DERS COĞRAFYA; KONU:DEPREM!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Düzce’de meydana gelen deprem, Türkiye’nin gündemini belirledi. Konu deprem olunca; konunun uzmanları da görüşlerini kamuoyu ile paylaştı. Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan, Prof.Dr.Şener Üşümezsoy ve Prof.Dr. Mikdat Kadıoğlu’ndan deprem uyarıları…

ahmet ercan

Düzce depremini 20 yıl önce haber veren Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “büyük İstanbul depremi” için de öngörüsünü açıkladı.

Düzce’de meydana gelen ve İstanbul dahil çevre illerden hissedilen 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası konunun uzmanlarından açıklamalar gelmeye devam ediyor. Düzce depremini 20 yıl önce haber veren Prof. Dr. Ahmet Ercan, büyük istanbul depremi için öngörülerini açıkladı. Ercan, “Bu deprem hem İstanbul’u hem Tekirdağ, hem Yalova’yı hem Karamürsel ve Gölcük’ü Bandırma, Mudanya ve Erdek, Lapseki ve Gelibolu’nun tozunu attırır. Ben bu kırılmayı yakın bir zamanda beklemiyorum. Deprem kestirimlerinde değişim haftalık yıllık ya da beş yıllık değil 50 yüz yıllıktır. Beklenen Kuzey Marmara depremi için büyüklüğü, İstanbul kolu için M6,3 ile M6,7 arası, Tekirdağ kolu için M7,0-7,2 arasıdır. Bu depremler 2045’ten önce olursa şaşırtıcı olur” görüşünü ifade etti

Düzce’deki 6.0 büyüklüğündeki deprem, İstanbul, Bolu, Sakarya, Ankara, Kocaeli, Kütahya, Bilecik, Bursa, İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. Depremin ardından en büyüğü 4.7 olan 100’den fazla artçı deprem oldu. Depremde panik nedeniyle çok sayıda kişi yaralandı. 63 yaşında bir kadın depremin ardından kalp krizi geçirip hayatını kaybetti. Düzce, Bolu ve Sakarya’da okullar tatil edildi. Kandilli Rasathanesi depremin şiddetini 6 olarak güncelledi.

“Artçı sarsıntılar 3-4 hafta sürer”

2002 yılında katıldığı bir yayında Düzce’de depremin meydana geldiği Sakarya Çukuru’nda 2025 yılına kadar orta-büyük bir deprem beklediğini belirten Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Düzce depreminin ardından bir kez daha konuştu. T24 haber’in aktardığına göre, yaşanan depremin ardından artçıların 5,2’ye kadar çıkabileceğini söyleyen Ahmet Ercan, şu ifadeleri kullandı:

“Düzce’nin bulunduğu konumda yer yapısı sulak, gevşek olması nedeniyle yapılarda sarsım büyük olmuştur. Özellikle 1999’daki 7,2 şiddetindeki depremini görerek yorulmuş yapılarda belli bir ölçüde hasar oldu. Ötesi yer yer yıkılmalarda beklenebilir. Cami minarelerinde çatlamalar, baca düşmeleri, yapılarda X biçimli çatlaklar, yapılarda yan yatma, oturma, dönme gibi olaylarda da görülebilir. Bunun arkasından daha büyük bir deprem gelme durumunu bilimsel olarak söyleme olasılığı yok. Ancak beklentim 3-4 hafta sürecek artçı depremlerle sönümlenmesidir.”

“Burası 25 yılda bir deprem üretir; yani bu deprem ilk değil son da olmayacak”

Depremin başta İstanbul ve Ankara gibi geniş alanlarda hissedilmesinin sebebini belirten Ercan, “Depremin sığ bir alanda, yüzeye yakın bir yerde meydana gelmesi itibarıyla geniş bir alanda hissedildi” dedi. Depremin ölçülen şiddetinin 6,0 olduğunu ancak yıkım gücünün 4 düzeylerinde olduğunu söyleyen Ahmet Ercan başta Düzceliler olmak üzere vatandaşlara uyarıda bulundu.

Ercan, “Depremin meydana geldiği Sakarya Çukuru, aslında geniş bir alan ancak burası gevrek bir zemin. Burada 25 yılda bir bu tür deprem beklenir. Yani bu deprem ilk değil son da olmayacak. Vatandaşların özellikle o çukurdan çıkarak daha tepe alanlara yerleşmeleri ve şehrin oradan taşınması gerekir. 2007’de çıkan bir deprem yönetmeliği var, 2007 yılı sonrası yapılan binaların tercih edilmesi daha güvenli olacaktır” dedi.

“En büyük 7.3 deprem olabilir”

Düzce’de meydana gelen 6,0’lık depremin korkulan Büyük Kuzey Marmara (İstanbul) Depremi’ni tetiklemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Ercan, “Büyük İstanbul depremi 2045’ten önce olursa şaşırtıcı olur” dedi. Ercan devamında ise şunları söyledi:

“Kuzey Marmara’nın yapabileceği en büyük deprem 7.3 tür. Hangi koşullarda yapar? 1999 depremi Yassıada hizasına kadar kırdı. Bu kez oradan başlayacak, Şarköy’e, Saroz’a kadar kıracak. Yassıada’nın bulunduğu kesimden başlayıp Şarköy’e kadar tek bir depremle kıracak olursa bu depremin büyüklüğü 7,3 olur.”

“Büyük İstanbul depremi 2045’ten önce olursa şaşırtıcı olur”

“Bu deprem hem İstanbul’u hem Tekirdağ, hem Yalova’yı hem Karamürsel ve Gölcük’ü Bandırma, Mudanya ve Erdek, Lapseki ve Gelibolu’nun tozunu attırır. Ben bu kırılmayı yakın bir zamanda beklemiyorum. Deprem kestirimlerinde değişim haftalık yıllık ya da beş yıllık değil 50 yüz yıllıktır. Beklenen Kuzey Marmara depremi için büyüklüğü, İstanbul kolu için M6,3 ile M6,7 arası, Tekirdağ kolu için M7,0-7,2 arasıdır. Bu depremler 2045’ten önce olursa şaşırtıcı olur.”

image 7

Prof. Şener Üşümezsoy iki riskli fay hattını açıkladı. Adalar hattında deprem olacak mı?

Düzce’de dün sabaha karşı yaşanan 5.9’luk deprem sonrası ünlü deprem Profesörü Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Üşümezsoy İstanbul’u etkileyecek büyük deprem tartışmalarına değinerek iki riskli fay hattını açıkladı…

Düzce’de meydana gelen 6 büyüklüğündeki birçok ilde hissedildi. İstanbul, Bolu, Sakarya, Ankara, Kocaeli, Kütahya, Bilecik, Bursa, ve İzmir’e kadar birçok yerde hissedildi.

Tüm Türkiye’yi korkutan deprem sonrası ünlü deprem Profesörü Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklamalar geldi.

Düzce depremi ile deprem doğuya kayıyor tezinin doğrulandığını belirten Üşümezsoy, İstanbul’u etkileyecek büyük deprem tartışmalarına değindi.

İKİ RİSKLİ FAY HATTINI AÇIKLADI

Çok tartışılan Adalar fayının ölü bir fay olduğunu yenileyen Prof. Üşümezsoy, “Ben Marmara’daki o fay iki parçalıdır, batıdaki Kumburgaz çukurundaki fay risk taşımaktadır ama orta sırtı kesen bir fay hattı yoktur, dolayısıyla fay 60 km değil 30 km’dir ve 6.5’u geçen bir deprem yaratmaz demiştim. Bu durumda sadece Teşvikiye’den Esenköy’e kadar giden Bozburun fayı, bunun yanında Çınarcık’tan güneye gelen Teşvikiye fayında da benzer bir riski bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Prof. Şener Üşümezsoy şunları söyledi:

Düzce’deki depremi 17 Ağustos’ta kırılan fayın gecikmiş bir artıcısı olarak düşünebilirsiniz.

Ulusal Kanal’daki yayında İstanbul bölümünü anlatırken Düzce’deki riskin beyaz çizgiyle çevrelenmiş kesimde olduğu, Karadere fayında Gölyaka bölgesindeki riski anlatmıştık.

231120221838113041616 6

Sonuç olarak 17 Ağustos 1999 depremi sonrası stres yüklenen Düzce fayı 12 Kasım’da kırılmıştır. Ona verev gelen, çatal oluşturan Karadere fayının Kuzeydoğu’daki kesimi bu depremde kısmen stres yüklenmiş ve geçen yıl bu noktada olan bir deprem bu fayın kırılma öncüsü olarak ortaya çıkmıştır. Bunu daha önceki paylaşımlarımda da hatta geçen hafta yaptığım televizyon programında da bu bölgenin riskli olduğunu göstermiş olduğum bir şekil yayınlanmıştır.

DEPREM DOĞUYA KAYIYOR

Geçen yıl çizilmiş bu haritada bu bölgenin, Karadere fayının riskli olduğunu gösterdiğim gibi Karadeniz kıyısında da oluşan fay sisteminin 17 Agustos’da kırılan fayın doğu kesimindeki stres sistemi olduğunu vurgulamıştım. Ben herkes İstanbul’da deprem beklerken hayır fay stresini doğuya bırakıyor demiştim.

Dünkü Düzce depremi sonrası yine herkes İstanbul’u gündeme getirirken ben dünkü fayın kuzeyini risk olarak açıkladım ve haritada beyaz yuvarlak içine aldım.

İSTANBUL’DA 7’LİK DEPREM OLACAK DİYENLER MAKELESİNİ DÜZELTTİ

Adalar fayı meselesine gelince 1999’daki Marmara depreminden sonra fay iki tane büyük 7.5’luk ya da üç tane 7’lik üzeri deprem oluşacaktır diye makale yazdılar.

Ancak sonra bizzat bu makaleyi yazan adam tarafından düzeltildi. Kendisi; “Ben Marmara Denizi’ni tekrar inceledikten sonra gördüm ki Adalar’dan başlayıp da Çekmece’ye kadar giden kenar fayında bir risk yok, o fay ölü bir fay ama biz onu deprem yapar diye aldık oysa bu hatalıymış” dedi.

Ancak buna karşılık bizimkiler 30 yıl içinde iki tane 7,5’luk deprem olacak, 30 yılın 25’i geçti 5’i kaldı söylemlerini sürdürüyorlar. Bu dogmatik anlayış, makaleyi yazan bilim adamı sonradan bu yanlış dediği halde artık onu dinlemiyorlar.

Ortada kalan 60 km’lik bir fay var o 7’lik deprem yapar diye Prof. Naci Görür’e açıklama yaptırmışlardı. TUBİTAK adına.

ARMİJO DA KARŞI ÇIKTI

Diğer taraftan Dünyanın en tanınmış isimlerinden Fransız bilim adamı Ronald Armijo Marmara’da boydan boya 180 km fay kırılır dendiği zaman buna da karşı çıktı benim karşı çıktığım gibi.

6,5’U GEÇEN DEPREM YARATMAZ

Fakat ben de ozaman o fay iki parçalıdır, batıdaki Kumburgaz çukurundaki fay risk taşımaktadır ama orta sırtı kesen bir fay hattı yoktur, dolayısıyla 60 değil 30 km’dir ve 6.5’u geçen bir deprem yaratmaz demiştim.

2019 yılındaki Silivri’deki deprem sonrası yine herkes Ada’dan çıkan fay bütün Marmara’yı kesecek dedi,.

Bizzat yine Amerika’da USGS’den bu depremler konusunda dünyanın 1 numaralı sismoloğu tarafından büyük depremi tetikler mi diye bir makale yazdı.

DEPREM OLMA RİSKİ YÜZDE 1

Kumburgaz’daki 6,5’luk bu fayda önümüzdeki yıllarda deprem olma riski yüzde 1 olarak açıkladı. Yani bırakın yüzde 65 ve 75’lik olasılığı…

Ben adalar yerine deprem Düzce’ye kayıyor dediğim zaman aynı şeyi bu ünlü sismolog söylemişti..

Bu durumda Teşvikiye’den Esenköy’e kadar giden Bozburun fayı, bunun yanında Çınarcık’tan güneye gelen Teşvikiye fayında da benzer bir riski bulunmaktadır.” dedi…

231120221838113041616 1
231120221838113041616 5

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’dan Düzce depremi sonrası dikkat çeken çağrı: “Bazı yıkık binaları olduğu gibi bırakalım” diyerek sitem etti.

image 4
Düzce’nin Gölyaka ilçesinde meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından TVNET canlı yayınına katılan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, önemli uyarılarda bulundu. Deprem anında yapılan hatalara dikkat çeken Kadıoğlu, “Sağa, sola kaçışmak, donup kalmak, deprem biter bitmez merdivenlere koşmak; bunlar çok yanlış şeyler. Henüz ‘Çök, kapan, tutun’ hareketini tam öğrenemedik. ‘Çök, kapan, tutun’ eşyalardan bizi korumak için evrensel bir kuraldır. Sağlam binalar için geçerlidir.” ifadelerini kullandı. Depremlerin ardından bazı yıkık binaların olduğu gibi bırakılması gerektiğini söyleyen Kadıoğlu, “Bazı izleri bırakmamız lazım, unutmamamız gerekiyor “dedi.

Düzce’nin Gölyaka ilçesinde 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 6.81 derinliğinde meydana gelen deprem, çevre illerde de hissedildi.

8 BİN KONUTTA HASAR TESPİT ÇALIŞMASI YAPILACAK

AFAD tarafından yapılan açıklamada “Depremin ardından 109 artçı yaşandı. 50 yaralı var. 678 personel, 146 araç bölgede görev yapıyor. Beslenme ve psikososyal destek hizmetleri devam ediyor.” denildi. İçişleri Bakanı Soylu ise deprem bölgesinden yaptığı açıklamada “8 bin konutta özellikle Gölyaka’da hasar tespit çalışması yapılacak.” dedi.

TVNET canlı yayınında depreme ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, önemli uyarılarda bulundu. Deprem anında yapılan hatalara ve eşyaların sabitlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kadıoğlu, ‘Çök kapan tutun’ hareketinin sağlam binalar için geçerli olduğunu söyledi.

KADIOĞLU DEPREM ANINDA YAPILAN HATALARA DİKKAT ÇEKTİ

Kadıoğlu şöyle konuştu:

“Yapısal riski azaltmış olmamız bakımından iyi bir durum var Düzce’de. Darısı Marmara Bölgesi’nin diğer kısımlarına diyelim. Dolap üzerime devrildi, camdan, balkondan atladım diyen insanlar var. Son tatbikata rağmen hala bu konuda bir ilerleme olmadığını görüyoruz. İnsanların davranış şekillerini benimsememiş olması, eşyalarını sabitlememiş olması oldukça sıkıntılı bir durum. Özellikle bu bölgede hala davranış şekilleri ve yapısal olmayan tehlikelerin azaltılmamış olması sıkıntılı. Birçok kamu binasındaki dolaplar, eşyalar da kırılmış, dökülmüş. Binaların sağlam olması birinci şart, ikinci şart eşyaların sabitlenmesi. Üçüncü ve en önemli konu deprem anındaki davranış şekli. Sağa, sola kaçışmak, donup kalmak, deprem biter bitmez merdivenlere koşmak bunlar çok yanlış şeyler.

“TÜRKİYE’DE ‘ÇÖK KAPAN TUTUN’ YANLIŞ ANLAŞILDI”

Henüz ‘Çök kapan tutun’ hareketini tam öğrenemedik. ‘Çök kapan tutun’ eşyalardan bizi korumak için evrensel bir kuraldır. Sağlam binalar için geçerlidir. Türkiye’de ‘Çök kapan tutun’ biraz yanlış anlaşılmış. Bir de şöyle bir durum var bizim bu ovaları terk etmemiz lazım. Ovaları tarıma terk etmemiz gerekiyor. Bu Düzce, Adapazarı gibi yerlerde ovalara yerleşime bir dur dememiz gerekiyor. İmar planlarında bu ovaların yerleşim yeri olarak kullanılmasını engellememiz gerekiyor.

“DEPREMLERDEN SONRA BAZI İZLERİ BIRAKMAMIZ LAZIM”

Depremlerden kalan yıkık binalar olması lazım, unutmamamız gerekiyor. Bazen belediyelere ödül veriyorlar depremin bütün izlerini sildi diye. Öyle bir şey yapmamamız lazım. Bazı izleri bırakmamız lazım gelecek nesillere. “

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
DERS COĞRAFYA; KONU:DEPREM!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!