MHP'den ekonomide durgunluk uyarısı
Ömer Faruk Altuntaş

MUHALEFETE SON MU?

Ömer Faruk Altuntaş

 
22 Şubat 2018 Perşembe 10:18 
Yorum YapYazdır
 
 

            Türkiye gündemi her gün akıl almaz gelişmelerle sarsılıyor. Hakkını yemeyelim, bunda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katkıları her zaman belirleyici oluyor. Muhalefet laf yetiştirmeye çalışırken, yardımcıları ve partililer, bir yandan teville uğraşırken diğer yandan da kırılanı döküleni toparlamaya çalışıyor.

            Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) savaşa karşı çıkarak “Savaş bir halk sağlığıdır” yönünde yaptığı açıklamaya tepki gösteren Erdoğan’ın “Bir defa Onun (TTB) başındaki ‘Türk’ ifadesi zaten Bakanlar Kurulu Kararıdır. Bir defa onun oradan hemen, süratle hemen çıkarılması lazım. Sadece TTB için değil, Türkiye Barolar Birliği için de aynı şey…Bakanlar Kurulu Kararıyla meslek birliklerinin başındaki Türk, Türkiye ifadesini kaldıracağız”  biçimindeki ve üye olma zorunluluğunun kaldırılarak illerde dernek gibi farklı meslek örgütlerinin açılabileceğine ilişkin sözleri, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

            Erdoğan’ın, TTB’nin savaşa karşı çıkarak barışı savunmasını doğru ya da yanlış bularak bu konuda kendi açıklamasını, eleştirisini yapması farklı bir şey, bu eleştiri ve açıklamadan haz etmeyerek, açıklama yapan kurumların varlığını hedef alan bir yaklaşım içine girmesi çok farklı bir şeydir. Bu farkın, demokratik nizam açısından farkının farkında olmak gerekiyor.

                                                                ***

Demokrasilerde muhalif görüşlere saygılı olmak bir zorunluluktur. Bu zorunluluk en başta devlet yöneticileri için geçerlidir. Demokrasiye niteliğini veren husus, iktidarların varlığı değil, muhalefetin varlığıdır. Demokratik rejimlerle, otoriter – teokratik rejimleri, krallıkları, sultanlıkları ayıran ölçüt, muhalefetin ne ölçüde var olabildiği hususudur.

Türkiye’de demokratik yaşam hep defolu olmuş, ayıbı ve açıkları hep tartışılagelmiştir. Darbe dönemlerinin açık askeri yönetimleri hariç, defolu da olsa demokratik yaşam kendisini var etmiş ve varlığını sürdürmüştür. Ancak içinde bulunduğumuz dönemde, artık demokrasinin varlığı ciddi ciddi sorgulanır olmuştur. Çok geniş kitlelerde, demokrasinin varlığını sürdürebilmesine ilişkin kaygılar ve endişeler artmıştır.

Geldiğimiz eşikte herkes, demokrasiyi kurum ve kuralları ile birlikte yaşatmamızın gerekliliği konusunda yeniden düşünmelidir. En çok da AKP’ye oy veren yurttaşlarımız düşünmelidir.

                                               ***

Türk Tabipler Birliği, Türkiye Mimar ve Mühendis Odalar Birliği, Türkiye Barolar Birliği gibi kurumlar, varlığını Anayasa’dan alan ve özel yasalarla kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Bir yandan üyelerinin mesleki sorunlarına, meslek çıkarlarına ilişkin çalışmalar yaparken, diğer yandan da o meslek dolayısıyla kamu görevi yaparlar. Yasalardan kaynaklanan kamusal görevleri ve yetkileri vardır.

Örneğin Türk Tabipleri Birliği Kanunu 6023 sayılı olup 31.01.1953 yılında kabul edilmiştir. Örneğin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu 6235 sayılı olup, 04.02.1954 yılında kabul edilmiştir. Örneğin Türkiye Barolar Birliğinin de kuruluşunu düzenleyen yürürlükteki Avukatlık Kanunu 1136 sayılı olup, 19.03.1969 yılında kabul edilmiştir. Daha önceki Avukatlık Kanunu ise 3499 sayılı olup, 27.06.1938 yılında kabul edilmiştir. Diğer mühendislik odalarının da ayrı kanunları ve bu kanunlara göre kurulmuş kuruluşları vardır.

Barolar olsun, mühendis odaları olsun, tabip odaları ya da diğer meslek kuruluşları olsun, belli dönemlerde seçim yaparak yönetici ve deneticilerini seçerler. Yöneticileri hükümet tarafından atanmadığı için, bağımsızdırlar. Yöneticiler ve deneticiler, bazen o ya da bu hükümete yakın görüşte, bazen de muhalif görüşte olurlar. Doğru olan, normal olan da budur. AKP’nin Devleti ele geçirmenin yanı sıra, meslek odalarını da ele geçirme ve kendine bağlama, muhalif kurum ve kuruluş bırakmama anlamındaki düşünce ve tasarruflarının demokratik süreçlerle bir ilgisi yoktur. “Majestelerinin iktidarını” anlıyoruz, ancak “Majestelerinin muhalefeti” anlaşılabilir bir turum değildir.     

                                         ***

Türkiye Barolar Birliği adına Başkan M. Feyzioğlu’nun yaptığı basın açıklamasından bir alıntı, konunun önemini açıklaması bakımından aşağıya çıkartılmıştır:          

“4. Türkiye Barolar Birliği her koşulda ve her tehdide karşı, dönemsel olarak değil, seçim yatırımı olarak hiç değil, ilkesel olarak en milli duruşu sergilemiştir. Milli her konuda kandırılmış olan ve bunu da daha sonra “kandırılmışız” diye beyan eden kişilerin, kendilerini daima zamanında ve en milli duygularla uyaranların duruşunu sorgulama hakkı yoktur. Bu sorgulamayı yapanlar, en sağlam tartı olan Türk Milleti’nin vicdanında çoktan sorgulanmaya başlanmıştır. Milli olmanın ilk koşulu, görevini Anayasa’ya ve kanuna uygun olarak yapmak, Devlet yönetimine kişisel duyguları ve kısa vadeli siyasi parti menfaatlerini karıştırmamak, her ne olursa olsun tarafsız davranmayı başarabilmektir.

5. Cumhurbaşkanı’nın baroları ve Türkiye Barolar Birliği’ni bölme projesine karşı çıkışımız, milli duruşumuzun, vatanımıza ve Milletimize olan namus borcumuzun gereğidir. Bugün iktidar gücü; milli iradenin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi etkisizleştirilerek, kapalı kapılar ardında, sınırsız, ölçüsüz, denetimsiz ve devletimizin tüm geleneklerine ve Anayasa’ya aykırı olarak küçük bir azınlık tarafından kullanılmaktadır. Türkiye Barolar Birliği ve barolarımızın, bu azınlığın son derece rahatsız olduğu hukukun üstünlüğü, adil yargılanma, suçsuzluk karinesi, savunma hakkı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi temel kavram ve hakları savunması, Anayasa’dan ve kanunun açık hükmünden kaynaklanan en temel görevidir. Türkiye Barolar Birliği ve barolarımız bu görevi, bu hakların asli sahibi olan 81 milyon vatandaşımız ve henüz doğmamış evlatlarımız da dahil olmak üzere tüm Türk Milleti adına üstlenmiştir.

6. Türkiye Barolar Birliği ve barolarımız, sadece meslek örgütü değildir. İddia, yargılama ve savunma üçlüsünden oluşan yargının kurucu unsurudur. Bu kurucu unsurluk görevinin dayanağı, Anayasa’daki hukuk devleti ilkesidir. Cumhurbaşkanının dile getirdiği projenin nihai hedefi, 81 milyon vatandaşımızın temel haklarını savunmasız bırakmak, hukukun üstünlüğünün yerine, güç sahibi olanların üstünlüğünü yerleştirmektir. Türk Milleti şunu çok iyi bilmektedir: Bu amacın önündeki en büyük engel Türkiye Barolar Birliği ve barolarımızdır. Bizim hedef alınmamızın sebebi de budur.

7. Savunma mesleği, hukuk devletinin ve her vatandaşımızın insan haklarının güvencesidir. Avukatların hükümete bağlandığı bir düzende savunma mesleğinden söz edilemez. Bu proje, adalet sistemini tamamen çökertmeye yönelik olduğu için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milleti’nin bekasını da doğrudan doğruya hedef almaktadır.” 

 
22 Şubat 2018 Perşembe 10:18 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1631 - Vezüv yanardağı faaliyete geçti: yaklaşık 4.000 kişi öldü.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.
1727 - Türkiye'de ilk kitap (Vankulu Lugati) basıldı.
1773 - Boston Tea Party: Amerikan kolonistleri çay vergilerini protesto etmek için Boston limanındaki üç İngiliz gemisine girip 300 den fazla çay sandığını denize döktüler.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
16
10
4
2
34
2
Malatyaspor
16
8
4
4
28
3
Galatasaray
16
7
5
4
26
4
Kasımpaşa
16
8
2
6
26
5
Antalyaspor
16
8
2
6
26
6
Beşiktaş
15
7
4
4
25
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Konyaspor
16
6
6
4
24
9
Sivasspor
16
6
6
4
24
10
Bursaspor
16
4
8
4
20
11
Ankaragücü
16
6
2
8
20
12
Göztepe
16
6
1
9
19
13
Kayserispor
16
5
3
8
18
14
Alanyaspor
16
5
2
9
17
15
Akhisar Bld.Spor
16
4
4
8
16
16
Erzurum BB
15
3
5
7
14
17
Fenerbahçe
15
3
5
7
14
18
Çaykur Rizespor
16
1
9
6
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
13.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu273739454751
 
On Numara
10.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03050611202123303137434647515255596567727780
 
Sayısal Loto
15.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu182529303244
 
Şans Topu
12.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010208222714
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:28
  • İkindi14:48
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık