YALI LİBOŞLARI…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Kubilay KUDAY Yazdı…/ VİRA TRABZON HABER

Her dönemin adamı olduklarından fırıldak diye bilinirler.

‘Gelen ağam, giden paşam’ düsturuyla yaşarlar.

Tek dertleri kendi zevkleridir.

Ülke batsa, umurlarında olmaz. Yeter ki, onlar boğazdaki yalısında yaşayabilsinler.

Ali Kemallerin devamı sayılırlar…

Muktedirlere yaranmak için yaltaklanıp dururlar!

Bu uğurda yemeyecekleri halt yoktur!..

Öyle ki; Yunan ülkeyi işgal etse pencerelerine mavi-beyaz bayrak asarlar!

En son yumurtladıkları konu ise CHP’nin kapatılması

Anlayacağınız; “demokrasiye darbe yapılsın” istiyorlar!

Bre gafiller!

‘Siz de hiç mi hayâ yok’ diyemeyeceğim, çünkü ‘düşünce namusu’ olmayanlara böyle bir soru sorulmaz.

Ahlaksızlıkta sınır tanımazlar!

Köşeye sıkıştıklarında şiddet, gerginlik ve kaostan beslenmek, tek çareleridir.

Kendilerine ‘önemli’ payesi kazandırmak için sürekli toplumun sinir uçlarını kaşıyarak gündemde kalırlar. Ne kadar absürt düşünce üretirlerse, o derecede iktidarın sıkışmışlığına çare olurlar. Ya da en azından can simidi rolüne soyunurlar.

Bir ihtimal ‘izanını kaybetmiş’ muktedirlerin aklına karpuz kabuğu düşürüp ‘neden olmasın’ fikrini aşılayabilir miyiz derdindedirler.

Daha önce de Menderes’i etkilemişler, CHP’yi kapatma girişiminde bulundurtup ülkeyi karanlık bir deliğe süpürtmüşlerdi.

Bu akıldanelerin rehberliğinde 1970’li yıllar boyunca CHP’nin önü ‘Milliyetçi Cephe’ formülüyle kesilmiş, hatta 1977 seçimlerinde %42 oy almasına karşılık tek başına iktidar bile olamamıştı. Türkiye tarihinde böylesi bir oy oranına rağmen,tek başına iktidar olamayan tek parti CHP’dir.

Devamında, 12 Eylülcüler tarafından kapısına kilit vurulan Atatürk’ün partisi, 9 Eylül 1992 tarihinde yeniden küllerinden doğdu.

Burada altı çizilmesi gereken nokta, hem Menderes hem de Evren’in ‘CHP iktidarını önlemek’ için sermayenin borazanları tarafından harekete geçirilmesidir. Çünkü 27 Mayıs ve 12 Eylül darbeleri olmasaydı, CHP’nin iktidar koltuğunu tek başına oturacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu olasılığa tahammül edemeyen ‘Atlantik ötesi’ güçler ve işbirlikçi sermaye düğmeye basmış ve CHP’nin önü kesilmişti.

Atatürk'ün hisselerinin gerisinde sadece meşhur vasiyet değil, pek  bilinmeyen bir özel kanun ve bitmeyen çekişmeler vardır! | Gündem Haberleri

Ve bugünlerde CHP, içine düştüğümüz buhrandan çıkış umudu olarak tekrardan ülkenin kaderini tayin noktasına geldi.

2023 Seçimlerine gidilirken CHP’nin bu yükselişi karşısında tutunamayacaklarını anlayan ‘haramzade koalisyonu’ varlıklarını sürdürmek için her türlü silaha başvurmada hiç sakınca görmüyorlar!

Unutulmasın ki, gayrimeşru yollarla ya da anti demokratik girişimlerle CHP’nin önünü bir kez daha kesmeye kalkışırlarsa bedelini hiç şüphesiz yine Türk halkı ödeyecektir.

Şimdilik CHP, Millet İttifakıyla beraber kararlı adımlarla iktidara yürüyor. Eğer son anda bir ortaoyunu sergilenmezse 70 yıl aradan sonra başkanlık sistemi sayesinde “iktidar” olma şansını yakalayabilir.

Bu olasılığı içine sindiremeyen emperyalizmin kuklası ‘Yalı Liboşları’ gazete köşelerinden, tv ekranlarından bir kargaşa ortamı yaratarak, tekrar Türkiye’nin istikrarsızlaşmasına ve kan kaybetmesine bilindik yöntemlerle zemin hazırlıyorlar. Dillerinden ve zihinlerinden sürekli ‘şer akıtarak’ sosyal ortamı bulandırıyorlar.

Dahası, Türkiye’yi tuzağa çekiyorlar!  

Bunlar toplum düşmanı… Halkın sandıkta vereceği karara bile tahammülü olmayan besleme takımı.  

Egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğunu bir türlü kabul edemiyorlar.

Özellikle işbirlikçi liboşlara ve iktidar dalkavuklarına şunu hatırlatmak isterim ki; temeli Kuvayi Milliye’ye dayanan, Kurtuluş Savaşını organize eden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin devamı olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’yi ancak hukuksuz bir mahkeme kararıyla kapattırabilirsiniz. Ama milletin gönlünden asla silemezsiniz. Adaletsiz ve anti demokratik uygulamalarla belli süreliğine halkın iktidarını da engelleyebilirsiniz. Ancak CHP ideolojisini asla yok edemezsiniz. Çünkü o, tarihin imbiğinden süzülüp kurulmuş olan Türk Devrimi’nin tek sahibidir. O, aklın ve bilimin, çağdaşlığın ve uygarlığın, modernleşmenin ve gelişmenin; nihayetinde ‘Türk Mucizesi’nin ete-kemiğe bürünmüş halidir.

Dolaysıyla 100 yıllık çınarı kimse kurutamaz!

Tarihin akışı değiştirilemez. Olsa olsa büyük bedeller karşılığında ancak ertelenebilir!

Türk milletinin ve Laik Cumhuriyet’in bu zibidi takımına tahammülü kalmamıştır!

Herkes hazır olsun…

Milli irade İstanbul seçiminde nasıl ‘zoraki’ tecelli ettiyse, aynı şekilde yine sandıktan çıkacaktır.

Kurucu irade göreve geleceğine göre, 1923 ayarlarına geri dönülecektir!

Unutmadan, Atatürk’ün o tarihi sözünü hatırlatarak bitirmek isterim; “…benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.”

Her ikisi de ilelebet payidar kalacaktır!

Barlasgiller’e duyurulur…

YALI LİBOŞLARI…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!