<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 03 Mar 2024 18:44:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>GÜNDEM YİNE JAN MARİ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/gundem-yine-jan-mari-21841/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/gundem-yine-jan-mari-21841/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Mar 2024 18:44:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Jan Mari]]></category>
		<category><![CDATA[Jean Marie Pfaff]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Fındıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeriat Yanlıları]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor Disiplin Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor Kulübü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21841</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/Jan-Mari-Kapak.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Jan Mari Kapak" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/Jan-Mari-Kapak.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/Jan-Mari-Kapak-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/Jan-Mari-Kapak-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="GÜNDEM YİNE JAN MARİ 1"></div>Trabzonspor Divan Kurulu, kamuoyunda sürekli tartışma yaratan davranışlar sergileyen ve son olarak ta &#8220;yaşasın şeriat&#8221; paylaşımı yapan tribün liderlerinden &#8216;Jan Mari&#8217; lakaplı Mehmet Fındıkçı&#8217;yı disiplin kuruluna sevk ettiğini açıkladı. Dün yapılan Trabzonspor Divan Kurulu kongresi&#8217;nde söz alan Trabzonspor Divan Başkanı Ali Sürmen, tribün lideri Mehmet Fındıkçı’nın “Yaşasın Şeriat” içerikli paylaşımını kınadı. Fındıkçı’nın kulüp disiplin kuruluna&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Trabzonspor Divan Kurulu, kamuoyunda sürekli tartışma yaratan davranışlar sergileyen ve son olarak ta &#8220;yaşasın şeriat&#8221; paylaşımı yapan tribün liderlerinden &#8216;Jan Mari&#8217; lakaplı Mehmet Fındıkçı&#8217;yı disiplin kuruluna sevk ettiğini açıkladı.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/image.webp" alt="image" class="wp-image-21843" title="GÜNDEM YİNE JAN MARİ 2" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/image.webp 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/image-768x432.webp 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Dün yapılan Trabzonspor Divan Kurulu kongresi&#8217;nde söz alan Trabzonspor Divan Başkanı Ali Sürmen, tribün lideri Mehmet Fındıkçı’nın “Yaşasın Şeriat” içerikli paylaşımını kınadı. Fındıkçı’nın kulüp disiplin kuruluna sevk edildiğini açıkladı.<a href="https://news.google.com/publications/CAAqJAgKIh5DQklTRUFnTWFnd0tDbTlrWVhSMk5DNWpiMjBvQUFQAQ?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a></h5>



<p><strong>Trabzonspor&#8217;da Divan Başkanı Ali Sürmen</strong>, kulüp tribünlerinin liderlerinden <strong>Mehmet Fındıkçı</strong>&#8216;nın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle disiplin kuruluna sevk edildiğini açıkladı.</p>



<p><strong>Ali Sürmen</strong>, Divan Başkanlık Kurulu seçimi sırasında yaptığı konuşmada, <strong>Mehmet Fındıkçı</strong>&#8216;nın daha önce de İstiklal Marşı sırasında elini cebinde görmelerinin ardından başlayan sorunları sosyal medya paylaşımıyla birleştirdi. <strong>Fındıkçı</strong>&#8216;nın <em>&#8220;Yaşasın şeriat&#8221;</em> şeklindeki paylaşımının, hak anayasasına aykırı ve Türk Ceza Kanunu&#8217;na göre suç oluşturduğunu belirtti.</p>



<p>Sürmen, ayrıca bu paylaşımın kulübün tüzüğünün 7. maddesinde belirtilen kulüp amaçlarına aykırı bir davranış olduğunu vurguladı. Bu nedenle, kulübün tüzüğünün 58. maddesi gereğince Mehmet Fındıkçı&#8217;nın disiplin kuruluna sevk edildiğini ifade etti.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="500" height="459" data-id="21849" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/Jan-Mari.jpg" alt="Jan Mari" class="wp-image-21849" title="GÜNDEM YİNE JAN MARİ 3"></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="771" height="861" data-id="21850" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/20240303_182132.jpg" alt="20240303 182132" class="wp-image-21850" title="GÜNDEM YİNE JAN MARİ 4" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/20240303_182132.jpg 771w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/20240303_182132-768x858.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 771px) 100vw, 771px" /></figure>
</figure>



<p>Tribün liderinin &#8220;Yaşasın şeriat&#8221; şeklindeki paylaşımının, hem hukuki açıdan hem de kulübün değerleri açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirten Sürmen, bu tür davranışlara tolerans gösterilmeyeceğini ve kulüp disiplinini koruma adına gerekli adımların atıldığını ifade etti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Olay adam, Mehmet Fındıkçı</h3>



<p>Trabzonspor taraftar grup liderlerinden Jan Mari lakaplı Mehmet Fındıkçı, sosyal medya hesabından yaptığı &#8220;Yaşasın Şeriat&#8221; paylaşımı nedeniyle Trabzonspor Disiplin Kurulu&#8217;na sevk edildi. Trabzonspor&#8217;un dünya çapında ismi bilinen ve efsane kalecilerinden Belçikalı Jean Marie Pfaff&#8217;ın ismini &#8216;Jan Mari&#8217; olarak kendisine lakap edinen Mehmet Fındıkçı&#8217;nın kabahat karnesi oldukça kabarık&#8230; </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/03/image-1-edited.png" alt="image 1 edited" class="wp-image-21847" width="805" height="453" title="GÜNDEM YİNE JAN MARİ 5"></figure>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Jan Mari ( Mehmet Fındıkçı )</strong> <strong>Trabzon</strong>‘da, faaliyet gösteren ve aralarında; Siyasi Partiler, Sendikalar, çeşitli meslek ve Sivil Toplum Kuruluşlarının bulunduğu ve yaklaşık 8 yıl önce kurulan <strong>Emek ve Demokrasi Platformu</strong>‘nun 2022 yılı 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, Trabzon Meydanı&#8217;nda yapacağı basın açıklamasını engellemek için Trabzonspor taraftar gruplarını aynı saatte Trabzon Meydanı&#8217;na çağırdı.  </li>
</ul>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Bu şehir kardeşini, askerini, polisini şehit edenleri affetmez, barındırmaz.<br><br>Saat 17.00’dan itibaren Meydan’dayız. Yüreği yeten, bu bayrağa dil uzatıp rahat rahat gezebileceğini sananları bekliyoruz. SON KALE TRABZON!&nbsp;<a href="https://t.co/HYtqHM930t" rel="noreferrer noopener nofollow" target="_blank">pic.twitter.com/HYtqHM930t</a>— Jan Başkan (@TGJanBaskan)&nbsp;<a href="https://twitter.com/TGJanBaskan/status/1565267325493854209?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="noreferrer noopener nofollow" target="_blank">September 1, 2022</a></p>
</blockquote>



<h4 class="wp-block-heading">KAMUOYUNDA TARTIŞILAN İSİM ‘JAN MARİ’</h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Jan Mari</strong> (<strong>Mehmet Fındıkçı) </strong>3 sezon önce, Trabzonspor’un bir maçında İstiklal Marşı okunduğu sırada ki seremonide İstiklal Marşı ruhuna yakışmayan, saygıdan uzak ve lakayt görüntüleri sosyal medya mecralarında gündem ve tepkiye neden oldu.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Jan Mari (Mehmet Fındıkçı) için; <em>‘Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde işe başladığı ve Büyükşehir Belediyesi’nin Su deposunda çalıştığı ve de işe gitmeden maaş aldığı diğer söylenenler arasında yer alıyor.’</em><video controls="" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/09/JAN-MARI-1.mp4"></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/gundem-yine-jan-mari-21841/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/09/JAN-MARI-1.mp4" length="7651009" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI.</title>
		<link>https://viratrabzon.com/trabzon-ogrenci-yurdu-horon-ile-acildi-21821/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/trabzon-ogrenci-yurdu-horon-ile-acildi-21821/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 18:23:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Soysal Algan]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Öğrenci Yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yurt Binası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21821</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="720" height="401" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_212108.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="IMG_20240224_212108" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 6"></div>İstanbul Fatih&#8217;te bulunan ve 1965 yılında hizmete giren Trabzon Öğrenci Yurdu&#8217;nun yeniden inşa edilen yerleşkesi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun katıldığı tören ile açıldı. Tarihi geçmişi 1936 yılına dayanan Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği&#8217;nin İstanbul Fatih İlçesi Fındıkzade Semti&#8217;nde bulunan ve 1965 yılında hizmete giren Trabzon Öğrenci Yurdu&#8217;nun yenilenen yurt binası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">İstanbul Fatih&#8217;te bulunan ve 1965 yılında hizmete giren Trabzon Öğrenci Yurdu&#8217;nun yeniden inşa edilen yerleşkesi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun katıldığı tören ile açıldı.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1439" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182458-edited-scaled.jpg" alt="IMG 20240224 182458 edited scaled" class="wp-image-21833" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 7" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182458-edited-scaled.jpg 2560w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182458-edited-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182458-edited-1536x864.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182458-edited-2048x1151.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p>Tarihi geçmişi 1936 yılına dayanan Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği&#8217;nin İstanbul Fatih İlçesi Fındıkzade Semti&#8217;nde bulunan ve 1965 yılında hizmete giren Trabzon Öğrenci Yurdu&#8217;nun yenilenen yurt binası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun yaptığı açılış ile yeniden hizmete girdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1439" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182451-edited-scaled.jpg" alt="IMG 20240224 182451 edited scaled" class="wp-image-21836" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 8" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182451-edited-scaled.jpg 2560w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182451-edited-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182451-edited-1536x864.jpg 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240224_182451-edited-2048x1151.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p>Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği Başkanı <strong>Adem Kılıç</strong> ve Yönetim Kurulunun hazır bulunduğu yeni yurt binası açılışına; İBB Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu</strong>&#8216;nun yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı <strong>Kemal Çebi</strong>, Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı<strong> Erdoğan Bayraktar</strong>, İYİ Parti 27.Dönem İstanbul Milletvekili <strong>Hayrettin Nuhoğlu</strong>, İstanbul Barosu Eski Başkanı Av. <strong>Muammer Aydın</strong>, Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı Başkanı Dr. <strong>Erdal Atalay</strong>, Kızılay Eski Genel Başkanı <strong>Tekin Küçükali</strong>, Adalar Belediyesi Eski Başkanı <strong>Atilla Aytaç</strong>, CHP Fatih Belediye Başkan Adayı <strong>Mahir Polat</strong>, A Milli Futbol Takımı eski Menajeri <strong>Can Çobanoğlu</strong>, Trabzon Öğrenci Yurdu&#8217;nun eski sakinlerinden İstanbul Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. <strong>Kemal Alemdaroğlu</strong> ve İstanbul Teknik Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. <strong>Gülsüm Sağlamer</strong>, çeşitli derneklerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.</p>



<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fatih Trabzon Öğrenci Yurdu kapısında horon ekibi tarafından karşılandı. </strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-1.png" alt="image 1" class="wp-image-21823" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 9" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-1.png 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-1-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<p>Trabzon Öğrenci Yurdu açılışına katılmak üzere yurt binasına gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nu Trabzon Horon Ekibi karşıladı. Horon ekibinin daveti ve katılımcıların ısrarını kırmayan İmamoğlu, daha sonra horona girdi. İmamoğlu’nun horon oynadığı anlar sosyal medyada gündem oldu. </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-gomme-tutucu wp-block-embed-gomme-tutucu"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-21821-1" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://v.internethaber.com/storage/files/videos/2024/02/24/aepzpcnqbht97b0g-tu5x.mp4?_=1" /><a href="https://v.internethaber.com/storage/files/videos/2024/02/24/aepzpcnqbht97b0g-tu5x.mp4" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://v.internethaber.com/storage/files/videos/2024/02/24/aepzpcnqbht97b0g-tu5x.mp4</a></video></div>
</div></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Gözler Soysal Algan&#8217;ı Aradı </h5>



<p>Açılışa katılan tüm davetlilerin ikili ya da grup sohbetlerinde ve yapılan konuşmalarda sürekli ismi telaffuz edilen, geçtiğimiz yıl geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşama veda eden Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği&#8217;nin efsane başkanı S<strong>oysal Algan</strong> unutulmadı. Derneğe ve Öğrenci Yurduna yıllarca hizmet vermiş ve yenilenen yurt binası için finans, proje, ruhsat vs. gibi işleri çözümleyerek, inşaat işlemlerini başlatmış olan ve her yıl ramazan ayında geleneksel hale getirdiği iftar daveti ile Trabzonluları bir araya getiren, İstanbul&#8217;da ki Trabzonluların sevdiği kanaat önderlerinden <strong>Soysal Algan</strong> ile ilgili yapılan konuşmalar, katılımcıları duygulandırdı.  </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1344" height="710" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-3.png" alt="image 3" class="wp-image-21834" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 10" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-3.png 1344w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/image-3-768x406.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1344px) 100vw, 1344px" /><figcaption class="wp-element-caption">Soysal Algan</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="520" height="515" data-id="21829" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/TLYD-Bagisci.jpg" alt="TLYD Bagisci" class="wp-image-21829" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 11" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/TLYD-Bagisci.jpg 520w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/TLYD-Bagisci-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 520px) 100vw, 520px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="1000" data-id="21831" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/logo2_24_184713.png" alt="logo2 24 184713" class="wp-image-21831" title="TRABZON ÖĞRENCİ YURDU, HORON İLE AÇILDI. 12" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/logo2_24_184713.png 1000w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/logo2_24_184713-768x768.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/02/logo2_24_184713-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/trabzon-ogrenci-yurdu-horon-ile-acildi-21821/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://v.internethaber.com/storage/files/videos/2024/02/24/aepzpcnqbht97b0g-tu5x.mp4" length="24176454" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ali-erbas-volkan-konak-kapismasi-21806/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ali-erbas-volkan-konak-kapismasi-21806/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jan 2024 11:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz'den]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[KUZEYİN OĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[volkan konak]]></category>
		<category><![CDATA[Yılbaşı Eğlenceleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21806</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/V.Konak_-1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="V.Konak" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/V.Konak_-1.png 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/V.Konak_-1-768x432.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/V.Konak_-1-1536x864.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI! 13"></div>Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kendisini eleştiren sanatçı Volkan Konak hakkında suç duyurusunda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı&#8216;nın son zamanlarda yaptığı hutbe ve fetvalar toplumda sürekli bir tartışma ile gündem yaratmaya ve kafa karıştırmaya devam ediyor. Ali Erbaş&#8216;ın başında bulunduğu Diyanet İşleri Başkanlığı, bu kez başka bir olay ile yine kamuoyu gündemini meşgul etmeye devam ediyor&#8230;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kendisini eleştiren sanatçı Volkan Konak hakkında suç duyurusunda bulundu.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image.png" alt="image" class="wp-image-21809" width="808" height="478" title="ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI! 14"></figure>



<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong>&#8216;nın son zamanlarda yaptığı hutbe ve fetvalar toplumda sürekli bir tartışma ile gündem yaratmaya ve kafa karıştırmaya devam ediyor. <strong>Ali Erbaş</strong>&#8216;ın başında bulunduğu <strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong>, bu kez başka bir olay ile yine kamuoyu gündemini meşgul etmeye devam ediyor&#8230;</p>



<p>Yılbaşı öncesi hazırladığı <strong>Cuma</strong> Hutbesinde Yılbaşı ve yılbaşı eğlenceleri hakkında eleştirilerde bulunan <strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong>&#8216;nın bu çıkışına Trabzonlu ünlü Sanatçı <strong>Volkan Konak</strong>, tepki gösterdi. Diyanet İşleri Başkanlığı, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden kendine özgü tarzıyla ironi yaparak paylaşımda bulunan ve vatandaştan toplanan vergilerle ödenen memur maaşlarına ironi yaparak atıfta bulunan <strong>Volkan Konak</strong> için<strong> Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>&#8216;na suç duyurunda bulundu.</p>



<p>Yaşanan gelişmeler üzerine ünlü şarkıcı <strong>Volkan Konak</strong>, peşi sıra paylaşımlar yaparak, duruma tepki gösterdi. </p>



<h3 class="wp-block-heading">İŞTE YAŞANAN GELİŞMELER</h3>



<p>Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın yılbaşından iki gün önce yayınladığı Cuma Hutbesinde:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong><em>Dinimizde ve kültürümüzde yer almayan yılbaşı eğlenceleri, Noel baba figür ve kıyafetleri, çam ağacı süslemeleri gibi yanlış tutum ve davranışlardan uzak duralım. Kötülüklerin anası olan alkol, ocakları söndüren kumar, umutları tüketen şans oyunları ve piyango gibi haramlarla sağlığımızı, zamanımızı ve kazancımızı heba etmeyelim.</em></strong></p>
</blockquote>



<p>şeklindeki ifadelerine eleştirilerde bulunduğu öğrenilen ünlü sanatçı <strong>Volkan Konak</strong>, yılbaşı akşamı kişisel sosyal medya hesabından <strong><em>&#8220;Bu akşam maaş ve ödeneklerinize katkı olması için bir kadeh de sizler için içiyorum&#8221;</em></strong> şeklinde ironi içeren ifadelerle, eleştirilerde bulundu. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="1745" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-1.png" alt="image 1" class="wp-image-21810" title="ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI! 15" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-1.png 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-1-768x1117.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-1-1056x1536.png 1056w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<p>Diyanet İşleri Başkanı dahil tüm memurların maaşının vatandaştan toplanan vergilerle ödendiği gerçeğine atıfta bulunan ve ironi yapan Karadenizli Sanatçı <strong>Volkan Konak</strong> hakkında; Diyanet İşleri Başkanlığı, Başkanları Ali Erbaş ve kuruma yönelik açıklaması nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.</p>



<p><strong>Diyanet</strong>&#8216;ten yapılan açıklamada, <strong>Kona</strong>k&#8217;ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,&nbsp;<strong>&#8220;İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek&#8221;</strong>&nbsp;görevinin kanunla kendisine tevdi edilen Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığın en üst temsilcisi&nbsp;<strong>Ali Erbaş</strong>&#8216;ı rencide ederek kişilik haklarını ihlal ettiği belirtildi.</p>



<p>Ünlü şarkıcının paylaştığı metnin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 10&#8217;uncu maddesi kapsamına uygun düşünce, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kalmadığı, tahkir edici, sert ve incitici mahiyette İslam dinini ve İslam dinine inananları aşağılayan, İslam dinine saldırı niteliğinde olduğu ve alenen hakaretlerde bulunulduğunun gayet açık olduğu iddia edildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK VEYA AŞAĞILAMA&#8221;</h3>



<p>Konak&#8217;ın söylediği sözlerin &#8220;hakaret&#8221; ve &#8220;halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama&#8221; suçlarını oluşturduğu bildirilen açıklamada,&nbsp;<strong>&#8220;Bu nedenle halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, hor görüp aşağılayan, nefret ve ayırımcılığa yol açan, toplumsal kutuplaşmaları körükleyen, milletin mukaddesatına saldıran ve inançlı insanların dini duygularını rencide eden, dini değerlere alenen hakaret eden ve aşağılayan Volkan Konak hakkında gerekli cezai takibatın yapılması suretiyle kamu davası açılmasını ve neticeden Başkanlığımıza bilgi verilmesini arz ve talep ediyoruz&#8221;</strong>&nbsp;ifadeleri kullanıldı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">VOLKAN KONAK, YAŞANAN GELİŞMELERE TEPKİ GÖSTERDİ</h3>



<p>Volkan Konak, yaptığı paylaşıma cemaat ve tarikat mensuplarından gelen tepkiler üzerine ise kutsal işler ve sanat işlerinin aynı olmadığını söyleyerek; <strong><em>&#8220;Sevgili dostlar; okuduğunu anlamayanlarla muhatap olmayın. Kutsal değerler ücretsiz icra edilir. Sanat ve müzik ise telifleri olan işlerdir. Ayrıca eğlence ve turizm sektöründeki emekçilerin, ekmeğinin üzerine basılmasına izin vermem. Sevgi ve ışıkla kalın asil insanlar&#8221;</em></strong> yazdı&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-2.png" alt="image 2" class="wp-image-21811" width="810" height="810" title="ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI! 16" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-2.png 680w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-2-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;HERKES HADDİNİ BİLECEK&#8221;</h3>



<p>Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na yaptığı suç duyurusu hakkında da ki gelişmeler üzerine tepkisini ortaya koyan Volkan Konak, <strong><em>&#8220;Herkes haddini bilecek. Benim ülkem, kimsenin cüzdanına veya makam arabasının bagajına sığmayacak kadar büyük ve kıymetlidir. Dürüst, Onurlu, cesur ve uygar insanlara selamlar olsun.&#8221;</em> </strong>yazdı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-3.png" alt="image 3" class="wp-image-21812" width="807" height="807" title="ALİ ERBAŞ-VOLKAN KONAK KAPIŞMASI! 17" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-3.png 680w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2024/01/image-3-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ali-erbas-volkan-konak-kapismasi-21806/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TRABZON&#8217;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER</title>
		<link>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-15-ozkan-sumer-21778/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-15-ozkan-sumer-21778/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 18:56:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TRABZON'DAN ÇIKAN HAYATLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21778</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="960" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ozkan-SUMER.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Özkan SÜMER" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ozkan-SUMER.png 960w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ozkan-SUMER-768x576.png 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 19"></div>Biyografi &#38; Anma: Türk Futbolu ve Trabzonspor&#8217;un Bilge İsmi; Özkan SÜMER -Mehmet Fatih KÖROĞLU / VİRA TRABZON HABER &#8220;Bir insanın bilgi ve yetenek seviyesi, onun bir yerlere gelmesine olanak sağlayabilir ancak unutulmamalıdır ki; Makam gider, unvan kalır. Unvan gider, insan kalır. İnsan gider, anlam kalır. Mesele anlam yaratabilmektir.&#8221; (aramızda geçen telefon konuşmasından&#8230;18 Haziran 2019) &#8220;Türk&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Biyografi &amp; Anma: Türk Futbolu ve Trabzonspor&#8217;un Bilge İsmi; Özkan SÜMER</h3>



<p><img decoding="async" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/Contents/2021/12/22/thumbs_b_c_562816b73ec9e89b527d5dd7416afc36.jpg" alt="Trabzonspor ve Türk futboluna adanan ömür: Özkan Sümer" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 20"></p>



<h5 class="wp-block-heading">-Mehmet Fatih KÖROĞLU / VİRA TRABZON HABER</h5>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Bir insanın bilgi ve yetenek seviyesi, onun bir yerlere gelmesine olanak sağlayabilir ancak unutulmamalıdır ki; Makam gider, unvan kalır. Unvan gider, insan kalır. İnsan gider, anlam kalır. Mesele anlam yaratabilmektir.&#8221;</strong>     (aramızda geçen telefon konuşmasından&#8230;18 Haziran 2019)</h4>



<h5 class="wp-block-heading"> &#8220;Türk Futbolunun bilge kişisi&#8221; Özkan Sümer, Trabzonspor&#8217;da futbolculuk, teknik direktörlük, başkanlık görevinde bulunan tek isim olarak tarihe geçti.</h5>



<p>Kanser tedavisi gördüğü Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesinde 22 Aralık 2020&#8217;de yaşamını yitiren Özkan Sümer, Trabzon’un Maçka ilçesinde 20 Kasım 1940 yılında dünyaya geldi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>FUTBOLCU ÖZKAN SÜMER</strong></h3>



<p>Çocuk yaşlarda futbolla tanıştı. Ortaokul eğitimini sürdürürken <strong>Trabzon</strong>’un köklü kulüplerinden <strong>İdmanocağı</strong>’nın genç takımında kaleci olarak amatör futbol hayatına başladı. Kaleciliğe, fizik yapısının uygun olmasından dolayı büyükleri teşvik etse de bu mevkide uzun süre oynamadı. Kısa bir süre forvet olarak top koşturdu ama sonrasında savunmaya geçerek futbol hayatının sonuna kadar bu mevkide oynadı.</p>



<p><strong>İdmanocağı</strong> Genç Takımının ardından futbol yaşantısına <strong>Yolspor</strong>’da devam etti. Bu süreçte vatani görevini yapmak üzere bir süre futboldan ayrı kaldı. Askerliğin ardından tekrar <strong>Yolspor</strong>’da futbol oynadı. Bir sezon sonra yeniden<strong> İdmanocağı</strong>’na transfer oldu. 1964-1965 sezonunda <strong>Trabzon</strong>’dan ayrılarak <strong>Zonguldak</strong> <strong>Kömürspor</strong>’da futbol oynadı.</p>



<p>Sezon bittiğinde <strong>Trabzon</strong>’a geri döndü, <strong>İdmanocağı</strong>’nda forma giyerken 1967 yılında <strong>Trabzonspor</strong> kurulunca;<strong> İdmanocağı</strong>’ndan <strong>Trabzonspor</strong>’a geçen isimlerin başında gelen <strong>Özkan Sümer</strong>, 3 yıl boyunca <strong>Trabzonspor</strong> formasını terletti. Kimi maçlarda takımın kaptanlık görevini üstlenen <strong>Sümer</strong>, 1970-1971 sezonunda <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;dan ayrılarak <strong>Sebat Gençlik</strong>’e transfer oldu. Kırmızı Beyazlı takımda hem futbolcu hem takım kaptanı hem de yardımcı antrenör olarak görev yapan <strong>Sümer</strong>, bir süre sonra futbol yaşantısını noktaladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-3.png" alt="image 3" class="wp-image-21796" width="808" height="455" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 21"></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>ANTRENÖR ÖZKAN SÜMER</strong></h3>



<p>Futbolculuğun ardından<strong> Amatör Futbol Antrenörlüğü</strong> belgesi alan <strong>Özkan Sümer</strong>, kariyerinde yeni bir sayfa açarak <strong>Trabzon Fahri Bölge Antrenörü</strong> olarak göreve başladı. Türk Futbol Tarihine “Altyapı” kavramının oluşmasını sağlayan isimlerin başında gelen <strong>Özkan Sümer</strong>, <strong>Yolspor Başkanı Osman Saka</strong> ile birlikte 1971-1972 sezonunda Türkiye’de <strong>Gençler Ligi</strong>’ni başlattı. <strong>Yolspor, Gençlerbirliği, Yalıspor</strong> ve daha birçok kulübün genç takım kurmasına vesile olan <strong>Özkan Sümer</strong>, ardından Trabzon’da Amatör Lig’in kurulmasını sağladı.</p>



<p>1972-1973 sezonunun 23’üncü haftasında Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Ertan görevden ayrılınca yerine genç takımı çalıştıran <strong>Ahmet Suat Özyazıcı</strong> getirildi. <strong>Özyazıcı</strong>’dan boşalan Genç Takım antrenörlüğü koltuğuna ise <strong>Özkan Sümer </strong>getirildi. <strong>Sümer</strong>’in gelişiyle birlikte 1970 yılında kurulan genç takım “altyapı” olgusuna dönüştü. Göreve geldiği ilk günden itibaren planlama ve çalışmalarıyla birlikte genç takımın yanı sıra minik yaşlarda oyuncular için turnuvalar düzenleyen Sümer, işlerin genişlemesiyle birlikte altyapı yönetiminin kurulmasını talep etti.</p>



<p>Trabzonspor Kurucu Üyesi<strong> Nizamettin Algan</strong> ve Eski Divan Başkanımız <strong>Ali Özbak</strong>’ın çalışmalarıyla birlikte “Altyapı Komite Yönetimi” kuruldu ve kurulan yönetim futbol altyapısı ile birlikte boks, güreş, yüzme gibi 8 branşı yönetti. <strong>Sümer</strong> 1981 yılına kadar bu görevini kesintisiz sürdürdü.</p>



<p>1973-1974 ve 1974-1975 sezonlarında alt yapının yanı sıra <strong>Ahmet Suat Özyazıcı</strong>’nın yardımcılığını da yapan <strong>Özkan Sümer</strong> 1978-1979 sezonu öncesi <strong>Özyazıcı</strong>’nın görevden ayrılmasıyla birlikte Trabzonspor Teknik Direktörü oldu. Dört milli oyuncusunu yeni sezon öncesinde satmak durumunda kalan Trabzonspor için <em>“Artık şampiyonluğa oynayamaz, lige tutunsunlar yeter”</em> yorumları yapılırken, <strong>Özkan Sümer</strong> takımıyla birlikte Uludağ ve Kızılcahamam’da tam 53 gün süren ağır ve yorucu bir kamp dönemi geçirdi. Sezon öncesi İstanbul’da Galatasaray ile yapılan hazırlık karşılaşmasını 4-1 kazanan Trabzonspor&#8217;a bir gün sonra gazeteler övgü dolu manşetler atmaya başladı. Sadece iki oyuncu transfer edilen sezonda diğer eksik bölgeler altyapıdan çıkan oyuncularla doldurulmuştu. <strong>Özkan Sümer</strong> ilk sezonuna fırtına gibi giriş yaparak devrenin ilk yarısını (15 maç) namağlup ve sadece bir gol yiyerek tamamladı.</p>



<p>Sezonun son maçında <strong>Ordu</strong>’da <strong>Orduspor</strong> ile karşılaşan Trabzonspor, <strong>Sümer</strong>’in <em><strong>“Hayatımın en uzun doksan dakikası”</strong></em> diyeceği karşılaşmada rakibiyle 0-0 berabere kalarak <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;u <em>üçüncü kez şampiyon yapan Teknik Direktör</em> olarak adını tarihe yazdırdı.</p>



<p>Şampiyonluk kupasının ardından <strong>Cumhurbaşkanlığı Kupası</strong>’nı da kazanan <strong>Özkan Sümer</strong>, 1979-1980 sezonu öncesi flaş bir kararla görevi bıraktı. Bir yıl sonra; 1980-1981 sezonunda tekrar Trabzonspor Teknik Direktörü olarak görev alan <strong>Sümer</strong>, Türk futboluna bir yeniliğin daha önünü açarak <strong>“Şok Pres” </strong>kavramını literatüre kazandırdı. Bu sistemle rakiplerine nefes aldırmayan ve baskın bir futbol oynayan Trabzonspor Takımı, ilk yarıda toplanacak 30 puanın 25’ini alarak harika bir performans gösterdi. Sadece bir transferin yapıldığı sezonda <strong>Özkan Sümer</strong>, takımın 5&#8217;nci kendisinin ise 2&#8217;nci şampiyonluğunu yaşadı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-5.png" alt="image 5" class="wp-image-21799" width="806" height="448" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 22"></figure>



<p>Aynı sezon Trabzonspor&#8217;u çalıştırırken<strong> A Milli takım Teknik Direktörlüğü</strong> görevine de getirilen <strong>Özkan Sümer</strong> ligde fırtınalar estiren <strong>Trabzonspor</strong>’dan <strong>Milli Takım</strong>&#8216;a fazla oyuncu aldığı için çok sert eleştirilere maruz kaldı. Eleştirilerin dozu artınca, <strong>Sümer</strong>, <strong>Türkiye-Galler</strong> maçının ardından istifasını vererek 2 maç antrenör olarak görev yaptığı <strong>A Milli Takım</strong>&#8216;dan ayrıldı.</p>



<p>1980-1981 sezonundan sonra Trabzonspor Kulübü&#8217;nden ayrılan <strong>Sümer</strong> kesintisiz olarak 8 yıldır devam ettiği altyapı sorumluluğu görevini de bıraktı. <strong>Milliyet Gazetesi</strong>’nde spor yazarı olarak fikirlerini kamuoyuna aktaran <strong>Sümer</strong>, bir süre sonra<strong> Galatasaray</strong>’dan teklif aldı. Altyapı sorumlusu olarak görevlendirilen <strong>Sümer</strong>, 1981-1982 sezonunda ise <strong>Galatasaray Teknik Direktörü </strong>olarak göreve getirildi. <strong>Galatasaray</strong>’da <strong>Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası</strong>’nı kazanan <strong>Sümer</strong>, 1982-1983 sezonun bitimine iki hafta kalan görevinden istifa ederek <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;un altyapı koordinatörlüğü görevine geri döndü.</p>



<p>1983-1984 sezon sonunda <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;un Teknik Direktörü <strong>Ahmet Suat Özyazıcı</strong>’nın görevden ayrılmasıyla yeni sezona<strong> Özkan Sümer</strong> ile devam edilme kararı alındı. Hem <strong>A Takım Teknik Direktörü </strong>hem de <strong>Trabzonspor Altyapı Sorumlusu</strong> olarak görevini sürdüren <strong>Sümer</strong>, Ligin 27. haftasında her iki görevinden de ayrıldı.</p>



<p>Yeniden gazete sütunlarına dönerek 1989-1990 yılları arasında <strong>Hürriyet Gazetesi</strong>’nde futbol yorumculuğu yapan <strong>Sümer</strong>, 1990-1991 sezonunda ise dördüncü kez <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;un Teknik Direktörü olarak görevlendirildi. Bordo Mavililerin unutulmaz <strong>Barcelona</strong> zaferinde kulübede antrenör olarak görev yapan <strong>Sümer</strong>, sezon sonunda görevden ayrıldı. 1994 yılında tekrar altyapı sorumlusu olarak <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;a geri dönen <strong>Sümer</strong>, 1997-1998 sezonunun 10. ve 24. haftaları arasında ise takımımızın Teknik Direktörlük görevini üstlendi. Bu görevin ardından altyapı çalışmalarına devam eden<strong> Sümer</strong> 1999-2000 sezonunda <strong>Trabzonspor&#8217;</strong>un altyapısındaki görevini de noktaladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="806" height="378" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-2.png" alt="image 2" class="wp-image-21795" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 23" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-2.png 806w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-2-768x360.png 768w" sizes="auto, (max-width: 806px) 100vw, 806px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>BAŞKAN ÖZKAN SÜMER</strong></h3>



<p>Futbolun her noktasında yer alan <strong>Özkan Sümer</strong>, saha kenarındaki görevini sonlandırarak hayatında yeni bir perde daha açtı. 1996 ve 1997 yıllarında iki dönem <strong>TFF Başkanvekilliği </strong>yapan <strong>Sümer</strong>, 31 Aralık 2000 tarihinde yapılan <strong>Trabzonspor Olağan Genel Kurulu</strong>’nda başkanlığa seçildi. <strong>Sümer</strong>, <strong>Trabzonspor Kulübü</strong>&#8216;nde <em><strong>hem futbolcu hem antrenör hem de başkanlık görevlerini yapan ilk ve tek isim olarak tarihe geçti.</strong></em></p>



<p>31 Aralık 2000-15 Aralık 2002 tarihleri arasında başkanlık görevini yürüten <strong>Özkan Sümer</strong>, Aralık 2002’de yapılan <strong>Trabzonspor Olağan Genel Kurulu</strong>’nda yeniden başkanlığa seçildi. 8 aylık başkanlığının ardından, olaylı geçen <strong>Trabzonspor-Fenerbahçe</strong> Maçı sonrası <strong>TFF Disiplin Kurulu</strong>&#8216;nun <strong>Fenerbahçe Kulübü</strong> aleyhine verdiği cezalar hakkında dönemin <strong>AKP Genel Başkanı ve Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>&#8216;ın <strong><em>&#8220;Üstelik misafir takım ve taraftarı mağdur edilmiştir&#8221;</em></strong> şeklindeki eleştiri ve açıklaması sonrası <strong>TFF Tahkim Kurulu</strong>&#8216;nun<strong> Fenerbahçe Kulübü</strong> aleyhine verilen cezaları bozup, <strong>Trabzonspor Kulübü</strong>&#8216;ne ağır cezalar vermesi sonucu; <strong><em>&#8220;Bu kurul, Tahkim Kurulu değil, Tayyip Kuruludur. Ben kulübümün haklarını koruyamayan bir kulüp başkanı olarak burada oturamam&#8221; </em></strong>diyerek; bu görevinden istifa etmiştir. </p>



<p>Bu istifa sonucu <strong>Trabzon Şehri</strong>&#8216;nde <strong>AKP Hükümeti</strong>&#8216;ni protesto amaçlı yürüyüşler gerçekleşmiş ve <strong>2004</strong> Yılındaki yerel seçimlerde <strong>AKP</strong> pek çok belediyeyi kazanmayı başarsa da <strong>Trabzon</strong>&#8216;u <strong>CHP</strong>&#8216;ye kaptırmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>AKİL ADAM ÖZKAN SÜMER</strong></h3>



<p><strong>Trabzonspor, Galatasaray</strong> ve <strong>A Milli takım</strong> dışında <strong>Denizlispor, Malatyaspor, Konyaspor, Samsunspor</strong> ve <strong>Petrol Ofisi</strong> takımlarında Teknik Direktörlük görevini üstlenen ve hizmet eden <strong>Özkan Sümer</strong> bu süreçte Türk futboluna sayısız futbolcu kazandırmıştır.</p>



<p>Futbolun profesörü olarak anılan ve adına kitaplar yazılan<strong> Sümer</strong>, 2006 yılının Mayıs ayında <strong>Trabzonspor Kulübü Gençlik Geliştirme ve Bölge Koordinatörü</strong> olarak <strong>5</strong>&#8216;nci kez altyapı görevine getirildi. <strong>Özkan Sümer</strong>, Kasım 2008 ve Nisan 2018’de <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;da <strong>Futbol Koordinatörlüğü</strong> görevini üstlendi.</p>



<p>Bilgi, birikim, tecrübe ve fikirlerini her daim <strong>Trabzonspor</strong> ile paylaşan, <strong>Trabzonspor</strong>’u hayatının her anında yaşayan ve yaşatma gayretinde olan <strong>Özkan Sümer</strong>, Trabzonspor Kulübü&#8217;nde İstişare Kurulu Başkanı ve TÜFAD Onursal Başkanı olarak görev yapmaktaydı&#8230;</p>



<p>Türk futbolunda &#8220;Baba Hakkı&#8221; ve &#8220;Büyük Fikret&#8221; gibi futbolun 3 kademesinde görev yapan Sümer, Trabzonspor ve Türk futboluna damga vurdu.</p>



<p>&#8220;Futbolun bilge insanı&#8221; olarak da adlandırılan Sümer, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Genel Başkanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu Asbaşkanlığı ve spor yazarlığı görevinde bulundu.</p>



<p><strong>Bordo-mavili</strong> takımda futbolculuk, teknik direktörlük ve başkanlık görevlerinde bulunan 80 yaşındaki <strong>Özkan Sümer</strong>, <strong>22 Aralık 2020</strong> tarihinde bir süredir kanser tedavisi gördüğü <strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi</strong>&#8216;nde hayata gözlerini yumdu. Memleketi <strong>Maçka</strong>&#8216;da ki aile mezarlığına defnedildi&#8230; </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2048" height="1280" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-4-edited.png" alt="image 4 edited" class="wp-image-21798" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -15- Özkan SÜMER 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-4-edited.png 2048w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-4-edited-768x480.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/image-4-edited-1536x960.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></figure>



<h1 class="wp-block-heading">***</h1>



<h3 class="wp-block-heading">BU DÜNYADAN BİR ÖZKAN SÜMER GEÇTİ&#8230;</h3>



<h4 class="wp-block-heading">Anısına Saygı İle&#8230;</h4>



<p><strong>Özkan Sümer</strong>, futbolu bıraktıktan sonra <strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ)</strong> futbol takımının hocalığını yapmaktadır. Üniversiteler arası futbol turnuvasına aldığı davetle katılan <strong>KTÜ</strong> <strong>Futbol Takımı</strong>, turnuva sırasında oynanan bir maçta takımda defans oyuncusu olarak görev yapan <strong>Manzak</strong> soyadlı ve lakaplı futbolcu ile girdiği diyalog bazı kitaplara konu edilmiş cinstendir.</p>



<p>Görev yeri defans olan ve maç esnasında ileri çıkan&nbsp;<strong>Manzak</strong>, yaptığı kafa vuruşu ile takımını 1-0 öne geçirir.</p>



<p>Başka bir pozisyonda yine ileri çıkan&nbsp;<strong>Manzak</strong>, rakip defanstan dönen topa vurur ve top bir kaç oyuncuya çarparak gol olur.&nbsp;<strong>KTÜ</strong>&nbsp;2-0 öne geçmiştir. Buraya kadar her şey yolundadır.</p>



<p><em>İkinci yarının başlaması ile birlikte işler tersine döner. Defans oyuncusu&nbsp;<strong>Manzak</strong>, ikinci yarıda yaptığı hatalarla takımını çok zor duruma düşürür.</em></p>



<p>Rakip oyuncuyu ceza sahası içerisinde gereksiz bir hamle ile yere düşüren&nbsp;<strong>Manzak</strong>, penaltıya neden olur ve maç 2-1 olur.</p>



<p>Bir başka pozisyonda, rakibin&nbsp;<strong>KTÜ</strong>&nbsp;kalesine geldiği bir anda yapılan ortaya ters kafa vuruşu yapan&nbsp;<strong>Manzak</strong>, kendi kalesine gol atar ve maç 2-2 skora gelir.</p>



<p>Artık maçın son dakikaları yaklaşmıştır.&nbsp;<strong>Manzak</strong>, rakip sahada pas atarken topu kaptırır. Topu kapan rakip takım, 3 kişi ile kontratağa kalkar.<strong>&nbsp;KTÜ</strong>&nbsp;takımı geri dönmekte geç kalır ve rakibi karşılayabilecek mesafede iki oyuncusu geriye koşmaktadır.&nbsp;<strong>Manzak</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Temel</strong>.</p>



<p><em><strong>Özkan</strong>&nbsp;<strong>Hoca</strong>, kulübesinden maçı ve özellikle&nbsp;<strong>Manzak</strong>‘ı endişe izlemektedir ve maçın tüm kaderi ile oynayan, hata yapan, söyleneni yapmayan&nbsp;<strong>Manzak</strong>‘a çok kızgındır.</em></p>



<p>Maç esnasında oyuncunun motivasyonunu düşürmemek için sessizliğini korumayı başaran&nbsp;<strong>Özkan</strong>&nbsp;<strong>Hoca</strong>, kızgınlığını muhafaza etmeye çalışsa da, rakibin geliştirdiği bu ataktan oldukça endişelenir; sonunda daha dayanamaz ve patlar.</p>



<p><strong>Manzak</strong> ile birlikte geri koşan ve rakibin atağını kesmek için pozisyon almaya çalışan defans oyuncusu <strong>Temel</strong>‘e, kulübesinden çıkarak ‘avazı çıktığı kadar’ bağırır: “<strong>Ulaa! Temeeel! Temeeel! Rakibi bırak! Manzak’ı tut, Manzak’ı tut…”</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özkan Sümer, takımın bitmek bilmeyen gol sıkıntısını çözmek üzere, zamanın kalbur üstü forvetlerinden birini, epeyce de bir para dökülerek transfer eder ama futbol bu&#8230; yeni transfer, bekleneni bir türlü veremez. &#8220;Bu maçta patlayacak&#8230; olmadı, diğerinde patlayacak&#8221; derken, neredeyse ligin sonu gelir. Forvet oyuncusu bir türlü patlayamaz. Sezonun son maçlarından birinde Özkan Hoca, forvet oyuncusuna mecburiyetten kadroda görev verecektir. Bu durumu bilen oyuncu Özkan Sümer&#8217;in yanına gelir ve <em>&#8220;hocam der, gerçi şimdiye kadar pek iyi gitmedi ama merak etmeyin, bu maçta yüzünüzü güldüreceğim</em>.&#8221; der. Bu sözü duyan Özkan Sümer, bir öksürür ve <em>&#8220;evladım, sen beni ligin başından beri güldürüyorsun zaten.&#8221; </em>diye cevap verir.<a href="https://eksisozluk1999.com/biri/geven" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Anlatılana göre soyunma odasında devre arasında taktik verirken <strong>Ali Kemal</strong>&#8216;e, topu alır almaz rakibe vermesini söyler.</li>
</ul>



<p><strong>Ali Kemal</strong>: Anlamadım, hocam</p>



<p><strong>Özkan Sümer</strong>: Topu rakibe vereceksin.</p>



<p><strong>Ali Kemal</strong>: niye hocam?</p>



<p><strong>Özkan Sümer</strong>: Evladım, rakipten topu hemen alabiliyoruz ama senden yarım saatte alamıyoruz</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Özkan Sümer antrenmanda forvet oyuncularına dönerek: &#8220;la olum, topa gözünüzü kapayarak vurun.&#8221;  </p>



<p>Oyunculardan biri: niye hocam? </p>



<p>Özkan Sümer: &#8220;En azından yüzde elli şansımız olur.&#8221; der&#8230;</p>
</blockquote>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:100%">
<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Kulüp Bakanı olduğu dönemde, yeni sezon öncesi takımda yapılandırma çalışması yapılır ve daha ziyade gelecek vaat eden yerli oyuncular transfer edilir. Taraftarın bir kısmı bu durumdan memnun değildir ve &#8216;Yıldız Oyuncu&#8217; transfer edilmesi konusunda istekler artmaktadır ancak Kulübün ekonomik yapısı da buna uygun değildir. Bir basın toplantısı sırasında yerel basından bir gazeteci de<em>&#8221; &#8216;Yıldız oyuncu&#8217; alacak mısınız?&#8221;</em> şeklinde bir soru yöneltince Özkan Hoca, o meşhur sözü söyleyerek cevap verir:<strong><em> &#8220;Yıldız arayan, geceleyin gökyüzüne baksın&#8221;</em></strong>  <a href="https://eksisozluk1999.com/biri/beffle-ve-muffle" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p>
</blockquote>
</div></div>
</div>
</div>



<ul class="wp-block-list">
<li>Son oynanan maçta takımın mağlup olmasına neden olan hatalar yapan Hasan Üçüncü&#8217;ye olan kızgınlığını, maçtan sonraki ilk antrenmanda kendisinden çıkarır. <strong>&#8220;<em>Günaydın Hocam&#8221;</em></strong> diyen Hasan Üçüncü&#8217;ye; &#8220;<strong><em>Bana günaydın deme Hasan, futbolu bıraktım hocam de.</em></strong>&#8221; diye cevap verir.<a href="https://eksisozluk1999.com/biri/t-sat" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a href="https://eksisozluk1999.com/biri/peleray" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Konuşmalarında dünyaca ünlü filozof ve düşünürlerden örneklemeler yapar.  &#8220;Diyojen der ki, mantığın şu kuramına göre&#8230;&#8221; diyerek başlayan futbol dahisi&#8230; Okumayı ve araştırmayı çok sever. Galatasaray&#8217;da teknik direktörlük yaptığı dönemde, yaptığı taktik çalışmasını anlamayan dönemin ünlü oyuncusuna çantasından çıkardığı kitabı vererek okumasını ve sonra gelmesini söyleyen teknik adam.<a href="https://eksisozluk1999.com/biri/lifor" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özkan Sümer, çok sıra dışı bir karakterdir. Pek çok teknik direktörün yapmaya cesaret edemeyeceği işleri yapmasıyla meşhurdur. Mesela Trabzonspor&#8217;un fırtına gibi estiği dönemlerde bir maçta oyuncu değişikliği yapmış, oyuna giren futbolcuya da çok önemli bir görev vermiştir. Son oyuncu değiştirme hakkını bu oyuncudan yana kullanan Özkan Hoca, söylediği yapmayan oyuncusuna öfkelenir ve takımı bir kişi eksik oynatmayı göze alarak, oyuna soktuğu oyuncuyu, dışarı alır ve takımı maçı on kişi olarak tamamlar. Bu örnek belki de dünyada tektir. </li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-15-ozkan-sumer-21778/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB İYİ PARTİ GRUBU&#8217;NDA BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM ÖZKAN VE 5 BELEDİYE MECLİS ÜYESİ, İSTİFA ETTİ&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ibb-iyi-parti-grubunda-baskan-vekili-ibrahim-ozkan-ve-5-belediye-meclis-uyesi-istifa-etti-21782/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ibb-iyi-parti-grubunda-baskan-vekili-ibrahim-ozkan-ve-5-belediye-meclis-uyesi-istifa-etti-21782/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 20:14:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[İBB İYİ Parti Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim özkan]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ Parti]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ Parti&#039;de İstifalar Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Meral Akşener]]></category>
		<category><![CDATA[Millet İttifakı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21782</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ibrahim-Ozkan.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="İbrahim Özkan" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ibrahim-Ozkan.jpg 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/12/Ibrahim-Ozkan-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" title="İBB İYİ PARTİ GRUBU&#039;NDA BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM ÖZKAN VE 5 BELEDİYE MECLİS ÜYESİ, İSTİFA ETTİ... 25"></div>İYİ Parti İBB Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medya hesabından 5 belediye meclisi üyesiyle beraber istifa ettiğini duyurdu. İYİ Parti&#8217;de sular durulmuyor&#8230; İYİ Parti&#8217;de yaşanan ve büyüyen ittifak tartışmaları sonucu yaşanan istifa krizi, bu kez İBB Meclisi&#8217;ne yansıdı. İYİ Parti İBB Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 5 belediye meclisi üyesiyle beraber&#160;istifa&#160;ettiğini&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">İYİ Parti İBB Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medya hesabından 5 belediye meclisi üyesiyle beraber istifa ettiğini duyurdu.</h3>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/12/17/2152601/kapak_153954.jpg" alt="Son Dakika: İbrahim Özkan ve 5 İYİ Partili belediye meclisi üyesi istifa etti!" title="İBB İYİ PARTİ GRUBU&#039;NDA BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM ÖZKAN VE 5 BELEDİYE MECLİS ÜYESİ, İSTİFA ETTİ... 26"></figure>



<p>İYİ Parti&#8217;de sular durulmuyor&#8230; İYİ Parti&#8217;de yaşanan ve büyüyen ittifak tartışmaları sonucu yaşanan istifa krizi, bu kez İBB Meclisi&#8217;ne yansıdı. İYİ Parti İBB Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 5 belediye meclisi üyesiyle beraber&nbsp;istifa&nbsp;ettiğini duyurdu.</p>



<p>Özkan&#8217;ın duyurusu şu şekilde:&nbsp;</p>



<p>&#8220;Kamuoyunun Dikkatine;</p>



<p>4 Aralık 2023 tarihinde toplanan İYİ Parti Genel İdare Kurulu, 2024 yerel seçimlerine kendi adaylarıyla girme kararı aldı. ‘Hür ve müstakil’ kararına gerekçe olarak da bir üçüncü seçeneğe ihtiyaç olması gösterildi.</p>



<p>Biz bu karara saygı duymakla beraber, İstanbul ve Ankara’da işbirliğinin devam etmesi yönünde görüş bildirdik. Çünkü 2019 yılı yerel seçimlerinde,</p>



<p>25 yılın üzerine İstanbul ve Ankara alınmıştı. Bu hem muhalefet için hem de oy veren halkımız için önemli bir motivasyon olmuştu.</p>



<p>İlkeli siyaset, özü sözü bir, olmayı samimi ve açık fikirli olmayı gerektirir. Söylem ve eylemleriniz güven vermiyorsa orada ilkeli siyasetten bahsedemeyiz. 1 yıl öncesine kadar Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiğimiz kişiler için bugün “belediyeleri yönetemezler” demek, ilkeli siyasete yakışmamakta, millete güven vermemektedir.</p>



<p>Biz daima ülkemizin ve milletimizin menfaatlerinin yanında olduk. Ülkemizi tek adama mahkum etmek isteyen sistemin karşısında durduk. Demokrasinin sağlıklı işlemediği, sosyal medya paylaşımlarının bile topluca yapılmaya itildiği bir yerde durmak, kayıpları anayasa değişikliğine kadar gidebilecek bu sürece daha fazla katkı sunmak istemiyoruz.</p>



<p>Ülkemiz menfaatleri için, Türkiye’nin kalbi İstanbulumuz için ortak bir karar imza atıyor, ‘hür ve müstakil’ olarak İYİ Parti’den istifa ediyoruz.</p>



<p>Bize istifa etmekten başka bir yol bırakmayan bu süreci noktaladığımızı ve İBB Meclisinde yolumuza bundan sonra bağımsız olarak devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p>



<p>Bora Kılıç</p>



<p>İbrahim Özkan</p>



<p>Oğuz Sarul</p>



<p>Sinan Gümüş</p>



<p>Uluer Kaya</p>



<p>Yakup Fındık</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ibb-iyi-parti-grubunda-baskan-vekili-ibrahim-ozkan-ve-5-belediye-meclis-uyesi-istifa-etti-21782/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TRABZON&#8217;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU</title>
		<link>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-14-kasif-kozinoglu-20599/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-14-kasif-kozinoglu-20599/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Nov 2023 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TRABZON'DAN ÇIKAN HAYATLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=20599</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="960" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/11/Kasif-Kozinoglu.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Kaşif Kozinoğlu" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/11/Kasif-Kozinoglu.jpg 960w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/11/Kasif-Kozinoglu-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 27"></div>BİYOGRAFİ &#124; Bordo&#8217;yu Mavi ile Buluşturan; Bordo-Mavi Yapan Adam: Kâşif KOZİNOĞLU KARDAK krizinde, botlarla çıktığı seferde Türk kayalıklarını Yunanlıların elinden alan bordo berelilerden biriydi.Doğu Türkistan&#8217;da Uygurların yanında o vardı, adı İSYAN&#8217;dı. Afganistan&#8217;da adı KARTAL’dı.Türk General Raşit Dostum&#8217;u savunma bakanı yaptırdı.Azerbaycan&#8217;da adı KÖROĞLU’ydu.Azerbaycan Ordusu&#8217;nun kurulmasında, Ermenilerle mücadelede ön saflardaydı. Onun Türk istihbaratındaki adı HAYALET idi. Sırp&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">BİYOGRAFİ | Bordo&#8217;yu Mavi ile Buluşturan; Bordo-Mavi Yapan Adam: Kâşif KOZİNOĞLU</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/03/kasif-kozinoglu-961471.png" alt="kasif kozinoglu 961471" class="wp-image-20601" width="809" height="489" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 28"><figcaption class="wp-element-caption"><strong><em>Derleyen: Mehmet Fatih KÖROĞLU</em></strong></figcaption></figure>



<h5 class="wp-block-heading">KARDAK krizinde, botlarla çıktığı seferde Türk kayalıklarını Yunanlıların elinden alan bordo berelilerden biriydi.<br>Doğu Türkistan&#8217;da Uygurların yanında o vardı, adı İSYAN&#8217;dı.                                                         Afganistan&#8217;da adı KARTAL’dı.<br>Türk General Raşit Dostum&#8217;u savunma bakanı yaptırdı.<br>Azerbaycan&#8217;da adı KÖROĞLU’ydu.<br>Azerbaycan Ordusu&#8217;nun kurulmasında, Ermenilerle mücadelede ön saflardaydı. Onun Türk istihbaratındaki adı HAYALET idi. </h5>



<h5 class="wp-block-heading">Sırp katliamlarının önüne geçmek için Bosnalıları eğiten ve direnişi örgütleyen KEMAL KAHRAMANOĞLU&#8217;ydu. </h5>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-14.png" alt="image 14" class="wp-image-21695" width="807" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 29"></figure>



<p><strong>Kaşif Kozinoğlu (1 Ağustos 1955/Trabzon &#8211; 13 Kasım 2011/İstanbul), Türk asker ve Millî İstihbarat Teşkilatı Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı.</strong></p>



<p>1976 yılında&nbsp;Kara Harp Okulu&#8217;ndan mezun olan <strong>Kozinoğlu</strong>, 1980 yılında&nbsp;<strong>Özel Harp Dairesi</strong>&#8216;nde göreve başladı. 1995 yılına kadar&nbsp;<strong>Özel Kuvvetler Komutanlığı</strong>&#8216;nın <strong>Tim Komutanlığı</strong>&#8216;nda<strong> İstihbarat Subaylığı</strong>, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı&#8217;nda görev yaptı. 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı&#8217;ndan kendi isteğiyle emekli olup,&nbsp;<strong>Millî İstihbarat Teşkilatı</strong>&#8216;na girdi. Ordu&#8217;da özel harp dairesinde binbaşı rütbesiyle görev yaparken, <strong>Orta Asya</strong>&#8216;dan sorumluydu.</p>



<p><strong>Suriye,&nbsp;Bosna-Hersek</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Afganistan</strong>&#8216;da da görev yapan <strong>Kozinoğlu</strong>, Eylül 2010&#8217;da müsteşar <strong>Dr.&nbsp;Hakan Fidan</strong>&#8216;ın talimatıyla <strong>&#8220;Baş Müşavir&#8221;</strong> sıfatıyla <strong>Asya Bölgesi</strong>&#8216;ne atandı. Bu tarihten itibaren de 5 defa yurt dışı görevine gönderildi. En son 9 Mart&#8217;ta görevinden dönen <strong>Kozinoğlu</strong>&#8216;nun, Mayıs 2004&#8217;te&nbsp;<strong>Alaattin Çakıcı</strong>&#8216;nın yurt dışına kaçışı olayında <strong>Çakıcı</strong>&#8216;nın, yakın adamları ile telefon görüşmesi yaptığının ortaya çıkarılmasından ötürü ifadesine başvuruldu ve davası devam ederken 13 Kasım 2011&#8217;de&nbsp;<strong>Silivri Cezaevi</strong>&#8216;nde öldü.&nbsp;<strong>Ümraniye Kocatepe Mezarlığı</strong>&#8216;nda toprağa verildi.</p>



<h1 class="wp-block-heading">***</h1>



<h3 class="wp-block-heading">KENDİ İFADESİYLE, KÂŞİF KOZİNOĞLU KİMDİR?</h3>



<p><strong>Kâşif Kozinoğlu, 10 Mart 2011 günü yurt dışındaki görev yerinden dönerek; dönemin Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz&#8217;e verdiği ifadesinde, özgeçmişini şöyle anlatmıştır:</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong><em>“1976 yılında Harp Okulu’ndan mezun oldum. İlk kıtam Eğirdir Dağ Komando Okulu’na geldim. 1980 yılında Özel Harp Dairesi’nde göreve başladım. Öncede burada aday olarak başladım, kurslar bittikten sonra 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Tim Komutanlığı’nda İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’nda görev yaptım. 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’ndan isteğimle emekli olup, MİT’e girdim. Burada sürekli yurt dışı görevlerinde bulundum. Suriye, Bosna Hersek ve Afganistan Bölgesi’nde görev yaptım. Asya Bölgesi’nin tamamı sorumluluk alanımda olduğu için, Orta Asya’dan Çin’e kadar gidip geldim. Son olarak da 2010 yılında Asya Bölge Komutanlığı’ndan geri döndüm. Eylül 2010 yılında yeni Müsteşarımız Sayın Dr. Hakan Fidan’ın talimatıyla Baş Müşavir olarak Asya Bölgesi’ne atandım. Eylül ayından itibaren de 5 defa yurt dışı görevine gönderildim. En son olarak 11 Ocak’ta yurt dışına gönderildim ve 9 Mart’ta bu görevden Türkiye’ye döndüm. İfade vermem gerektiği söylendi ve ifade vermeye geldim.&#8221;</em></strong></p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">***</h3>



<p><strong>Özel</strong>&nbsp;<strong>Kuvvetler</strong>’de iken&nbsp;<strong>Bosna</strong>’da bağımsızlık mücadelesi veren orduyu eğiterek sonrasında&nbsp;<strong>milli istihbarat personeli</strong>&nbsp;olarak&nbsp;<strong>Azerbaycan</strong>’da&nbsp;<strong>Ebufeyz</strong>&nbsp;<strong>Elçibey</strong>’den kalan mirasa sahip çıkmış, ordusunu eğiterek&nbsp;<strong>TSK</strong>’ya bağlı bir damar yaratmış, sonrasında ise başta&nbsp;<strong>Afganistan</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Türk</strong>&nbsp;cumhuriyetlerinde&nbsp;görevine devam ederek, devlete rüştünü ispatlamış bir&nbsp;<strong>eğitim</strong>&nbsp;<strong>subayı</strong>&nbsp;/ istihbaratçıdır.</p>



<p><strong>AKP</strong>&nbsp;dönemine kadar özellikle&nbsp;<strong>Raşid</strong>&nbsp;<strong>Dostum</strong>&nbsp;koordinasyonu ile birlikte&nbsp;<strong>Afganistan</strong>&nbsp;gibi&nbsp;<strong>ABD</strong>’nin bile etkin olmakta zorlandığı, zayıf kaldığı coğrafyada, hem <strong>Taliban</strong> hem <strong>bölgesel </strong><strong>yönetimle</strong>&nbsp;<strong>irtibat</strong> ve <strong>ittifak</strong>&nbsp;sağlayabilmiştir.</p>



<p><strong>Afganistan</strong>’daki&nbsp;<strong>Türk</strong>&nbsp;<strong>birliğimizin</strong>&nbsp;selametinde&nbsp;<strong>Kaşif</strong>&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>’nun katkısını&nbsp;<strong>Türkiye</strong>&nbsp;<strong>Cumhuriyeti</strong>’ne hizmet eden kimse inkar edemez:</p>



<p><strong>2003</strong>’ten&nbsp;<strong>2010</strong>’a kadar olan süreci hızlıca geçiyorum. Ama bilmeniz gereken birkaç maddeyi paylaşmak isterim:</p>



<p><strong>1) Orta Asya’daki&nbsp;</strong>görevinin ilk yıllarında bölgedeki cemaat personeli ile irtibat sağlamış ve kimi konularda yardımlarını / desteklerini almıştır. Fakat sonraki yıllarda perde arkasında&nbsp;<strong>CIA’in&nbsp;</strong>onlar üzerinden bölgede yaptığı istihbarat faaliyetlerini tespit etmiş bunları&nbsp;<strong>Yenimahalle</strong>’ye&nbsp;raporlamıştır.</p>



<p><strong>2) AKP yönetimi</strong>&nbsp;ile bölge politikalarında ters düşmüş, destek görememiştir.</p>



<p><strong>2011 yılına</strong>&nbsp;kadar&nbsp;<strong>tek bir fotoğrafı</strong>&nbsp;dahi medyada yayınlanamayan üst düzey istihbarat eğitimcisi, köprü personeli, nasıl oldu da&nbsp;<strong>2011</strong>&nbsp;yılında&nbsp;<strong>bir ay içinde</strong>&nbsp;topun ağzına geldi?</p>



<p><strong>Milli İstihbarat Teşkilatı</strong>’ndaki çalışma sistemi,&nbsp;<strong>Emniyet</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Genelkurmay İstihbarat</strong>&nbsp;<strong>Dairesi</strong>’nden farklı olarak ekip, kadro sistemine dayalı, daha bağımsız, özerk ve çoğu zaman kurum içi kadro ekiplerin birbirlerini tasfiyeye zorlayan bir sistemdir.</p>



<p>Bunda&nbsp;<strong>MİT</strong>’in hala&nbsp;<strong>dış</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>iç</strong>&nbsp;<strong>istihbarat</strong>&nbsp;olarak yapılandırılamaması çok daha önemlisi, bunun&nbsp;<strong>yasa</strong>&nbsp;/ yönerge vs. ile&nbsp;<strong>sınırlarının</strong>&nbsp;çizilememesinin payı büyüktür.</p>



<p><strong>Kaşif</strong>&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>’nun&nbsp;<strong>AKP</strong>&nbsp;iktidarında yaşadığı sorunlar,&nbsp;<strong>Türkiye</strong>’deki kadrosundan kendine ulaştırılan “<strong><em>Recep Tayyip Erdoğan’ın İsviçre hesapları vs. ile ilgili belgelerle</em>” </strong>farklı bir boyut kazandı.</p>



<p>Bunları yayınlayacağından emin olduğu,&nbsp;<strong>Soner</strong>&nbsp;<strong>Yalçın</strong>’ın “Oda TV”sine sızdırdığı iddiası sonunun başlangıcı olsa da&nbsp;<strong>tasfiyesinin</strong>&nbsp;temel sebebi değildir.</p>



<p><strong>Kaşif</strong>&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>’nun tasfiye edilmesinin temel sebebi, birilerinin onu&nbsp;<strong>Milli İstihbarat Teşkilatı</strong>’nda kendine rakip, yönetime aday görmesidir.</p>



<p>Lafı hiç dolandırmadan söylüyorum arkadaşlar.</p>



<p><strong>Kozinoğlu</strong>’na kim “<strong>tutuklanmayacaksın, Türkiye’ye gel</strong>” sözü, garantisi verdiyse fail odur.</p>



<p>Bir noktada&nbsp;<strong>Kaşif</strong>&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>&nbsp;suikastı, merhum&nbsp;<strong>Necip</strong>&nbsp;<strong>Hablemitoğlu</strong>&nbsp;suikastına benzer.</p>



<p>İkisi de&nbsp;<strong>teşkilatın</strong>&nbsp;iç hesaplaşmasıdır.</p>



<p>Doğrudur,&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>’nun cemaate yönelik iktidarı, <strong>Türkiye’yi</strong>&nbsp;uyaran mektupları mevcuttur. Lakin&nbsp;<strong>Kozinoğlu,</strong>&nbsp;cemaatin tasfiye edemeyeceği kadar büyük ve derin bir isimdir.</p>



<p><strong>Kaşif</strong>&nbsp;<strong>Kozinoğlu</strong>’nun yazdığı mektuplar için okumanız gereken kaynak budur:&nbsp;</p>



<p><em>(<u>http://m.babil.com/kasif-kozinoglunun-mezara-goturmedigi-sirlar-kitabi-ergun-gedek?gclid=CJPr-qGjqcgCFaINcwod9xQByQ)</u></em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-30.png" alt="image 30" class="wp-image-20883" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 30" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-30.png 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-30-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>MAK’IN KURUCULARI ARASINDA</strong></p>



<p>1980&nbsp;yılında&nbsp;Özel Harp Dairesi‘nde göreve başladı. 1992 yılında Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı adını aldı. 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın istihbarat ve eğitim ile ilgili bölümlerinde görev yaptı. Özel Kuvvetlerin bir kolu olan kısa adı MAK olan Muharebe Arama Kurtarma Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı.</p>



<p><strong>ASYA BÖLGESİNE ATANDI</strong></p>



<p>1995&nbsp;yılında emekli olup&nbsp;<strong>MİT</strong>‘e girdi. Suriye,&nbsp;<strong>Bosna-Hersek</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Afganistan</strong>&nbsp;bölgesinde görev yaptı. <strong>Asya Bölgesi</strong>&#8216;nin tamamı sorumluluk alanında olduğu için <strong>Orta Asya</strong>’dan&nbsp;<strong>Çin</strong>‘e kadar gidip geldi.&nbsp;<strong>2010</strong>&nbsp;yılının <strong>Eylül</strong> ayında&nbsp;<strong>MİT</strong>&nbsp;<strong>Müsteşarı&nbsp;Hakan Fidan</strong>‘ın talimatıyla <strong>Baş Müşavir</strong> olarak <strong>Asya Bölgesi</strong>&#8216;ne atandı. <strong>Eylül</strong> ayından itibaren de 5 kez yurt dışı görevine gönderildi.</p>



<p><strong>ODA TV SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI</strong></p>



<p>Kaşif Kozinoğlu, 11 Ocak&nbsp;2011&nbsp;tarihinde yine görevli olarak yurt dışına gönderildi ve 9 Mart 2011 tarihinde görevden döndü. 10 Mart 2011 günü Ergenekon Savcısı&nbsp;Zekeriya Öz‘e ifade verdikten sonra Ergenekon davası kapsamında ve ODA TV soruşturması kapsamında gizli devlet belgelerini sızdırdığı gerekçesiyle mahkeme tarafından tutuklanarak&nbsp;Silivri‘deki cezaevine konuldu.</p>



<p><strong>CEZAEVİNDE ŞÜPHELİ BİR ŞEKİLDE ÖLDÜ</strong></p>



<p>12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde kaldığı odada fenalaştı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Kâşif Kozinoğlu, 13 Kasım 2011 tarihinde 56 yaşında iken İstanbul, Silivri Cezaevi’nde kalp krizinden vefat etti. Kâşif Kozinoğlu, ölmeseydi 22 Kasım 2011 tarihinde ilk duruşmasına çıkacak idi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">BOSNA&#8217;DA KEMAL KAHRAMANOĞLU</h3>



<h5 class="wp-block-heading">Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun yazdığı ve kendisine verdiği mektubu açıkladı. <strong><em>25 Aralık Pazartesi 2017 ODA TV</em></strong></h5>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="701" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-29.png" alt="image 29" class="wp-image-20882" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 31" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-29.png 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/04/image-29-768x421.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Oğuzhan Uğur, “babala” adlı youtube kanalında, Kaşif Kozinoğlu’nun Bosna’daki daha önce gündeme gelmeyen gizli görevini anlattı.</h3>



<p><strong>Kâşif Kozinoğlu</strong>&#8216;nun cezaevindeki koğuş arkadaşı <strong>Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’</strong>un oğlu, İnternet Televizyonu <strong>Babala TV</strong>&#8216;nin sahibi<strong> Oğuzhan Uğur</strong>; <strong>Oda TV</strong> davasında yargılanırken, savunma yapamadan cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT Asya sorumlusu&nbsp;<strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun kendisine verdiği mektubu açıkladı.</p>



<p><strong>Oğuzhan Uğur</strong>, “<strong>babala TV</strong>” adlı<strong> Youtube </strong>kanalında, <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun Bosna’daki daha önce gündeme gelmeyen gizli görevini anlattı.</p>



<p><em><strong>“Bosnalılar, Sırp sniperlar tarafından avlanıyorlar. Kim müsaade etti buna. O zamanın Cumhurbaşkanı rahmetli İzzetbegoviç, Türkiye’den yardım istiyor</strong></em>” diyen <strong>Oğuzhan</strong> <strong>Uğur</strong> şunları söyledi:</p>



<p><strong>“TÜRK SUBAYI KİM; KEMAL KAHRAMANOĞLU”</strong></p>



<p>“Türkiye göndersin tabi uçaklarını, tanklarını Sırpların üzerine öyle bir şey var mı? Begoviç çok akıllı bir adam, biliyor ki Türkiye uçak, tank göndermez, biz de snipera karşılık sniperla karşılık verelim, ama bölgede sniper yok, sniper eğitmek kolay mı? ‘Bizim de sniper timleri kurmamız lazım’ diyor ve Türkiye’den bu konuda yardım istiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tabi ki buna kayıtsız kalmıyor. Kendini çeşitli görevlerde kanıtlamış kahraman bir Türk subayını görevlendiriyor.&nbsp;<strong>Türk subayı kim; Kemal Kahramanoğlu. Girip bakın Google’a, kesinlikle bulamayacaksınız. Çünkü onun gerçek adı Kaşif Kozinoğlu’ydu.&nbsp;</strong>MİT’in dış operasyonlar sorumlusu. Türkiye Cumhuriyeti onu uçakla Bosna yakınlarında bırakıyor paraşütle, o inip Bosna köylülerini bulup eğitmeye başlıyor.”</p>



<p><strong>“YAŞANMIŞ ŞEYLER İYİ ANLATILIR UNUTMA!”</strong></p>



<p>Oğuzhan Uğur, “Kaşif Kozinoğlu, yaşadığı bu Bosna hikayesini kendi el yazısıyla kağıtlara yazıp bana teslim etti” diyerek şöyle devam etti:</p>



<p>“28 Mayıs 2011’de, Silivri’de gece tam 01:30’da yazmış. Hayatın gerçeği şudur, güçlü olan zayıfı daima ezer. Adalet ise arada sırada da olsa tecelli eder. Amcan K.K. Yaşanmış şeyler iyi anlatılır unutma! Bir gün ölürsem eğer bunu sen anlatacaksın gelecek nesillere demişti. Allah geçinden versin canım, Kaşif Kozinoğlu, dağ gibi bir adam, ölürsen ne demek. Bunu bana verdikten kısa bir süre sonra rahmetli oldu.”</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-gomme-tutucu wp-block-embed-gomme-tutucu"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-20599-2" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://cdn.odatv4.com/images/2017_12/2017_12_25/video_8f3b0.mp4?_=2" /><a href="https://cdn.odatv4.com/images/2017_12/2017_12_25/video_8f3b0.mp4" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://cdn.odatv4.com/images/2017_12/2017_12_25/video_8f3b0.mp4</a></video></div>
</div></figure>



<p><strong>İŞTE HAKKINDAKİ İDDİALAR</strong></p>



<p><strong>Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür</strong>, sahibi olduğu iddia edilen <strong>atin.org</strong> adlı sitede sık sık <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nu hedef aldı. <strong>Kozinoğlu</strong>’nun adını Yavuz Ataç, Orhan Çoban gibi isimlerle sık sık geçirdi. Rakiptiler.</p>



<p><strong>Kozinoğlu</strong>, <strong>Doğu Perinçek</strong>&#8216;in ekibinden olan <strong>Aydınlıkçılar</strong>’ın da hedefindeydi. Buna göre; dönemin<strong> İşçi Partisi</strong> (isim değiştirerek Vatan Partisi oldu) <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun da içinde bulunduğu bir ekibin <strong>Doğu Perinçek</strong>’e suikast planladığını 90’lı yılların sonlarında gündeme getirdi. Konuyla ilgili suç duyurularında bulunuldu.</p>



<p>2004 yılında hakkında hazırlanan iddianameyle; <strong>Kozinoğlu</strong>’nun <strong>Alaattin Çakıcı</strong>’nın <strong>Karagümrük</strong> baskınıyla ilgili <strong>Yargıtay</strong>’daki davanın geciktirilmesi ya da lehine karar çıkartılması yönünde taleplerde bulunduğu iddia edildi.</p>



<p><strong>Alaattin Çakıcı</strong>’yı tanımadığını söyleyen <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>, bu davadan 5 ay hapis cezası aldı. </p>



<p>Eski <strong>Emniyet Müdürü Hanefi Avcı</strong> da, <strong>Kozinoğlu</strong>’nun ismini <strong>Susurluk Komisyonu</strong>’nda zikretmişti. İşin&nbsp;<strong>“tuhaf”</strong>&nbsp;yanı her iki isim de <strong>Oda TV</strong> iddianamesiyle tutuklandılar!</p>



<p><strong>MİT</strong>’te başkan ve üst makamlara gelebilmek için 4 yıllık bir üniversite bitirmek şart. <strong>Kozinoğlu</strong> 3 yıllık <strong>Harp Okulu</strong>’nu bitirdi. <strong>Taşkent Üniversitesi</strong>’nden aldığı söylenen diplomasının sahte olduğu Nisan 2005 tarihinde ortaya atıldı.</p>



<p>Evet, işte&nbsp;<strong>“çok şey bilen adam”</strong>&nbsp;diye lanse edilen ve 56 yaşında tutukluyken hayatını kaybeden <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun, kendi ağzından ve<strong> Oda TV</strong> ek klasörlerinden yaşam öyküsü böyle…</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-15.png" alt="image 15" class="wp-image-21696" width="810" height="419" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 32"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">AMCASI TUFAN KOZİNOĞLU ANLATTI.</h3>



<h5 class="wp-block-heading">Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi&#8217;nde 13 Kasım 2011 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu hakkında bilinmeyenleri amcası Tufan Kozinoğlu anlattı.</h5>



<p><strong>Trabzon</strong>&#8216;da yayın yapan <strong>Kuzey Ekspres Gazetesi</strong>&#8216;ne konuşan amca <strong>Tufan Kozinoğlu</strong>, Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun ölümünün 40. gün mevlidini okutmak için Trabzon&#8217;a geldiğini belirtti. Amca Tufan Kozinoğlu, kimsenin yeğenine vatan haini demeye hakkı olmadığını belirterek, <em>&#8220;Vatansever bir evladımızı zamansız ve beklenmedik bir şekilde kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Evladımızı kaybedeli 40 gün oldu. 40. gün mevlidini, doğduğu mahalle olan <strong>Erdoğdu Mahallesi Camii&#8217;</strong>nde okutmak ve onu anmak için <strong>Trabzon</strong>&#8216;a geldik.<br>Benim bütün yaşantım bir tarafa, çocuğumuzun ölümünden duyduğum üzüntü bir tarafa, bana en çok dokunan durum; bu çocuk <strong>Trabzon</strong>&#8216;da doğdu, o doğduğunda <strong>Sotka Mahallesi</strong>&#8216;nde oturuyorduk. Kulağına ezanı bir hafız ağabeyimiz vardı o okudu. Ailece çok derin bir üzüntü yaşıyoruz, bu ölüm bizim için zamansız ve beklenmedik oldu&#8221;</em> dedi.<br><strong>&#8220;Kimsenin ona vatan haini demeye hakkı yok&#8221;</strong> diyen <strong>Kozinoğlu</strong> <em>&#8220;Tutuklandığı süre boyunca kendisini Silivri&#8217;de ziyarete gittim. Konuştuk, hapisten çıktığında işine döneceğini, 65 yaşında emekli olacağını düşünüyordu. Emekli olduktan sonra da 4 tane kitap yazmak istiyordu. Yani içerisinde olduğu süreçten alnının akıyla çıkacağından o kadar emindi. Kendinden bu kadar emindi. Çünkü yanlış hiçbir şey yapmadığına inanıyordu. Son görüşmemizde bana, <strong>&#8216;4 sayfalık bir iddianame var, bunun içinde tek doğru olan benim Trabzonlu olduğum&#8217; </strong>demişti. Doğduğu yeri seven, vatanını seven ve vatanı için canla başla çalışan bir insandı. Askeriyede mavi bereliler vardı, bordo bereli özel birlikleri de kendisi kurdu. Burada bir espri var, bordo-mavi olsun istedi, Trabzonspor&#8217;a olan sevgisini böyle gösterdi. Bunu düşünebiliyor musunuz? Özel kuvvetleri o kurdu, hatta oğlunun adını da &#8216;Özel&#8217; koydu. Memleketine ve işine sevdalı bir adamdı</em>&#8221; şeklinde konuştu.<br>Amca Tufan Kozinoğlu, yeğeni ile görevde olduğu süreçte en son 1991 yılında görüştüğünü ve bunun ardından da tutuklandıktan sonra Silivri&#8217;de görüştüğünü belirterek &#8220;Kaşif ile görevde olduğu süreçte en son 1991 yılında görüşmüştüm. Ben Almanya&#8217;da yaşıyorum. Almanya&#8217;ya görevli geldi, bana uğradı, bir yer bulduk, oraya yerleşti. Bir ay sonra a tamamen ortadan kayboldu. Sokakta görse selam dahi vermiyordu. Tutuklandıktan sonra Silivri&#8217;ye onu ziyarete gittiğimde, <strong>&#8216;amca gördün mü, bana diyordun ki oğlum niye arayıp sormuyorsun. Ben sizinle sürekli görüşseydim, benim evi nasıl dağıttıysalar senin evini de öyle dağıtırlardı&#8217;</strong> dedi. Kendi ailesini korumak için bizimle bağlarını tamamen koparmıştı. Devamlı aileden uzak kaldı. Çok nadir telefonla konuşurduk o kadar.<br><strong>AMCASINDAN İNCİR, HAMSİLİ PLAV VE SİMİT İSTEMİŞ</strong><br><strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>&#8216;nun <strong>Trabzon</strong>&#8216;u ve <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;u çok sevdiğini hatırlatan <strong>Tufan Kozinoğlu</strong> <em>&#8220;<strong>Trabzonspor</strong>&#8216;un da üyesiydi. <strong>Trabzonspor</strong>&#8216;un<strong> Rus</strong> takımı <strong>CSK Moskova</strong> ile oynadığı maçın ardından <strong>Silivri</strong>&#8216;ye onu ziyarete gittim. Maçı izleyip izlemediğini sordum. İzlediğini söyledi. Amca dedi,<strong> &#8216;Torosan incir reçeli, hamsili pilav bir de Trabzon simidini o kadar özledim ki</strong>.&#8217; Oraya getirme şansımız yoktu ama &#8216;çıkınca bunları yeriz oğlum&#8217; dedim, ama olmadı&#8221;</em> ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>ÖZBEKİSTAN VE AFGANİSTAN VATANDAŞI</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/11/image-edited.png" alt="image edited" class="wp-image-21753" width="804" height="503" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 33"></figure>



<p><strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>&#8216;nun Uzakdoğu ve Orta Asya&#8217;yı çok iyi bilen bir adam olduğunu da söyleyen amca <strong>Kozinoğlu</strong>, <strong>&#8220;Kendisi Özbekistan vatandaşı ve generalidir. Afganistan vatandaşıdır. Bu payeler sevilen insanlara verilir. Bu bölgelerde ne kadar ve nasıl çalışmış ki oradaki insanlar ona o payeyi vermiş. Tutuklandıktan sonra gazetelerde ve televizyonlarda kendini görünce, ifşa oldu düşüncesiyle, &#8216;İşte ben şimdi öldüm&#8217; dedi&#8221;</strong> ifadesini kullandı.</p>



<p>Kaşif Kozinoğlu’nun amcası Tufan Kozinoğlu, yeğenin ölümü üzerinden geçen 5 yıla rağmen acılarının dün gibi taze olduğunu söyledi. Amca Kozinoğlu, <strong><em>“Biz Karadeniz’in köklü bir ailesiyiz. Amcalarımız, İnönü Savaşları’nda şehit düştü. Kaşif, ülkesi için hizmet eden, milliyetçi, Atatürkçü bir vatanseverdi. Ölümünün arkasında FETÖ’nün olduğu belliydi. Evladımızı suçsuz yere cezaevinde yatırdılar. Silivri’deki koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur bu konuyu defalarca gündeme getirdi. Çok üzgünüz. Amca olarak baba yarısıyım. Kanımı, canımı kaybettim”</em></strong> dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hasan Atilla Uğur: <strong>‘Beni öldürebilirler’</strong></h3>



<p><strong>Silivri Cezaevi’ndeki koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur ise, Kozinoğlu’nun ölümünde FETÖ parmağı olabileceğini belirterek şunları söyledi:</strong></p>



<p><em>“Kaşif ağabey güvenilir bir insandı. 8 ay boyunca aynı koğuşta kaldık. Sürekli olarak ‘Ben neden buradayım’ diye soruyordu. Bunun bir kumpas olduğunu, bir gün&nbsp;son&nbsp;bulacağını anlatmaya çalıştık. Bir keresinde ‘<strong>Ato 2008-2009’da F tipinin yurtdışındaki faaliyetlerini rapor ettim. Beni öldürebilirler’ </strong>demişti. Kaşif ağabeyi görevi başındayken Türkiye’ye çağırıp tutukladılar. Kaşif ağabey, Özel Kuvvetler’de binbaşı rütbesindeyken, MİT’e geçmiş, kurum içinde boğuşa boğuşa yükselmiş biriydi. Orta ve Batı Asya’da koodinatör olarak görev yapmıştı. Son görevi sırasında FETÖ’nün gerçek amacını gördüğünü anlatmıştı. Yurtdışında FETÖ’ye haraç ödemeden kimsenin ihale bile alamadığını söylüyordu. Son görev yerinden Türkiye’ye dönerken FETÖ ile ilgili hazırladığı istihbarat dosyasını eski MİT Müsteşarı Emre Taner’e ilettiğini söylemişti. Kozinoğlu bu raporu gönderdikten sonra hedef tahtasına oturtuldu. Kozinoğlu’nu tutuklayan şahış şu an kaçak olan FETÖ’cü Zekeriya Öz adlı kişidir. Herkes kalp spazmı geçirebilir. Bizlere geçmişte kalp rahatsızlığı olduğunu söylemişti. Kan sulandırıcı ilaç içiyordu. Bilinci açık ve ayakta koğuştan çıkarıldı. Çok kısa süre sonra gardiyanlar yanımıza gelip Kozinoğlu’nun öldüğünü söyledi. Sonradan kamera kayıtlarını izlenmişler. Kalbi durmadığı halde kalp masajı yapıldığı söylendi. Rahmetli, FETÖ’cülerin hedefindeydi. Kendisi tek bir duruşmaya bile çıkamadan yaşamını kaybetti. Bu cinayetin failli bellidir.”</em></p>



<h3 class="wp-block-heading">Hasan Ataman Yıldırım: <strong>‘Ölümü şüphelidir’</strong></h3>



<p><strong>Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalan bir diğer isim, Hasan Ataman Yıldırım ise şu iddiaları dile getirdi:</strong></p>



<p><em>“Kaşif Bey, FETÖ’nün hedefindeydi. Orta Asya’daki FETÖ yapılanmanın illegal işlerini rapor edince hedef tahtasına oturtuldu. Kendisi de FETÖ’nün hedefinde olduğunu biliyordu. Hakkında arama kararını duyunca MİT Müsteşarı Fidan ile görüşüyor. Hakan Fidan kendisine ‘Tutuklama olmayacak, sadece ifadeniz alınacak’ demiş. Kozinoğlu’nun ifadesini alan kişi Zekeriya Öz adlı şahıs. Kozinoğlu’nun ölümü şüphelidir. Ölümünden yaklaşık 10 yıl önce ‘Kırık Kalp Sendromu’ nedeniyle kalp krizi geçirdiğini söylemişti. Ancak ilk kriz sırasında anjiyo yaptırmamış. Kaşif Bey, rahatsızlandığında koğuştan yürüyerek çıkacak durumdaydı. Kozinoğlu’nu hastaneye götürmek için gelen ambulansta doktor olmadığı, teknisyen bulunduğu ve kalbi durmadığı halde kalp masajı yapıldığı bilgisine ulaştık. Kaşif Bey’den bir gece önce de Atilla rahatsızlanmıştı. FETÖ belki de Kaşif Bey’i hastaneye yetiştirecek ambulansı kasıtlı olarak doktorsuz göndermiş olabilir.”</em></p>



<h3 class="wp-block-heading">FETÖ Çatı İddianamesi: &#8216;<strong>İntikam senaryosu kuruldu</strong>&#8216;</h3>



<p><strong>Kozinoğlu</strong>’nun ölümüyle ilgili <strong>FETÖ Çatı İddianamesi</strong>&#8216;nde ilginç iddialara yer veriliyor. <strong>“MİT Görevlisinin Ölümü”</strong> başlıklı bölümde şu iddialar öne sürülüyor:<br><br><em>“OdaTV davasında casusluk yaptığı iddia edilerek Kaşif Kozinoğlu, 10.03.2011 günü tutuklanmış ve devletine yıllarca fedakar şekilde hizmet ettiği için kırık kalp sendromuna yakalanmıştır. Kozinoğlu 12.11.2011 günü tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Casusluk suçu ile Kaşif Kozinoğlu’nun uzaktan yakından ilgisi yoktur. Dava tamamen FETÖ’nün intikam için kurduğu senaryodur. Orta Asya’da FETÖ’nün okullarının ülke yararına çalışmadığını ve cemaatin&nbsp;eğitim&nbsp;faaliyetinin devletin lehine olmadığını, bu yapının şirket,&nbsp;okul&nbsp;ve mensuplarının etkinlik ve ilişkilerinin ülkemize hiçbir katkı sağlamadığını görerek istihbarı çalışma yürüten Kaşif Kozinoğlu örgütün hedefi haline gelmiştir. FETÖ, gaddarca ve ondan intikam almak için suç ve soruşturma uydurmuştur. Uygulanan haksızlık sonucu kırık kalp sendromu geçirerek ölmüştür.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-16.png" alt="image 16" class="wp-image-21697" width="807" height="303" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -14- Kâşif KOZİNOĞLU 34" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-16.png 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-16-768x288.png 768w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Türk Özel Kuvvetleri Komutanlığı Azerbaycan’da. Fotoğrafta Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, Özel Kuvvetler Komutanı Kemal Yılmaz Paşa ve efsane istihbaratçı Kaşif Kozinoğlu ile eğitilen Azerbaycan askerleri var.</strong></figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Hikmet Çiçek yazdı ODA TV</h3>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>12 Kasım 2019 Salı / Hikmet ÇİÇEK ODA TV</strong></h3>



<p>MİT Orta Asya şefi Kâşif Kozinoğlu, bundan tam 8 yıl önce 13 Kasım 2011 günü Silivri Cezaevi&#8217;nde kuşkulu bir biçimde hayatını kaybetti. Kozinoğlu, Oda TV tertibi kapsamında tutuklanmıştı.</p>



<p>Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov, Kaşif Kozinoğlu&#8217;nu &#8220;<strong>oğlum</strong>&#8221; diye hitap edecek kadar çok severdi. Birçok konuda ona fikir danışır, düşüncelerini önemserdi. Kozinoğlu&#8217;nun tutuklandığını duyunca akıl erdiremedi, çok öfkelendi. Nasıl olur da &#8220;oğlum&#8221; dediği bu MİT görevlisi tutuklanırdı?</p>



<p><strong>KİM BU KOZİNOĞLU</strong></p>



<p>1955 doğumlu, Trabzonlu olan Kâşif Kozinoğlu 1976&#8217;da Harp Okulu&#8217;ndan mezun oldu. 1980 yılında başladığı Özel Kuvvetler görevindeyken çeşitli kurslar gördü, sonraları bunların eğitimini verdi ve çeşitli görevlerde bulundu.<strong>&nbsp;</strong>1995 yılında MİT&#8217;ten gelen talep üzerine, kendi isteğiyle piyade binbaşı rütbesindeyken istifa ederek emekli oldu ve MİT&#8217;e geçti.</p>



<p>Uzun süreler Suriye, Bosna Hersek, Azerbaycan, Afganistan başta olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde çeşitli görevlerin yanında Bosna&#8217;da yaptığı hizmetlerinden sonra bir kışlaya Kâşif Kozinoğlu adı verildi. Son görevi ise MİT Orta Asya baş müşavirliğiydi.</p>



<p><strong>O OKULLARI KOZİNOĞLU KAPATTIRDI</strong></p>



<p>Özbekistan, Türk cumhuriyetleri içinde<strong>&nbsp;&#8220;FETÖ okullarına&#8221;</strong>&nbsp;karşı en sert tutumu alan devletti. Bu okulları yasadışı faaliyetlerinden dolayı kapatmıştı.</p>



<p>Emniyet ve istihbarat kurumları içinde yuvalanmış FETÖ elemanlarına göre nedeni Kaşif Kozinoğlu&#8217;ydu!</p>



<p>10 Mart 2011 günü, özel yetkili savcı Zekeriya Öz&#8217;e verdiği ifadede,&nbsp;<strong>&#8220;İrtica benim görev alanım değildir. Görevim de değildir&#8221;&nbsp;</strong>demesine rağmen Kozinoğlu FETÖ’nün hedefi oluyordu.</p>



<p>Hayatında Rusya&#8217;ya hiç gitmediği, buranın görev bölgesi olmadığı halde Kozinoğlu, Odatv soruşturmasında, Rusya&#8217;daki cemaat operasyonları hakkında belge sızdırmakla suçlanıyordu.</p>



<p><strong>BELGEYE BAK</strong></p>



<p>&#8220;<strong>Belge</strong>&#8221; denilen &#8220;<strong>Koz</strong>&#8221; adı verilmiş dijital bir word sayfasından ibaretti.</p>



<p>Sayfada şunlar yazılıydı:</p>



<p><strong>&#8220;Rusya ve Özbekistan&#8217;daki cemaat operasyonları hakkında Kozinoğlu&#8217;ndan gelen belgeleri mutlaka gündeme taşıyalım. Kozinoğlu&#8217;ndan gelen diğer belgeleri de değerlendirelim.&#8221;</strong></p>



<p>Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun tutuklanması için bu sözde belge kanıt olarak gösterildi.</p>



<p>İşte böyle bir kişinin, adını Afganistan&#8217;da görev yaparken duyduğu, iktidara karşı sert muhalefet yapan bir haber sitesine, Odatv’ye hem de kendi adıyla belge gönderdiğine inanmamız isteniyordu!</p>



<p><strong>MİT: KOZİNOĞLU GÖNDEREMEZ</strong></p>



<p>Kaldı ki, Kozinoğlu&#8217;nun Odatv&#8217;ye ya da Soner Yalçın&#8217;a gönderdiği iddia edilen belgeler onun görev alanıyla ilgili değildi. Kozinoğlu, savcı Zekeriya Öz&#8217;ün sorusuna şöyle cevap veriyordu:</p>



<p><strong>&#8220;Benim elimde Afganistan ve Pakistan bölgelerine ait belgeler vardır. O bölgede çalıştığım için. Bizde kompartımasyon sistemi vardır, başka odalara gidip belge alamam, o belgeler nereden çıktıysa yazıcısı bellidir. Her koridorda kamera vardır, bizim koridorlara girmemiz yasaktır. Ayrı bir birimdir, birimler arası geçiş yasaktır.&#8221;</strong></p>



<p>Kozinoğlu&#8217;nun avukatlarının bilgi talebi dilekçesine MİT&#8217;ten gelen, Odatv iddianamesinin ek klasörlerinde bulunan resmi yanıt bunu doğruluyor. MİT cevabında şöyle deniliyor:</p>



<p>&#8220;Müsteşarlığımız bilgi sistemlerinde kullanıcılar, bulunduğu hiyerarşi ve çalıştığı birim kapsamında sadece iş kuralları dâhilinde yetkili oldukları yazılar ile dosyalar içerisindeki dokümanlara erişebilmektedirler. Söz konusu sistemlerdeki erişim kayıt altına alınmaktadır.</p>



<p><strong>&#8220;Bu kapsamda, Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı emrinde görevli olmayan Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun, bu Başkanlığa ait yetkili olmadığı herhangi bir dokümana Müsteşarlık bilgi sistemlerinden erişim imkanı bulunmamaktadır.&#8221;</strong></p>



<p><strong>MİT&#8217;TE ASKER İSTEMİYORLAR</strong></p>



<p>Kaşif Kozinoğlu, MİT&#8217;teki değişimden büyük rahatsızlık duyuyordu.&nbsp;<strong>&#8220;MİT&#8217;te asker bırakmayacaklar&#8221;</strong>&nbsp;diyordu. Müsteşar değişince emekliliğini istedi. Ancak yeni müsteşar Hakan Fidan bunu kabul etmedi.&nbsp;<strong>&#8220;Sen bize Orta Asya&#8217;da çok lazımsın&#8221;</strong>&nbsp;diyordu. 2010 yılının Eylül ayında Asya bölgesine Başmüşavir olarak atandı.</p>



<p><strong>FİDAN&#8217;LA NEREDE TANIŞTI</strong></p>



<p>Kozinoğlu&#8217;nun Hakan Fidan&#8217;la tanışmaları çok daha eskilere<strong>&nbsp;&#8220;Binbaşı Kaşif&#8221;&nbsp;</strong>olduğu zamana dayanıyor. Kozinoğlu, savcı Öz&#8217;ün kendisi gibi emekli ÖKK subayı ve o dönemde Ergenekon tutuklusu olan değerli arkadaşım Levent Göktaş&#8217;la ilgili soruya şu yanıtı veriyordu:</p>



<p><strong>&#8220;Mustafa Levent Göktaş benim rütbe olarak altımda çalıştı. Özel Kuvvetlere gelenlere eğitim veriyordu. Bir dönem de Azerbaycan ordusunu eğitmeye gittiğimizde orada da kendisi subaydı. Grubun içinde eğitmendi&#8230; Emir komuta bende olduğu için aramızda herhangi bir güç mücadelesi de olması söz konusu değildir.&#8221;</strong></p>



<p>İki ÖKK subayının Azerbaycan&#8217;da olduğu tarih 1992.<br>İfadede olmayan, Aydınlık&#8217;a ulaşan bir iddiayı da soru sorarak biz ekleyelim.<br>Hakan Fidan da orada mıydı? Tanışmaları da oradan mıydı?<br>İlişkileri nasıldı, bilemiyoruz. Ancak samimi olduklarını söyleyen kimseye rastlamadık!</p>



<p><strong>MEHMET EYMÜR’LE İLİŞKİ</strong></p>



<p>Fidan&#8217;la ilişkisini bilemiyoruz fakat Mehmet Eymür&#8217;le nasıl olduğunu biliyoruz!</p>



<p>Eymür&#8217;ün MİT içinde düşmanca tutum aldığı, sürekli suçladığı kişilerin başında eski Müsteşar Senkal Atasagun geliyorsa, ikincisi Kozinoğlu&#8217;dur. ABD&#8217;ye kaçtıktan sonra faaliyete geçirdiği ATİN sitesinde, muhtemelen kendisinin yazdığı,&nbsp;<strong>&#8220;MİT personelinden acı itiraflar&#8221;</strong>&nbsp;başlıklı bir mektup yayınlamış ve burada Kozinoğlu&#8217;ndan&nbsp;<strong>&#8220;Teşkilatın Yeşil&#8217;i&#8221;</strong>&nbsp;diye söz etmişti.</p>



<p>10 Mart 2011 günü Kozinoğlu&#8217;nu,<strong>&nbsp;&#8220;Silahlı terör örgütüne üye olma&#8221;</strong>&nbsp;iddiasıyla ve<strong>&nbsp;“kaçma şüphesi olduğu”&nbsp;</strong>gerekçesiyle tutuklayan yargıç Resul Çakır,&nbsp; Odatv ve Şike kumpaslarının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı iken, 2011 yılında Yargıtay üyeliğine seçilmişti. Çakır, 16 Temmuz 2016 akşamı Türkiye&#8217;den kaçmıştı!</p>



<p><strong>SİLİVRİ CEZAEVİ</strong></p>



<p>Kâşif Kozinoğlu, 10 Mart 2011 günü savcı Zekeriya Öz&#8217;e ifade verdikten sonra mahkeme önüne çıkarıldı ve tutuklandı.</p>



<p>Metris&#8217;ten Silivri 1&#8217;nolu Cezaevi&#8217;ne sevk edildi. Ergenekon sanığı emekli Albay Hasan Atillâ Uğur ile emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım’ın kaldığı B1 koğuşuna konuldu.</p>



<p>Hasan Ataman Yıldırım, Aydınlık’ta çıkan dizi yazısında şöyle diyordu:</p>



<p>“14 Mart 2011 Pazartesi akşamüstü koğuşumuza geldi. Çok şaşkındı.</p>



<p>Bir suçum yok, yakında avukatım itiraz eder, tahliye olurum, diye düşünüyordu. Ben ve Atilla Albay ise morali bozulmasın diye, inşallah diyorduk, ancak içimizden durumun böyle olmadığını, onun da komploya kurban edildiğini düşünüyorduk.”</p>



<p><strong>ELYAZILARINI NEDEN AYDINLIK&#8217;A GÖNDERDİ</strong></p>



<p>“Yazdığı yazıların toplamı yaklaşık bin sayfa civarındaydı. Medyanın halini gördükçe sadece yazıların değerini bulabileceği Aydınlık gazetesi olduğunu tespit etmişti. Vefatından sonra Kaynak Yayınları&#8217;ndan çıkan “Kâşif Kozinoğlu&#8217;nun Mezara Götürmediği Sırlar” kitabında yayımlanan yazıların hepsini yazıldıkları günlerde bize okumuştu. Zaten kitapta orijinal el yazıları da basılıdır.”</p>



<p><strong>KÂŞİF KOZİNOĞLU&#8217;NUN ÖLÜMÜ</strong></p>



<p>Hasan Ataman Yıldırım’ın yazısından aktaralım</p>



<p>“Tarih, 12 Kasım 2011 Cumartesi. Kâşif Bey günlük spor ve banyosundan sonra 18.15 civarı kalp krizi geçirdi. Tansiyonu yüksekti. Nöbetçi personel tarafından ancak 18.40 civarı koğuştan çıkarıldı.</p>



<p>Daha sonra öğrendiğimize göre, cezaevinin mahkûm kabul kısmında yine bilinci açık, nabzı atar ve konuşur durumda bekledi. Bu saatler infaz koruma memurlarının günlük vardiya nöbetlerinin değişme saati olduğundan eski ve yeni vardiya personeli halen cezaevinde bulunuyordu.</p>



<p>“112 Acil yaklaşık 18.50&#8217;de geldi, ancak ambulansta doktor yoktu. Kâşif Bey burada da nöbetçi memurdan yanına ayrıca memur vermesini istedi. Ambulansla gelen iki teknisyenin kalp masajı yaptığı söyleniyor. Ancak kalp halen çalışıyor ise, yani kalp durmadan kalp masajı yapılmasının hayati tehlike yaratacağını, yani çalışan kalbi durduracağını sonradan öğreniyoruz!..</p>



<p>Ambulansla Kâşif Bey&#8217;i TEM yolu kullanılarak Silivri Devlet Hastanesi&#8217;ne doğru yola çıkarılıyor. Ambulans görevlileri durumun kötü olduğunu söyleyerek hastaneye haber verince, hastaneden nöbetçi doktor başka tam teşekküllü bir ambulansla yola çıkıyor ve TEM çıkışında gelen diğer ambulansı karşılıyor. Kâşif Bey, yeni ambulansa transfer ediliyor ve doktor müdahale ederek, 19.10&#8217;da hastaneye varılıyor, ancak yaşam emaresi olmamasına rağmen kalp masajı yapılıyor ve 19.30&#8217;da kesin olarak öldüğüne karar veriliyor. Daha sonra Adli Tıp Kurumu ön otopsi raporuna göre damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi sonucu öldüğü belirtiliyor.</p>



<p>Netice olarak ilk ağrının gelmesinden sonra ancak bir saat sonra hastaneye ulaşabilmiştir. Cezaevi yerleşkesinde bu şartlarda bütün tutuklular için durum aynıdır. Kalp krizi geçirildiğinde kurtulmak imkânsızdır.”<a href="https://fthrnlr.files.wordpress.com/2016/04/wp-1459877370397.jpeg" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p>



<h1 class="wp-block-heading">Sır adamın sır ölümü&#8230;</h1>



<p>Kaşif Kozinoğlu, hakim karşısında savunmasını veremeden, şüpheli bir şekilde öldü. FETÖ medyası, “Kalp krizi” dedi.</p>



<p><strong>FETÖ&#8217;nün CIA bağlantısını kuran eski MİT&#8217;çi Enver Altaylı, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen&#8217;e yazdığı mektupta, Kaşif Kozinoğlu hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: MİT Müsteşarı olmaya çalışıyor. Böyle bir şey olursa Allah Fethullah Hoca Efendi’yi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur.&#8221;</strong></p>



<p>O dönem Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümü üzerine Kanal 7 ekranlarına çıkan gazeteci Fehmi Koru,&nbsp;<strong>“Kaşif Kozinoğlu, hapse girebilecek bir tip değildi. Kalbini bilerek zorladı” diyerek, Kaşif Kozinoğlu’nun kendi kendini öldürdüğü imasında bulundu.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">KAŞİF KOZİNOĞLU’NUN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ</h3>



<p>Kaşif Kozinoğlu, 13 Kasım 2011’de rahatsızlandığını söyledi. Ambulansa bindirilen Kaşif Kozinoğlu, daha sonra yol üstünde başka bir ambulansa alındı. Hastaneye geldiğinde “ölü” olarak kayıtlara geçti.</p>



<p><strong>Üzerinde yapılan otopside “kalp krizi” sonucuna varıldı. Doku örnekleri ise, Silivri Devlet Hastanesi’ne giren 30’lu yaşlarındaki bir kişi, “Su sebili montajı” yapacağını söyleyerek İhtisas daire Başkanlığı&#8217;na girdi. Önce başkanı odadan çıkardı, daha sonra tetkik yapılan odaya girip personeli odadan çıkardı. Doku örneklerinin çalındığı ve yerine sahte örnekler bırakıldığı iddia edildi.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-14-kasif-kozinoglu-20599/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://cdn.odatv4.com/images/2017_12/2017_12_25/video_8f3b0.mp4" length="21078315" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>TRABZON&#8217;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU</title>
		<link>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-13-ismet-zeki-eyuboglu-21399/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-13-ismet-zeki-eyuboglu-21399/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Fatih KÖROĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Nov 2023 17:33:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TRABZON'DAN ÇIKAN HAYATLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21399</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-ZEKI-EYUBOGLU-1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="İsmet ZEKİ EYÜBOĞLU" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-ZEKI-EYUBOGLU-1.png 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-ZEKI-EYUBOGLU-1-768x432.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-ZEKI-EYUBOGLU-1-1536x864.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU 36"></div>Yaşadığı gibi düşünmeyi, düşündüğü gibi yaşamayı kendi ne ilke edinen, insanı gerçek bütünlüğü içinde toprağıyla, taşıyla, anlamanın yolunu açan bir aydın İsmet Zeki EYÜBOĞLU&#8230;( 1925-2003) Araştırmacı-yazar ve çevirmen. 20 Ekim 1925’te Trabzon’un Maçka İlçesi&#8217;nde dünyaya geldi. 12 Kasım 2003’te İstanbul’da yaşama veda etti. Bazı yapıtlarını Derviş Kerem ve Derviş Niyazi imzaları ile kaleme aldı. Şakire&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Yaşadığı gibi düşünmeyi, düşündüğü gibi yaşamayı kendi ne ilke edinen, insanı gerçek bütünlüğü içinde toprağıyla, taşıyla, anlamanın yolunu açan bir aydın İsmet Zeki EYÜBOĞLU&#8230;( 1925-2003)</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-Zeki-Eyuboglu.png" alt="Ismet Zeki Eyuboglu" class="wp-image-21405" width="807" height="402" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU 37" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-Zeki-Eyuboglu.png 840w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-Zeki-Eyuboglu-768x382.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-Zeki-Eyuboglu-570x285.png 570w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Ismet-Zeki-Eyuboglu-370x185.png 370w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure>



<p><strong>Araştırmacı-yazar ve çevirmen. 20 Ekim 1925’te Trabzon’un Maçka İlçesi&#8217;nde dünyaya geldi. 12 Kasım 2003’te İstanbul’da yaşama veda etti. Bazı yapıtlarını Derviş Kerem ve Derviş Niyazi imzaları ile kaleme aldı. Şakire Hanım ile Ziraatçi Abdullah Eyüboğlu’nun oğlu, TBMM 2. Dönem Trabzon Milletvekili Mehmet Rahmi Eyüboğlu&#8217;nun yeğeni, yazar Sabahattin Eyüboğlu, şair ve ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu ile mimar Mualla Eyüboğlu ile amca çocuklarıdır.</strong></p>



<p>Maçka Merkez İlkokulu’nu (1938), Yenikapı Ortaokulu’nu (1944) ve Vefa Erkek Lisesi’ni (1948) bitiren <strong>İsmet Zeki Eyüboğlu</strong>, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe, Tarih ve Klasik Filoloji bölümlerinden 1953’te mezun oldu. <strong>“Lucretius’ta Bilgi Kavramı”</strong> adlı Latince teziyle aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. Bir süre Özel Gazetecilik Okulu’nda felsefe ve edebiyat dersleri verdi (1956-58). İsmet Zeki Eyüboğlu, Türkiye Felsefe Kurumu, TYS, Edebiyatçılar Derneği, Eyüboğlu Kültür ve Sanat Vakfı, Vefa Lisesini Bitirenler Derneği üyesiydi.</p>



<p><strong>İsmet Zeki Eyüboğlu</strong>’nun ilk ürünü 1946’da &#8216;<em><strong>Tarihten Sesler</strong></em>&#8216; adlı dergide yayımlandı. Ardından <em>Y<strong>eşilay </strong></em>dergisinde yazdı; <strong><em>Dünya</em> ve <em>Cumhuriyet</em></strong> gazeteleri ile <strong><em>Varlık, Yansıma, Soyut, Yeni Ufuklar</em> ve <em>İnsan </em></strong>dergilerinde sürekli yazıları yayımlandı. Edebiyat, felsefe, mitoloji, arkeoloji, dil ve folklor alanlarında özgün görüşler dile getirdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0007.jpg" alt="IMG 20230723 WA0007" class="wp-image-21407" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU 38" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0007.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0007-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0007-1536x864.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></figure>



<p><strong>İsmet Zeki Eyüboğlu</strong>, ayrıca Klasik Filoloji ve Tarih bölümlerinde de okudu. Bir süre felsefe, tarih ve edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Öğretmenlikten ayrıldıktan sonra çevirmenlik ve serbest yazarlığı iş edindi. Çalışmalarını Anadolu uygarlığı, halk bilim varlıkları ve Türk dili araştırmaları konularında yoğunlaştırdı. İlk araştırma ve derleme çalışmalarını Karadeniz folkloru ve halk edebiyatı üzerine yaptı. Bu türden halk bilimi konusundaki ilk yazıları <strong><em>Türk Folklor Araştırmalar</em>ı </strong>dergisinde (1948-58) yayımlandı. 1958 yılından itibaren yaptığı araştırma, inceleme yazıları, eleştirileri ve derleme çalışmaları <strong><em>Yelken, Yeni Ufuklar, Türk Dili, Dünya, Soyut, Varlık, Cumhuriyet, Yansıma, Kıyı </em> </strong>gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Fatih Sultan Mehmet için, onun döneminden günümüze kadar, yazılan şiirleri derleyerek 1953 yılında <em>“<strong>Destanlar İçinde Fatih</strong>”</em> adlı bir antolojide yayımladı. Divan edebiyatını inceledi  ve Divan şiirinde işlenen değişik konular üzerine araştırmalar yapıp yayımladı. Anadolu kültürü üzerine yaptığı araştırmalar ile Almanca, Latince, Arapça, Farsça gibi dillerden yaptığı çeviriler ilgiyle karşılandı.<strong> Yedi Askı</strong> şairlerinin ve <strong>Hz.Ali</strong>’nin şiirlerini <strong>Türkçe</strong>&#8216;ye kazandırdı. <strong>Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü Altın Madalyası</strong> sahibiydi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">ÖDÜLLERİ</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>1995 Hacı Bektaş Barış Ödülü</strong></li>



<li><strong>1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">ESERLERİ</h3>



<p><strong>Şiir:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Taşoluğun Başında, İst.: Pencere, 1998</li>



<li>Kara Zıpkalı Uşaklar Destanı, İst.: Pencere, 1999</li>
</ul>



<p><strong>Araştırma-İnceleme:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İst.: Okat, 1968</li>



<li>Divan Şiirinde Sapık Sevgi, İst.: Okat, 1968</li>



<li>Baki, İst.: Kitaş, 1972</li>



<li>Tanrı Yaratan Toprak: Anadolu, İst.: Sinan, 1973</li>



<li>Alevilik, Sünnilik, İslam Düşüncesi, İst.: Der, 1973</li>



<li>Anadolu İnançları, İst., 1974 (daha sonra Anadolu İnançları-Anadolu Mitolojisi adıyla İst.: Geçit, 1987)</li>



<li>Cinsel Büyüler, İst.: Seçme Kitaplar, 1975 (daha sonra Sevgi Büyüleri)</li>



<li>Anadolu Kuvvet Macunları, İst.: Seçme Kitaplar, 1976</li>



<li>Cinci Büyüleri-Yıldızname, İst., 1976</li>



<li>Anadolu Halk İlaçları, İst.: Hürriyet, 1977</li>



<li>Aşk Duaları, Cinler, Cinciler, İst.: Seçme Kitaplar, 1977</li>



<li>Anadolu Büyüleri, İst.: Der, 1978</li>



<li>Bütün Yönleriyle Bektaşilik, Alevilik, İst.: Yeni Çığır, 1980</li>



<li>Şeyh Bedrettin ve Varidat, İst.: Der, 1980</li>



<li>Anadolu Uygarlığı, İst.: Der, 1981</li>



<li>Günün Işığında Tasavvuf: Tarikatlar, Mezhepler Tarihi, İst.: Geçit, 1987</li>



<li>Bütün Yönleriyle Mevlâna Celaleddin: Yaşamı, Felsefesi, Düşünceleri, Şiirleri, İst.: Özgür, 1988</li>



<li>Hacı Bektaş Veli, İst.: Özgür, 1989</li>



<li>Nietzsche: Eylem Ödevi, İst.: Broy, 1991</li>



<li>Yunus Emre, İst.: Geçit, 1991</li>



<li>Pir Sultan Abdal, İst.: Geçit, 1991</li>



<li>Hatayi (Şah İsmail), İst.: Geçit, 1991</li>



<li>Alevi-Bektaşi Edebiyatı, İst.: Der, 1991</li>



<li>Abdal Musa, İst.: Geçit, 1991</li>



<li>Sömürülen Alevilik, İst.: Özgür, 1991</li>



<li>Bütün Yönleriyle Kaygusuz Abdal: Yaşamı, Düşünceleri, Etkisi, İst.: Özgür, 1992</li>



<li>İslamda Bölünmeler, Çelişmeler (Refah’ın Tırmanışı), İst.: Pencere, 1994</li>



<li>Atatürk Devrimleri Işığında Laiklik, İst.: Say, 1994</li>



<li>Günümüzde Alevilik, İst.: Nefes, 1997</li>



<li>İslamın Çöküşü, İst.: Pencere, 1997</li>



<li>Gülen Anadolu, İst.: Pencere, 1997</li>



<li>Felsefe Açısından 12 Eylül, Din, Boşluğun Egemenliği, İst.: Pencere, 1997</li>



<li>Düşünceleriyle Yaşayan Atatürk, İst.: Say, 1998</li>



<li>İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nakşibendilik, İst.: Cumhuriyet, 1998</li>



<li>İrticanın Ayak Sesleri, İst.: Cumhuriyet, 1998</li>



<li>Karanlığın Ayak Sesleri: Kadirilik, İst.: Cumhuriyet, 1999</li>



<li>Çağımızın Çevrintileri, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Dilin Kemiği, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Toplum Sarsıntıları, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Dilin Kapısı, Pencere, İst., 1999</li>



<li>Uygarlığın Işıldakları, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Anadolu Gerçeği, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Felsefe Yazıları, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Ortaçağ Felsefesi, İst.: Pencere, 2002</li>



<li>Bilgelerin Dilinden, İst.: Pencere, 2002</li>



<li>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Kadını, İst.: Pencere, 2007</li>



<li>İran Edebiyatı, İst.: Pencere, 2007</li>
</ul>



<p><strong>Deneme:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İnsanın Boyutları, İst.: Çağdaş, 1979</li>



<li>Geçmişin Yaşama Gücü, İst.: Adam, 1982</li>



<li>Uygarlığın Çıkmazları, İst.: Uygarlık, 1990</li>



<li>Tarihin İlkeleri, İst.: Say, 1991</li>



<li>Gelin Canlar Söyleşelim, İst.: Pencere, 1997</li>



<li>Yansımalar, Yankılar, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Belleğin İzdüşümleri, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Yoksul Özdeyişleri, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Uyanış, İst.: Pencere, 2006</li>
</ul>



<p><strong>Anı:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Anılar, İst.: Pencere, 1999</li>



<li>Öğrenciler, İst.: Pencere, 2002</li>
</ul>



<p><strong>Derleme:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Destanlar İçinde Fatih, İst.: İÜ Öğrenci Birliği, 1953</li>



<li>Karadeniz Aşk Türküleri, İst.: Ada, 1976</li>



<li>Atatürk’ten Özdeyişler, İst.: Uygarlık, 1981</li>



<li>Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri, İst.: Uygarlık, 1981</li>



<li>Karadeniz Türküleri, İst.: Anadolu Sanat, 1995</li>



<li>Çin Denemeleri, (çev. W. Eberhard) İst.: Say, 1996</li>



<li>Âşık Sadık, (S. Özbek’le) İst.: Pencere, 1997</li>
</ul>



<p><strong>Sözlük:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlkokullar İçin Türkçe Konuşturan Sözlük, İst.: Okat, 1969</li>



<li>Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İst.: Sosyal, 1988</li>



<li>Türkçe Kökler Sözlüğü, İst.: Remzi, 1988.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="705" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0003-e1690114071673.jpg" alt="IMG 20230723 WA0003 e1690114071673" class="wp-image-21408" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU 39" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0003-e1690114071673.jpg 1920w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0003-e1690114071673-768x282.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/IMG-20230723-WA0003-e1690114071673-1536x564.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">KÜLTÜRÜMÜZÜN AĞIR İŞÇİSİ: İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU</h2>



<div class="wp-block-media-text is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:15% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="200" height="200" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image.jpeg" alt="image" class="wp-image-21409 size-full" title="TRABZON&#039;DAN ÇIKAN HAYATLAR -13- İsmet Zeki EYÜBOĞLU 40" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image.jpeg 200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-150x150.jpeg 150w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<h4 class="wp-block-heading"><em><strong>“Uyanmak, yataktan kalkmak, yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltıya oturmak değildir, düşünsel alanda üreticiliğe soyunmaktır. Uyanmak, geleceğe uzanmaktır, yarının karanlığını yırtacak ışıldağı yaratmaktır.”</strong></em></h4>



<p><strong>Yavuz Ali Sakarya &#8211; Antalya Körfez Gazetesi &#8211; 14 Ağustos 2021</strong></p>
</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;<strong>Eyüboğlu soyadının gurur anıtlarından biri</strong>&#8220;</h3>



<p>Yıllarca önce yitirdiğimiz İsmet Zeki Eyüboğlu’nun, bir kültür ve sanat insanı olarak araştırmacı kimliğiyle kültür ve sanatımızdaki yerini, edebiyatımızdaki önemini Ahmet Oktay, “Türk yazınının, Türk düşünce yaşamının en açık anlamıyla “ağır işçisi” diyerek göstermektedir. Ele alıp işlediği ilginç konulara ve yazdığı kitapların sayısına ve oylumuna bakınca, “ağır yazı işçisi, tam bir kültür adamı” olduğu konusunda hiç kimsenin bir itirazı olacağını sanmıyorum. Tanıyanların, kitaplarını okuyanların ortak yargısı, onun aynı zamanda bir filozof, bir düşünce insanı olduğu yönündedir.</p>



<p>Gerçek bir fikir adamı olan İsmet Zeki Eyüboğlu, kalender yapılı, gösterişi sevmeyen, inandığını yapan, doğru bildiğinden şaşmayan, asla övgü beklemeyen, sorgulayıcı bir yapıda gece gündüz üreten, Türk ekinine katkısı büyük bir aydın olarak iz bırakmıştır. Soyadını taşıdığı “Eyüboğlu” ailesinin diğer tanınmış bireyleri (Sabahattin Eyuboğlu, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Eren Eyuboğlu ve Mualla Eyuboğlu kadar ünlü olmada da, toplumun gözü önünde olmasa da, kanımca kendi alanında en az onlar kadar üretken ve çalışkan birisidir. Eksiği yoktur.</p>



<p>Çok iyi bir araştırmacı, çok iyi bir çevirmen olan İsmet Zeki Eyuboğlu, 1925 senesinde Trabzon iline Maçka ilçesinde yaşama gözlerini açmıştır. 1948 senesinde İstanbul’da Vefa Lisesi&#8217;ni, 1953 senesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde bulunan Klasik Filoloji Bölümü&#8217;nü bitirmiş, Felsefe ve Tarih okumuş, kendini çok iyi yetiştirmiştir.</p>



<p>Çalışmayı seven yapısı, ilgi alanlarının genişliği, okumaya ve yazmaya olan merakı, donanımlı ve birikimli oluşu sayesinde çok verimli bir yaşam sürmüş ve Türk edebiyatına ve düşünce tarihine değişik alanlarla çok sayıda kaynak kitap kazandırmış değerli bir insandır.</p>



<p>Osmanlı döneminde toplumun seçkinlerini, eğitimli azınlığını, okumuş yazmışlarını temsil eden Divan edebiyatı üzerine yaptığı yoğun ve titiz çalışmalarla bu edebiyat türünün gerçek yapısını ortaya çıkartan araştırmacının İsmet Zeki Eyuboğlu olduğunu söylersek, bir gerçeği ifade etmiş oluruz.</p>



<p>İsmet Zeki Eyuboğlu’nun, meraklı yapısından, ilgi alanlarının çokluğundan ve araştırmacı bir ruha sahip oluşundan söz ettik. Oldukça geniş çalışma alanında, Divan şiirinden tutun da Kaygusuz Abdal&#8217;a kadar, Mevlâna Celâlettin-i Rumi’den tutun da Tarikatlar, Mezhepler Tarihi&#8217;ne kadar, Felsefe yazılarından tutun da Anadolu Uygarlığına ve mitolojiye (söylence bilimine) kadar uzanan zengin bir birikimi vardı. Yazmayı ve üretmeyi, yaşam biçimi haline getiren İsmet Zeki Eyüboğlu, kitaplarına derin bilgilerini yansıtarak kültürümüze katkı koymayı ilke edinmiş ve bunu başarmış bir kişilik olarak iz bırakmış bir ekin insanıdır.</p>



<p>Türk Dili üzerine yaptığı çalışmaları, ayrıntılı biçimde inceleyerek hazırladığı “Etimoloji (Sözcük kökenbilim bilgisi) Sözlüğü”, bile tek başına onun adını araştırmacı-yazar olarak unutulmaz kılmaya yeter de artar bile. Kaldı ki, kendisi aramızdan ayrılmış olsa bile, onun değişik konu başlıklarında yazdığı çok sayıda kitap, bugün büyük bir boşluğu doldurarak Türk ekinine hizmet vermeye devam etmektedir. Kitapları yeniden yeniden basılmaya, yoğun biçimde okunmaya, aramızdan bedenen ayrılması yıllar alsa da İsmet Zeki Eyuboğlu kaynak konumundaki kitaplarıyla yaşamaya, okurları sayesinde soluk alıp vermeye devam ediyor.</p>



<p>*</p>



<p>Trabzon iline bağlı Maçka ilçesinin “Ocaklı” köyünden olan İsmet Zeki Eyuboğlu, ünlü yazar Sabahattin Eyuboğlu, şair ve ressam Bedri Rahmi Eyuboğlu ve mimar Mualla Eyuboğlu’nun kuzenidir. Sanat anıtı bir ailenin en saygın üyelerinden biridir.</p>



<p>İsmet Zeki Eyuboğlu, 14 yaşında bir ergen iken “Nakşibendilik” tarikatına girmiş, daha sonra altı yıl boyunca orada yaşadıklarını ve tarikat hakkındaki araştırmalarını “İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nakşibendilik” adlı kitapta toplamıştır.</p>



<p>İsmet Zeki Eyuboğlu’nun, yazın yaşamına erken yaşlarda şiir yazarak başladığı bilinmektedir.</p>



<p>Kendisi, 1956–1958 Özel Gazetecilik Okulunda felsefe ve edebiyat dersleri vermiştir; 1970’li yıllardan itibaren “Dünya” ve “Cumhuriyet” gazeteleriyle “Varlık, Yansıma, Soyut, Yeni Ufuklar, İnsan” ve “Yelken” dergilerinde edebiyat, felsefe, kültür, dil, halkbilimi, arkeoloji, mitoloji gibi çeşitli konularda inceleme araştırma yazıları yazmıştır. Yazdığı yazılarında ve hazırladığı kitaplarında, hemen tüm eserlerinde Anadolu Uygarlıkları, Halk Bilgisi Varlıkları ve Türk Dili konularına yoğunlaşmış ve Türkiye’nin aydınlanmasına büyük önem vermiştir. Bir aydınlanma savaşçısı olarak yurdum insanının aydınlanması için kendini işine adamış bir yazın adamıdır.</p>



<p>Öğrencilik döneminde Klasik Filoloji, Felsefe ve Tarih bölümlerinde eğitim gören İsmet Zeki Eyuboğlu, mezuniyet sonrasında kısa bir süre felsefe ve edebiyat öğretmeni olarak çalıştıktan sonra, yazarlığı seçmiş, çalışmalarını Anadolu uygarlığı, halk bilgisi varlıkları, Türk dili konularında yoğunlaştırarak, nitelikli ürünlere imza atarak bağımsız bir yazar olarak yaşamını sürdürmüştür.</p>



<p>Yazarlığının ilk yıllarında özenle ürünler hazırladığı ve çok iyi bildiği Karadeniz folkloruna (halk bilimine) yönelik ürettiği yazılar,“Türk Folklor Araştırmaları Dergisi”nde yayınlanmıştır.</p>



<p>Latince, Almanca ve İngilizce başta olmak üzere pek çok dil bilen İsmet Zeki Eyuboğlu, çevirileriyle de Türk diline, Türk ekinine pek çok yapıt kazandırmıştır. Yoğunluklu olarak Almanca, Latince, Arapça, Farsça gibi dillerden Türkçeye çeviriler yapmış, çeviri konularını bilinçli bir biçimde ve uzmanlık alanına göre seçerek yapmıştır. Çevirileri dışında Dünya, Cumhuriyet, Soyut, Varlık, Yansıma, Türk Dili, Aydınlık ve benzeri yayın organlarında çok sayıda derleme, araştırma ve inceleme yazıları yayımlanmıştır.</p>



<p>İsmet Zeki Eyüboğlu, Divan Edebiyatı, Türk Dili, Tasavvuf Edebiyatı ve Tarihi, Alevi-Bektaşi Kültürü, Anadolu Uygarlıkları, felsefe, mitoloji, arkeoloji, Karadeniz Folkloru gibi pek çok alanda eserler vermiş, gerçek anlamda çok çaplı bir yazardır.</p>



<p>*</p>



<p>“Öğrenciler” başlıklı kitabının arka kapağında yer alan tanıtım cümlesinin, onun yazdığı her kitap için verdiği emeğin boyutunu örneklemeye yeterli olduğunu düşünüyorum.</p>



<p>“Öğrencilerin kaynağı genelde yirmi yıl süren bir gençlik döneminin izlenimleri (1933-1953).” Yirmi yıllık bir emek tek bir kitap için az şey mi? Onun, öğrenci kavramı, öğrencinin dünyası, bilimsel, bireysel kimliği üzerine söyledikleri birçok öğrenci için geçerli durum saptamalarını içermektedir: Şöyle ki:</p>



<p>“Ben, bugün bir öğrenciyim. Ne denli yavaş yürüsem bile, bu öğrencilik dönemi bir gün bitecek, kendi yaşamımı kendi emeğimle sürdürme gereğinde kalacağım. Kendimden başka elimden tutanım, yardımıma koşanım olmayacak, olsa bile bunlar geçici bir nitelik taşıyacak. Peki ben bu toplum için neyim? Toplum bana ne verecek? Okulda öğretilenlerle sorumlu, yükümlü tutulacaksam, geleceğimin ışığı bugünden sönmüş demektir.”</p>



<p>İsmet Zeki gerçek bir aydın olarak, ayrım yapmadan hem doğu hem de batı kültürünü özümsemiş bir sanat eri idi. Doğuyu anlayabilmek için batı düşüncesini bilmenin, özümlemenin gereğini çalışmalarıyla, araştırmalarıyla kanıtlayan biriydi. Hiçbir kültürü bir diğerine yem yapmamıştı. Hepsine eşit mesafede yansız yaklaşmış, her seferinde nesnel değerlendirmeler yapmıştır.</p>



<p>Ünlü düşünür Nietzsche&#8217;den çevirerek dilimize kazandırdıkları yapıtların tümü felsefe, kültür ve sanat ağırlıklı eserlerdi. O, kültür kavramını, felsefi boyutuyla derinlemesine ele alan, bir bütünlük içinde algılayan, değerlendiren geniş boyutlu düşünen ve ülkemizde ender yetişen aydınlar arasında idi. Anadolu bozkırında nadir yetişen bir düşünürdü.</p>



<p>O, Anadolu aşığı Halikarnas Balıkçısı gibi Mavi Anadoluculardan biri idi bence. Titizlikle kaleme aldığı “Anadolu Uygarlığı” kitabının başında ‘‘Neden Anadolu?’’ adlı giriş yazısını, konusu son derece önemli olduğu için kitabın yazılma gerekçesini açıkladığı için birlikte okuyalım, onun bilinenleri nasıl sarstığını, yerleşmiş, yüzeysel kanıtları nasıl yerle bir edip yerlerine araştırma ve düşünce ürünü gerçekleri değişik boyutlarıyla ortaya koyduğunu, Anadolu’nun hakkını nasıl Anadolu’ya verdiğini, Anadolu aşkını yalın biçimde görelim:</p>



<p>“Anadolu uygarlığı asla göçebe, dilenci türünden bir uygarlık değildi, onun otağla, çıkınla, ayranla ilgisi yoktur. Yerleşmiş, kurumlarını sağlam dayanaklar üzerine oturtmuş, kimliğini kazanmış bir uygarlık olup onunla sürüp gidiyor.”</p>



<p>Ne diyebiliriz! Yaşadığı coğrafyayı iyi tanımak, değerini bilmek böyle bir şey. Bunu en iyi başaran düşünür-yazarlardan biri İsmet Zeki Eyuboğlu’dur. Bu kesin. Yazıya konu etmemizin de gerekçesi bu zaten. Bir fazla kişi haberdar olursa, bir fazla kişi onu okursa, bir fazla kişi yurduna, ulusuna, değerlerine sahip çıkarsa kazancımız o olur. İsmet Zeki Eyuboğlu, çok değişik kültürel konulara özgün yaklaşımlarıyla ve akılcı görüşleri ile yolumuzu aydınlatıyor, aydınlatmaya da devam edecek. Yaşadığı sürece bir aydın olarak içinde bulunduğu topluma karşı sorumluluklarını hep bildi ve aksatmadan yerine getirdi ve o da her fani gibi sonunda doru tayına binerek, ardında güzel izler bırakarak sonsuzluğa göçtü. Bu kadar ışık saçan, bu kadar verimli, bir insanın ışıklar içinde olmak hakkıdır diye düşünüyorum. Sonsuz ışık diliyorum.</p>



<p>*</p>



<p>1925 yılında Trabzon iline bağlı Maçka ilçesinde doğan İsmet Zeki Eyuboğlu, 12 Kasım 2003 yılında Yakalandığı lenf kanseri nedeniyle İstanbul’a ölene kadar durmadan yazdı, bir araştırmacı-yazar ve çevirmen olarak toplum nezdinde giderek sivrildi. Yazar Eyuboğlu, düşünsel üretimden, geleceğe uzanmaktan, karanlığı yırtmaktan yana idi, Toplumu değiştirmek, geliştirmek ana düşüncesi idi.</p>



<p>“Uyanmak, yataktan kalkmak, yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltıya oturmak değildir, düşünsel alanda üreticiliğe soyunmaktır. Uyanmak, geleceğe uzanmaktır, yarının karanlığını yırtacak ışıldağı yaratmaktır.” Diyordu. O da nazım gibi, halkını, bilinçlenmeye, üretmeye, kurşun eritmeye çağırıyordu.</p>



<p>*</p>



<p>Yazar Eyuboğlu, 1948 yılında Vefa Lisesi’ni, 1953 yılında da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede “Lucretius’ta Bilgi Kavramı” başlıklı bir tez hazırlayarak yüksek lisans çalışmasını da tamamladı.</p>



<p>İsmet Zeki Eyüboğlu; çalışmalarını özellikle “Divan edebiyatı, Türk dili, Tasavvuf edebiyatı ve tarihi, Alevi-Bektaşi kültürü, Anadolu uygarlıkları, felsefe, mitoloji, arkeoloji” ve “Karadeniz folkloru” gibi pek çok alana ağırlık vererek, çok sayıda eser üreterek sürdürdü. Yerini sağlamlaştırdı.</p>



<p>Zaten sıra dışı bir aileden geliyordu. Eyuboğlu ailesi Trabzon’un iyi eğitimli köklü ailelerinden biriydi Eyuboğlu ailesi.</p>



<p>Yazar İsmet Zeki Eyuboğlu, 1995 yılında Hacı Bektaş Barış Ödülü’nü, 1996 yılında Türkiye Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü’nü kazanmıştır. Bu kadar verimli bir insanın sadece iki ödülle kalması bence haklı değil, ama onun ödül peşinde olmayacak kadar olgun olduğunu, yazılarını ödül bekleyerek yazmadığını biliyoruz. Ama laf aramızda, çok sayıda inceleme-araştırma kitabı, şiir, antoloji ve çeviri kitapları olan Yazar İsmet Zeki Eyuboğlu’nun, gerçek bir araştırmacı, iyi bir çevirmen olarak çok daha fazla ödül hak ettiğini de biliyoruz.</p>



<p>*</p>



<p>Değerli yazar İsmet Zeki Eyüboğlu’nun ölümünün ardından kimi yazarlarımız görüş ve düşüncelerini şöyle dile getirmişlerdir:</p>



<p>Sami Karaören: Tek başına bir okul gibiydi. Çalışkan, bilgili, yetenekli, çözümleyici bir aydındı. Kökenbilim açısından yapılmış çok büyük Türkçe Sözlüğü vardır ki; şu anda tek başvuru kaynağı konumundadır.</p>



<p>Adnan Özyalçıner: Edebiyatımızın, dilimizin, gelenek ve göreneklerimizin yetkin bir araştırmacısıydı. Bundan sonra bu işi yetkinlikle yapabilecek başka biri olur mu bilemiyorum.</p>



<p>Ahmet Oktay: Türk yazınının, Türk düşünce hayatının gerçek bir ağır işçisiydi. Batı düşüncesinin Türkiye’ye aktarılması için elinden gelen her şeyi yapmış, bu yolda çile çekmiş bir insandır. Türkçenin bilinmesi, geliştirilmesi yolunda da yoğun çaba harcamış bir kültür insanıdır.</p>



<p>Ahmet Öztürk: Sessiz kahramanlarımızdan biriydi. Kendisini hiç göstermez, sürekli çalışırdı. Eserleriyle hepimize değerli kaynaklar bıraktı.</p>



<p>Cenap Karakaya: Bilgili, aydın, çalışkan bir kültür adamıydı. Kültürümüzü layıkıyla bilen önemli bir insandı.</p>



<p>Hulki Aktunç: Bu dünyanın sağını da solunu da bilen, kültürlerin doğusunu da batısını da bilen biri idi. Böyle kültür insanları ne yazık ki, çok az.</p>



<p>Muzaffer Erdoğdu: Anadolu, gerçek bilgelerinden birini kaybetti.</p>



<p>Murat Batmankaya: “İsmet Zeki Eyüboğlu ile dört sene önce tanıştık. Önceleri aramızda çevirmen-editör ilişkisi vardı. Daha sonra bu ilişki usta-çırak ilişkisine dönüştü. Kendisinden sözcüklerin kökenini bilmeden konuşmamayı öğrendim. Kendisinden üretkenliğin, çalışkanlığın insanın kendisine yarar sağlamayacağını, ancak 3. şahıslara faydalı olunca anlamlı olacağını öğrendim. Yaşarken bize çok şey öğretti.” dedi.</p>



<p>Sanatçı öldüğünde ürettiği hizmetin karşılığını ne toplumdan ne de okurlarından yeterince görmedi. Bu kadar üretken bir sanatçıya karşı gösterilen vefasızlık asla haklı görülemez. Sanatçı ufukta ışığı ilk gören kişidir. O çok üretken biri olarak o ışığı pek çoğundan önce görmüş ve toplumun bilgisine ve ilgisine sunmuştur.</p>



<p>Kesinlikle bilinmelidir ki, Yazar İsmet Zeki Eyüboğlu ayarındaki sanatçılar, yazdıkları ile kaynaklık etmeye, referans gösterilmeye devam edeceklerdir. Bedenen aramızdan ayrılsalar bile eserleri ile sonsuza dek yaşayacaklardır. O, kitapları, araştırmaları, yazıları, şiirleri ve çevirileriyle hep anılacaktır. Başvuru kaynağı olmaya devam edecektir. Işığı artsın, eksilmesin.</p>



<p><strong>İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU’NUN YAPITLARI:</strong></p>



<p>Destanlar İçinde Fatih (1953) Fatih Sultan Mehmet için, zamanından günümüze, yazılmış şiirleri derleyen bir antoloji, Divan Şiirinde Sapık Sevgi (1968), Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar (1968), Baki (1972), Nietzsche (1972), Tanrı Yaratan Toprak Anadolu (1973), Anadolu İnançları (1974), Anadolu İnançları-Anadolu Mitolojisi adıyla genişletilmiş baskı, 1987),Cinsel Büyüler (2 cilt halinde) (1975), Anadolu Kuvvet Macunları (1976), Karadeniz Aşk Türküleri (1976), Anadolu Halk İlaçları (1977), Aşk Duaları / Cinler / Cinciler (1977), Felsefe Açısından 12 Eylül: Din Boşluğun Egemenliği (1977), Cinci Büyüleri ve Yıldızname (1978), İnsanın Boyutları (1979), Alevilik Sünnilik İslam Düşüncesi (1979), Anadolu Büyüleri (1978), Sevgi Büyüleri (1978),Şeyh Bedrettin ve Varidat (1980),Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri (1981), Anadolu Uygarlığı (1981),Atatürk&#8217;ten Özdeyişler (1981),Bütün Yönleriyle Bektaşilik-Alevilik (1980), Geçmişin Yaşama Gücü (1982),Günün Işığında Tasavvuf, Tarikatler ve Mezhepler Tarihi (1987), Anadolu Halk İlaçları-Bitkiler, Büyüler, Macunlar, Yıldızname (1987),Anadolu Mitolojisi (1987), Mevlana Celâlettin(1988), Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü (1989),Türkçe Kökler Sözlüğü (1989),Şeytan Ayetleri Söylencesi &#8211; Zerdüşt&#8217;ün Şiirleri (1989),Sevgi Büyüleri (1989), Hacı Bektaş Veli (1989),Uygarlığın Çıkmazları (1990), Nietzsche: Eylem Ödevi (1991), Yunus Emre: Bir Ozanın İçevreninde Gezintiler (1991), Sömürülen Alevilik (1991), Abdal Musa: Bir Ermişin Işıldağıyla Aranan Gerçek (1991), Hatayi (Şah İsmail): Bir Ozanın İçevreninde Gezintiler (1991), Bütün Yönleriyle Kaygusuz Abdal (1992),Tarihin İlkeleri (1991),Alevi-Bektaşi Edebiyatı (1991),Pir Sultan Abdal (1991), Abdal Musa (1991),Divan Şiiri (1994), Atatürk Devrimleri Işığında Laiklik (1994), Günümüzde Alevilik: Sorunları İlkeleri Gelişimi (1995), İslamda Bölünmeler, Çelişmeler ve Refah’ın Tırmanışı (1996), İslamın Çöküşü (1997), Felsefe Açısından 12 Eylül &#8211; Boşluğun Egemenliği (1997),Gülen Anadolu (1997),Gelin Canlar Söyleşelim (1997), Aşık Sadık (1997),Düşünceleriyle Yaşayan Atatürk (1998), İrticanın Ayak Sesleri (1998), İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nakşibendilik (1998), Taşoluğun Başında (1998), Kadirilik: Karanlığın Ayak Sesleri (1999), Kara Zıpkalı Uşaklar Destanı (1999), Anılar (1999), Felsefe Yazıları (2000), Yoksul Özdeyişleri (2000), Anadolu Gerçeği (2000), Dilin Kemiği (2000), Dilin Kapısı: Dil Felsefesi Üzerine Bir Deneme (2000), Toplum Sarsıntıları (2000), Uygarlığın Işıldakları (2000), Çağımızın Çevrintileri (2000), Bilgelerin Dilinden (2002), Ortaçağ Felsefesi (2002), Öğrenciler (2002), Maçka (2004), Uyanış (2005), İran Edebiyatı (2007), Atatürk Anadolu’dur (2007), Osmanlıdan Cumhuriyet’e Türk Kadını (2007)</p>



<p><strong>BAŞLICA ÇEVİRİLERİ:</strong></p>



<p>Vergilius: Sığırtmaç Türküleri (1962), Ovidius: Sevişme Yolu (1965), Nietzsche, Friedrich W.: Tarih Üstüne (1965), Pascal, Blaise: Düşünceler (1966), Nietzsche, Freidrich W.: Gezgin ile Gölgesi (1966), Konsallik, Heinz G.: Kazak Kızı Nyuşa (1974), Kays, Imriul: Yedi Askı: Arap Şiirinin İlk Parlak Dönemi (1985), Jaspers, Karl: Felsefe Nedir? (1986), Ovidius: Aşk Sanatı (1987), Kant, Immanuel: Pratik Usun Eleştirisi (1989), Cooper, J.C.: Erdemin Işığı: Taoculuk (1994), Ovidius: Dönüşümler (1994), Vergilius: Aeneas (1995), Nietzsche, Friedrich W.: Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu (1999), Hölderlin, Friedrich: Empedokles (2000), Carus, Lucretius: Varlığın Yapısı I (2001), Goethe, Johann Wolfgang von: Faust (2001), Carus, Lucretius: Varlığın Yapısı II (2001), Nietzsche, Friedrich W.: Putların Alacakaranlığı (2002), Nietzsche, Friedrich W.: Ecce Homo: Kişi Nasıl Kendisi Olur (2003), Konsalik, Heinz G.: Don’da Aşk (2004), Zerdüşt’ün Şiirleri, Mevlana: (Dörtlükler, M. K. Atatürk Nutuk (Günümüz Türkçesiyle)</p>



<p>“Tanrı Yaratan Toprak Anadolu” kitabı en beğendiğim kitaplarından biri. Bakın nasıl yaklaşıyor Anadolu’ya:</p>



<p>Bütün Akdeniz uygarlıklarının beşiği Anadolu’dur, düş değil, bir gerçek, bir tarih oluşumudur bu. Bilgece düşüncenin, sanat yaratmalarının, dinlerin yerden ot bitercesine bittiği, kaynaştığı, çevreye yayıldığı bir yerdir Anadolu. Mezopotamya uygarlığının Anadolu uygarlığından eski olduğunu, tarihin Sümerlerle başladığını savunan görüşler, düşünceler vardır. Ancak, bilimsel düşüncenin, belli bir anlayış açısından varlık bütününe, evrene, insana bakmanın Anadolu dışında geliştiğini, doğduğunu en küçük belgelere dayanarak ileri sürebilecek bir yetkili yoktur.</p>



<p>Binlerce yıllık toprağımız, yurdumuz öylesine zengin, öylesine eli açık ki çalan çalana vuran vurana tarih varlıklarımızı, sanat değerlerimizi, daha doğrusu özümüzü, bizi biz yapanı, bize kimlik kişilik kazandıranı.</p>



<p>Yerin altından çıkan Urartu tanrılarını, Hitit tanrılarını, onların görevlerini, adlarını, işlerini güçlerini bilenler, eski Anadolu insanları, o dinlere tapanlar birer bilginiymişler? Hangi tanrı vardır yalnız bilginler için doğmuş? Hangi dini bilginler yaratmış, türetmiş? Eskiçağ Anadolu tanrılarının adlarını, görevlerini, niteliklerini açıklamak pek de bilgin işi değildir. Emek ister yalnız. Hititlerin, Arinna ilinin güneş tanrıçası Vuruşemu&#8217;nun adını öğrenmek için bilgin olmak gerek değil küçük bir ilgi yeter de artar bile. Urartu&#8217;ların büyük savaş tanrısı, koruyucu tanrısı Haldi&#8217;nin ne olduğunu bilmek için uzun yıllar bilimsel çalışmalara dalmak, toz yutmak iş değil artık.” Anadolu’yu dolu ağız anlatıyor da anlatıyor. Yorulmak bilmiyor. Biz de boşuna onun için “mavi Anadolucu” demiyoruz.</p>



<p>O güzel anlatımı ile “HALİKARNAS BALIKÇISI” anlatan yazısı ile “İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU” nu bir kez daha yıldızlara emanet edelim. Bulutlar yoldaşı olsun diyelim.</p>



<p>Bir yürek daha durdu, Anadolu Anadolu diye çarpan, Anadolu’nun sesini dünyamıza duyurmak için taşan, ışıl ışıl, pırıl pırıl bir yürek daha.</p>



<p>Yirmi beş yıldır taradığım, dostluğunun sıcaklığında ısındığım Balıkçı’nın yüreği bu.</p>



<p>İçi insan sevgisiyle, Anadolu tutkusuyla, yurttaşlarını karanlıktan aydınlığa çıkarmanın özlemiyle dolan Balıkçı. Akdeniz’in, Ege’nin ışıyan maviliğinde en eski Anadolu uygarlıklarının, insanlığın gerçek atalarının yarattıkları düşünce ürünlerinin gülümsediğini bize ilk kez öğreten Balıkçı. İnsan mı insan Balıkçı.</p>



<p>Ölüm hangi yaşta gelirse gelsin, sevilen, insanın içini dolduran, yüreğini ışıklandıran bir kimsenin ardından el yazmaya, dil söylemeye varmıyor. Bir boşluk duyar gibiyim içimde, bir yalnızlığın, bir ezilmişliğin baskısı altındayım şimdi. Birer birer göçüp gidiyor dostlar, Toprak Ana’nın kucağında sonsuzluğa doğru.</p>



<p>Aydınlığında ısındığımız, bilgi pınarlarından susuzluğumuzu gidermeye çalıştığımız canlar, gönüldeşler gidiyor, bir daha ışıklarında içimizi yıkayamayacağımız, tatlı soluklarında serinleyemeyeceğimiz canlar gidiyor.</p>



<p>İlkin Sabahattin Eyuboğlu açtı bu yolu, beklenmedik bir kış günü, sessiz sessiz, kimseciklere duyurmak istemezcesine. Sonra Âşık Veysel uydu ona, derken tuz biber ekti kanayan yüreğimize Balıkçı. Şimdi, insanın kulaklarını dolduran o babacan «merhaba”larının ışıyan suyundayız.</p>



<p><strong>ÇIĞIR AÇAN İNSAN</strong></p>



<p>Halikarnas Balıkçısı bir yeni çığırdır, bir güzel düşüncenin başlangıcıdır bizim için.</p>



<p>Anadolu’nun eski uygarlıklarım bilmenin, kavramanın Anadolu’yu; Anadolu insanını, kendimizi an-lama olduğunu, ilk uygarlık ürünlerinin; doğacı, gerçek düşüncenin, bilimin Anadolu toprağında filizlendiğini, eşkin eşkin boy attığını ondan öğrendik.</p>



<p>İlkin o gösterdi bize Anadolu’da eski çağlardan günümüze değin uzayan, geçmişimize, geleceğimize ışık tutan kaynaklara varan yolu. O gösterdi bize Anadolu’nun dünya uygarlığının beşiği, Yunan, Roma, çağdaş Avrupa uygarlıklarının kaynağı olduğunu.</p>



<p>Homeros&#8217;la, Herodotos’la soydaşlığımızı ondan öğrendik. Ondan öğrendik eski Anadolu insanı ile günümüz insanı (Anadolu’nun bugünkü yerlisi)arasında kopmayan, için için sürüp giden özlü bir bağın bulunduğunu.</p>



<p>Balıkçı konuşan Anadolu’dur. Onda insan sevgisi toprakla, ağaçla, çiçekle, bitkiyle başlar. Düşüncesi mavi olan Balıkçı’nın dünyası ışıyan yeşildir. Yaşadığı gibi düşünmeyi, düşündüğü gibi yaşamayı kendi ne ilke edinen, insanı gerçek bütünlüğü içinde toprağıyla, taşıyla, anlamanın yolunu açan bir aydındı. Ona göre Anadolu insanı, Anadolu toprağı, Anadolu toprağı Anadolu insanı olmanın sağladığı bölünmez bir bütündür. İnsan ancak yaşadığı toprakla kişilik kazanır. Gerçekçi düşüncenin, ayakları yerden kesilmiş, düşler evreninde uçuşan kuruntularla en küçük bir bağlantısı yoktur ona göre. İnanmak yapmak ,kendini bir bütünlük içinde ortaya koymaktır onun düşüncesinde.</p>



<p>İnsan, doğayı seven, değerlendiren, yaşadığı toprakla yüreği arasında kopmayan bir bağlantı kurandır. Sınırlı bir anlamda da olsa insan doğadır. Balıkçı bu sonuca Ege kıyılarını, Akdeniz kentlerinin eskiçağ uygarlık ürünlerini, buluntularını inceleyerek, düşüncenin süzgecinden geçirerek vardı. Anadolu’nun her bucağında canlı bir öykünün, mithos’un yaşadığına inanır, tarihimizi, düşünce dünyamızı onlarla aydınlatmaya çalışırdı.</p>



<p><strong>KONUŞAN SULAR</strong></p>



<p>Sular konuşur, ırmaklar söyleşir, pınarlarla denizler gülüşürdü Balıkçının dilinde. «Su perisi Salmakis»’ten İris denen «Gökkuşağı»na değin toprakla, göklerle ilgili bütün düşünce varlıkları onun elinde yuğrula yuğrula bir uygarlık ürünü, güçlü bir insan yaratması olarak biçimlenir, Anadolu’nun eski, karanlık çağlarını aydınlatan bir ışıldak oluverirdi. Suları konuşturur, dağlan, tepeleri konuşturur, denizlerin dibinden çıkan eski uygarlık ürünlerini konuşturur, onlarla bugüne değin bilmediğimiz bir evrenden kucak kucak sevgiler, gerçekleri ortaya koyan, sorunları çözümleyen ışıklar getirirdi bize.</p>



<p>Anadolu toprağına duyduğu derin, güçlü sevgi, özlü saygı onu bir yandan felsefeye, biryandan tarihle arkeolojiye yöneltti. Onun anlayışına göre, en küçüğünden en büyüğüne değin, Anadolu’nun bütün suları, dağlan birer canlı tarih, birer özlü mithos niteliğindeydi. Bunlar anlaşılırsa Anadolu anlaşılır, bunlar bilinirse Anadolu bilinir. Çevresinde toplanan insanlar arasında balıkçı, bahçıvan, demirci, yazar, ozan, köylü, kentli, dişi erkek bir yürek bütünlüğünde birleşir, bir can sıcaklığında kaynaşırdı, insanı düşüncede değil de gerçek yaşamı, günlük davranışları içinde sevmesi onda humanisme(insanlık) anlayışının aydınlığa çıkan belirtisidir. Onun dünyasında ağa, paşa, bilgin, bilgisiz, soylu, düşkün diye yalancı ayrımlaşmalar değil, yaşayan, sıcaklığın, soluğunu özümüzde duyduğumuz insanlar vardır. Bu bakımdan onda da Sabahattin Eyuboğlu’nda olduğu gibi «humanisme» insan sevgisidir.</p>



<p>Balıkçı için geçerli olan insanı yorumlamak, açıklamak değil; anlamak, sevmek, onun bütünlüğünde kendini, kendi bütünlüğünde onu bulmaktır. Onun düşüncesinde insan sevgisi birlikte yaşamaya, iç içe, öz öze olmaya dayanır. Ancak seven anlar, anlayan sever ona göre. İnsan bir sevgi varlığıdır onca.</p>



<p><strong>YAŞADIĞINI YAZAN AYDIN</strong></p>



<p>Balıkçı bütün yazılarını kendi özünün sıcaklığında ısıtarak, kendince yaşayarak, duyarak yazardı, Türk yazınına deniz sevgisini, deniz insanlarını, deniz evrenini getiren odur. Öykümü yazacak yaşamıştır olayı, bir suyun başında, bir dağın doruğunda oluşan mithosu mu anlatacak, onun sıcaklığım duymuştur. Bu bakımdan gerçekçidir. Gerçek, insan sevgisiyle oluşan, özümlenen bir yaşam olayıdır onun yazılarında.</p>



<p>Söyleyiş gücünün bolluğunda insanlar birbirine karışır, birbiriyle kaynaşır. Okuyucu birden seçemez olur yapıtlarında kişileri, niteliklerini. Bu insan kalabalığı, bu baş döndürücü kaynaşma çevresini saran insan bolluğunun sonucudur.</p>



<p>Balıkçı için yazmak yaşamak, yaşamak yazmak demekti bir bakıma. Bütün yazıları sınır tanımayan, coşkun bir insan sevgisinde düğümlenir, düşüncesinin özünü insan sevgisi yoğurur.</p>



<p>Bu derin, bu güçlü sevgi eskiçağ Anadolu insanından günümüze kalan düşünce ürünlerinde biçimlenir, yoğunlaşır. Yazılarını okuyunca yüreğini kartallaşan Anadolu sevgisinin oyduğu bir “Prometheus” olarak çıkar karşımıza canlar canı Balıkçı, merhabaaa&#8230;</p>



<p>Son olarak biz de Anadolu’yu yurt, insanını can bilen herkese “Merhaba” diyerek kapatalım yazıyı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/trabzondan-cikan-hayatlar-13-ismet-zeki-eyuboglu-21399/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ODA TV&#8217;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/oda-tvden-flash-iddia-carsi-pazar-karisacak-21740/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/oda-tvden-flash-iddia-carsi-pazar-karisacak-21740/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Oct 2023 13:08:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[38. CHP Kurultayı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarıgül]]></category>
		<category><![CDATA[Şişli Belediye Başkanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21740</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image 2" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2.webp 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" title="ODA TV&#039;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK! 41"></div>Milyar dolarlık devir&#8230; Kılıçdaroğlu-Sarıgül-Keskin üçgeni&#8230; Kurultay öncesi bomba gelişme&#8230; CHP Genel Merkezi, Odatv haberiyle sarsılacak. Bu haber ile Türkiye gündemi uzun süre meşgul olacak. CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül&#8217;ün Şişli belediye başkanlığı döneminde üzerine geçirdiği öne sürülen bazı mülklerle ilişkin, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin&#8217;den flaş bir hamle geldi. Şu an&#160;CHP&#160;Erzincan milletvekili olan&#160;Mustafa Sarıgül&#8217;ün, Şişli&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Milyar dolarlık devir&#8230; Kılıçdaroğlu-Sarıgül-Keskin üçgeni&#8230; Kurultay öncesi bomba gelişme&#8230; </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2.webp" alt="image 2" class="wp-image-21742" title="ODA TV&#039;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK! 42" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2.webp 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-2-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></figure>



<h5 class="wp-block-heading">CHP Genel Merkezi, Odatv haberiyle sarsılacak. Bu haber ile Türkiye gündemi uzun süre meşgul olacak. CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül&#8217;ün Şişli belediye başkanlığı döneminde üzerine geçirdiği öne sürülen bazı mülklerle ilişkin, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin&#8217;den flaş bir hamle geldi.<a href="https://news.google.com/publications/CAAqJAgKIh5DQklTRUFnTWFnd0tDbTlrWVhSMk5DNWpiMjBvQUFQAQ?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a></h5>



<p>Şu an&nbsp;CHP&nbsp;Erzincan milletvekili olan&nbsp;Mustafa Sarıgül&#8217;ün, Şişli belediye başkanlığı görevini yürütürken aldığı bir karar çok tartışılmıştı. Sarıgül, belediye başkanı olduğu Şişli’nin, belediyeye ait çok değerli bazı mülklerini başında olduğu Şişli Meslek Yüksek Okulu Vakfı üzerine geçirdiği iddia edilmişti.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://img.odatv4.com/rcman/Cw820h589q95gm/storage/files/images/2023/10/30/whatsapp-image-2023-10-30-at-2-xywl.jpg" alt="Milyar dolarlık devir... Kılıçdaroğlu - Sarıgül - Keskin üçgeni... Kurultay öncesi bomba gelişme... İşte belgeler - Resim : 1" title="ODA TV&#039;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK! 43"></figure>



<p>Sarıgül, 2012 ve 2013 yıllarında aralarında&nbsp;Şişli Belediyesi&nbsp;eski Hizmet Binası’nın da olduğu, toplam büyüklüğü 75 bin metrekare, toplam değeri ise 500 milyon dolar olan 1 taşınmazı bedelsiz ve yine değeri 500 milyon doları bulan 8 taşınmazı ise 30 yıl süreyle 1 TL karşılığında kendi vakfına intifa ettirdi.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://img.odatv4.com/rcman/Cw820h555q95gm/storage/files/images/2023/10/30/whatsapp-image-2023-10-30-at-2-dwyu.jpg" alt="Milyar dolarlık devir... Kılıçdaroğlu - Sarıgül - Keskin üçgeni... Kurultay öncesi bomba gelişme... İşte belgeler - Resim : 2" title="ODA TV&#039;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK! 44"></figure>



<p><strong>MAHMEKE İNÖNÜ’YÜ HAKLI BULDU</strong></p>



<p>DSP’den belediye başkanı iken bugünkü değeri 1 milyar dolar olduğu tahmin edilen taşınmazları kendi vakfına ücretsiz tahsis ettiren Sarıgül’e o dönem CHP karşı durmaya çalışmış ama Meclis’ten karar geçmesini önleyememişti. Sarıgül’ün ardından belediye başkanı olan Hayri İnönü, göreve gelir gelmez ilk iş olarak 30 Mart 2014&#8217;de, söz konusu binaların devrini yargıya taşıdı. 9 Ağustos ve 7 Haziran 2012&#8217;de binaların devriyle ilgili alınan meclis kararlarının &#8220;haksız ve hukuka aykırı olduğu ve kamu hizmeti sağlamadığı&#8221; gerekçesiyle İstanbul İdare Mahkemesi&#8217;ne gitti. Meclis kararında hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilen mahkeme kararında, meclis kararının iptaline hükmedildi. Bunun üzerine &#8220;tapu kaydının iptali ve kiranın kalkması&#8221; için İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nde dava açıldı. Hayri İnönü ile Mustafa Sarıgül’ün arası bu olaydan sonra açılmış, İnönü, Sarıgül tarafından tehdit edildiğini öne sürmüştü. Emir Sarıgül’ün, Hayri İnönü’ye yönelik Şişli meclis oturumunda galiz küfürleri de hala sosyal medyada paylaşılan görüntüler arasında.</p>



<p><strong>MUAMMER KESKİN DE HIZLI BAŞLAMIŞTI</strong></p>



<p>Hayri İnönü’nün görev süresi Sarıgül’ün kendi vakfına verdiği belediye mallarını geri almaya yetmedi. 31 Mart 2019’da belediye başkanı seçilen CHP’li&nbsp;Muammer Keskin&nbsp;de, İnönü’nün devrettiği bayrağı aldı. Hatta, Şişli Belediyesi, yerel seçimler sonrası 10 Nisan 2019’daki ilk toplantısında, aleyhte çıkan Meclis kararları da CHP ve AKP’li üyelerin oylarıyla iptal edildi. Zaten CHP’li belediye başkanı Muammer Keskin tüm seçim kampanyasında mülkleri yeniden Şişli halkına iade edeceklerinin sözünü vermişti.</p>



<p><strong>NE DEĞİŞTİ MUAMMER BAŞKAN</strong></p>



<p>Şişli Belediyesi ile Sarıgül arasındaki mahkeme süreci 10 yıldır devam ederken, sürpriz bir hamle CHP’li başkan Muammer Keskin’den geldi. 26 Ekim Perşembe günü, Şişli belediye meclis üyelerine bir yazı gönderen Keskin meclis üyelerini 31 Ekim 2023 Salı günü olağanüstü toplantıya çağırdı. Oysa, sadece birkaç gün sonra 6 Kasım günü ilçe belediyesinin olağan meclis toplantısı bulunuyor. Muammer Keskin’in alelacele olağanüstü toplantı talep etmesi sıra dışı karşılandı ve kuşku uyandırdı. Olağanüstü toplantının tek konusu da, Sarıgül’ün kendi vakfına bedelsiz verdiği 1 milyar dolarlık 9 taşınmazla ilgili süreçte, Muammer Keskin’e ‘uzlaşma’ yetkisi verilmesi.</p>



<p><strong>4 KASIM CHP KURULTAYI ÖNCESİ OPERASYON MU ÇEKİLİYOR</strong></p>



<p>30 Mart 2014’den beri devam eden süreç için CHP Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in alelacele Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması bazı iddiaları da beraberinde getirdi. 6 Kasım’da olağan Şişli meclis toplantısı varken, 31 Ekim’de Mustafa Sarıgül konulu toplantı talep etmesi, 4-5 Kasım tarihlerindeki CHP Büyük Kurultayı ile ilişkilendirildi. Kurultay’da Özgür Özel’in genel başkan seçilme durumunda Mustafa Sarıgül ile CHP’nin yollarının ayrılması büyük bir olasılık ortada duruyor. Hal böyleyken ve kurultaydan sadece 1 gün sonra Şişli Meclisi’nin olağan toplantısı varken 31 Ekim tarihinde olağanüstü toplantı ve uzlaşı talep eden Muammer Keskin’in bu kritik talebi merak konusu oldu. Kulislerde Keskin’in talimatı genel başkan&nbsp;Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldığına dair iddialar da var.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://img.odatv4.com/rcman/Cw714h654q95gm/storage/files/images/2023/10/30/546-z0j0.jpg" alt="Milyar dolarlık devir... Kılıçdaroğlu - Sarıgül - Keskin üçgeni... Kurultay öncesi bomba gelişme... İşte belgeler - Resim : 3" title="ODA TV&#039;DEN FLASH İDDİA! ÇARŞI-PAZAR KARIŞACAK! 45"></figure>



<p><strong>Kaynak: Odatv.com</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/oda-tvden-flash-iddia-carsi-pazar-karisacak-21740/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANITKABİR&#8217;DE 100. YIL REKORU</title>
		<link>https://viratrabzon.com/anitkabirde-100-yil-rekoru-21729/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/anitkabirde-100-yil-rekoru-21729/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Oct 2023 12:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Anma]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[anıtkabir]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet&#039;in 100. Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21729</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="718" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image.jpeg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-768x460.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 46"></div>Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de ziyaretçi rekoru kırıldı. Anıtkabir&#8217;i 1 milyon 182 bin 425 kişinin ziyaret ettiği ve yeni bir rekorun kırıldığını bildirildi. Milli Savunma Bakanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir&#8217;i 1 milyon 182 bin 425 kişinin ziyaret ettiğini ve yeni bir rekorun kırıldığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: &#8220;29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir&#8217;e&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de ziyaretçi rekoru kırıldı. Anıtkabir&#8217;i 1 milyon 182 bin 425 kişinin ziyaret ettiği ve yeni bir rekorun kırıldığını bildirildi.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image.webp" alt="image" class="wp-image-21732" width="807" height="504" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 47"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Milli Savunma Bakanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir&#8217;i 1 milyon 182 bin 425 kişinin ziyaret ettiğini ve yeni bir rekorun kırıldığını bildirdi.</h5>



<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>



<p>&#8220;29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir&#8217;e akın eden ve yeni ziyaretçi rekorunu kıran 1 milyon 182 bin 425 ziyaretçimiz ile yoğun kalabalıktan dolayı ziyaret gerçekleştiremeyen tüm halkımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhuriyet&#8217;imizin 100&#8217;üncü yılında Cumhuriyet&#8217;imizin kurucusu, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü ve Milli Mücadele kahramanlarımızı bir kez daha saygıyla ve rahmetle anıyoruz.&#8221;<a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-11-2-ycd0.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 48"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-13-1-ke79.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 49"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-13-2-cmdu.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 50"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-1-dml6.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 51"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-2-21eh.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 52"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-3-ji2c.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 53"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-4-yg4n.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 54"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-5-yhsk.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 55"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-15-6-aku5.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 56"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="718" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image.jpeg" alt="image" class="wp-image-21733" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 57" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image.jpeg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/image-768x460.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-18-2-dine.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 58"></figure>



<p><a href="whatsapp://send?text=Cumhuriyet%E2%80%99in%20100%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20An%C4%B1tkabir%E2%80%99de%20rekor%20-%20https%3A%2F%2Fwww.internethaber.com%2Fcumhuriyetin-100uncu-yilinda-anitkabirde-rekor-foto-galerisi-2332802.htm" rel="nofollow"></a></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.internethaber.com/storage/files/images/2023/10/30/anitkabirde-rekor-19-b3kj.jpg" alt="Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Anıtkabir’de rekor" title="ANITKABİR&#039;DE 100. YIL REKORU 59"></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/anitkabirde-100-yil-rekoru-21729/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100.YILINDA LAİK CUMHURİYET</title>
		<link>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2023 20:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[100.Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet&#039;in 100. Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Laik Cumhuriyet 100 Yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Meydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21708</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="864" height="486" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Atam" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam.jpg 864w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 60"></div>“Türk devleti laiktir&#8230; Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin, çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır… Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür.”&#160;(Atatürk, 1930) Yarın Cumhuriyetimiz 100. yaşına girecek; dile kolay! İngilizlerin, “İki yıl yaşamaz” dedikleri Türkiye Cumhuriyeti,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>“Türk devleti laiktir&#8230; Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin, çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır… Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür.”&nbsp;</em>(Atatürk, 1930)</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/10/25/000356516-ggg.jpg" alt="000356516 ggg" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 61"></figure>



<p>Yarın Cumhuriyetimiz 100. yaşına girecek; dile kolay! İngilizlerin, “İki yıl yaşamaz” dedikleri Türkiye Cumhuriyeti, içeriden ve dışarıdan saldırılara rağmen, 100 yıldır yaşıyor. Evet, görünürde Cumhuriyetimiz 100 yıldır yaşıyor ancak, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra toplumsal ve siyasal muhalefetin susturulmasıyla önü açılan siyasal İslamcılığın pençesindeki Cumhuriyetimiz bugün “özünü” kaybetmekle karşı karşıyadır. Cumhuriyetimizin özü, devlet ve toplum yaşamının akla ve bilime dayanmasını sağlayan laikliktir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">LAİKLİK</h3>



<p>En yaygın tanımı ile<strong>&nbsp;“din ve devlet işlerinin ayrılması”</strong>&nbsp;diye bilinen laiklik, aslında toplum ve devlet yaşamının herhangi bir dine değil, akla ve bilime dayanmasıdır.<strong>&nbsp;Prof. Ahmet Taner Kışlalı</strong>’nın deyişiyle,<strong>&nbsp;“Toplumun, din adına ve binlerce yıl önce konmuş, o günün sorunlarına çözüm getiren kurallara göre yönetilme zorunluluğunun kaldırılmasıdır. Aklın, iman karşısında özgürleştirilmesidir.”</strong>&nbsp;Laiklik, teolojik olarak dinin değil, devlet ve toplum üstündeki&nbsp;<strong>“dinsel vesayetin”</strong>&nbsp;ortadan kaldırılmasıdır. Laiklik, farklı inanç ve düşünceye sahip insanların, bir arada ve barış içinde yaşayabilmelerinin de güvencesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÜÇ TEMEL AYAĞI</h3>



<p>Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti üç temel ayak üstünde yükselmiştir;&nbsp;<strong>“tam bağımsızlık”, “ulusal egemenlik”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“çağdaş uygarlık.”</strong>&nbsp;Bu ayaklardan birinin zarar görmesi ve aksaması Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmasına, dengesini yitirmesine neden olacaktır.</p>



<p>“Tam bağımsızlığın”, “ulusal egemenliğin” ve “çağdaş uygarlığın” güvencesi ise&nbsp;<strong>laikliktir</strong>. Çünkü ancak akla, bilime uygun çağdaş bir anlayışla yönetilen devletler uzun vadede tam bağımsızlığını koruyabilirler. Ancak egemenliğin kaynağını dünyevileştirip uluslaşan toplumlarda ulusal egemenlik söz konusu olabilir. Ancak aklı özgürleştirmeyi başaran ve Kant’ın ifadesiyle<strong>&nbsp;“kendi aklını kullanma cesaretini gösteren”</strong>&nbsp;toplumlar çağdaşlaşabilirler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/Ataturk.jpg" alt="Ataturk" class="wp-image-14547" width="809" height="479" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 62"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">ATATÜRK’ÜN LAİK CUMHURİYET ISRARI</h3>



<p>Atatürk, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ederken Türkiye &#8211; Osmanlı modernleşmesine rağmen-hâlâ bir din-tarım toplumuydu. Şeriat hukukuyla, mecellesiyle, halifesiyle, tekke ve zaviyeleriyle, medreseleriyle sistem dinsel temelliydi. Kadının en temel haklarından yoksun olduğu, okuma yazma oranın yüzde 10’u bile bulmadığı, sanayileşmenin gerçekleşmediği ve dinsel vesayetin sürdüğü bir ortamda&nbsp;<strong>Atatürk</strong>, Türkiye Cumhuriyeti’ni akılla, bilimle şekillendirmek istiyor; her fırsatta akla ve bilime vurgu yapıyordu. Örneğin, 1924’te<strong>&nbsp;“Dünyada her şey için; maddiyat için, maneviyat için, hayat için başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır”</strong>&nbsp;demişti. 1933’te 10. yıl konuşmasında da halka,<strong>&nbsp;“Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir”</strong>&nbsp;diye seslenmişti.</p>



<p>Toplumu akıl ve bilimle şekillendirebilmek, devleti çağdaşlaştırabilmek için Cumhuriyeti mutlaka laikleştirmek gerekiyordu. Çünkü akıl, mantık ve çağın gerekleri laik Cumhuriyeti zorunlu kılıyordu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TÜRK DEVRİMİ’NİN LAİK KARAKTERİ</h3>



<p>Atatürk’ün ilke ve devrimleri devleti ve toplumu laikleştirmeyi amaçlıyordu.&nbsp;<strong>Prof. Ahmet Tener Kışlalı’nın</strong>&nbsp;şu değerlendirmesi çok önemlidir:<strong>&nbsp;“Laiklik, devletçilik dışındaki diğer ilkelerin hepsinin de önkoşulları içinde yer alır: Demokrasinin önkoşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü de olamaz, gerçek bir özgür seçim de. Milliyetçiliğin önkoşuludur; çünkü laiklik olmayan yerde önem taşıyan öğe ulus değil, inananların oluşturduğu ümmettir. Devrimciliğin önkoşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz. Halkçılığın önkoşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel seçkinlerin düşünceleri önemlidir.”</strong>&nbsp;Kışlalı çok haklı, ancak bence devletçiliğin de önkoşulu laikliktir. Çünkü devletçilik, bir ekonomik modeldir ve ekonomik modelin “naslara” göre değil, piyasa koşullarına, ülkenin ve dünyanın durumuna göre belirlenmesi akılcı, bilimsel, dolayısıyla tamamen laik bir yaklaşımdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2451" height="1440" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede.png" alt="Ataturk Afyon Kocatepede" class="wp-image-18883" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 63" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede.png 2451w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-768x451.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-1536x902.png 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-2048x1203.png 2048w" sizes="auto, (max-width: 2451px) 100vw, 2451px" /></figure>



<p>Devrimlere gelince; 1920’de üzerine padişah/halife gölgesi düşmeyen TBMM’nin açılması, 1921’de<strong>&nbsp;“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”</strong>&nbsp;diyen anayasanın kabulü, 1922’de saltanatın kaldırılması, 1923’te Cumhuriyetin ilanı ve 1924’te halifeliğin kaldırılması ile dinsel kaynaklı saray (sultan/halife) egemenliğinin yerini laik temelli<strong>&nbsp;“millet egemenliği”</strong>&nbsp;aldı. Böylece sarayın kulları Cumhuriyetin eşit yurttaşlarına dönüştü. Dinsel-mezhepsel bağa dayanan ümmet bilincinin yerini aidiyet duygusu, birlikte yaşama arzusu, ortak tarih, ortak dil gibi değerlere dayanan ulus bilinci aldı.&nbsp;<strong>(Ulusçuluk; din, mezhep, etnik köken ayrımı gözetmeden tüm yurttaşların hukuki eşitliğini esas alır. Nitekim 1924 Anayasası’nda Türk milleti “din ve ırk farkı olmaksızın yurttaşlık bağı” olarak tanımlanır. (Madde 88) Bu hukuki eşitlik, toplumsal ayrıcalıkları ve ayrışmaları önleyerek ulusal bütünlüğü sağlar. Bu nedenle ulus devletin çimentosu laikliktir.)</strong></p>



<p>1924’te dinsel mahkemelerin kaldırılması, Din İşleri Bakanlığı’na son verilmesi, 1925’te Ankara Hukuk Mektebi’nin açılması, 1926’da Türk Ceza Kanunu’nun kabulü, vergi ve toprak reformlarının yapılması. 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun kabulü ve kadınlara en temel sosyal haklarının verilmesi ile çağdaş ve evrensel hukuk benimsendi. Böylece hukuk sistemi laikleştirildi.</p>



<p>1924’te Tevhidi-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesi, medreselerin kapatılması, okulların Eğitim Bakanlığı’na bağlanması ve karma eğitime geçilmesi, 1928’de yeni Türk harflerinin kabul edilmesi, 1929’da halka yeni harfleri öğretmek için Millet Mektepleri’nin açılması, Arapça, Farsça derslerine son verilmesi, 1933’te üniversite reformunun yapılması, 1940’ta Köy Enstitüleri’nin kurulması ile akılcı, bilimsel, ulusal ve çağdaş eğitime geçildi. Böylece eğitim sistemi laikleştirildi.</p>



<p>1925’te tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, şapka (kılık kıyafet) devriminin yapılması. 1926’da ve 1931’de yeni takvim, saat ve ölçü birimlerinin kabul edilmesi, 1930 ve 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, 1931’de Türk Tarih Kurumu, 1932’de Türk Dil Kurumu’nun kurulması, yine 1932’de din dilinin Türkçeleştirilmesi, 1934’te Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesi, 1935’te hafta tatilinin pazara alınması ile toplumsal, siyasal ve kültürel hayat, çağdaş ve ulusal değerlerle biçimlendirilmeye başlandı.</p>



<p>1928’de&nbsp;<strong>“Devletin dini İslamdır”</strong>&nbsp;maddesi anayasadan çıkarıldı. Dinsel yemin yerine laik yemin kabul edildi.&nbsp;<strong>“Meclis dinsel hükümleri yerine getirir”</strong>&nbsp;maddesi anayasadan çıkarıldı. 1931’de CHP’nin altı ilkesinden biri olarak kabul edilen<strong>&nbsp;laikliğin</strong>&nbsp;1937’de diğer beş ilkeyle birlikte anayasaya girmesiyle Türkiye Cumhuriyeti resmen laik bir nitelik kazandı. Çağdaş Türk demokrasisi bu laik siyasal dönüşümün (laik Cumhuriyetin) eseridir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">LAİKLİK VE DEMOKRASİ</h3>



<p>1923-1946 arasındaki “tek partili” Cumhuriyetin Türkiye’de demokrasiyi engellediği iddia edilir. Oysa birincisi, tek parti bir amaç değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni laikleştirecek devrimleri yapabilmek için bir araçtı. Çünkü Türkiye’de gerçek demokrasiyi kurmak için önce siyaset, eğitim, sağlık, ekonomi ve kültür devrimine ihtiyaç vardı. İkincisi, laik karakteriyle tek partili cumhuriyet, demokrasinin önündeki en büyük engele; dine dayalı devlet düzenine son verip, toplumu çağdaşlaştıracak devrimleri yaparak, kadınlara siyasal haklar vererek ve parti içi tartışmalarıyla Türkiye’de demokratik dönüşüme zemin hazırladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="880" height="495" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1.jpg" alt="ataturk kadinlar 1" class="wp-image-3358" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 64" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1.jpg 880w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-300x169.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 880px) 100vw, 880px" /></figure>



<p>Yine&nbsp;<strong>Ahmet Taner Kışlalı</strong>’nın deyişiyle “Laikliği kabul etmeyen, dine dayalı bir devlet düzeninde, gerçek anlamda düşünce ve inanç özgürlüğü olamaz. Demokrasi olamaz. (…) Demokrasilerde sorunların çözümü, farklı düşüncelerin karşı karşıya gelmesiyle, tartışa tartışa oluşturulur. Oysa dine dayalı bir devlette, ‘tek doğru’ vardır. Hatta o ‘tek doğru’nun, sadece ‘tek yorumu’ geçerlidir. (…) Batılı ülkeler, ancak din temeline dayalı devlet anlayışından uzaklaştıktan, laikliği kabul ettikten sonra demokratikleşebilmişlerdir. İnsan haklarına dayalı yönetim biçimleri oluşturabilmişlerdir. Bugün, temelde insan haklarını kabul etmiş, demokrasi ile yönetilen tek Müslüman ülkenin Türkiye oluşu bir rastlantı değildir. Çünkü Türkiye, İslam dünyası içinde, açıktan ve kurumsal olarak ‘laik devlet’ anlayışını benimsemiş tek ülkedir.”&nbsp;<em>(Bkz. Ahmet Taner Kışlalı, Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi)</em></p>



<p>Atatürk, demokrasinin önkoşulunun laiklik olduğunu iyi biliyordu. Bu nedenlerdir ki 1930’da çok partili sisteme geçiş denemesi yapıp CHP’nin karşısında SCF’yi kurdururken, SCF Genel Başkanı Fethi (Okyar) Bey’e&nbsp;<strong>“Memnuniyetle görüyorum ki laik Cumhuriyet esasında beraberiz. Benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur”</strong>&nbsp;demişti.</p>



<p>Tarih boyunca yapılan “din savaşları” göz önüne alındığında, Atatürk’ün, Cumhuriyetin temeline yerleştirdiği&nbsp;<strong>“Yurtta barış dünyada barış”&nbsp;</strong>felsefesinin de laik bir öz taşıdığı kolayca anlaşılacaktır. Kısacası bizim Cumhuriyetimiz, laik karakteriyle, Türkiye’de sadece bir rejim değişikliğine değil, aynı zamanda çok köklü bir düşünce, anlayış ve hayat değişikliğine yol açmıştır.</p>



<p>Sonuç olarak Türkiye’de tam bağımsızlığın, ulusal egemenliğin, çağdaş hukukun, yurttaşlığın, ulus bilincinin, özgür aklın, birey olmanın, fırsat eşitliğinin, adaletin, liyakatin, kadın haklarının, kültür-sanatın, akılcı ve bilimsel eğitimin, ekonomik kalkınmanın, demokrasinin, uygar yaşamın ve barışın güvencesi laik Cumhuriyettir. Türkiye’de laik Cumhuriyeti savunmak bütün bu değerleri savunmaktır.</p>



<p>Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Nice 100 yıllara…</p>



<p><strong>Sinan MEYDAN / Cumhuriyet Gazetesi-25 Ekim 2023 </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARAP SEVİCİLERİNDEN MANİDAR ÇAĞRI!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/arap-sevicilerinden-manidar-cagri-21687/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/arap-sevicilerinden-manidar-cagri-21687/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2023 19:25:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Sevicileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Hayat Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmetçilik Çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yandaş Gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[Yandaş Gazetecilerden Arap Dünyasına Çağrı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21687</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1587" height="924" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/multeciler-yandas-gazeteciler-e1695497131867.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="multeciler-yandas-gazeteciler" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/multeciler-yandas-gazeteciler-e1695497131867.jpg 1587w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/multeciler-yandas-gazeteciler-e1695497131867-768x447.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/multeciler-yandas-gazeteciler-e1695497131867-1536x894.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1587px) 100vw, 1587px" title="ARAP SEVİCİLERİNDEN MANİDAR ÇAĞRI! 65"></div>İktidara yakın bir grup gazeteci, sözde ırkçılıkla mücadele adı altında Arap dünyasına yönelik &#8220;Tek millet&#8221; mesajı verdiği video kamuoyunda tepki çekti. İktidara yakın bir grup gazeteci ırkçılıkla mücadele adı altında Arap dünyasına yönelik &#8220;Tek millet&#8221; mesajı verdiği video tepki çekti. Videoyu sosyal medya hesabından yayınlayan “Gerçek Hayat” adlı derginin 2011 yılında terörist elebaşı Fethullah Gülen&#8217;i&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">İktidara yakın bir grup gazeteci, sözde ırkçılıkla mücadele adı altında Arap dünyasına yönelik &#8220;Tek millet&#8221; mesajı verdiği video kamuoyunda tepki çekti.</h3>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://i.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/09/23/dd0745ba-3caf-4477-8058-0479e8cc5564.jpeg?w=776&amp;h=436&amp;mode=crop" alt="İktidara yakın gazetecilerin Arap dünyasına yaptığı çağrı tepki çekti" width="808" height="454" title="ARAP SEVİCİLERİNDEN MANİDAR ÇAĞRI! 66"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">İktidara yakın bir grup gazeteci ırkçılıkla mücadele adı altında Arap dünyasına yönelik &#8220;Tek millet&#8221; mesajı verdiği video tepki çekti. Videoyu sosyal medya hesabından yayınlayan “Gerçek Hayat” adlı derginin 2011 yılında terörist elebaşı Fethullah Gülen&#8217;i &#8220;Vatan size hasret&#8221; yazılı başlığıyla kapağa taşıdığı ortaya çıktı.<a href="mailto:?subject=Haber&amp;body=S%C3%B6zc%C3%BC%20-%20%C4%B0ktidara%20yak%C4%B1n%20gazetecilerin%20Arap%20d%C3%BCnyas%C4%B1na%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%20tepki%20%C3%A7ekti%20https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/iktidara-yakin-gazetecilerin-arap-dunyasina-yaptigi-cagri-tepki-cekti-7810617/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a></h5>



<p>“Gerçek Hayat” isimli dini içerikli derginin sosyal medya hesabından yayınladığı bir video tepki çekti. Videoda AKP’ye yakınlığıyla bilinen gazeteciler ırkçılıkla mücadele adı altında Arap dünyasına Ümmetçilik çağrısı yaparak tek millet mesajı verdi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>ÜMMETÇİLİK ÇAĞRISI YAPILDI</strong></h3>



<p>Türkçe ve Arapça konuşan gazetecilerin videoda, “Biz Türküz, Kürdüz, Arapız, Gürcüyüz ve diğerleriyiz. Hepimiz aynı milletin parçalarıyız” dediği görüldü.</p>



<p><strong>15 gazeteci videoda şu ifadeleri kullandı:</strong></p>



<p>“Türk milletinden yeryüzündeki bütün Müslümanlara selam olsun. Bu çağrıya kulak verin. İman edenler bir bedendir ve bu bedeni bölmek istiyorlar. Her toplumun içinde iyi insanlar olduğu gibi kötü insanlar da vardır. Son günlerde Türk olduğunu iddia eden bazı şahıslar ülkemizde ırkçılık tohumları ekiyor. Bu tehlikenin farkındayız ve Türk gazetecileri olarak bu çağrıyı yapma gereği duyduk. 100 yıl önce yaptıkları gibi bugün de Müslümanların arasına fitne sokmaya çalışıyorlar. Biz Türkler tarihin her devrinde misafirperverliğiyle ile anılmış ve Müslümanları bağrına basmış bir milletiz. Türk olduğunu iddia ederek ırkçılık yapanların Türk milletinin değerleriyle uzaktan yakından alakası yok. Azınlık bir grubun yaptığı bu ırkçı saldırılar, Türk milletini temsil etmiyor. Hiçbirimiz ırkçılığı kabul edemeyiz. Irkçılık İslam&#8217;da yasaktır. Biz hep birlikte bir halkız, Türküz, Kürdüz, Arabız, Gürcüyüz ve diğerleriyiz. Hepimiz aynı milletin birer parçalarıyız. Ten rengimiz farklı olsa da kalplerimiz renksizdir. Irkçılık insanlığın ilerlemesini engelleyen bir hastalıktır. Biz Müslümanlar ezelden ebede dek kardeşiz ve öyle kalacağız. Biz tek milletiz.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="543" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-e1695496315131.jpeg" alt="image e1695496315131" class="wp-image-21689" title="ARAP SEVİCİLERİNDEN MANİDAR ÇAĞRI! 67" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-e1695496315131.jpeg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-e1695496315131-768x348.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>FETÖ&#8217;YE ÖVGÜLER YAĞDIRDIĞI ORTAYA ÇIKTI</strong></h3>



<p>Öte yandan “Gerçek Hayat” isimli derginin 18 Temmuz 2011 sayısında FETÖ’ye övgü yağdırdığı ortaya çıktı.</p>



<p>“Vatan size hasret” manşeti atılan ve terörist elebaşı Fetullah Gülen&#8217;in fotoğrafının kullanıldığı dergi kapağında, “Fetullah Gülen başta olmak üzere adı konulmamış bir sürgün yaşıyor. Türkiye sürgündeki değerlerinin Esat Coşan ve Ahmet Kaya gibi vatana hasret vefat etmesini istemiyor. Kemal Burkay dönüyor ya diğerleri…” ifadeleri yer aldı.</p>



<p>Dergi kapağında dikkat çeken bir diğer detay ise”16 Temmuz günlükleriyle bir direnişin şanlı hikayesi…” başlıklı yazı oldu.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>TEPKİ YAĞDI</strong></h3>



<p>FETÖ&#8217;ye övgü yağdıran ve Arap dünyasına ümmetçilik çağrısı yapan Gerçek Hayat dergisine sosyal medyadan tepki yağdı. Tepkilerden bazıları şöyle:</p>



<p><strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:</strong> Zafer Partisi&#8217;ne saldırı merkezi FETÖ&#8217;ye ‘Vatan sana hasret&#8217; mesajı yayınlamış. Kim Atatürk&#8217;e düşman ise bilin ki Türk&#8217;e düşmandır.</p>



<p><strong>Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt:</strong> Biz Türk milletiyiz. Arap Sevicileri! Uygur Türk’lerine zulüm yapan Çin için tek söz ettiniz mi? Her milletten oldunuz, bir tek Türk olamadınız. Yazıklar olsun.</p>



<p><strong>CHP&#8217;li Gürsel Tekin:</strong>&nbsp;Bizim bir millet olduğumuzu bir biz mi biliyoruz? Bizim vatandaşımız Suudi Arabistan&#8217;a vizeyle gidiyor. Suudi Arabistan&#8217;a gitmeye kalkan Etiyopyalılar yolda vuruluyor, Afganlar ülkeye sokulmuyor. Biz bir millet değiliz. Bu ülkenin insanları da ne Suudi Kralının tebaası, ne bilmem ne emirinin kulunun. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tek millettir. Bu ülkede bizim. Parasını basanın, kafasına esenin dünyanın öte yakasından kalkıp basacağı paspas değil.</p>



<p><strong>İlahiyatçı Yazar Cemil Kılıç:</strong>&nbsp;“Irkçı video! Bu iğrenç videodaki kişilerden Esra Elönü, ‘Asla Türk’üm demem, Türk değilim!&#8217; Yasin Aktay;&nbsp; ‘Türk diye bir millet yoktur.&#8217; şeklinde açıklama yapmışlardı geçmişte… Ey Türk! varlığına kastedenleri sakın unutma!”</p>



<p>Videoda Arap dünyasına seslenen gazetecilerin isimleri ise şu şekilde;</p>



<p>Öznur Sirene, Turan Kışlakçı, Özlem Doğan, Kemal Özer, Hikmet Genç, Taha Hüseyin Karagöz, Yakup Köse, İsmail Halis, Hacı Yakışıklı, Tacettin Kutay, Yusuf Alabarda, Yasin Aktay, Baki Yaya, Ahmet Yusuf ve Ürdünlü gazeteci Nidal Siyam.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/arap-sevicilerinden-manidar-cagri-21687/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İMAMOĞLU, RAKİPLERİNE MEYDAN OKUDU&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/imamoglu-rakiplerine-meydan-okudu-21680/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/imamoglu-rakiplerine-meydan-okudu-21680/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 13:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İBB 8 Yeni Kreş Açtı]]></category>
		<category><![CDATA[İBB Kreşleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvamız İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21680</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1280" height="720" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/ibbnin-8-kresinin-acilisi-yapildi.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ibbnin-8-kresinin-acilisi-yapildi" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/ibbnin-8-kresinin-acilisi-yapildi.webp 1280w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/ibbnin-8-kresinin-acilisi-yapildi-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" title="İMAMOĞLU, RAKİPLERİNE MEYDAN OKUDU... 68"></div>8 yeni kreşin açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu siyasi rakiplerine meydan okuyarak; &#8220;Bize leke atarak kazanacağınızı sanıyorsanız 23 Haziran 2019&#8217;da yediğiniz 806 bin farklık demokrasi tokadının daha alası geliyor 2024 31 Mart&#8217;ında. Bu kötü yollardan vazgeçin&#8221; dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 15 yıl hapis istemiyle yargılanan İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">8 yeni kreşin açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu siyasi rakiplerine meydan okuyarak; <em>&#8220;Bize leke atarak kazanacağınızı sanıyorsanız 23 Haziran 2019&#8217;da yediğiniz 806 bin farklık demokrasi tokadının daha alası geliyor 2024 31 Mart&#8217;ında. Bu kötü yollardan vazgeçin&#8221;</em> dedi.</h3>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ankahaber.net/haber/detay/imamoglu_bize_leke_atarak_kazanacaginizi_saniyorsaniz_23_haziran_2019da_yediginiz_806_bin_farklilik_demokrasi_tokadinin_daha_alasi_geliyor_2024_31_martinda_154327#" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><img decoding="async" src="https://ankahaber.net/public/upload/Haber/154327/154327_23321.jpeg" alt="154327 23321" title="İMAMOĞLU, RAKİPLERİNE MEYDAN OKUDU... 69"></a></figure>



<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 15 yıl hapis istemiyle yargılanan İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık&#8217;ın beraat etmesine ilişkin &#8220;Seçime doğru atılan bu adımlar, seçime doğru daha neler yapacaklarının ön sinyalleri, fragmanları. Yarın Ekrem’e neler diyecekler, Ekrem’in bir kısım yol arkadaşlarına neler diyecekler, neler yakıştıracaklar? Bu işin başında kim varsa, en tepesinden en aşağıya, bir avuç insan, işinize bakın. Bu vücuda leke yapışmaz, yakınındaki hiçbirine de yakışmaz. Bugünden bunu ifade edeyim. İşinize bakın, iş üretin. Gelin bizimle marifetinizle, işinizle yarışın. Ben daha iyi yapacağım deyin, bunu anlarız. Ama bize leke atarak kazanacağınızı sanıyorsanız 23 Haziran 2019&#8217;da yediğiniz 806 bin farklık demokrasi tokadının daha alası geliyor 2024 31 Mart&#8217;ında. Bu kötü yollardan vazgeçin&#8221; dedi.</p>



<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim vaadi olan “150 Mahalleye 150 Kreş” projesi kapsamında; Ataşehir, Ümraniye, Bahçelievler, Pendik, Sultanbeyli, Tuzla, Bayrampaşa ve Beylikdüzü&#8217;ne 8 yeni kreşin açılışını yaptı.Toplu açılış törenine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte eski devlet bakanlarından Önay Alpago, CHP milletvekilleri Ali Gökçek, Suat Özçağdaş, CHP PM üyesi Onursal Adıgüzel Mehmet ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık katıldı.</p>



<p>Ümraniye&#8217;de düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan İmamoğlu, 15 yıl hapis istemi ile yargılanan İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık hakkında verilen beraat kararı hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>



<p>İmamoğlu daha önce siyaseten birbiriyle ayrışmış muhtarları bir araya getirdiklerini ve onlarla dayanışma içinde çalıştıklarını, ihtiyaç sahibi vatandaşlara onlar aracılığı ile yardımlarda bulunduklarını anlattı.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin zor bir dönemde sosyal yardımları 5 katına çıkardıklarını belirten İmamoğlu “Onun yanı sıra muhtarlarımızın da özel tercihi vardır diyerek yoksulluğunu dile bile getiremeyen, anlatamayan insanlarımızın onların kapısını çalıp yardım istediklerinde boş dönmemeleri adına muhtarlarımızı da dayanışmamızın bir parçası kabul ederek &nbsp;onların elleriyle beraber yüz binlerce yardım paketimizi dağıttık ve gözümüz arkada kalmadan bunu yaptık. Biz çünkü insanları birbirinden ayırt eden, sağa sola savuran &nbsp;insanlar olmadık” dedi.</p>



<p>Muhtarlık konusuna değinmesinin önemli bir nedeni olduğunu dile getiren İmamoğlu, şöyle konuştu:</p>



<p><strong>&#8220;EKREM KADAR TAŞ DÜŞSÜN DİYECEĞİM AMA ONU BİLE DİYEMİYORUM:</strong> </p>



<p>Biz dönem başladı başlayalı, seçim ortamı da dahil öyle laflar işittik, öyle kirletmeler yaşadık ki bazen bu kötü aklın yaratıcılığıyla ilgili gerçekten ben bile şaşkınlığa uğruyorum her gün. Bu kadar kötülüğe dönük marifet üreten insanlara diyorum, ‘ya biraz da iyiliğe çalışsanız bu ülke çok daha iyi olacak.&#8217; Gidip metronun merdivenlerine taş koyarak veya bir  demir parçası koyarak onları bozmaya çalışmak ya da yol güzergah üzerinde bir işi, bir sistemi bozmaya çalışmak yani bir kurumu kirletmek, İETT Halk Ekmek gibi. Saçma sapan girişimlerin içinde bulunmak, koca koca televizyon kanallarını veya medya kuruluşlarını bu işe seferber etmek… Nedir tek dertleri; Ekrem’i kötü yapalım. Ekrem aşağı, Ekrem yukarı. O kötü insanların kafasına Ekrem kadar taş düşsün diyeceğim ama onu bile diyemiyorum. Ben öyle bir öyle bir mizanseni kötülük bile olsa onlar için düşünecek bir akla sahip değilim. Yine de öyle bir şey olmasın. Sadece Allah akıl versin diyorum onlara. Başka bir şey diyemiyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/09/image-12.png" alt="image 12" class="wp-image-21683" width="810" height="480" title="İMAMOĞLU, RAKİPLERİNE MEYDAN OKUDU... 70"></figure>



<p><strong>&#8220;NE EKREM İMAMOĞLU&#8217;NU NE BİR YOL ARKADAŞINI HİÇBİR BİR TERÖR ÖRGÜTÜYLE YAN YANA KOYABİLECEK AKIL BU ÜLKEDE YOK:</strong> </p>



<p>Benim Beylikdüzü’nden beri yol arkadaşım olan, sosyal yardımların 5 katına çıkartılması kararında imzası olan, muhtarlarımızın da kardeşliği ve birliği için çalışmaları adına yoğun bir çaba içerisinde olan bir arkadaşım. Şimdi muhtarlık daire başkanımız bugün yargılandığı mahkemeden beraat aldı. Bir hafta önce ise bir savcı, 15 beş yıl hapis cezasıyla ilgili bir mütalaa verdi hakkında. Bir haftadır ben uyku uyuyamıyorum. Yargımız hakkında iyi şeyler düşünerek uykusuz kaldım. Yani ben yargıya güvenerek, doğru karar alacağına olan inançla tek cümle de etmemeye gayret ettim. Yoksa içim çok dolu. Ve sonuçta beraat edildi. Beraat etti arkadaşımız. Bir savcı niye böyle yapabilir bilmiyorum. Efendim neymiş? Terör örgütüne yardım etmiş. Yahu Allah aşkına ne Ekrem İmamoğlu’na, ne bir yol arkadaşına, neymiş FETÖ’cüymüş, neymiş PKK’ymış, hiçbir terör örgütüyle yan yana koyabilecek akıl bu ülkede yok. Ekrem İmamoğlu ne şahsı adına, ne de yol arkadaşları adına buna müsaade edecek bir kişilik değildir.</p>



<p><strong>SEÇİME DOĞRU DAHA NELER YAPACAKLARININ SİNYALLERİ:</strong> </p>



<p>Bazen yargısız infaz yapma çabası içerisinde olan insanlara sesleniyorum. Neyle yargılandı bu kardeşimiz biliyor musunuz? Bir derneğe verdiği 272 adet 150 liralık yardım kartı üzerinden bu cezaya mahkum edilmeye çalışıldı. Altını çiziyorum. Her bir muhtarıma neredeyse her yıl o kadar kart veriyoruz, yoksullara versin diye. İstanbul’da bine yakın muhtar var. Bunu niye söylüyorum? Ortada verdiği dernekle ilgili bir hüküm yok henüz. O dernekle ilgili hüküm olmadığı gibi içeride tutuklu kimse yok. Ama burada birini 15 yıla tutuklamaya çalışıyorsunuz. Olacak iş değil. Yani bu ne biliyor musunuz?</p>



<p><strong>SEÇİMLERE DOĞRU ATILAN BU ADIMLAR, SEÇİMLERE DOĞRU DAHA NELER YAPACAKLARININ ÖN SİNYALLERİ, FRAGMANLARI:</strong> </p>



<p>Seçime doğru atılan bu adımlar, seçime doğru daha neler yapacaklarının ön sinyalleri, fragmanları. Yarın Ekrem’e neler diyecekler, Ekrem’in bir kısım yol arkadaşlarına neler diyecekler, neler yakıştıracaklar? İşinize bakın. Buradan sesleniyorum. Kameraya bakarak sesleniyorum. Bu işin başında kim varsa en tepesinden en aşağıya. Bir avuç insan, işinize bakın. Bu vücuda leke yapışmaz, yakınındaki hiçbirine de yakışmaz. Bugünden bunu ifade edeyim. İşinize bakın, iş üretin. Gelin bizimle marifetinizle, işinizle yarışın. Ben daha iyi yapacağım deyin, bunu anlarız. Ama bize leke atarak kazanacağınızı sanıyorsanız 23 Haziran 2019&#8217;da yediğiniz 806 bin farklılık demokrasi tokadının daha alası geliyor 2024 31 Mart&#8217;ında. Bu kötü yollardan vazgeçin.</p>



<p><strong>KARARLI YOLCULUĞUMUZ SADECE VE SADECE 16 MİLYON İNSANINA HİZMET YOLCULUĞUDUR:</strong> </p>



<p>Kararlı yolculuğumuz sadece ve sadece 16 milyon insanına hizmet yolculuğudur. Ne bir kişiye tabiyiz, ne sadece bir siyasi partinin hükmü altındayız. Biz milletimizin hizmetine koşan, mensubu olduğu partiye de layık bir birey olmaya çalışan ahlaklı, erdemli iyi insan olmayı ilke edinmiş, devletine, milletine layık Türkiye Cumhuriyeti’ne layık, Cumhuriyet&#8217;in kurucu değerlerini omuzlarının üstünde taşıyan Mustafa Kemal Atatürk’e layık birer evlat olmaya devam edeceğiz. Bunun altını çizeyim. Her şeye rağmen yargının bugün verdiği kararın Türkiye Cumhuriyeti devleti adaleti adına doğru bir karar olduğu için mutluluğumu beyan ediyorum.&#8221;</p>



<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, açılışını yaptıkları kreşler ile ilgili de şu bilgileri paylaştı:</p>



<p><strong>&#8220;ÇOCUKLARIMIZ HAYATA YENİK DEĞİL, EŞİTLENEREK BAŞLAYACAK: </strong></p>



<p>Yaptığımız 8 kreşle, 823 ailenin hayatı kolaylaşacak aynı zamanda. Bu kreşlerde çocuklarımız en modern, en sağlıklı koşullarda yetenekler kazanacak ve hayata yenik değil, eşitlenerek başlayacak. Kreşlerin, böylesi bir tarihi bir dönemde, her yönüyle Cumhuriyet fikrine ve Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına çok yakışan bir hizmet olduğunun, çok simgesel değeri olduğunun altını çizmek isterim. İBB kreşleri, Cumhuriyet’in çocuklarının eşit ve adil bir biçimde, Cumhuriyet’in çocukları olduğunu onlara hissettirecek şekliyle hazırlanmalarının ana merkezi haline dönüşüyor. Çünkü Cumhuriyet, aslında ilk olarak çocuklara eşitlik ve adalet getiren bir sistemdir. Cumhuriyet, her şeyden önce, imkan ve fırsat eşitliği sağlayan bir yönetim biçimidir. Bu şehrin bütün çocukları, Cumhuriyet’in çocuklarıdır. Her biri için hak ettikleri değeri onları verme konusunda biz de sorumlu Cumhuriyet yöneticileriyiz. Bunun hakkını vereceğiz. Sonuna kadar da bunun mücadelesini vereceğiz. Bize eşitlik ve toplumsal adalet duygusunu, Cumhuriyet’in kazandırdığını aslında hepimiz biliyoruz. Cumhuriyet’in değerini bilen, Cumhuriyet’in ilke ve ideallerine sahip çıkan kuşaklar yetiştirmekle de yükümlüyüz.</p>



<p><strong>BURADA KDV DAHİL AYLIK 1200 LİRA ÜCRET ALIYORUZ: </strong></p>



<p>Hemşerilerimizin çok zor bir ekonomik dönemde aile yaşamlarını sürdürdüklerinin farkındayız. Attığımız her adımın, ortaya koyduğumuz her hizmetin, bir yanıyla da bu ekonomik zorlukları ortadan kaldıran, hafifleten çalışmalar olduğunu söylemek isterim. Biz, örneğin burada, KDV dahil aylık 1200 lira ücret alıyoruz. Bu, bugünün ekonomik koşullarına göre çok düşük bir ücrettir. Ama biz bunu nasıl yapıyoruz? İşte bugünün ekonomik koşullarında ihtiyacı olan ailelerimizin bu desteği almalarıyla, çocuklarını kreşlere vermelerini sağlama amacıyla yapıyoruz. Ama bu tam da aslında iktisadı önde tutan, tasarruflu ve bereketli bir bütçeyi yönetme kabiliyetini ortaya koymanın karşılığı. İşte bu sebeple biz, binlerce çocuğumuza bu şekilde, bu mali düzenle eğitim veren bir kurum oluyoruz. Yine 5 binin üzerinde gencimizi yurtlarında barındıran bir kurum oluyoruz. Yine çok düşük bir ücretle, 8-10 ayda milyona yakın insanı misafir eden Kent Lokantaları’nı açıyoruz. Yine 500 bine yakın annenin, 0-4 yaş arası çocuğunu kucağına alıp, kartıyla beraber bu şehri ücretsiz dolaşmalarını sağlıyoruz. Yine daha önce hiç yokken, -kreş hiç yoktu, burs hiç yoktu, yurt hiç yoktu- şimdi 75 bin gencimize burs dağıtacağız. Ve bunların hiçbirisine dışarıdan bir el girmeyecek. Tamamen adil bir sistem içerisinde çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize bu fırsatı tanıyan, eşitlikçi bir yönetim olacağız. Bu karakterden ve kimlikten asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221;</p>



<p><strong>28 İLÇEDE 65 KREŞE 6.042 ÖĞRENCİ KAPASİTESİNE ULAŞILDI</strong></p>



<p>İmamoğlu’nun konuşmasının ardından, bağışçılar ve protokolde yer alan isimlerin katılımıyla, 8 farklı ilçedeki 8 yeni kreşin toplu açılışI gerçekleştirildi. İmamoğlu ve beraberindeki heyet, sembolik açılışın yapıldığı Ümraniye Aşağı Dudullu Yuvamız İstanbul Kreşi’ni gezerek, minik öğrencilerle renkli sohbetler gerçekleştirdi. İmamoğlu, kreş gezisinin ardından, bölgede kurulan Halk Süt standında vatandaşlarla buluşarak, anı fotoğrafları çektirdi. dağıttı. Atılan 8 temelle birlikte, İstanbul genelindeki İBB kreşlerinin toplam sayısı 65’e yükseldi. Açılan 823 kapasiteli 8 yeni merkezle, toplamda 28 ilçede 65 kreşe ve 6.042 öğrenci kapasitesine ulaşıldı. </p>



<figure class="wp-block-video"><video autoplay controls src="blob:https://viratrabzon.com/b03d82ac-019e-4347-a448-82a417179366"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/imamoglu-rakiplerine-meydan-okudu-21680/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
