GANİTA’YA KONULACAK HEYKEL BU DEĞİLDİ!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ganita’yı yeniden planladınız, ancak henüz daha gezmedim. Ancak gördüğüm kadarıyla çok güzel oldu. Elinize, beyninize sağlık; bunun için emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Trabzon’un bir simgesini, bir parçasını, bir değerini yenilerken bunun içine yine Trabzon’un bir değerini koymak yerine neden bu heykeli seçtiniz? Bir şehir kendi değerlerine neden bu kadar kör olur?

Trabzon’un değerlerini Trabzon’un değişik yerlerine koyarsınız artık değerlerin tümünü Trabzon’da değerlendirmiş olursunuz. Ondan sonra da bu heykeli yaparsınız amenna, bir şey demeye hakkımız olmaz. “O da bir değer!” deriz, bu kadar da ses çıkmaz; ama siz körün parmağı gibi gören göze sokarsanız işte bu tepkiler olur!

Dünyaca ünlü bu kadar yazarı, şairi, ressamı, sanatçısı olan bir şehrin yenilenen köşesine koyacağınız ilk heykel bu mu olmalıydı? Bakın aklıma gelen ilkleri size yazmak istiyorum.

Yedi yıl boyunca Yemen’de savaşan ve ardından çocuklarını Akçaabat- Ahanda’dan İstanbul’a götürerek daha iyi bir yaşam sürmek isteyen Ahmet Çavuş ile Şakire’nin sekiz çocuğunun yokluk ve hastalıklardan ölmeden kalan üçünden en küçüğü… Kısa bir süre sonra babası ve annesini kaybederek devlet korumasında yetişen, Türk edebiyatının en önemli roman kahramanlarından sayılabilecek Hasan İzzettin Dinamo’nun heykelini dikseydiniz olmaz mıydı?

Afrika’da sağlık hizmeti vermek için gitmediği ülke kalmamış, dört buçuk milyon Ruandalı ile beş milyon Senegalli’yi aşılamayı başarmış, dünya aşılama literatürlerine geçmiş, Dünya Sağlık Örgütünden ve Afrika ülkelerinden çeşitli nişan ve unvanlar almış, ancak Trabzon’da ve de Türkiye’de adı hiçbir yerde anılmamış olan bu koca yürekli Türk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Celalettin Algan’ın heykelini koysaydınız olmaz mıydı? En azında Ganita’da yıllarca denize girmiştir.

Trabzon coğrafyasının Çağdaş Türk Resim Sanatının oluşumunda bugüne kadar geçen sürede Trabzonlu sanatçıların sayısal ve nitelik olarak çok büyük değer kattıklarıyla gurur duyuyorum. Yöreselliğin evrenselliğe varacağını kabullenmiş Trabzonlu sanatçıların, yaşadıkları kültürel değerlerden ödün vermeden eserlerinden yerel motifleri ve temaları eksik etmeyişlerini görürüz. Bu değerlerden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun horon oynayanlar tablosunun heykelini Ganita’ya koysanız olmaz mıydı? En azından Ganita’da bulunan Tombul kayadan sayısızca denize atlamıştır.

image 7

İnsanları bir sözcükle çok özel hissettiren; asla cinsiyet, ırk, renk, dil, etnik köken, siyasi görüş olarak ayırt etmeyen, sosyal statü ayrımcılığı yapmayan, herkese sevgili gözüyle bakarak “Sevgilim!” diyen, renklere hayat ve çamura can veren Hamiye Çolakoğlu bir heykelini koysaydınız olmaz mıydı? En azından Ganita’nın tarihini biliyordu.

Tuvalin başında bir arkeoloğun hassasiyetiyle “Nasıl hazineye zarar vermeden çıkarırım?” çalışmasının tersi olan, nasıl hassasiyetle çalışarak bir hazine yaratırımın yolculuğuna çıkan, renklere bakışını ve renklerle dans edercesine ahenkli fırça darbelerine şahit olduğumuz Yusuf Katipoğlu’nun heykelini koysanız olmaz mıydı? En azından uzun süre Ganita’da çay içmiştir.

Tek bir değerli rengini Trabzon’a koymayışını unutmuş gibi bakın nasıl bir slogan geliştirmiş Trabzon Belediyesi? “Renklerini koruyarak gelişen şehir!” Ne güzel değil mi? Türkiye’de, çağdaş resmin öncüleri olan bu sanatçıların şehrin tek bir yerinde renkleri yok!

Türkiye’de öncülük eden ve bu dünyadan göçen tüm sanatçılarımıza Allah’tan rahmet, yaşayanlarına ise sağlık ve mutluluklar diliyorum. Sizler benim övünç kaynağımsınız! İyi ki vardınız ve varsınız!

Not: Benim verdiğim örnekler değerlerimizin sadece birkaçı siz sayıyı artırabilirsiniz..

GANİTA’YA KONULACAK HEYKEL BU DEĞİLDİ!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!