<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konuk Yazar &#8211; Vira Trabzon</title>
	<atom:link href="https://viratrabzon.com/konuk-yazar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<description>Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Oct 2023 20:37:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vira-icon-32x32.png</url>
	<title>Konuk Yazar &#8211; Vira Trabzon</title>
	<link>https://viratrabzon.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>100.YILINDA LAİK CUMHURİYET</title>
		<link>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2023 20:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[100.Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet&#039;in 100. Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Laik Cumhuriyet 100 Yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Meydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21708</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="864" height="486" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Atam" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam.jpg 864w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/10/Atam-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 1"></div>“Türk devleti laiktir&#8230; Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin, çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır… Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür.”&#160;(Atatürk, 1930) Yarın Cumhuriyetimiz 100. yaşına girecek; dile kolay! İngilizlerin, “İki yıl yaşamaz” dedikleri Türkiye Cumhuriyeti,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>“Türk devleti laiktir&#8230; Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin, çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır… Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür.”&nbsp;</em>(Atatürk, 1930)</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/10/25/000356516-ggg.jpg" alt="000356516 ggg" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 2"></figure>



<p>Yarın Cumhuriyetimiz 100. yaşına girecek; dile kolay! İngilizlerin, “İki yıl yaşamaz” dedikleri Türkiye Cumhuriyeti, içeriden ve dışarıdan saldırılara rağmen, 100 yıldır yaşıyor. Evet, görünürde Cumhuriyetimiz 100 yıldır yaşıyor ancak, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra toplumsal ve siyasal muhalefetin susturulmasıyla önü açılan siyasal İslamcılığın pençesindeki Cumhuriyetimiz bugün “özünü” kaybetmekle karşı karşıyadır. Cumhuriyetimizin özü, devlet ve toplum yaşamının akla ve bilime dayanmasını sağlayan laikliktir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">LAİKLİK</h3>



<p>En yaygın tanımı ile<strong>&nbsp;“din ve devlet işlerinin ayrılması”</strong>&nbsp;diye bilinen laiklik, aslında toplum ve devlet yaşamının herhangi bir dine değil, akla ve bilime dayanmasıdır.<strong>&nbsp;Prof. Ahmet Taner Kışlalı</strong>’nın deyişiyle,<strong>&nbsp;“Toplumun, din adına ve binlerce yıl önce konmuş, o günün sorunlarına çözüm getiren kurallara göre yönetilme zorunluluğunun kaldırılmasıdır. Aklın, iman karşısında özgürleştirilmesidir.”</strong>&nbsp;Laiklik, teolojik olarak dinin değil, devlet ve toplum üstündeki&nbsp;<strong>“dinsel vesayetin”</strong>&nbsp;ortadan kaldırılmasıdır. Laiklik, farklı inanç ve düşünceye sahip insanların, bir arada ve barış içinde yaşayabilmelerinin de güvencesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÜÇ TEMEL AYAĞI</h3>



<p>Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti üç temel ayak üstünde yükselmiştir;&nbsp;<strong>“tam bağımsızlık”, “ulusal egemenlik”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“çağdaş uygarlık.”</strong>&nbsp;Bu ayaklardan birinin zarar görmesi ve aksaması Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmasına, dengesini yitirmesine neden olacaktır.</p>



<p>“Tam bağımsızlığın”, “ulusal egemenliğin” ve “çağdaş uygarlığın” güvencesi ise&nbsp;<strong>laikliktir</strong>. Çünkü ancak akla, bilime uygun çağdaş bir anlayışla yönetilen devletler uzun vadede tam bağımsızlığını koruyabilirler. Ancak egemenliğin kaynağını dünyevileştirip uluslaşan toplumlarda ulusal egemenlik söz konusu olabilir. Ancak aklı özgürleştirmeyi başaran ve Kant’ın ifadesiyle<strong>&nbsp;“kendi aklını kullanma cesaretini gösteren”</strong>&nbsp;toplumlar çağdaşlaşabilirler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/Ataturk.jpg" alt="Ataturk" class="wp-image-14547" width="809" height="479" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 3"></figure>



<h3 class="wp-block-heading">ATATÜRK’ÜN LAİK CUMHURİYET ISRARI</h3>



<p>Atatürk, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ederken Türkiye &#8211; Osmanlı modernleşmesine rağmen-hâlâ bir din-tarım toplumuydu. Şeriat hukukuyla, mecellesiyle, halifesiyle, tekke ve zaviyeleriyle, medreseleriyle sistem dinsel temelliydi. Kadının en temel haklarından yoksun olduğu, okuma yazma oranın yüzde 10’u bile bulmadığı, sanayileşmenin gerçekleşmediği ve dinsel vesayetin sürdüğü bir ortamda&nbsp;<strong>Atatürk</strong>, Türkiye Cumhuriyeti’ni akılla, bilimle şekillendirmek istiyor; her fırsatta akla ve bilime vurgu yapıyordu. Örneğin, 1924’te<strong>&nbsp;“Dünyada her şey için; maddiyat için, maneviyat için, hayat için başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır”</strong>&nbsp;demişti. 1933’te 10. yıl konuşmasında da halka,<strong>&nbsp;“Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir”</strong>&nbsp;diye seslenmişti.</p>



<p>Toplumu akıl ve bilimle şekillendirebilmek, devleti çağdaşlaştırabilmek için Cumhuriyeti mutlaka laikleştirmek gerekiyordu. Çünkü akıl, mantık ve çağın gerekleri laik Cumhuriyeti zorunlu kılıyordu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TÜRK DEVRİMİ’NİN LAİK KARAKTERİ</h3>



<p>Atatürk’ün ilke ve devrimleri devleti ve toplumu laikleştirmeyi amaçlıyordu.&nbsp;<strong>Prof. Ahmet Tener Kışlalı’nın</strong>&nbsp;şu değerlendirmesi çok önemlidir:<strong>&nbsp;“Laiklik, devletçilik dışındaki diğer ilkelerin hepsinin de önkoşulları içinde yer alır: Demokrasinin önkoşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü de olamaz, gerçek bir özgür seçim de. Milliyetçiliğin önkoşuludur; çünkü laiklik olmayan yerde önem taşıyan öğe ulus değil, inananların oluşturduğu ümmettir. Devrimciliğin önkoşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz. Halkçılığın önkoşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel seçkinlerin düşünceleri önemlidir.”</strong>&nbsp;Kışlalı çok haklı, ancak bence devletçiliğin de önkoşulu laikliktir. Çünkü devletçilik, bir ekonomik modeldir ve ekonomik modelin “naslara” göre değil, piyasa koşullarına, ülkenin ve dünyanın durumuna göre belirlenmesi akılcı, bilimsel, dolayısıyla tamamen laik bir yaklaşımdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="2451" height="1440" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede.png" alt="Ataturk Afyon Kocatepede" class="wp-image-18883" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 4" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede.png 2451w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-768x451.png 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-1536x902.png 1536w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/08/Ataturk-Afyon-Kocatepede-2048x1203.png 2048w" sizes="(max-width: 2451px) 100vw, 2451px" /></figure>



<p>Devrimlere gelince; 1920’de üzerine padişah/halife gölgesi düşmeyen TBMM’nin açılması, 1921’de<strong>&nbsp;“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”</strong>&nbsp;diyen anayasanın kabulü, 1922’de saltanatın kaldırılması, 1923’te Cumhuriyetin ilanı ve 1924’te halifeliğin kaldırılması ile dinsel kaynaklı saray (sultan/halife) egemenliğinin yerini laik temelli<strong>&nbsp;“millet egemenliği”</strong>&nbsp;aldı. Böylece sarayın kulları Cumhuriyetin eşit yurttaşlarına dönüştü. Dinsel-mezhepsel bağa dayanan ümmet bilincinin yerini aidiyet duygusu, birlikte yaşama arzusu, ortak tarih, ortak dil gibi değerlere dayanan ulus bilinci aldı.&nbsp;<strong>(Ulusçuluk; din, mezhep, etnik köken ayrımı gözetmeden tüm yurttaşların hukuki eşitliğini esas alır. Nitekim 1924 Anayasası’nda Türk milleti “din ve ırk farkı olmaksızın yurttaşlık bağı” olarak tanımlanır. (Madde 88) Bu hukuki eşitlik, toplumsal ayrıcalıkları ve ayrışmaları önleyerek ulusal bütünlüğü sağlar. Bu nedenle ulus devletin çimentosu laikliktir.)</strong></p>



<p>1924’te dinsel mahkemelerin kaldırılması, Din İşleri Bakanlığı’na son verilmesi, 1925’te Ankara Hukuk Mektebi’nin açılması, 1926’da Türk Ceza Kanunu’nun kabulü, vergi ve toprak reformlarının yapılması. 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun kabulü ve kadınlara en temel sosyal haklarının verilmesi ile çağdaş ve evrensel hukuk benimsendi. Böylece hukuk sistemi laikleştirildi.</p>



<p>1924’te Tevhidi-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesi, medreselerin kapatılması, okulların Eğitim Bakanlığı’na bağlanması ve karma eğitime geçilmesi, 1928’de yeni Türk harflerinin kabul edilmesi, 1929’da halka yeni harfleri öğretmek için Millet Mektepleri’nin açılması, Arapça, Farsça derslerine son verilmesi, 1933’te üniversite reformunun yapılması, 1940’ta Köy Enstitüleri’nin kurulması ile akılcı, bilimsel, ulusal ve çağdaş eğitime geçildi. Böylece eğitim sistemi laikleştirildi.</p>



<p>1925’te tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, şapka (kılık kıyafet) devriminin yapılması. 1926’da ve 1931’de yeni takvim, saat ve ölçü birimlerinin kabul edilmesi, 1930 ve 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, 1931’de Türk Tarih Kurumu, 1932’de Türk Dil Kurumu’nun kurulması, yine 1932’de din dilinin Türkçeleştirilmesi, 1934’te Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesi, 1935’te hafta tatilinin pazara alınması ile toplumsal, siyasal ve kültürel hayat, çağdaş ve ulusal değerlerle biçimlendirilmeye başlandı.</p>



<p>1928’de&nbsp;<strong>“Devletin dini İslamdır”</strong>&nbsp;maddesi anayasadan çıkarıldı. Dinsel yemin yerine laik yemin kabul edildi.&nbsp;<strong>“Meclis dinsel hükümleri yerine getirir”</strong>&nbsp;maddesi anayasadan çıkarıldı. 1931’de CHP’nin altı ilkesinden biri olarak kabul edilen<strong>&nbsp;laikliğin</strong>&nbsp;1937’de diğer beş ilkeyle birlikte anayasaya girmesiyle Türkiye Cumhuriyeti resmen laik bir nitelik kazandı. Çağdaş Türk demokrasisi bu laik siyasal dönüşümün (laik Cumhuriyetin) eseridir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">LAİKLİK VE DEMOKRASİ</h3>



<p>1923-1946 arasındaki “tek partili” Cumhuriyetin Türkiye’de demokrasiyi engellediği iddia edilir. Oysa birincisi, tek parti bir amaç değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni laikleştirecek devrimleri yapabilmek için bir araçtı. Çünkü Türkiye’de gerçek demokrasiyi kurmak için önce siyaset, eğitim, sağlık, ekonomi ve kültür devrimine ihtiyaç vardı. İkincisi, laik karakteriyle tek partili cumhuriyet, demokrasinin önündeki en büyük engele; dine dayalı devlet düzenine son verip, toplumu çağdaşlaştıracak devrimleri yaparak, kadınlara siyasal haklar vererek ve parti içi tartışmalarıyla Türkiye’de demokratik dönüşüme zemin hazırladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="880" height="495" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1.jpg" alt="ataturk kadinlar 1" class="wp-image-3358" title="100.YILINDA LAİK CUMHURİYET 5" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1.jpg 880w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-300x169.jpg 300w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-768x432.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2020/12/ataturk_kadinlar-1-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 880px) 100vw, 880px" /></figure>



<p>Yine&nbsp;<strong>Ahmet Taner Kışlalı</strong>’nın deyişiyle “Laikliği kabul etmeyen, dine dayalı bir devlet düzeninde, gerçek anlamda düşünce ve inanç özgürlüğü olamaz. Demokrasi olamaz. (…) Demokrasilerde sorunların çözümü, farklı düşüncelerin karşı karşıya gelmesiyle, tartışa tartışa oluşturulur. Oysa dine dayalı bir devlette, ‘tek doğru’ vardır. Hatta o ‘tek doğru’nun, sadece ‘tek yorumu’ geçerlidir. (…) Batılı ülkeler, ancak din temeline dayalı devlet anlayışından uzaklaştıktan, laikliği kabul ettikten sonra demokratikleşebilmişlerdir. İnsan haklarına dayalı yönetim biçimleri oluşturabilmişlerdir. Bugün, temelde insan haklarını kabul etmiş, demokrasi ile yönetilen tek Müslüman ülkenin Türkiye oluşu bir rastlantı değildir. Çünkü Türkiye, İslam dünyası içinde, açıktan ve kurumsal olarak ‘laik devlet’ anlayışını benimsemiş tek ülkedir.”&nbsp;<em>(Bkz. Ahmet Taner Kışlalı, Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi)</em></p>



<p>Atatürk, demokrasinin önkoşulunun laiklik olduğunu iyi biliyordu. Bu nedenlerdir ki 1930’da çok partili sisteme geçiş denemesi yapıp CHP’nin karşısında SCF’yi kurdururken, SCF Genel Başkanı Fethi (Okyar) Bey’e&nbsp;<strong>“Memnuniyetle görüyorum ki laik Cumhuriyet esasında beraberiz. Benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur”</strong>&nbsp;demişti.</p>



<p>Tarih boyunca yapılan “din savaşları” göz önüne alındığında, Atatürk’ün, Cumhuriyetin temeline yerleştirdiği&nbsp;<strong>“Yurtta barış dünyada barış”&nbsp;</strong>felsefesinin de laik bir öz taşıdığı kolayca anlaşılacaktır. Kısacası bizim Cumhuriyetimiz, laik karakteriyle, Türkiye’de sadece bir rejim değişikliğine değil, aynı zamanda çok köklü bir düşünce, anlayış ve hayat değişikliğine yol açmıştır.</p>



<p>Sonuç olarak Türkiye’de tam bağımsızlığın, ulusal egemenliğin, çağdaş hukukun, yurttaşlığın, ulus bilincinin, özgür aklın, birey olmanın, fırsat eşitliğinin, adaletin, liyakatin, kadın haklarının, kültür-sanatın, akılcı ve bilimsel eğitimin, ekonomik kalkınmanın, demokrasinin, uygar yaşamın ve barışın güvencesi laik Cumhuriyettir. Türkiye’de laik Cumhuriyeti savunmak bütün bu değerleri savunmaktır.</p>



<p>Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Nice 100 yıllara…</p>



<p><strong>Sinan MEYDAN / Cumhuriyet Gazetesi-25 Ekim 2023 </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/100-yilinda-laik-cumhuriyet-21708/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVR KAMPANYASI!</title>
		<link>https://viratrabzon.com/sevr-kampanyasi-21326/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/sevr-kampanyasi-21326/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 19:35:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Barzani]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci Yazar Müyesser Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç&#039;in Nato Üyeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Müyesser Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[Talabani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21326</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1139" height="626" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Muyesser-Yildiz.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Müyesser Yıldız" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Muyesser-Yildiz.png 1139w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/Muyesser-Yildiz-768x422.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1139px) 100vw, 1139px" title="SEVR KAMPANYASI! 6"></div>KONUK YAZAR &#124; Gazeteci-Yazar Müyesser Yıldız, kendine ait kişisel internet sitesinde &#8216;Sevr Kampanyası!..&#8217; adıyla bir yazı kaleme aldı. Müyesser Yıldız&#8217;ın makalesindeki iddialar, gündem yaratacak cinsten&#8230; İşte Gazeteci-Yazar Müyesser Yıldız&#8217;ın gündem yaratacak 12 Temmuz 2023 tarihli bugünkü yazısı: Aylarca yağdılar, estiler, gürlediler; sonra yüz yüze görüşmeyi bile beklemeden, Biden’ın bir telefonuyla İsveç’in NATO üyeliğine onay verdiler.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">KONUK YAZAR | Gazeteci-Yazar  Müyesser Yıldız, kendine ait kişisel internet sitesinde &#8216;Sevr Kampanyası!..&#8217; adıyla bir yazı kaleme aldı. Müyesser Yıldız&#8217;ın makalesindeki iddialar, gündem yaratacak cinsten&#8230;  </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="864" height="486" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-17.png" alt="image 17" class="wp-image-21328" title="SEVR KAMPANYASI! 7" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-17.png 864w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-17-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">İşte Gazeteci-Yazar Müyesser Yıldız&#8217;ın gündem yaratacak 12 Temmuz 2023 tarihli bugünkü yazısı: </h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Aylarca yağdılar, estiler, gürlediler; sonra yüz yüze görüşmeyi bile beklemeden, Biden’ın bir telefonuyla İsveç’in NATO üyeliğine onay verdiler. Ülkenin ve milletin çıkarlarını savunmakla değil, Erdoğan rüzgârı estirmekle görevli <em>“yerli ve milli”</em> medyamıza göre her istediğimizi almışız. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, AB Konseyi Başkanı Charles Michel‘e, <em>“Hamili kart yakinimdir.”</em> şeklinde bir not göndermiş olmalı ki, Erdoğan’ın giderayak dillendirdiği son şart da kabul edilmiş. Yani AB’ye giriyormuşuz!.. Kader utansın; Ankara’da Mansur Başkan olmasa, gündüz gözü havai fişekler atma zamanıydı. Neyse, bakarsınız AKP’li TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş TBMM’nin önüne AB’ye girme sayacı koydurur da sevincimiz kursağımızda kalmaz!..</p>
</blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“<em>İsveç zaferin</em><em>e</em><em>”</em>&nbsp;şimdilik bu kadar değinip hem iç hem dış güçlerin yürüttüğü, ancak&nbsp;<em>“yerli ve milli”</em>&nbsp;medyamızın yine görmezden geldiği -veya Erdoğan’ın politikalarına ters düşmeyecek kısımlarını aktardığı- bir kampanyanın fotoğrafını çekelim.</p>
</blockquote>



<p><strong>Sıradaki Taviz Ne?</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Efendim, Avrupa’da örgütlenmiş Kürt Diaspora Konfederasyonu (DİAKURD) adlı bir kuruluş var. Bunlar evvela geçtiğimiz 2 Mayıs’ta, Lozan’da <em>“Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının gaspedildiği”</em> iddiasıyla Erdoğan’a başvurdu. Bu cüreti gösterirken de olumlu cevap alınmadığı takdirde iç hukuk yollarına, ardından BM İnsan Hakları Komitesi’ne başvuracağını bildirdi.</p>



<p>Ankara’dan cevap gelmeyince de Haziran başında hukuk sürecinin başlatıldığı belirtilip şu açıklama yapıldı:</p>



<p>“<em>Lozan Anlaşması 100 yıldır Kürt halkına acı, inkar ve ölümden başka bir şey getirmemiştir. Bu durum sadece DİAKURD değil, tüm Kürt halkı için kabul edilmez niteliktedir. Kürt halkı Lozan Anlaşmasını reddetmekte ve self-determinasyon hakkını talep etmektedir. Bundan dolayıdır ki, bu dava tarihi bir davadır.”</em></p>



<p>DİAKURD’un bir diğer faaliyeti; 27-28 Mayıs’ta Lozan’da bir konferans düzenlemek oldu ve yine Lozan Antlaşması yerden yere vuruldu.</p>



<p>Lozan’a, Lozan’dan saldırı bununla sınırlı değil. İmralı’daki teröristbaşının talimatıyla 1999’da kurulan <em>“Kürdistan Ulusal Kongresi”</em> de 22-24 Temmuz’da burada toplanacak. Türkiye, Irak, Suriye ve İran’dan 157 siyasi parti ve kuruluşun katılacağı öne sürülen bu toplantının ardından 24 Temmuz’da, Lozan Antlaşması’nın imzalandığı yerde bir basın açıklaması yapılacak.</p>



<p>Sanmayın ki, Lozan karşıtlığı Avrupa ve bölücülerle sınırlı. Hayır, ABD’de de düğmeye basıldı ve benzer bir seminer bu defa İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi yandaşları tarafından organize edildi. Seminerin açılış konuşmasını ise halen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Patrikhane Meclisi üyesi ABD Rum Ortodoks Kilisesi’nin Başpiskoposu Elpidophoros Lambriniadis yaptı. <em>“1923 Lozan Antlaşması Kapsamında Ekümenik Patrikhanenin Hukuki Statüsü”</em> konulu seminerde de Lozan’ın <em>“dini ve etnik azınlıklara”</em> verdiği zararlar anlatıldı!..</p>



<p>Yine ABD’de sadece onlar değil, PKK kuruluşları da bu ay başında Lozan’ı protesto için Washington’dan New York’taki BM Genel Merkezi’ne, <em>“özgürlük ve zafer yürüyüşü”</em> düzenlemek üzere harekete geçti.</p>



<p>Dibimize gelelim; AKP iktidarında kırmızı halılarla karşılanan Celal Talabani’nin partisi KYP’nin başındaki oğlu Bafıl Talabani, Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yıldönümü münasebetiyle yayımladığı mesajda önce; <em>“Bundan 100 yıl önce Kürtlerin katılımı olmadan, hatta görüşlerine başvurulmadan Kürt halkına karşı, Kürt halkının kadim hayalini yıkmanın ve topraklarımızı dörde bölmenin başlangıcı olan Lozan Antlaşması imzalandı… Hep birlikte büyük Kürdistan uğruna ve kimliğimizi korumak için çalışmalı, farklılıklarımızı yüce amaçlarımız yolunda bir kenara bırakmalıyız.”</em> dedi. Ardından dünyaya ve komşu ülkelere şu çağrıda bulundu:</p>



<p>“<em>İlişkilerimizi en yüksek çıkarları korumak ve iyi komşular olmak çerçevesinde geliştirmek istiyoruz, fakat meşru haklarımızdan taviz vermeyeceğiz ve bunları her şekilde savunacağız. Başkan Mam Celal’in şu sözlerini de aklımızdan çıkarmamalıyız: Orta Doğu’da Kürt sorunu çözülmeden bölgede kalıcı barış sağlanamaz.”</em></p>



<p>Suriye’deki teröristler ve ABD’nin sözde <em>“generali”</em> teröristbaşı Mazlum Kobani eksik kalır mı? Onlar da Haseke’de Lozan toplantısı düzenledi ve Kobani buraya gönderdiği mesajda; Lozan Antlaşması ile Kürtlerin inkâr edildiğini öne sürüp günümüzde Ortadoğu’da varlıklarını kabul ettirerek haritadaki yerlerini alma imkanları olduğunu söyledi.</p>



<p>AKP’nin <em>“amiral gazetesi”</em> Sabah bu olayı nasıl verdi biliyor musunuz? O mesajın Lozan’la ilgili olduğunu belirtmeden, sanki durup dururken yapılmış bir açıklama gibi aktardı.</p>
</blockquote>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://muyesseryildiz.com/wp-content/uploads/2023/07/12072023akpgbembbb.jpg" alt="12072023akpgbembbb" class="wp-image-7062" title="SEVR KAMPANYASI! 8"></figure>



<p><strong>İç Güçler de Hareketlendi</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Dış güçlerin Lozan karşıtı faaliyetlerini böylece özetledikten sonra iç güçlere bakalım.</p>



<p>Geçtiğimiz hafta bu defa Diyarbakır’da <em>“Lozan Antlaşması’nın 100. Yılında Kürdistan’ın Geleceği”</em> başlıklı bir konferans yapıldı. HAK-PAR, PAK, PSK, KDP ve Kürdistan Demokratik Hareketi gibi Kürt partilerin öncülüğünde düzenlendiği bildirilen konferansta neler söylendiğini anlatmaya gerek yok – tahmin edersiniz.</p>



<p>Sadece şunu kaydedelim; bu konferansın moderatörlüğünü Barzani’nin medyasında yazan, <em>“Kürt milli ayaklanmasının”</em> önderi ilân ettiği Şeyh Said’i günlerce öven ve Lozan için, <em>“anti-Kürt bir anlaşma”</em> deyip, <em>“Kürtlerin self determinasyon hakkı çerçevesinde, bu anlaşmayla meydana gelen tarihsel mağduriyetin giderilmesi için imzacı ülkeler, ulusal ve uluslararası ilgili kurumlar nezdinde gerekli girişimleri ve etkinliklerini artırmasını”</em> isteyen bir isim yaptı.</p>



<p>Bu toplantıya ilişkin yegâne sorumuz ise şu: Türkiye’nin tapu senedi Diyarbakır’da tartışmaya açılırken Devlet neredeydi?!</p>
</blockquote>



<p><strong>Barzani’yi Neden Görmüyorlar?</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“<em>Yerli ve milli”</em>&nbsp;medyamızın bu kampanyayı görmezden geldiğini veya Erdoğan’ın politikalarına ters düşmeyecek kısımlarını aktardığını belirtmiştik ya; şuraya geleceğiz:</p>



<p>Ne DİAKURD’un 27-28 Mayıs’ta Lozan’da düzenlediği konferansı ne de Mesut Barzani’nin buna verdiği desteği bizim dışımızda yazan oldu.</p>



<p>Oysaki bu toplantı sonrakiler için adeta işaret fişeğiydi. Barzani alenen, Lozan için <em>“felaket”</em> deyip Sevr’i savunmakla kalmamış, bölge devletleri ile uluslararası denklemlerde söz sahibi olan ülkeleri Lozan’ın kötü sonuçlarıyla yüzleşmeye ve hatalarını düzeltmeye çağırmıştı.</p>



<p>Dahası <em>“Lozan’daki toplantının hamisi bizzat Barzani’dir.”</em> dersek yeridir; çünkü geçtiğimiz yıllarda Kürt diasporası konfederasyonunu örgütleyen, ilk kongrenin Erbil’de yapılmasını isteyen ve buna katılan da bizatihi Mesut Barzani’ydi.</p>



<p>Ama Neçirvan Barzani’yi göreve başlama törenine davet eden, Mesrur Barzani’yi Saray’da ağırlayan Erdoğan’ı üzmemek için Türk Milleti’ni bunlardan haberdar etmemek gerek, değil mi?!</p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/sevr-kampanyasi-21326/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;E ÜZÜLÜYORUM&#8230; CHP&#8217;NİN &#8216;KARDEŞ&#8217; PARTİSİ&#8230; BENZERLİĞE ŞAŞIRACAKSINIZ.</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ataturke-uzuluyorum-chpnin-kardes-partisi-benzerlige-sasiracaksiniz-21290/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ataturke-uzuluyorum-chpnin-kardes-partisi-benzerlige-sasiracaksiniz-21290/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jul 2023 08:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[CHP&#039;nin Silueti]]></category>
		<category><![CDATA[ODA TV]]></category>
		<category><![CDATA[Soner Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcü Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=21290</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="675" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/soner-yalcin-son.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="soner-yalcin-son" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/soner-yalcin-son.webp 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/soner-yalcin-son-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="ATATÜRK&#039;E ÜZÜLÜYORUM... CHP&#039;NİN &#039;KARDEŞ&#039; PARTİSİ... BENZERLİĞE ŞAŞIRACAKSINIZ. 9"></div>Oda Tv İnternet Haber Sitesi&#8217;nin Kurucusu-Yazar Soner YALÇIN, Sözcü Gazetesi&#8217;nde ki Köşesinde yazdı: CHP&#8217;NİN SİLUETİ&#8230; CHP&#8217;NİN AYNADAKİ SİLUETİ Atatürk&#8217;e üzülüyorum! Çağdaşlaşmayı hedef alan kurucu lider,&#160;partisi CHP’deki&#160;son gelişmeleri nasıl değerlendirirdi? -“Ortadoğu ülkesi olmaktan kurtulamamışsınız!” Bugün Mısır&#8217;ın en köklü&#160;Vafd/Heyet&#160;partisinden bahsetmek istiyorum: Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz egemenliğini sona erdirmek ve Mısır&#8217;ı tam bağımsızlığına kavuşturmak amacıyla,&#160;Saad Zaglul Paşa&#160;liderliğinde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Oda Tv İnternet Haber Sitesi&#8217;nin Kurucusu-Yazar Soner YALÇIN, Sözcü Gazetesi&#8217;nde ki Köşesinde yazdı: CHP&#8217;NİN SİLUETİ&#8230;</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-13.png" alt="image 13" class="wp-image-21292" width="807" height="423" title="ATATÜRK&#039;E ÜZÜLÜYORUM... CHP&#039;NİN &#039;KARDEŞ&#039; PARTİSİ... BENZERLİĞE ŞAŞIRACAKSINIZ. 10" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-13.png 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/07/image-13-768x403.png 768w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">CHP&#8217;NİN AYNADAKİ SİLUETİ</h3>



<p>Atatürk&#8217;e üzülüyorum!</p>



<p>Çağdaşlaşmayı hedef alan kurucu lider,&nbsp;<strong>partisi CHP’deki</strong>&nbsp;son gelişmeleri nasıl değerlendirirdi?</p>



<p>-“Ortadoğu ülkesi olmaktan kurtulamamışsınız!”</p>



<p>Bugün Mısır&#8217;ın en köklü&nbsp;<strong>Vafd/Heyet</strong>&nbsp;partisinden bahsetmek istiyorum:</p>



<p>Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz egemenliğini sona erdirmek ve Mısır&#8217;ı tam bağımsızlığına kavuşturmak amacıyla,&nbsp;<strong>Saad Zaglul Paşa</strong>&nbsp;liderliğinde 1918’de modernist- ulusalcı parti&nbsp;<strong>Vafd</strong>&nbsp;kuruldu.</p>



<p>Bayrağı&nbsp;<strong>laikliğin&nbsp;</strong>sembolüydü;<strong>&nbsp;haç ile hilal&nbsp;</strong>birine<strong>&nbsp;</strong>bağlıydı.</p>



<p>Yıl:1923. Parti seküler anayasa hazırladı. 1924 ve 1936 seçimlerini ezici üstünlükle kazandı.</p>



<p>İngilizler memnun olmadı;&nbsp;<strong>söz konusu Süveyş Kanalı</strong>’ydı.&nbsp;<strong>Diktatör Sıddık Paşa</strong>’yla ittifak yaparak darbe yaptılar. Halk desteğini&nbsp;<strong>Müslüman Kardeşler</strong>&nbsp;örgütünden aldılar!</p>



<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan 1950 seçimini&nbsp;<strong>sömürge karşıtı</strong>&nbsp;Vafd seçimi yine kazandı ve bağımsızlığın önündeki en büyük engel İngiliz-Mısır antlaşmasını yırtıp attı.</p>



<p>Ardından Müslüman Kardeşler terör eylemlerine başladı. Sonra, 1952’de&nbsp;<strong>Arap milliyetçisi</strong>&nbsp;<strong>“Özgür Subaylar”</strong>&nbsp;darbe yaptı. Tepeden inmeci yönetim halkla buluşamadı; siyasal boşluğu İslamcı hareketler dolduruldu. Vafd kapatıldı.</p>



<p>Ve 1967 savaşının İsrail&#8217;e kaybedilmesiyle darbeci&nbsp;<strong>Enver Sedat sağa döndü.&nbsp;</strong>Müslüman Kardeşler ile uzlaştı. Bunun&nbsp;<strong>“mimarı”</strong>&nbsp;yeni emperyalist güç ABD idi…</p>



<p>İlk yaptıkları 1978’de yeniden açılan Vafd’ı yine kapamak oldu.</p>



<p>1980’lerde sola karşı dalgakıran olması için&nbsp;<strong>devlet ve siyaset</strong>&nbsp;büsbütün İslamileştirildi. Ülke neoliberalizme ve ABD’ye büsbütün boyun eğdirildi.</p>



<p>Hüsnü Mübarek aynı yoldan gitti;&nbsp;<strong>üç alanı siyasal İslamcılara bıraktı: Eğitim, adalet ve medya!</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Ulusalcı” diye&nbsp;<strong>Mısır Ordusu&nbsp;</strong>küçültüldü (500 bin),&nbsp;<strong>polis kadrosu&nbsp;</strong>ise (1 milyon 200 bin) çok büyütüldü.</p>



<p>Mısır, küresel kapitalizme onay verdi.</p>



<p>“<strong>Paralel Yapı</strong>” Müslüman Kardeşler, en büyük desteği Mısır ticaret burjuvazisinden/&nbsp;<strong>“Yenilikçi Girişimcilerden”</strong>&nbsp;aldı!</p>



<p><strong>Vafd</strong>, 40 yıl sonra 1984’te yeniden siyaset sahnesine çıktı.&nbsp;&nbsp;Başında artık&nbsp;<strong>“yeni”</strong>&nbsp;kelimesi vardı!</p>



<p>***</p>



<p><strong>Yeni Vafd</strong>&nbsp;da demokratik laik ulus devleti savundu.</p>



<p>İnsan haklarının tavizsiz savunucusu oldu.</p>



<p>Eğitim dedi, işsizlik dedi, konut sorunu dedi, sağlık dedi&#8230;</p>



<p><strong>Bunu hangi ekonomik sistemle yapacaktı?</strong></p>



<p>1980&#8217;lerden sonra dünyayı&nbsp;<strong>“kasıp kavuran”</strong>&nbsp;neo liberalizme Vafd da boyun eğdi.</p>



<p>Zaten Hüsnü Mübarek ile anlaşarak&nbsp;-muhalefeti bölmek amacıyla-&nbsp;parti yeniden açılmıştı!&nbsp;<strong>Yeni Vafd</strong>&nbsp;başında, önceki dönemlerde içişleri, maliye bakanlıkları yapmış Fuat Seraceddin vardı. Parti 1984’de yüzde 15 oy aldı.</p>



<p>2000 yılında Fuat Seraceddin ölünce parti başına&nbsp;<strong>Numan Gomaa</strong>&nbsp;seçildi.</p>



<p>Gomaa 2005 yılında cumhurbaşkanlığına aday oldu, kazanamadı.&nbsp;<strong>İstifası istendi. Koltuğu bırakmak istemedi.</strong>&nbsp;Başarısızlığı başkan yardımcısı Fahri Abdel Nour gibi merkez yöneticilerine attı, hepsini görevden aldı!</p>



<p>Bitmek bilmez –tüzük gibi- tartışmalar, genel merkezin yakılması gibi adli vakalar ve savcıların devreye girdiği soruşturmalar sonucu Gomaa ancak 2010’da genel başkanlığı, medya patronu&nbsp;<strong>El-Sayed El-Badavi</strong>&#8216;ye bıraktı.</p>



<p>Parti, 2011’de sağcı&nbsp;<strong>Özgürlük ve Adalet Partisi</strong>&nbsp;gibi partilerle seçim ittifakı yapınca partide ayrılıklar yaşandı.&nbsp;&nbsp;Sonraki parlamento seçiminde -futbolcu şarkıcı gibi popüler adaylar göstermesine rağmen- oyu yüzde 9,2’ye düştü.</p>



<p>Şu an parti başında&nbsp;<strong>ABD’den gelen fonları savunan</strong>&nbsp;avukat&nbsp;<strong>Baha El-Din Abou Shaka</strong>&nbsp;var! Shaka, Mısır’daki tüm&nbsp;<strong>liberal</strong>&nbsp;partiler ile ittifak kurma çalışmalarını sürdürüyor. Bakalım masasında kaç parti olacak?</p>



<p>Evet&nbsp;<strong>Yeni Vafd</strong>&nbsp;siyaseti, salt&nbsp;<strong>“masabaşı stratejisi”</strong>&nbsp;haline dönüştürerek seçimi kazanacağını düşünüyor. Vs.</p>



<p>Aynadaki benzerliklere şaşırmayınız; “senaryo” yazan güçler aynı!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ataturke-uzuluyorum-chpnin-kardes-partisi-benzerlige-sasiracaksiniz-21290/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ</title>
		<link>https://viratrabzon.com/turklerin-buyukannesi-lolan-guzeli-20152/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/turklerin-buyukannesi-lolan-guzeli-20152/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 10:30:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Avşar Yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin Büyükannesi Lolan Güzeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=20152</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1000" height="563" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image-1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1.webp 1000w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 11"></div>Yeniçağ Gazetesi yazarı Erdem Avşar, Doğu Türkistan’da bir tarım havzasında Türklere ait mezarlıkta 200 mumyalanmış mezar olduğunu yazdı. 3 bin 800 yaşındaki Türklerin büyükannesi. Lolan Güzeli Doğu Türkistan’da tarım havzasındabir mezardan tam&#160;200 mumya&#160;bulundu.Mumyaların her biri&#160;Türk şaman&#160;geleneklerine göre giydirilmiş ve süslenmişti.Bulundukları yerin coğrafi özellikleri nedeniyle yüz hatları vehatta kirpikleri bile yerli yerinde duran mumyalar, elbette büyük bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Yeniçağ Gazetesi yazarı Erdem Avşar, <strong>Doğu Türkistan’da bir tarım havzasında</strong> Türklere ait mezarlıkta <strong>200 mumyalanmış mezar</strong> olduğunu yazdı.</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1.webp" alt="image 1" class="wp-image-20154" width="810" height="455" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 12" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1.webp 1000w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2023/01/image-1-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3 bin 800 yaşındaki Türklerin büyükannesi. Lolan Güzeli</strong></h3>



<p><strong>Doğu Türkistan’da tarım havzasında</strong><br>bir mezardan tam&nbsp;<strong>200 mumya</strong>&nbsp;bulundu.<br>Mumyaların her biri&nbsp;<strong>Türk şaman</strong>&nbsp;geleneklerine göre giydirilmiş ve süslenmişti.<br>Bulundukları yerin coğrafi özellikleri nedeniyle yüz hatları ve<br>hatta kirpikleri bile yerli yerinde duran mumyalar, elbette büyük bir keşif!<br>Özellikle de&nbsp;<strong>Lolan Güzeli</strong>&nbsp;adı verilen mumyanın<br>aşırı korunmuş hali araştırmacıları şoke eden bir durum.<br>Kahverengi saçlı ve uzun burunlu bu mumyaların<br><strong>Çinlilerden çok daha önce yaşadığı</strong>&nbsp;bu yüz hatlarıyla bile rahatlıkla ortaya çıkabiliyor.<br>Lolan Güzeli&#8217;ni diğer pek çok mumya türünden ayrı tutan bir diğer nedeniyse<br>iç organlarını alınmadan mumyalanması.<br><strong>Yani antik Mısır geleneklerine çok uzak ve<br>çok daha ileri düzeyde</strong>&nbsp;bir mumyalama biçimi.<br>Yapılan DNA testi sonuçlarına göre de&nbsp;<strong>Lolan Güzeli&#8217;nin<br>yüzde 100 Türk kökenli&nbsp;</strong>olduğu yani<br>Türklerin atalarından olabileceği ortaya çıkıyor.<br><strong>&#8220;Türk yok&#8221;</strong>&nbsp;diyenler, ben &#8220;Türk&#8221; dedikçe,<br>Türk tarihinin derinine inmeye çalıştıkça yerinde duramayanlar,<br>açık kanıtları görmezden gelenler bunu da görmek istemeyecekler…<br>Mumya tam 3 bin 800 yaşında ve çok iyi durumda,<br>yarı açık gözlerindeki uzun kirpikleri düzgün biçimde korunmuş ve<br>çok iyi durumdaki uzun saçları omuzlarına düşüyor.<br>Lolan’ın bulunduğu tuz tepesinde, çok iyi korunmuş<br>otuza yakın mumya daha ortaya çıkarıldı.<br>Bu mumyalar da yine onun gibi özellikler taşıyor.<br>Yoğun tuzlu ve çok düşük nemli çevre,<br>mumyaların binlerce yıldır iyi durumda kalmasında etkili olmuş.<br><strong>Urumçi</strong>’deki Müzede bir de yün battaniyeye sıkıca sarılmış,<br>gözlerine iki mavi taş konmuş&nbsp;<strong>&#8220;Baby Blue&#8221; Mavi Bebek</strong>&nbsp;adı verilen<br>kahverengi-kızıl saçlı 8 aylık bir bebek mumyası var.<br>Mumyaları&nbsp;<strong>1934’te</strong>&nbsp;keşfeden&nbsp;<strong>İsveçli kaşif ve arkeolog Folke Bergman</strong>.<br>Onu oraya götüren de bir yerel avcı olmuş.<br>Kazılara ancak&nbsp;<strong>2003’te</strong>&nbsp;başlanabilmiş.<br>Bazı erkek ve kadın mumyalarda,<br><strong>şaman olduklarını kanısını güçlendiren</strong><br>kimi aşırı sivri uçlu, kimi tepesi uzun keçe kaşmir şapkalar bulunmuştur.<br>Tarım havzasındaki&nbsp;<strong>Çarçan, Lobnur, Turpan ve Kumul</strong>&nbsp;mumya mezar alanlarında<br>bulunanlar arasında beyaz buğday taneleri,<br>hint keneviri dahil olmak üzere tedavi amaçlı kullanılan bitkiler,<br>tılsımlar ve ayinlerde kullanıldığı düşünülen<br>kırmızı bağcıklarla bağlanmış çubuk demetleri,<br>tekerlekli ahşap arabalar,<br>sığır-koyun-keçi boynuzları,<br>kuş kemiklerinden yapılmış kolyeler,<br>hasır işleri, nefrit boncuklar, tahta taraklar, maskeler var.<br><strong>Erkek mumyalara pantolon ve dize kadar boğazlı botlar giydirilmiş.</strong><br>En önemlisi, mezarların yanlarında bulunan at kemikleri ve<br>kavak ağacından yapılmış altı açık tabutların üzerini örten at derileri.<br>Yani,&nbsp;<strong>Türklerin binlerce yıllık olmazsa olmazı,</strong><br>at kültürü burada da kendini gösteriyor.<br>Bir mumyanın&nbsp;<strong>üzerinde ameliyat izi var, at kılıyla dikilmiş.</strong><br>Amerikalı doktorların tespitine göre dünyada ilk ameliyat veya<br>operasyonlardan olarak kabul ediliyor.<br>Mezarlarda&nbsp;<strong>ameliyat aletleri de bulunmuş.</strong><br>2007 yılında, Çin hükümeti<br>National Geographic Topluluğu’nun yürüttüğü<br>gen araştırmasına izin verdi.<br>Yapılan araştırmanın sonunda, mumyaların&nbsp;<strong>Avrupa, Mezopotamya, İndus Nehri bölgesi&nbsp;</strong>ve<br>henüz belirlenmeyen diğer bölgelerden geldikleri anlaşıldı.<br>Bu Çinlilerden çok önce oralarda yaşamış olmaları nedeniyle gayet normal.<br>Gerçekten de bilgisayar ile oluşturulmuş modellenmesiyle Lolan, Çinlilere göre,<br>daha uzun boylu, beyaz tenli, upuzun kirpikli,<br>ince düz burunlu olarak etnik terminolojiye göre &#8220;Kafkas Türkü&#8221; (Caucasian).<br>Kafkasyalının ille de Kafkasya topraklarından olması gerekmiyor.<br>Afrika ve Güney Doğu Asya ırkları özellikleri ile hiçbir ilgisi olmayan<br>beyaz Avrupa ırkı sınıfına giriyor.<br>Lolan, ABD’de ilk olarak Mart 2010’da<br><strong>California’daki Bowers Müzesi</strong>’nde sergilendi.<br>Xiahoe, söz konusu mumyaların bulunduğu mezarlara Çinlilerin verdiği ad.<br>Mart 2011’de ise Pennsylvania’da<br><strong>&#8220;İpek Yolu’nun Sırları&#8221;</strong>&nbsp;adlı sergide yer alacaktı.<br>Ancak Çin’in ani kararı ile sergiden çekilmesi<br>büyük bir hayal kırıklığına neden oldu.<br>Serginin başında bulunan Pennsylvania Üniversitesi Çin Dili ve<br>Edebiyatı profesörü&nbsp;<strong>Dr. Victor Mair</strong>, yorum yapmayı reddetti.<br>Böylece Asya’nın kökenleri hakkında büyük sırlar saklayan mumyanın<br>üzerindeki tartışmalar tekrar gündeme gelmiş oldu.<br>Önceleri Çinliler sonunun neye varacağını fark etmeyip<br>mumyanın gen analizinin yapılmasına izin vermişler.<br>Genetik analiz sonucu boş bulunup mumyaya&nbsp;<strong>&#8220;Türklerin büyükannesi&#8221;</strong>&nbsp;adını vermişler.<br>Ama artık Tarım mumyaları, Pekin hükümetinin<br>fazla üzerine gidilmesini istemediği kendilerinin de<br>araştırma yapmadığı antik eserler durumunda.<br>Sebebi de özellikle genetik çözümün dünyanın bilgisine açılmasıyla<br>mumyaların&nbsp;<strong>Ön Türkler</strong>&nbsp;olarak kabul görmeye başlanması.<br>Bir diğer sebep de&nbsp;<strong>Uygur Türklerinin</strong>&nbsp;mumyaları haklı olarak sahiplenmesi.<br>Bu yüzden müzede profesyonel çekim yapılmasını yasaklamışlar.<br>Bulgulara göre Tarım havzasındaki bu kadim topluluk buğday ekmiş,<br>hayvancılık yapmış, tekerlekli araçlar kullanmış, maden işlemiş.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/01/280120230935570923130_1.jpg" alt="280120230935570923130 1" width="807" height="572" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 13"></figure>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/01/280120230935570923130_2.jpg" alt="280120230935570923130 2" width="806" height="540" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 14"></figure>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/01/280120230935570923130_3.jpg" alt="280120230935570923130 3" width="808" height="572" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 15"></figure>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/01/280120230935570923130_4.jpg" alt="280120230935570923130 4" width="805" height="533" title="TÜRKLERİN BÜYÜKANNESİ: LOLAN GÜZELİ 16"></figure>



<p><strong>(Kaynak: Bülent Pakman- bpakman.wordpress.com)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/turklerin-buyukannesi-lolan-guzeli-20152/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLAR İÇİN GIDA DAYANIŞMASI</title>
		<link>https://viratrabzon.com/cocuklar-icin-gida-dayanismasi-19772/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/cocuklar-icin-gida-dayanismasi-19772/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2022 16:53:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akademisyen-Gazeteci Murat Büyükyılmaz Yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar için Gıda Dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=19772</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="770" height="513" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/KAPAK.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="KAPAK" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/KAPAK.jpg 770w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/KAPAK-768x512.jpg 768w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/KAPAK-282x188.jpg 282w" sizes="auto, (max-width: 770px) 100vw, 770px" title="ÇOCUKLAR İÇİN GIDA DAYANIŞMASI 17"></div>Ekonomik krizin etkisiyle artan yoksulluk ve gıda krizi, kentlerdeki kırılgan ve güvencesiz kesimlerin sağlıklı, besleyici ve yeterli gıdaya erişimini daha da olanaksız hale getirmekte, halkın gıda güvenliği ve gıda güvencesini daha da aşındırmaktadır. Türkiye’de son bir yıl içinde gıda fiyatları katlanarak arttı. Endüstriyel tarım ve gıda sistemini destekleyen, gıdayı bir meta olarak kâr kaynağı gören&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/MURAT-BUYUKYILMAZ-edited.jpg" alt="MURAT BUYUKYILMAZ edited" class="wp-image-19780" width="809" height="398" title="ÇOCUKLAR İÇİN GIDA DAYANIŞMASI 18"><figcaption class="wp-element-caption"><strong><em>Murat BÜYÜKYILMAZ Yazdı&#8230;</em></strong></figcaption></figure>



<p>Ekonomik krizin etkisiyle artan yoksulluk ve gıda krizi, kentlerdeki kırılgan ve güvencesiz kesimlerin sağlıklı, besleyici ve yeterli gıdaya erişimini daha da olanaksız hale getirmekte, halkın gıda güvenliği ve gıda güvencesini daha da aşındırmaktadır.</p>



<p>Türkiye’de son bir yıl içinde gıda fiyatları katlanarak arttı. Endüstriyel tarım ve gıda sistemini destekleyen, gıdayı bir meta olarak kâr kaynağı gören politikalar, gıda krizini derinleştirdi. Tarımsal üretimin her aşaması ulusal ve uluslararası sermaye birikimine açıldıkça, bu alanda üretilen değere daha büyük oranda sermaye tarafından el konulmakta, gıda üzerinde emek ve hak sahibi olan, üreticiler ve halk yığınlarının payına ise yoksulluk, açlık ve güvencesizlik düşmektedir. Yeterli gelirden yoksun ve güvencesiz kesimlerde sağlıksız ve yetersiz beslenmeye bağlı sorunlar büyümektedir.</p>



<p>İçerisine sürüklendiğimiz gıda krizinden en derin ve kalıcı şekilde etkilenen çocuklar ise acilen sahip çıkılması gereken toplumsal kesim olarak destek beklemektedir. Gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’ın her fırsatta kamuoyuyla paylaştığı üzere, çocuklar anne karnında oldukları dönemden başlayarak hızla gelişen beyinleri, hastalıklara karşı savunmasızlıkları, olumsuz etkilerden kaçınma ya da bu etkilere uyum sağlama konusundaki sınırlı kapasiteleri nedeniyle gıda krizinden daha ağır bir şekilde etkilenmektedirler. Okul çağındaki milyonlarca çocuk okula aç gitmektedir. Maalesef, Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılında hayata geçirmeyi planladığı okullarda ücretsiz beslenme programında ise en küçük bir gelişme sağlanamamıştır.</p>



<p>***</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/image-8.jpeg" alt="image 8" class="wp-image-19777" width="810" height="450" title="ÇOCUKLAR İÇİN GIDA DAYANIŞMASI 19"></figure>



<p>Hem okula giden çocuklar, hem de okul öncesi çağda olan küçük çocuklar için gıda güvenliği ve gıda güvencesi mutlaka dikkate alınmalıdır. Sağlıksız beslenmenin doğurduğu sorunlar yaş küçüldükçe şiddetlenmektedir. Yine Dr. Bülent Şık’ın aktardığına göre, bilimsel çalışmalar, bir kadının hamileliği ile çocuğun ikinci doğum günü arasındaki 1000 gün içinde sağlıklı beslenmenin bir çocuğun geleceği ya da ileri yaşlarındaki sağlığı üzerinde çok büyük bir önem taşıdığını göstermektedir. Dolayısıyla beslenme sorunu yaşayan, ihtiyaç içindeki ailelerin belirlenmesi ve acilen destek sağlanması çok önem taşımaktadır.</p>



<p>Çocukların ne evde, ne okulda, ne de sokakta aç kalması ve beslenme yetersizliğine mahkûm bırakılması kabul edilebilir. Merkezi devlet olanaklarının halktan esirgendiği koşullarda, halkın acil ihtiyaçlarını gidermek için tek kamusal güç olan belediyelerin, gıda güvenliği ve gıda güvencesi alanında da halka sahip çıkması güncel ve acil bir görev olarak gündeme gelmektedir. Her renkten muhalefetin yönetimindeki belediyelerin, “Çocuklar için Gıda Dayanışması” ile gıda hakkının yaşama geçirilmesini çocuklardan başlayarak sağlaması mümkün ve gereklidir. “Çocuklar için Gıda Dayanışması” önerimizin aşamaları, gıdaya ihtiyaç duyan hamile kadınlar, çocuklar ve anneleri odağına alarak, bütüncül ve kentin bilgisine dayanan bir kapsayıcılığı gerektirmektedir. Basit bir şekilde sıralayacak olursak, dayanışma farklı aşamalarda inşa edilmeli ve kapsayıcılığı sağlanmalıdır.</p>



<p>***</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized is-style-default"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/12/TARIM.jpg" alt="TARIM" class="wp-image-19778" width="811" height="451" title="ÇOCUKLAR İÇİN GIDA DAYANIŞMASI 20"></figure>



<p>Hamile kadınlara ihtiyaç duydukları folik asit vb. temel ve destekleyici besinlerin ve hijyen ürünlerinin sağlanması, hem kadınların hem de bebeklerin yaşamları boyunca sağlıklarını destekleyecek şekilde hedeflenmelidir. Yeni doğum yapan ve bebek sahibi kadınların kendilerinin ve bebeklerinin sağlıklı beslenmesi için gereken besinler de yine sağlıklı ve yeterli düzeyde sağlanmalıdır.</p>



<p>0-2 yaş bebekler ve 2-6 yaş çocuklar, düzenli ve yeterli sağlıklı gıda içeren paketlerle düzenli olarak desteklenmeli, ilkokul öğrencilerinin okula giderken ihtiyaç duydukları beslenme çantasını hazırlayabilmeleri için beslenme kolisi her hafta ihtiyaç sahibi evlere ulaştırılmalıdır.</p>



<p>Ortaokul, lise öve üniversite öğrencilerine, okul günlerinde kahvaltı ve öğle yemeklerine erişebilmeleri için, belirlenen kent esnaflarında kullanabilecekleri dayanışma kartları aracılığı ile yemek desteği sağlanmalıdır.</p>



<p>İhtiyaç sahibi kadınlar, çocuklar ve gençlere yönelik “Çocuklar için Gıda Dayanışması”, belediyelerin kamusal kaynaklarının ötesinde; kentteki esnaf, küçük üretici köylü, orta ve büyük ölçekli çiftçi ve tüm vatandaşların sağlayacağı katkılarla birlikte bir Kent Dayanışması olarak yaşama geçirilmelidir.</p>



<p>Endüstriyel tarım ve gıda sisteminin derinleştirdiği gıda krizinden agroekolojiyi yaşama geçirerek ve gıda egemenliğini tesis ederek kurtulana kadar; bu mücadelenin bir parçası olarak, her fırsatı değerlendirmek ve en kırılgan yanımızdan başlayarak herkes için gıda hakkını talep etmek zorundayız. Hem ekmeğimizi büyütüp bölüşeceğiz hem de sofradaki sözümüzü güçlendireceğiz…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/cocuklar-icin-gida-dayanismasi-19772/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/taksim-katliaminin-ardindaki-yalanlar-ve-gercekler-19595/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/taksim-katliaminin-ardindaki-yalanlar-ve-gercekler-19595/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2022 16:41:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[ODA TV]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Toygun Atilla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=19595</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="675" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="image-4" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4.webp 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER... 21"></div>Misafir Köşesi; ODA TV&#8217;den Toygun Atilla Yazdı: &#8220;O fotoğrafın bilinmeyen hikayesi&#8230; Taksim katliamının ardındaki yalanlar ve gerçekler&#8230;&#8221; İstiklal Caddesi&#8217;ndeki bombalı katliamın ardından henüz 1 ya da 2 saat geçmişti.&#160;Kameralardan tespit edilen görüntülerde bombacının kadın olduğu tespit edildi. Kimliği bilinmiyordu.&#160;Fotoğraflar tarandı, o bölgedeki telefon sinyalleri belirlendi. Polis adeta zamanla yarıştı.&#160;BombacıTaksim-Esenler-Küçükçekmece hattını kullanıyordu.&#160;Kamera kayıtlarından alınan fotoğrafı ile&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Misafir Köşesi; ODA TV&#8217;den Toygun Atilla Yazdı: &#8220;O fotoğrafın bilinmeyen hikayesi&#8230; Taksim katliamının ardındaki yalanlar ve gerçekler&#8230;&#8221;</h3>



<p>İstiklal Caddesi&#8217;ndeki bombalı katliamın ardından henüz 1 ya da 2 saat geçmişti.&nbsp;<br>Kameralardan tespit edilen görüntülerde bombacının kadın olduğu tespit edildi. Kimliği bilinmiyordu.&nbsp;<br>Fotoğraflar tarandı, o bölgedeki telefon sinyalleri belirlendi. Polis adeta zamanla yarıştı.&nbsp;<br>BombacıTaksim-Esenler-Küçükçekmece hattını kullanıyordu.&nbsp;<br>Kamera kayıtlarından alınan fotoğrafı ile bir avukat kadının fotoğrafı birbirine çok benzerdi.&nbsp;<br>Telefon sinyalleri de Taksim-Küçükçekmece hattı ile uyuşmuştu.&nbsp;<br>En ufak bir ihtimal bile göz ardı edilmemeliydi.&nbsp;<br>Fotoğrafı ve kimlik bilgileri ekiplerle paylaşıldı, kontrol edilmesi ve saldırı ile ilgisinin belirlenmesi için talimat verildi.&nbsp;<br>Bir anda, o avukatın fotoğraflı kaydı, whatsapp gruplarında dolaşıma girdi.&nbsp;<br>O kadar yayıldı ki, sadece güvenlik güçlerinde olması gereken o fotoğraflı kayıt, sade vatandaşların whatsapp gruplarında bile dolaşımdaydı.&nbsp;<br>Herkes birbirine, &#8220;işte bombacı kadın&#8221; diye o fotoğraf kaydını attı.&nbsp;<br>Kısa bir süre sonra o fotoğraf kaydı ve bilgiler sosyal medyaya düştü.&nbsp;<br>O avukat ise olan bitenden habersiz Küçükçekmece&#8217;de Suriyeli iki müvekkili ile görüşüyordu.&nbsp;<br>Patlama ile ilgisinin olmadığı anlaşıldı.<br>Ama sosyal medyada ve whatsapp gruplarında çoktan &#8220;bombacı&#8221; ilan edilmişti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="887" height="574" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-6.webp" alt="image 6" class="wp-image-19601" title="TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER... 22" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-6.webp 887w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-6-768x497.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 887px) 100vw, 887px" /><figcaption class="wp-element-caption">Avukat Jiyan Tosun</figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading">O FOTOĞRAFIN HİKAYESİ</h3>



<p>Bombacı Ahlam Ashabır&#8217;in bir fotoğrafı vardı ki,&nbsp;<br>En belirgin görüntüsü buydu.&nbsp;<br>MOBESE veya mağazalardan alınan kamera görüntüsü olmadığı belliydi, bombacı kadın ile aynı hizadan çekilmişti.&nbsp;<br>Bir müddet sonra o fotoğraf sosyal medyada dolaşıma girdi.&nbsp;<br>FETÖ&#8217;cü firari Adem Yavuz Arslan da, FETÖ&#8217;cülerin operasyonları ile Ergenekon operasyonu şüphelisi olan Turhan Çömez, aynı noktada buluşmuştu.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-5.webp" alt="image 5" class="wp-image-19600" width="807" height="422" title="TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER... 23" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-5.webp 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-5-768x401.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure>



<p><br>Özetle şunu diyorlardı: &#8220;Bu görüntü soru işareti oluşturuyor. Bu terörist önceden takibe alınmış olabilir mi ? &#8221;&nbsp;<br>Bulanık hava iyice yayıldı. Sosyal medya operasyonu kontrol altına aldı.&nbsp;<br>Herkes adeta CSI dedektifi kesildi, yorumlar yaptı.<br>&#8220;Terörist takipteydi&#8221; &#8220;Bombalı saldırının ardında devlet mi var&#8221; algısı hızla dolaşıma girdi.&nbsp;<br>Gerçek ?&nbsp;<br>Kimin umurunda&#8230;<br>Oysa ki,&nbsp;<br>O fotoğrafın hikayesi şuydu,<br>Patlamadan henüz birkaç dakika geçmişti.&nbsp;<br>Güven timlerinde görevli bir polis memuru, patlamanın ardından insanların Tünel istikametine doğru hızla koşarak geldiğini görünce cep telefonunu çıkartarak video çekmeye başladı.&nbsp;<br>Kafasındaki şuydu; &#8220;Bombacı bu kalabalığın arasında olabilir&#8221;&nbsp;<br>Çektiği videoyu hemen ilgili birimlere gönderdi.&nbsp;<br>Gerçekten de o videoda &#8220;bombacı kadın&#8221; vardı.&nbsp;<br>Videodan fotoğraf kesitleri alınarak ekiplere dağıtıldı.&nbsp;<br>Ne mi oldu ?&nbsp;<br>O fotoğraf bir süre sonra sosyal medyaya düşmüştü bile.&nbsp;<br>Bombacının en net fotoğrafını iyi bir polislik örneği olarak çeken güven timlerindeki o genç polisin başarısını alkışlayacağımıza, sorumsuz meslektaşlarının önce whatsapp gruplarında ardında da sosyal medyada dolaşıma soktukları o görüntü bir anda manipülasyon aracı olmuştu bile&#8230;&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4.webp" alt="image 4" class="wp-image-19599" width="810" height="455" title="TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER... 24" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4.webp 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-4-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;BOMBACI İSTİHBARATIN TAKİBİNDEYDİ YALANI&#8221;&nbsp;</h3>



<p>Çok geçmedi&#8230;<br>&#8220;Bombacı, istihbaratın takibindeydi, bir süre önce takipten kaybedildi. Zaten bombacının kısa sürede yakalanması da bunun göstergesi&#8221; yorumları yazılıp, çizilmeye başlandı.&nbsp;<br>Bir gazetecinin, siyasetçinin, toplum bilimcinin görüş istikametini &#8220;ön yargıları&#8221; ve kişisel husumetleri karartır. Gerçeğin peşinde koşmak yerine, kendi gerçeğinin ve önyargılarının peşinde dolanır. Bu körlük toplumu da körleştirir, manipülasyonu derinleştirir.&nbsp;<br>Burda da öyle oldu. &#8220;Bombacı istihbaratın takibindeydi&#8221; yalanı hızla yayıldı.&nbsp;<br>Oysa ki,&nbsp;<br>Bombacının kimliğinin tespitinde insan üstü bir gayret, polisiye bir başarı vardı.&nbsp;<br>Onlar konuşulmadı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">BAKANIN SÖYLEDİKLERİ İDDİANAMEDE OLACAK MI?</h3>



<p>Saldırından sadece 24 saat sonraydı.&nbsp;<br>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, &#8220;Operasyonlar devam ediyor. Başarılı bir şekilde yapılan operasyonla elbette ki teröristler yakalandı. Eğer yakalamasaydık bugün Yunanistan&#8217;a kaçıracaklardı&#8221;&nbsp;<br>Olay sonrası yapılan teknik dinlemede, çok açık bir şekilde terör örgütünün talimatının teröristin öldürülmesine yönelik olduğunu aktararak sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Ya kattan atın ya kanala atın, diye bir talimat var, net bir şekilde. Bu konuda teröristi öldürüp tüm networkü ve olayın ardıl sebeplerini çözmemizi engelleyecek bir plan hazırladıkları apaçık ortada&#8221;</p>



<p>Bilenler bilir, terör örgütleri ve özellikle de PKK böylesine bir eylemi yapan bir mensubunu kaybetmek istemezdi.&nbsp;<br>Yunanistan&#8217;a kaçıracaklarını söyledikleri bir militanı neden &#8220;kattan ya da kanala atsınlardı ki&#8221;&nbsp;<br>Bunları Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı söylüyordu.&nbsp;<br>Kafalar iyice karışmıştı.&nbsp;<br>Bizzat İçişleri Bakanı tarafında soruşturmadaki en mahrem bilgiler mi paylaşılıyordu ?&nbsp;<br>Ya eğer böyle bir konuşma yoksa.&nbsp;<br>Yarın saldırı ile ilgili iddianame çıktığında gazeteciler, İçişleri Bakanının söylediği bu sözleri soruşturma dosyasında görmezlerse&#8230;&nbsp;<br>Neyse ki,&nbsp;<br>Hala bir elin parmakları kadar gazeteci var.&nbsp;<br>Onlar, iddianame hazırlandığında İçişleri Bakanının söylediklerinin orada bulunup bulunmadığı sorgulayacaklar ve gerçeği yazacaklardır.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/11/image-3-edited.webp" alt="image 3 edited" class="wp-image-19598" width="808" title="TAKSİM KATLİAMININ ARDINDAKİ YALANLAR VE GERÇEKLER... 25"><figcaption class="wp-element-caption">Süleyman Soylu İstiklal Caddesi&#8217;nde</figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><br>TEYİTSİZ HABERLER, FOTOĞRAF PAYLAŞAN POLİSLER, PRAGMATİK SİYASETÇİLER</h3>



<p>Çok uzattım,<br>Farkındayım&#8230;<br>Teyit edilmeden boca edilen, kaynağı belirsiz &#8220;haberler&#8221; , sosyal medyada dolaşan yalanlar, bombacı kadının yakalanması sırasında fotoğraf çekmeyi düşünen ve bunu paylaşan polisler, soruşturmanın selametinden çok siyasi zemini düşünen siyasetçiler&#8230;&nbsp;<br>Bir yanda da, bu yalanları, manipülasyonları boşa çıkarma gayesi ile PKK/PYD/YPG diyemeyenleri boşa çıkartma sancısı çeken, gerçekleri anlatmaya çalışan bir grup, gerçekten işini yapmaya çalışan güvenlik görevlisi vardı. Tıpkı sayıları çok azalmış gazeteciler gibi&#8230;</p>



<h3 class="wp-block-heading">İLK KEZ KARŞILAŞTIĞIM DEFORMASYON&nbsp;</h3>



<p>Tam tamına 31 yıldır gazetecilik yapıyorum.&nbsp;<br>Bunun ilk 1 yılı Günaydın, 29 yılı Hürriyet, son 1 yılı ise Odatv&#8217;de&#8230;&nbsp;<br>Meslek hayatımın 30 yılı muhabir olarak sahada geçti. Son 1 yılında ise Odatv de yöneticiyim.&nbsp;<br>Ancak sahadan hiç kopmadım/kopamadım.&nbsp;<br>Bir nevi muhabir-Genel Yayın Yönetmeniyim.&nbsp;<br>Basın dünyasında son 31 yılını masa başında geçirmemiş bir kaç gazeteciden biriyim.&nbsp;<br>Taksim katliamında ilk kez bu kadar deforme olmuş &#8220;gazeteci&#8221; &#8220;polis&#8221; ve &#8220;siyasetçi&#8221; &nbsp;figürü ile karşılaştım.</p>



<p>FETÖ kendi döneminde tek elden çıkmış metinlerle gazetecileri &#8220;kontrollü haberlerle&#8221; güderdi.&nbsp;<br>Şimdi ise mevcut yapıdaki &#8220;kontrolsüzlük&#8221; &#8220;karmaşa&#8221; ve &#8220;amatörlüğü&#8221; koordine eden ve buradan manipülasyon ile cehaleti güden bir FETÖ aklı ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/taksim-katliaminin-ardindaki-yalanlar-ve-gercekler-19595/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YILMAZ ÖZDİL&#8217;DEN FLAŞ İDDİA!&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/yilmaz-ozdilden-flas-iddia-16277/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/yilmaz-ozdilden-flas-iddia-16277/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2022 11:37:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı&#039;na Hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcü Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz özdil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16277</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1200" height="630" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdil-Sozcu.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Yılmaz Özdil Sözcü" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdil-Sozcu.jpg 1200w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Yilmaz-Ozdil-Sozcu-768x403.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" title="YILMAZ ÖZDİL&#039;DEN FLAŞ İDDİA!... 26"></div>Sözcü Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil, İstanbul&#8217;da 14 yaşında ki bir çocuğun &#8216;Erdoğan&#8217;a hakaret&#8217; davasından yargılandığını iddia etti. Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a hakaret iddiasıyla gözaltına alınan 14 yaşında ki çocuğu gündeme getirdi. Sözcü gazetesi yazarı ve gazeteci Yılmaz Özdil bugünkü&#160;‘Bu dava tarihe geçecek’&#160;başlıklı yazısında AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a hakaret iddiasıyla 14&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="sozcu-gazetesi-yazari-yilmaz-ozdil-istanbul-da-14-yasinda-ki-bir-cocugun-erdogan-a-hakaret-davasindan-yargilandigini-iddia-etti">Sözcü Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil, İstanbul&#8217;da 14 yaşında ki bir çocuğun &#8216;Erdoğan&#8217;a hakaret&#8217; davasından yargılandığını iddia etti.</h3>



<h3 class="wp-block-heading" id="sozcu-gazetesi-yazari-yilmaz-ozdil-istanbul-da-14-yasinda-ki-bir-cocugun-erdogan-a-hakaret-davasindan-yargilandigini-iddia-etti"><a href="mailto:?subject=Y%C4%B1lmaz%20%C3%96zdil,%2014%20ya%C5%9F%C4%B1ndaki%20%C3%A7ocu%C4%9Fun%20Erdo%C4%9Fan%27a%20hakaretten%20yarg%C4%B1lanaca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20iddia%20etti&amp;body=Merhaba,%0A%0ACumhuriyet.com.tr%27deki%20bu%20linki%20sizinle%20payla%C5%9Fmak%20isterim:%0A%0AY%C4%B1lmaz%20%C3%96zdil,%2014%20ya%C5%9F%C4%B1ndaki%20%C3%A7ocu%C4%9Fun%20Erdo%C4%9Fan%27a%20hakaretten%20yarg%C4%B1lanaca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20iddia%20etti%20%0Ahttps://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yilmaz-ozdil-14-yasindaki-cocugun-erdogana-hakaretten-yargilanacagini-iddia-etti-1906473"></a></h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/Recep-Tayyip-Manset.webp" alt="Recep Tayyip Manset" class="wp-image-16282" width="807" height="478" title="YILMAZ ÖZDİL&#039;DEN FLAŞ İDDİA!... 27"></figure>



<h4 class="wp-block-heading" id="sozcu-gazetesi-yazari-yilmaz-ozdil-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-a-hakaret-iddiasiyla-gozaltina-alinan-14-yasinda-ki-cocugu-gundeme-getirdi">Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a hakaret iddiasıyla gözaltına alınan 14 yaşında ki çocuğu gündeme getirdi.<a href="https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yilmaz-ozdil-14-yasindaki-cocugun-erdogana-hakaretten-yargilanacagini-iddia-etti-1906473" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></h4>



<p><a href="https://news.google.com/publications/CAAqBwgKMPS-lwsw9eeuAw?hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"></a>Sözcü gazetesi yazarı ve gazeteci Yılmaz Özdil bugünkü&nbsp;<strong>‘Bu dava tarihe geçecek’</strong>&nbsp;başlıklı yazısında AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a hakaret iddiasıyla 14 yaşındaki çocuğun gözaltına alındığını iddia etti.</p>



<p><em><strong>&#8220;Medyamızın haberi yok&#8221;&nbsp;</strong></em>ifadelerini kullanan Özdil,<em>&nbsp;<strong>&#8220;Bana göre, hem hukuk tarihimize, hem demokrasi tarihimize &#8216;utanç&#8217; olarak geçicek hadise</strong>&#8220;</em>&nbsp;dedi.</p>



<p>Özdil,&nbsp;<em>&#8220;</em><strong><em>Asrın liderimize hakaret ettiği iddiasıyla 14 yaşındaki bir çocuğumuz evinden polisle aldırıldı, karakola çektirildi, savcıya götürüldü, adli tıp&#8217;a gönderildi, mahkemeye verildi, üç yıla kadar hapsi isteniyor!&#8221;</em>&nbsp;</strong>ifadesini kullandı.&nbsp;</p>



<p><strong>Özdil&#8217;in yazısının tamamı şöyle:</strong></p>



<p><em>&#8220;İstanbul.</em></p>



<p><em>Sabah saat 9 civarıydı.</em></p>



<p><em>Kapının zili çaldı, 14 yaşındaki çocuğumuz açtı.</em></p>



<p><em>İki kişi gelmişti, polis olduklarını söylediler, sivildiler.</em></p>



<p><em>Çocuğun annesi o sırada mutfaktaydı, kahvaltı hazırlıyordu, telaşla kapıya koştu, ne olduğunu sordu, “oğlunuzu cumhurbaşkanına hakaret suçundan karakola götürmemiz gerekiyor” dediler.</em></p>



<p><em>Anne haliyle paniğe kapıldı, “ne yapmış oğlum?” diye sordu.</em></p>



<p><em>“Bizim görevimiz karakola götürmek” dediler.</em></p>



<p><em>Çocuğu alıp götürmek istediler.</em></p>



<p><em>Anne bırakmadı.</em></p>



<p><em>Annenin ısrarı üzerine, peki o halde siz getirin dediler, anneyle oğlu önde, polisler arkada, karakola geldiler.</em></p>



<p><em>14 yaşındaki çocuğa kimlik tespiti yapıldı.</em></p>



<p><em>Hâlâ suçunun ne olduğu söylenmiyordu, bir sosyal medya lafı dolaşıyordu ama, küfür mü etmiş, ne olmuş, açıklanmıyordu.</em></p>



<p><em>“Adliyeye götüreceğiz” dediler.</em></p>



<p><em>Anne çırpındı.</em></p>



<p><em>Ama nafile, bu defa anneyi dinlemediler.</em></p>



<p><em>Korkudan yaprak gibi titreyen çocuğu iki polisle birlikte polis aracına bindirip, adliyeye götürdüler.</em></p>



<p><em>Bir kapının önüne getirdiler, buraya otur dediler, sandalyeye oturttular, beklemeye başladı.</em></p>



<p><em>Hemen yan sandalyesinde bir başka çocuk vardı.</em></p>



<p><em>Öbür çocuk da 14 yaşındaydı.</em></p>



<p><em>Bizim oğlan öbürüne “ne yaptın?” diye sordu.</em></p>



<p><em>Öbürü “hırsızlık” dedi.</em></p>



<p><em>O da sordu, “sen ne yaptın?”</em></p>



<p><em>Bizimki “cumhurbaşkanına hakaret etmişim” dedi.</em></p>



<p><em>Hırsızlıktan getirilen oğlan güldü… “Oooo sen yanmışsın” dedi, “ben çocuk raporu alıp yarın mahkemeye çıkıcam, senin işin zor!”</em></p>



<p><em>Hırsız çocuk haklıydı.</em></p>



<p><em>Uzuuun bir bekleyişten sonra bizim oğlanı savcının odasına soktular, savcı, avukat ve zabıt katibi vardı, avukat kendisini tanıttı, devlet tarafından çocuğa avukat olarak verildiğini söyledi.</em></p>



<p><em>14 yaşındaki çocuk, hiç tanımadığı bir avukat ve savcıyla başbaşaydı.</em></p>



<p><em>Gene kimlik tespiti filan yapıldı, çocuğa hiçbir belge vesaire gösterilmedi, suçuna dair hiçbir şey söylenmedi, “tamam, hastaneye gidebilir” denildi.</em></p>



<p><em>Yine polisler tarafından adliyenin yanındaki hastaneye götürüldü.</em></p>



<p><em>Adli Tıp&#8217;a götürülmüştü!</em></p>



<p><em>Uzuuun bir bekleyişten sonra doktorun odasına soktular.</em></p>



<p><em>Doktor sadece ismini sordu, sonra da “çıkabilirsin” dedi.</em></p>



<p><em>Polisler bizim oğlanı Adli Tıp&#8217;tan çıkardı, götürüp karakolda endişeyle bekleyen annesine teslim ettiler “gidebilirsiniz” dediler.</em></p>



<p><em>Şak…</em></p>



<p><em>Eve tebligat geldi.</em></p>



<p><em>Cumhurbaşkanına hakaretten dava açılmıştı.</em></p>



<p><em>11 ay 20 günle 3 yıl arasında hapis cezası isteniyordu!</em></p>



<p><em>Çocuğa sadece ismini soran adli tıp doktoru “muayene edildi” diye rapor vermişti iyi mi… “Cumhurbaşkanına hakaret fiilinin hukuki anlamını ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu kanaatine varıldı” diye rapor vermişti!</em></p>



<p><em>Üstelik…</em></p>



<p><em>Çocukların yargılanabilmesi için, kanunlarımız gereği, adalet bakanının özel izin vermesi gerekiyordu.</em></p>



<p><em>Adalet bakanı jet hızıyla izin vermiş, derhal yargılansın demişti.</em></p>



<p><em>(Hani sayın muhalefetimiz, istifa eden Abdülhamid Gül hakkında “sağduyulu insandı, saraya direniyordu” filan diyor ya… İşte o “sağduyulu” Abdülhamid Gül, cumhurbaşkanına hakaret etti diye 14 yaşındaki çocuğun hapis cezasıyla yargılanmasına olur verdi.)</em></p>



<p><em>14 yaşındaki çocuğumuz, bir elektronik postayla Cimer&#8217;e, yani cumhurbaşkanlığı iletişim merkezine şikayet edilmişti.</em></p>



<p><em>“Bu şahıs, devletimizin cumhurbaşkanına ithamlarda bulunup, devletin gizli bilgilerini deşifre ediyor, demokrasi, birlik ve beraberlik için bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum, yardım edin” denilmişti.</em></p>



<p><em>14 yaşındaki çocuğumuzun instagram hesabından yaptığı bir paylaşım, şikayet mesajına eklenmişti.</em></p>



<p><em>Cimer de savcılığa vermiş, neticede bu dava açılmıştı.</em></p>



<p><em>Peki, 14 yaşındaki çocuğumuz instagramda ne yazmıştı da, hem cumhurbaşkanına hakaret etmiş, hem de devletin gizli bilgilerini deşifne etmişti?</em></p>



<p><em>Lütfen sıkı durun…</em></p>



<p><em><strong>“813 Mit ajanı nerde? 128 milyar dolar nerede? Rahip Brunson nerede? Hacı hoca dediğiniz Gülen nerede? Ruslar tarafından bombalanan şehitlerimiz nerede? Şanlı şehitlerimize leş, Apo&#8217;ya sayın diyen kişi neden hâlâ orda? Kozmik odada Avrupa&#8217;ya verilen gizli bilgiler nerede?</strong>” diye yazmıştı.</em></p>



<p><em>Bırakın cumhurbaşkanına hakareti, bu mesajda herhangi bir kişiye bile hakaret yoktu.&#8221;</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/yilmaz-ozdilden-flas-iddia-16277/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE, &#8216;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#8217;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 07:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özelleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Erol Manisalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=16219</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="630" height="340" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="erol-manisali" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 28"></div>***KONUK YAZAR: İktisatçı-Akademisyen Duayen isim,Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof.Dr.Erol Manisalı Yazdı&#8230; Türkiye’de AKP iktidarı döneminde devlet (ve kamu sektörü) hızlı bir biçimde özelleştirildi: Kamu sektörünün elindeki tarımsal, ticari, mali, endüstriyel içerikli hemen hemen tüm kurumlar (ve şirketler) özelleştirildi. a) Yabancılara satıldı. b) Yandaşlara ve dini örgütlere devredildi ya da kapatıldı. Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde bulunan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading" id="konuk-yazar-iktisatci-akademisyen-duayen-isim-cumhuriyet-gazetesi-yazari-prof-dr-erol-manisali-yazdi">***KONUK YAZAR: İktisatçı-Akademisyen Duayen isim,Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof.Dr.Erol Manisalı Yazdı&#8230;</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/KapitalizminGelecegi.jpg" alt="KapitalizminGelecegi" class="wp-image-16221" width="805" height="453" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 29"></figure>



<p>Türkiye’de AKP iktidarı döneminde devlet (ve kamu sektörü) hızlı bir biçimde özelleştirildi:</p>



<p>Kamu sektörünün elindeki tarımsal, ticari, mali, endüstriyel içerikli hemen hemen tüm kurumlar (ve şirketler) özelleştirildi.</p>



<p>a) Yabancılara satıldı.</p>



<p>b) Yandaşlara ve dini örgütlere devredildi ya da kapatıldı. Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallar da aynı çevrelere devredildi ya da sembolik fiyatlarla satıldı.&nbsp;<em>“Düzen”</em>&nbsp;bu yolla değiştiriliyordu.&nbsp;<em>“Devlet”</em>&nbsp;bu yolla partileşti. Partilerin ve yandaş dini kurumların siyasal İslamcı ideolojileri doğrultusunda, olağanüstü bir&nbsp;<em>“kaynak transferine”</em>&nbsp;gittiler. İşin ilginç yanı, siyasi İslamcı fiili yapı gerçekleştirilirken, aynı zamanda vahşi kapitalist bir ortam oluşturdular: haksız rekabeti engellemek yerine, piyasada haksız rekabeti teşvik ettiler: bu doğrultuda bir piyasa düzeni(!) kurdular. Tek adam rejimi ile de sadece bir kişinin, bir iradenin eline her türlü ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri bir&nbsp;<em>“güç”</em>&nbsp;verildi. Devletin özelleştirilmesi bu tekelci güç kapsamında çok kolay yürüyordu. Siyaset biliminde, bu rejimin adı bellidir.</p>



<p>Ve çok doğal olarak, bütün bu yanlışları yapabilmek için demokrasinin tamamen dışına çıkmak gerekiyordu. Devletin özelleştirilmesi,&nbsp;<em>“kamu yararının ortadan kalkmasını zorunlu kıldı”</em>: Piyasanın bozulmasından adalet sisteminin bozulmasına: eğitim ve sağlığın kamusal kimlikten özel ve İslamcı kimliğe dönüşmesine yol açtı.</p>



<p>İşin temelinde,&nbsp;<em>“iktidarın siyasal İslamcı bir yapılanmayı esas alması ile antidemokratik yapılanma”</em>&nbsp;örtüşüyor. Bu antidemokratik düzeni vahşi kapitalizmin üzerine oturttuğunuz zaman ayaklar tamamlanıyor: demokrasi karşıtlığı, sosyal devlet karşıtlığı ve vahşi kapitalizm&nbsp;<em>“sacayağının üç ayağı olarak örtüşüyorlar”</em>. Siyasal İslamcı yapılanma bugün Türkiye’de, bu zemin üzerinde yürümektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali.jpg" alt="erol manisali" class="wp-image-16222" width="806" height="435" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 30"></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="enflasyon-mu-dediniz">ENFLASYON MU DEDİNİZ?</h3>



<p>Devleti özelleştirdiğiniz zaman, kamusal yararı ve toplumsal refahı ortadan kaldırdığınız zaman&nbsp;<em>“bozuk piyasa”</em>&nbsp;vazgeçilmez hale gelir: bu şeytan üçgeninin yürüyebilmesi için&nbsp;<em>“enflasyon kaçınılmazdır”</em>: bu üçgen enflasyondan beslenir: kul, köle, patron, işçi, siyasetçi bağları, mutlak otoriter bir şemsiye altında birleşirler.</p>



<p>Önce devleti&nbsp;<em>“özelleştirmekle”</em>&nbsp;başlarsınız, içini boşaltırsınız ki bir daha sosyal devlet, demokratik devlet olamasın: bütün araçlarının üzerine&nbsp;<em>“çökersiniz”</em>. Daha sonra medyasından sendikasına, esnafından çiftçisine kafasını kaldıran olursa&nbsp;<em>“icabına bakarsınız”</em>.</p>



<p>Covid-19’un evrim geçirmesi gibi, bu negatifler de sürekli yön değiştirirler. Bugün çok doğru dediklerine yarın çok yanlış derler ve toplumun bağışıklık kazanmasını ya da karşı koymasını engellemeye çalışırlar.</p>



<p>Başta da dediğim gibi işe hep devleti özelleştirmekle başlarlar; kaçınılmaz sonuçlar ise şunlardır: anormal düzeyde, önlenemeyen bir enflasyon, aynı düzeyde bir işsizler ordusu, gelecek nesillere bindirilmiş bir dış borç yükü ve mutsuz bir toplumsal yapı.</p>



<p>Medyada&nbsp;<em>“izlenen”</em>&nbsp;doğru muhalefet eleştirileri, yanlışları düzeltmeye yetmiyor: yıllardır yazdığım gibi, demokrasi ve toplumsal refah ancak&nbsp;<em>“aşağıdan yukarı sivil demokratik örgütlenmeler ile gerçekleşir”</em>. Çiftçinin&nbsp;<em>“şikâyeti”</em>, esnafın TV’de yakınışı ancak posta kutusuna atılmış bir not kadar etkili olur. Muhalefetteki partilerin en başta&nbsp;<em>“sivil toplumsal örgütlenmelerde”</em>&nbsp;öncülük yapmaları gerekir. Demokrasi ancak&nbsp;<em>“sivil toplumsal örgütlenmeler üzerine oturtulduğu zaman”</em>&nbsp;çağdaş uygarlık ölçütlerine ulaşır. Örgütlenme yoksa demokrasi için gereken güç de olmaz.</p>



<p>Demokrasi&nbsp; istiyorsak, bunun bilincine varmak zorundayız.</p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="prof-dr-erol-manisali-kimdir">PROF.DR.EROL MANİSALI KİMDİR?</h3>



<p><strong>Erol Manisalı</strong>&nbsp;(20 Temmuz 1940,&nbsp;İstanbul)&nbsp;İktisatçı-Akademisyen. Kabataş Erkek Lisesi mezunu olup, ulusalcı düşünceleriyle tanınır;&nbsp;küreselleşme&nbsp;ve Avrupa Birliği politikalarına karşıdır.</p>



<p>Prof. Dr. Erol Manisalı, halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#8217;nde Öğretim Üyeliği yapmaktadır ve aynı kurumun&nbsp;Avrupa&nbsp;ve&nbsp;Orta Doğu&nbsp;Araştırmaları Merkezi&#8217;nin başkanıdır.&nbsp;</p>



<p>İngiltere,ABD,Japonya,Almanya,İsviçre,Hollanda,Belçika,Avusturya,Norveç ve Mısır&#8217;da çok sayıda konferans vermiş ve uluslararası konferanslarda aktif katılımcı olarak bulunmuştur. Türk ekonomisi ve AB ilişkilerini içeren raporları bulunmaktadır.</p>



<p>İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve&nbsp;Okan Üniversitesi &nbsp;İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesidir.</p>



<p>13 Nisan 2009 Pazartesi itibarıyla,&nbsp;Ergenekon Soruşturması&nbsp;kapsamında göz altına alındı. Daha sonra mahkemeye sevk edilen Erol Manisalı tutuklandı.&nbsp;4 Haziran 2009 Perşembe günü cezaevinde rahatsızlanan; hastanede yapılan kontrollerde Prof. Dr. Erol Manisalı&#8217;nın beyin damarlarında tıkanıklık saptandı. Bunun üzerine inme riskine karşı kan sulandırıcı tedavi uygulanmaya başlandı. Muayene sırasında memesinde de bir kitle saptanan Erol Manisalı&#8217;ya kanser teşhisi konuldu. Prof. Manisalı&#8217;ya yapılan başarılı bir operasyonla memesindeki kanserli doku alındı. Daha sonrasında avukatlarının sağlık sorunları nedeniyle tahliye talebini değerlendiren 11. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma savcısının da olumlu görüşü üzerine Prof. Dr. Erol Manisalı&#8217;nın tahliyesine karar verdi.</p>



<p>5 Ağustos 2013&#8217;te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1.jpg" alt="erol manisali 1 1" class="wp-image-16224" width="805" height="537" title="TÜRKİYE&#039;DE, &#039;DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ&#039; 31" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1.jpg 640w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/02/erol-manisali-1-1-282x188.jpg 282w" sizes="auto, (max-width: 805px) 100vw, 805px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="kitaplari">Kitapları</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Foreign Economic Relations of Turkey &#8211;&nbsp;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_%C3%9Cniversitesi_%C4%B0ktisat_Fak%C3%BCltesi" rel="nofollow noopener" target="_blank">İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi</a>&nbsp;Yayınları (1979)</li><li>Place of Small Industry in the Turkish Economy &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Uluslararası Entegrasyon Teorileri ve Gümrük Birlikleri &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>İktisadi Kalkınma &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Dışsal Ekonomiler ve Ekonomik Gelişme &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Survey of Turkish Tourism Industry &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>&#8220;A.E.T&#8221; Karşısında Dayanıklı Tüketim Malları&#8221; &#8211; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları</li><li>Büyük Sermaye (Dünya&#8217;da ve Türkiye&#8217;de) &#8211; Bilgi Yayınevi</li><li>Attila İlhan&#8217;la 1000 Saat &#8211; Bilgi Yayınevi</li><li>Avrupa&#8217;yla Derin Bağlar &#8211;&nbsp;Cumhuriyet Kitapları</li><li>Avrupa&#8217;nın Askerle Kavgası -Cumhuriyet Kitapları&nbsp;</li><li>Askeri Darbeden Sivil Darbeye &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Bıçak Sırtı &#8211; Bizim Kitaplar Yayınevi</li><li>Batı&#8217;nın Yeni Türkiye Politikası &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>İnsanlar İnsanlar &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Türkiye&#8217;nin Askersiz İşgali Gümrük Birliği &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Ortak Pazardan Avrupa Birliğine &#8211; Cumhuriyet Kitapları</li><li>Bıçak Sırtındaki Cumhuriyet &#8211; Der Yayınları</li><li>İktisada Giriş &#8211; Der Yayınları</li><li>İslamcı Siyaset ve Cumhuriyet &#8211; Derin Yayınları</li><li>AB Süreci Mi? Sevr Süreci Mi? &#8211; Derin Yayınları</li><li>Bekleme Odasında İğfal &#8211; Derin Yayınları</li><li>Manastırda Bir Amerikalı John Meultke &#8211; Derin Yayınları</li><li>Ulusal Cephede Vuruşanlar &#8211; Derin Yayınları</li><li>Gölgeler &#8211; Derin Yayınları</li><li>Kapitalizmin Temel İçgüdüsü &#8211; Derin Yayınları</li><li>Soğuk Savaş Sonrasında Türkiye&#8217;nin Seçenekleri &#8211; Derin Yayınları</li><li>Türkiye-Avrupa İlişkilerinde Sessiz Darbe &#8211; Derin Yayınları</li><li>AKP, Ordu, Amerika Üçgenindeki Türkiye &#8211; Truva Yayınları</li><li>Faşizmin Ayak Sesleri &#8211; Truva Yayınları</li><li>21. Yüzyılda Küresel Kıskaç &#8211; Truva Yayınları</li><li>Kırık Çizgiler &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Zaman Tünelinde Bir Adam &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Gümrük Birliğinin Siyasal ve Ekonomik Bedeli &#8211; Bağlam Yayınları</li><li>Dünden Bugüne Kıbrıs &#8211; Gündoğan Yayınları</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/turkiyede-devletin-ozellestirilmesi-16219/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İMRALI&#8217;DAKİ&#8221; HESAP SORMA MAKAMINDA MI?</title>
		<link>https://viratrabzon.com/imralidaki-hesap-sorma-makaminda-mi-15532/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/imralidaki-hesap-sorma-makaminda-mi-15532/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 09:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA["Edirne&#039;deki"]]></category>
		<category><![CDATA["İmralı&#039;daki"]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçağ gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15532</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="670" height="335" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Arslan Bulut" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut.jpg 670w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut-570x285.jpg 570w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut-370x185.jpg 370w" sizes="auto, (max-width: 670px) 100vw, 670px" title="&quot;İMRALI&#039;DAKİ&quot; HESAP SORMA MAKAMINDA MI? 32"></div>KONUK YAZAR: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazatesi arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr Tayyip Erdoğan&#8216;ın, AKP Meclis Grubu toplantısında,&#160;&#8220;Şu anda Edirne&#8217;deki, en büyük hesabı İmralı&#8217;dakine verecek. Zannediliyor ki, her yer şu anda tozpembe. Değil&#8230; Onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var ve bu hesaplaşmayı da yapacaklar.&#8221;&#160;sözleri, makamının ağırlığına yakışmadı. Anayasa&#8217;ya göre vatandaşın hesap vereceği yer bağımsız mahkemelerdir.&#160;Erdoğan&#160;ise İmralı&#8217;daki hükümlü&#160;Abdullah&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>KONUK YAZAR: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazatesi        <a href="mailto:arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr">arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr</a></p>



<p><strong>Tayyip Erdoğan</strong>&#8216;ın, AKP Meclis Grubu toplantısında,&nbsp;<strong><em>&#8220;Şu anda Edirne&#8217;deki, en büyük hesabı İmralı&#8217;dakine verecek. Zannediliyor ki, her yer şu anda tozpembe. Değil&#8230; Onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var ve bu hesaplaşmayı da yapacaklar.&#8221;</em></strong>&nbsp;sözleri, makamının ağırlığına yakışmadı.</p>



<p>Anayasa&#8217;ya göre vatandaşın hesap vereceği yer bağımsız mahkemelerdir.&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;ise İmralı&#8217;daki hükümlü&nbsp;<strong>Abdullah Öcalan</strong>&#8216;ı Edirne&#8217;deki tutuklu&nbsp;<strong>Selahattin Demirtaş</strong>&#8216;ın hesap vereceği makam olarak ifade etmektedir&#8230;</p>



<p>***</p>



<p><strong>Erdoğan&nbsp;</strong>döneminde başbakanlık yapmış olan&nbsp;<strong>Ahmet Davutoğlu</strong>,&nbsp;<strong><em>&#8220;Parti kapatmalarla meşru siyaseti daraltmaya çalışan Erdoğan, Edirne ile İmralı arasında hiyerarşi kurarak illegal siyaset alanı oluşturma gayretinde! İmralı&#8217;dan gelen mektupla seçime gitmeye çalışıyorsanız bunlar beyhude! Sandık gelecek; siz ve ikiyüzlü anlayışınız gidecek.&#8221;&nbsp;</em></strong>şekline değerlendirdi. Yani&nbsp;<strong><em>Davutoğlu</em></strong>, HDP&#8217;nin kapatılmasına karşı çıkıyor ama&nbsp;<strong><em>&#8220;İmralı&#8217;dan gelen mektupla seçime gitmek&#8221;</em></strong>&nbsp;diyerek aslında bir hatırlatma da yapmış oluyor&#8230;&nbsp;</p>



<p>Yerel seçimler sırasında Silivri Cezaevi&#8217;nde tutuklu olan&nbsp;<strong>Selahattin Demirtaş</strong>, 23 Haziran seçiklerinde&nbsp;<strong><em>&#8220;İmamoğlu&#8217;nun söyleminin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz</em></strong>&#8221; diye bir açıklama yapmıştı. Bu çağrının ardından İmralı&#8217;daki&nbsp;<strong>Abdullah Öcalan</strong>&nbsp;da bir mektupla cevap vermiş ve o mektup Anadolu Ajansı üzerinden kamuoyuna açıklanmıştı</p>



<p>Bu konu o günlerde Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&#8216;a da sorulmuştu.</p>



<p><strong>Erdoğan</strong>,&nbsp;<strong>Ahmet Hakan</strong>&#8216;ın,&nbsp;<strong><em>&#8220;İmralı&#8217;dan böyle bir açıklama yapılmasında iktidarın bir katkısı oldu mu?&#8221;</em></strong>&nbsp;şeklindeki sorusuna&nbsp;<strong><em>&#8220;Olaya ben şöyle bakıyorum, bizim derdimiz o değil, çünkü oralardan bize ne gelir gelmez bunları az çok kestiriyoruz. Burada aslında bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında HDP, PKK kanadında yaşanan bu savaş, tabii Öcalan ve Demirtaş noktasında da ciddi bir iktidar mücadelesine doğru bir kayma gösteriyor. Hatta daha da ileri, dağ da bu işin içerisinde.&#8221;</em></strong>&nbsp;diye cevap vermişti.</p>



<p>Şimdiki sözleri de aynı yaklaşımın devamı niteliğindedir&#8230;</p>



<p>Aslında AKP ne zaman sıkışsa&nbsp;<strong>Öcalan</strong>&nbsp;imdada yetişmiştir.&nbsp;<strong>Öcalan</strong>, her genel seçim öncesinde terör eylemlerini durdurarak, AKP&#8217;nin seçimleri kazanmasını sağlamıştı. İstanbul seçimlerinde de HDP oylarının karşı tarafa gitmemesi için çaba göstererek, AKP&#8217;nin kazanmasına yardımcı olmaya gayret etmişti.</p>



<p><strong>Öcalan</strong>, el yazısı ile yazdığı mektupta &#8220;<strong><em>HDP&#8217;de ifadesini bulan Demokratik İttifak ve bağlantılı demokratik müzakere opsiyonu çözüm odaklı olmayı esas almıştır. Demokratik&nbsp;</em></strong><em>uzlaşı<strong>, özgür siyaset ve evrensel hukuk üçlü sacayağına dayalı çizgi en doğru ve sonuç üretici siyasi platform durumundadır.&#8221;</strong></em>&nbsp;diyordu.</p>



<p><strong><em>&#8220;Demokratik anayasal ittifak&#8221;</em></strong>&nbsp;kavramını&nbsp;<strong>Abdullah Öcalan</strong>, öncelikle&nbsp;<strong><em>&#8220;Türkiye&#8217;nin iç federasyonu&#8221;</em></strong>&nbsp;için kullanıyordu&#8230; Yani Türkiye etnik kökene göre devletçiklere bölünecek sonra federasyonla birleşecekti!</p>



<p>***</p>



<p>Peki şimdi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>, neden&nbsp;<strong>Öcalan-Demirtaş</strong>&nbsp;mücadelesine müdahil oluyor?</p>



<p><strong><em>&#8220;Seni başkan yaptırmayacağız&#8221;&nbsp;</em></strong>sözlerinden dolayı mı yoksa İstanbul seçimlerinde&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&#8216;ın adayına karşı çıkmasından mı?</p>



<p>Konuyla ilgili çok sayıda paylaşım var&#8230; Bazıları şöyle</p>



<p><strong>Mustafa Mit:</strong>&nbsp;&#8220;Edirne&#8217;deki, en büyük hesabı, İmralı&#8217;dakine verecekmiş&#8230; Peki İmralı&#8217;daki ile ne üzerinde anlaştınız da Edirne&#8217;deki bilerek veya bilmeyerek bozdu?&#8221;</p>



<p><strong>Gürcan Dağdaş:</strong>&nbsp;&#8220;<strong>Erdoğan</strong>, &#8216;<em>Edirne&#8217;deki, en büyük hesabı İmralı&#8217;dakine verecek&#8217;</em>&nbsp;dedi. İmralı cezaevi değil mi? İmralı adliye sarayına dönüştürüldü, eşkıya başı yargıç oldu da bizim mi haberimiz yok. Edirne&#8217;deki kötü, İmralı&#8217;daki cici mi?&#8221;</p>



<p><strong>İzzet Kütükoğlu:</strong>&nbsp;&#8220;Edirne&#8217;deki İmralı&#8217;dakine neyin hesabını verecek? İmralı&#8217;daki, Edirne&#8217;dekine AKP&#8217;yi desteklememenin hesabını mı soracak?&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/imralidaki-hesap-sorma-makaminda-mi-15532/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CEMAAT YURTLARI NEDEN TEŞVİK EDİLDİ?</title>
		<link>https://viratrabzon.com/cemaat-yurtlari-neden-tesvik-edildi-15491/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/cemaat-yurtlari-neden-tesvik-edildi-15491/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2022 08:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçağ gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15491</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="670" height="335" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Arslan Bulut" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut.jpg 670w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut-570x285.jpg 570w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2022/01/Arslan-Bulut-370x185.jpg 370w" sizes="auto, (max-width: 670px) 100vw, 670px" title="CEMAAT YURTLARI NEDEN TEŞVİK EDİLDİ? 33"></div>KONUK YAZAR: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazetesi ( arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr ) 19 yaşındaki bir tıp öğrencisinin aile baskısıyla kaldığı tarikat evinde yaşadığı bunalım sonucu intihar etmesi, ekonomik krize rağmen gündemin birinci sırasına yükselince AKP sözcüsü&#160;Ömer Çelik,&#160;&#8220;Gencecik bir insanın ölümü üzerinden kindar bir dille kavga, ideolojik hesaplaşma ve ayrışma üretenlerin yaptığı şey asla kabul edilemez ve ahlaki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>KONUK YAZAR: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazetesi </strong>                    ( <a href="mailto:arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr">arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr</a> )</p>



<p>19 yaşındaki bir tıp öğrencisinin aile baskısıyla kaldığı tarikat evinde yaşadığı bunalım sonucu intihar etmesi, ekonomik krize rağmen gündemin birinci sırasına yükselince AKP sözcüsü&nbsp;<strong><em>Ömer Çelik</em></strong>,&nbsp;<strong><em>&#8220;Gencecik bir insanın ölümü üzerinden kindar bir dille kavga, ideolojik hesaplaşma ve ayrışma üretenlerin yaptığı şey asla kabul edilemez ve ahlaki değildir&#8221;</em></strong>&nbsp;dedi!</p>



<p>AKP, iktidar partisi olduğu için konuyu&nbsp;<strong><em>&#8220;Yüreğimiz yandı&#8221;</em></strong>&nbsp;diye geçiştiremez! Sorun şu ki tarikat evlerinin yaygınlaşması, AKP ideolojisinin eseridir.</p>



<p>AKP iktidarına bu konuda yönelik eleştirilerin sebebi, ülkenin gençlerini tarikat veya cemaat yurtlarına mecbur edecek politikalar uygulamasıdır. Bilimsel düşüncenin gelişmesini önleyici bir etkisi bulunan, toplumların dinamizmini çökerten tarikat ve cemaat yapılanmaları, eski deyimle tekke ve zaviyeler, AKP döneminde yükselişe geçti.</p>



<p>***</p>



<p>Tekke ve zaviyeler Osmanlı devletinin çöküş sebeplerinden biriydi.</p>



<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong>, kendisi de tarikat mensubu olmasına rağmen, esas olarak Teşkilatı Mahsusa görevlisiydi ve devletin çöküşünü durdurmak için elinden geleni yapıyordu.&nbsp;<strong><em>&#8220;Sofuluk&#8221;</em></strong>&nbsp;adlı şiirinde durumu şöyle anlatıyordu:</p>



<p><strong><em>Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tesbih</em></strong></p>



<p><strong><em>Çevrende dalkavuklar; tapınır gibi, la-teşbih!</em></strong></p>



<p><em>Sarık cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya</em></p>



<p><em>Şekil yönünden sanki; Ömer&#8217;in devri, güya!</em></p>



<p><strong><em>Herkes namaz oruçta; hepsi sözünü dinler</em></strong></p>



<p><strong><em>Zikir Kur&#8217;an sesinden, yerler ve gökler inler!</em></strong></p>



<p><em>Ha bu din, iman, takva; inan ki hepsi yalan</em></p>



<p><em>Sen onları kendine taptırırsın vesselam!</em></p>



<p><strong><em>Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın</em></strong></p>



<p><strong><em>Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatin!</em></strong></p>



<p><em>Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut</em></p>



<p><em>Bunların dilinde Hak; ama kalbi dolu put!</em></p>



<p>Bu şiiri, 2016 yılında&nbsp;<strong><em>Rahmi Turan,</em></strong>&nbsp;<strong><em>&#8220;Gericilik, yobazlık, Allah ile aldatmak, dini siyasete alet etmek, sadece günümüzün olayı değil. Yüz yıl önce de durumumuz böyleydi, iki yüz yıl önce de&#8221;</em></strong>&nbsp;diyerek paylaşmıştı.</p>



<p>Tarikatlar,&nbsp;<strong><em>&#8220;kukla kafalı adam&#8221;</em></strong>&nbsp;yetiştirir.</p>



<p>Konuyla ilgili&nbsp;<strong>&#8220;dini yazılar&#8221;</strong>&nbsp;sitesinde,&nbsp;<strong><em>&#8220;Mehmet Akif ve Gerçek İslam&#8221;</em></strong>&nbsp;başlıklı yazıda da bu şiirle birlikte &#8220;<strong><em>Kimi tarikat önderlerinin yalanlarla milleti uyuşturduğu, kendileriyle ilgili kerametler uydurttuğu, kendilerine çiftlikler, köşkler kurdurduğu, müritlerinin malından, mülkünden servet sahibi olduğu, kimi müridine eşini boşatıp kendi nikâhına aldığı, kendine harem kurdurduğu nice örnekler ile karşılaşıldı. Birileri kalkıp&nbsp;</em></strong><em>&#8216;Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır&#8217;&nbsp;<strong>diye hadis uydurduktan ve insanın kendisini şeyhine&nbsp;</strong>&#8216;Ölünün kendisini ölü yıkayıcısına teslim ettiği gibi teslim etmesi&#8217;<strong>&nbsp;gerektiği şeklinde izahlar yaparak bunu da takvanın göstergesi olarak saydıktan sonra, bunca şeyh, müritlerini şeytana kaptıracak değildi!&#8221;</strong></em>&nbsp;deniliyor.</p>



<p>Tabii bunlara, cemaat veya dini vakıf yurtlarında çocuklara tecavüz edildiğini de eklemek gerekir.</p>



<p>***</p>



<p>Peki AKP neden, devlet yurtları yerine, cemaat yurtlarının artmasına yol verdi? AKP neden köy okullarıyla birlikte devlet parasız yatılı okullarını da yok etti? Tarikat ve cemaat yurtlarında, öğrenciler zihinsel olarak, tıpkı&nbsp;<strong>Enes Kara</strong>&#8216;nın videoda anlattığı gibi yoğun olarak meşgul edilsin de bırakın ülke meselelerini düşünmeyi, ders çalışacak vakit bile bulamasın diye mi?&nbsp;</p>



<p>İktidarın uyguladığı yanlış politikalara direnebilecek en büyük güç olan üniversite gençliği de tarikat ve cemaat yurtlarına mahkûm edilerek uyuşturulmuş olmuyor mu?</p>



<p>Üstelik bu yurtlarda veya evlerde kalan gençler, devletin kurucularına ve doğrudan devlete düşman olarak yetiştiriliyor.</p>



<p>Hangi devlet, kendisini yok edecek bir nesil yetiştirilmesine izin verir? Şayet devleti demokratik yolla ele geçirenler, yeni bir devlet kurmaya karar vermişse mevcut devleti yıkmak için böyle bir yola başvurur!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/cemaat-yurtlari-neden-tesvik-edildi-15491/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BU TOPRAKLARIN GÜCÜNÜ EZDİRİYORSUNUZ!&#8221;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/bu-topraklarin-gucunu-ezdiriyorsunuz-15086/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/bu-topraklarin-gucunu-ezdiriyorsunuz-15086/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 15:26:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Tv]]></category>
		<category><![CDATA[nihat genç]]></category>
		<category><![CDATA[Veryansın Tv]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=15086</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="800" height="450" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/nihat-genc.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="nihat-genc" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/nihat-genc.jpg 800w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/12/nihat-genc-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" title="&quot;BU TOPRAKLARIN GÜCÜNÜ EZDİRİYORSUNUZ!&quot; 34"></div>Yazar Nihat Genç,AKP İktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Yerden Yere Vurdu… &#8216;Veryansın TV&#8217; İnternet Televizyonu&#8217;na Konuk olan ve kamuoyundaki güncel konuları değerlendiren Yazar Nihat Genç&#8217;ten gündem yaratacak açıklamalar geldi. Kamuoyunda zaman zaman sert çıkışları ile bilinen Yazar Nihat Genç,konuk olarak katıldığı &#8220;Veryansın TV&#8221; isimli İnternet Televizyonu&#8217;nda yaptığı açıklamalar ile yine gündem yarattı. AKP&#8217;nin 20&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><em><strong>Yazar Nihat Genç,AKP İktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Yerden Yere Vurdu…</strong></em></h2>



<h2 class="wp-block-heading">&#8216;Veryansın TV&#8217; İnternet Televizyonu&#8217;na Konuk olan ve  kamuoyundaki güncel konuları değerlendiren Yazar Nihat Genç&#8217;ten gündem yaratacak açıklamalar geldi.</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://pbs.twimg.com/media/E9abmZ9WUAA9yCi.jpg" alt="Muhteşem Satrayni on Twitter: &quot;bu tweeti atarken benim eşkal  https://t.co/i5bPMxZaVq&quot; / Twitter" title="&quot;BU TOPRAKLARIN GÜCÜNÜ EZDİRİYORSUNUZ!&quot; 35"></figure>



<p><em><strong> Kamuoyunda zaman zaman sert çıkışları ile bilinen Yazar Nihat Genç,konuk olarak katıldığı &#8220;Veryansın TV&#8221; isimli İnternet Televizyonu&#8217;nda  yaptığı açıklamalar ile yine gündem yarattı. </strong></em></p>



<p><em><strong>AKP&#8217;nin 20 Yıldır ülkeyi yönettiğini,yanlış politikalar izlediğini ve şikayet etmeye yüzü de, hakkı da kalmadığını ifade ederek;AKP İktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı Yerden Yere Vurdu&#8230;</strong></em></p>



<h4 class="wp-block-heading">İşte Nihat Genç&#8217;in Konuşmasından bazı satır başları:</h4>



<h5 class="wp-block-heading"><em>&#8220;Stokçuluğu kendileri yapıyorlar.Zengin ettikleri yandaşlar yapıyorlar.Bu durumdan ancak kamu politikaları ile çıkılabilir.Bunlar Neo-liberal politikalar,vahşi kapitalizm ve dolar zenginlerinin peşine düşmüşler.Bu toplum bunları bin yıl konuşacak.”siz bu kadar bereketli topraklarda bizi aç bıraktınız.”</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>&#8220;Ülkemizin enerjik gençlerine korkular yaşatıyorsunuz.Bu umutsuzluğu yaşatıyorsunuz.20 yıl oralardasınız.Atatürk’e Cumhuriyet’e ve Kamu Politikalarına küfrederek geldiniz.Ne oldu?&#8221;</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>&#8220;Bizler geçmişte içine düştüğümüz ekonomik buhranlardan nasıl çıktık? Milli Seferberlik ile millli ruhla.Toprağımıza milletimize ve halkımıza güvenerek çıktık.Siz şirketlere güvendiniz,İngiliz Borsasına güvendiniz,oradaki zenginlere güvendiniz.Bir tek milletimize güvenmediniz.&#8221;</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>&#8220;Ayıptır be.Sen kendin saraylarda oturuyorsun,halkı ekmek kuyruğuna sokuyorsun.Ayıptır be; uçakların var,bilmem nelerin var milleti açlıktan inim-inim inlettiriyorsun.&#8221;</em></h5>



<h5 class="wp-block-heading"><em>&#8220;Kamu politikaları deyip güven verin,Arkamızda Türk Milleti var,tarlalarımız var,ekonomimiz var,gücümüz var deyip güven verin.Bunlarda bu sözleri edecek suratları kalmadı.&#8221;</em></h5>



<h2 class="wp-block-heading">İşte Nihat Genç&#8217;in <em>Veryansın Tv</em>&#8216;de ki Konuşması:</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Nihat Genç ağlattı: Bu rezillik Saray’ın ve köpeklerinin perişanlığıdır" width="750" height="422" src="https://www.youtube.com/embed/M2gDcVORWWY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/bu-topraklarin-gucunu-ezdiriyorsunuz-15086/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;Ü, KİMSENİN YENEMEYECEĞİNİ ANLAMAK&#8230;</title>
		<link>https://viratrabzon.com/ataturku-kimsenin-yenemeyecegini-anlamak-14557/</link>
					<comments>https://viratrabzon.com/ataturku-kimsenin-yenemeyecegini-anlamak-14557/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vira Trabzon]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2021 22:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk&#039;ü Anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçağ gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yenilmez Şövalye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://viratrabzon.com/?p=14557</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1000" height="563" src="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/ARS-BULUT.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ARS BULUT" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/ARS-BULUT.jpg 1000w, https://viratrabzon.com/wp-content/uploads/2021/11/ARS-BULUT-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" title="ATATÜRK&#039;Ü, KİMSENİN YENEMEYECEĞİNİ ANLAMAK... 36"></div>Konuk Yazar: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazetesi Türkiye bunu da gördü; AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 10 Kasım&#8217;da Atatürk konferansı verdi ve &#8220;Eğer bu ülkede Gazi&#8217;nin, bölgemizi ve dünyayı kucaklayan siyasi, diplomatik, ekonomik, askeri mirasına sahip çıkan birisi varsa, o da biziz.&#8221; dedi. Öyle ki Erdoğan, Atatürk&#8217;ün kurduğu parti olan CHP&#8217;nin bugünkü yöneticilerinin &#8220;Atatürk&#8217;ü Anmak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/author/5_b.jpg" alt="Arslan BULUT" width="247" height="247" title="ATATÜRK&#039;Ü, KİMSENİN YENEMEYECEĞİNİ ANLAMAK... 37"></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Konuk Yazar: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazetesi</h5>



<h5 class="wp-block-heading">Türkiye bunu da gördü; AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 10 Kasım&#8217;da Atatürk konferansı verdi ve <strong><em>&#8220;Eğer bu ülkede Gazi&#8217;nin, bölgemizi ve dünyayı kucaklayan siyasi, diplomatik, ekonomik, askeri mirasına sahip çıkan birisi varsa, o da biziz.&#8221;</em></strong> dedi. Öyle ki Erdoğan, Atatürk&#8217;ün kurduğu parti olan CHP&#8217;nin bugünkü yöneticilerinin &#8220;Atatürk&#8217;ü Anmak ve Anlamak Konferansı&#8221; düzenlemesini ve tarihçi <strong><em>Prof. Dr. İlber Ortaylı</em></strong>&#8216;yı konuşturmasını bile gölgede bıraktı!</h5>



<p>***</p>



<p><strong>Erdoğan</strong>, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca düzenlenen Atatürk&#8217;ü Anma programında,&nbsp;<strong><em>&#8220;Milli iradenin üstünlüğü üzerine bina edilen yeni devletimizin, 2 bin yıllık devlet silsilemizin devamı olduğu unutulmamıştır&#8221;</em></strong>&nbsp;dedi. Bilindiği gibi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;ve içinden geldiği siyasi akım, İslam öncesi Türk tarihini görmezden gelirdi, şimdi Cumhurbaşkanı seviyesinde 2 bin yıllık devlet geleneğini hatırlamaları, önemli bir gelişmedir. Erdoğan, konuşmasını Mustafa Kemal&#8217;in, Suriye&#8217;de, Libya&#8217;da, görevlere gitmesi Fransa, İsviçre, Belçika ve Hollanda&#8217;yı kapsayan bir gezi yapması, Çanakkale&#8217;den, Kafkasya sınırlarına ve Anadolu&#8217;nun her karış toprağına kadar milli mücadele vermesi üzerine oturttu ve kendilerinin, Suriye&#8217;de, Libya&#8217;da, Azerbaycan&#8217;da ve dünyanın dört bir tarafında yaptıklarının aynı zamanda Atatürk&#8217;ün mirasına sahip çıkmak olduğunu söyledi&#8230;</p>



<p>Öncelikle belirteyim ki Türkiye&#8217;nin bugünkü Cumhurbaşkanı&#8217;nın kurucu iradeyi ortaya çıkaran Atatürk&#8217;ün&nbsp;<strong><em>&#8220;Ben milletin vicdanında ve geleceğinde hissettiğim büyük gelişme kabiliyetini, bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün bir topluma uygulatmak mecburiyetinde idim.&#8221;</em></strong>&nbsp;diye özetlediği yöntemlere sahip çıkması Türk Milleti&#8217;ni sadece memnun eder. Bu konuda en küçük bir şüphem yok. Yalnız, şu sorular ortada kalıyor:<strong>-Atatürk&#8217;ün Libya politikası ile Erdoğan&#8217;ın Libya politikası arasında en küçük bir benzerlik var mıdır?</strong>-Atatürk&#8217;ün Suriye-Mısır politikası ile Erdoğan&#8217;ın Suriye-Mısır politikası arasında en küçük bir benzerlik var mıdır?&nbsp;<strong>-İngiltere tarafından kurulan ve şimdiki lideri de Londra&#8217;da yaşayan İhvanı Müslimin örgütü üzerinden Yeni Osmanlıcılık yapmak bir kenarda dursun; ABD&#8217;nin talebiyle Suriye&#8217;deki muhalifleri eğitip donatarak, bu ülkeyi iç savaşa sürüklemekle Atatürk&#8217;ün mirası arasında herhangi bir benzerlik olabilir mi?</strong></p>



<p>-Muhalifleri silahlandırmak da şöyle dursun, Doğu&#8217;dan, Batı&#8217;dan kafa kesen teröristlerin ve onlarla birlikte istihbarat elemanlarının Türkiye üzerinden Suriye&#8217;ye geçirilmesinin Atatürk&#8217;ün mirası ile ne ilgisi olabilir?</p>



<p><strong>-Bugün Suriye&#8217;nin kuzey doğusunda PKK/PYD&#8217;nin 100 bin kişilik ordu kurması, bı toprakların boşaltılarak milyonlarca insanın Türkiye&#8217;ye sürülmesi sayesinde olmadı mı?</strong></p>



<p>-Suriye&#8217;den kaçış başlamadan 1.5 milyon çadır siparişi vermek, sınırdaki mayınlı araziyi İsrail firmasına vermeye çalışmak, mayınları bir şekilde temizleyip göçün önündeki engelleri kaldırmak, Irak sınırından sonra Suriye sınırına da NATO&#8217;yu davet etmekle Atatürk mirası arasında bir benzerlik olabilir mi?</p>



<p>***</p>



<p>Azerbaycan konusunda ise&nbsp;<strong>Oğuz Han</strong>&#8216;ın yaylağı olan Karabağ&#8217;ın Türkiye&#8217;nin de desteğiyle işgalden kısmen kurtarılmış olması önemlidir. Yine de Zengezur koridoru anlaşmaya rağmen açılmadığı gibi açılsa bile kontrolü Rusya&#8217;ya bırakılmıştır&#8230; Zengezur, Karabağ ile birlikte&nbsp;<strong><em>&#8220;Türk Dünyası&#8217;nın gırtlağı&#8221;</em></strong>dır ve Ermenistan&#8217;ın elinde bırakılmıştır. Ayrıca Atatürk&#8217;ün kurduğu Türk devletinin Anayasasından Türk kelimesine çıkarmak için yapılan çalışmaları,&nbsp;<strong><em>&#8220;Ne mutlu Türküm diyene&#8221;&nbsp;</em></strong>sözünün dağdan, taştan silinmesini,&nbsp;<strong>&#8220;iki ayyaş&#8221;</strong>ı,&nbsp;<strong><em>&#8220;Keşke Yunan kazansaydı&#8221;</em></strong>&nbsp;diyen Fesli Kadir&#8217;in el üstünce tutulmasını ve daha binlercesini unutmak nasıl mümkün olabilir? Yoksa Atatürk&#8217;ün mirasına lafzen sahip çıkmak, bu toprakların ve Türk Milleti&#8217;nin onsuz olamayacağını ve onu kimsenin yenemeyeceğini anlamanın sonucu mudur?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://viratrabzon.com/ataturku-kimsenin-yenemeyecegini-anlamak-14557/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
