Oy kullanırken nelere dikkat edilmeli?
Mustafa Önsel

Benim torunlarımın asla yüzü kızarmayacak ya senin Ömer

Mustafa Önsel

 
18 Aralık 2017 Pazartesi 15:33 
Yorum YapYazdır
 
 

Asrın iftirası diyorduk Balyoz Davasına…“Camileri bombalayacaklardı” diye başlık atmıştı gazete diye ortaya çıkmış istihbarat bülteni, operasyon mevkutesi Ahmet Altan yönetimindeki Taraf denilen paçavra…

Türk ordusunun müteakip operasyonlar için dönüştürülmesi gerekiyordu. O günlerde bunu anlatmak mümkün değildi, ama 15 Temmuz, en idraksizinin bile yapılanları anlamasına yetti. Ancak kabul etmek gerekir ki bu öğrenme bayağı pahalıya mal oldu hepimize…

GÖZLERİNE BAKMAK İÇİN ORADA BULUNULUYOR

Balyoz Davasının o günlerde pek “havalı” hâkimleri ve savcılarının hepsi şimdilerde tutuklu. Bugün İzmir’de birinin mahkemesi var. Bu sefer, Silivri’de sanıklara hakaret eden, küçük düşürmeye çalışan, dışarı atan, dinlemeyen başkan sıfatıyla değil, sanık sıfatıyla bulunacak mahkemede. Adı Ömer Diken…

Birçok arkadaşımız şu an itibarıyla Ömer Diken’in gözlerine bakmak için orada bulunuyor. Ben bugün gidemedim. Ama diğer duruşmalarda elbette gözlerine bakmak için orada bulunacağım. Sanıkken bile beni salonda görmekten çok hazzetmeyen Ömer Diken mutlaka çok rahatsız olacaktır benden.

Basına yansıyan ifadelerine göre, hala, “Balyoz’da verdiğim kararlarımın arkasındayım” diyormuş. Güzel, Balyoz davası yeniden görülecek demektir. Tabii roller biraz değişmiş olarak... Demek bir kez daha tarihe geçecek o ahlaksız zalim yargılama. Ömer Diken ve arkadaşlarının zulmü, ahlaksızlığı, ihaneti iyice kazınacak tarih sayfalarına…

Hadi bakalım, göreceğiz. Yeter ki mahkeme heyeti buna fırsat versin!

***

“BU MAHKEMEDEN HİÇBİR ŞEY BEKLEMİYORUM…”

Bu vesile Ömer Diken ve arkadaşlarının hukuku katlederek 20 Eylül 2012 tarihinde engizisyon mahkemelerine rahmet okutacak cinsten verdikleri karar öncesi usulen son sözlerimizi hatırladım. O gün son söz sıramda neler söylediğimi bugün sizlerle paylaşmak istiyorum;

“Efendim son sözünüzü söyleyin denildi, darağacı kuruldu, hükmümüz verildi, son sözümüz usulen isteniyor. Zaten bu mahkemede bütün faaliyetler usulen yürütüldü.

Ben inanıyorum ki, benim cezam ilk gözaltına alındığım 22 Şubat 2010 günü kesildi. Bu daha sonra tutukluğa sevk edildiğim 11 Şubat 2011 tarihinde de tescillendi. Bu anlamda, suçsuzluğumu çok iyi bildiğini bildiğim bu mahkemeden, bu heyetten, hiçbir şey beklemiyorum. Ama onlardan bir teşekkürü de esirgemeyeceğim.

Evet, mahkeme heyetine teşekkür ediyorum. Bu zamana kadar verdiğiniz kararlarda beni hiç yanıltmadınız. Bu anlamda vereceğiniz kararlarla ilgili iddiaya girdiğim avukatlarıma karşı hep kazanan taraf ben oldum. Çünkü onlar hukukun evrensel kurallarına göre düşünüyor sizin başka türlü karar veremeyeceğinizi değerlendiriyorlar, ben ise sizden böyle bir şey beklemediğim için hukuk dışı değerlendirme yapıyordum. Haliyle benim tahminlerim doğru çıktı. Bu anlamda size teşekkür borçlu olduğumu düşünüyorum. Çok sağ olun, çok uzun yaşayın...

Bizim çektiklerimizi anlayacak kadar, sevdiklerimin çektiğini anlayacak kadar çok ve uzun yaşayın…

Bu son sözlerden sonra, önceden belirlediğinizi düşündüğüm hükmü yüzüme okuyacaksınız. Vereceğiniz hüküm, bilesiniz ki benim onurumdur. Çünkü ben anamdan doğduğum gün kadar masumum, günahsızım. Vicdanım rahat.

Ancak heyeti oluşturanların; bize hüküm verdikten sonra, akşam evlerine gittiklerinde saygıdeğer eşlerinin, sevgili çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklarını bilemiyorum. (…)

Bu dava, Türkiye’yi bölme ve dönüştürme kapsamında büyük bir projedir. O anlamda mutlak ki hukuk kitaplarında yüzlerce yıl sonra dahi adından bahsedilecek bir davadır. Ama sadece hukuk kitaplarında değil, aynı zamanda tarih kitaplarında da bahsedilmesi söz konusudur. Bizim ve sizlerin torunları da o kitapları okuyacak.

Bakın, buradan şunu söyleyeyim. Benim torunlarım, o kitapları okurken, asla ve asla yüzleri kızarmayacak. Çünkü ben yüz kızartacak hiçbir şey yapmadım. Umuyorum ki, mahkeme heyetinin torunları da o kitapları okurken yüzleri kızarmaz.

Sakarya Savaşı, Türk Tarihinde çok önemli bir yer tutar. Belki de Türk Tarihinin en önemli savaşıdır. Çünkü bir ölüm kalım mücadelesiydi. Türk Milletinin var olma, yok olma kavgasıydı. Çanakkale Savaşı diriliş, Sakarya Savaşı ise varoluş destanıdır bence.

Görüyorum ki, Sakarya Savaşı Hâlâ devam ediyor... Bu milleti yok etmek, bu topraklardan silmek isteyen emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin kazandıklarını zannettikleri ilk önemli savaştır bu dava.

Ama herkes bilsin ki, Türk Milleti bu topraklarda geri çekilmiştir, mevzii mağlubiyetler almıştır, ama asla kesin yenilgiye uğratılamamıştır.

Türk Milleti, yine mağlup olmayacak… Mustafa Kemal bu topraklarda asla yenilmedi, yine yenilmeyecek…

Emperyalistler ve onların maşaları dün olduğu gibi bu günde topraklarımızdan defolup gidecekler. Dün kaçacak denizleri vardı. İnanıyorum ve iman ediyorum ki, yarın kaçacak delik bile bulamayacaklar. Sözlerim bu kadar.”

Son sözümü böyle tamamlamıştım.

                    ***

HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR…

Mahkeme heyeti, bu sözleri hiç tepki vermeden dinlemişti. Son sözler biter bitmez, güya tartışmak için ara vererek arka bölüme geçtiler. Kararın verileceğini duyanların akın akın Silivri’ye gelmek için yola çıktıklarını avukatlarımızdan öğreniyorduk. İstanbul’un dışından dahi gelenler vardı.

Heyet, saatlerce içeride kaldı. Yaklaşık 10 saat bekledik. Onlar sabaha karşı saat 02’de yerlerini aldıklarında büyük bir kalabalık söz konusuydu seyirci bölümünde… Muhtemel, davayı çok iyi inceledikleri intibaı vermek için veya bir başka özel sebeple, “Gelinen aşamada, yaptıkları değerlendirme sonucu, henüz bir sonuca ulaşamadıklarını” ifade ederek, kararı yarın sonuca bağlayacaklarını söyleyerek duruşmayı bitirdiler.

Bunda, karar çıkacak diyerek, çok uzak yerlerden gelenleri mağdur etmek var mıdır sorusunun net bir karşılığı yoktu elbette. Ancak, bizi iki yıl yargılayan heyetin bizde bıraktığı intiba, böyle de olabileceğiydi.

Ertesi gün yine Silivri’deydik. Heyet kararın okunması için kürsüdeki yerini aldı. Hava kurşun gibi ağırdı salonda. Seyirci bölümü, aralar dâhil tıklım tıklım doluydu. Avukatlar protestolarını sürdürdükleri için, hemen hepsi seyirci bölümünde yerlerini almışlardı.

Onlara ayrılan yerlerin büyük bölümünü ise CHP ve MHP’li milletvekilleri ile çok sayıda gazeteci doldurmuştu. Tabii bu protestoya katılmayarak, “müvekkillerini kurtaracaklarını sanan” birkaç avukat da salondaki avukatlara ayrılan bölüme oturmuşlardı.

Bu arada mahkeme başkanı, “Robokop” ismi verilen özel kıyafetli jandarma askerlerini, özellikle kürsünün önünde tedbir alacak şekilde salona davet etti. Yıllarını jandarma teşkilatının mensubu olarak geçiren benim de bu manzara karşısında haliyle yüreğim sızladı. Belli ki mahkeme başkanı, verecekleri ağır karar sonrası olası tepkilere karşı kendilerini koruma altına alıyordu.

Bizi, yıllarca komuta ettiğimiz teşkilatımızın mensuplarıyla karşı karşıya getirecekti. Bir karışıklık çıkarsa o askerler bizi engelleyecek, belki coplayacak, belki tekmeleyecek, belki tokatlayacaktı. Düşünebiliyor musunuz? Bu arada jandarmaların bu şekilde aşırı tedbir almasına sanıklar şiddetli tepki gösterdi; bunlardan Ali Sadi Ünsal: “Başkan, burada yapılacak bir şey yok, korkacağınız bir şey de yok, hiçbir şey yapmayacağız.” (Salonda alkış sesleri duyuldu)

Abdullah Can Erenoğlu: “Bu bizi iyice aşağılamaktır.”

Ahmet Hacıoğlu: “Biz PKK’lı değiliz” diye haykırmışlardı durumu protesto etmek için.

SAVAŞI SİZ BAŞLATTINIZ

Ve Ali Efendi Peksak, gövdesiyle tezat ince sesine yüklediği büyük bir iş başarmış edasıyla, kararı ağır ağır hazmede hazmede okudu. Karar güya “Türk Milleti” adına veriliyordu.

Garip milletim o zaman için nerden bilsin ki, Fetullahçı çetenin yargıdaki söz konusu elemanlarının, bizleri, verecekleri bu kararlarla tasfiye ederek, emperyalizmin emrindeki sözde askerlerin ordusunu ele geçirmesini sağlayacağını ve 15 Temmuz günü ülkeyi işgal etmek için acımaksızın üzerine en ağır silahlarla ateş edeceğini, saldıracağını…

Ömer Dikenler sadece bizim geleceğimizi, Murat Özenalp, Cem Aziz Çakmak, Yunus Nadi Erkut, Halil Yıldızların hayatlarını çalmadı. Emperyalist işbirlikçisi Fetullahçı çetenin 15 Temmuz gecesi işledikleri katliamın da sorumlusudurlar. Çünkü bizler tasfiye olmasaydık bu çetenin, 15 Temmuz’u yapma şansı asla olmazdı. Yargılayanlar bunu da değerlendirmelerine alarak sonuca gitmeliler.

Son olarak yine Ömer Diken ve arkadaşlarına derim ki, hatırlar mısınız, aralarında benim de bulunduğum birkaç sanık değişik zamanlarda, “Bir gün yargılanacaksınız, biz de sizi müdahil sıralarından izleyeceğiz” dediğimizde, öyle kendinizden emin olarak gülüyor, keyifli bir biçimde “ Bütün teröristler bize böyle der zaten, salondan çıkartın bunları” diye höykürüyordunuz.

Ne oldu demiyorum. Ama bugünler bile iyi günleriniz diyorum. Savaşı siz başlattınız…

Çok uzun yaşayın emi!

 
18 Aralık 2017 Pazartesi 15:33 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1441 - İngiltere Kralı VI. Henry Eton Koleji'ni kurdu.
1645 - İstanbul'dan 348 harp ve nakliye gemisiyle hareket eden Osmanlı ordusu, Girit adasına çıktı.
1854 - Çarlık Rusyası ordularının, savaş meydanını terk ederek, geri çekilmesiyle Silistre zaferi kazanıldı.
1859 - İsviçre işadamı Jean Henry Dunant, İtalya'da Solferino savaşı sonrası uluslararası Kızılhaç'ı kurmaya karar verdi.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat oyunlarının dört yılda bir yapılması kararını aldı.
1901 - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.
1910 - Japonya Kore'yi istila etti.
1916 - 1. Dünya Savaşı: Somme Muharebesi, Fransa'daki Alman hatlarına yapılan ve bir hafta sürecek topçu ateşi ile başladı.
1917 - Halep'te, Enver Paşa'nın başkanlığında Türk ve Alman komutanlarının katılmasıyla (Mustafa Kemal Paşa dahil) yapılan toplantıda, General Falkenhein'ın komutanlığında "Yıldırım Orduları Grubu" kurulması kararlaştırıltı.
1936 - Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk maçını Yunanistan ile yaptı, 49-12 galip geldi.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş kanunu kabul edildi.
1947 - Bir Amerikalı, gökyüzünde uçan nesneler gördüğünü bildirdi, nesnelerin fincan tabağına benzediğini iddia etti. Basın ilk kez uçan daire terimini kullanmaya başladı.
1961 - Almanya'ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı. İşgücü göndermeye ilişkin protokol, Türkiye ile Batı Almanya arasında 13 Haziran'da imzalanmış; özel kuruluşların kontratsız işçi göndermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştı.
1967 - İstanbul'da üniversite öğrencileri, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.
1982 - 44 sanıklı Barış Derneği davası başladı.
1983 - Yaser Arafat'ın Şam'a girişi yasaklandı.
1983 - Amerika Birleşik Devletleri uzay mekiği Challenger, uzaydaki görevini tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzaya gönderdiği ilk kadın astronot olan Sally Ride ile dünyaya döndü.
1989 - Bulgaristan'ın Türk azınlığa uyguladığı baskılar ve zorunlu göç uygulaması, Taksim Meydanı'nda düzenlenen Bulgaristan'ı Telin Mitinginde protesto edildi.
1992 - Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.
2001 - Polonya'daki Özel Olimpiyatlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zihinsel Engelliler Milli Takımı şampiyon oldu.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
21.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021017253752
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Sayısal Loto
23.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010310192442
 
Şans Topu
20.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu040913212609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:21
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık