Amirallerin Bildirisine Ne Dediler?

103-emekli-amiral-olayi-nedir-103-emekli-amiral-14041862_1852_o
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bir gece yarısı İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılması ile kamuoyunda yavaş-yavaş ısıtılmaya başlanılan Montrö Sözleşmesi ve Kanal İstanbul tartışması, dün gece 103 emekli Amiral adına yayınlanan bir bildiri ile alevlendi. Hükümet yetkilileri bu bildiriyi kaleme alan emekli amiraller için “Darbeci” yakıştırması yaparken, muhalefet temsilcilerinin birbiri ile çelişen açıklamalar yapması kamuoyunda şaşkınlık yarattı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Cumhurbaşkanı Erdağan’ın Montrö Anlaşmasının feshedebileceği yönündeki sözleri ile Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın sarık ve cüppeli halde bir tarikat evine gitmesi üzerine 103 emekli amiral bir bildiri yayımladı. AKP temsilcileri ve ortağı MHP’den bildiriye gelen tepkilerin ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan emekli 103 amiral, gündemdeki Montrö Sözleşmesi tartışmalarıyla ilgili dün gece bir bildiri yayımladı. “Montrö’nün tartışma konusu yapılmasına neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması” yönünde uyarılarda bulunan Emekli Amirallere, özellikle hükümet kanadı ateş püskürerek yanıt verdi. AKP Temsilcileri bildiriyi hazırlayanlar için “darbeci” yakıştırması yaparken; MHP Lideri Bahçeli; “rütbeleri sökülsün” şeklinde açıklamada bulundu.

Hükümet Temsilcileri Ne Dedi?

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise; “bildirinin demokrasiye zarar vermekten ve askeri personelinin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekten başka bir işe yaramayacağı” vurgulandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bildiriye Twitter hesabından şu sözlerle tepki gösterdi:

“Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir “bildiri” yazmışlar! 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye eskide kaldı! Bu millet 15 Temmuz’da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin! Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye’nin önünü kesemeyecek!”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bildiriye tepki gösterdi. Bahçeli, “Anti demokratik ve vesayetçi” olarak nitelendirdiği bildirinin partisi tarafından nefretle lanetlendiğini ve reddedildiğini söyledi.

“Bildiride imzası bulunan amirallerin rütbelerinin sökülerek, emeklilik haklarının kaldırılması ve maaşlarının da kesilmesi gerektirdiğini” söyleyen Bahçeli, “Bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır” dedi.

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Twitter hesabından paylaştığı mesajlarda “Eski Türkiye sevdalısı, vesayetçi, kendisini milli iradenin üstünde gören zihniyetin bazı temsilcileri yayınladıkları sözde bildiri ile siyasete akıl, millete ayar vermeye çalışıyorlar. O devirler geride kaldı! Haddinizi bilin! İçinize sinmese de şunu çok iyi anlayın ki; bu millet, vatanı da, mavi vatanı da, demokrasiyi de, milli iradeyi de bedelini ödeyerek korumuştur ve koruyacaktır” dedi.

Hükümet kanadından bir diğer tepki de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan geldi. Soylu; “Büyük Türk milleti üniformaya aşıktır. Üniformayı taşımak şereftir. O şerefi emekli olduktan sonra taşımak daha büyük şereftir. Demokrasiye, devlete ve millete sadakatle bağlı, rütbesini üniformasını siyaset malzemesi yapmayanları daima şükranla yad ederiz… Ya diğerleri…” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop da bildiriyi “darbe çağrışımlı” olarak tanımlayıp, “Kahraman milletimiz 15 Temmuz’da sadece FETÖ’cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka. Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli” dedi.

Muhalefet Temsilcileri Ne Dedi?

CHP NE DEDİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, emekli amirallerin bildirisine ilişkin ilk açıklamasını yaptı.

Kişisel Twitter hesabından açıklama yapan CHP Lideri, “Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır. Büyük ve ünlü Ekonomist Recep Tayyip Erdoğan yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın gençlerimizin hikâyelerini buradan paylaşacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasında, Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın konu hakkındaki tweetini alıntıladı.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “103 tane amiralin açıklamasından darbe çıkartmak olsa olsa sivil darbecilere mahsus bir özelliktir” açıklamasını yaptı.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Nagihan Yılkın’ın haberine göre, Öztrak, “Türkiye’nin gündeminin bu olmaması lazım. Hem ekonomik olarak hem de pandemi açısından çok kötü günlerden geçiyoruz. AKP’nin bunun üstünü örtmek için buradan darbe çıkartmasını anlayamıyorum. İnsanlar Montrö ile ilgili fikirlerini açıklamışlar. Baktığınız zaman o metnin içinde ben bir darbe tetikçiliği görmedim. Açıkçası gerçekten ne yaptıkları belli değil. O metne bakınca kim nerede darbe tetikçiliği yapıyormuş? Her yerden bir şey çıkartıyorlar. Türkiye’de kimsenin söz söyleme özgürlüğü, fikrini açıklama özgürlüğü yok herhalde” dedi.

Öztrak şu ifadeleri kullandı: 

“Türkiye’de düşüncesini açıklayan herkese darbeci damgası vurursanız o zaman nerede kaldı demokrasi, nerede kaldı düşünce özgürlüğü? Her şeyin üzerine sarayın vesayetleriyle olabildiğince yükleniyorlar. Buradan kimse mağdura yatmasın millet mağdur.  O yüzde 33 huzur haklarına zam alıp kalkıp şimdi darbe mağduruymuş gibi kendilerini göstermesinler. Olmayan darbe söylemlerinin mağduruymuş gibi gösterdiklerinde kimse buna inanmaz”

20 Temmuz sivil darbecileri her yerden kendilerine karşı bir darbe teşebbüsü, darbe senaryosu çıkartıp millete karşı mağdura yatmaya çalışıyorlar. Milleti o kadar mağdur ettiler ki artık ne kadar mağdura yatsalar kurtaramazlar. 

Boğaziçi eylemlerinde gençlerin boğazını sıkanlar, hastanelerin Korona-virüs tedbiri almaması nedeniyle hasta kabul edemez hale gelmesi sonucunda gencecik insanların ölümüne neden olanlar şimdi kalkıp da 103 tane emekli generalin bildirisini gerekçe gösterip mağdura yatmasınlar. Türkiye’nin bambaşka bir gündemi var. İnsanlar mağdur, bunlar kendilerini mağdur göstermeye çalışıyorlar. İşsiz bıraktıkları insanlar, iş yerlerini kapattıkları esnaf, tarlasını elinden aldıkları çiftçi, esas mağdur bunlar.” CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, emekli amirallerin bildirisine tepki gösteren hükümet temsilcilerini eleştirdi. Twitter’da İletişim Başkanı Altun’a cevap veren Özkoç Tuğamiral Mehmet Sarı’nın fotoğrafını paylaşarak, “Siz önce kendi yarattığınız vesayetçilerle savaşın. O eleştirdiğiniz amiraller 15 Temmuz’un önünde de sonunda da dimdik durdular. Deniz Kuvvetlerini ağzına kadar FETÖ’cü dolduranlar, 15 Temmuz’un ertesinde Atatürk ilke ve devrimleriyle yetişmiş subaylar olmasa bugün koltuklarında oturamıyor olacaklardı. Şimdi çıkmışlar 5. kol faaliyeti filan. Hadi oradan… Vatansever eleştirileri tebrik ediyorum” dedi.

İyi Parti Temsilcileri Ne Dedi?

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, CHP’nin aksine farklı bir açıklama yaparak askerlerin bildirisine tepki gösterdi. “bu apaçık bir zevzekliktir” diyen Meral Akşener; “İktidar partisine, üzerinde tepinme fırsatı doğmuştur.” şeklinde ifade ederek sözlerini sürdürdü. 

”Bu Bir Zevzekliktir”

31 Mart yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin önderliğinde, alınamaz denilen, mümkün değil olamaz denilen birçok şehir, demokrasi ve sandı yoluyla alınmıştır.Sabah bir uyandık emekli amirallerin canı sıkılmış, bildiri yayınlamışlar. Bu bir zevzekliktir. Türkiye bu zevzekliklerden çok çekti. Ben dün Hakkari’de perşembe günü ise Konya’daydım. Biz bu ülkede işsiz gençlerin, tabletsiz çocukların derdini konuşmak zorundayız. Biz esnafın derdini konuşmak zorundayız. Biz bugün tencereye kaynatamayan 104 kadının derdini konuşmak zorundayız. 104 dakika, 104 saniye maalesef yayın organlarında yer buluyor.Buradan herkese, emekli silahlı bürokratlara sesleniyorum. Herkes görevini, başındayken yapmalıydı. Yunanistan ve Adalar konusunda bir tavır göremedik. Siyaset, siyasetçiler tarafından yapılır. Bunlar bilgilerini ve görgülerini elbette STK’lar ve siyasi partiler içerisinde kamuoyuyla paylaşabilirler, muhalefet partilerini beğenmiyorlarsa, siyasi parti kurup onun üzerinden yürüyebilirler.

”İyi Parti Demokrasinin Yanında Durmaya Devam Edecektir”

Darbe çağrısı oluşturacak bir duruma da neden olamazlar. Bugün ortaya çıkan bu meseleyi ciddiyetle ve manidar olarak takip ettiğini söylemek isterim. İYİ Parti milletimizin derdiyle hem hal olmaya devam edecektir. İYİ Parti, demokrasinin yanında dün olduğu gibi bugün de durmaya devam edecektir” dedi.

İYİ Parti Milletvekili Aytun Çıray’da, Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarının aksine açıklamada bulunarak bildiriye destek verdi. Aytun Çıray; “Bir tabip teğmen olarak altına imzamı atıyorum” dedi.

Eski Parlementerlerden Açıklama

Eski Parlamenterlerde; Ocak ayında yayınlanan 126 emekli büyükelçi bildirisi ve dün akşam yayınlanan 103 Emekli Amiral bildirisinden sonra bir bildiri yayınlayarak imzaya açtı.22.Dönem CHP İstanbul Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu’nun VİRA TRABZON HABER’e ilettiği bilgi ise; “5 Nisan saat 10:00’dan sonra imza atan eski parlamenterlerin isimlerinin kamuoyu ile paylaşılacağı” yönünde.

Bildiri şu şekilde;

“Eski parlamenterler olarak diyoruz ki; Kanal İstanbul yapılamaz! Montrö tartışmaya açılamaz!

126 eski büyükelçi ve 103 emekli Amiralin, Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi’yle ilgili açıklamalarını desteklediğimizi ve altına imza koyduğumuzu, kamuoyuna ilan ediyoruz.

Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi tartışmalarının geldiği nokta, bu açıklamamızı zorunlu kılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik çeşitli emeller taşıyan devletlerin çıkarına hizmet edecek olan Kanal İstanbul’da ısrar edilmesini, Atatürk Türkiye’sinin Lozan Antlaşması’ndan sonra en büyük diplomasi başarısı olan, İstanbul-Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi üzerindeki mutlak egemenliğimizi sağlayan, Montrö Sözleşmesi’nin tartışılmaya açılmasını doğru bulmuyoruz.

Ülkemizin bugününü ve geleceğiyle ilgili can alıcı konularda, kamuoyunu bilgilendirmek, temel bir anayasal haktır. Anayasal hakların güvencesi olması gerekenlerin, toplumu susturmaya, sindirmeye, korkutmaya çalışmaları kabul edilemez. Çoğulcu demokrasinin gereği olarak en doğal yurttaşlık hakkını kullanarak, Kanal İstanbul ve Montrö konusundaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşan kişi ve gruplara yönelik tehdit, suçlama, saldırı korkutma ve soruşturma gibi girişimler yurttaşlık haklarını ipotek altına almaktır. Bu yaklaşımı ve bu girişimleri kınıyor, hala bir hukuk devleti olduğumuzu hatırlatıyoruz.

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ilkelerini ve temel felsefesini vicdansız darbelerle yıkmaya çalışanların, konuşma ve düşüncelerini açıklama hak ve özgürlüğünü kullanan kişileri darbecilikle suçlamalarını da esefle karşılıyoruz. Saygılarımızla” denildi.

ADD Trabzon: General/Amiral/Büyükelçi Seviyesine Gelebilmek Çok Zorlu Bir Süreçtir

Atatürkçü Düşünce Derneği Trabzon Şube Başkanı Cemal Verep te,Kamuoyundaki tartışmaya yazılı olarak katılarak şunları söyledi;

“General/Amiral ve Büyükelçi seviyesine gelebilmek çok zorlu bir eğitim ve deneyim sürecinin eseridir

Gelişmis ülkeler bu bilgi,  birikim ve deneyimden sonuna kadar yararlanmak için bu insanları emeklilik sonrası kurdukları Stratejik araştırma kurumları, düşünce kuruluşları (Think Tank) gibi kurumlarda istihtam ederler.. Bizde malesef çok konuda olduğu gibi bu konuda da bir  aymazlık vardır.

E. Amiraller ve E. Büyükelçiler Montrö konusunda görüşlerini bir bildiriyle açıkladılar. Iktidardan hemen bir tepki. Darbecilikten, siyasete ayar vermek gibi akil almaz ithamlar.

Ne var bunda?

Büfeci Hayri, Kasap Ahmetcan, Pazarcı Zühtü her konuda “görüşlerini” açıklayabilecek ama ülkemizin tartışmasız en iyi yetişmiş elemanları doğrudan kendi ilgi alanlarında olan bir konu hakkında görüşlerini açıklayamayacaklar.

Bu kadar antidemokratik ve faşizan bir zihniyet olabilir mi?

Kimileri de bu açıklamaların “AKP’nin ekmeğine yağ sürmek” olduğunu söylüyor.. Bu mantıkla Gezi Eylemleri AKP’nin ekmeğine yağ sürdü, Cumhuriyet mitingleri yağ sürdü, keşke yapmasaydık… gibi sıralanamayacak duruş ve tutum kalmaz.

Doğrudur; ilkelerinin ve politik tavrının arkasında durmazsan AKP’nin ekmeğıne “yağ sürmeyecek” hiçbir şey olmaz.”

Darbe Değil Bilgilendirme

İstanbul Barosu Eski Başkanlarından Av.Muammer Aydın da, kamuoyunda tartışma yaratan bildiri ile ilgili açıklama yayınladı. Aydın,yaptığı yazılı açıklamada;

“AKP ve siyasi iktidar kendi yaptıkları yanlışları ve birlikte hareket ettikleri FETÖ’cülere ne istedilerse verdiklerini ve darbeye kalkışanları görmediler de ellerinde yetkileri ve silahları varken darbe yapmayanları, vatanseverleri emekli olup da kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirenleri darbeci ilan ediyorlar.

Anayasanın Fikir ve Düşünce Yayma Hürriyeti çerçevesinde kamuoyuna bilgi verme anlamında açıklama yapılan 103 amiralin Atatürk ve Montrö bildirisinde darbe iması ve suç yoktur. Bildiri amacından saptırılıp AKP ve iktidar tarafından mağdur edebiyatı yapılıyor. Sorusturma açılması baskı ve gözdağıdır. Destek verenlere de soruşturma açacağız denilmesi açık bir tehdit ve halkta baskı ve korku yaratmaktan ibarettir.

Üstelik emir ve talimatla soruşturma açtırılmasına rağmen devlet televizyonundan TRT den yandaşlara açıklama yaptırılması da ayrı bir suçtur, adil yargılanma ilkesine aykırılık ve soruşturmanın gizliliği ilkesine aykırıdır. Atatürk Cumhuriyetinin , Laik ve Demokratik düzenin, Hukukun Üstünlüğünün , yargı bağımsızlığının savunucusu olarak Bildirinin altına imzamı atıyorum” dedi.

Emekli Kurbay Albay Mustafa Önsel ise konu ile ilgili şu açıklamada bulundu; ”Ne demişler, Montrö’den taviz verilemez, çünkü Lozan’ı tamamlayan, boğazlarda TR’ye tam egemenlik hakkı tanıyan bir antlaşmasıdır demişler. Bir de Amiral tekkede değil, teknede olur demişler. Bundan darbe çıkartmak, PES!” dedi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir