Şahsen hiç kimsenin inancından şüphe etmedim.
Kim neye inanır?
Kim ne kadar inanır?
Kim inancı kadar yaşar?
Kim hangi inançtandır?
Kimin inancının doğruları nedir?
Bunlar beni doğrusu ilgilendirmez.
Bencilliğimi hesaba katarsanız herkesin benim inancımda olmasını isterim.
Herkesin benim inancımın emirlerine uymasını isterim.
Ya da herkesin bir konuda benim gibi düşünmesini isterim.
Tabi evrensel konularda.
Bencilim dedimse de onu hiç ve asla sevmem.
Neredeyse bir aydır bir furyadır gidiyor:
Kaset furyası.
Adam sanki bana söylüyor.
Sanki duyan yok.
Sanki umursayan yok ki ben o kanıda değilim.
Sanki o iddialar cevap beklemiyor.
Zaman zaman kem küm edilse de bunlar doğrudan söyleniyor,
Dolayısıyla da doğrudan cevap bekliyor.
Böyle olmamalı mı?
Şayet bu şahsın sözlerinin değeri yoksa;
Onu yakalayıp Türk mahkemelerinde sorgulamak için kırmızı bültenden söz ediliyor.
Bu memleket öyle sıradan,
Öyle küçük,
Öyle geçim derdi olan bir ülke değildir.
Öyle de olmamalıdır.
İyi ama bu ülke bu derece soyulmamışsa,
Bu yoksulluk niye.
Kim mi yoksul ya da fakir:
Ben,
Sen,
O.
Kim zengin;
Biz,
Siz,
Onlar.
Ama neden böyle bir kargaşa var?
Neden böyle zengin çok zengin?
Fakir de çok fakir?