Zorunlu eğitim fiilen 4 yıl

Ana Sayfa » Günün Yazısı » Büyük zaferlerden, acılı anılara!

Büyük zaferlerden, acılı anılara!

Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Afrin ve Suriye üzerinden Orta Doğu'da olup bitenleri, Türkiye'nin politikasını değerlendirdi.

 
27 Şubat 2018 Salı 10:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Büyük zaferlerden, acılı anılara!

AFRİN, OKYANUSTA KÜÇÜK BİR ADA

Gündemin önemli bir kesimini Afrin’de sürmekte olan Zeytin Dalı Harekatı içeriyor. Öyle ki, PKK-YPG’den temizlenen köylerden kaç bomba atıldığına, hatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin günü gününe açıkladığı ölü terörist sayılarına kadar ayrıntıya dalmış bir operasyon.
İktidar partisinin toplantılarında, ‘’Bizi Afrin’e götür’’ diye bağıran partililere Başbakan’ın ‘’Kapıda hazır olun, gidiyoruz’’ diyerek işi ‘dalgaya alan’yaklaşımından, AKP Genel Başkanı’nın ‘’Eğitimli kadrolarımızı Afrin'e gönderiyoruz, sefer görev emri olanlar hazır olsun’’ diyecek denli ‘ciddi’ tavrına kadar, Afrin Operasyonu yaşamımızın bir parçası oldu.
Oysa Afrin, karşı karşıya olunan tehdit ve tehlikenin sadece küçük bir parçası. Ve yazık ki, büyük oranda Türkiye’yi yönetenlerin katkısıyla gerçekleşen bir tehditler zinciri.

AFRİN, MENBİÇ; PARÇALANIŞ SURİYE NASIL OLUŞTU?

Suriye’nin, küresel-bölgesel güçlerin besleme ve desteğindeki terör ya da silahlı örgütler aracılığıyla sokulduğu iç savaşın bir sonucu Afrin. Menbiç de, Fırat’ın doğusu da, tüm Suriye coğrafyası da öyle.
Türkiye’nin (uzun yıllardır iktidarların yanlış uygulamalarından kaynaklanan sapmalar, küresel güçlere hizmet eden yaklaşımlarına rağmen) geleneksel ‘'Yurtta Sulh Dünyada Sulh’’ politikasını küçümseyen tarih bilinci yoksunu maceracı fetihçi zihniyet, ülkenin varlığını tehlikeye atan, ülkeyi çeşitli tehditlerle karşı karşıya bırakan büyük sorunlara yol açtı.
Şimdi yaratılan bu tehlike ve tehditlere karşı, ülkenin ulusal çıkarlarını korumak, bölgede yaratılmaya çalışılan oldubittilerin önünü kesmek amacıyla bazı girişimler yapılıyor. Daha doğrusu bu çizgiye gelmek zorunda kaldı iktidar. Yaşamın gerçekleri buraya zorladı.
Ne ki, çok yetersiz, yanlışlar ve eksiklikler içeren, var olan durumu yeterince kavrayamayan, orta ve uzun vadeli derinlikli bakış üretemeyen; olayları ülke çıkarları değil iktidar çıkarları açısından gören ve kendi geleceğine ihale etmeye çalışan dar görüşlü bir siyasal zihniyet egemen.

AFRİN ÖNEMLİ AMA

Afrin elbet de önemli. Simgesel anlamları var. Ama büyük bir denizde küçük bir ada gibi. 
Askerin operasyon ve başarısına bağlanmış bir tek boyutluluk ve dar görüşlülük söz konusu.
Türkiye, tüm güney sınırları boyunca süren savaşta bir taraftır ve taraf olmak zorundadır. Çünkü Irak ve Suriye’nin parçalanması, Türkiye’nin de parçalanması demektir.

EMPERYALİZMİN KUKLA DEVLETCİKLERİ

ABD Emperyalizmi, PKK-PYD’yi hizmetine sokarak uzun vadeli Orta Doğu çıkarları açısından yeni bir coğrafya yaratmaya çalışıyor. Emperyalizmin hizmetindeki Barzani ve PKK-PYD, Orta Doğu’da yaratılan bu alçakça koşulları, kendi lehlerine çevirip devletleşme peşinde.
ABD önderliğinde ve AB desteğinde güneyimizde, Kürtler üzerinden bir enerji koridoru oluşturulmaya çalışılıyor. 
Rusya kendi çıkarları açısından bu yapılanmayı bozma ve ABD’ye karşı bir denge kurma çabasında. İran kendi güvenliğini sağlamak için bir Şii koridoru oluşturma amacında. 
Kuşkusuz enerji koridoru, kukla Kürt devletçikleri ve parçalanmış siyasal coğrafya başta olmak üzere çok taraflı ve çok denklemli bu mücadelede, Türkiye’nin de bir sözü olmalı. 
Gelin görün ki, son 4-5 yıldır bölgede mevzilenen terör yapılanmasına karşı askeri operasyona indirgenen, PKK-PYD yapılanmasına karşı terör operasyonları ile tanımlanan bir politika dışında bir şey yok.

REİSLİKTEN MAREŞALLİĞE

Öyle bir abartma söz konusu ki, dünyanın en önemli askeri güçlerinden biri olan, teröre karşı mücadelede en uzman birikimi içinde taşıyan Türkiye’nin Afrin’deki askeri başarıları, Reis'in ‘’Mareşal’’ yapılmasını önerecek denli akıl sınırlarını zorlayan bir tutulmaya gelmiş duruma.

POLİTİKASIZLIK

Türkiye’nin ne bir Irak, ne bir Suriye, (gerçeklerden kopuk kurmacasal masalsı ve başkalarına hizmet eden heyecanlar dışında) ne bir Orta Doğu politikası var.
Oysa dünyanın belli başlı güçleri, bölgesel güçler ve her türden silahlı grup ve terör örgütünün cirit attığı, kan ve yıkımın günlük yaşamın bir parçasına dönüştüğü ortamda, ciddi bir politikanız olmazsa, günlük başarılar heba olup gider. 

ASLA YALNIZ OLMAYACAKSIN!

Hiçbir güç, bu bölgede tek başına bir şey yapamaz, yapmıyor da! ABD-İsrail ortaklığının açıkça PKK ve diğer Kürt unsurlarla, el altından ise IŞİD gibi aşırı dinci yapılanmalarla, Rusya ve İran’ın hem birbirleri hem de Suriye devleti ve birçok yerel örgütle ortak hareket ettiği Suriye’de, tek başınıza nereye kadar?
Dolayısıyla, sınırları ötesindeki emperyalist ve terörist yapılanmalara karşı harekete geçme konusunda ne kadar haklı olsa da Türkiye'nin, Afrin ötesine geçmesi gerçekçi ve gerçekleşebilir bir politika olarak görünmüyor.
Türkiye Afrin’de de, Menbiç ve Fırat’ın doğusunda da, tüm Suriye, Irak ve Orta Doğu’da da, önce bölgesel güçler, sonra bu politikaya uygun bölge dışı ülkelerle ortak bir strateji geliştirmelidir.

TÜRKİYE-SURİYE ORTAKLIĞI

Türkiye’nin güvenliği, özgür ve bütün Suriye ve Irak’tan geçmektedir. Bu bölgede parçalanmayı kabul etmek, kaosa evet demek, yarın kendi ülkendeki parçalanmaya kapı açmaktır.
Suriye’nin toprak bütünlüğü, sınırlarımızın daha güvenli olması ve emperyalizmin kukla devletçiklerine kapıyı kapatmak için Türkiye, Suriye devleti ile birlikte hareket etmek zorundadır.
Türkiye tüm taraflarla konuşabilen, barışı ve ortak çıkarları zorlayan güvenilir, tutarlı bir devlet görüntüsünde olmak durumundadır.

ASKERİ BAŞARI, DİPLOMASI VE ÜLKEDE BİRLİK!

Askeri başarı ve moral elbet de önemli. Ancak politik görüş, diplomatik hareket yeteneği ve başarı, ülkede ulusal çıkarlar konusunda ortak bir yaklaşım da önemli. 
Ortada askerin başarısı var. Ancak siyasal iktidarın diplomatik alanda bir başarısından söz etmek çok zor. Çünkü sözü edilecek bir politika yok. 
En acısı ise iç politika. Bizzat iktidar eliyle kutuplaşan, ayrışan bir yapı söz konusu. İktidara taraf olmayanların bertaraf edilmekle korkutulduğu, farklı düşünmenin düşmanca-teröristçe faaliyet olarak görüldüğü, biat etmeyenin yaşam şansının azaldığı, iktidar da kalmak için her türlü ayrıştırıcı-ötekileştirici politikanın uygulamaya sokulduğu kavgalı bir ortam. Parçalanmış bir Türkiye görüntüsü var.

DERS ÇIKARMAK

Türkiye bu politikasızlık ve bu parçalanmışlıkla, bu ağır ortamı götüremez.
Ülkeyi yönetenler bu durumdan ders çıkarmazsa, içerisi de dışarısı da felakete dönüşür! 
Bu yanlışlarda ısrar, zaferleri acılı anılara dönüştürebilir.

 
27 Şubat 2018 Salı 10:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon'un son zaferi Ligny meydan muharebesi ünlü Waterloo Savaşı'ndan iki gün önce gerçekleşti.
1903 - Ford motor şirketi kuruldu.
1919 - Merzifon isyanı.
1919 - Yörük Ali Efe, Yunan müfrezesini imha etti.
1920 - Yara bandı Earle E. Dickinson tarafından icat edildi.
1940 - Litvanya'da komünist yönetim kuruldu.
1950 - TBMM,Türkçeleştirilmiş ezanın eskiden olduğu gibi Arapça okunmasına dair kanunu kabul etti.
1963 - Vostok 6 ile dünya yörüngesine fırlatılan Rus kozmonot Valentina Tereshhova, uzaya seyahat eden ilk kadın oldu.
1973 - TRT MEB ortaklığıyla hazırlanan üniversite giriş sınavı hazırlık kursları televizyondan yayınlanmaya başlandı.
1983 - Yuri Andropov SSCB başbakanı oldu.
1991 - Başbakan Yıldırım Akbulut istifasını Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a verdi.
2000 - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e Devlet Şeref Madalyası verildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
20
9
5
69
2
Başakşehir
34
19
10
5
67
3
Beşiktaş
34
19
8
7
65
4
Trabzonspor
34
18
9
7
63
5
Malatyaspor
34
13
8
13
47
6
Fenerbahçe
34
11
13
10
46
7
Antalyaspor
34
13
6
15
45
8
Konyaspor
34
9
17
8
44
9
Alanyaspor
34
12
8
14
44
10
Çaykur Rizespor
34
9
14
11
41
11
Sivasspor
34
10
11
13
41
12
Kayserispor
34
10
11
13
41
13
Ankaragücü
34
11
7
16
40
14
Kasımpaşa
34
11
6
17
39
15
Göztepe
34
11
5
18
38
16
Bursaspor
34
7
16
11
37
17
Erzurum BB
34
8
11
15
35
18
Akhisar Bld.Spor
34
6
9
19
27
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
13.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu141820384150
 
On Numara
10.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02041416171920243032333743454752576162656677
 
Sayısal Loto
15.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010325294043
 
Şans Topu
12.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101624253303
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:41
  • Öğlen12:33
  • İkindi16:34
  • Akşam20:03
  • Yatsı22:05
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık