Edremit’ten Buruk Selam

0
18

Kaç gündür Edremit’te çok yoğun olan “Devremülk”lerden birinde ikamet etmekteydim.

Odamıza ilk girdiğim gün, dolapların birine yerleştirilmiş Kuran görünce; “İnşallah mealdir.” Diye düşündüm.

Dolabın gözünde bulunan Kuran sadece Arapça.

Yani meal değil.

Daha açıkçası; Arapça bilmeyenin Kuran okuma hakkı yoktur diye anlaşılmaktadır.

Kaldı ki tesisin içinde de başka bir kitaba rastlamadım.

Konfüçyüs: Bana bir dil verin, size bir millet yaratayım. Her halde bu manzarayı kastetmemiştir.

Aklıma ilk kez kurduğum kütüphaneler geldi.

Kütüphane kuracak olanlara şu tavsiyede bulunuyorum: Kütüphanenize katkı verebilmem için ilk kitaplar Kuran’ın Türkçe meali ile Nutuk mutlaka olmalı.

Bir millet düşünün ki, kendi dilini bilmez, (En önemli örnek: Eski Maliye Bakanı Berat ALBAYRAK’ın 08.11.2020 tarihli istifa dilekçesi buna çok iyi bir örnektir.)

Bir millet düşünün ki, kendi dilini öğrenmek istemez,

Bir millet düşünün ki, kendi dilinden utanır.

Bu millet bu düşünce ile ayakta durabilir mi?

Dilimiz milli namusumuz. Değil mi?

“Dil bizim en sevgili ve en kutsal varlığımızdır. Onu korumak kadar tabi bir şey olamaz. M. Şekip Tunç.

“Dil ile bağlanan diş ile çözülmez.”

Ayrıca sesin İsmail COŞAR’a ait olduğunu yanımdaki arkadaşımın tanıdığı ezan sesi binanın içinde okunmaktadır.

Halbuki İsmail COŞAR öleli çok olmuştu.

İyi de ezanın bina içinde okunması neyin nesi?

Sanırım bu da yeni çıktı.

Mekân çok temiz,

İstenen her şey var: Sauna,

Buhar odası,

Türk hamamı,

Termal havuzu ve

Normal havuz.

Peki Arapça Kuran ve bina içinde ezan hangi noksanı tamamlıyor?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz