Bir eğitimci ve bu ülkenin aydınlarından biri olarak hemen şunu söylemeliyim: Bu kurumlar eğitim yapmalı.
Eğitici program üretmeli,
Dedikodu ve yalana karşı dik durmalı,
İlim,
Bilim,
Ve teknolojiye destek vermeli.
Yalnız bunlar mı?
Spor,
Sanat bunların en önemli işlevi olmalıdır.
Ülkenin kalkınmasına katkı sağlamalıdırlar,
Ama on yıllardır yazıyor ve söylüyorum:
Televizyonlarımızın günümüzdeki işleri genellikle “kadın sermayeli” program yapmak.
İstisnası dışında hemen hemen tüm kanallar aynı.
Memlekette adeta yer yerinden oynarken dahi bu işlerinden neredeyse taviz vermiyorlar.
Sonra da bu “kadar sermayeli bir güç” olup, onu koruyan yasaları da ortadan kaldırıyorlar.
Bilen var mı?
Hangi televizyon kanalında ya da kaç tanesinde yukarıda ifade ettiğim değerlere önem veriliyor.
Neden?
İnsanları oyalama,
Oyalarken de başka işler çevirme düşüncesi Orta Doğu ve Arap ülkelerinin dışında var mı?
Yoksa neden?
Ağzımızda tek söz var İslamiyet.
Yat İslamiyet’le, kalk İslamiyet’le,
Ramazan gelir İslamiyet,
Dini bayramlar gelir İslamiyet,
Özel geceler gelir İslamiyet.
Ne güzel bir şey değil mi?
Bu tutum yaklaşık 1400 senedir devam ediyor.
Güzel de o halde biz İslam devletleri,
Başta da Türkiye 1400 senedir batı medeniyetlerinin “nallarını topluyoruz?”
Kimse bana bu durumda olmamızın nedeni İslamiyet diyemez.
Günümüz Diyanet İşleri Başkanlığı, kendi yazdığı Kuran mealinde “Kadın dövülebilir” diyorsa,
Diğer Arap ülkelerinden bundan daha iyisini beklemek olanaksızdır.
Okumayan,
Bilime inanmayan,
İlmi araştırma yapmayan yaklaşık (Nüfusunun çoğu Müslüman olan ülke sayısı) 56 ise bunların tamamına yakını aynıdır.