Covid_19, Fiziksel Aktivite ve Beden Eğitimi Sorunu (IV)

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Covid_19, Beden Eğitiminde Yerel Yönetimlerin Sorumluluk ve Fırsatları

Covid-19 Öncesi Yerel yönetimlerde durum:

Doğal hareket ihtiyacının karşılanması günümüzün yerleşim birimlerinde bir sorun haline gelmiştir. Uygarlaşma ile oluşan hareketsiz yaşama biçimi her yaştaki insanı olumsuz etkilemektedir. Teknoloji, insanı kendi önceliklerini görmezlikten gelen bir kültüre yöneltti. “Konfor” adı altında insanlar hareketsizliği gittikçe daha fazla kabullenmektedir. İnsan yaşamını, daha sağlıklı ve daha uzun sürdürebilmesini sağlayan hareketli yaşam, yine insanın kendisince ortadan kaldırılmaktadır.

Evinin ya da apartmanının kapısından aktif yaşam için dışarıya adımını atan her birey, yerel yönetimin hizmet sahasına giriş yapar.

Yerel yerleşimlerde hareket mekanları, yaşam planlamasının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Yerel yönetimlerin kontrolünde hareket mekânız çarpık yerleşim kültürü gelişmektedir. Bu bağlamda kent kültürü ve spor kültürü çelişmektedir. Yerel yönetimlerimiz halkı, “konfor”u hareketsiz yaşama biçimi olarak görmekten vaz geçmeye özendirecek bir spor kültür hizmeti fırsatını yeterince kullandığını söylemek zordur. Spor ve rekreasyon alanları, sağlıklı bir kentin olmazsa olmazlarındandır. Türkiye’de günümüz yerel yönetimlerinin yönetsel yapılanmasında Spor Hizmetleri Birimi ya yetersiz da hiç bulunmamaktadır.

Yerel yönetimlerin halkın aktif yaşamını destekleyen pek çok yasal yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır. Anayasamızın 58 ve 59. Maddeleri, “Gençlerin kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak, her yaştaki Türk vatandaşının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirler almak ve sporun kitlelere yayılmasını teşvik etme”, 3030 sayılı Belediyeler Kanununun 6. Maddesinin A. Fıkrasının f. Bendi “Yeşil sahalar yapmak, sosyal kültürel hizmetleri yerine getirmek, spor, dinlenme, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak ve işletmek” görevini vermektedir. Aynı şekilde, 1580 sayılı kanunun 2.faslı ve 15. Maddesinin 33. Fıkrası “Geliri ne olursa olsun bütün belediyelerin spor sahaları için yer ayırmak” 54. Fıkrasında ise “stadyumlar yapmak, yaptırmak ve işletmek” Spor ve kültürünün geliştirilmesi için önemli bir fırsattır.

Bir kentin spor kenti olabilmesi için Uluslararası spor kenti normlarına sahip olması gerekmektedir. Halkının yaş gruplarına göre, % kaçının spora katılabildiği  konusunda ulusal düzeyde sağlıklı bir bilgiye sahip değiliz.

Covid-19 Sonrası Yerel Yönetimler Salgını Fırsata Çevirebilir mi?

Belediyeler, Covid sonrası yeni normalde halkın hareket hakkını, bir yaşama hakkı olarak ele alıp, halka bir spor hizmeti verme anlayışını yeniden keşfedebilir. Halkın Gönüllülük(İmece) potansiyellerinden yararlanarak kendi çocuklarına, gençlerine, yetişkinlerine ve yaşlılarına fazla ekonomik yüke girmeden spor yaptırma fırsatını kullanabilir. Yörede halkın ve kulüplerin yararlanacağı spor tesislerinin planlı olarak halkın ihtiyacını karşılayacak biçimde organize edebilir. Tüm üyelerine spor yapma zorunluluğu getiren örnek kulüpleri destekleyebilir ve özendirebilir. Yerel yönetimlerin spora ayırdığı kaynaklar, birkaç kişisinden oluşan bir spor takımı yerine, spor varlıklarının halka adil dağılımını gerçekleştirmek üzere yaygın spora yönlendirme fırsatını kullanabilir. Yerel yöneticiler öncelikle kendi hizmet ofislerinde çalışan personel ve ailelerine hizmet arası aktivite saatlerini örnek olarak düzenleyebilir. Bu aktiviteler, kısa aralarda ofiste, uzun aralarda ise aynı bina içinde ya da yakınında organize edilecek egzersiz mekanlarında gerçekleştirilebilir. Bu nedenle de sağlıklı ve aktif bir personel politikası oluşturarak hastalıklarla oluşacak iş ve hizmet kaybı önlenebilir.

Yerel yönetimler, halka hizmet için oluşturdukları resmi birimler içine bütçesi, personeli ve tesisleri ile Spor Hizmetleri Birimlerini daha işlevsel hale getirebilir. Yerel yönetimlerde insan yerleşiminin toplu yerleşim alanları (siteler) kişi başına düşecek çağdaş spor alanını ayırma- yapma zorunluluğu ve değerini geliştirme fırsatını kullanabilir. Yerel yönetimler Özel ya da resmi açılacak tüm yöre okullarına «açık ve kapalı spor mekânları yaptırılması» zorunluluğunu ruhsata bağlayarak kullanabilir. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde okulların gerekli açık-kapalı spor mekanı standartları’nın oluşması için yasal düzenlemelere gidilebilir. Bu standartları yerine getirmeyen okullara açılış ruhsatı ya da kullanma izni verilmemeli, açık olanlara ise belirli süre içinde tamamlamaları koşulu getirilebilir.

Yerel yönetimlerin sorumluluğunda bulunan parklar, bahçeler ve çevre yolları halkın yürüme, koşma ve bisiklet kullanımını özendirecek koşullara kavuşturulması önemli bir hizmet fırsatıdır. Park ve bahçelerde oluşturulacak spor mekanlarında gönüllü ya da ücretli yetkin spor eğitmenlerinin rehberlik etmesi sağlanabilir. Günün belirli saatlerinde fiziksel mesafeye göre düzenlenmiş “herkes için spor saatleri”(seansları) oluşturulabilir. Katılım ve fiziksel mesafe durumuna göre aktiviteler randevulu olarak gerçekleştirilebilir. Açık ve kapalı spor mekanlarının haftanın her günü tam kapasite çalışması sağlanarak, her bireye verilecek spor hizmetinin yerel yönetime maliyeti azaltılabilir. Belediye sınırları içinde bulunan üniversiteler spor mekanları yönünden tamamen kendi içlerinde organize olmaya çalışırken yerel yönetimlerle spor mekanları ve konusunda işbirliğine gereksinimleri vardır. Okullar gibi, üniversite yerleşkelerinin her biriminde öğrencilerin, spor eğitmenleri rehberliğinde, aktif spor yapabileceği mekanların oluşmasında yerel yönetimler etkili ve yararlı olabilir.

Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği işbirliği ile yerel halkın aktif yaşam süreçleri ve fiziksel yeterlikleri kayıt altına alınabilir. Koruyucu halk sağlığı arşivleri oluşturulabilir. Çünkü artık Dünya, Covid-19 salgınının oluşturmaya başladığı çocukluk çağı obezitesinden ergin, yetişkin ve yaşlıların ağır yaşamlarına doğru sürüklenmekle karşı karşıyadır. Covid ile oluşan durağanlık ve oturganlık sorununun çözümünde sağlanabilecek en yakın koruyucu desteği, yerel yönetimlerin verebileceği düşünülebilir. Çünkü her bireyin oturduğu, çalıştığı, eğitildiği kısaca yaşadığı mekân, yerel yönetimin alanı içindedir. Aktif yaşam kültürü ise alan ister mekân ister. Ayrıca belediyeler halkın, yöneticilerini seçerek işbaşına getirdiği hizmet birimlerini içerir. Yerel Yönetimin halka hizmetteki başarısında spor hizmetleri önemli bir fırsat olacaktır.

 

Gelecek haftaki yazımız; Beden Eğitiminde sağlık kuruluşlarının sorumluluk ve hizmet fırsatları ile ilgili olacaktır.

Covid_19, Fiziksel Aktivite ve Beden Eğitimi Sorunu (IV)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Vira Trabzon ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!