?</strong></p>



<p>Bu sorunuzla bizim eğitim sistemimizin yapısal bir sorununa değiniyorsunuz. Önce şunun bilinmesi gerekir. Zorunlu temel eğitim, herkese aynı koşullarda aynı biçimde verilen eğitimdir. Bu şekliyle yataydır. Bir program bütünlüğüne sahiptir. Osmanlı’dan devralınan eğitim ise yatay özellik göstermezdi. Bir tarafta sıbyan okulları ve medreseler, diğer tarafta modern okullar ve özel misyoner okulları. Osmanlı üç farklı insan tipi yetiştiren eğitim kurumlarına sahipti. Cumhuriyet millet egemenliğinin gereği olarak Tevhid-i Tedrisat ile bu okulları birleştirdi. Temel eğitimi, temel yurttaşlık eğitime haline getirdi. Koşullar gereği bunu beş yıl olarak uygulamış hedef olarak da sekiz yıla çıkarmayı benimsemiştir. 1996 yılında da bu hedefe ulaşıldı. Ne var ki bu iktidar sekiz yıllık zorunlu temel eğitimi dört yıla indirdi. AKP sayesinde Osmanlı’da gördüğümüz parçalı yapı yeniden üretildi. Bir tarafta din eğitimi alanlar, diğer tarafta daha nitelikli dünya ile entegrasyona daha açık özel okullar, bir tarafta ise genel eğitim veren okullara gidenler. Böylece Osmanlının sonunu hazırlayan üçlü yapı eğitimde yeniden var edildi.&nbsp;</p>



<p>Bu eğitim sistemi halkı bölen, dolayısıyla ulusun geleceğini tehdit eden, ulusal bütünlüğünü hızla kaybettiren bir sistemdir. Burada nitelikli eğitim arayışında bulunan velileri suçlamak doğru değildir.</p>



<p><strong>Başarılı ve etkin bir eğitim için öncelikli olarak atılması gereken adımlar neler?</strong></p>



<p>Önce bu sistemin yapısal sorunlarını tespit edip ona göre çözümler aramak gerekir. Sistemin ekonomi, hukuk, siyaset, din, kültür, ideoloji, teknoloji, nüfus ve coğrafya gibi parametreler açısından durumunun ortaya konması gerekir. Eğitimin tüm bileşenlerinin söz ve fikriyle yeni ve çağdaş bir rota çizmek gerekir. Başarı ya da başarısızlığı öğretmen ve öğrencilerde aramak bu işten zaten anlamamak demektir. Öğretmeni fedakâr olmaya davet ederek, öğrenciyi daha fazla ders çalıştırarak eğitimde başarı olamaz. Eğitim için bir büyük uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bunu da ancak eğitimi bilimsel, demokratik, laik, kamusal ve parasız bir zemine oturtarak, her bir çocuğumuza eşit ve nitelikli eğitim hakkını sağlayarak yapabiliriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">KADEM ÖZBAY KİMDİR?</h3>



<p>1981’de Giresun’da doğdu. 2004’te Bingöl’de matematik öğretmeni olarak göreve başladı. 2011-2017 yılları arasında Eğitim İş Denizli Şubesi’nde beş yıl şube başkanlığı yaptı. Eğitim İş Sendikası Genel Merkez Denetleme Kurulu Başkanlığı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Denizli Şube Başkanlığı görevlerini yürüttü. Kadem Özbay 2 Eylül 2021’den beri Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın genel başkanlık görevini sürdürüyor.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI</title>
		<link>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Sep 2023 10:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Dili Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Zorunlu Din Dersi Uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21544</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="304" height="166" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Din-Dersi.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Din Dersi" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 7"></div>Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi! Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni kararına göre ortaokul öğrencileri zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. Ayrıca tüm okullarda Arapçanın önü açıldı. Eğitimciler, MEB’in bu dayatma ile okulları dinselleştirdiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın Tebliğler Dergisi’nde yeni bir karar&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi!</h1>



<h3 class="wp-block-heading">Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni kararına göre ortaokul öğrencileri zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. Ayrıca tüm okullarda Arapçanın önü açıldı. Eğitimciler, MEB’in bu dayatma ile okulları dinselleştirdiğini belirtti.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/2/2115075/kapak_001006.jpg" alt="Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi!" width="809" height="479" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 8"></figure>



<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı’</strong>na (MEB) bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın Tebliğler Dergisi’nde yeni bir karar yayımlandı. Buna göre ortaokullardaki öğrencilere,&nbsp;<strong>“insan, toplum ve bilim”, “din, ahlak ve değerler”</strong>&nbsp;ile<strong>&nbsp;“kültür, sanat ve spor”</strong>&nbsp;seçmeli ders gruplarının her birinden en az bir ders seçilmesi zorunlu tutuldu.</p>



<p>Buna göre öğrenciler, zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. MEB’in bu kararını yorumlayan eğitimciler, söz konusu adımın eğitimin dinselleştirilmesinin önünün açılması olarak değerlendirirken din derslerinin&nbsp;<strong>“zorunlu seçmeli”</strong>&nbsp;hale getirilmesini eleştirdi.</p>



<p>Konu hakkında bir açıklama yapan <strong>Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay</strong>,<strong>&nbsp;<em>“Halihazırda etik dışı uygulamalarıyla bu dersleri seçmeli değil ‘dayatmalı’ haline getiren, okul yöneticilerine “din derslerini seçtirmeleri konusunda” her yıl usulsüz talimatlar veren MEB, bu kez bu dayatmayı daha sistemli hale getirmeye yönelik kritik bir adım atmıştır. Böylece öğrenciler artık zorunlu din dersinin yanında bir de ‘seçmeli’ zorunlu din dersleri almak durumunda bırakılmıştır”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/2/000216162-whatsapp-image-2023-06-02-at-02.37.12-5.jpeg" alt="000216162 whatsapp image 2023 06 02 at 02.37.12 5" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 9"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Eğitim-İş Sendikası Başkanı Kadem Özbay</strong></figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading">‘HEDEFLERİ ARAPÇA DERS’&nbsp;</h3>



<p><strong>Kadem Özbay</strong>, yine MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı eliyle yapılan yeni düzenlemeyle ortaokullardaki din derslerinin dört saate çıkarıldığını anımsattı ve şöyle devam etti:</p>



<p><strong><em>“İlgili kararın beşinci maddesinde aynı zamanda tüm ortaokullarda birinci sınıfta 18 saat Arapça dersi verilebilmesinin önü açılmıştır. Altıncı maddede ise ‘Velilerin talep ettikleri okullarda on ders saatine kadar her türlü eğitici faaliyet uygulanabilir’ ifadesiyle dernek maskesi takmış gerici vakıflarla daha sık etkinlik yapmaya yasal bir kılıf yaratılmaya çalışılmıştır. Aynı gerici uygulama, liseler için de geçerlidir.”</em></strong></p>



<p>Liselerde zorunlu din dersi sayısının kategori kurnazlığıyla haftalık en az 3 saate çıkarıldığını belirten <strong>Özbay</strong>,&nbsp;<em><strong>“Böylece iktidar bu hamlesiyle 2017’de yaptığı ortaokullarda ve liselerde din kültürü ve ahlak bilgisi ders saatlerini iki ders saatine çıkarmasının ardından arka yollarla bu saatleri daha da artırma yoluna gitmiştir. Türk okullarında Arapçanın önünü açan bu düzenlemenin yanı sıra Anadolu liselerinde ise ikinci yabancı dil olan Almanca ya da Fransızca dersleri zorunlu olmaktan çıkarılıp seçmeli hale getirilmiştir. Eğitimi biraz daha gericileştirecek olan, Cumhuriyetin temel ilkesi olan laiklik ile bariz aykırılıklar taşıyan bu düzenlemeler, eğitim emekçileri açısından da yeni mağduriyetlerin kapısını aralama tehlikesini barındırmaktadır”</strong>&nbsp;</em>şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#8217; PROTESTO EDİLDİ&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2022 17:53:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim iş]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[lale karabıyık]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=17052</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="728" height="410" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/haydar-akin.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="haydar-akin" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 10"></div>Eğitim-İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. Eğitim İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, “Acaba hangi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="Baslik">Eğitim-İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="809" height="455" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY.png" alt="KADEM OZBAY" class="wp-image-17055" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 11" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY.png 809w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 809px) 100vw, 809px" /><figcaption><em><strong>ANKA AJANS</strong> <strong>ZEHRA DEĞİRMENCİ / SİBEL KAHRAMAN</strong></em></figcaption></figure>



<p><strong>Eğitim İş Sendikası</strong>, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. <strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık</strong>, <strong><em>“Acaba hangi cemaatlerin etkisi var, hangi sendikaların etkisi var? Kimin baskısı ile görev döndürüldü?” </em></strong>dedi. </p>



<p><strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay</strong> ise <strong><em>“Eğitimde şeriat arzusuyla yanıp tutuşan bu müdürün kökleri çok daha derindedir ve dolayısıyla bu hadise, AKP’nin eğitimi kimlere emanet ettiğinin röntgenidir”</em></strong> diye konuştu.</p>



<p>Bursa Mithatpaşa Ortaoukulu Müdürü Haydar Akın, öğrencilerin “harem-selamlık” düzenine göre oturması talimatı vermiş, tepkiler üzerine görevinden alınmıştı. Akın, kısa bir süre içinde görevine iade edilmişti. Eğitim İş, iade kararını Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto etti. </p>



<p>Eyleme; <strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay</strong> ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra<strong> CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık</strong>, <strong>CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız CHP Bursa İl Örgütü, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği</strong> de katıldı. <strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay,</strong> olayın ilk yaşandığı zamanda müdürün görevden alınmasının tamamen kamuoyunun tepkisini dindirmek amacıyla yapıldığını ifade etti.</p>



<p><strong>“KUMPASÇI ARAYAN OKUL MÜDÜRÜNÜN GEÇMİŞİNE BAKSIN”</strong></p>



<p>Yeni Akit gazetesinin olay sonrası üyelerini hedef gösterdiğine değinen <strong>Özbay</strong>, kendilerine “kumpasçı” denilmesine dair, <strong><em>“Kumpasçı arayan varsa müdür Haydar Akın’ın enteresan kariyer serüvenine bakabilir. Zira sendikamızın araştırmaları ortaya koymuştur ki, eğitimde şeriat arzusuyla yanıp tutuşan bu müdürün kökleri çok daha derindedir ve dolayısıyla bu hadise, AKP’nin eğitimi kimlere emanet ettiğinin röntgenidir” </em></strong>dedi.</p>



<p><strong>Müdür Akın’ın kariyerine değinen Özbay, şunları söyledi:</strong></p>



<p><strong><em>“Haydar Akın, Osmangazi’ye bağlı Dürdane Köyü’nün okul müdürü iken açılan uydurma bir soruşturma sonucu, 2013’te ‘sürgün’ adı altında Bursa’da yönetici adaylarının en çok istediği Mithatpaşa Ortaokulu’nda görevlendirilmiştir. Değil sürgün, terfi kelimesinin bile az kalacağı bu usulsüz yer değiştirmeyi yapan dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar’ın, görev süresinde dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu için yargılanması ise gözlerden kaçan, manidar ve vahim bir detaydır. Yani Haydar Akın’ı terfi adı altında Bursa’nın en merkezi devlet okullarından birine atayan eski İl Milli Eğitim Müdürü, FETÖ bağlantısı nedeniyle uzun süre tutuklu yargılanmıştır ve şimdilerde ise sağlık durumu nedeniyle yargılamasına tutuksuz devam edilmektedir. Kumpas arayanlar, Haydar Akın’ın gariban bir köy okulunda müdürken soruşturma bahanesiyle kentin en gözde okuluna atanmasına, bu atamayı yapan dönemin yetkilisinin 35 yıl hapis istemiyle yargılandığı terör davasına, Akın’ın harem selamlık eğitim isteme skandalından sonra dahi nasıl inatla göreve iade edildiğine bakabilir. Çünkü bilsinler ki bizim baktığımız yer tam burasıdır.”</em></strong></p>



<p>Müdür Akın’ın verdiği talimatla uymakla yükümlü olduğu “okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılmasını” esas kılan Milli Eğitim Temel Kanunu’nu çiğnediğini hatırlatan Özbay, göreve iadeyle birlikte Millî Eğitim Bakanlığı’nın kendi kanununu hiçe saydığını söyledi. Özbay ayrıca soruşturmanın adil biçimde sonlanmaması durumunda tüm hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Snapshot_2.png" alt="Snapshot 2" class="wp-image-17056" width="806" height="456" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 12"></figure>



<p><strong>CHP Eğitim  Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Lale Karabıyık ise şunları söyledi:</strong></p>



<p><strong><em>“Müdür, bir talimat vererek inanılır gibi değil, çocukların ayrı oturmaları konusunda talebini belirtmiştir. Burada suç var.  Bu zihniyet, geçmişten gelen bir zihniyetin uzantısı.  Çocukları arkadaş olarak değil, çocukların birbirlerini karşı cins olarak görmelerini sağlamaya çalışan bir zihniyettir. Toplumda çocukları potansiyel suçlu olarak algılatmaya çalışan bir zihniyettir. Müdür bütün baskılardan sonra görevden alınmıştır. Aynı zihniyet, müdürü görevine iade etmiştir. Aynı zihniyet, müdürü korumaya çalışmaktadır.</em></strong></p>



<p><strong><em>Çocukların ve gençlerin üstün yararı, eğitimde önceliğimizdir. Çocukların ve gençlerin üstün yetenek inşası önemlidir. Fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracağız diyoruz. Ama işte bu zihniyetler, bütün bunları yıkan zihniyetlerdir. Gelecek nesilleri ideolojik olarak şekillendirmeye çalışan bir zihniyettir.</em></strong></p>



<p><strong><em>Müdürün göreve başlaması ile ilgili bir soru önergesini 28 Mart itibarıyla verdim. Bu zihniyette acaba hangi cemaatlerin etkisi var, hangi sendikaların etkisi var? Kimin baskısı ile görev döndürüldü?”</em></strong></p>



<p>HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ&#8230;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-gomme-tutucu wp-block-embed-gomme-tutucu"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-17052-1" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4?_=1" /><a href="https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4</a></video></div>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 MART DEVRİM YASALARI&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/3-mart-devrim-yasalari-16669/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/3-mart-devrim-yasalari-16669/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2022 14:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anma]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ADD]]></category>
		<category><![CDATA[ADD Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.Işık Özkefeli]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[ONUR ANITI]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16669</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1600" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ADD-SAMSUN" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN.jpeg 1600w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN-768x576.jpeg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN-1536x1152.jpeg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" title="3 MART DEVRİM YASALARI... 13"></div>3 Mart Devrim Yasalarının TBMM’nde Kabul Edilişinin 98. Yıl Dönümü Sebebiyle Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi&#8216;nden Basın ve Kamuoyuna açıklama yayınlandı. 3 Mart Devrim Yasalarının TBMM’nde Kabul Edilişinin 98. Yıl Dönümü Sebebiyle Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi, Samsun İlkadım İlçesi&#8217;nde bulunan &#8216;Atatürk Onur Anıtı&#8217; önünde Basına ve Kamuoyuna açıklama yayınlandı. Eğitim-İş Sendikası Samsun Şubesi de&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">3 Mart Devrim Yasalarının <strong>TBMM</strong>’nde Kabul Edilişinin 98. Yıl Dönümü Sebebiyle <strong>Atatürkçü Düşünce</strong> <strong>Derneği Samsun Şubesi</strong>&#8216;nden Basın ve Kamuoyuna açıklama yayınlandı.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="640" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-Basin-Aciklamasi1-edited.jpeg" alt="ADD Basin Aciklamasi1 edited" class="wp-image-16673" title="3 MART DEVRİM YASALARI... 14" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-Basin-Aciklamasi1-edited.jpeg 1024w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-Basin-Aciklamasi1-edited-768x480.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>3 Mart Devrim Yasalarının <strong>TBMM</strong>’nde Kabul Edilişinin 98. Yıl Dönümü Sebebiyle <strong>Atatürkçü Düşünce</strong> <strong>Derneği Samsun Şubesi</strong>, Samsun İlkadım İlçesi&#8217;nde bulunan &#8216;Atatürk Onur Anıtı&#8217; önünde Basına ve Kamuoyuna açıklama yayınlandı. Eğitim-İş Sendikası Samsun Şubesi de basın açıklamasında hazır bulundu.</p>



<p>Şube Başkanı <strong>Dr. Işık Özkefeli</strong> tarafından okunan açıklamada;</p>



<p><strong>&#8220;DEVRİM YASALARI; </strong><strong>LAİK CUMHURİYETİN, AYDINLIK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE’NİN TEMELİDİR!&#8221;</strong></p>



<p>&#8220;3 Mart 1924, Cumhuriyet tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu tarihte yasalaşan üç önemli kanun çağdaş, demokratik, laik ve hukukun üstünlüğüne dayalı devlet yapısının temelini oluşturmuştur.</p>



<p>3 Mart 1924’ te çıkarılan Devrim Yasalarıyla çağdaşlaşma yolunda büyük bir adım atılarak siyasetle din arasındaki ilişki tamamen ortadan kaldırılmış, <em>“<strong>Toplumun ümmet olmaktan millet olmaya dönüşümü”</strong></em>için harekete geçilmiş, <strong><em>“Ulus Devlet”</em> </strong>olmanın temeli oluşturulmuştur.</p>



<p><strong>Devrim Yasaları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Laik, Demokratik düzenin temelidir.</strong></p>



<p><strong><em>“Hilafetin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği Yasaları” </em></strong>çağdaş toplumun, bilimsel ve laik eğitimin şartıdır. Bu yasaların kabulü çağdışı kalmış bir devlet sisteminin yıkılışıdır.&nbsp;Böylece, toplumu ve devleti din kuralları yerine, gelişen ve sürekli değişen ihtiyaçlar doğrultusunda, insan aklının bulduğu kurallara göre yönetmek esası benimsenmiştir.</p>



<p>Cumhuriyet,&nbsp;dinsel <strong><em>“sultan-halife egemenliği”</em></strong>&nbsp;yerine <strong><em>“milli egemenliği</em></strong>”&nbsp;esas alan rejimdir. <strong><em>“Kendini Allah&#8217;ın yeryüzündeki gölgesi”</em></strong> olarak gören sultanların ve halifelerin yeri bu sistemde yoktur.</p>



<p><strong>Bugün; Hilafet özlemiyle yanıp tutuşanların karşısında Cumhuriyete ve Devrim Yasalarına sahip çıkmak ya da çıkmamak; geleceğimizi belirleyecektir. Yol ayrımına gelinmiştir. Görev Türk Milletinindir!</strong></p>



<p>Atatürk, Cumhuriyeti&nbsp;ilan etmeden önce saltanatı,&nbsp;cumhuriyeti ilan ettikten sonra da&nbsp;halifeliği kaldırmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur. Bugünkü siyasal İslamcı iktidarın Diyanet İşleri Başkanı, uygulamaları ve beyanlarıyla Atatürk düşmanlığını, Devrim Yasalarına karşıtlığını gizlememektedir. Milli günlerdeki hutbelerden Atatürk’ü çıkarmış, Ayasofya’nın ibadete açılışı sırasında Atatürk’e hakaret etmiş, açıklamalarına hurafelere yer vermiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bir Cumhuriyet Kurumu olmaktan artık çok uzaktır.</p>



<p>Halifeliğin kaldırılması devletin laikleştirilmesi için yapılmış bir devrimdir. Bugün din, açık açık siyasetin odağı haline getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Devrim Yasaları ile kazandığı <strong><em>“Ulus Devlet”</em></strong> ve <strong><em>“Laik Cumhuriyet”</em> </strong>nitelikleri yok edilmek istenmektedir. Yapılanlar son derece tehlikelidir.</p>



<p><strong>Ulusal kimliklerini yitirmiş toplumlar sömürge olmaya mahkûmdur! Laiklik, demokrasinin güvencesidir!</strong></p>



<p>Öğrenim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasasıyla Türk Milleti’nin ortak bir eğitim potasından geçirilerek, aynı ulusal değerleri sahiplenmesi, yurttaşlık bilincinin yerleştirilmesi süreci başlatılmıştır. <strong>98 yıl sonra eğitimimizin geldiği nokta ne ulusal ne de laiktir! Dinselleştirilmiş bir eğitim, toplumu ayrıştırmanın en önemli unsurudur.</strong></p>



<p>Devlet kurumlarının cemaatlerce doldurulduğu, tarikatların baş tacı edildiği, aklın, bilimin dışlandığı bir dönemi yaşamaktayız. Devrim Yasaları Anayasamızın 174. Maddesi ile korunuyor olmasına rağmen <strong>Öğrenim Birliği Yasası bugün fiilen uygulanmamaktadır. </strong>Devrim Yasalarına açıkça aykırı olan “<strong><em>Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz”</em></strong> söylemi, ülkemizde laik rejimin ve dolayısıyla laik eğitim ve çağdaş kamusal düzenin yıkımıdır. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1600" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN.jpeg" alt="ADD SAMSUN" class="wp-image-16674" title="3 MART DEVRİM YASALARI... 15" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN.jpeg 1600w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN-768x576.jpeg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/ADD-SAMSUN-1536x1152.jpeg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<p>Bilimin, aklın sahibi ve koruyucusu olması gereken üniversiteler medreseleştirilmiştir. Sadece ezberleyen, düşünemeyen, bilim üretemeyen, eleştiremeyen, hakkını aramayı bilmeyen, her söylenene inanan, sorgulamayan, tüketen bir nesil yaratılmıştır. Bugün demokratik ve Özerk bir Üniversite istemi ile haklı olarak direnen, atamayla değil, seçimle gelecek bir rektör isteyen öğrencilerimize ve akademisyenlerimize maalesef terörist yaftası yapıştırılmıştır.</p>



<p>Devrim Kanunları, Cumhuriyet’in saygın, yetkin, üretken yurttaşlarını yetiştirmeyi hedeflemektedir. Amaç; aydınlanma, kadın-erkek eşitliği, aklın ve bilimin egemenliği, bağımsızlık, özgürlük ve onurlu yaşam ve bireylerdir. Bugün, yaşadığımız siyasal, sosyal, kültürel pek çok sorunun kaynağında 3 Mart Devrim yasalarının yeteri kadar anlatılamaması ve unutulmasının rolü büyüktür.</p>



<p>Bugünün Türkiye’sin de; aklın öncülüğünü ve bilimi öteleyen politikalarla, yalnız, Devrim Yasaları değil; Devrimin her aşaması örselendi. Türk Devrimi’ne yönelik saldırılar, 20 yıllık siyasal İslamcı iktidar döneminde zirve yapmıştır. Rejim ve yönetim sistemi hukuksuz bir şekilde değiştirilmiştir.</p>



<p>Sicili Laiklik, demokrasi, Cumhuriyet ve Atatürk adına hiç parlak olmayan iktidar partisi tarafından yıllardır dillendirilen <strong>‘’Türksüz ve Atatürksüz Anayasa’’</strong>, <strong><em>“</em></strong><strong><em>Yeni Anayasa”, “Kurucu Anayasa”</em></strong><strong> söylemlerini sıradan bir gündem değiştirme olarak yorumlamak son derece yanlıştır.</strong> Aslında Anayasa değişikliği söylemlerinin esas nedeni 3 Mart Devrim yasalarıdır. Değiştirilemez teklif bile edilemez anayasa maddelerine yapılmak istenen yıkımdır.</p>



<p>Tüm bu olumsuzluklara rağmen umutsuz değiliz. Çünkü tarih boyunca toplumları baskıyla, zorbalıkla, kişisel, siyasal, dinsel amaçlar doğrultusunda yönetmek isteyenler, başarılı olamamıştır. Bundan böyle de olamayacaklardır. Sorunların çözümü için herkes akıl ve hukuk dışı olana direnmeli ve mücadele etmelidir. Görev ve sorumluluk hepimizindir. Hep birlikte demokratik düzeni yasal zemin içinde savunacağız. Cumhuriyet ve Atatürk asla sahipsiz değildir. Bizler görev başındayız ve görevimizin bilincindeyiz.</p>



<p>Covit19 Pandemisi ile ağırlaşan ekonomik çöküntüyü, Pandeminin gerektiği gibi yönetilememesini; işçinin, emekçinin, emeklinin, esnafın, sağlıkçının, eğitimcinin çığlıklarını; artık hiçbir gündem saptırması kapatamamaktadır.</p>



<p>Bu Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesizidir ve atalarımızın kanı ile yazılıp, kurulmuştur. Cumhuriyetin kuruluş değerlerine ve felsefesine herkesi tekrar tekrar saygıya davet ediyoruz. Cumhuriyet o kadar sağlam temeller üzerine kurulmuştur ki O’nu yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Dün Montrö Boğazlar Sözleşmesini tartışmaya açanlar, Montrö’yü savundu diye vatansever Amirallere terörist yaftasını yapıştıranlar, bugün işlerine geldiği için Montrö’ye sarıldılar.</p>



<p>3 Mart 1924’ün yani Devrim yasalarının kabul edilişinin 98. yılında; Türk Devrimi’nin kaynağı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Cumhuriyetimizin şeyhler, dervişler, müritler memleketi olmasına izin vermeyecek en hakiki gerçek olan çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunda mücadelemiz yorulmaksızın sürecektir!</p>



<p><strong>Sorunlarımız vardır. Çözümümüz de vardır. Çözüm Atatürkçü Düşünce’dir. Atatürkçü Düşünce ile Türkiye Cumhuriyeti yeniden inşa edilecek ve Devrim Yasaları ödünsüz uygulanacaktır.</strong></p>



<p><strong>Umudumuz tam, İnanıyoruz ve Kararlıyız…</strong><strong></strong></p>



<p><strong>Atatürk Devrimcileri,  Devrimleri yaşatma ve uygulama konusundaki kararlılığını her ne pahasına olursa olsun sürdürecektir.</strong>&#8221; denildi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/3-mart-devrim-yasalari-16669/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/grevi-horon-ile-bulusturdular-15259/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/grevi-horon-ile-bulusturdular-15259/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2021 14:52:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon'dan]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[İş Bırakma Eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15259</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="993" height="550" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0016-e1640789444589.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="IMG-20211229-WA0016" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0016-e1640789444589.jpg 993w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0016-e1640789444589-768x425.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 993px) 100vw, 993px" title="GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!... 16"></div>Eğitim emekçileri, Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şubesi&#8217;nin çağrısıyla bugün &#8216;bir günlük&#8217; iş bırakma eylemi gerçekleştirdi Yurt çapında yapılan &#8220;bir günlük iş bırakma eylemi&#8221; çağrısı, Trabzon&#8217;da da karşılık buldu. Eğitim emekçileri, Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şubesi&#8217;nin çağrısıyla bugün &#8216;bir günlük&#8217; iş bırakma eylemi gerçekleştirerek; basın açıklamasında bulundu&#8230; Eğitim-İş Sendikası üyeleri, Sendika önünde toplanarak, Uzunsokak boyunca &#8216;hükümeti ve zamları&#8217;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Eğitim emekçileri, Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şubesi&#8217;nin çağrısıyla bugün &#8216;bir günlük&#8217; iş bırakma eylemi gerçekleştirdi</h2>



<p>Yurt çapında yapılan &#8220;bir günlük iş bırakma eylemi&#8221; çağrısı, Trabzon&#8217;da da karşılık buldu. Eğitim emekçileri, Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şubesi&#8217;nin çağrısıyla bugün &#8216;bir günlük&#8217; iş bırakma eylemi gerçekleştirerek; basın açıklamasında bulundu&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0016.jpg" alt="IMG 20211229 WA0016" class="wp-image-15261" title="GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!... 17"></figure>



<p><strong>Eğitim-İş Sendikası</strong> üyeleri, Sendika önünde toplanarak, Uzunsokak boyunca <strong>&#8216;hükümeti ve zamları&#8217;</strong> protesto ederek, sloganlar eşliğinde <strong>Trabzon Meydanı</strong>&#8216;nda ki <strong>Atatürk Anıtı</strong>&#8216;na kadar yürüdü. Burada  yapılan basın açıklaması sonrası, kemençe eşliğinde horon oynayan öğretmenler, renkli görüntülerin yaşanmasına neden oldu. </p>



<p><strong>Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Tamer Özlü&#8217;nün okuduğu ve</strong> <strong>&#8220;Artık Yeter!&#8221; denilen Basın açıklaması şu şekilde:</strong> </p>



<h6 class="wp-block-heading">&#8220;Eğitim-İş Sendikası tarafından, “Bu yoksulluk, bu sömürü artık yeter! Gün umutsuzluğa kapılma, kendini çaresiz ve güçsüz hissetme günü değildir. Gün dayanışma günüdür, mücadele günüdür” çağrısıyla yapılan iş bırakma eylemleri Türkiye’nin birçok noktasında başladı.</h6>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>KISIK SESLE SARAYLARDAN DEĞİL, GÜR SESİMİZLE ALANLARDAN HAYKIRIYORUZ</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">AKP iktidarı ekonomik krizin yükünü tamamen emekçilerin sırtına yıkan, gelir adaletsizliğini derinleştiren ve yoksullaşmayı artıran politikalar yürütmeye devam etmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Ağustos 2021’de yandaş sendikayla imzalanan sözde toplu sözleşme ile kamu emekçilerinin ve emeklilerin geleceğine el konulmuş, adeta sefalete mahkum edilmiştir.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Hükümetin oluşturduğu bütçe ve cari açığın bedeli milyonlarca emekçiye KDV ve ÖTV olarak dönmüş ve çarşıda pazarda kendini göstermiştir. 2022 bütçesinden; memura, dar gelirliye, esnafa, çiftçiye, emekliye, işçiye;  vergi, zam, açlık ve yoksulluk çıkmıştır.</h6>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1600" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0023.jpg" alt="IMG 20211229 WA0023" class="wp-image-15262" title="GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!... 18" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0023.jpg 1600w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0023-768x576.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0023-1536x1152.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<h6 class="wp-block-heading">Türk Lirası hızla değer kaybederken kurdaki dalgalanmalar biz emekçilerin belini iyice bükmüştür.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Bu karanlık ekonomik tablo karşısında, aylardır meydanlarda çağrıda bulunuyoruz. “Zam, Kriz, Yoksulluk; Tükeniyoruz!” diyerek peş peşe yapılan zamları, yaşadığımız ekonomik kriz ve derin yoksulluğu haykırıp, siyasi iktidarı önlemler almaya çağırıyoruz.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Ancak tüm bu çağrılarımıza ve taleplerimize yanıt verilmediği gibi her gün biraz daha yoksullaşıyoruz, emeğimiz ucuzluyor.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">İnsan onuruna yaraşır bir yaşam daha da imkansız hale gelmişken, AKP iktidarı sadece yandaşların özgür ve refah içinde olduğu bir ülke yaratmıştır.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Devletin fabrikalarını yıllar içinde bir bir elden çıkaran, tarımı emperyalistlerin ambargolarıyla baş başa bırakan, sanayiyi teşvikten yandaşı kalkındırmayı anlayan iktidar, 20 yıl içerisinde üretmeden tüketen, birçok mal ve hizmeti dışarıdan almak zorunda olan bir ülke yaratmıştır. Ülkedeki işsizlik oranı ise tavan yapmış, işsiz sayısı 7 milyon 870 bin kişiye ulaşmıştır.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Büyük önder Atatürk’ün eğitimi, kalkınmayı, sosyal ve ekonomik ilerlemeyi birbirinden ayırmadan var ettiği Türkiye, daha gencecik bir Cumhuriyet iken bile Avrupa ülkelerine parmak ısırtırken, şimdi tepetaklak haldeki ekonomisiyle, Dünya Sefalet Endeksi’nde 156 ülke içinde 21. sırada yer almıştır.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">İktidarın asgari ücrete yaptığı zam da boş çıkmıştır. Marketlerdeki fiyatlar, yeni vergi zamlarıyla birlikte asgari ücretin zamlı hali bile geçen sene aynı ayda sahip olduğu alım gücünden çok aşağıda kalmış, zam şimdiden erimiştir. Bu erimeyi çeyrek altınla, dolarla anlatma safhasını çoktan geçtik: Geçen yıl maaşıyla 7000 yumurta alabilen asgari ücretli şimdi ancak 3.700 yumurta alabilmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Zengini daha zengin, emekçileri ise daha yoksul hale getiren bu eziyetten, eğitim emekçileri de payını en ağır biçimde almıştır. Sözde toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarına reva görülen 2 yıllık zamlar yıl bitmeden erimiş, enflasyon ve artan vergi dilimi ile kamu emekçisinin alım gücü yerle bir edilmiştir. Eğitim emekçileri, daha ayın başında ayın sonunu kara kara düşünür hale gelmiştir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Üstelik bu tablo daha da ağırlaşıyor. TÜİK ezbere bildiğimiz yalanları söyleyedursun, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in Aralık ayı araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu harcamaları gösteren yoksulluk sınırı 13 bin 598 liraya, açlık sınırı ise 4 bin 652 liraya yükselmiştir. 1 yılda tüketilmesi zorunlu olan tüm gıda maddelerine yüzde 100’ü aşan oranlarda zam gelmiştir. Gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 6 lira artmıştır.</h6>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1600" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0020.jpg" alt="IMG 20211229 WA0020" class="wp-image-15263" title="GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!... 19" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0020.jpg 1600w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0020-768x576.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0020-1536x1152.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<h6 class="wp-block-heading">Peki bu şartlar altında fedakarca çalışan yaşamaya çalışan biz eğitim emekçilerinin payına ne düşüyor:</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Tiyatrodan ibaret olan toplu sözleşme görüşmelerinden gelen trajikomik ücret zamları ve peşi sıra gelen sefalet.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Liyakatsizce atanmış yöneticilerin hadsizlikleri; azar, keyfi disiplin cezaları, mobbing, sürgünler…</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Kadrolu, sözleşmeli, ücretli adı altında kategorize edilerek, ayrıştırılarak sömürülme.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-İş güvencemizi ortadan kaldıracak, öğretmenler odasını bir kez daha bölecek olduğu halde bize müjde gibi sunulmaya çalışan Öğretmenlik Meslek Kanunu.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Gericileştirilmiş, piyasacılaştırılmış bir eğitim sistemi.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Bu böyle gitmez, gidemez! Bugün bizim halimizi görmezden gelenlere, isyanımıza kulağını kapatanlara karşı üretimden gelen gücümüzü kullanacağız! Bir günlük iş bırakma eylemimizle sesimizi herkese duyuracağız. Bugün derse girmeyeceğiz ve meslek büyüğümüz Fakir Baykurt’un dediği gibi ders vereceğiz! Bugün dünyada Başöğretmen ünvanı taşıyan bir liderin kurduğu tek ülke olan Cumhuriyetimizde, öğretmenlere ve öğretmenliğe pranga vurulamayacağını göstereceğiz.</h6>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1599" height="1200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0021.jpg" alt="IMG 20211229 WA0021" class="wp-image-15264" title="GREVİ, HORON İLE BULUŞTURDULAR!... 20" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0021.jpg 1599w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0021-768x576.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/IMG-20211229-WA0021-1536x1153.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1599px) 100vw, 1599px" /></figure>



<h6 class="wp-block-heading">-İnsanca yaşamak için tüm eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam istiyoruz!</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Sistematik ve hadsiz saldırılar altındaki meslek onurumuza tekrar kavuşmak istiyoruz!</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Tüm eğitim emekçileri için kadrolu, güvenceli çalışma ve insanca çalışma şartları istiyoruz!</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Nitelikli eğitimin sürdürülmesinde en önemli paydaşlar arasında olan idari, yardımcı ve teknik personellerin taleplerinin yerine getirilmesini, Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneğinin ayrım gözetilmeksizin eğitim çalışanlarının tümüne ödenmesini istiyoruz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Eğitim çalışanlarının görev tanımlarının yapılmasını, angarya çalışmaya son verilmesini istiyoruz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Üniversitelerimizde bilimsel, idari ve mali özerklik istiyoruz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Üniversitelerimizde akademik ve idari kadrolar arasındaki keskin çizgilerin azaltılmasını, görevde yükselme koşullarının liyakat sistemine göre yapılmasını, akademik teşvik ödeneğinin akademik alanların şartları göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesini, akademisyenleri gerçekten teşvik edecek oranlarda olmasını istiyoruz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">-Atatürk’ün bize emanet ettiği yeni nesiller için laik, bilimsel, adil ve kamusal bir eğitim istiyoruz!</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Ve şüpheniz olmasın ki alacağız! Bu yoksulluk, bu sömürü artık yeter! Gün umutsuzluğa kapılma, kendini çaresiz ve güçsüz hissetme günü değildir. Gün dayanışma günüdür, mücadele günüdür. Üreten emekçileriz, sesimiz, sözümüz var. Hep birlikte güçlüyüz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Biz eğitim emekçileri, bugünün gerçekliğini TÖS’ten TÖB-DER’den Köy Enstitülerinden devraldığımız tarihsel mirasla yoğuracağız. Nazım’ın dediği gibi ağır ellerimizi toprağa basıp doğrulacağız. Bugün burada bulunan ve iş bırakma eylemimize destek olan tüm eğitim emekçilerini de selamlıyoruz. Mücadelemizi tüm haklarımızı elde edene kadar, eğitim emekçilerine insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayana kadar sürdüreceğiz, haklarımızı söke söke alacağız!</h6>



<h6 class="wp-block-heading">YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ        YAŞASIN EĞİTİM-İŞ      YAŞASIN BİRLEŞİK KAMU-İŞ&#8221;</h6>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/grevi-horon-ile-bulusturdular-15259/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
