<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalandar &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/etiket/kalandar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Jan 2021 12:04:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Kalandar &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dr. Mustafa Duman yazdı: Trabzon&#8217;da Kalandar (Yılbaşı) Eğlenceleri</title>
		<link>https://viratrabzon.com/dr-mustafa-duman-yazdi-trabzonda-kalandar-yilbasi-eglenceleri-4679/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/dr-mustafa-duman-yazdi-trabzonda-kalandar-yilbasi-eglenceleri-4679/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 11:37:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Çanta Atmak]]></category>
		<category><![CDATA[çaykara]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Mustafa Duman]]></category>
		<category><![CDATA[Geyik Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kalandar]]></category>
		<category><![CDATA[maçka]]></category>
		<category><![CDATA[Momoyer Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Of]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmene]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=4679</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="706" height="431" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/01/Dr-Mustafa-Duman-yazdi-Trabzonda-Kalandar-Yilbasi-Eglenceleri.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Dr-Mustafa-Duman-yazdi-Trabzonda-Kalandar-Yilbasi-Eglenceleri" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" title="Dr. Mustafa Duman yazdı: Trabzon&#039;da Kalandar (Yılbaşı) Eğlenceleri 1"></div>Dr. Mustafa Duman, Trabzon'da Kalandar (Yılbaşı) Eğlenceleri'ni Vira Trabzon'a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Trabzon yöresinde eskiden Ocak ayı “<strong>Kalandar</strong>” olarak adlandırılırdı. <strong>Rumi</strong> takvime göre de yılbaşı milâdi takvimle 14 Ocak günüdür. Eğlenceler 13 Ocak günü öğleden sonra başlar. Yılbaşı günü de yerel takvime göre <strong>Kalandar</strong> olarak adlandırılır. O gün yapılan geleneksel eğlenceleri ve seyirlik köy oyunlarını şöyle sıralayabiliriz:</p>



<p><strong>MOMOYER OYUNU</strong>: <strong>Momoyer</strong> sözcüğü <strong>Trabzon Rumcası</strong>’ndan dilimize geçmiştir. Kaba yaratık, ayı anlamlarına gelir. Momoyer oyunu ayı kılığına giren bir oyuncu etrafında döndüğü için bu adı almıştır.</p>



<p>1950’li yıllarda izlediğim <strong>Momoyer </strong>oyunları şöyle oynanırdı: <strong>Kalandar</strong> günü arifesinde, öğleden sonra komşu köy olan <strong>Meksilâ (Çatak) Köyü</strong>’nde oluşturulan oyun ekibi bizim köye, yani <strong>Zanha (Çeşmeler) Köyü</strong>’ne gelir, köyün girişinden başlayarak bütün evleri ziyaret eder ve her evin önünde <strong>Momoyer Oyunu</strong>’nu tekrarlardı. Oyunun en önemli kişisi, postlardan yapılmış kaba bir giysi giyinen, beline kelekler, çırnaklar, küçük çanlar bağlı olan ve yüzü tanınmayacak şekilde maniya (is) ile boyanan &nbsp;“<strong>Momoyer</strong>”di. <strong>Momoyer</strong>, oynamaya başlayınca belindeki kelekler, çırnaklar sallanır, karışık sesler çıkardı. “<strong>Kemençeci</strong>” günlük kılıktaydı. Kadın kılığına giren bir erkek de “Gelin” rolünü oynardı. O da tanınmazdı. Yaşmağıyla yüzünü örterdi. Oyun kişilerinden biri de, beline bağlı kocaman bir ilâç şişesiyle gerekli alet adavatı olan “Doktor”du. “<strong>Momoyer</strong>’in Sahibi” ise onun zincirini tutardı. Gelini sarkıntılık yapanlardan koruyan iki “<strong>Koruyucu</strong>” vardı. Bunların ellerinde tahtadan kılıçlar bulunurdu. “<strong>Çantacı</strong>”&nbsp; da, evlerden verilen armağanları toplar, çuvalına koyar, taşır ve oyunun sonunda oyuna katılanlara dağıtırdı.</p>



<p><strong>Momoyer Oyunu</strong> ekibi bir evin önüne gelince kemençe eşliğinde türküler söylenir ve horon oynanırdı. Değişik kılıklardaki oyuncular, horon kolunda çok güzel bir manzara oluştururdu. <strong>Kelek</strong>, <strong>çırnak</strong> sesleri de kemençe sesiyle kulağa daha hoş gelirdi. Horon devam ederken <strong>Momoyer</strong> bir rahatsızlık geçirir ve yere yuvarlanır, ölü taklidi yapardı. Bu arada Doktor, ona yaklaşır, muayene eder, elindeki kocaman ilâç şişesinden ilâç vermeye kalkardı. Daha doğrusu <strong>Momoyer</strong>’in yarasına ilâç sürüyormuş gibi yapardı. Bu arada: “Yarası neresinde?” diyenlere cevaben de Doktor, <strong>Momoyer</strong>’in başına beline vurur ve: “Yarası buralardan”&nbsp; der;&nbsp; sonra&nbsp; da poposuna vurur ve: “En büyük yarası da buradan”, diyerek, herkesi güldürürdü. Tedavi edilen <strong>Momoyer</strong> dirilir, iyileşir ve sallanarak ayağa kalkar, horona girer ve yeniden oynamaya başlardı. <strong>Momoyer</strong>’in dirilmesi üzerine herkes sevinir, neşelenirdi. Bu ölüp-dirilme sahnesi oyunun en önemli parçası olarak her oyunda tekrarlanırdı. Kökeni antik çağa kadar dayanır.Ziyaret edilen evin önünde oyun sürerken ev sahibi çantacının torbasına Kalandar armağanı olarak fındık, ceviz, elma, portakal, fırınlanmış hurma, armut v.s koyardı. Oyuncular da memnun bir şekilde ayrılır, diğer bir eve doğru güle oynaya yola koyulurlardı.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;<strong>GEYİK OYUNU</strong>: <strong>Maçka</strong>’nın ilçe merkezine uzak köylerinden biri olan <strong>Oğulağaç Köyü</strong>’nde, <strong>Kalandar</strong>’da, <strong>Geyik Oyunu</strong> oynandığını oradaki ilkokulun müdüründen dinlemiştim. <strong>Geyik Oyunu</strong> da <strong>Momoyer Oyunu</strong> gibi oynanırdı. Şu farkla ki, bu oyunda <strong>Momoyer</strong> yerine geyik kılığına giren bir oyuncu vardı. Öyle anlaşılıyor ki, çevrede hangi hayvana daha çok rastlanılırsa onun kılığına giriliyor. <strong>Anadolu</strong>’nun diğer yörelerinde rastladığımız <strong>Deve Oyunu</strong> gibi. Ayı ve geyik <strong>Doğu Karadeniz Bölgesi</strong>’nde en çok rastlanan yabanıl hayvanlardır. Bu şekliyle oyunların kökenlerinin çok eskilere dayandığı tahmin edilebilir.&nbsp; <strong>Momoyer</strong> ve <strong>Geyik Oyunları</strong>, tamamen doğa olaylarını ve hayvanları taklit figürlerinin yer aldığı, ölüp-dirilme motifinin de bulunduğu seyirlik köy oyunlarıdır.</p>



<p><strong>ÇANTA ATMAK</strong>: <strong>Kalandar</strong> akşamı, genellikle herkes evinde olur. Evlerde mısır, tatlı kabaktan manat pişirilir, meyvalar ve kuru yemişler ortaya çıkarılırdı. Yatsı vaktinden sonra köy gençlerinden bazıları ellerine çantalar alır, bu çantalara ip bağlar ve köy evlerini sırayla gezerek çantaları aralık tuttukları kapılardan evlere atarlardı. Çanta atanlar tanınmamak için evin kapısını çeker ve kendilerini saklamaya çalışırlardı. Evdekiler içeriye atılmış olan çantaya kuru yemiş, meyva v.s &nbsp;koyduktan sonra çanta atan çantayı dışarı çeker ve hızla o evden uzaklaşırdı. Bu oyun böylece bütün evler dolaşılıncaya kadar sürer, sonunda, birlikte gidilmişse, toplanan yiyecekler paylaşılırdı. Oyun bittiğinde oynayanlar dağılır, evlerine giderlerdi.</p>



<p><strong>Trabzon</strong> yöresinde tespit edilen “<strong>Çanta Atmak</strong>” benzeri bir gelenek Güney Azerbaycan’da yaşayan Türkler arasında da vardır. Nevruz günlerinde, bacadan sarkıtılan bir şala veya ipe hediyeler (mendil, çorap v.s) bağlamak şeklindedir. Tanınmış ozan <strong>Şehriyar</strong>’ın “<strong>Haydar Babaya Selâm</strong>” adlı şiirinde bu gelenek şöyle anlatılır:</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Şal istedim ben de evde ağladım</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir şal alıp tez belime bağladım</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gulamgil’e koştum şalı salladım</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Fatma Hala bana çorap bağladı</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Han Nenem’i hatırlayıp ağladı.”</p>



<p>Anadolu topraklarında, <strong>Demre</strong>’de doğup yaşayan <strong>Nikolaus</strong>’un, yani <strong>Noel Baba</strong>’nın <strong>Hristiyan</strong> topluluklarda, yılbaşında, bacadan çizmeler içinde armağanlar atması, uyuyan çocukların baş uçlarına anne-babaları tarafından armağanlar bırakılması, “<strong>Çanta Atmak</strong>” benzeri geleneklerin, değişik topluluklarda ve dinlerdeki görünümleri olarak değerlendirilebilir.</p>



<p><strong>KALANDAR’DA EV GEZMESİ</strong>: <strong>Trabzon</strong> yöresinde rastladığımız <strong>Kalandar</strong> geleneklerinden biri de <strong>Kalandar akşamı</strong> köyün veya mahallenin kızlı-erkekli gençlerinin toplanarak ev ev dolaşıp çeşitli yiyecekler, bu arada un, tuz, yağ v.s toplamaları, sonunda, bir evde, çok tuzlu bir kuymak veya çörek yapıp yemeleri geleneğidir. Bu gelenek “<strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong>” olarak adlandırılır. <strong>Kalandar</strong>’da ev gezmesi sırasında pişirilen tuzlu aşı yiyenlerin o gece rüyalarında evlenecekleri kişiyi göreceklerine inanılırdı. <strong>Kalandar’da Ev Gezme geleneği</strong>, <strong>Anadolu</strong>’nun diğer yörelerindeki “<strong>Saya Gezme</strong>” geleneklerine benzer. <strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong>&nbsp; sırasında türküler ve tekerlemeler söylenirdi. Bu tekerlemelerden biri de şöyleydi:</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Kalandaris kulandaris</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erkek uşaklar&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dişi buzaklar</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolsun bucaklar.”</p>



<p>Bu tekerleme yeni yılda iyi dileklerde bulunmayı amaçlıyordu. <strong>Kalandar’da Ev Gezmesi</strong> geleneği daha çok <strong>Of</strong>, <strong>Çaykara</strong>, <strong>Sürmene</strong> ve <strong>Maçka</strong>’da yaygındı.</p>



<p>Çaykaralı kemençeci <strong>Yusuf Cemal Keskin</strong> bir türküsünde <strong>Kalandar</strong>’da Ev Gezmesi geleneğini şöyle anlatır:</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Kalandar gecesinde</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kış ondadır ondadır</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ara nazli yaruni</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İş ondadır ondadır.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bizim orda yapilur</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kalandar çörekleri</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tuzlamayi yiyende da</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yanardi yürekleri.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Zemheri, Üzüm Ayi</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Sığırkoyan, Kalandar</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kalandar’dır başkadır</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Onda bir keramet var.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Bizim evde kesmiştum</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Onun odunlarini</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Yedi yerden topladum</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Tuz ile unlarini.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uçan kuş yuva yapar</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;Ağacın kovuğuna</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Ne yapsun bu gariban</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;Kalandar soğuğuna.”</p>



<p>Bu türküde, <strong>Kalandar</strong>’da yapılan <strong>tuzlu çörek</strong> ve bu çöreğin sevgiliyi bulmadaki rolü anlatılıyor. Çörek için gerekli olan un ve tuzun yedi evden toplandığı belirtiliyor. <strong>Anadolu</strong>’da yedi sayısının önemi bilinir. Bir eski gelenek, yedi sayısını kutsal kabul etmek, burada da karşımıza çıkıyor.</p>



<p><strong>Trabzon</strong> yöresinde <strong>Kalandar</strong>’ın önemini belirten deyimler, daha doğrusu benzetmeler de vardır. Örneğin, bir şeyin çok değerli olduğunu anlatmak için: “<strong>Kalandar kabağı</strong> mı yaptın onu?” diye sorulur. Yani: “Sence bu, o kadar değerli mi?” anlamında kullanılan bir deyimdir.</p>



<p>Yöremizin artık kaybolan <strong>Kalandar</strong> gelenekleri gibi daha nice kültürel zenginlikleri vardı. Hepsi giderek unutulmakta. Bunları derleyip tespit etmek ulusal bir görev olarak karşımızda durmaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/01/trabzon-halk-kulturu.png" alt="trabzon halk kulturu" class="wp-image-4682" width="445" height="636" title="Dr. Mustafa Duman yazdı: Trabzon&#039;da Kalandar (Yılbaşı) Eğlenceleri 2"></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/dr-mustafa-duman-yazdi-trabzonda-kalandar-yilbasi-eglenceleri-4679/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
