A. Şefik Mollametmetoğlu anısına...

"Gazeteciler,
gördüklerini, bildiklerini ve düşündüklerini samimiyetle yazmalıdır."

Trabzon'danÇYDD Trabzon'dan 1 Mayıs İşçi, Emek ve Dayanışma Bayramı Açıklaması

ÇYDD Trabzon’dan 1 Mayıs İşçi, Emek ve Dayanışma Bayramı Açıklaması

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Trabzon Şubesi, 1 Mayıs İşçi, Emek Ve Dayanışma Bayramı için bir açıklama yayınladı.

ÇYDD’nin hedeflerinin hatırlatıldığı açıklamada demokratik toplumun, örgütlü toplum olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

”Tüm işçilerin, çalışanların, emeği ile geçinen herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun!

ÇYDD, insan haklarına saygılı, demokratik, laik bir toplum ve sosyal hukuk devleti düzeninin gerçekleştirilmesi, korunması ve geliştirilmesi ile bireylerin hukuksal, siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal, fiziksel konumunun geliştirilmesi, tüm insan hakları ve özgürlüklerinden yararlanmalarının sağlanmasını hedeflemektedir.

Anayasamızda devletin nitelikleri arasında yer alan sosyal devletin ve hukuk devletinin çok önemli bir gereği de yurttaşların bilimsel eğitime erişmiş olması ve yaşam standartlarının hak temelli olarak güvence altına alınmış olmasıdır.

TÜİK verilerine göre, bugün ülkemizde her 100 çalışandan 34’ü kayıt dışı çalışmaktadır. 2018 yılı Eylül ayında SGK’ya bağlı çalışanlarımızın sayısı 20.6 milyon kişi iken bu sayı 2019 Mayıs ayında 20.2 milyon kişiye düşmüştür.

Kamu ve özel sektördeki toplam işçi sayısı 14.1 milyon kişi iken, sendikalı işçi sayısı yalnızca 1.8 milyondur. Statüleri farklı olmakla birlikte kamudaki memurların sayısı 2.5 milyon, sendikalı olanların sayısı ise 1.7 milyondur.

Kriz öncesi işsiz sayısı 8 milyon, iş bulma ümidini yitiren sayısı ise 1 milyon kişidir. Tarım sektörü ve özellikle mevsimlik tarım işçileri büyük ölçüde güvencesiz ve kayıt dışı çalışmaktadır.

Pandemi ve beraberindeki ekonomik krizle birlikte işsiz sayısının kesinlikle artacağı öngörülmektedir. Kapatılan 150 bine yakın işyerlerindeki işçilerin önemlice bir bölümü sınırlı sosyal yardım desteği dışında işsiz-gelirsiz kalmıştır.

Demokratik toplum, örgütlü toplumdur. Meslek örgütleri ve STK’lar merkezi ve yerel yönetimle birlikte dayanışma içinde çalışabilmeli ve demokratik bir toplum yapısı geliştirilebilmelidir. Emekçi örgütlenmelerinin en önemli gücü üretimden gelen güçleridir. Oysa bugün grev hakkı neredeyse fiilen kullanılamamaktadır.

Öte yandan 1.7 milyonu çocuk olan yaklaşık 5 milyon mülteci de önemli bir sorundur ve kayıt dışı çalışmakta olan 1.5 milyonu aşkın mülteci olduğu tahmin edilmektedir. Mültecilerden çalışma izni verilenlerin toplam sayısı 31.185 kişidir. Her 4 üniversiteli gencimizden birisi işsizdir.

Bu koşullar altında “Emek ve Dayanışma Gününü” kutluyoruz.

Sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlayan çiftçimiz bugün senin günün. Akşam evine ekmek götürmeye çalışan taksicimiz bugün senin günün. Fabrikada üreten işçimiz bugün senin günün. Öğretme ideali ile her gün öğrencilerine koşarak giden öğretmenim bugün senin günün. Laboratuvarda, üniversitede bilim üreten bilim insanımız bugün senin günün. Yeniliğe odaklı, uğraş veren mühendisimiz bugün senin günün. Hukuk için mücadele eden yargıç, savcı, avukatımız bugün senin günün. Salgın ile mücadele eden sağlıkçımız bugün senin günün. Kömür çıkaran kardeşim bugün senin günün. Uzaklara bizi taşıyan tren makinistimiz, uçak pilotumuz, otobüs sürücümüz bugün senin günün. Zorluklar içinde haberi bize ulaştırmaya çalışan basın çalışanımız bugün senin günün.

İstiyoruz ki; her gün senin olsun. Emeğinin karşılığını tam olarak al. Çocuk ve işçi sözcükleri asla yan yana gelmesin. Yönetimde söz hakkın olsun. Hakların sadece bugün akıllara gelmesin.

”Kâr odaklı politikaların kendi rantı için doğayı talan etmesine karşıyız.”

Kâr ve kapital odaklı politikaların kendi rantı için doğayı talan etmesine karşıyız. Eşit, adil bir dünyada özgür, sağlıklı birer birey olarak doğaya saygılı yaşayalım ve sonraki kuşaklara da yaşanabilir bir çevre bırakabilelim. Ekonomik krizlerle uğraşmak zorunda kalmayalım, işsizlik ve enflasyon yükü altında ezilmeyelim. Yaşanılan çaresizlikler nedeniyle intiharlar olmasın, yuvalar yıkılmasın. Yeri okul olan çocuklarımızı ve iş kazalarında kaybetmeyelim. İş kazalarının kaza olmadığını bilelim.

Tüm bunların ışığında, 1977’de İstanbul Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs kutlamalarında yaşamını yitiren 34 emekçimizi de saygı ile anarak, “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutluyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

reklam 1
reklam 1
reklam 1
bayram tebrik2
reklam 1
reklam 1
reklam 1
reklam 1
reklam 1
reklam 1
reklam 1