TÜRKİYE’DE, ‘DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ’

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

***KONUK YAZAR: İktisatçı-Akademisyen Duayen isim,Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof.Dr.Erol Manisalı Yazdı…

KapitalizminGelecegi

Türkiye’de AKP iktidarı döneminde devlet (ve kamu sektörü) hızlı bir biçimde özelleştirildi:

Kamu sektörünün elindeki tarımsal, ticari, mali, endüstriyel içerikli hemen hemen tüm kurumlar (ve şirketler) özelleştirildi.

a) Yabancılara satıldı.

b) Yandaşlara ve dini örgütlere devredildi ya da kapatıldı. Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallar da aynı çevrelere devredildi ya da sembolik fiyatlarla satıldı. “Düzen” bu yolla değiştiriliyordu. “Devlet” bu yolla partileşti. Partilerin ve yandaş dini kurumların siyasal İslamcı ideolojileri doğrultusunda, olağanüstü bir “kaynak transferine” gittiler. İşin ilginç yanı, siyasi İslamcı fiili yapı gerçekleştirilirken, aynı zamanda vahşi kapitalist bir ortam oluşturdular: haksız rekabeti engellemek yerine, piyasada haksız rekabeti teşvik ettiler: bu doğrultuda bir piyasa düzeni(!) kurdular. Tek adam rejimi ile de sadece bir kişinin, bir iradenin eline her türlü ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri bir “güç” verildi. Devletin özelleştirilmesi bu tekelci güç kapsamında çok kolay yürüyordu. Siyaset biliminde, bu rejimin adı bellidir.

Ve çok doğal olarak, bütün bu yanlışları yapabilmek için demokrasinin tamamen dışına çıkmak gerekiyordu. Devletin özelleştirilmesi, “kamu yararının ortadan kalkmasını zorunlu kıldı”: Piyasanın bozulmasından adalet sisteminin bozulmasına: eğitim ve sağlığın kamusal kimlikten özel ve İslamcı kimliğe dönüşmesine yol açtı.

İşin temelinde, “iktidarın siyasal İslamcı bir yapılanmayı esas alması ile antidemokratik yapılanma” örtüşüyor. Bu antidemokratik düzeni vahşi kapitalizmin üzerine oturttuğunuz zaman ayaklar tamamlanıyor: demokrasi karşıtlığı, sosyal devlet karşıtlığı ve vahşi kapitalizm “sacayağının üç ayağı olarak örtüşüyorlar”. Siyasal İslamcı yapılanma bugün Türkiye’de, bu zemin üzerinde yürümektedir.

erol manisali

ENFLASYON MU DEDİNİZ?

Devleti özelleştirdiğiniz zaman, kamusal yararı ve toplumsal refahı ortadan kaldırdığınız zaman “bozuk piyasa” vazgeçilmez hale gelir: bu şeytan üçgeninin yürüyebilmesi için “enflasyon kaçınılmazdır”: bu üçgen enflasyondan beslenir: kul, köle, patron, işçi, siyasetçi bağları, mutlak otoriter bir şemsiye altında birleşirler.

Önce devleti “özelleştirmekle” başlarsınız, içini boşaltırsınız ki bir daha sosyal devlet, demokratik devlet olamasın: bütün araçlarının üzerine “çökersiniz”. Daha sonra medyasından sendikasına, esnafından çiftçisine kafasını kaldıran olursa “icabına bakarsınız”.

Covid-19’un evrim geçirmesi gibi, bu negatifler de sürekli yön değiştirirler. Bugün çok doğru dediklerine yarın çok yanlış derler ve toplumun bağışıklık kazanmasını ya da karşı koymasını engellemeye çalışırlar.

Başta da dediğim gibi işe hep devleti özelleştirmekle başlarlar; kaçınılmaz sonuçlar ise şunlardır: anormal düzeyde, önlenemeyen bir enflasyon, aynı düzeyde bir işsizler ordusu, gelecek nesillere bindirilmiş bir dış borç yükü ve mutsuz bir toplumsal yapı.

Medyada “izlenen” doğru muhalefet eleştirileri, yanlışları düzeltmeye yetmiyor: yıllardır yazdığım gibi, demokrasi ve toplumsal refah ancak “aşağıdan yukarı sivil demokratik örgütlenmeler ile gerçekleşir”. Çiftçinin “şikâyeti”, esnafın TV’de yakınışı ancak posta kutusuna atılmış bir not kadar etkili olur. Muhalefetteki partilerin en başta “sivil toplumsal örgütlenmelerde” öncülük yapmaları gerekir. Demokrasi ancak “sivil toplumsal örgütlenmeler üzerine oturtulduğu zaman” çağdaş uygarlık ölçütlerine ulaşır. Örgütlenme yoksa demokrasi için gereken güç de olmaz.

Demokrasi  istiyorsak, bunun bilincine varmak zorundayız.

PROF.DR.EROL MANİSALI KİMDİR?

Erol Manisalı (20 Temmuz 1940, İstanbul) İktisatçı-Akademisyen. Kabataş Erkek Lisesi mezunu olup, ulusalcı düşünceleriyle tanınır; küreselleşme ve Avrupa Birliği politikalarına karşıdır.

Prof. Dr. Erol Manisalı, halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Öğretim Üyeliği yapmaktadır ve aynı kurumun Avrupa ve Orta Doğu Araştırmaları Merkezi’nin başkanıdır. 

İngiltere,ABD,Japonya,Almanya,İsviçre,Hollanda,Belçika,Avusturya,Norveç ve Mısır’da çok sayıda konferans vermiş ve uluslararası konferanslarda aktif katılımcı olarak bulunmuştur. Türk ekonomisi ve AB ilişkilerini içeren raporları bulunmaktadır.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Okan Üniversitesi  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesidir.

13 Nisan 2009 Pazartesi itibarıyla, Ergenekon Soruşturması kapsamında göz altına alındı. Daha sonra mahkemeye sevk edilen Erol Manisalı tutuklandı. 4 Haziran 2009 Perşembe günü cezaevinde rahatsızlanan; hastanede yapılan kontrollerde Prof. Dr. Erol Manisalı’nın beyin damarlarında tıkanıklık saptandı. Bunun üzerine inme riskine karşı kan sulandırıcı tedavi uygulanmaya başlandı. Muayene sırasında memesinde de bir kitle saptanan Erol Manisalı’ya kanser teşhisi konuldu. Prof. Manisalı’ya yapılan başarılı bir operasyonla memesindeki kanserli doku alındı. Daha sonrasında avukatlarının sağlık sorunları nedeniyle tahliye talebini değerlendiren 11. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma savcısının da olumlu görüşü üzerine Prof. Dr. Erol Manisalı’nın tahliyesine karar verdi.

5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

erol manisali 1 1

Kitapları

  • Foreign Economic Relations of Turkey – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları (1979)
  • Place of Small Industry in the Turkish Economy – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • Uluslararası Entegrasyon Teorileri ve Gümrük Birlikleri – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • İktisadi Kalkınma – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • Dışsal Ekonomiler ve Ekonomik Gelişme – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • Survey of Turkish Tourism Industry – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • “A.E.T” Karşısında Dayanıklı Tüketim Malları” – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları
  • Büyük Sermaye (Dünya’da ve Türkiye’de) – Bilgi Yayınevi
  • Attila İlhan’la 1000 Saat – Bilgi Yayınevi
  • Avrupa’yla Derin Bağlar – Cumhuriyet Kitapları
  • Avrupa’nın Askerle Kavgası -Cumhuriyet Kitapları 
  • Askeri Darbeden Sivil Darbeye – Cumhuriyet Kitapları
  • Bıçak Sırtı – Bizim Kitaplar Yayınevi
  • Batı’nın Yeni Türkiye Politikası – Cumhuriyet Kitapları
  • İnsanlar İnsanlar – Cumhuriyet Kitapları
  • Türkiye’nin Askersiz İşgali Gümrük Birliği – Cumhuriyet Kitapları
  • Ortak Pazardan Avrupa Birliğine – Cumhuriyet Kitapları
  • Bıçak Sırtındaki Cumhuriyet – Der Yayınları
  • İktisada Giriş – Der Yayınları
  • İslamcı Siyaset ve Cumhuriyet – Derin Yayınları
  • AB Süreci Mi? Sevr Süreci Mi? – Derin Yayınları
  • Bekleme Odasında İğfal – Derin Yayınları
  • Manastırda Bir Amerikalı John Meultke – Derin Yayınları
  • Ulusal Cephede Vuruşanlar – Derin Yayınları
  • Gölgeler – Derin Yayınları
  • Kapitalizmin Temel İçgüdüsü – Derin Yayınları
  • Soğuk Savaş Sonrasında Türkiye’nin Seçenekleri – Derin Yayınları
  • Türkiye-Avrupa İlişkilerinde Sessiz Darbe – Derin Yayınları
  • AKP, Ordu, Amerika Üçgenindeki Türkiye – Truva Yayınları
  • Faşizmin Ayak Sesleri – Truva Yayınları
  • 21. Yüzyılda Küresel Kıskaç – Truva Yayınları
  • Kırık Çizgiler – Bağlam Yayınları
  • Zaman Tünelinde Bir Adam – Bağlam Yayınları
  • Gümrük Birliğinin Siyasal ve Ekonomik Bedeli – Bağlam Yayınları
  • Dünden Bugüne Kıbrıs – Gündoğan Yayınları
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
1
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
TÜRKİYE’DE, ‘DEVLETİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ’

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!