Kurban Diye Bir Şey

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Allah beterin beterinden saklasın derler, bir de düşünenleri, gelin şuna düşünenleri demeyelim, düşünmeye çabalayanları hep öldürmüşler…

Yaşar Kemal

Yakın arkadaşlarım çok iyi bilirler, bilmeyenler de şimdi öğrenecekler. Ülkemizin sorunlarının temel kaynağının Anadilimizi bilmemek ve Anadolu türkülerini adam gibi dinleyip anlayamamak olduğunu iddia ederim hep. Üstelik bu sadece bir iddia değildir, kanıtlarım var. Burada hepsini uzun uzun anlatamam. TÜRKİYE’NİN TÜRKÜ SORUNU ve DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR1-2-3-4 başlıklı yazılara bakabilir meraklılar.

Yaklaşmakta olan Kurban Bayramı nedeniyle sadece kurbanların gözünden bakacağız şimdilik…

Çok nadiren yanlış bir şekilde “kurban etmek” olarak kullanıldığı görülse de deyimin aslı ve doğru kullanım şekli “kurban olmak”’tır. Türk Dil Kurumu, sözlüğünde “kurban olmak” yazdıktan sonra üst üste iki nokta koyar ve karşısına şunu yazar : “Bir kimse veya bir şey için kendini feda etmek.” Yani bir kimse veya bir şey uğruna kendinizden başkasını kurban edemezsiniz. Nokta. Ama biz hikaye anlatmağa devam edelim…

Bütün hikaye şuradan başlar..:

Kendisine peygamber denilen Babilli İbrahim’in erkek çocuğu olmaz. Son denemesinde de olmayınca Tanrı’ya rüşvet teklif eder. “Bir kez daha deneyeceğim, bana bir erkek çocuk verirsen en sevdiğim şeyi sana kurban keseceğim” der. Tanrı pazarlığı kabul eder ve bir erkek çocuk verir İbrahim’e. Sevinçten çılgına dönen İbrahim 40 gün 40 gece kutlama yapınca Tanrı’ya verdiği sözü unutur. Bir gece vahiy yoluyla Tanrı hatırlatır. Zaten hep öyle olmuştur ya. Uykusunda gelip kulağına fısıldar işte! Sonraki gün yüzlerce koyun keser İbrahim. Tanrı, gece kabul etmediğini söyler. Sonraki gün yüzlerce koç keser Tanrı yine kabul etmez. Sabah olur yüzlerce deve keser. Tanrı yine kabul etmez, “olmadı, en sevdiğin şey oğlun, onu vereceksin” der. Sabah İbrahim İsmail’i kucağın alır ve Mina dağına gider çaresizce. Tam İsmail’i kesecekken Tanrı ona bir koç gönderip “çocuğunu bağışla kurban etme, bunu kes” der. İbrahim koçu keser İsmail kurtulur…

Şimdi siz hayvanları keserken kimi kurtarıyorsunuz..? Madem o kadar bağlısınız, kendi çocuklarınızı Tanrınız uğruna kurban kesmeyi bir deneyin bakalım Tanrınız size de koç gönderecek mi..? Bırakın çocuğunuzu kesmeyi sıkıysa bir parmağınızı kurban kesin de görelim. Yemiyor dimi..?

Tanrı adına düşünmek, tanrı adına konuşmak şirk koşmaktır. Şirk koşmak da en büyük günahtır. Ve peygamber dediğiniz adamların hepsi bu günahı bolca işlemişlerdir…

Tanrı’nın sizin yaptığınız veya yapacağınız hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Yaptığınız ya da yapmadığınız bir şey için sizleri ne ödüllendirecektir ne de cezalandıracaktır. Kendi kendinize gelin güvey olmayın boşuna. O sadece Tanrı olduğu için sizleri seviyor. Hayvanları da sizden az sevmiyor…

“Kainattaki her şeyi Tanrı insan için yarattı” yalanıyla Musa’nın Yahudilere dediği “Tanrı bütün insanları size hizmet etmeleri için yarattı” yalanı aynı kaynaktan doğmuştur. Korkmayın biraz düşünün. Tanrı öyle yalanlar söyler mi..?

Kurban Diye Bir Şey

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!