Korona Günlerinde Aşk

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Filmlerin, şiirlerin, türkülerin, kitapların yarıştırılmasını sevememişimdir hiç bir zaman ben, yarıştıranları da. Bırakın sevmeyi şiddetle de karşı çıkmışım o yarışmalara da yarıştıranlara da. Siz türkülerinizi söyleyin, bırakın atlar ceylanlar koşsunlar; biri birilerine para kazandırmak için diğeri canını kurtarmak için. Siz sadece spor amaçlı koşun. Ama gelin görün ki herkesin de kendine göre doğrusu iyisi güzeli vardır yine de; ama hiç kimseyi bağlamayan. Benim de okuduğum en güzel üçüncü

aşk romanıdır KOLERA GÜNLERİNDE AŞK…

Bir kolera salgını felaketinden müthiş bir aşk romanı çıkarmıştır Gabriel Garcia Marquez. Yetenekli bir bok olsam ben de bir şeyler yazardım şu korona felaketinde ama o yok işte, boşuna beklemeyin. Sadece başlığı benzetebildim. Yani ben Marquez gibi güzel anlatamam. Güzel anlatamam demişken aklıma bir fıkra geldi onu anlatayım. Fıkra anlatmam fena değildir. Hem fıkra da ülkemizin son günlerini anlatıyor tam olarak. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki televizyonun birinden döviz al ötekine sat köşeyi dönersin bir günde. Köşeyi dönünce de fıkraya geliyoruz işte

Arkadaşlıkları sadece kızlarının  müthiş arkadaşlığına dayanan iki baba yıllar sonra sokakta bir köşe başında karşılaşırlar. N’aber ne var ne yoktan sonra konuşacak başka şeyleri olmadığı için kızlarına gelirler hemen. Biri sorar :

– Senin kız liseden sonra ne yaptı..?

Başlar büyük bir gururla anlatmaya diğer baba. Tutabilene aşk olsun..:

– Benim kız çok yüksek bir puanla güzel bir üniversitede çok güzel bir bölümü dereceyle kazandı. Çok başarılı bir öğrencilik hayatı oldu. Okulu birincilikle bitirdi.  Mezun olduktan sonra daha diplomasını almadan çok büyük bir firmada işe başladı (reklam olmasın diye firma adını yazmıyorum). Çok hızlı yükseldi. Şef oldu, müdür oldu, siyo (ceo ne demekse o) oldu, patronun sağ kolu oldu en sounda. Patron ona süper lüks bir araba aldı, dayalı döşeli bir villa aldı. Bütün toplantılarında yanında oturtur, bütün yurt içi yurt dışı iş seyahatlarına onu da götürür, yanından hiç ayırmaz onu patron. Yaw benim kızı anlatırken senin kızı sormayı unuttum. Senin kız ne yaptı..?

– Valla benim kız da orospu oldu ama ben senin gibi güzel anlatamam onu…

Bazen sonucu okuyucuya bırakmak güzeldir…

Sevgiyle…

Korona Günlerinde Aşk

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!