<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/etiket/milli-egitim-bakanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Sep 2023 15:23:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimdeki Gericileşme]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[Karma Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat ve Cemaatler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21576</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="752" height="395" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Egitim.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Eğitim" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 1"></div>Karma eğitim karşıtı açıklamalar ve tarikatların okullara sokulmasına dikkat çeken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Karma eğitim hiç olmadığı kadar tehlike altında” dedi. Özbay mevcut eğitim sisteminin halkı böldüğünü, ulusal bütünlüğü de tehdit ettiğini belirtti. Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, ‘öğretici’ ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara kapı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Karma eğitim karşıtı açıklamalar ve tarikatların okullara sokulmasına dikkat çeken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Karma eğitim hiç olmadığı kadar tehlike altında” dedi. Özbay mevcut eğitim sisteminin halkı böldüğünü, ulusal bütünlüğü de tehdit ettiğini belirtti.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/2117980/kapak_114912.jpg" alt="Özbay, okulların gericilere açılmasının iktidarın hedefleriyle örtüştüğünü söyledi: Tehlike çok yakın" width="808" height="478" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 2"></figure>



<p><strong>Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, ‘öğretici’ ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara kapı aralanıyor.</strong></p>



<p><strong>Osmanlı’nın sonunu hazırlayan parçalı yapı yeniden var edildi. Bu eğitim sistemi; halkı bölen, dolayısıyla ulusun geleceğini tehdit eden, ulusal bütünlüğü hızla kaybettiren bir sistem.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Eğitim İş Genel Başkanı</strong>&nbsp;<strong>Kadem Özbay</strong>&nbsp;<strong>Cumhuriyet Gazetesi</strong>’nden <strong>İklim Öngel</strong>&#8216;in sorularını yanıtladı.&nbsp;Önemli ve kapsayıcı tespitlerde bulunan <strong>Özbay</strong> ile yapılan bu röportajı okuyucu ile buluşturmak istedik&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105925221-a82v8793.jpg" alt="105925221 a82v8793" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 3"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Özbay, okulların gericilere açılmasının iktidarın hedefleriyle örtüştüğünü söyledi: Tehlike çok yakın.</h5>



<p><strong>Karma eğitim tehlikede mi?</strong></p>



<p>Karma eğitim, hiç olmadığı kadar tehlikede. 21 yıllık siyasal İslam iktidarından öğrendiğimiz bir şey varsa, o da en kötü ve vurucu darbeleri için defalarca, bazen yıllarca halkın nabzını yoklamalarıdır. Bu konuda da 4+4+4 sistemi getirildiğinden bu yana zaten belli aralıklarla karma eğitimi hedef alıyorlardı. Şimdi ise dernek maskesi takmış tarikatların eğitime daha da dahil edilmesi, İktidar bloğuna karma eğitime açıkça karşı olan HÜDA PAR ve YRP gibi yapıların eklenmesiyle bu nabız yoklamaların, karma eğitim karşıtı söylemlerin arttığını ve hatta normalleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;HALK BÖYLE İSTİYOR&#8221; İLLÜZYONUNUN SONU NEREDE?&nbsp;</h3>



<p>Yusuf Tekin’in neredeyse daha yeni bakan olur olmaz tepki çeken “kız okulları” açıklamasını ve tepkileri görünce yanlış anlaşıldığını iddia etmesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Gerici çevrelerin, laik eğitimin temeli olan karma eğitimi hedef alırken uyguladığı 2 temel taktik var: 1- Harem selamlık eğitimde çocukların daha başarılı olduğuna dair araştırmalar olduğunu söylemek. 2- Halkın böyle bir talebi olduğunu iddia etmek. İlki zaten tam bir safsata; hiçbir bilimsel araştırmaya, gerçekliğe dayanmayan bir kara ezber. İkincisi ise yine gerçekliğe aykırı bir kılıf. Burada asıl sorulması gereken sorulardan biri şu: “Halk böyle istiyor” illüzyonunun sonu nerededir? Yarın öbür gün tarikatlar toplu ulaşımı da harem selamlık yapmak isterse “halkın talebi” olarak mı karşılanacaktır? Mesela kadınların sokağa çıkma saatlerine kısıtlılık istense, Avrupa ülkelerinden bile daha önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilen bu Cumhuriyet’te kadınlar kısıtlanacak mıdır? Ben cevap vereyim: Eğitim-İş var oldukça, hayır!</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105936080-nct6658.jpg" alt="105936080 nct6658" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 4"></figure>



<p><strong>Yeni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i nasıl buluyorsunuz?</strong></p>



<p>Yeni Bakan, Millî Eğitim Bakanlığı için yeni biri değil. Daha önce Bakanlıkta Müsteşar olarak bulunmuş biri. Eğitimle ilgisi akademisyen ve veli olmaktan öteye geçmiyor. Söylemlerinin birçoğunun cumhuriyet karşıtı olduğunu görmekteyiz. Bu da cumhuriyet dersi eksikliğinin bir sonucudur. Anlaşılan o ki Cumhuriyetin ve devrimlerinin, bu devrimlerin var ettiği kurumların toplumsal bünyemize uygun olmadığını düşünüyor. Karma eğitime karşı çıkmasının da nedeni bu. Cumhuriyet, devrimler, devrim kurumları boşlukta oluşmadı. Kendisinin tezlerini, Osmanlı’da savunanların başarısızlıklarının, ödettikleri bedellerin sonunda şekillendi. Osmanlı’nın başarısızlığını, dışarıdan almaya dayalı okuma bilimsel okuma değildir. Çünkü toplumlar daima birbirlerinden alırlar. Mesele toplumların sorunlarını çözüp çözmedikleridir. Cumhuriyet, kişisel egemenliğe dayalı bir yönetimden millet egemenliğine geçiştir. Bunun temel nedeni önceki egemenlik anlayışının toplumu bir arada tutamaması ve keyfi tutumlara dayalı gelişmesiydi. Bize, bizim bünyemize uygun olan bizi millet yapan Cumhuriyettir. Böyle bir anlayışla, Milli Eğitimin sorunlarının çözülmesi mümkün değil.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Karma eğitim karşıtlığı, İmam-Hatip bayraktarlığı ortaokuldan liseye geçiş sorununu çözmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Eğitimin niteliğini kendiliğinden yükseltmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Meslek liselerinin üzerinden yaratılan çocuk işçiliği sorununu çözmez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Eğitimin yükünün velilerin sırtına yüklenmesini engellemez.&nbsp;</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Yoksulların çocuklarının dezavantajlı durumunu ortadan kaldırmaz.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; • Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinde olduğu gibi tüm çocuklarımızın eşit, kamusal, parasız, bilimsel, laik eğitim hakkından yararlanmasını sağlayamaz.&nbsp;</p>



<p>Bu sorunlar ortada dururken hele de deprem bölgesinde yaşananlar dururken, Yusuf Tekin siyasi iktidarın eğitimi gericileştirerek yeni bir nesil yaratma amacına adeta hizmet etmektedir. Bu anlayışla devam edilirse, eğitimde var olan sorunlar çözülmeyeceği gibi yarınlar, bugünden de vahim olacaktır.&nbsp;</p>



<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı’nın vakıf, dernek ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladığı protokollere yorumunuz nedir?</strong></p>



<p>Bu konu eğitimin en acil sorunlarından biri; kanserli hücre gibi büyüyor, büyütülüyor. Bu konuda en sert mücadeleyi veren, laikliğe aykırı her protokolle ilgili hem yargıya başvuran hem kamuoyunu bilgilendirme görevini ifa eden sendikayız. Ancak bu yeterli olmuyor çünkü bu rezalete topyekun, toplum olarak karşı çıkabilmeliyiz.&nbsp;</p>



<p>Okullar, gerici grupların kendi varlıklarını sürdürmek için çocuklarımızı taşıyıcı araç olarak kullanma arzularını gerçekleştirecek yerler değildir. Okul, öğrenci ve öğretmenlere aittir. Öğrenci ve öğretmenlerin dışında okulların, eğitimle ilgili olmayan kişilere ister kulüp adıyla, ister proje adıyla açılması doğru bir uygulama değildir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/105946627-a82v8837.jpg" alt="105946627 a82v8837" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 5"></figure>



<p><strong>Peki 1 milyondan fazla çalışanı olan bir bakanlık neden buna ihtiyaç duyuyor?</strong></p>



<p>Bu uygulamalar Millî Eğitim Bakanlığının eğitim adına bir ihtiyacından kaynaklanmamaktadır. Tamamen AKP’nin ve koalisyon ortakları olan tarikatların siyasi hedefleriyle ilgilidir.</p>



<p>Gerici derneklerle imzalanan bu protokoller 3 çerçevede değerlendirilmeli:</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 1- Bu dernek/vakıf görüntüsü, faşist 1980 darbesinde hortlatılan, AKP döneminde STK makyajı yapılıp semirtilen tarikatlar için bir maske. Hatta protokol imzalanan bu ‘dernek’lerin birçoğunun internet sitelerinde dahi, tarikatlarla organik bağları övünerek belirtiliyor. Özetle; genç Cumhuriyet’te kapatılan tekke ve zaviyeler bugün sınıfların kapısından içeri sokuluyor. Laikliğe tamamen aykırı.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 2- Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasa’ya göre bir kamu hizmeti olarak sunmak zorunda olduğu eğitim için bu yapıları taşeron yapıyor. Oysa bunu hukuken de etik olarak da yapamaz. Siz mahkemelerin bazı davaları ihtiyar heyetine protokoller aracılığıyla sevk ettiğini gördünüz mü? Hastanelerde uzman doktorların yerine protokoller aracılığıyla hacamatçıların ameliyatlara sokulduğunu işittiniz mi? İşte öğretmenin yerine bu gerici yapıları eğitime sokmanın bundan bir farkı yok. Üstelik bazı protokollerde, tüm maliyeti Bakanlığın çektiğini görüyoruz. Yani Bakanlığın, o parayı eğitimi iyileştirmek yerine tarikatlara bu yolla aktarmış oluyor. Bizlerin paralarını.</p>



<p>&nbsp; &nbsp; 3- Güvenli değil. Okullar, eğitim, çocuklarımızın en güvende olmaları gereken yerlerdir. Savaşlarda bile hedef alınmaz. Ancak bu protokoller aracılığıyla okullar, güvenilmez birtakım insanlarla dolduruluyor. Üstelik bu yapıların birçoğu cinsel istismar gibi vahim skandallarla defalarca gündeme gelmiş olmalarına rağmen. Pedagojiden, eğitim biliminden, çağın hakikat ve araçlarından bihaber insanlar, “öğretici” ilan ediliyor. Bu büyük bir güvenlik açığıdır, yeni istismarlara/skandallara kapı aralamaktır.&nbsp;</p>



<p><strong>Zorunlu din derslerinin yanına zorunlu seçmeli din dersleri de eklendi. Bu ne anlama geliyor?</strong></p>



<p>Laik bir eğitimde, devlet bütün dinler, inanışlar karşısında tarafsızdır. 12 Eylül rejimiyle zorunlu din dersinin Anayasa hükmü haline getirilmesi zaten laikliğe vurulmuş bir darbeydi. Bu kararı alanların sonradan biz, dini eğitim vermek için değil din hakkında bilgi sahibi olsunlar diye bu dersi getirdik biçiminde savunma yapmalarının gerçeklikle bir ilgisi yoktu. Laik eğitim, eğitim programlarının, eğitim ortamlarının ve eğitim personelinin laik olmasıyla sağlanır. Türkiye’de bu üç koşul, tam olarak hiçbir zaman yerine getirilemedi. Sonuçta eğitim programlarını belirlemek devletlerin kendi iradelerine bağlı.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;LAİKLİĞİ DE İNSAN HAKLARINA DA AYKIRI&#8221;</h3>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi din dersleriyle ve dinle ilgili uygulamalarda iki önemli ölçüte devletlerin dikkat etmesi gerektiğini belirtmektedir. Bir, okullar, çocukları ve velileri dini inanışlarını açıklamaya zorlayamaz. İki, okullarda verilen din dersleri, çocukları ailelerin inanışları karşısında çelişkiye düşürmemelidir. Bu iki ilke açısından baktığımızda uygulamada bu dersler, laik eğitime aykırı oldukları gibi insan hakları hukukuna da aykırıdır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;TÜRKİYE TARAFSIZ DEĞİL&#8221;</h3>



<p>Kalkınmak isteyen bir ülkenin zorunlu temel eğitimde en son yapacağı işi Türkiye ilk önce yapmakta. Dünyada hiçbir ülke; fen, matematik, felsefe derslerini geri plana atıp da din eğitimiyle kalkınmış değildir. Çağdaş bir ülke, din eğitimini sivil alanın sorunu olarak görür. Devlet politikası olarak görmez. Çünkü din, genel bir bilgi alanı olsa dahi inanma bireyseldir. Her bireyde farklı bir yansıyışa sahiptir. Devletin bu inanma biçimlerinden birinin tarafı olması, onun tarafsızlığının ortadan kalkması anlamına gelir. Türkiye bu haliyle dinler ve inanışlar karşısında tarafsız bir ülke değildir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/110005361-a82v8862.jpg" alt="110005361 a82v8862" title="EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ 6"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;EĞİTİMİN NİTELİĞİNİ SAKATLIYOR&#8221;</h3>



<p>Bu dersler, belli bir mezhep anlayışına dayandırıldığından zorunlu temel eğitimin belli bir gruba ayrıcalık tanımasına neden olduğundan ayrıca da eğitimin kamusal niteliğini sakatlıyor. Kamusal eğitimin birinci özelliği, olmazsa olmazı devlet tarafından organize edilmesi değil, toplumun tüm üyelerine yani herkese din, soy, sop, cinsiyet, sınıf gibiayrım içermeden açık olmasıdır. Türkiye’de din dersleri Sünni İslam’a, hatta bu inanma biçiminde de belli bir türden inanma biçimine tanınmış bir ayrıcalık olduğundan eğitimin kamusallığına, kamusal bir hizmet olarak verilmesi ilkesine aykırıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘DEVLETİN İMKANLARI İMAM HATİPLERE SEFERBER’</h3>



<p><strong>Çocuklar imam hatiplere mecbur bırakılıyor mu, seçmeli ders düzenlemesi tüm okulları imam hatipleştirme çabası mı?</strong></p>



<p>AKP iktidarı boyunca imam hatiplerin sayısı artırıldı, Türkiye’nin her yerinde normal liseler imam hatip lisesine dönüştürüldü, lise türleri arası denge yok edildi. &nbsp;Böylece imam hatipler mecbur bırakma politikasıyla doldurulmaya çalışıldı. İktidar diğer okul türlerine adeta üvey evlat muamelesi yaparak devletin tüm imkanlarını yıllardır imam hatipler için seferber ediyor. Buna rağmen güncel verilere baktığımızda imam hatip ortaokullarından mezun olan öğrencilerin çoğunluğunun imam hatip liselerini tercih etmediğini de görmekteyiz.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘SEÇMELİ DERSİ ŞANSA BIRAKMADILAR’</h3>



<p>Oysa ki eğitimden sorumlu olanlar çocuklarımızı ayrıştırmamalı, her çocuğumuza eşit, bilimsel ve nitelikli eğitim verme sorumluluğunu yerine getirmelidirler.&nbsp;</p>



<p>Gerici müfredat, imam hatip dayatması gibi yöntemlerle eğitimi bulandırarak kendi ideolojilerine uygun bir nesil yaratma projesinde, seçmeli ders sistemi de şansa bırakılmamıştır. Halihazırda &#8220;Bu dersi okulda yeteri kadar öğrenci seçmedi&#8221;, &#8220;Bu dersi verecek eğitimcimiz yok&#8221;, &#8220;Bu dersin kontenjanı çoktan doldu&#8221; denerek öğrencilerimizin sadece dini içerikli derslere mecbur bırakan, okul yöneticilerine “din derslerini seçtirmeleri konusunda” her yıl usulsüz talimatlar veren MEB, bu yıl bu dayatmayı daha sistemli hale getirmeye yönelik kritik bir adım attı.</p>



<p>Tüm seçmeli dersleri “İnsan, Toplum, Bilim”, “Din, Ahlak ve Değer”, “Kültür, Sanat ve Spor” kategorileri altına toplayan Bakanlık, her öğrenci için bu kategorilerden en az bir dersi seçmeyi zorunlu kıldı. Böylece öğrenciler artık zorunlu din dersinin yanında bir de ‘seçmeli’ zorunlu din dersleri almak durumunda bırakıldı. Cumhuriyet’in temel ilkesi olan laiklik ile bariz aykırılıklar taşıyan bu düzenlemelerle, eğitim daha da gericileştirildi, “Artık bütün okullarımızın imam hatip lisesi gibi olma zamanı geldi” söylemi hayata geçirildi.&nbsp;</p>



<p><strong>Muhalefet bu durumun ne kadar farkında, eğitimdeki tarikat ve cemaat yapılarının üzerine yeteri kadar gidiyor mu?</strong></p>



<p>Muhalefetin farkında olmadığını söyleyemem. Fazlasıyla farkındalar. Ancak AKP’nin yarattığı kutuplaşmada, demokrasi cephesinde din-devlet ilişkilerinde AKP’den farklılaşamamış yapıların bulunması bu konuları öncelikli gündem haline getirmemelerine neden oluyor.&nbsp;</p>



<p>Bu konuda gelinen noktada halk muhalefetinin, parti muhalefetlerini aşacağını düşünüyorum. Mayıs seçimlerinin sonuçlarının insanların arka ceplerine koyduklarını ellerine alacağı bir süreç başlatmış bulunuyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Türkiye’de eğitim kullanılarak cumhuriyet devrimleriyle mi hesaplaşılıyor?</strong></p>



<p>Evet, bunun mücadelesini veriyorlar. Ama bunu başarmaları mümkün değil. Gerici müfredat, liyakatsiz atamalarla tarikat ve cemaatlerin sözcüsü haline gelen yöneticiler eliyle cumhuriyetle hesaplaşma okullar üzerinden de yapılmak isteniyor ama asıl olarak okulların etrafına örülmüş sivil alanlar üzerinden yapılıyor. Özel okullar, yurtlar, kurslar, yardım örgütleri, yasa dışı eğitim kurumları gibi yapılar cumhuriyetle hesaplaşmada daha etkinler. Cumhuriyetle hesaplaşmayı sadece okul odaklı değil hayatın her alanında görüyoruz. Okulla ilgili olanları dile getirirken de diğer alanlarla ilişkisini de gözden kaçırmamalıyız.&nbsp;</p>



<p><strong>Köylerde okulların durumu nedir, kırsal kesimlerde çocuklar nasıl eğitim alıyor?</strong></p>



<p>2002’den günümüze 20 bin 243 köy okulu kapatıldı. Yani Türkiye’deki öğrenci nüfusunun yaklaşık yüzde 3.5’u okullarından oldu. Köylerden öğretmenler çekildi, köyler ilimsizleştirildi. 20 yıldır köylerdeki birçok yavrumuz tam da bu okulsuzluk politikası yüzünden sınıflarda ders görmesi gerekirken güneş altında tarlalarda ter döktü, çocuk işçi oldu. Okumaya inat edenler için ise taşımalı eğitim garabeti yaratıldı. Tarikat yurtları/okulları, devletin boş bıraktığı bu alandan kafalarını uzattı. Zaten niyet de tam olarak buydu. Çünkü köy okullarını “devlete çok masraflı” diyerek kapatan zihniyet, MEB’in bütçe raporlarına göre taşımalı eğitime son 10 yılda 22 milyar 619 milyon lira ve yemekle birlikte 25 milyar lirayı aşkın kaynak aktardı. Yani köy okullarını onarmak ve açmak için yeterli olan para, kelimenin tam anlamıyla yollara saçıldı.</p>



<p>AKP sadece köy okullarını kapatmakla kalmadı: köy kavramını da yok etti. Kendi kendine yeten, üreten, içinde her şeyi olan köyler yıldan yıla tenhalaştı. O yüzden köyleri tekrar var etmeden, oraları insanlarımız için mutlu olacakları birer yaşam alanı haline getirmeden tek başına viran durumdaki eski okulları tamir etmek de artık meseleyi çözmeye yetmeyecektir. Örneğin üç çocuğun kaldığı bir köyde açılan köy okulu, eğitim bilimi açısından da eksiklikler içerecektir. Çocuklar sosyalleşerek, birbirlerini de izleyerek öğrenirler. Okula gitmek için başlıca motivasyonları da bu sosyalleşme ve bilgi akışıdır. Bunu veremediğiniz köy okullarında okuyan çocukla, şehirde sosyalleşerek eğitim görmüş çocuğu yıllar sonra aynı sınava sokarken biraz yüzünüzün kızarması gerekir.</p>



<p>Her çocuğumuz evine yakın, gidebileceği bir okulu hak etmektedir ve ancak her çocuğumuzun evi de yine yaşamın sürdürülebilir olduğu yerleşkelerde olmalıdır. Bu iki hak, iç içedir. Dolayısıyla köy okulları derhal açılmalı ama bu hamle, köylerin tekrar yaşanabilir kılınmasına dair politikalarla eşzamanlı yürütülmelidir.&nbsp;</p>



<p>Etkisiz ve geri bir yaşam alanı haline gelmiş köyde, okulun açık olmasının veya kapalı olmasının önemi yoktur.</p>



<p><strong>Pandemi eğitimi nasıl etkiledi, bir ‘nesil kayboldu’ deniyor. Bu nasıl telafi edilir?</strong></p>



<p>Bu çok doğru bir tespit. Bu sadece Türkiye için değil, bütün dünya için geçerli. Fark sadece oranlarda. Avrupa’ya göre bizde daha fazla, Afrika’ya göre de bizde daha az öğrenme kaybı olmuşdu. Pandemi, toplumsal eşitsizlikleri eğitim alanında yeniden üretmekle kalmadı, derinleştirdi de. Güçlü aile desteği alan çocuklarda öğrenme kaybı daha az iken, bu destekten mahrum öğrencilerde bu daha fazla oldu. Türkiye’de buna bir de deprem eklendi. Bizde öğrenme kaybı çok daha fazla oldu. Okullar arasındaki farklılıklar da öğrenme kaybının farklı biçimlerde yaşanmasına neden oldu. Bunun telafisi, ancak telafi eğitimleriyle olabilirdi. Ancak bizdeki telafi eğitimleri de iş yerini bulsun türünden eğitimler olduğundan toptan bir telafi söz konusu olamaz.&nbsp;</p>



<p><strong>100’e yakın eğitim fakültesi var. Atanamayan öğretmenler, inşaatlarda çalışıyor, aralarından intihar edenler dahi oluyor. Şu andan itibaren bunun önüne geçmek için nasıl bir politika izlenmeli?</strong></p>



<p>Bizde uzun zamandır eğitim ile istihdam arasındaki bağ kopmuş durumda. Sorun sadece eğitim fakültesi mezunlarının sorunu değil. İktisadi İdari Bilimler Mezunları da bu sorunu yaşıyor. Birkaç yıldır Hukuk Fakültelerinin durumu da bu yönde gelişiyor. O nedenle sorunu öğretmenler açısından tanımlarsak, fotoğrafın tümünü görmemiş oluruz. Fotoğrafın tümünü görmezsek üreteceğimiz çözüm, eğitim fakültelerinin sayısı azaltılsın, eğitim fakülteleri dışındaki fakülte mezunlarına öğretmenlik hakkı tanınmasın biçiminde olur. Bunu yaptığımızda ne olur, bu insanlar uzaya mı gider? Öğretmen olmadıklarından dolayı “işsiz olma” sorunu çözülmüş mü olur?</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘ÇALIŞMA HAKKI LÜTUF DEĞİLDİR’</h3>



<p>Toplumsal yaşamı ve onun dayandığı ekonomik toplumsal düzeni yeniden örgütlemeye ihtiyacımız var. İnsanlara refah ve saygınlık sunmayan bir ekonomik örgütlenmeden çıkmamız gerekiyor. İş, çalışana refah ve saygınlık kazandırmak zorunda. Çalışma hakkı, iş sahibinin lütfu, iyiliği olarak görülemez. Buna dayanan bir anlayışla yürütülemez. Öncelikle yapılması gereken okul ve derslik sayısının arttırılması, öğretmen açığı probleminin kadrolu güvenceli öğretmen ataması ile giderilmesidir. Ayrıca öğretmenler emekliye ayrıldıklarında, maaşlarıyla yaşamlarını sürdürebilecek standarda kavuşturulmalı, böylelikle ekonomik ihtiyaçları sebebiyle çalışmaya mecbur kalan öğretmenlerimizin emekliye ayrılmasıyla, atama bekleyen genç meslektaşlarımızın göreve başlaması mümkün olur. İstihdamı planlamadan, her yere üniversite açmaktan vazgeçilmelidir.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">ATANAMAYAN ÖĞRETMEN SORUNU İÇİN DÖRT MADDELİK ÇÖZÜM</h3>



<p>Her 100 öğretmen adayından sadece 8’inin, bazı alanlarda 1’inin atanma şansının olduğu, gelecek yıllarda bu oranın daha da küçüleceği bir eğitim ortamında verimli bir öğrenme iklimi olmayacağı, dolayısıyla nitelikli öğretmen yetiştirilemeyeceği tartışılmaz bir eğitim gerçeği. Bu nedenle doğrudan nitelikli öğretmen yetiştirmeyi etkileyen “atanmayan öğretmen” sorunu çözülmelidir. Soruna köklü çözüm bulmanın dört adımı bulunmaktadır:</p>



<p>1. 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda, “öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir” denilmektedir. Bir ihtisas mesleğinin formasyon eğitimine indirgenmesi, bu yasa hükmüyle çelişmektedir. Bu nedenle pedagojik formasyon uygulamasından vazgeçilerek, öğretmen yetiştirme eğitim fakültelerine bırakılmalıdır.</p>



<p>2. Eğitim Fakültesi kontenjanlarının belirlenmesinde, istihdam imkânları dikkate alınmalı ve akredite olmayan eğitim fakültelerine kontenjan verilmemelidir.</p>



<p>3. Atanmayan öğretmen sorununun nedenlerinden biri de Milli Eğitim Bakanlığının istihdam politikalarıyla ilgilidir. Bu politikaya ilişkin olarak MEB;</p>



<p>– Ücretli ve sözleşmeli öğretmen görevlendirme politikasını terk etmelidir.</p>



<p>– Öğretmenlik dalları arasındaki kadro dağılımında daha gerçekçi davranmalıdır.</p>



<p>4. Ücretli ve sözleşmeli öğretmen istihdamına son verilmesiyle açılacak kadrolara, eğitim fakültesi mezunlarından atama bekleyen öğretmenlere öncelik verilerek atama yapılmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;SENDİKALAŞMADA YÜZSÜZ MEKANİZMA&#8221;</h3>



<p><strong>Öğretmenler üzerinde sendikalaşmaya karşı bir baskı var mı, Eğitim İş’in durumu nedir?</strong></p>



<p>Sendikalaşma üzerine değil, yandaş sendikalara üye olma üzerine bir baskı, doğrudan yönlendirme var desek daha doğru. Bu konuda yüzsüz bir mekanizma kurulmuş durumda. Okul yöneticilerinin neredeyse yüzde 90’ı yandaş bir sendikanın üyeleri arasından seçilmiş durumda. Onlar da ilerici, aydın gördüğü eğitimciler üzerinden bir baskı aracı olarak koltuklarında oturuyorlar. Bu baskıdan kurtulmak için, hak ettiğin terfiyi almak için, yarın öbür gün keyfi bir disiplin soruşturmasına maruz kalmamak için bu yandaş sendikaya geçmeyi mecburi istikamet olarak dayatıyorlar. Bunun elbette birkaç nedeni var: Öncelikle tarihte olduğu gibi toplumun aydınlık yüzü olan eğitim emekçisinin ayaklanmasından, bir araya gelmesinden korkuyorlar. Ayrıca eğitim emekçilerini bu yandaş yapıların çatısı altında tutmak, onların mesleki hakları için mücadele etmemesini sağlamanın da bir yolu.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘EĞİTİM İŞ KORKULU RÜYA’</h3>



<p>Bu rezil mekanizmayı defalarca deşifre eden, eğitimdeki tüm çarpıklıklara karşı aydınlanma mücadelesi veren Eğitim-İş ise bu yapının da bu yapının mucitlerinin de korkulu rüyası. Verdiğimiz mücadele, eğitim emekçilerinin tüm bu baskılara rağmen akın akın ailemize katılması, bizi bu gerici kuşatmaya rağmen Türkiye’nin en büyük üçüncü sendikası yaptı. Düne kadar gericilerden başka kimsenin söz söyleyemeyeceği düşünülen birçok il ve ilçede yetki aldık. Hiç kuşkumuz yok ki Türkiye genelinde de yetkiyi alacağız. Bu karanlığı ancak birlikte dağıtabiliriz ve eğitim emekçileri de bu gerçeğin farkında. &nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;SÖYLEM, TAM BİR SKANDAL&#8221;</h3>



<p><strong>Bilal Erdoğan ‘Türkiye&#8217;de kimse iddia edemez ki ancak idealist insanlar öğretmen oluyor. Böyle bir iddiası olan varsa tartışabiliriz tabii ama birçoğu memur olmak için öğretmen oluyor&#8221; dedi. Bunu duyduğunuzda ne düşündünüz?</strong></p>



<p>Bilal Erdoğan’ın Cumhurbaşkanının oğlu. Bundan başka bir özelliği yok. O da herkes gibi düşüncelerini açıklayabilir. Normal koşullarda bu sözlerini bu çerçevede görüp geçmek, dikkate almamak gerekirdi. Ancak şunu biliyoruz. Bilal Erdoğan, Cumhurbaşkanının kararlarını etkileyebildiği gibi Milli Eğitim Bakanlığının kararlarında da etkili olmakta. Geçmişte Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığında kendisine özel oda vermiş, tez hazırlıyor diye Bakanlığın imkanlarını kendisine sunmuş idi.&nbsp;</p>



<p>Ayrıca kendisinin Milli Eğitim Bakanlığının görev alanıyla ilgili özel toplantılar yaptığı, bu toplantılarda bürokratlara talimat verdiği biliniyor. 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarıyla yaptığı konuşma ortaya çıkmıştı. O dönem Bilal Erdoğan’ın eğitimle ilgili etkinliklerini yakından takip etmiştik. Bilal Erdoğan ayrıca yöneticisi olduğu TÜRGEV ve diğer kuruluşlar üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı ile özel protokoller yapmış biridir.&nbsp;</p>



<p>Kısacası Bilal Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde etkisi olan, babasından aldığı güçle görevden alan göreve atayan biridir. Böyle biri olduğu için onun eğitimle, öğretmenlerle ilgili konuşmaları dikkate alınmalıdır.&nbsp;</p>



<p>Söylediği tam anlamıyla bir skandaldır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">‘BİLAL ERDOĞAN OLMAMAYI ÖĞRETİYORUZ’</h3>



<p>Çünkü Anayasamıza göre (70. Madde)kamuda çalışmak her yurttaşımızın hakkıdır ve hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.&nbsp;</p>



<p>İnsanların anayasal haklarını kullanmaları nasıl eleştiri konusu yapılabilir. İkinci nokta öğretmenlik, devletin gözetiminde ve denetiminde yapılan eğitim faaliyetinin temel mesleğidir. Anayasa madde 128’e göre devletin asli işleri devlet memurları eliyle yürütülür. Bu maddeye göre öğretmen zorunlu olarak memur olmak durumundadır. Dolayısıyla memur olup olmama öğretmenin tercihine bağlı bir konu değildir. Tüm bunları bir tarafa bırakırsak; Bilal Erdoğan’ın biz aydın eğitimcilerden rahatsız olması doğal. Biz öğrencilerimize yetişkin hale geldiklerinde ailelerine yaslanmadan, birey olarak kendileri ve ülkeleri için değer üreterek var olmayı öğretiyoruz. Yani bir nevi Bilal Erdoğan olmamayı öğretiyoruz.&nbsp;</p>



<p><strong>Devlet okullarına güven azaldı. Orta gelirli aileler gıdalarından dahi kısıp çocuklarını özel okula gönderiyor. Bu durum eğitimde eşitsizliği her geçen gün artırıyor. Bu koşullar düzeltilmezse bizi nasıl bir gelecek bekliyor?</strong></p>



<p>Bu sorunuzla bizim eğitim sistemimizin yapısal bir sorununa değiniyorsunuz. Önce şunun bilinmesi gerekir. Zorunlu temel eğitim, herkese aynı koşullarda aynı biçimde verilen eğitimdir. Bu şekliyle yataydır. Bir program bütünlüğüne sahiptir. Osmanlı’dan devralınan eğitim ise yatay özellik göstermezdi. Bir tarafta sıbyan okulları ve medreseler, diğer tarafta modern okullar ve özel misyoner okulları. Osmanlı üç farklı insan tipi yetiştiren eğitim kurumlarına sahipti. Cumhuriyet millet egemenliğinin gereği olarak Tevhid-i Tedrisat ile bu okulları birleştirdi. Temel eğitimi, temel yurttaşlık eğitime haline getirdi. Koşullar gereği bunu beş yıl olarak uygulamış hedef olarak da sekiz yıla çıkarmayı benimsemiştir. 1996 yılında da bu hedefe ulaşıldı. Ne var ki bu iktidar sekiz yıllık zorunlu temel eğitimi dört yıla indirdi. AKP sayesinde Osmanlı’da gördüğümüz parçalı yapı yeniden üretildi. Bir tarafta din eğitimi alanlar, diğer tarafta daha nitelikli dünya ile entegrasyona daha açık özel okullar, bir tarafta ise genel eğitim veren okullara gidenler. Böylece Osmanlının sonunu hazırlayan üçlü yapı eğitimde yeniden var edildi.&nbsp;</p>



<p>Bu eğitim sistemi halkı bölen, dolayısıyla ulusun geleceğini tehdit eden, ulusal bütünlüğünü hızla kaybettiren bir sistemdir. Burada nitelikli eğitim arayışında bulunan velileri suçlamak doğru değildir.</p>



<p><strong>Başarılı ve etkin bir eğitim için öncelikli olarak atılması gereken adımlar neler?</strong></p>



<p>Önce bu sistemin yapısal sorunlarını tespit edip ona göre çözümler aramak gerekir. Sistemin ekonomi, hukuk, siyaset, din, kültür, ideoloji, teknoloji, nüfus ve coğrafya gibi parametreler açısından durumunun ortaya konması gerekir. Eğitimin tüm bileşenlerinin söz ve fikriyle yeni ve çağdaş bir rota çizmek gerekir. Başarı ya da başarısızlığı öğretmen ve öğrencilerde aramak bu işten zaten anlamamak demektir. Öğretmeni fedakâr olmaya davet ederek, öğrenciyi daha fazla ders çalıştırarak eğitimde başarı olamaz. Eğitim için bir büyük uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bunu da ancak eğitimi bilimsel, demokratik, laik, kamusal ve parasız bir zemine oturtarak, her bir çocuğumuza eşit ve nitelikli eğitim hakkını sağlayarak yapabiliriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">KADEM ÖZBAY KİMDİR?</h3>



<p>1981’de Giresun’da doğdu. 2004’te Bingöl’de matematik öğretmeni olarak göreve başladı. 2011-2017 yılları arasında Eğitim İş Denizli Şubesi’nde beş yıl şube başkanlığı yaptı. Eğitim İş Sendikası Genel Merkez Denetleme Kurulu Başkanlığı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Denizli Şube Başkanlığı görevlerini yürüttü. Kadem Özbay 2 Eylül 2021’den beri Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın genel başkanlık görevini sürdürüyor.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/egitimdeki-gericilesmeye-dikkat-cekti-21576/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI</title>
		<link>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Sep 2023 10:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Dili Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Zorunlu Din Dersi Uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21544</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="304" height="166" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/Din-Dersi.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Din Dersi" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 7"></div>Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi! Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni kararına göre ortaokul öğrencileri zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. Ayrıca tüm okullarda Arapçanın önü açıldı. Eğitimciler, MEB’in bu dayatma ile okulları dinselleştirdiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın Tebliğler Dergisi’nde yeni bir karar&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi!</h1>



<h3 class="wp-block-heading">Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni kararına göre ortaokul öğrencileri zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. Ayrıca tüm okullarda Arapçanın önü açıldı. Eğitimciler, MEB’in bu dayatma ile okulları dinselleştirdiğini belirtti.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/2/2115075/kapak_001006.jpg" alt="Öğrencilere zorunlu seçmeli din dersi geldi!" width="809" height="479" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 8"></figure>



<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı’</strong>na (MEB) bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın Tebliğler Dergisi’nde yeni bir karar yayımlandı. Buna göre ortaokullardaki öğrencilere,&nbsp;<strong>“insan, toplum ve bilim”, “din, ahlak ve değerler”</strong>&nbsp;ile<strong>&nbsp;“kültür, sanat ve spor”</strong>&nbsp;seçmeli ders gruplarının her birinden en az bir ders seçilmesi zorunlu tutuldu.</p>



<p>Buna göre öğrenciler, zorunlu din derslerinin yanında, seçmeli din derslerini de almak zorunda kalacak. MEB’in bu kararını yorumlayan eğitimciler, söz konusu adımın eğitimin dinselleştirilmesinin önünün açılması olarak değerlendirirken din derslerinin&nbsp;<strong>“zorunlu seçmeli”</strong>&nbsp;hale getirilmesini eleştirdi.</p>



<p>Konu hakkında bir açıklama yapan <strong>Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay</strong>,<strong>&nbsp;<em>“Halihazırda etik dışı uygulamalarıyla bu dersleri seçmeli değil ‘dayatmalı’ haline getiren, okul yöneticilerine “din derslerini seçtirmeleri konusunda” her yıl usulsüz talimatlar veren MEB, bu kez bu dayatmayı daha sistemli hale getirmeye yönelik kritik bir adım atmıştır. Böylece öğrenciler artık zorunlu din dersinin yanında bir de ‘seçmeli’ zorunlu din dersleri almak durumunda bırakılmıştır”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/2/000216162-whatsapp-image-2023-06-02-at-02.37.12-5.jpeg" alt="000216162 whatsapp image 2023 06 02 at 02.37.12 5" title="OKULLARDA DUBLE DİN DERSİ DAYATMASI 9"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Eğitim-İş Sendikası Başkanı Kadem Özbay</strong></figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading">‘HEDEFLERİ ARAPÇA DERS’&nbsp;</h3>



<p><strong>Kadem Özbay</strong>, yine MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı eliyle yapılan yeni düzenlemeyle ortaokullardaki din derslerinin dört saate çıkarıldığını anımsattı ve şöyle devam etti:</p>



<p><strong><em>“İlgili kararın beşinci maddesinde aynı zamanda tüm ortaokullarda birinci sınıfta 18 saat Arapça dersi verilebilmesinin önü açılmıştır. Altıncı maddede ise ‘Velilerin talep ettikleri okullarda on ders saatine kadar her türlü eğitici faaliyet uygulanabilir’ ifadesiyle dernek maskesi takmış gerici vakıflarla daha sık etkinlik yapmaya yasal bir kılıf yaratılmaya çalışılmıştır. Aynı gerici uygulama, liseler için de geçerlidir.”</em></strong></p>



<p>Liselerde zorunlu din dersi sayısının kategori kurnazlığıyla haftalık en az 3 saate çıkarıldığını belirten <strong>Özbay</strong>,&nbsp;<em><strong>“Böylece iktidar bu hamlesiyle 2017’de yaptığı ortaokullarda ve liselerde din kültürü ve ahlak bilgisi ders saatlerini iki ders saatine çıkarmasının ardından arka yollarla bu saatleri daha da artırma yoluna gitmiştir. Türk okullarında Arapçanın önünü açan bu düzenlemenin yanı sıra Anadolu liselerinde ise ikinci yabancı dil olan Almanca ya da Fransızca dersleri zorunlu olmaktan çıkarılıp seçmeli hale getirilmiştir. Eğitimi biraz daha gericileştirecek olan, Cumhuriyetin temel ilkesi olan laiklik ile bariz aykırılıklar taşıyan bu düzenlemeler, eğitim emekçileri açısından da yeni mağduriyetlerin kapısını aralama tehlikesini barındırmaktadır”</strong>&nbsp;</em>şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/okullarda-duble-din-dersi-dayatmasi-21544/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ADRESE TESLİM KADROLAŞMA!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/adrese-teslim-kadrolasma-19660/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/adrese-teslim-kadrolasma-19660/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2022 17:07:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[SBÜ]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=19660</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="301" height="301" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/SBU_logo.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="SBÜ_logo" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/SBU_logo.png 301w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/SBU_logo-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 301px) 100vw, 301px" title="ADRESE TESLİM KADROLAŞMA! 10"></div>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörlüğü 553 kadro ilanı ile Türkiye tarihinin tek ilan içinde en büyük doçent ve profesör alımını yapacağını duyurdu&#8230;İsme özel ilanla üniversitede rekor kadrolaşma: Üç ayda bin akademisyen iddia ediliyor… Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörlüğü 553 kadro ilanı ile Türkiye tarihinin tek ilan içinde en büyük doçent ve profesör alımını yapacağını duyurdu.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörlüğü 553 kadro ilanı ile Türkiye tarihinin tek ilan içinde en büyük doçent ve profesör alımını yapacağını duyurdu&#8230;İsme özel ilanla üniversitede rekor kadrolaşma: Üç ayda bin akademisyen iddia ediliyor…</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://i.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/11/27/iecrop/saglik_16_9_1669528695.jpg?w=776&amp;h=436&amp;mode=crop" alt="İsme özel ilanla üniversitede rekor kadrolaşma: Üç ayda bin akademisyen…" width="810" height="455" title="ADRESE TESLİM KADROLAŞMA! 11"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörlüğü 553 kadro ilanı ile Türkiye tarihinin tek ilan içinde en büyük doçent ve profesör alımını yapacağını duyurdu. Yıllardır kadro bekleyen akademisyenler, “Sağlık Bilimleri Üniversitesi ülkemiz için yeni bir rekor olan 553 kadro ilanında bulundu. Kadroların tümü belli kişileri tarif eden kadrolaşma amaçlı, isimlere özel açılmış. Sadece isimleri yazılmamış” diyerek son üç ayda kadrolaşma amacıyla, aynı yöntemiyle bini aşkın akademisyen için kadro açıldığını dile getirdi.<a href="mailto:?subject=Haber&amp;body=S%C3%B6zc%C3%BC%20-%20%C4%B0sme%20%C3%B6zel%20ilanla%20%C3%BCniversitede%20rekor%20kadrola%C5%9Fma:%20%C3%9C%C3%A7%20ayda%20bin%20akademisyen%E2%80%A6%20https://www.sozcu.com.tr/2022/egitim/isme-ozel-ilanla-universitede-rekor-kadrolasma-uc-ayda-bin-akademisyen-7503202/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a></h5>



<p><strong>SÖZCÜ GAZATESİ</strong>&#8216;nden <strong>Latif SANSÜR</strong>&#8216;ün haberine göre; <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>’nın Eğitim Araştırma Hastanelerini bünyesinde toplayan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ)</strong>, geçen Ağustos&#8217;ta ilan ettiği 408 doktor öğretim üyesi, doçent doktor ve profesör kadro ilanından sonra, ülkemizde en fazla akademisyen kadrosu açma rekorunu dün ilan ettiği 553 kişilik ilan ile kırdı.</p>



<p>Böylece SBÜ&#8217;ye Eylül ayında açılan 121 dahil, son üç ayda 1082 doktor öğretim üyesi, doçent doktor ve profesör kadrosu açılmış oldu. SÖZCÜ Muhabirine ulaşan bir çok üniversiteden akademisyenler, ilan edilen kadroların tümünün belli isimleri tarif ettiğini, aranan özelliklere yazılan tariflerle başka akademisyenlerin başvurmasının engellendiğini, SBÜ&#8217;nin ise Hipnoz ve Akapunktur konusunda çalışmış akademisyenler aradığını dile getirerek, SBÜ&#8217;de kadrolaşmaya dikkat çekti.</p>



<p><strong>“KADROLARIN HEPSİ İSME ÖZEL, SADECE İSİMLERİ YAZILMAMIŞ”</strong></p>



<p>SBÜ&#8217;nün ilanının yasa ve yönetmelikler ile yasaklanan, Yüksek Öğretim Kurumunun (YÖK) daha önce defalarca uyarıda bulunduğu “isimleri işaret eden ifadelere” dikkat çeken bir akademisyen şunları kaydetti:</p>



<p>“İlan açıkça seçilmiş akademisyenlerin akademik yükselmelerini sağlama amacını taşıyor. İlanda yer alan kadroların tamamı isme özel, sadece isimler yazılmamış.&nbsp; ‘Hastanede verilen yemek hizmetlerinde yemek atıkları konusunda çalışması olmak’, ‘radyoterapi kaynaklı tükürük bezi hasarı üzerine melatoninin radyoprotektif&nbsp; etkileri konusunda çalışması olmak’, ‘kolon kanserinde sağkalım üzerine melanomda preferansiye ekspresse antijenin etkisi konusunda çalışması olmak’, ‘rijit sistoskopi yapılan hastalarda hipnozun anksiyete ve ağrı üzerine etkisi konusunda çalışması olmak’, ‘preoperatif anksiyete üzerine akupunktur uygulamasının etkisi konusunda çalışması olmak’, ‘dikkat eksikliği vehiperaktivite bozukluğu olan çocukların ebeveynlerinin öfke ve saldırganlık düzeyi konusunda çalışması olmak’ gibi ifadelerle, başka akademisyenlerin başvurmasını engelleyici&nbsp; kısıtlayıcı tek bir çalışmayı işaret eden aranan özelliklerle kişiler işaret edilmiş”</p>



<p><strong>“AKADEMİSYENLER HAKKINI ARAYAMIYOR, ARARSA KADRO ALAMIYOR”</strong></p>



<p>Diğer taraftan, ülkemizde bulunan pek çok devlet üniversitesinde 5-10 yıldır, doçent oldukları ya da profesörlük süre ve yayın kriterlerini karşıladıkları halde, norm kadro, ya da pek çok farklı gerekçelerle kadro açılamadığını söyleyen başka bir akademisyen ise SBÜ&#8217;de üç ayda bini aşkın kadro açılmasını eleştirdi.</p>



<p>“Özlük haklarından mahrum kalan birçok akademisyen, akademik yükselmelerini gerçekleştiremiyor. Yıllarca kadro bekleyen, bu amaçla gerekli süre ve yayın kriterlerini yerine getiren, buna rağmen halen hak ettikleri kadrolara ulaşamayan akademisyenler, haklarını arama yoluna giderlerse, hiç kadro alamama riskine de giriyor. Bu nedenle de etkin bir şekilde hakkını arayamıyor. Bu eziyet düşmana yapılmaz” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/adrese-teslim-kadrolasma-19660/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#8217; PROTESTO EDİLDİ&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2022 17:53:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim iş]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[KADEM ÖZBAY]]></category>
		<category><![CDATA[lale karabıyık]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=17052</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="728" height="410" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/haydar-akin.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="haydar-akin" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 12"></div>Eğitim-İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. Eğitim İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, “Acaba hangi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="Baslik">Eğitim-İş Sendikası, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="809" height="455" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY.png" alt="KADEM OZBAY" class="wp-image-17055" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 13" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY.png 809w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/KADEM-OZBAY-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 809px) 100vw, 809px" /><figcaption><em><strong>ANKA AJANS</strong> <strong>ZEHRA DEĞİRMENCİ / SİBEL KAHRAMAN</strong></em></figcaption></figure>



<p><strong>Eğitim İş Sendikası</strong>, Bursa’da öğrencilerin “harem-selamlık” düzende oturması için talimat verdiği gerekçesiyle görevinden alınan Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, görevine iade edilmesini protesto etti. <strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık</strong>, <strong><em>“Acaba hangi cemaatlerin etkisi var, hangi sendikaların etkisi var? Kimin baskısı ile görev döndürüldü?” </em></strong>dedi. </p>



<p><strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay</strong> ise <strong><em>“Eğitimde şeriat arzusuyla yanıp tutuşan bu müdürün kökleri çok daha derindedir ve dolayısıyla bu hadise, AKP’nin eğitimi kimlere emanet ettiğinin röntgenidir”</em></strong> diye konuştu.</p>



<p>Bursa Mithatpaşa Ortaoukulu Müdürü Haydar Akın, öğrencilerin “harem-selamlık” düzenine göre oturması talimatı vermiş, tepkiler üzerine görevinden alınmıştı. Akın, kısa bir süre içinde görevine iade edilmişti. Eğitim İş, iade kararını Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto etti. </p>



<p>Eyleme; <strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay</strong> ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra<strong> CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık</strong>, <strong>CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız CHP Bursa İl Örgütü, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği</strong> de katıldı. <strong>Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay,</strong> olayın ilk yaşandığı zamanda müdürün görevden alınmasının tamamen kamuoyunun tepkisini dindirmek amacıyla yapıldığını ifade etti.</p>



<p><strong>“KUMPASÇI ARAYAN OKUL MÜDÜRÜNÜN GEÇMİŞİNE BAKSIN”</strong></p>



<p>Yeni Akit gazetesinin olay sonrası üyelerini hedef gösterdiğine değinen <strong>Özbay</strong>, kendilerine “kumpasçı” denilmesine dair, <strong><em>“Kumpasçı arayan varsa müdür Haydar Akın’ın enteresan kariyer serüvenine bakabilir. Zira sendikamızın araştırmaları ortaya koymuştur ki, eğitimde şeriat arzusuyla yanıp tutuşan bu müdürün kökleri çok daha derindedir ve dolayısıyla bu hadise, AKP’nin eğitimi kimlere emanet ettiğinin röntgenidir” </em></strong>dedi.</p>



<p><strong>Müdür Akın’ın kariyerine değinen Özbay, şunları söyledi:</strong></p>



<p><strong><em>“Haydar Akın, Osmangazi’ye bağlı Dürdane Köyü’nün okul müdürü iken açılan uydurma bir soruşturma sonucu, 2013’te ‘sürgün’ adı altında Bursa’da yönetici adaylarının en çok istediği Mithatpaşa Ortaokulu’nda görevlendirilmiştir. Değil sürgün, terfi kelimesinin bile az kalacağı bu usulsüz yer değiştirmeyi yapan dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar’ın, görev süresinde dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu için yargılanması ise gözlerden kaçan, manidar ve vahim bir detaydır. Yani Haydar Akın’ı terfi adı altında Bursa’nın en merkezi devlet okullarından birine atayan eski İl Milli Eğitim Müdürü, FETÖ bağlantısı nedeniyle uzun süre tutuklu yargılanmıştır ve şimdilerde ise sağlık durumu nedeniyle yargılamasına tutuksuz devam edilmektedir. Kumpas arayanlar, Haydar Akın’ın gariban bir köy okulunda müdürken soruşturma bahanesiyle kentin en gözde okuluna atanmasına, bu atamayı yapan dönemin yetkilisinin 35 yıl hapis istemiyle yargılandığı terör davasına, Akın’ın harem selamlık eğitim isteme skandalından sonra dahi nasıl inatla göreve iade edildiğine bakabilir. Çünkü bilsinler ki bizim baktığımız yer tam burasıdır.”</em></strong></p>



<p>Müdür Akın’ın verdiği talimatla uymakla yükümlü olduğu “okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılmasını” esas kılan Milli Eğitim Temel Kanunu’nu çiğnediğini hatırlatan Özbay, göreve iadeyle birlikte Millî Eğitim Bakanlığı’nın kendi kanununu hiçe saydığını söyledi. Özbay ayrıca soruşturmanın adil biçimde sonlanmaması durumunda tüm hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Snapshot_2.png" alt="Snapshot 2" class="wp-image-17056" width="806" height="456" title="&#039;HAREMLİK-SELAMLIK MÜDÜR&#039; PROTESTO EDİLDİ... 14"></figure>



<p><strong>CHP Eğitim  Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Lale Karabıyık ise şunları söyledi:</strong></p>



<p><strong><em>“Müdür, bir talimat vererek inanılır gibi değil, çocukların ayrı oturmaları konusunda talebini belirtmiştir. Burada suç var.  Bu zihniyet, geçmişten gelen bir zihniyetin uzantısı.  Çocukları arkadaş olarak değil, çocukların birbirlerini karşı cins olarak görmelerini sağlamaya çalışan bir zihniyettir. Toplumda çocukları potansiyel suçlu olarak algılatmaya çalışan bir zihniyettir. Müdür bütün baskılardan sonra görevden alınmıştır. Aynı zihniyet, müdürü görevine iade etmiştir. Aynı zihniyet, müdürü korumaya çalışmaktadır.</em></strong></p>



<p><strong><em>Çocukların ve gençlerin üstün yararı, eğitimde önceliğimizdir. Çocukların ve gençlerin üstün yetenek inşası önemlidir. Fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracağız diyoruz. Ama işte bu zihniyetler, bütün bunları yıkan zihniyetlerdir. Gelecek nesilleri ideolojik olarak şekillendirmeye çalışan bir zihniyettir.</em></strong></p>



<p><strong><em>Müdürün göreve başlaması ile ilgili bir soru önergesini 28 Mart itibarıyla verdim. Bu zihniyette acaba hangi cemaatlerin etkisi var, hangi sendikaların etkisi var? Kimin baskısı ile görev döndürüldü?”</em></strong></p>



<p>HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ&#8230;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-gomme-tutucu wp-block-embed-gomme-tutucu"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-17052-1" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4?_=1" /><a href="https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://abone.ankahaber.net/static/video/12847d24-4af1-460f-9bfb-55ab5c9bcc21-720.mp4</a></video></div>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/haremlik-selamlik-mudur-protesto-edildi-17052/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BU ŞEKİLDE EĞİTİM HAKKINIZ DA,HADDİNİZ DEĞİLDİR.&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/bu-sekilde-egitim-hakkiniz-dahaddiniz-degildir-17042/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/bu-sekilde-egitim-hakkiniz-dahaddiniz-degildir-17042/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2022 17:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon'dan]]></category>
		<category><![CDATA[BURSA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=17042</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="506" height="287" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Haydar-Akin.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Haydar-Akin" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="&quot;BU ŞEKİLDE EĞİTİM HAKKINIZ DA,HADDİNİZ DEĞİLDİR.&quot; 15"></div>Bursa&#8217;da ki Mithatpaşa Ortaokulu’nda &#8216;kız ve erkek öğrencileri ayrı ayrı oturtun&#8217; talimatı verdiği gerekçesiyle görevinden uzaklaştırılan okul müdürü Haydar Akın’ın görevine iade edilmesi,tepki ile büyüttü. Geçen hafta Türkiye’nin gündemine oturan okulda harem selamlık oturma düzeni haberini Cumuhuriyet ortaya çıkarmıştı. Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması için&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Bursa&#8217;da ki Mithatpaşa Ortaokulu’nda &#8216;kız ve erkek öğrencileri ayrı ayrı oturtun&#8217; talimatı verdiği gerekçesiyle görevinden uzaklaştırılan okul müdürü Haydar Akın’ın görevine iade edilmesi,tepki ile büyüttü.<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/okulda-harem-selamlik-skandalda-ikinci-perde-gerici-mudur-goreve-iade-edildi-1920227" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/haydar-akin.webp" alt="haydar akin" class="wp-image-17045" width="809" height="456" title="&quot;BU ŞEKİLDE EĞİTİM HAKKINIZ DA,HADDİNİZ DEĞİLDİR.&quot; 16"></figure>



<p>Geçen hafta Türkiye’nin gündemine oturan okulda harem selamlık oturma düzeni haberini Cumuhuriyet ortaya çıkarmıştı. Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması için öğretmenlere yazı göndererek baskı kurmuştu.</p>



<p>Konuyla ilgili Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy,&nbsp;<strong><em>“Bu gerici müdürün derhal görevden alınmasını istiyoruz. Böyle bir anlayış okul yöneticisi olamaz”</em></strong>&nbsp;diyerek tepki göstermiş, haber uzun süre sosyal medyanın da gündemine oturmuştu.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Okulda harem selamlık skandalda ikinci perde: &#8216;Haremlik-Selamlık müdür&#8217; göreve iade edildi</h3>



<p>Akın&#8217;ın görevden alınmasının ardından bir skandal haberi de İzmir&#8217;den gelmişti. İzmir&#8217;in Kemalpaşa ilçesinde bir imam-hatip lisesinde<strong> &#8220;kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda eğitim görmesi&#8221;</strong> yönünde öğretmenlere talimat verdiği ileri sürülmüştü.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Bir AKP Klasiği; SADECE 5 GÜN SÜRDÜ </h3>



<p>Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin aktardığına Akın görevine geri döndü. Yetkililer,&nbsp;<strong><em>“Devlet Memurları Kanunu’nun 144. Maddesi gereğince görevine iade edilmiş olup soruşturması devam etmektedir”</em>&nbsp;</strong>açıklamasını yaptı.</p>



<p>Cumhuriyet’in 22 Mart’ta gündeme getirdiği haberin ardından, Akın&nbsp; 23 Mart’ta görevinden uzaklaştırılmıştı. Böylece Akın görevinden 5 gün uzak kalmış oldu.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Haydar-Akin.jpeg" alt="Haydar Akin" class="wp-image-17046" width="808" height="458" title="&quot;BU ŞEKİLDE EĞİTİM HAKKINIZ DA,HADDİNİZ DEĞİLDİR.&quot; 17"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;BU KARAR, OKULLARI MEDRESEYE DÖNÜŞTÜRME TALİMATI&#8221;</h3>



<h4 class="wp-block-heading">Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, müdürün göreve iade edilmesine sert tepki gösterdi.</h4>



<p>Çocukların ortaçağcı anlayışa teslim edildiğinin altını çizen <strong>Toy</strong>, şöyle konuştu:</p>



<p><strong><em>&#8220;Ortada karma eğitimi kaldırmaya yönelik resmi yazı düzeyinde bir kanıt varken, henüz soruşturmanın tamamlanmasını bile beklemeden Haydar Akın’ı müdürlük görevine iade eden MEB, bu kararıyla yandaş sendika Eğitim Bir-Sen tarafından sahte mülakatlarla yönetici koltuğuna oturulan tüm yandaş yöneticilere, okulları medreseye dönüştürmeleri yönünde talimatı vermiştir. On binlerce okulumuz, milyonlarca çocuğumuz için ortaçağ düzenine geçişin talimatı verilmiştir. Bu kafa Taliban kafasıdır. Milli Eğitim Bakanı koltuğunu korumak için tarikatların günlerdir süren baskısına boyun eğmiş, çocuklarımızı ortaçağcı anlayışa teslim etmiştir.&#8221;</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="933" height="524" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Trabzon-Egitim-Sen-edited.jpg" alt="Trabzon Egitim Sen edited" class="wp-image-17050" title="&quot;BU ŞEKİLDE EĞİTİM HAKKINIZ DA,HADDİNİZ DEĞİLDİR.&quot; 18" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Trabzon-Egitim-Sen-edited.jpg 933w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/03/Trabzon-Egitim-Sen-edited-768x431.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 933px) 100vw, 933px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">EĞİTİM-SEN TRABZON ŞUBESİ&#8217;NDEN ÇOK SERT AÇIKLAMA</h3>



<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şubesi</strong>, &#8216;Haremlik-Selamlık Müdür&#8217; Haydar Akın&#8217;ın 5 gün sonra göreve iade edilmesine çok sert tepki gösterdi.Şube Başkanı Engin Nur imzası ile Basın ve Kamuoyuna yazılı bir açıklamada bulunan Eğitim-Sen Trabzon Şubesi; &#8220;<strong>Haydar Akın’a ve Destekçilerine Sesleniyoruz!</strong> <strong>Bu Şekilde Eğitim Vermek Hakkınız da, Haddiniz de Değildir!&#8221;</strong> denildi.</p>



<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şubesi&#8217;nin yazılı basın açıklaması: </strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>&#8220;Bursa, Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, okulda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için öğretmenlere yazı göndermesinin ardından açığa alınmıştı. Ancak, siyasi iktidara yakınlıklarıyla bilinen Eğitim Bir Sen ve Türk Eğitim Sen Bursa şubeleri ile çeşitli cemaatlerin Haydar Akın’a destek açıklamaları yapmalarının ardından Haydar Akın görevine iade edildi.</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Yaşanan bu durum sadece bir okul müdürünün değil, eğitim sisteminin bir bütün olarak tarikatların, cemaatlerin ve bunlara destek veren “eğitim” sendikalarının nasıl kontrolüne geçtiğini gözler önüne sermiştir. Öyle ki, hukuka uygun hareket etmek zorunda olan bir okul yöneticisi olan Haydar Akın’ın aleni biçimde hukuka, çocuk haklarına, anayasanın en temel hükümlerine, laik ve bilimsel eğitime meydan okuması göz göre göre ödüllendirilmiştir.</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Hâlbuki ortada ağır bir suç bulunmaktadır. Ancak, her zulmün, her eşitsizliğin ve her haksızlığın karşısında dini kendisine kalkan etmeyi alışkanlık edinenler, bırakalım suçlarıyla yüzleşmeyi, her defasında daha cüretkâr eylem ve uygulamalara imza atmaktadır.</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Bunun adı açık ve nettir! Türkiye’de Haydar Akın ve onun gibi cüretkâr yöneticiler, cemaat ve tarikatlar ile onlara destek veren tüm örgütler, laik ve bilimsel eğitimi un ufak etmeye çalışmakta, dolayısıyla da açıkça anayasal suç işlemektedir</em></strong>.</p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Eğitim Sen olarak, devletin tüm imkânlarını ellerinde tutan ve güçlünün yasasını hukuk sanan herkese bir gerçeği hatırlatmak istiyoruz! Hepinizi tek tek, isim sisim, örgütsel hafızamıza kazıyor, er ya da geç hukuk önünde hesap vereceğiniz günleri getireceğimizi bilmenizi istiyoruz!</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Unutmayın ki, çocuklarımızı iğrenç fantezilerinizin nesnesi yapmanızı ve her çocuğun haklarıyla var olduğu gerçeğini yok saymanızı engellemek için tüm örgütlü gücümüzü seferber etmekten vazgeçmeyeceğiz!</em></strong></p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Haydar Akın ve onun gibilere karşı Türkiye’nin dört yanında okul okul, sınıf sınıf tüm eğitim sistemini mercek altında tutmaktaki kararlığımızı ve çocuklarımızı karanlığınıza teslim etmemekteki irademizi göreceksiniz!</em></strong></p></blockquote>



<p><strong><em>Bu ülkede yaşayan herkesin eşit değerde olduğu hakikatini sizlere öğreteceğiz!&#8221;</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/bu-sekilde-egitim-hakkiniz-dahaddiniz-degildir-17042/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EĞİTİMİ EĞMİŞLER!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/egitimi-egmisler-2-15730/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/egitimi-egmisler-2-15730/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2022 20:19:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon'dan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim iş]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15730</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Egitim-Is-Egitim_sen.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Eğitim-İş Eğitim_sen" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Egitim-Is-Egitim_sen.png 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Egitim-Is-Egitim_sen-768x432.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Egitim-Is-Egitim_sen-1536x864.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 19"></div>Eğitim ve Bilim İşgörenler Sendikası ( EĞİTİM-İŞ ) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN)Trabzon Şubeleri, 2021-2022 Eğitim ve öğretim Yılı Yarı Yıl Değerlendirmesinde bulundu. ‘Tablo maalesef vahim…’ Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Tamer Özlü ismi ile yazılı olarak yapılan açıklamada; “Eğitim alanında yıllardır yaşanan ve COVID-19 salgını birlikte daha da ağırlaşan sorunların damga vurduğu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Eğitim ve Bilim İşgörenler Sendikası ( EĞİTİM-İŞ ) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN)Trabzon Şubeleri, 2021-2022 Eğitim ve öğretim Yılı Yarı Yıl Değerlendirmesinde bulundu. ‘Tablo maalesef vahim…’</h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pEeeR3VL90W7FpqHHg8E1A.jpg?width=1200&amp;height=675&amp;mode=crop&amp;scale=both&amp;v=1625729040689&amp;meta=rectangle" alt="MEB, 2021-2022 eğitim öğretim yılı takvimini açıkladı - Son Dakika Eğitim  Haberleri | NTV Haber" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 2"/></figure>



<p>Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Tamer Özlü ismi ile yazılı olarak yapılan açıklamada;</p>



<p><br>“<strong><em>Eğitim alanında yıllardır yaşanan ve COVID-19 salgını birlikte daha da ağırlaşan sorunların damga vurduğu 2021-2022 Eğitim ve Öğretim Döneminin ilk yarıyılı sona ermiştir.<br>6 Eylül 2021’de yüz yüze ve tam zamanlı olarak başlatılan 2021-2022 eğitim öğretim yılı eğitimi geleceğe taşımak bir yana dursun, yıllarca geriye götüren uygulamalara sahne olmuştur.<br>Pandemiye ilişkin neredeyse hiçbir tedbir almadan yüz yüze eğitime geçen MEB, okullarımızı virüsün kuluçka alanı haline getirmiştir.<br>Okulları “Maske-mesafe-hijyen” tabelalarıyla donatıp, okullarda maske dağıtmaktan, mesafeleri kalabalığa engel olacak şekilde ayarlamaktan, hijyen malzemeleri temin etmekten aciz bir yönetim, eksiklikleri yine okul yöneticilerinin, öğretmenlerin ve velilerin sırtına yüklemiştir. Sınıflar seyreltilmemiş, derslik başına düşen öğrenci sayısı pandemiye uygun hale getirilmemiştir. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri dersliklerde 4 metrekareye 1 öğrenci düşmesi gerektiği yönündeyken, birçok okulda sınıf mevcutları 40-50 öğrenciye çıkmıştır.<br>Yine virüsün bulaş riskini azaltmak için derslerin ülke genelinde 30 dakikaya düşürülmesi gerekmekteyken 40 dakikalık ders süresinde ısrar edilmiş, okul öncesi için 50 dakika düzenlemesi devam etmiştir.<br>Pandemiden önce açıkladığı raporlarla öğretmen açığı bulunduğunu itiraf eden MEB, bu koşullara rağmen yeterli öğretmen ataması yapmamıştır. 2020-2021 eğitim öğretim yılı sonunda 38.000 öğretmenimiz emekli olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı önce 20 bin ardından 15 bin ek atamayla emekli öğretmenlerimizin yerini bile dolduramamıştır. Geçtiğimiz yıl 87.000 ücretli öğretmenimiz görev yapmıştır. Bunun en az 80 bini açık kadrodur. En az 140 bin atama yapması gereken Milli Eğitim Bakanlığı ataması gereken 140 bin öğretmenin yerine ücretli öğretmen çalıştırmaktadır. Bu durum hükümetin işletmeci zihniyetinin yansımasıdır.<br>Siyasi iktidar aynı zihniyetle yardımcı personel, hizmetli ve memur ataması yapmayıp okullarımızı bu alanlarda hizmetlerden eksik bırakmıştır. Taşeron işçilerle, İŞKUR üzerinden sağlanan geçici çalışanlarla bu hizmetler sağlanamamaktadır. İŞKUR’un gerekli personeli geç sağlanması nedeniyle okullar hijyen koşulları sağlanmadan açılmıştır. AKP iktidarı kendi rant alanları için bütçe ve ödenekleri fazlasıyla harcarken yine düşük ücret vererek eğitim öğretim faaliyetlerini “karşılamış” gibi yapmıştır.<br>Ders dağılımları, kitaplar ve ders içeriklerindeki tutarsızlıklar bu dönem de devam etmiştir. İçerisinde eğitimcilerin bulunduğu bir komisyonla bu sorunlar derhal giderilmelidir.<br>Geride bıraktığımız eğitim döneminde yaşananlara sadece ana başlıklar üzerinden baktığımızda karşımıza çıkan tablo şudur:</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://static.daktilo.com/sites/836/uploads/2021/09/02/5eff489f2269a22bac5bd532.jpg" alt="2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı detayları belli oldu! - Özgün Kocaeli" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 3"/></figure>



<p><br>&nbsp;<strong><br>MEB`İN BÜTÇESİ PARALEL EVRENDEKİ TÜRKİYE İÇİN BELİRLENMİŞTİR</strong></p>



<p><br><strong><em>Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi, salgın koşullarına rağmen 2022 yılı için 189 milyar 10 milyon TL olarak belirlenmiştir.</em></strong><br><strong><em>Bu yetersiz bütçe:<br>-Yeni dersliklerin inşası için<br>-Gereken öğretmen atamaları için<br>-Taşımalı eğitim utancını bitirmek için<br>-Okulları pandemiye uygun hale getirmek için<br>-Köy okullarını aktif hale getirmek için<br>-İhtiyaç sahibi çocuklara tablet/bilgisayar ve internet temin etmek için hazırlanmamıştır.<br>Bu bütçe, “itibardan tasarruf olmaz” diyenlerin, tasarrufu eğitimden yapmaya kararlı olduklarını göstermektedir. Bu bütçe her bir öğrencinin bilimsel, laik, sağlıklı, adil ve kamusal eğitim aldığı, eğitim emekçilerinin mesleki ve maddi anlamda mağdur edilmediği bir düzen ihtiyacının yanından bile geçmemektedir. &nbsp;Merkez bütçeden aslan payı sayılabilecek bir oranı Diyanet için öngören hükümet, eğitimli gençlere değil, şükreden ve itiraz etmeyen bir topluma ihtiyaç duyduğunu bu bütçeyle bir kez daha göstermiştir. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, “Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur” derken, bu bütçeyle çocuklarımızın ve dolayısıyla ülkemizin geleceğinin feda edildiği açıktır.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1023" height="821" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/TamerOZLU-e1642789222961.jpg" alt="TamerOZLU e1642789222961" class="wp-image-5878" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 4"/><figcaption><strong><em>Eğitim-İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Tamer Özlü.</em></strong></figcaption></figure>



<p><strong><br>EĞİTİMİ DİNSELLEŞTİRME FAALİYETLERİ DEVAM ETMİŞTİR</strong></p>



<p><br><strong><em>Eğitimi dinselleştirme faaliyetlerini afet/salgın demeden sürdüren, bunun için her krizi fırsata çeviren AKP ve Milli Eğitim Bakanlığı, tarikat ve cemaatleri milli eğitim sistemimize dahil etmeye devam etmiştir. ENSAR, TÜGVA ve İlim Yayma Vakfı gibi vakıflarla yakın ilişki içinde olduğu bilinen Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz’ın Milli Eğitim Bakan Yardımcısı yapılması, Milli Eğitim politikalarının cemaat ve tarikatlara teslim edildiğinin göstergesi olmuştur.<br>AKP’nin, eğitim politikalarının oluşturulması ve uygulanması sürecinde önemli görevler verdiği tarikat ve cemaatlerin eğitim sistemine ve ülkeye ne kadar zarar verdiği ise ortadadır. Bu kurumlar, açıkç</em></strong>a&nbsp;<strong><em>çocuklarımızın ve ailelerinin dini yönden istismar edilmesine, Cumhuriyet değerlerine aykırı nesiller yetiştirilmesine aracılık etmektedirler. 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP, yeterli sayıda devlet yurdu açmayıp, bir yandan da tarikatlara dernek adı altında yurt açma kolaylığı tanıdığı için çaresiz kalan öğrenciler buralara mecbur bırakılmaktadır. İktidar eliyle eğitimi kendilerine arka bahçe yapan tarikat ve cemaatlerin, gençlerimizin yaşam sevincini nasıl tükettiği ise acı bir olayla daha somutlaşmıştır.<br>Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın, ailesinin baskısıyla kalmaya mecbur bırakıldığı cemaat yurdunda yaşadığı baskılardan ve gelecek kaygısından intihar etmesi, bu yapıların gençlerimizin yaşamları, ülkemizin geleceği için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu ortaya koymuştur.</em></strong><br><strong><em>Öte yandan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği talimat ile öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeleri konusunda okul müdürlerini yönlendirdiği ortaya çıkmıştır. Müzik, sanat, bilim, yabancı dil, spor gibi bir çok dalda tercih yapma hakkı olan öğrenciler “öğretmen yok” gibi gerekçelerle din eğitimine yönlendirilmekte, din derslerini seçen öğrenciler arasında ödüllü bilgi yarışmaları düzenlenmektedir.<br>Seçmeli dersleri belirleme süreci, velinin bilgisi dahilinde, öğrenci tarafından yapılır. Buradaki asıl amaç, öğrencinin kendini keşfetmesi, kendi ilgili olduğu alanda donanımlı hale gelmesidir. Ülkenin geleceğini direkt olarak ilgilendiren bu konu, iki tane partizan müdürün koltuğunu sağlamlaştırmak için yapacağı hamlelere kurban edilemez.<br>Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla alelacele hazırlanan Öğretmen Meslek Kanunu’nda öğretmen mülakatlarını MEB’in yapacağı ibaresinin çıkarılması da, eğitimde gericileşmenin sadece müfredat ve protokollerle sınırlı kalmayacağını, dernek maskesi takmış tarikatların artık mülakatlara da tesir edebileceğini gösterdi.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i2.gazetevatan.com/i/gazetevatan/75/1200x675/615835f045d2a061ccf5841b.jpg" alt="2021-2022 eğitim öğretim yılı ne zaman başlıyor? Okullar ne zaman açılacak?  İşte MEB eğitim takvimi! - Eğitim Haberleri" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 5"/></figure>



<p><strong>ÖĞRENCİLER EĞİTİMDEN KOPARTILDI</strong></p>



<p><br><strong><em>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ülkede lise çağındaki gençlerin yüzde 50’ye yakınının eğitimde yer almadığını açıklamıştır. 15-19 yaş grubundaki 6 milyon gencin, 1 milyon 249 bini ne eğitimde ne istihdamda yer almaktadır.<br>2012 yılında getirilen 4+4+4 sisteminin ardından açık lisede okuyan öğrenci sayısı 940 binden 1 milyon 389 bin’e yükselmişti. Aynı dönemde lise öğrenci sayısındaki artış oranı yüzde 15,8 olurken açık öğretim lisesinde okuyanların artış oranı yüzde 32,4 olarak gerçekleşmişti. Bugün ise açık öğretim lisesinde 1 milyon 452 bin 331 öğrenci bulunmaktadır. Açıköğretim ortaokulunda kayıtlı 128 bin 433 öğrenci sayısını da dikkate aldığımızda, toplam 1 milyon 580 bin 764 öğrenci örgün eğitimden kopmuştur. Bu durum, eğitime erişimdeki ciddi problemleri göz önüne sermektedir.</em></strong></p>



<p><br><strong>MEB ELİYLE YASAL ÇOCUK İŞÇİLİK</strong></p>



<p><strong><em>Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün ilgili kurumlara gönderdiği karara göre, 2021-2022 döneminden itibaren ülke genelinde çok sayıda mesleki ve teknik Anadolu lisesi (MTAL) bünyesinde mesleki eğitim merkezi (MESEM) açılacak. &nbsp;<br>Bu kararın ardından; İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından acele ve günlü olarak, Meslek Liselerine gönderilen yazı ile MESEM’lere öğrenci kaydı yapılması, okulların bulunduğu ilçe ve semtlerde öğretmenlerin, koordinatörlük görevlerini bırakarak esnafları gezmeleri ve bilgi toplamaları istenmiştir. Okul Müdürleri bunu kendilerine kutsal görev kabul ederek, örgün eğitimdeki tüm sınıflara MESEM’i</em></strong>&nbsp;<strong><em>cazip gösteren konuşmalarla, veliler okullara davet edilmişlerdir.<br>MESEM programı her ne kadar, devamsızlıktan başarısız sayılanlar, sınıf geçemeyerek öğrenim hakkını tamamlayanlar için gibi gözükse de, mevcut durumda, örgün eğitimdeki tüm öğrencilere seçenek olarak gösterilmiştir.</em></strong><br><strong><em>Meslek Lisesi öğrenci ve veli profiline baktığımızda, “Meslek Lisesi Diploması” yanında, asgari ücretin üçte biri oranında ücret alacağının söylenmesinin cazip gelmemesi düşünülemez. Bu durumda Mesleki Teknik Anadolu Liseleri’nin (MTAL) Mesleki Eğitim Merkezleri’ne dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.<br>Ayrıca MESEM’in yaygınlaştırma tanıtımında; “Erken yaşta sigortanız yapılıyor”, “Fabrikaya okul kuruyoruz”, “Genç işsizliği önlüyoruz” gibi popülist yaklaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek; devlet eliyle çocuk işçiliğinin yasal hale getirilmesi, çocukların ellerinden geleceklerinin, hayallerinin alınarak köle toplum inşa etme düşüncesidir. 15 yaşındaki öğrenci, patronun insafına terk edilmiş olacaktır. Eğitimde asıl amaç “çocuğun üstün yararı” olması gerekirken, sosyolojik, psikolojik, sistematik hiç bir alt yapısı bulunmayan bir yapbozun içine bugün ve gelecekteki meslek lisesi örgün öğrencileri atılmak istenmektedir.</em></strong></p>



<p><br><strong><em>MESEM’lerin yaygınlaşması ile<br>– Örgün eğitim dışına itilmiş, yarınlarına yabancılaşmış, eğitimsiz, haklarını bilmeyen, kültürel açıdan eksik, kendine dayatılan hayatı kabullenen genç kitle oluşacağı,<br>– Yoksul öğrenciler açısından zorunlu eğitimin 8 yıla ineceği,<br>– Türkiye’de “çırak” adı altında milyonlarca çocuğun ciddi bir emek sömürüsüne maruz kalacağı,<br>– 18 yaş altı çocukların çalıştırılmasının yasal hale geleceği,<br>– Çocuklara 9-10-11. sınıfta asgari ücretin 1/3 ü, 12. Sınıfta ise 1/2’si oranında ödenecek ücretlerin devlet bütçesinden karşılanacak olması da çocuk işçiliği patronlar açısından da cazip hale getirmekte ve böylece bir çocuk işçisi ordusu oluşturulmaktadır.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSBDuzfIfzgtvf1dzJJVokwb1X0kMXaXNHgdg&amp;usqp=CAU" alt="Okullar ne zaman açılacak? 2021-2022 eğitim öğretim yılı takvimi... - Son  Dakika Haberleri" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 6"/></figure>



<p><strong><em><br>EĞİTİMDE NİTELİK SORUNU BÜYÜYOR</em></strong></p>



<p><strong><em>MEB’in kendi eliyle okulları Nitelikli ve Niteliksiz olarak ayırması bir yana, eğitim bir bütün halinde niteliksizliğe mahkum ediliyor. Eğitimin niteliğinin artması, öğretmen yetiştirme politikasından eğitime ayrılan bütçeye kadar bütüncül ve birbirini besleyen zincirleme bir strateji geliştirmeye bağlıdır. &nbsp;Buradaki en önemli ölçütlerden biri öğretmen ve öğrenci arasındaki etkileşimin artmasıdır: Derslik başına düşen öğrenci mevcutlarının azalması yeni okulların açılması, derslik sayılarının artması, ataması yapılmamış öğretmenlerin de göreve başlaması gerekmektedir.<br>Eğitimin niteliği, haftalık ders saatlerindeki sanat ve beden eğitimi derslerinin de artırılmasıyla desteklenebilir. Ortaokullarda haftada görsel sanatlar ve müzik için birer, beden eğitimi için de iki ders saati olması beden ve ruhen sağlıklı nesiller yetiştirmek için uygun değildir. Ayrıca ilkokullara görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi öğretmeleri için kadro tanımlamak ve branş öğretmenlerinin ataması yapılması gerekmektedir.<br>Bu ve benzeri tedbirlerle eğitimin gerçek amacı olan “çocuğun potansiyelini ortaya çıkarma” hedefine ulaşılabilir, bedenen ve ruhen kendini gerçekleştirebilecek nesillerin yetişmesine katkı sağlanabilir.<br>Eğitimin niteliğinin geliştirilmesi ders saatlerinin ve ödevlerin artırılması, sınavların zorlaştırılması ile değil çocuğun mutluluğu, okul sevgisi ve yeteneklerini özgürce geliştirebileceği alanlara kavuşmasıyla mümkündür. Ancak siyasal iktidarın eğitime bakış açısındaki temel amaç nitelikli eğitim değil kendisine seçmen devşirmektir.</em></strong></p>



<p><br><strong>OKUL GİRİŞ-ÇIKIŞ SAATLERİ</strong></p>



<p><strong><em>Yaz saati-Kış saati uygulamaları nedeniyle gündemdeki yerini koruyan okul giriş-çıkış saatleri sorunu giderek büyümekte ve bir güvenlik zafiyeti oluşturmaktadır. Siyasal iktidarın saat ayarı uygulamasındaki akıl almaz tutumu başka yapısal çarpıklıklarla da beslenmektedir.<br>Giriş-çıkış saatleriyle ilgili yapısal sorunun başında “ikili eğitim” gelmektedir. Ancak MEB ikili eğitimi sonlandırmak için de hiçbir adım atmamaktadır. Öte yandan 2012 yılında 4+4+4 değişikliğiyle birlikte örneğin ortaokulların günlük ders saatleri 6’dan 7’ye, ikili eğitim yapan bir okulda da günlük ders saati 14’e çıkartılmıştır. Buradaki asıl amaç seçmeli dersler adı altında belli bir inancın kodlanmasını sağlayan derslerin dayatılmasıdır. Bu dayatma ikili eğitim yapan bir okulda gün ağarmadan derslerin başlamasına ve gece karanlığında da derslerin son bulmasına neden olmaktadır. &nbsp;</em></strong></p>



<p><strong>EĞİTİMDE ÖZELLEŞTİRME DEVAM EDİYOR</strong></p>



<p><strong><em>AKP iktidarı döneminde, eğitimde piyasa merkezli işletmeci anlayışı yerleştirilmeye çalışılmış, özel okullara yönelik doğrudan teşvik uygulamalarında ciddi adımlar atılarak kamusal eğitim alanı daraltılmıştır. Kamusal kaynaklar, eğitimin ticarileştirilmesi için özel sermayeye aktarılırken kamusal eğitimin niteliği düşürülmüştür.<br>MEB verilerine göre, 2020-2021 eğitim öğretim yılı itibarıyla Türkiye’de 53 bin 620 resmi, 13 bin 501 özel okul bulunmaktadır. 2003’te özel okulların resmi okullara oranı yüzde 2 iken, bugün bu oran yüzde 19’a yükselmiştir. Rakamlar AKP’nin eğitimi kamusal bir hizmet olmaktan çıkarma amacını ortaya koymaktadır.<br>Eğitimdeki özelleştirme bir taraftan eşitsizlikleri artırırken bir taraftan da eğitimdeki niteliği düşüren bir etki yaratıyor. Özel okulların oranı yüzde 19 iken, özel okullarda okuyan öğrencilerin oranı %8’dir. Bu da okul ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısında inanılmaz derecede bir eşitsizliği resmetmektedir. Yani okulların yüzde 81’inde öğrencilerin yüzde 92’si okumaktayken, geri kalanında yüzde 8’i okumaktadır.<br>Özel okullarda eğitim gören öğrencilerin yararlandığı imkânlar çok daha fazlayken, bu okullarda gözlerden uzakta bir başka sömürü de yaşanmaktadır. Hem aileler parasız olması gereken anayasal bir haktan yararlanmak için ücret ödemek zorunda bırakılmakta hem de eğitim emekçileri ciddi bir sömürüye maruz bırakılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenlerin hiçbir kadro güvencesi bulunmazken çok düşük ücretlere çalıştırıldıkları gerçeği de önümüzde durmaktadır.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2021/08/24/iecrop/okullar-ne-zaman-acilacak-shu_16_9_1629796548-880x495.jpg" alt="Okullar ne zaman açılacak? Yüz yüze eğitim başlıyor mu? - Son dakika eğitim  haberleri – Sözcü" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 7"/></figure>



<p><strong>EĞİTİM ÇALIŞANLARI GELECEKTEN ÜMİTSİZ</strong></p>



<p><strong><em>Öğretmenler bu eğitim döneminde de kadrolu, ücretli, sözleşmeli diye kademelendirilerek sömürülürken seçim öncesi AKP’nin defalarca vadettiği 3600 ek gösterge rafa kalkmıştır. Öğretmen alımlarında KPSS’de dereceye girmek dahi artık bir kriter olmaktan çıkmış ve mülakat denilen bu garabet sistem temel belirleyici unsur haline gelmiştir.</em></strong><br><strong><em>Siyasi iktidar tarafından eğitimin paydaşlarına danışılmadan, öğretmenlerin haklarını ve taleplerini dikkate almadan Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağı hazırlanmış ve apar topar Meclis’e sunulmuştur. Bu kanun taslağı öğretmenin koşullarını ve öğretmenliğin niteliğini artırmaktan uzak olmakla beraber, milli eğitimimiz açısından yeni sıkıntılara da yol açma potansiyeline sahiptir.<br>Çünkü kanun teklifi:<br>– Okuldaki çalışma barışını bozacak, öğretmenleri kendi arasında performans adı altında ayrıştıracak, öğretmenler odasını bölecek niteliktedir.<br>– Öğretmeni, veli ve öğrenci gözünde ayrıştıracaktır. Öğretmene dair haksızca iyi öğretmen-kötü öğretmen ayrımı oluşacak, bu ayrım okulun öğrencisinden velisine kadar tüm öznelerini bölecektir.<br>Öte yandan sendikamızın her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde yaptığı araştırma, bu yıl her zamankinden daha acı sonuçlar vermiştir. Araştırmamıza göre;<br>-Katılımcıların yüzde 23,34’ü eşinin çalış(a)madığını belirtmiştir. Yani neredeyse evli her 4 emekçiden birinin eşi işsizdir ve evin başlıca gelir kaynağı enflasyonla biçilen tek maaştır.<br>-Katılımcıların yüzde 57,8’i ailenin gıda ihtiyaçlarını karşılamada zorluk yaşadığını, yüzde 48,3’ü maaşlarının yetersizliğinden dolayı ek hesap kullandıklarını, yüzde 77,7’si ailenin sağlık harcamalarını karşılamakta zorluk çektiklerini, yüzde 90’ı kullandıkları kredi kartının borçlarını ödemede zorlandıklarını, yüzde 65’i geçinmekte zorlandıklarını ailelerinden veya yakınlarından borç aldıklarını beyan etmişlerdir.<br>-Katılımcıların yüzde 61,1’i ekonomik zorluklardan dolayı mesleki motivasyonlarının düştüğünü, yüzde 84,3’ü ek iş aradığı belirtmiştir. Öğretmenin işi dışında ek iş aramak istemesi oldukça manidardır.<br>Ekonomik olarak zor durumda olan eğitim çalışanlarının öncelik olarak ekonomiyi temel sorun olarak görmelerinin nedeni yukarıdaki görüşlerinden belli olmaktadır. Katılımcıların yüzde 64,2’si düşük maaşları nedeniyle toplumdaki saygınlıklarının yıprandığını aktarmıştır.<br>“Öğrencilerimden ve meslektaşlarımdan uzak kalmak mesleki motivasyonumu her zaman düşürüyor” diyenlerin oranı yüzde 70,6’dır. Katılımcıların yüzde 77,6’sı pandemi sürecinde teknolojik ihtiyaçlarının MEB tarafından karşılanmadığını kaydetmiştir.</em></strong></p>



<p><strong>ÖĞRETMEN BELGE DEĞİL ÇÖZÜM ODAKLI KANUN İSTİYOR</strong></p>



<p><strong><em>Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “Bakanlık olarak tüm öğretmenlerimiz ve idari personelimize okullarımızın yüz yüze eğitime devam etmesindeki kararlı duruşları, sorumlulukları paylaşmaları ve emekleri nedeniyle teşekkür etmek için başarı belgesi düzenleyerek ilettik” sözleri ile tüm öğretmenlere başarı belgesi verildiğini açıkladı.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki Bakan beyin lütfu ile verilen belge mevzuatın lafzına aykırıdır. Sayın Bakan’a, öğretmen ve yöneticilere ödül verirken aynı öğretmenler odasını paylaştığımız ücretli öğretmenlere ya da eğitim öğretim süreci için birlikte mücadele ettiğimiz diğer çalışanlara (memur, hizmetli…) neden ödül vermiyorsunuz? diye de sormak istiyoruz.<br>Sayın Bakan bir adım atacaksa, öğretmenlere içi boş şekilde ödül vermek yerine, öğretmenlik mesleğini onurlandıracak, hak ettiği yere gelmesini sağlayacak, ekonomik ve özlük hakları noktasında güçlü kılacak adımlar atmalıdır. Eğitimin tüm aşamalarında laik, bilimsel, demokratik yaklaşım öncü olmalı, parasız ve kamusal eğitim sağlanmalıdır. Öğretmenlik mesleğini yakından ilgilendiren allanarak pullanarak kamuoyuna müjde olarak sunulan ve içi tamamen boş Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun amaca uygun çıkarılmasını sağlamalıdır.</em></strong></p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p><strong><em>Eğitimde yaşanan yapısal sorunlar karşısında MEB’in somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığı, eğitimde yaşanan ticarileşme, özelleştirme ve dinselleştirme uygulamalarının hız kesmeden devam edeceği görülmüştür.<br>Daha önce defalarca söylediğimiz gibi eğitim sisteminde yıllardır yaşanan sorunların aşılmasının, çocukların nitelikli bir eğitime ulaşabilmesini sağlamak için bugüne kadar izlenen bilimsel olmayan eğitim politikalarını tamamen değiştirmekten geçmektedir. Yaşanan karanlık tablodan çıkışın tek yolu ise eğitimin eşit, parasız, bilimsel, laik ve kamusal niteliğinin arttırılmasıdır.</em></strong></p>



<p><strong>Eğitim-İş olarak MEB’e çağrımızdır:</strong></p>



<p><strong><em>Eğitimin paydaşlarından göstermelik olarak görüş almak yerine, fikirlerimize ve önerilerimize gerçek anlamda kulak vermelisiniz. Durum ağırlaşmakta, enkaz toparlanamaz hale gelmektedir. Ancak tüm bu karanlık tabloya rağmen, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün gelecek nesilleri emanet etmeye layık bulduğu öğretmenler olarak parasız, bilimsel, laik, çağdaş bir eğitim sistemi için işimiz, ekmeğimiz ve çocuklarımızın geleceği için mücadele etmekten onur duyuyoruz.</em></strong>” denildi…</p>



<h2 class="wp-block-heading">BİR DEĞERLENDİRME DE EĞİTİM-SEN’DEN GELDİ…</h2>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1008" height="567" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/20220121_133440.jpg" alt="20220121 133440" class="wp-image-15723" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 8" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/20220121_133440.jpg 1008w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/20220121_133440-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1008px) 100vw, 1008px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ( Eğitim-Sen) Trabzon Şubesi de, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılı yarı yıl değerlendirmesinde bulunarak; “Milli Eğitim Bakanı’nın Karnesi zayıflarla dolu” dedi.</h3>



<p><strong>Eğitim-Sen, Trabzon Şube Başkanı Engin Nur&nbsp;</strong>İsmi ile yapılan Yazılı değerlendirmede bulundu.İşte&nbsp;<strong>Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanlığı</strong>‘nın açıklaması:</p>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>“BU YIL MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NIN</strong>&nbsp;<strong>KARNESİ ZAYIFLARLA DOLU</strong>“</h6>



<h6 class="wp-block-heading">“İki yıla yakın süredir devam eden Kovid-19 salgını koşullarının eğitim öğretime olumsuz etkileri bütün ağırlığıyla sürmektedir. Bununla birlikte eğitimin niteliğinde yaşanan gerilemenin sürmesi, son yıllarda belirgin şekilde artan eğitimde ticarileşme ve eğitimi dinselleştirme uygulamaları, okulların fiziki altyapı ve donanım eksikliklerinin sürmesi, kalabalık sınıflar sorunu, ikili öğretim, taşımalı eğitim, çocuk ve gençlerin dini cemaat ve vakıfların kreşlerine ve yurtlarına yönlendirilmesi, çocuklara yönelik taciz ve istismar vakalarının artması, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu vb. gibi çok sayıda sorun eğitim sisteminin belli başlı sorunları olarak geçtiğimiz öğretim yılında da varlığını sürdürmüştür.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılırken, eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikaları 2021-2022 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yapılan düzenlemeler ve fiili uygulamalarla sürdürülmüştür. Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar, çeşitli vakıf ve derneklerle iş birliği halinde hayata geçirilen ‘piyasacı’ ve ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalar, başta öğrenciler olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve velileri doğrudan etkilemeyi sürdürmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞ SÜRECİNDE GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAMIŞTIR</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">6 Eylül 2021’de okulların açılması ve yüz yüze eğitime başlanmasının öncesi ve sonrasında Kovid-19 salgınının etkilerinin en aza indirilmesi için gerekli önlemler alınmamış, atılması gereken adımlar atılmamış ve bütün uyarılarımız görmezden gelinmiştir. Bu süre zarfında sendikamızın tüm çağrılarına rağmen okullara ek bütçe sağlanmamış, fiziki altyapı sorunları giderilmemiş, ders saatleri salgın koşullarına göre düzenlenmemiş, derslik sayısı ihtiyaç oranında arttırılmamış, öğretmen ve yardımcı hizmetli istihdamındaki eksiklikler giderilmemiştir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Türkiye’deki öğrencilerin önemli bir bölümünün kalabalık sınıflarda öğrenim gördüğü gerçeğinden hareketle eğitim emekçileri, öğrencilerimiz ve velilerimiz tarafından ders sürelerinin 30 dakikaya indirilmesi talebi yoğun olarak dile getirilmiş ancak Milli Eğitim Bakanlığı bu konudaki haklı talepleri görmezden gelerek bildiğini okumaya devam etmiştir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">MEB’in yıllardır kadrolu yardımcı personel alımı yapmadığı ve ihtiyaçların İŞKUR üzerinden geçici görevlendirmelerle gerçekleştirildiği bilinmektedir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.</h6>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://im.haberturk.com/2021/05/20/ver1621676766/3078645_810x458.jpg" alt="2021 2022 okullar ne zaman açılacak? MEB açıkladı mı? 2021-2022 okulların  açılış tarihi... | Gündem Haberleri" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 9"/></figure>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>TÜRKİYE’DE ÇOCUKLAR VE HAKLARI AÇIK TEHDİT ALTINDADIR</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">Eğitimde 4+4+4 düzenlemesi başta olmak üzere, çıraklık ve stajyerlik uygulamaları gibi çok sayıda düzenleme, çocukların eğitimden uzaklaşmasına ve işçi olarak çalışma yaşamına sürüklenmesine neden olmuştur.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Çalışan çocukların bir bölümü tarım sektöründe ucuz iş gücü, bir bölümü de ücretsiz aile işçisi olmaktadır. Kız çocukları da benzer nedenlerle eğitim öğretimden uzaklaşarak iş gücüne kayıt dışı olarak katılmaktadır.</h6>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>MEB OKULLAŞMA POLİTİKASINI SİYASİ HEDEFLERE GÖRE BELİRLEMEKTEN VAZGEÇMELİDİR</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">MEB’in mesleki eğitim ve imam hatip lisesi temelli olarak düzenlenen okullaşma politikası, öğrencilerin çoğunluğunun bu okullara gideceği veya gitmesi gerektiği ön kabulü üzerinden şekillendirilmektedir. Böylece, bir taraftan sermayenin ihtiyaç duyduğu öğrencileri ara elemanlar ve ucuz iş gücü olarak gören politikalar yaşama geçirilirken, diğer taraftan imam hatipleştirme politikaları üzerinden eğitimin dinselleştirilmesi ve siyasi iktidarın politik kitle tabanının genişletilmesi yönünde adımlar atılması hedeflenmiştir.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Eğitim-öğretimin hukuken parasız olduğu temel eğitimde velilerin ceplerinden yapmak zorunda kaldığı eğitim harcamaları her geçen yıl artmış, veliler çocuklarını kimi zaman borçlanarak, kimi zaman bankalardan ‘eğitim kredisi’ çekerek, kimi zaman da gıda harcamalarından kısarak okutmak zorunda bırakılmıştır.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>EĞİTİMDE DİYANET-DİNİ VAKIF VE DERNEKLERİN KUŞATMASI SÜRMEKTEDİR&nbsp;</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">MEB’in merkezi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, yerellerde ise il müftülükleri başta olmak üzere, büyük çoğunluğu dini cemaatlerin uzantısı olan kimi vakıf ve derneklerle çeşitli konularda imzaladığı iş birliği protokolleri, okullarımızın dini grupların temel faaliyet alanları haline getirilmesine neden olmuştur. Bu uygulamayla, dini vakıf ve derneklerin devlet okullarında başta ‘değerler eğitimi’ olmak üzere, tamamına yakını dini içerikli çeşitli konularda ders ve seminer verebilmesi, kendi yayınlarını dağıtabilmesi, pedagojik olarak sakıncalı olmasına rağmen çocukları camilere yönlendirmesi vb. gibi faaliyetlerin yolu açılmıştır. Geçmişte yapılan yanlış adımlar sürdürülmekte, dini cemaatler eğitim sistemine dâhil edilerek ‘paralel’ eğitim uygulamaları hayata geçirilmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">MEB’in 2019-2023 yıllarını kapsayan stratejik planında okul öncesi eğitime ilişkin olarak ifade edilen “Erken çocukluk eğitiminin niteliği ve yaygınlığı artırılacak, toplum temelli erken çocukluk çeşitlendirilerek yaygınlaştırılacaktır” ifadesine uygun olarak Diyanet’in yanı sıra dini vakıf ve dernekler de okul öncesi eğitimi hedef almıştır.</h6>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/a13c21/1200/627/0/0/620/323?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2020/07/07/okullar-ne-zaman-acilacak-meb-2020-2021-takvimi-ile-okullarin-acilis-tarihi-belli-oldu-mu-ilkokul-ortaokul-ve-liselerin-acilma-tarihi-1594072926253.jpg" alt="Okullar ne zaman açılacak? MEB 2020-2021 takvimi ile okulların açılış  tarihi belli oldu mu? - Son Dakika Eğitim Haberleri" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 10"/></figure>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>20. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI ÇOCUKLARIN SAĞLIKLI GELİŞİMİNE AYKIRI KARARLAR ALMIŞTIR</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">Siyasi iktidarın yıllardır bilinçli ve programlı bir şekilde hayata geçirmeye çalıştığı ‘dindar nesil yetiştirme’ stratejisinin son hedefi 4-6 yaş grubunda yer alan çocuklarımız olmuştur. “Cumhurbaşkanı himayesinde” Saray’da yapılan 20. Milli Eğitim Şurası’nda, Okul Öncesi İhtisas Komisyonu’nda kabul edilmeyen okul öncesi eğitime din eğitimi eklenmesi yönündeki tavsiye kararı, 46 eğitimcinin şerh koymasına rağmen oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Pedagoji bilimine aykırı olan, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi üzerinde telafi edilmesi mümkün olmayan zararlara yol açacak olan bu tavsiye kararını kabul etmek ve onaylamak mümkün değildir.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">MEB’in görevi iktidarın dindar nesil yetiştirme hedefini gerçekleştirmek için çalışmak değildir. MEB’in görevi, çocukları ve gençleri insanlığın ortak evrensel değerleri doğrultusunda yetiştirmek, çocukların üstün yararını gözeten, çocuk ve gençlerin kendini gerçekleştirebilmesi ve eleştirel düşünce becerisini kazanabilmesine olanak sağlayacak somut adımlar atmak olmalıdır. Eğitim Sen olarak çocukların sağlıklı gelişimini olumsuz etkileyen her türlü adım karşısında olduğu gibi, bu tür kararlar ve uygulamalara karşı da tüm gücümüzle mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.</h6>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>HAKLARIMIZI VE TALEPLERİMİZİ İÇERMEYEN BİR MESLEK KANUNU İSTEMİYORUZ</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bugüne kadar eğitim sisteminde yaşanan her sorunda olduğu gibi, eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarına tamamen piyasacı ve rekabetçi bir mantıkla yaklaşmıştır. Bu yaklaşımın son örneği, muhataplarının bilgisi dışında, kapalı kapılar ardında hazırlanan ve 31 Aralık 2021’de TBMM’ye sunulan Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısıdır. TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’ndan geçirilerek TBMM Genel Kurulu’na getirilen tasarı, önümüzdeki günlerde görüşülecektir.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Kanun tasarısında özel okul ve kurslarda öğretmenlik yapan meslektaşlarımızın ekonomik ve sosyal hakları ile ücret ve çalışma koşulları hakkında hiçbir düzenleme olmaması önemli bir sorundur. Meslek kanunu olan diğer mesleklere (doktorluk, mühendislik ve mimarlık, avukatlık, eczacılık) bakıldığında kamu-özel ayrımı yapmadan o mesleği icra eden herkesin ilgili meslek kanunu kapsamında olduğu görülmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Yapılan düzenleme bir meslek kanunu niteliği taşımadığı gibi, sadece birinci derecedeki öğretmenlere verilecek olan 3600 ek gösterge başta olmak üzere, ekonomik düzenlemelerle ilgili maddelerin 15 Ocak 2023 tarihinden sonra yürürlüğe girecek olması, çalışmanın seçime yönelik olduğunu açıkça göstermektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Adaylık sınavının kaldırılması bir müjde olarak sunulurken, sınavın işlevinin bir değerlendirme komisyonuna devredilmesi, öğretmenlerin adaylığının kaldırılmasında bugünlerde yoğun olarak tartışılan mülakat-torpil uygulaması üzerinden yaygın bir ayrımcılığın yaşanabileceği izlenimini vermektedir.&nbsp;</h6>



<h6 class="wp-block-heading">&nbsp;‘Nitelikli okul/niteliksiz okul’ ayrımında olduğu gibi, kariyer basamakları üzerinden ‘nitelikli öğretmen/niteliksiz öğretmen’ algısı yaratılarak öğretmenlik mesleğinin saygınlığının daha da düşmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu durum ayrıca okullarda çocuğunun sınıfına uzman ya da başöğretmenin girmesini isteyen velilerle okul idaresi ve öğretmenler arasında gerilim yaratacak, okullarda oluşturulan ‘özel sınıfları’ daha yaygın hale getirecektir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">“Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı”, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. 145 paragraftan oluşan belge, öğretmenlik mesleğinde işe alınma, işe alınmada seçme ve formasyon, mesleğe hazırlık, değişik düzeydeki öğretmenlerin mesleki sorunları, iş güvencesi, öğretmenin hak ve sorumlulukları, disiplin işleri ve mesleksel bağımsızlık gibi konuları kapsamaktadır. Temel ücret, çalışma süreleri ve koşulları, özel izinler, araştırma izinleri, tatil, eğitim-öğretim yardımcı personelleri, sınıf mevcutları, öğretmen değişimi, uzak bölgelerde ve kırsal kesimde çalışan öğretmenlerle ilgili özel düzenlemeler, aile yükümlülükleri olan öğretmenlerle ilgili düzenlemeler, sağlık, sosyal güvenlik ve emeklilik gibi konuların da olduğu temel bir belgedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Eğitim Sen, yıllardır sadece öğretmenlerin değil, eğitim kurumlarında çalışan tüm eğitim ve bilim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Nitelikli eğitim için öğretmenler kadar emeği olan idari ve teknik personel, yardımcı hizmetliler sınıfı ve 4-B statüsünde çalışan eğitim emekçilerinin hakları ve talepleri de dikkate alınmalıdır. Öğretmenler için düşünülen iyileştirmeler, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile birlikte ele alınmalıdır.</h6>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/07/03/iecrop/okul-dha-1_16_9_1593791878.jpg" alt="MEB duyurdu! Okullar ne zaman açılacak? Tarih belli oldu - Son dakika  eğitim haberleri – Sözcü" title="EĞİTİMİ EĞMİŞLER!... 11"/></figure>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>EĞİTİMDE GÜVENCESİZ İSTİHDAM VE ATAMALARDA MÜLAKAT ISRARINA SON VERİLMELİDİR</strong></h6>



<h6 class="wp-block-heading">Siyasi iktidar, yıllardır kamu istihdamında liyakat yerine, siyasal-ideolojik yakınlık, sadakat ve yandaşlık ilişkilerine göre istihdam uygulamalarını benimsemiş, ülke tarihinde en yoğun siyasal kadrolaşma geçtiğimiz 19 yıl içinde yaşanmıştır. İlk uygulandığı andan itibaren tartışılan ve çok sayıda mağduriyet yaşanmasına neden olan mülakat sınavı ile sözleşmeli öğretmen alımında yaşanan haksızlıklar ve adaletsizlikler artarak sürmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Geçtiğimiz yıllarda sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavında sorulan sorular üzerinden ortaya atılan iddialar, mülakat uygulamasının siyasi kadrolaşma amacıyla nasıl kullanıldığını açıkça göstermiştir. Geçtiğimiz kasım ayında 15 bin sözleşmeli öğretmen alımında yapılan sözlü mülakat sonuçları açıklandığında yazılı sınavdan yüksek puan almasına rağmen çok sayıda öğretmenin düşük sözlü sınav puanı verilerek elendiği görülmüştür. Mülakat sonucunda elenenler arasında kendi alanında doktora yapan ve KPSS’de birinci olan bir meslektaşımız da bulunmaktadır.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Türkiye’de mülakat sınavına dayalı tüm uygulamaların ‘siyasal kadrolaşma’nın önünü açarak sayısız haksızlığa neden olduğu, aldıkları puanlara bakılmaksızın iktidarın dünya görüşüne uygun olanlar sürekli başarılı olurken, iktidarın dünya görüşüne yakın olmayanların taraflı ve kasıtlı değerlendirmeler sonucunda elendiği çok iyi bilinmektedir.</h6>



<h6 class="wp-block-heading">Siyasi iktidarın ve MEB’in, kamuya ait kadroları kendi siyasal tutum ve anlayışları doğrultusunda yapılan atamalarla doldurması kabul edilemez. Okullarımız siyasi iktidarın Türkiye’de doğrudan torpil anlamına gelen ‘mülakat’ ile kadrolaşacağı makamlar değildir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu kalıcı olarak çözülerek herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.”</h6>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/egitimi-egmisler-2-15730/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;AKP USULÜ&#8217; ATAMAYA TEPKİ YAĞDI!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/akp-usulu-atamaya-tepki-yagdi-15682/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/akp-usulu-atamaya-tepki-yagdi-15682/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 13:13:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon'dan]]></category>
		<category><![CDATA[Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Nur]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15682</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="331" height="152" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/image-5.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image-5" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="&#039;AKP USULÜ&#039; ATAMAYA TEPKİ YAĞDI!... 20"></div>Akçaabat Milli Eğitim Şube Müdürlüğü&#8217;ne yapılan AKP usulü &#8220;Adrese teslim&#8221; müdür ataması, eğitim camiasını karıştırdı. Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü&#8216;ne yapılan atama Trabzon&#8217;da ki eğitim camiasını karıştırdı. Öğretmenlikten özel büroya görevlendirmesi yapılan &#8216;Müdür adayı!&#8217;, özel bürodan da Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne görevlendirdi. Bu görevlendirmeye meslektaşları itiraz edince; Mahkeme itirazı haklı bularak görevlendirmeyi iptal etti.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Akçaabat Milli Eğitim Şube Müdürlüğü&#8217;ne yapılan AKP usulü &#8220;Adrese teslim&#8221; müdür ataması, eğitim camiasını karıştırdı.</h3>



<p><strong>Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü</strong>&#8216;ne yapılan atama Trabzon&#8217;da ki eğitim camiasını karıştırdı. Öğretmenlikten özel büroya görevlendirmesi yapılan<strong> &#8216;Müdür adayı!&#8217;</strong>, özel bürodan da Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne görevlendirdi. Bu görevlendirmeye meslektaşları itiraz edince; Mahkeme itirazı haklı bularak görevlendirmeyi iptal etti. </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/image-5.jpeg" alt="image 5" class="wp-image-15684" width="798" height="366" title="&#039;AKP USULÜ&#039; ATAMAYA TEPKİ YAĞDI!... 21"><figcaption><strong><em>VİRA TRABZON HABER / TRABZON</em></strong></figcaption></figure>



<p>Mahkeme kararına rağmen, <strong>&#8216;Müdür Adayı!&#8217;</strong> bir kez daha Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne atandı. Meslektaşları yeniden itiraz edince, mahkeme süreci yaşandı ve görevlendirme yine iptal oldu.&nbsp;</p>



<p><strong>&#8216;Adrese teslim, ballı atama&#8217;</strong> mahkeme engeline takılınca; bu sefer siyasi figürler devreye girip, Milli Eğitim Bakanlığı üzerinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu&#8217;nun 76.maddesini devreye sokarak, <strong>&#8216;Müdür Adayı!&#8217;</strong> sınavsız bir şekilde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak atandı. <strong>&#8216;Müdür Adayı!&#8217;</strong> şube müdürü olarak ataması yapılarak, Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki engel ortadan kaldırıldı. Eğitim sendikalarından bu duruma tepki gösterdi.</p>



<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şubesi</strong>, yayınladıkları yazılı açıklama ile yeterliliği bulunmayan &#8216;Müdür Adayı!&#8217;nın Mahkeme kararlarının <em>&#8216;arkasını dolanarak&#8217;</em> atanmasına tepki gösterdi. </p>



<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Engin Nur</strong> ismi ile yapılan yazılı açıklamada:</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2016" height="1134" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/yeni-yon.-resim-1.jpg" alt="yeni yon. resim 1" class="wp-image-15685" title="&#039;AKP USULÜ&#039; ATAMAYA TEPKİ YAĞDI!... 22" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/yeni-yon.-resim-1.jpg 2016w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/yeni-yon.-resim-1-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/yeni-yon.-resim-1-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 2016px) 100vw, 2016px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;<strong>LİYAKAT DIŞI ATAMALARI ASLA KABUL ETMİYORUZ&#8221;</strong></h3>



<p><strong><em>&#8220;Tuz kokar mı ? Kokmuş. Hukuk ile inatlaşırcasına, yargı kararlarının arkasından dolanarak yapılan atamalar kamu yönetiminde gelinen noktayı gösteriyor. İlimiz Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde yaşanan örnek, istisnai ve münferit bir durum değildir. Maalesef atamalarda gösterilen keyfiyet, kamuoyunun da yakından izlediği gibi her kademede karşılaşılan bir uygulama haline geldi. Atamalar, görevin gerektirdiği liyakat, yeterlilik;&nbsp; ilgili yasa ve mevzuatların aradığı koşullar gözetilerek yapılmıyor. Hakkaniyet ve eşitlik ilkesine uyulmuyor.</em></strong></p>



<p><strong><em>Anlaşılıyor ki Anayasa ve yasalara sadakat ve görevin gerektirdiği özellikler değil, siyasi proje ve amaçlara uygun emir komuta anlayışı içinde hareket edecek karakterler tercih ediliyor. Hatırlatmak isteriz ki bu kapıkulu anlayışıdır ve kimseye bir yarar sağlamaz.</em></strong></p>



<p><strong><em>Kamu otoritesi yaptığı her atama ve işlemle yurttaşlar arasında eşitlik ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek bir tutum ortaya koymalıdır. İdarenin yaptığı işlemlerde hukuka ve yargı denetimine tabi olması hukuk devletinin gereğidir. Aksi yönde yapılan her idari işlem atama yapılan makamı değersizleştireceği, kurumların itibarını zedeleyeceği gibi;&nbsp; yurttaşların, özellikle de gençlerin ülkeye olan inanç ve aidiyet bağını örseleyecektir.</em></strong></p>



<p><strong><em>Eğitim Sen olarak her alanda hukukun, adaletin, eşitliğin hakim olduğu; liyakat ve yeterlilik ilkelerinin gözetildiği bir ülke savunusu ile yetkilileri uyarıyor, hukuka davet ediyoruz.</em></strong>&#8221; denildi&#8230;</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;HAYRETLE VE İBRETLE İZLİYORUZ&#8221;</h3>



<p><strong>Türk Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Coşkun Dilber</strong>, yaşanan bu sürece dair kişisel  sosyal medya hesabından da yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. Coşkun Dilber, yaptığı  paylaşımda, <strong><em>“Sınıftan özel büroya… Özel Bürodan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne görevlendiril… Sonra bu görevlendirmeye haklı olarak itiraz edilsin… Mahkeme itirazı haklı bulsun… Görevlendirme iptal… Bir şekilde mahkeme kararı geçersiz kılınsın… Yeniden görevlendiril… Tekrar mahkeme kararı gereği görevlendirme sonlandırılsın…. Takiben izin, rapor ve 76. madde… 76. maddeden sınavsız şube müdürü atan… Şimdi sıra, yeniden ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne görevlendirilmede… Hayretle ve ibretle izliyoruz… Bu süreci işletmek için bunca çaba harcayanlar… Mücadelemiz, Trabzon’daki on binlerce, ülke genelinde yüzbinlerce eğitim çalışanı adına… Hukuk yakanıza yapışacak… Adalet bir gün herkese lazım olacak…” </em></strong>ifadeleri ile tepkisini gösterdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/akp-usulu-atamaya-tepki-yagdi-15682/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇYDD&#8217;DEN &#8220;ATATÜRK&#8217;LÜ&#8221; CEVAP</title>
		<link>https://viratrabzon.com/cyddden-ataturklu-cevap-15455/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/cyddden-ataturklu-cevap-15455/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2022 14:54:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat Yurtları]]></category>
		<category><![CDATA[ÇYDD]]></category>
		<category><![CDATA[ÇYDD Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kara]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15455</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="280" height="180" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/IMG-20220112-WA0015.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="IMG-20220112-WA0015" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="ÇYDD&#039;DEN &quot;ATATÜRK&#039;LÜ&quot; CEVAP 23"></div>Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara&#8217;nın intiharı;Cemaat yurtlarındaki baskı,tecavüz ve şiddet olayları hafızaların tazelenmesine ve geçmişte yaşanan olayların da hatırlanmasına ve de öfkenin büyümesine neden oldu.Bir tepki de, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)Genel Merkezi&#8217;nden geldi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Merkezi, son olarak tıp fakültesi öğrencisi Enes Kara&#8216;nın intiharı ile sonuçlanan,&#8217;Cemaat Yurtları&#8216; ve aydınlatılamayan uygulamalar&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara&#8217;nın intiharı;Cemaat yurtlarındaki baskı,tecavüz ve şiddet olayları hafızaların tazelenmesine  ve geçmişte yaşanan olayların da hatırlanmasına ve de öfkenin büyümesine neden oldu.Bir tepki de, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)Genel Merkezi&#8217;nden geldi.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/image-1.png" alt="image 1" class="wp-image-15447" width="789" height="445" title="ÇYDD&#039;DEN &quot;ATATÜRK&#039;LÜ&quot; CEVAP 24"></figure>



<p><strong>Çağdaş</strong> <strong>Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)</strong> Genel Merkezi, son olarak tıp fakültesi öğrencisi<strong> Enes Kara</strong>&#8216;nın intiharı ile sonuçlanan,&#8217;<strong>Cemaat Yurtları</strong>&#8216; ve aydınlatılamayan uygulamalar nedeniyle yazılı bir açıklama yayınlayarak,tepkisini ortaya koydu.</p>



<p><strong>CYDD</strong>&#8216;nin açıklaması şu şekilde:</p>



<p><strong>“Bütün ümidim gençliktedir!”</strong> <strong><em>diyen büyük Atatürk’ün gençliği, bu çaresizliği hak etmiyor! Türkiye Cumhuriyeti tarikatlar, şeyhler ve müritler ülkesi olmayacak!</em></strong></p>



<p><strong><em>Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi, 20 yaşındaki Enes Kara, KENDİ İSTEĞİ VE ÖZGÜR İRADESİ DIŞINDA ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda yaşamına son verdi. Ne acı ki Enes ilk değildi…</em></strong></p>



<p><strong><em>Gençlerimizin kendilerini güvende hissetmedikleri; eğitim haklarının kısıtlandığı, barınma olanaklarının çok zorlaştığı ve en önemlisi yaşam haklarının hiçe sayıldığı bu ortamda, geleceğe dair umutları da siyasi çıkarlar, ekonomik sıkıntılar, ailevi ve toplumsal baskıyla karartılıyor.Her geçen gün kararan geleceğimiz karşısında hepimiz derin üzüntü duyduğumuzu dile getiriyoruz ancak üzgün olmak artık yeterli değil! Tarikat ve cemaat yurtları derhal kapatılmalı; sosyal devlet, çağdaş ve parasız yurtları tüm öğrencilerin kullanımına sunmalıdır. Cumhuriyet değerlerini yok sayan; çağdaş, laik ve demokratik toplum düzenini yok etmeye çalışan bu tarikat ve cemaat yapıları karşısında önce gençlerimizi ve sonra da geleceğimizi kaybediyoruz. Hekimlik gibi önemli bir mesleğin bile geleceğinin olmadığını düşündürten bu karanlık yapılara göz yumamayız.</em></strong></p>



<p><strong><em>Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, Büyük Atatürk’ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi korumaya; laik, bilimsel ve ücretsiz eğitimi savunmaya, geleceğimizin güvencesi olan gençlerimizin dimdik şekilde yanlarında olmaya devam edeceğiz! Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.</em></strong>&#8220;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/cyddden-ataturklu-cevap-15455/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EĞİTİM-SEN&#8217;DEN HÜKÜMETE ÇAĞRI!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/egitim-senden-hukumete-cagri-15295/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/egitim-senden-hukumete-cagri-15295/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 19:04:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sen]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Nur]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15295</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="526" height="281" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/06/Engin-hoca-1.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Engin-hoca-1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="EĞİTİM-SEN&#039;DEN HÜKÜMETE ÇAĞRI!... 25"></div>Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Engin Nur; &#8220;Öğretmen Atamaları, Mülakat ve Torpile Göre Değil; Liyakat Esasına Göre Yapılmalıdır&#8230;&#8221; Eğitim-Sen Trabzon Şubesi,eğitimde gördükleri eksikliklerin giderilmesi için basın açıklaması yaparak, hükümet yetkililerine seslendi.Trabzon Şube Başkanı Engin Nur ismi ile yapılan yazılı açıklamada; &#8220;Siyasi iktidar, yıllardır kamu istihdamında liyakat yerine, siyasal-ideolojik yakınlık, sadakat ve yandaşlık ilişkilerine göre istihdam uygulamalarını&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Engin Nur; &#8220;Öğretmen Atamaları, Mülakat ve Torpile Göre Değil</strong>; <strong>Liyakat Esasına Göre Yapılmalıdır&#8230;&#8221;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/Egitim-Sen-Resim-edited.jpg" alt="Egitim Sen Resim edited" class="wp-image-15298" width="783" height="489" title="EĞİTİM-SEN&#039;DEN HÜKÜMETE ÇAĞRI!... 26"></figure>



<p><strong>Eğitim-Sen Trabzon Şubesi,eğitimde gördükleri eksikliklerin giderilmesi için basın açıklaması yaparak, hükümet yetkililerine seslendi.Trabzon Şube Başkanı Engin Nur ismi ile yapılan yazılı açıklamada;</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;Siyasi iktidar, yıllardır kamu istihdamında liyakat yerine, siyasal-ideolojik yakınlık, sadakat ve yandaşlık ilişkilerine göre istihdam uygulamalarını benimsemiş, ülke tarihinde en yoğun siyasal kadrolaşma geçtiğimiz 19 yıl içinde yaşanmıştır. İlk uygulandığı andan itibaren tartışılan ve çok sayıda mağduriyet yaşanmasına neden olan mülakat sınavı ile sözleşmeli öğretmen alımında yaşanan haksızlıklar ve adaletsizlikler artarak sürmektedir.</p><p>Geçtiğimiz yıllarda sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavında sorulan sorular üzerinden ortaya atılan iddialar, mülakat uygulamasının siyasi kadrolaşma amacıyla nasıl kullanıldığını açıkça göstermiştir. Geçtiğimiz Kasım ayında 15 bin sözleşmeli öğretmen alımında yapılan mülakat sonuçları açıklandığında yazılı sınavdan yüksek puan almasına rağmen çok sayıda öğretmenin düşük puan verilerek elendiği görülmüştür. Mülakat sonucunda elenenler arasında kendi alanında doktora yapan ve KPSS’de birinci olan bir meslektaşımız da bulunmaktadır.</p><p>Mülakat sınavına dayalı tüm uygulamaların ‘siyasal kadrolaşma’nın önünü açarak sayısız haksızlığa neden olduğu bilinmektedir. Sınava girenlerin aldıkları puanlara bakılmaksızın iktidarın dünya görüşüne uygun olanlar başarılı olurken, iktidarın dünya görüşüne yakın olmayanların taraflı ve kasıtlı değerlendirmeler sonucunda elendiği bilinmektedir.</p><p>Sözlü sınavların/mülakatların nesnel olmadığı açıktır. Bu sınavların sonucunu belirleyen, sınavı yapanların siyasal ideolojik tutumları ve buna bağlı olarak oluşan öznel yargılarıdır. İçerik bakımından yargısal denetimi olanaksız kılan mülakat uygulaması torpile, siyasal kayırmacılığa en elverişli sınav biçimi olduğu için iktidar ve MEB tarafından benimsenmektedir.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 yılda ortaya koyduğu pratik, hemen her konuda olduğu gibi, öğretmen atamaları ve mülakat konularında da en güvenilmez bakanlık haline gelmesini sağlamıştır. Eğitim sisteminde yapılmak istenen değişiklikler başta olmak üzere, yapılan her atama ve sınavın şaibeli olduğu yönünde kamuoyunda geniş bir yargı oluşmuştur. Geçtiğimiz ay yapılan mülakatlarda yüksek puan almasına rağmen düşük sözlü not verilerek elenenlerin durumu bu düşünceyi pekiştirmektedir.</p><p>Ölçme ve değerlendirme üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda, ‘değerlendirmenin nesnelliği’ ile ‘puanlama güvenirliliği’ birlikte ele alınmaktadır. Bir sınavın güvenirliliği öncelikle, yanıtların değerlendirilmesindeki nesnelliğe bağlıdır. Nesnellik, sorulara verilen yanıtlara göre değerlendirme yapmak demektir. MEB, öğretmen atamalarından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine kadar her alanda doğrudan ‘siyasal torpil’ uygulamasını çağrıştıran mülakat gibi taraflı yöntemler değil; liyakatin temel alındığı, objektif, bilimsel ölçütlere dayanan ve kimsenin kafasında soru işareti oluşturmayacak yöntemler belirlemelidir.</p><p>Kamu personelinin işe girme ve görevde yükselmelerinde tamamen taraflı bir uygulama olan ve doğrudan siyasal torpili çağrıştıran bütün uygulamalardan vazgeçilmeli, öğretmen ya da kamu görevlisi olma koşullarını taşıyan herkes siyasi görüş, inanç farklılığı, etnik kimlik ya da cinsiyet ayrımı yapılmadan kamuda istihdam edilmelidir.&#8221; denildi.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/egitim-senden-hukumete-cagri-15295/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANADOLU VAKFI&#8217;NDAN EĞİTİM DESTEĞİ&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/anadolu-vakfindan-egitim-destegi-14661/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/anadolu-vakfindan-egitim-destegi-14661/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Nov 2021 14:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon'dan]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=14661</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="627" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/Anadolu-Vakfi.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Anadolu Vakfı" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/Anadolu-Vakfi.jpg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/Anadolu-Vakfi-768x401.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="ANADOLU VAKFI&#039;NDAN EĞİTİM DESTEĞİ... 27"></div>Anadolu Grubu&#8217;na Bağlı Anadolu Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ortaklaşa Yürüttüğü ve Türkiye&#8217;de 56 İlde Devam Eden &#8220;Değerli Öğretmenim Programı&#8221; kapsamında 22-24 ve 25 Kasım Tarihlerinde Trabzonlu Öğretmenlerle Buluşacak&#8230; Anadolu Vakfı, Değerli Öğretmenim Programı ile Trabzonlu öğretmenlerin hayatına değer katmaya devam ediyor Anadolu Vakfı’nın, öğretmenlerin değişen koşullar karşısında bilgi, beceri ve yetkinliklerini arttırmayı amaçlayan “Değerli&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Anadolu Grubu&#8217;na Bağlı Anadolu Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ortaklaşa Yürüttüğü ve Türkiye&#8217;de 56 İlde Devam Eden &#8220;Değerli Öğretmenim Programı&#8221; kapsamında 22-24 ve 25 Kasım Tarihlerinde Trabzonlu Öğretmenlerle Buluşacak&#8230;   </h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://mail.yandex.com.tr/message_part/degerli_ogretmenim_kolaj.jpg?_uid=1130000046072252&amp;name=degerli_ogretmenim_kolaj.jpg&amp;hid=1.2&amp;ids=177610710304429138&amp;no_disposition=y&amp;exif_rotate=y" alt="degerli ogretmenim kolaj.jpg? uid=1130000046072252&amp;name=degerli ogretmenim kolaj.jpg&amp;hid=1" title="ANADOLU VAKFI&#039;NDAN EĞİTİM DESTEĞİ... 28"></figure>



<p><strong>Anadolu Vakfı, Değerli Öğretmenim Programı ile</strong> <strong>Trabzonlu öğretmenlerin hayatına değer katmaya devam ediyor</strong></p>



<p><strong><em>Anadolu Vakfı’nın, öğretmenlerin değişen koşullar karşısında bilgi, beceri ve yetkinliklerini arttırmayı amaçlayan “Değerli Öğretmenim Programı”, Kasım ayı eğitimleri ile devam ediyor. Tüm Türkiye’ye açık olan projede Kasım programı kapsamında 22 Kasım “Eğitimde Yaratıcılık ve Oyun Tasarımı”, 24 Kasım’da “Zihin Haritası Teknikleri” ve 25 Kasım’da “Kuşağını Anlamak ve Yönetmek” eğitimleriyle Trabzonlu eğitimcilerle buluşacak</em>.</strong></p>



<p>Anadolu Vakfı’nın, artan ve sürekli geliştirilen konuları, güçlü eğitmen kadrosu ile hem gençlerin hem de öğretmenlerin geleceğine katkı sağladığı eğitim ve seminer programı Değerli Öğretmenim’de Kasım eğitimleri devam ediyor. Tüm Türkiye’deki öğretmen ve idarecilere başvuru imkanı sunulan program, Türkiye’nin 56 ilindeki eğitimcilerin yanı sıra öğrencilere de ulaşıyor. Kasım ayı programı 22 Kasım’daki “Eğitimde Yaratıcılık ve Oyun Tasarımı” eğitimleri ile devam edecek. 24 Kasım’da “Zihin Haritası Teknikleri” ve 25 Kasım’da “Kuşağını Anlamak ve Yönetmek” eğitimlerinin verileceği programla eğitimcilerle bir araya gelinecek.&nbsp;</p>



<p><strong>Eğitim profesyonellerinin bilgi, beceri ve yetkinliklerini arttırmayı amaçlıyor</strong></p>



<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda hazırlanan Anadolu Vakfı ‘Değerli Öğretmenim Programı’, gelecek nesillere eğitim ile dokunmayı ve ülkemizin yeteneklerinin gelişimine destek olmayı amaçlıyor. Eğitim programlarına Türkiye’nin dört bir yanındaki öğretmenlerin yanı sıra eğitim alanında görev yapan yönetici, okul idare ekipleri de katılıyor. 2013 yılından bu yana 170 binden fazla öğretmene ulaşan program, toplumu geleceğe taşıyacak değerli öğretmenlerin; sürekli değişen dünya ve koşullar karşısında fark yaratabilen, araştıran, sorgulayan profesyoneller olarak bilgi, beceri ve yetkinliklerini arttırmayı hedefliyor.</p>



<p><strong>İletişim dilinin ve şeklinin yeniden tasarlanmasına destek oluyor</strong></p>



<p>Anadolu Vakfı’nın sürdürmekte olduğu “Değerli Öğretmenim Programı” Kendini Geliştir, İşini Geliştir ve Öğrencini Geliştir olarak üç ayrı modülden oluşuyor. Kendini Geliştir modülünde; iletişim dilinin ve şeklinin yeniden tasarlanmasına destek olunuyor, olaylara dışarıdan bakma, motivasyon, dayanıklılık, esneklik, ikna etme, stres yönetimi, etkin iletişim becerilerini artırmaya yönelik yaklaşımlara yer veriliyor. İşini Geliştir modülünde; iş dünyasının öncelikleri gözetilerek değişen dünya koşullarına uyum sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesine destek olmak hedefleniyor. Problemleri çözme, farkındalık ile güçlü ilişkiler inşa ederek büyük resmi görme, yaratıcı düşünme ve sonuç odaklı olma konularına değiniliyor. Öğrencilerini Geliştir modülünde; dijitalleşen dünyada farklı bakış açıları ile düşünmenin yöntemleri anlatılıyor. Vizyoner bakış açısı ile yönetim yetkinlikleri geliştiriliyor, girişimcilik ekosistemi eğitimleri ile geleceğe dokunuluyor. Öğrencilere koçluk yapma, kaygılarını yönetme, geri bildirim verme, kuşaklarını anlama, takım olma, sürdürebilirlik, çeşitlilik ve dahil etme gibi konuda eğitimler veriliyor. Değerli Öğretmenim projesi kapsamında verilen eğitimler İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliği ile uzaktan erişim aracı olan Zoom uygulaması üzerinden devam ediyor.<strong> </strong><strong></strong></p>



<p><strong><u>ANADOLU VAKFI HAKKINDA</u></strong></p>



<p><em>Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan tarafından 1979 yılında, Anadolu topraklarından kazandıklarını yine bu toprakların insanları ile paylaşmak ve onlara hep daha iyisini sunabilmek arzusu ile kurulan Anadolu Vakfı, 40 yılı aşkın süredir toplumun sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlamak için eğitim ve sağlık alanlarında hizmet veriyor.</em></p>



<p><em>Anadolu Vakfı, eğitimde fırsat eşitliği yaratmak üzere, Türkiye’de 30 binin üzerinde öğrenciye burs imkanı sağladı. Vakıf, aynı zamanda bursiyerlerinin bireysel gelişimlerini ve yetkinlik kazanımlarını destekleyecek çalışmalar yapıyor.</em></p>



<p><em>Anadolu Vakfı, Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Projesi ile de 55 bine yakın ihtiyaç sahibi hastaya 660 bine yakın bedelsiz sağlık hizmeti sunuyor.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/anadolu-vakfindan-egitim-destegi-14661/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Selçuk açıkladı: Öğretmenler için aşılama başlıyor</title>
		<link>https://viratrabzon.com/bakan-selcuk-acikladi-ogretmenler-icin-asilama-basliyor-6202/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/bakan-selcuk-acikladi-ogretmenler-icin-asilama-basliyor-6202/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2021 08:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=6202</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="760" height="450" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/02/kapak_101641.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kapak_101641" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="Bakan Selçuk açıkladı: Öğretmenler için aşılama başlıyor 29"></div>Ziya Selçuk'un açıklamaları.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin şubat ayının son haftasından itibaren aşılanmaya başlanacağını söyledi.</p>



<p>Salgın koşullarının hafif seyrettiği veya virüsün hiç görülmediği köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ilçe hıfsızsıha kurullarının kararına bağlı olarak okullar açıldı.</p>



<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da Iğdır Aralık Gödekli İlkokulu&#8217;nda 2020-2021 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyıl başlangıç törenine katıldı.</p>



<p>Törende bir konuşma yapan Selçuk, aşılama takvimine ilişkin bilgi verdi. Selçuk öğretmenlerin şubat ayının son haftasından itibaren aşılanmaya başlanacağını söyledi.</p>



<p>Selçuk&#8217;un konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</p>



<p>&#8220;Şu an itibarıyla köylerimizde bulunan ilkokul düzeyinde yaklaşık 6 bin birleştirilmiş sınıf ile 2 bin 700 anaokulunda tam zamanlı olarak yüz yüze eğitime başlarken, diğer öğrencilerimiz de ekranların karşısında yerlerini aldı. İkinci yarıyılın tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>



<p>Bu hafta itibarıyla ülkemizin bütün köylerindeki öğrencilerimizi okullarına kavuşturmanın ve gülümsemelerine şahit olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bu ilk adımı takip edecek diğer adımımız, 1 Mart&#8217;ta okul öncesi, özel eğitim, ilkokul ile lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan 8 ve 12. sınıf öğrencilerimiz için okulların kapısını açmak olacak. Ayrıca il ve ilçe merkezlerinde salgının yaygınlık durumuna göre belirlenen ölçütler uyarınca okul risk değerlendirmesi yapılarak tüm sınıf düzeylerinde okullarımızı açma konusunda da ilin kendi koşulları doğrultusunda kendi adımını atabilmesi için gerekli hazırlıkları yapıyoruz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/bakan-selcuk-acikladi-ogretmenler-icin-asilama-basliyor-6202/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEB&#8217;den EBA Açıklaması: &#8216;Saldırıya Uğradık&#8217;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/mebden-eba-aciklamasi-saldiriya-ugradik-1065/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/mebden-eba-aciklamasi-saldiriya-ugradik-1065/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 06:15:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eba Saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=1065</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="627" height="336" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/EBA-TV.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="EBA-TV" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="MEB&#039;den EBA Açıklaması: &#039;Saldırıya Uğradık&#039; 30"></div>Milli Eğitim Bakanlığı, sistemin kilitlendiği ve öğrencilerin erişim sağlayamadığı EBA hakkında yazılı bir açıklama yaptı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, sistemin kilitlendiği ve öğrencilerin erişim sağlayamadığı EBA hakkında yazılı bir açıklama yaptı.</p>



<p>Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu sözler sarf edildi:</p>



<p>“22 Eylül Salı günü EBA’da yaşanan teknik sorun) Eş zamanlı kullanıcı yoğunluğuna bağlı olarak 08.30 – 12.00 saatleri arasında aralıklı olarak bazı kullanıcılar tarafından karşılaşılan erişim sorunları, vakit kaybetmeksizin yapılan iyileştirmelerle hızla çözüme ulaştırılmıştır.</p>



<p>22 Eylül itibarıyla uygulamaya alınan canlı ders zaman çizelgesindeki yeniliklerle, bir öğrencinin gün içerisinde işleyebileceği canlı ders sayısı büyük oranda artırılmıştır. Bu uygulamayla, TRT EBA TV yayınlarına ilave olarak, öğrencilerin günlük ders programının tamamına yakınını canlı dersler aracılığıyla öğretmenleriyle etkileşimli olarak yapması amaçlanmıştır. Söz konusu uygulamanın ilk günü olması sebebiyle eş zamanlı kullanıcı yoğunluğu oluşmuştur.</p>



<p>Eş zamanlı kullanım kaynaklı ortaya çıkan durumla ilgili tespitler anlık olarak yapılmış ve aynı gün iyileştirmeler devreye alınmıştır. Bu kapsamda öğrencinin, dersin başlamasından 30 dakika öncesine kadar kolaylıkla sisteme erişerek doğrudan canlı dersine katılabilmesini sağlayacak “Hızlı geçiş” özelliği iyileştirilmiştir. Bunun yanı sıra, yeni dönem açılışı ile çok yüksek kullanım trafiklerine ulaşan EBA, küresel ölçekte dikkat çekerken siber saldırılara da maruz kalmakta ve hizmet kalitesi etkilenebilmektedir.</p>



<p>DDoS (Dağıtık Hizmet Engelleme) saldırılarını izleme raporlarına göre söz konusu saatlerde birden fazla siber saldırı gerçekleştiği görülmüştür. Bu durumun erken farkına varılması ile anında gerçekleştirilen müdahaleler neticesinde 2 saat içerisinde EBA Platformu ve EBA Canlı Ders sistemi normal hizmet sunmaya devam etmiştir.</p>



<p>EBA Sistemleri 7/24 kontrol merkezi ile izlenmekte ve kesintisiz hizmet sunumu için gerekli müdahaleler yapılmaktadır. 22 Eylül öğleden sonra ve 23 Eylül tarihlerinde benzer kullanım yoğunluğuyla karşılaşılmasına rağmen herhangi bir sorun olmaksızın öğrenci, veli ve öğretmenlerimize hizmet sunulmaktadır.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/mebden-eba-aciklamasi-saldiriya-ugradik-1065/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
